CASTRO (Fidel) kübalı devlet adamı
(1926 - 25 kasım 2016). Zengin bir çiftçinin oğludur. Öğrenimini Havana Üniversitesi'nde yaptı ve avukat oldu. Trujillo'ya karşı Santo Domingo’ya bir çıkarma girişiminde bulunduktan sonra (1947), Küba halk partisi’ne katıldı. 26 temmuz 1953'te Santiago de Cuba’da Moncada kışlasına başarısız bir saldırı düzenledi, tutuklanarak on beş yıl hapse mahkûm oldu.
1955'te affedildi, Meksika'ya gitti, orada "Che” Guevara ile birlikte, Küba'nın işgalini hazırladı. 1956'dagirişilen-çıkarma başarısızlıkla sonuçlanınca, Castro birkaç arkadaşıyla birlikte Sierra Maestra dağlarına sığındı. Oradan başlattığı gerilla hareketi kentlerdeki direnişle birleşerek Batışta'nın 1 ocak 1959'da ülkeden kaçmasıyla sonuçlandı. 15 şubat 1959'da başbakan olan Castro, seçimlerin birkaç yıldan önce yapılmayacağını açıklayınca, taraftarlarından bazılarını kaybetti, Komünist parti üyelerine yaklaştı. Yaptığı kapsamlı toprak reformu ve devletleştirme ABD'nin düşmanlığını körükledi, Castro' yu SSCB'nin desteğini aramaya yöneltti, SSCB ile ilk ticari antlaşma 1960'ta imzalandı. ABD düşmanca girişimlerini sürdürdü, baskıları sonucu Küba 1960'ta Amerikan devletleri örgütü'nden dışlandı, ocak 1961 'de ABD, Küba He tüm diplomatik ilişkilerini kesti. Aynı yıl, Domuzlar körfezinde, CİA tarafından desteklenen bir çıkarma girişimi başarısızlığa uğradı.
Castro, 1 mayıs 1961 'de Küba'yı "sosyalist cumhuriyet” ilan etti, gittikçe sırtını genel sekreteri olacağı Komünist partisi'ne ve SSCB'ye dayadı, gerek duyduğu örgütü ve kadroları partiden sağladı SSCB'nin ekim 1962'de adaya nükleer füzeler yerleştirmeye kalkması, büyük bir uluslararası bunalıma ve Küba'nın ABD tarafından abluka edilmesine yol açtı. ABD'ye karşı direnme siyasetiyle üçüncü dünya liderlerinden biri durumuna gelen Castro, ülke içinde sağlık ve eğitim sorunlarına öncelik verdi ve o güne kadar yalnızca şeker üretimine dayanan Küba tarımını çeşitlendirmeye girişti. SSCB ile daha mesafeli ilişkiler kurduğu 1962-1966 döneminin ardından Castro, gerek iç siyaset (1965'te Komünist parti'nin yeni esaslara göre kurulması), gerekse dış siyaset (Çin’e karşı tavır alma, Küba ordusunun, ulusal kurtuluş hareketlerini desteklemek için Afrika'da müdahalelere girişmesi) alanında, bu ülkeyle ilişkilerini gitgide pekiştirdi.
Azgelişmişlikten doğan sorunların yanı sıra gittikçe bürokratlaşan bir sistemin sorunları ile de baş etmek zorunda kalan Fidel Castro, ocak 1980'de elindeki vetkileri daha artırarak yönetim de köklü değişikliklere girişti.
COMECON'un Havana'da yapılan 39. toplantısında (ekim 1984) üye devletlere Angola, Mozambik, Tanzaniya, Etyopya, Laos, Kampuçya, Nikaragua gibi ülkelere yardım etmeleri için çağrıda bulundu. Brezilya'yı ziyaretinde verdiği demeçte (1985), son yıllarda kimi ülkelerin biriken borç yükünün, yüksek faiz oranları ve borçlu ülkelerin dışsatım maddelerine uluslararası piyasada düşük fiyat verilmesi gibi nedenlerle arttığını; bunun için de borç sayılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu savundu. Bu borçların hiç ödenmemesini ya da alacaklı ülkelerin savunma bütçelerinden kesilecek bir fondan özel bankalara ödeme yapılmasını önerdi. Borçların ödenmemesi durumunda kapitalist düzenin üç yıl içinde çökeceğini ileri sürdü. Küba komünist partisi'nin üçüncü kongresinde (4-7 şubat 1986) yapılan seçimde partinin birinci sekreterliğine yeniden seçildi. Değişen dünya düzeni içerisinde, Castro, Küba'nın bir yalnızlığa sürüklenmesine engel olamadı.
Kaynak: Büyük Larousse