Arama

Fidel Castro

Güncelleme: 2 Aralık 2016 Gösterim: 10.687 Cevap: 4
GusinapsE - avatarı
GusinapsE
Ziyaretçi
11 Ekim 2006       Mesaj #1
GusinapsE - avatarı
Ziyaretçi

Fidel Castro

Ad:  Fidel Castro1.jpg
Gösterim: 757
Boyut:  54.1 KB

Castro (Ruz), Fidel (d. 13 Ağustos 1926, Biran yakınlan, Küba - 25 Kasım 2016),
Sponsorlu Bağlantılar
Kübalı devrimci ve 1959’dan sonra Küba’nın önderi.

Ülkesinde sosyalizmi kurma çalışmalarının yanı sıra başta Latin Amerika ve Afrika olmak üzere başka ülkelerdeki hareketlere verdiği destekle de tanınır.

Orta halli İspanyol göçmeni bir toprak sahibi olan Angel Castro y Argiz’in, aşçısı Lina Ruz’dan doğan evlilik dışı beş çocuğundan İkincisidir. American Fruit Company’nin denetimi altındaki yoksul bir yöre olan Mayari’de yetişti. Oriente ilinin merkezi Santiago’daki Katolik okullarında ve Havana’daki Cizvit lisesi Belen İlahiyat Okulu’nda öğrenim gördü. 1950’de Havana Üniversitesinden hukuk doktoru olarak mezun oldu. Öğrenciyken, 1947’de Dominik Cumhuriyeti’ne karşı başarısızlıkla sonuçlanan bir devrimci harekete ve 1948’de Bogota’daki kent ayaklanmalarına katıldı. 1947’de Küba Halk Partisine girdi. 1950-52 arasında avukatlık yaptıktan sonra Temsilciler Meclisi seçimleri için Küba Halk Partisinden adaylığını koydu. Ama 10 Mart 1952’de iktidardaki Carlos Prio Socarrâs hükümetini deviren Küba’nın eski başkanlanndan General Fulgencio Batista seçimleri iptal etti.

1953 başlarında Batista diktatörlüğünü yıkmak amacıyla küçük bir grup oluşturan Castro, 26 Temmuz’da Santiago’daki Mon- cada kışlasına 125 arkadaşıyla birükte bir baskın düzenledi. Ama başarısızlığa uğrayarak tutuklandı. 16 Ekim 1953’te Santiago do Cuba Yüksek Mahkemesinde yapılan yargılamada “Tarih beni aklayacaktır” (La Historia Me Absolverâ) cümlesiyle biten ünlü savunmasını yaptı. Savunmadan çok, bir saldın niteliği taşıyan bu konuşmasında, Batista hükümetini anayasaya aykınhk, basr kı rejimi uygulamak, rüşvet ve yolsuzlukla suçlarken, siyasal özgürlüklerin ve yurttaşlık haklannın tanınması için çağnda bulundu. Aynca toprak reformu, kırsal gelişme ve sanayileşme programlan hazırlanmasını, kânn bir bölümünün sermaye sahipleriyle işçiler arasında bölüştürülmesini ve yeni vergiler konmayacağına ilişkin söz verilmesini istedi. Meşruluğunu yitirmiş bir iktidara karşı halkın ayaklanma hakkı olduğu yolundaki görüşünü 1940 tarihli Küba Anayasasının yanı sıra birçok siyasal düşünürün “özgürlük” konusundaki görüşlerine ve Fransız Devrimi belgelerine dayandırdı. Zengin tarih ve hukuk bilgisini yansıtan bu savunmadan sonra 16 yıla mahkûm oldu. Pinos (bugün Juventud) Adasında 21 ay hapis yattıktan sonra, Batista’nın emriyle cezasının geri kalan bölümü bağışlandı.

1955’te Küba’dan ayrılarak Meksika’ya geçti ve 26 Temmuz Hareketi adlı yeni bir örgüt kurdu. İspanya İç Savaşı’na katılmış olan Kübalı Alberto Bayo’nun yönetiminde gerilla savaşı eğitimi gören örgüt üyeleri 2 Aralık 1956’da “Granma” yatıyla Küba’ya dönerek Oriente’de karaya çıktı. Burada hükümet kuvvetleriyle girişilen çatışmalarda arkadaşlarının çoğunu yitiren Castro, aralarında kardeşi Raül ve Ernesto (Che) Guevera’nın da bulunduğu 12 arkadaşıyla birlikte Oriente’nin güneybatısındaki Maestra Dağlarına çekildi. Bu dağlarda Batista kuvvetlerine karşı iki yıl boyunca başarılı bir gerilla savaşı yürüttü. Batista’yı devirmeye çalışan öteki grupların da kendisine katılmasıyla giderek güçlendi. Temmuz 1957’de mücadelenin amacını, “tarafsız bir geçici hükümetin gözetiminde anayasal düzene geçilmesi” olarak belirleyen bir bildirge yayımladı. Giderek siyasal desteğini yitiren ve bir dizi askeri yenilgiye uğrayan Batista, 31 Aralık 1958’de Dominik Cumhuriyeti’ne kaçtı. Castro’nun devrimci ordusu 1959’un başlarında Havana’ya girdi. Hukukçu Dr. Manuel Urrutia Leo devlet başkanlığına, Castro da başbakanlığa getirildi.

Castro hükümeti ilk olarak fiyatları ve kiralan düşürdü ve rüşvete karşı savaş açtı. Ardından köklü bir toprak reformu gerçekleştirildi; 40 hektan geçen topraklar bedelleri 20 yılda ödenmek üzere kamulaştınldı ve halk çiftlikleri olarak işletilmeye başladı. Önceleri Castro’ya karşı çıkmakla birlikte 1959’a doğru gerilla hareketini desteklemeye başlayan Küba Sosyalist Halk Partisi (PSP) Castro ile ilişkilerini geliştirerek etkili bir konum kazandı. Bu durumdan tedirgin olan Urrutia’nın toprak reformunun ertelenmesi yönündeki baskıları üzerine, Castro istifa etti. Ama halkın yoğun tepkisi karşısında Urrutia görevinden çekilmek zorunda kaldı; yerine Osvaldo Doticos getirilirken Castro yeniden başbakan oldu. 26 Temmuz Hareketi’nin önderleri ve PSP yönetimde ağırlık kazandı.

Bu sırada topraklann kamulaştırılmasından zarar gören ABD şirketlerinin baskısıyla ABD hükümeti Küba’ya karşı ekonomik ambargo uygulamaya başladı. Ekonomisi tek ürüne dayalı bir ülke olan Küba, öteden beri ABD’ye sattığı şekeri SSCB’ye satmaya başladı. ABD şirketlerinin elindeki rafineriler, şeker karşılığında SSCB’den alman ham petrolü işlemeyi reddedince, Castro bu rafinerileri devletleştirdi. Bu gelişme ABD ile Küba’nın arasını daha da açtı. Devrimden sonra ABD’ye kaçan ve Kennedy yönetiminden silah ve mali destek sağlayan Kübalıların Nisan 1961’de giriştiği Domuzlar Körfezi Çıkarması başarısızlıkla sonuçlandı. Castro, çıkarmanın ardından yayımladığı Havana Bildirisi ile ilk kez, Küba’nın sosyalist politikalar izleyeceğini bütün dünyaya duyurdu. 1962’de SSCB’nin Küba’ya balistik füzeler yerleştirmesi ve Kennedy’nin Küba’yı deniz ablukasına almasıyla dünya bir nükleer savaşın eşiğine geldi. Bu bunalım ancak ABD’nin Küba’da hükümeti devirmek için artık girişimde bulunmayacağına söz vermesi ve Sovyetler’in Türkiye’deki Amerikan füze rampalarının kaldırması karşılığında nükleer silahlarını Küba’dan geri çekmeyi kabul etmesiyle atlatılabildi. Bununla birlikte Merkezî Haberalma Örgütü (CIA) Castro’yu öldürmeye yönelik suikast planlan düzenlemeyi sürdürdü.

Kruşçef in Küba Bunalımı sırasında ödün verdiğini öne süren Castro, 1968’e değin bağımsız sosyalist bir politika izledi. Güney ve Orta Amerika ile Afrika’daki devrimleri destekleyici bir tutum aldı. Aynı dönemde Bağlantısızlar Hareketi’nin önderlerinden biri durumuna geldi. 1968’den sonra SSCB ile ilişkilerin düzelmesi doğrultusunda başlayan askeri ve ekonomik yakınlaşma süreci içinde, SSCB’ye dönük bir dış politika benimsedi. 1975’te Angola’daki iç savaş sırasında Angola Halk Kurtuluş Cephesi’ni (MPLA) desteklemek amacıyla Kübalı askerler gönderdi. Bunu Etiyopya ve başka ülkelere gönderilen kübalı askerler izledi. 1980’lerde Küba’nın yurt dışındaki asker sayısı 40 bine ulaştı.

1961’de Küba Sosyalist Halk Partisi ile birleşme sonucu ortaya çıkan Birleşmiş Sosyalist Devrim Partisi’nin (1965’ten sonra Küba Komünist Partisi) genel sekreterliğini üstlenen Castro, ülke içinde çok yönlü ve kapsamlı politikalar uygulamaya başladı. Okuma yazma seferberliği sonunda okuryazarlık oranı yüzde 90’m üzerine çıktı. Yeni okullar açılarak eğitim olanakları yaygınlaştırıldı. Zenginlik kaynaklarının, ulusal gelirin ve sağlık hizmetlerinin dağılımında köklü değişiklikler gerçekleştirildi. İşsizlik büyük ölçüde ortadan kaldırılırken, herkese çalışma yükümlülüğü getirildi. Bütün bunlara karşın tek ürüne dayalı Küba ekonomisini dönüştürme yönündeki çabalar başarılı sonuçlar vermediğinden, 1970’lerin ortasından başlayarak önemli sıkıntılar yaşanmaya başladı. Bu nedenle SSCB’nin mali desteği büyük önem kazandı.
Ad:  Fidel Castro2.jpg
Gösterim: 562
Boyut:  34.5 KB

Küba’da 1959’dan sonra ilk kez yerel seçimlerin yapıldığı ve devlet yapısında yeni düzenlemelerin gerçekleştirildiği 1976’da Devlet Konseyi ve Bakanlar Kurulu başkanlığını üstlenen Castro, güçlü ve merkezî bürokrasiye dayanarak toplumsal ve ekonomik yaşamdaki yönlendirici rolünü sürdürdü. Devlet ve parti organlarında eski mücadele arkadaşlarına ağırlık verdi. Silahlı kuvvetlerden sorumlu devlet bakanı olan kardeşi Raül Castro giderek ikinci adam konumu kazandı. SSCB ile Doğu Avrupa’nın sosyalist ülkelerinde 1980’lerin sonlarında ortaya çıkan demokratikleşme ve piyasa ekonomisine yönelme süreci karşısında Küba yönetimi sosyalizmin Marksist-Leninist yorumuna bağlılığını sürdürdü. 1989’da Fidel Castro’nun yakın çevresindeki ordu komutanlarının karıştığı yolsuzlukların ortaya çıkarılması yönetimi ciddi biçimde sarstı. Öte yandan SSCB’yle ticaret hacminin gitgide küçülmesi ve Sovyet yardımlarının azalması Küba ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlarını göstermeye başladı. ABD’yle ilişkilerdeki gerginlik de sürdü.

Enerjik, karizmatik ve siyasal sezgileri güçlü bir önder ve parlak bir hatip olan Castro, özgün bir siyasal düşünür olmaktan çok gelişen durumlara göre davranmasını bilen pragmatik bir eylem adamıdır. Başardığı işlerle halk içinde önemli bir destek kazanmakla birlikte, çoğu sonradan ABD’ ye sığınan geniş bir muhaüf kitlesinin doğmasına da yol açmıştır. Yazıları ve konuşmaları 1972’de toplu olarak yayımlanmaya başlayan Castro’nun Türkçede yayımlanmış çeşitli yapıtları vardır.

kaynak: Ana Britannica

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 2 Aralık 2016 00:20
Biyografi Konusu: Fidel Castro nereli hayatı kimdir.
ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
21 Mayıs 2009       Mesaj #2
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Fidel CASTRO
Ad:  Fidel Castro3.jpg
Gösterim: 560
Boyut:  29.3 KB

(doğumu 1926 -
25 Kasım 2016)
Sponsorlu Bağlantılar

Küba'nın devrimci önderi Fidel Castro Oriente ilinde, Mayarf'de doğdu. Babası şekerkamışı ve sığır yetiştiren ortahalli bir çiftçiydi. Fidel Havana Üniversitesi'nin hukuk bölümünü bitirdi. 1950-52 arasında avukatlık yaparakyoksulla­rın haklarını savunmaya başladı. 1952'de Ge­neral Fulgencio Batista bir darbeyle Küba'da yönetimi elegeçirdi. Castro 1953'te Batista yönetimini yıkmak amacıyla bir örgüt kurdu. 26 Temmuz 1953'te 125 arkadaşıylabirlikte askeri bir kışlaya baskın düzenledi. Ne var ki eylem başarısızlıkla sonuçlandı. Castro ve arkadaşlarıtutuklandı. Yargılanması sırasın­da "Tarih beni aklayacaktır." cümlesiyle bi­ten ünlü savunmasını yaptı. Yargılanmasonu­cunda 16 yıla hüküm giydi. Ama iki yıl sonra serbest bırakıldı ve Meksika'ya geçti. Burada 26 Temmuz Hareketi adında bir örgüt kuran Castro arkadaşlarıyla birlikte ayaklanma ha­zırlıklarına başladı.

26 Temmuz Hareketi üyeleri 1956'da Kü­ba'ya Granma yatıyla çıkarma yaptılar ve başarısızlığa uğradılar. Yalnızca, aralarında Arjantinli ünlü devrimci Che Guevara ve Castro'nun kardeşi Raül'un da bulunduğu 12 kişi dağlardaki karargâha ulaşabildi. Oriente ilindeki bu dağlarda iki yıl boyunca gerilla savaşı yürüten ve çevredeki halktan destek gören Castro zamanla gücünü artırdı. 1959'da diktatör Batista'nın ülkeden kaçması­nın ardından ordusuyla Havana'ya girdi ve yeni kurulan hükümette başbakan oldu. Yö­netime gelince geniş çaplı ekonomik ve sosyal reformlar başlattı. Bunlardan en önemlisi köklü bir toprak reformunun gerçekleşti­rilmesiydi.

Bu toprak reformundan bazı şirketlerinin zarar gördüğü gerekçesiyle ABD, Küba'ya ekonomik ambargo uygulamaya başladı. ABD'ye satamadığı şekerini SSCB'ye satan Küba'nın bu ülkeyle ilişkileri gelişti. Ocak 1961'de ABD, Küba ile diplomatik ilişkisini kestiğini açıkladı. Aynı yıl ABD'de eğitilen ve silahlandırılan rejim karşıtı Kübalı sığın­macıların Domuzlar Körfezi Çıkarması başa­rısızlıkla sonuçlandı. Çıkarma girişiminin ar­dından Castro ünlü Havana Bildirisi'ni yayımlayarak Küba'nın sosyalist bir ülke olduğunu açıkladı.

1962'de SSCB'nin Küba'ya yerleştirdiği nükleer füzeler ABD'nin büyük tepkisini çe­kince SSCB füzeleri kaldırdı. Bu olay Küba ile SSCB'nin arasının açılmasına yol açtı. Castro 1963'te Birleşmiş Sosyalist Devrim Partisi'nin başına getirildi. Küba'nın SSCB ile ilişkilerinde, 1968'den başlayarak, yeniden bir yakınlaşma oldu.

1970'lerde ve 1980'lerde Castro önderliğin­deki Küba, başta Angola ve Etiyopya olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerindeki bağımsız­lık hareketlerini destekledi. Güney Amerika devletleri ile olan ilişkilerini geliştirdi. 1976'da Devlet Başkanı, Devlet Konseyi ve Bakanlar Kurulu Başkanlığı'na getirilen Castro ülkesi için çok şeyler başarmış bir devlet adamıdır. Castro'nun dilimize çevril­miş birçok kitabı vardır. Bunların en ünlüsü Türkiye'de 1977'de basılan Castro'nun 'Tarihi Savunması'ydı (La Historia Me Absoluerâ; 1953).

MsXLabs.org & Temel Britannica

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 2 Aralık 2016 00:21
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!
ener - avatarı
ener
Ziyaretçi
20 Nisan 2011       Mesaj #3
ener - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  Fidel Castro4.jpg
Gösterim: 541
Boyut:  46.8 KB
Fidel Castro

(1926 Oriente - 25 ksım 2016),
Kübalı devlet adamı.

Babası İspanyol, annesi Küba yerlilerindendi. Katolik Belen Koleji'ni bitirdikten sonra, Havana Üniversitesi'nde okudu. Üniversitedeyken Dominik diktatörü Rafael L. Trujillo'ya karşı bir komploya katıldı. Ancak komplo başarılı olmadı. 1950'de hukuk doktoru oldu. 1953'te de Batista hükümetine karşı, devrimci faaliyetlerde bulunduğu için Mexico'ya sürgün edildi. 2 Aralık 1956'da, doğduğu Oriente ilinin kıyılarında, 81 yandaşıyla birlikte, karaya çıktı. Batista'nın askerleri, adamlarından bir kısmını öldürdü, bir kısmını da esir aldılar. Castro ve geri kalan arkadaşları Sierra Maestra düzlüğünde izlerini kaybettirerek adaya yerleştiler. Castro ve yandaşları, adadaki genç devrimcilerin yardımıyla ülkenin kontrolunu ele geçirdiler ve 1 Ocak 1959'da devlet başkanı Batista, Dominik Cumhuriyeti'ne kaçtı.

Castro, 16 Şubat 1959'da başbakan oldu. ABD'nin Küba'ya uyguladığı politik ve ekonomik baskılara karşı koydu. "Yankee emperyalizmi"ne karşı savaş kampanyası açtı. Bu kampanyanın tüm Lâtin Amerika ülkelerinde de benimsenmesi için çaba gösterdi. 1960'ta SSCB ile bir ticaret antlaşması imzaladı. Ülkesinde tarım reformuna girişti. Sanayinin bir kısmını devletleştirdi. 1 Ocak 1961'de, Marksizm'e olan bağlılığını ve emperyalizmle mücadele arzusunu söylediği bir nutukla açıkladı. Bu tutumu karşısında, ABD hükümeti 3 Ocak 1961'de Küba ile diplomatik ilişkilerini kesti.

1961 yılının Nisan ayında, ABD'deki Kübalı göçmenlerin adayı işgal girişimi başarısızlığa uğradı. Ekim 1962'de ABD, adayı abluka altına aldı. Ortaya çıkan uluslararası kriz, Castro ile diğer komünistlerin aralarının açılmasına yol açtı. Eski Küba Komünist Partisi (Sosyalist Halk Partisi) militanları, Castro'nun Devrimci Sosyalist Partisi'nden atıldılar. Çeşitli komünist akımların tartışıldığı Havana Konferansı'ndan (3-15 Ocak 1966) sonra Fidel Castro ile SSCB arasındaki ilişkilerin yeniden düzelmesine karşın, Çin Halk Cumhuriyeti ile Küba'nın ilişkileri bozuldu. Sovyet ve Avrupa komünist partilerinin "barış içinde birlikte yaşama" politikasından ayrılarak, Bağlantısızlar hareketinin önderlerinden ve yöneticilerinden biri oldu. Küba Komünist Partisi'nin 1986'da yapılan üçüncü kongresinde parti birinci sekreterliğine yeniden seçildi. Doğu blokundaki yeni gelişmeler karşısında sosyalizmden vazgeçmeyeceğini, ancak bazı reformlar yapacağını bildirdi. 1995'ten itibaren özel mülkiyete ve yabancı sermayeyle işbirliğine yönelmeye başladı.

Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi & MsXLabs
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 2 Aralık 2016 00:21
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
26 Kasım 2016       Mesaj #4
Avatarı yok
Yasaklı

Küba Devrimi Lideri Fidel Castro Yaşamını Yitirdi!

Ad:  Fidel Castro5.jpg
Gösterim: 497
Boyut:  30.9 KB

Küba Eski Devlet Başkanı ve Komünist Devrim Lideri Fidel Castro, 90 yaşında hayatını kaybetti. Castro, yaklaşık 50 yıl boyunca Küba'yı tek partili bir devlet olarak yönetmiş ve 2008 yılında da görevi kardeşi Raul'a devretmişti. Destekçileri, Castro'nun Küba'yı Küba halkına geri verdiğini öne sürerken, muhalefet ise muhalif hareketleri bastırmakla suçluyor. Raul Castro, eski Küba liderinin naaşının bugün içerisinde yakılacağını belirtti. Raul Castro açıklamasını, devrimin sloganı olarak bilinen "Her zaman zafere kadar" sözleriyle bitirdi.

Fidel Castro, devlet gazetesinde yazdığı köşe yazıları haricinde son yılları gözlerden uzak geçirmeyi tercih etti. Nisan ayında, Küba Komünist Partisi'nin kongresinde bir konuşma yaptı ve "Yakında 90 yaşında olacağım. Bunu hiç hayal etmemiştim" diye konuşmuştu. Castro, 20. yüzyılda en uzun süre iktidarda kalan kraliyet mensubu olmayan lider olma özelliğini taşıyor. Bağırsak rahatsızlığının tedavisi nedeniyle 2006 yılında görevi geçici olarak kardeşi Raul Castro'ya devretmiş ve iki yıl sonra da tamamen görevden çekilmişti. Fidel Castro'nun vefat haberi, Havana'da soğuk duş etkisi yaptı. Kamu görevlisi bir kadın, "Bunun olacağı hiç aklıma gelmemişti. Şimdi açıklanmış olmasına karşın bunun olabildiğine inanamıyorum" dedi.

Castro'nun vefat haberine ilk tepkiler de Latin Amerika'dan geldi. Meksika Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto, Castro'nun Meksika'nın "büyük bir dostu" olduğunu söylerken, Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro da "dünyadaki devrimcilerin Castro'nun mirasına sahip çıkmaları" gerektiğini söyledi. Liderlerden başsağlığı mesajları gelmeye devam ederken, ABD'de Küba asıllıların en yoğun yaşadığı yerlerden Miami kentinde ise sevinç gösterileri yaşandı. Sürgündeki Kübalıların oluşturduğu Küba Demokratik Başkanlığı, Castro'nun geride "hoşgörüsüzlük mirası" bıraktığını ve "acımasız totaliter bir rejim" kurduğunu söyledi.

Kaynak: BBC (26 Kasım 2016)
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 2 Aralık 2016 00:22
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
1 Aralık 2016       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM
CASTRO (Fidel)
Ad:  Fidel Castro6.jpg
Gösterim: 464
Boyut:  49.3 KB

kübalı devlet adamı

(1926 - 25 kasım 2016). Zengin bir çiftçinin oğludur. Öğrenimini Havana Üniversitesi'nde yaptı ve avukat oldu. Trujillo'ya karşı Santo Domingo’ya bir çıkarma girişiminde bulunduktan sonra (1947), Küba halk partisi’ne katıldı. 26 temmuz 1953'te Santiago de Cuba’da Moncada kışlasına başarısız bir saldırı düzenledi, tutuklanarak on beş yıl hapse mahkûm oldu.

1955'te affedildi, Meksika'ya gitti, orada "Che” Guevara ile birlikte, Küba'nın işgalini hazırladı. 1956'dagirişilen-çıkarma başarısızlıkla sonuçlanınca, Castro birkaç arkadaşıyla birlikte Sierra Maestra dağlarına sığındı. Oradan başlattığı gerilla hareketi kentlerdeki direnişle birleşerek Batışta'nın 1 ocak 1959'da ülkeden kaçmasıyla sonuçlandı. 15 şubat 1959'da başbakan olan Castro, seçimlerin birkaç yıldan önce yapılmayacağını açıklayınca, taraftarlarından bazılarını kaybetti, Komünist parti üyelerine yaklaştı. Yaptığı kapsamlı toprak reformu ve devletleştirme ABD'nin düşmanlığını körükledi, Castro' yu SSCB'nin desteğini aramaya yöneltti, SSCB ile ilk ticari antlaşma 1960'ta imzalandı. ABD düşmanca girişimlerini sürdürdü, baskıları sonucu Küba 1960'ta Amerikan devletleri örgütü'nden dışlandı, ocak 1961 'de ABD, Küba He tüm diplomatik ilişkilerini kesti. Aynı yıl, Domuzlar körfezinde, CİA tarafından desteklenen bir çıkarma girişimi başarısızlığa uğradı.

Castro, 1 mayıs 1961 'de Küba'yı "sosyalist cumhuriyet” ilan etti, gittikçe sırtını genel sekreteri olacağı Komünist partisi'ne ve SSCB'ye dayadı, gerek duyduğu örgütü ve kadroları partiden sağladı SSCB'nin ekim 1962'de adaya nükleer füzeler yerleştirmeye kalkması, büyük bir uluslararası bunalıma ve Küba'nın ABD tarafından abluka edilmesine yol açtı. ABD'ye karşı direnme siyasetiyle üçüncü dünya liderlerinden biri durumuna gelen Castro, ülke içinde sağlık ve eğitim sorunlarına öncelik verdi ve o güne kadar yalnızca şeker üretimine dayanan Küba tarımını çeşitlendirmeye girişti. SSCB ile daha mesafeli ilişkiler kurduğu 1962-1966 döneminin ardından Castro, gerek iç siyaset (1965'te Komünist parti'nin yeni esaslara göre kurulması), gerekse dış siyaset (Çin’e karşı tavır alma, Küba ordusunun, ulusal kurtuluş hareketlerini desteklemek için Afrika'da müdahalelere girişmesi) alanında, bu ülkeyle ilişkilerini gitgide pekiştirdi.

Azgelişmişlikten doğan sorunların yanı sıra gittikçe bürokratlaşan bir sistemin sorunları ile de baş etmek zorunda kalan Fidel Castro, ocak 1980'de elindeki vetkileri daha artırarak yönetim de köklü değişikliklere girişti.

COMECON'un Havana'da yapılan 39. toplantısında (ekim 1984) üye devletlere Angola, Mozambik, Tanzaniya, Etyopya, Laos, Kampuçya, Nikaragua gibi ülkelere yardım etmeleri için çağrıda bulundu. Brezilya'yı ziyaretinde verdiği demeçte (1985), son yıllarda kimi ülkelerin biriken borç yükünün, yüksek faiz oranları ve borçlu ülkelerin dışsatım maddelerine uluslararası piyasada düşük fiyat verilmesi gibi nedenlerle arttığını; bunun için de borç sayılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu savundu. Bu borçların hiç ödenmemesini ya da alacaklı ülkelerin savunma bütçelerinden kesilecek bir fondan özel bankalara ödeme yapılmasını önerdi. Borçların ödenmemesi durumunda kapitalist düzenin üç yıl içinde çökeceğini ileri sürdü. Küba komünist partisi'nin üçüncü kongresinde (4-7 şubat 1986) yapılan seçimde partinin birinci sekreterliğine yeniden seçildi. Değişen dünya düzeni içerisinde, Castro, Küba'nın bir yalnızlığa sürüklenmesine engel olamadı.

Kaynak: Büyük Larousse
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
SİLENTİUM EST AURUM

Benzer Konular

13 Kasım 2015 / KisukE UraharA Sinema ww
12 Mart 2010 / _KleopatrA_ Sanat ww
19 Eylül 2015 / Safi Siyaset ww