Arama

Diplomasi Sanatı

Güncelleme: 8 Mart 2018 Gösterim: 7.012 Cevap: 4
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
17 Aralık 2007       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Diplomasi
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Sponsorlu Bağlantılar

Diplomasi, uluslararası ilişkileri düzenleyen antlaşmalar bütünü; yabancı bir ülkede ve uluslararası toplantılarda ülkesini temsil etme işi ve sanatı ile bu işte çalışan kimsenin görevi, mesleği anlamına gelen uluslararası ilişkiler terimidir.
Diplomasi, politikayı uygulama vasıtasıdır. Dış politikaya bağımlıdır.
Sözlükte;
a. Antlaşmalar,
b. Temsilciler,
c. Temsilci mesleği,
d. Dış görevlilerin topluluğu
şeklinde dört anlamı içerir.
Mecazi olarak, güç bir görüşmede gösterilen ustalık anlamına gelir. Oxford sözlüğünde, uluslararası ilişkilerin müzakerelerle yürütülmesi ve yönetilmesi yöntemi; diplomatın işi, denilmiştir. Alternatif tanımlara göre, Ambrose Bierce'den bir örnek:
"Ülke için yurtsever yalan söyleme sanatı".

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
22 Eylül 2008       Mesaj #2
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Diplomasi

Sponsorlu Bağlantılar
Diplomasi, bir ülkenin başka ülkelerle ilişkilerinde, kendi konumunu korumaya ve iyileştirmeye çalışırken, öbür ülkelerle dostlu­ğunu yürütebilme uğraşı ve sanatıdır. Diplo­matların işi zorbalığa dayanan çözümleri ön­leyici, barışçı çözümler getirmeye çalışmaktır. Diplomasi, devletlerin varoluşu kadar eski­dir. Bir ülkenin bir başka ülkede sürekli temsilci bulundurması 16. yüzyılda başladı. 14.-16. yüzyıllar arasında topraklarını geniş­letmek ve güçlerini artırmak için birbirleriyle sık sık savaşan ülkelerin kralları ya da impara­torları çıkarlarını korumak, özellikle de tica­retlerini kollamak için başka uluslarla çeşitli antlaşmalar yaptılar. Yöneticilerin bu antlaş­maları yapmak üzere öteki ülkelere gönder­dikleri kişiler başka işlerle de uğraştılar ama asıl işleri diplomasiydi.

Diplomasi Tarihi

Eskiçağda devletlerarası kimi konuların görü­şülmesi için ülkeden ülkeye elçiler gönderilir­di. Bu elçilerin ayrıcalıkları vardı ve yaşamları güvence altında sayılırdı. Ortaçağda devlet başkanlarının aracıya gerek duymadan, mek­tupla ilişki kurduklarını biliyoruz. O dönemin en örgütlü devleti olan Bizans'ın ise elçileri var­dı. Bu elçiler göreve başlarken and içerler­di. Örgütlü diplomasi ilk kez İtalya'da doğdu. Ortaçağda İtalya çok sayıda krallığa bölün­müştü. Venedik, Floransa, Cenova, Pisa (Piza), Roma ve Napoli gibi kentler bağımsız birer devlettiler. Çoğu zaman bu krallıklar ya birbirleriyle savaşıyor ya da aralarında çeşitli dostluk antlaşmaları yapıyorlardı. Bu yüzden diplomasiye gereksinim duyuluyordu. İtal­yanların başka ülkelere gönderdikleri temsil­cilere büyükelçi ya da elçi, bu kişilerin yaban­cı topraklarda oturdukları yerlere de elçilik deniyordu. Başlangıçta genellikle belli bir soruna çözüm bulmak üzere gönderilen elçi­ler, iş bitince ülkelerine geri dönüyorlardı. Bunların birçoğu casus gibi hareket ediyor ve kendi ülkelerine yarayacak değerli siyasal belgeleri çalmak, rüşvet vermek ve yalana başvurmaktan hiç de çekinmiyorlardı. Floran-salı bir diplomat olan Niccolo Machiavelli kendi deneyimlerinden yola çıkarak, dönemi­nin diplomatik uygulamalarını 1513'te yazdığı Hükümdar (II Principe) adlı ilginç kitabında anlatmıştır.
Başka ülkelerde sürekli elçilikler kuran ilk ülkenin Venedik Cumhuriyeti olduğu söyle­nir. Oysa, daha eski tarihli bir kayıtta Milano dükünün Cenova'da sürekli bir elçi bulundur­duğu belirtilmiştir. 16. yüzyıl süresince, ba­ğımsız İtalyan devletlerinden birçoğunda iki özel hükümet görevi geliştirildi. Bunlardan ilki siyasal konularla ilgili diplomatik görev­lerdi. Öbürü de ticareti denetleyerek ülke yöneticisine rapor hazırlayan danışmanlık gö­reviydi. Bu iki görevin gelişimi, devletlerara­sında daha yakın ilişkilerin kurulmasını sağla­dı. Bugünkü uluslararası hukukun temelleri­nin böylece atılmış olduğu da söylenebilir.
Eski Türk yazıtlarından ve Çin belgelerin­den anlaşıldığına göre Türkler ile Çin İmpara­torluğu arasında diplomatik ilişkiler vardı. Oğuz boylarının Mezopotamya'ya indikleri sırada Gazne Hükümdarı Mesut ile Selçuklu beylerinin görüşmeleri de diplomasi belgeleri arasında sayılır. Osmanlı Devleti güçlü oldu­ğu dönemlerde sınırlardaki ve devletlerara­sındaki anlaşmazlıkları gidermek için elçi gönderirdi. 1454'te Venedik, 1530'da Avus­turya, 1532'de Fransa, 1583'te İngiltere İstan­bul'da sürekli elçilikler kurdular.

Diplomatlar
1815 Viyana Kongresi'nde bir araya gelen büyük devletler diplomatik temsilcileri üç gruba ayırmaya karar verdi:
  1. Devlet baş­kanlarına gönderilen büyükelçiler ve papalık elçileri;
  2. Orta elçiler ve öteki temsilciler;
  3. Gönderildikleri ülkede sürekli yaşayan masla­hatgüzarlar.
Bu diplomatik sınıflandırma bazı değişikliklerle günümüzde de geçerlidir.

Diplomasinin Bugünü
Büyükelçi, bir devlet başkanının yabancı bir ülkedeki temsilcisidir. Büyükelçiler siyasal açıdan en önemli diplomatlardır. Çağdaş ileti­şim araçları elçilere kendi ülke hükümetleri ile doğrudan ilişki kurabilme olanağını yarat­mıştır. Böylece büyükelçiler önemli konular­da karar almadan ya da tasarılar yapmadan önce devlet başkanları ile görüşebilmektedir-ler. Bugün ülke halkları, başka ülkelerle diplomatik ilişkilerin nasıl yürüdüğü konu­sunda 19. yüzyıla göre daha fazla bilgi sahibi­dir. Gene de, güvenlik nedenleriyle bazı konuların halktan gizlenmesi gerekebilmektedir. Konsolosluklar, bir devletin yabancı bir ülkede bulunan yurttaşlarının kişisel ve ticari sorunlarıyla ilgilenir.
Birçok ülkede, üst düzeydeki görevlerin dışındaki tüm diplomatik görevler, üstün ba­şarı gerektiren devlet sınavlarını geçenlere verilir. Birçok genç kadın ve erkek için diplomatik görev alanı çok çekicidir.

Diplomatların Hakları
4 Eylül 1984'te Türkiye'nin de imzaladığı 1961 Viyana Sözleşmesi'ne göre, uluslar savaş halinde olmadıkları sürece, diplomatik tem­silciler görevde bulundukları ülkede bazı ayrı­calıklara ve haklara sahiptir. Bu haklara diplomatik dokunulmazlık denir. Diplomatik görevlilerin ve ailelerinin haberleşme özgür­lüğü vardır. Kişi dokunulmazlığı kapsamında tutuklanamaz ve gözaltına alınamazlar. Yaşa­dıkları ve çalıştıkları binalara girilemez; arşivle­rine el konulması söz konusu olamaz. Bir diplomatın görevde bulunduğu sürece, yargı ve gümrük bağışıklığı vardır. Ama, şiddete dayalı bir suç işlerse ya da bulunduğu ülkeye karşı kötü niyetli eylemlerde bulunursa ülkeyi terk etmesi istenebilir. Eğer ülkesiyle savaş çıkarsa kendisine hiçbir zarar gelmeksizin geri dönmesine izin verilir.


MsXLabs.org & Temel Britannica

Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
20 Haziran 2011       Mesaj #3
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Diplomasi

Bir devletin yabancı devletlerle kurduğu ilişkilerin ve bu ilişkilerde kullandığı, başvurduğu yöntemlerin tümü.

Diplomasi, devletler hukukuna dayanır; amacı, anlaşmazlıkları, zora başvurmadan, barışçı yollardan çözümlemektir. Diplomasi, devletlerin birbirlerinin ülkesinde bulundurdukları diplomatlar aracılığıyla yürütülür. Diplomatlar; büyükelçiler, delegeler, ataşeler gibi dışişleri görevlileridir. Bununla birlikte I. Dünya Savaşı'ndan sonra yüksek düzeydeki diplomatik ilişkilerin doğrudan doğruya ilgili bakanlar, başbakanlar ve devlet başkanları düzeyinde kişisel temaslarla yürütülmesi geleneği yerleşmiş gibidir. Diplomasi görüşmeleri, anlaşmalar yapma ya da ittifaklar kurmayla sonuçlanır.

Bu kurum, devletler kadar eski bir kuruluştur. Babil ve Mısır gibi eski devletlerde, Yunan şehir devletlerinde ve Roma'da bazı durumlarda özellikle haber iletmede, karşılıklı elçiler gönderilirdi. Genel olarak, bu elçiler iyi karşılanırdı, fakat kimi zaman da getirdikleri haberler ya da öneriler suç sayılır ve buna göre cezalandırılırlardı.

Orta Çağ'ın ilk yıllarında, devlet başkanları, ya doğrudan doğruya kendi aralarında ya da mektup getiren din adamı veya sivil elçiler aracılığıyla müzakereler yaparlardı. Daimî elçilikler yoktu. İtalya'da 12. yüzyılda, yarımadanın kuzeyindeki Venedik, Cenova, Floransa ve Tisa gibi kent devletlerinde ekonomik nedenlerden dolayı, birbirleri yanında konsoloslar bulundurmak göreneği doğdu. Yine bu yerlerde, 15. yüzyılda ilk olarak, dış ülkelerde bulundurulan daimi özel görevli kurullar görülmeye başlandı. Rönesans ve Reformla birlikte milliyetçilik fikri de doğdu. Siyasal ilişkiler, ekonomik ilişkilerle ilintili hâle geldi. Sürekli ordularla devamlı büyükelçiliklere gereksinim duyuldu. Papa X. Leo dış temsilcilikler kurdu.

İngiltere, Alman imparatoru ve Osmanlı padişahı da bu yoldan yürüdüler. 17. yüzyılda XIV. Louis katında güven belgesi taşıyan (acrédite) elçilerin sayısı ancak altıyı buluyordu. Büyükelçiye karşılık olan "ambassadeur" deyimi ancak 18. yüzyılda kabul edildi. 19. yüzyılda kongre denilen diplomatik toplantılar yapıldı (Erfurt, Viyana, Paris, Berlin kongreleri). II. Dünya Savaşı, uluslararası karakter taşıyan kurumların doğmasına neden oldu. 1919'da Cemiyeti Akvam ve 1945'te onun yerine Birleşmiş Milletler Teşkilatı kuruldu.

Bugün, diplomasi her ülkenin politikasında büyük ve önemli yer tutar. Her elçi, kendi ülkesinin başkanının temsilcisi sayılır. Diplomatların, bulundukları ülkelerde, karşılıklı olarak, özel dokunulmazlıkları vardır.

MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
8 Mart 2018       Mesaj #4
Avatarı yok
Yasaklı

Diplomasi Nedir?


300 yıl önce Hintliler, diplomasi sanatını şöyle tarif etmişlerdi: 'Savaştan kaçınmak ve devletler arasında barışı kuvvetlendirmek için gerekli tedbirleri alma kabiliyeti.' Bu tanım diplomasinin en iyi tariflerinden biridir. Gerçekten de çeşitli ülkeler arasında barışçı bağların devamını sağlamak bugün de diplomasinin belli başlı amacıdır.

Diplomasi sözcüğü eski Yunanca 'diploas' (çift) sözcüğünden türemiş olan ve 'dürülmüş kağıt' anlamını taşıyan diploma sözcüğünden gelmektedir. Diplomasi sözcüğünün bu yönden türemesine sebep, eski çağlarda yabancı ülkelerle dostluk bağları kurmak üzere gönderilen elçilerin, yabancı devlet başkanına sundukları ve ziyaretlerinin amacını belirten mektubun çift nüsha yazılmış olmasıdır.

Kaynak: AnaBritannica
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
8 Mart 2018       Mesaj #5
Avatarı yok
Yasaklı

Diplomaside Geçen Bazı Terimler ve Anlamları!

  • Olağanüstü Yetkili Büyükelçi:

    Elçi ile aynı yetkilere sahip olmakla birlikte olağanüstü bir görevle görevlendirilen diplomat.
  • İtimadname Vermek:

    Bir elçiye, yabancı ülkelerin diplomatik çevrelerinde gerektiği gibi ve serbestçe çalışma imkanının sağlanması adına yabancı devlet başkanına sunmak üzere verilen tavsiye mektubu.
  • Kordiplomatik:

    Bir yerde bulunan elçi ve elçilik görevlileri topluluğu.
  • Diplomatik Bağ:

    İki devlet arasında elçiler tarafından kurulan bağ.
  • Diplomatik Olay:

    İki devlet arasında diplomatik yollardan çözülebilen siyasi anlaşmazlık.
  • Siyasi Bağların Kesilmesi:

    Ciddi anlaşmazlıklardan ötürü iki devlet arasındaki normal bağların kesintiye uğraması. Bu durumda devletlerden her biri kendi elçisine itimadnamesini geri almasını ve elçiliği bırakıp, yurduna dönmesini bildirir.

Kaynak: Büyük Larousse

Benzer Konular

17 Aralık 2007 / Misafir Siyasal Bilimler
17 Aralık 2007 / Misafir Taslak Konular
13 Temmuz 2015 / Jumong Sanat
24 Ekim 2015 / Misafir Taslak Konular