Arama

Çandarlı Ailesi

Güncelleme: 16 Mayıs 2011 Gösterim: 9.056 Cevap: 1
ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
27 Mayıs 2009       Mesaj #1
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Çan­darlı Ailesi
MsXLabs.org & Temel Britannica
Sponsorlu Bağlantılar
Çan­darlı Ailesi, Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminde bireyleri kuşaktan kuşağa kazaskerlik, beylerbeyliği, vezirlik gibi önem­li görevler üstlenmiş bir ailedir. Ailenin bazı üyeleri devlet yönetiminde büyük güç kazan­mıştır. Ankara'nın Nallıhan ilçesine bağlı Çandır (ya da Cendere) köyünden olan Çan­darlı Ailesi'nin en önemli kişileri şunlardır:
Kara Halil Hayreddin Paşa (ölümü 1387)
Çandarlı Ailesi'nin kurucusudur. Asıl adı Halil'dir. Osman Gazi'nin kayınbabası Ahi Şeyhi Edebah'nın akrabasıydı. Medrese öğre­nimi gördü. Orhan Gazi döneminde (1324–61) Bilecik, İznik ve Bursa'da kadılık yaptı. I. Murad'ın (Hüdavendigâr) tahta çıkmasından sonra kazaskerliğe getirildi. Bu görevi sırasın­da Osmanlı ordusunun temeli olan Yeniçeri ve Acemi ocaklarını kurdu. Ayrıca Karamanlı bilgin Molla Rüstem ile birlikte devlet hazine­sinin kurulmasında büyük emeği geçti. 1364'te vezirliğe getirildi ve Halil Hayreddin Paşa adını aldı. Aynı zamanda beylerbeyi de olan Hayreddin Paşa, Rumeli'de fetih hare­ketlerine girişti. Arnavutluk içlerine kadar akınlar yaptı. Kavala, Drama, Serez, Selanik, Manastır gibi kentleri Osmanlı Devleti top­raklarına kattı. Ordusuyla birlikte Vardar Yenicesi'nde bulunduğu sırada hastalandı. Serez'e (bugün Yunanistan'da) götürüldü ve burada öldü. Daha sonra İznik'teki türbesine gömülmüştür. Halil Hayreddin Paşa İznik, Serez ve Gelibolu'da birer cami yaptırmıştır.


Çandarlı Ali Paşa (ölümü 1406)
Kara Halil Hayreddin Paşa'nın büyük oğludur. Kazas­kerlik görevindeyken babasının ölümü üzeri­ne vezirliğe getirildi. Önce Karamanlılar üze­rine yapılan sefere katıldı. 1388'de 30 bin kişilik bir orduyla Tuna kıyılarına kadar akınlar yaptı. Yıldırım Bayezid döneminde de (1389–1402) vezirlik görevini sürdüren Ali Paşa, Timur Anadolu'ya girip 1400'de Sivas'ı yakıp yıktığı zaman padişaha Timur'la bir meydan savaşına girişmemesini önerdi. Ali Paşa Timur ordusunun Anadolu içlerine iler­ledikçe iyice yıpranacağı, zayıf düşen bu orduyu yenmenin de daha kolay olacağı düşüncesindeydi. Ama Ali Paşa'nın önerisi kabul edilmedi. Yıldırım Bayezid 1402'de Ankara Savaşı'nda Timur'a yenildi ve tutsak düştü. Bunun üzerine Ali Paşa ve öbür komutanlar Bursa'ya çekildiler. Timur, Bursa üzerine de yürüyünce Ali Paşa hazineyi ala­rak Edirne'ye gitti. Dağılan güçleri topladık­tan sonra Süleyman Çelebi'yle birlikte Ana­dolu'ya geçti ve Ankara'ya kadar olan yerleri yeniden Osmanlı yönetimine kattı. Bu sırada Yıldırım Bayezid'in oğulları arasında kıyasıya bir iktidar savaşı başlamıştı. Ali Paşa bu kargaşa sürerken öldü. Ali Paşa'dan günümü­ze Bursa'da kendi adıyla anılan bir mahalle, bir cami ve tekke kalmıştır.


Çandarlı İbrahim Paşa (ölümü 1429)
Halil Hayreddin Paşa'nın küçük oğludur. Medrese öğrenimi gördü. Bursa'da kadılık yaptı. Fet­ret dönemi (1402–13) diye bilinen ve Osmanlı devlet düzeninin bozulduğu dönemde önce Musa Çelebi'nin yanında yer alarak Edirne'ye gitti. Daha sonra Çelebi Mehmed'le (I. Meh­med) işbirliğine girişti. Onun 1413'te tahtı tek başına ele geçirmesi üzerine kazaskerliğe getirildi. Sonra da vezir oldu. II. Murad'ın 1421'de tahta çıkmasından kısa bir süre sonra Sadrazam Bayezid Paşa ölünce padişah, İbra­him Paşa'yı sadrazam yaptı. Ölümüne kadar bu görevde kalan ve savaşlara katılmayan İbrahim Paşa daha çok devlet örgütünün düzenlenmesiyle uğraştı.


Çandarlı Halil Paşa (ölümü 1453)
İbrahim Paşa'nın oğludur. Babasının ölümü üzerine 1429'da sadrazam olan Halil Paşa medrese öğrenimi görmüş, çeşitli kadılıklarda ve kazaskerlikte bulunmuştu. Sadrazamlığı dö­neminde devlet yönetiminde büyük güç kaza­nan Halil Paşa, II. Murad'ın 1444'te saltanatı o sırada 14 yaşında olan oğlu II. Mehmed'e (Fatih) bırakmasından sonra genç padişahın deneyimsizliğinden kaynaklanan sorunları ba­şarıyla çözmüştü. Ama Osmanlı Devleti'nin başına çocuk yaşta bir padişahın geçmesini fırsat bilen Avrupa devletleri papanın da desteğiyle yeni bir Haçlı ordusu toplamaya giriştiler. Tehlikeyi sezen Halil Paşa, padişa­ha yönetimi babasına bırakmasını, savaştan sonra yeniden tahta geçmesini önerdi. II. Mehmed önce direndiyse de Halil Paşa'nın baskısı sonucunda padişahlığı babasına bırak­mak zorunda kaldı. İkinci kez II. Murad 1444'te Varna Savaşı'nı kazandıktan sonra tahttan gene çekilmek istedi ama Halil Paşa' nin ısrarlı tutumu karşısında padişahlığı bıra­kamadı. Bu durum Halil Paşa'yla II. Mehmed'in arasının açılmasına neden oldu. 1451'de babasının ölümü üzerine tahta çıkan II. Mehmed hemen İstanbul'u kuşatma hazır­lıklarına girişti. Bunu haber alan Bizans imparatoru, padişahı bu niyetinden vazgeçir­meye çalıştıysa da başarılı olamadı. Halil Paşa da Edirne'de yapılan bir toplantıda İstanbul' un kuşatılmasına karşı çıkmıştı. Bu yüzden İstanbul'un fethinden sonra Bizanslılardan rüşvet aldığı suçlamasıyla idam edildi. Halil Paşa idam edilen ilk Osmanlı sadrazamıdır.


Çandarlı İbrahim Paşa (1429–1499)
Çan­darlı Halil Paşa'nın küçük oğludur. Edirne kadısıyken babası idam edilince görevden alındı. Bir süre sonra Fatih Sultan Mehmed kendisini bağışladı ve yeniden aynı göreve getirildi. Ardından kazaskerliğe yükseldi ve 1468'de Amasya Sancakbeyi Şehzade Bayezid'in eğitimiyle görevlendirildi. 1486'da vezir oldu. 1498'de Hersekzade Ahmed Paşa'nın yerine sadrazamlığa getirilen İbrahim Paşa, 1499'da İnebahtı Seferi sırasında öldü. İbra­him Paşa, Edirne, İstanbul, Kastamonu ve İznik'te birçok vakıf eser bırakmıştır.

Bu tarihten sonra Çandarlı Ailesi'nin yıldızı söndü. 16.-18. yüzyıllarda bu aileden kadılık, kazaskerlik, sancakbeyliği, valilik, beylerbey­liği, vezirlik gibi görevlere getirilenler çıktıysa da bir daha kuruluş dönemindekigüçlerini el­de edemediler.
Biyografi Konusu: Çandarlı Ailesi nereli hayatı kimdir.
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!
ener - avatarı
ener
Ziyaretçi
16 Mayıs 2011       Mesaj #2
ener - avatarı
Ziyaretçi
Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi & MsXLabs

Sponsorlu Bağlantılar
Çandar Ailesi

Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan ve gelişmesinden İstanbul'un Fethi'ne dek çok önemli yeri olan bir aile. Ailenin Osmanlı tarihinde önemli rol oynayan kişileri şunlardır: Halil Hayrettin Paşa: Ailenin bilinen ilk kişisidir. Ahi örgütü üyesi olup Şeyh Edebali'nin akrabasıdır. Önce İznik ve Bursa kadılıklarında bulundu. I. Murat zamanında kazasker oldu. Kazaskerliğinde Osmanlı Beyliği'nin bir aşiret örgütlenmesinde önemli roller oynadı. Bu başarılarından sonra "Hayrettin" unvanıyla vezir ve beylerbeyi oldu. Bu makamlardayken Rumeli'de önemli fetihler yaptı. 1386 yılında Vardar Yenicesi'nde öldü. Ali Paşa: Halil Hayrettin Paşa'nın oğludur. Babasının vezirliğinde kazasker oldu. Babası ölünce vezirliğe getirildi. Bir süre sonra vezir vezir olarak I. Murat zamanındaki Bulgaristan fetihlerinde önemli roller oynadı. I. Kosova Savaşı'ndaki payı büyüktür. I. Bayezit zamanında da yerini korudu. Timur'la Bayezit arasındaki savaşa engel olmak için çalıştıysa da savaşı önleyemedi. Ankara Savaşı'ndan sonra Yıldırım'ın oğullarından Süleyman Çelebi'ye veziriazam oldu ve bu görevdeyken 1406'da öldü. İbrahim Paşa: Halil Hayrettin Paşa'nın oğlu ve Ali Paşa'nın kardeşidir. Ağabeyinin veziriazamlığında Bursa kadısı oldu. Çelebi Mehmet kardeşlerini öldürterek padişah olunca, İbrahim Paşa önce kazasker, sonra da vezir oldu. II. Murat zamanında da veziriazamlığa getirildi. Ölümüne dek de bu görevde kaldı. 1429'da öldü. Halil Paşa: İbrahim Paşa'nın büyük oğludur. O da ailenin pek çok ileri geleni gibi medreseden yetişti ve babası veziriazamken kazasker oldu. Babasının ölümü üzerine veziriazamlığa getirildi. 22 yıl bu görevde kalarak erişilmez bir rekor kırdı. Veziriazamlığı sırasında Varna ve İkinci Kosova gibi büyük bunalımları başarıyla atlattı. Ancak II. Murat, 1444 yılında saltanatı oğlu Şehzade II. Mehmet'e bıraktıktan sonra, Halil Paşa'nın etkisiyle yeniden padişah olmuş ve Şehzade Mehmet yeniden eski sancağı olan Manisa'ya gönderilmişti; bu olay Şehzade Mehmet'in veziriazama sönmez bir kin beslemesine neden oldu. İstanbul'un Fethi'nden sonra veziriazam, Bizans imparatoru ile gizli gizli haberleştiği ve İstanbul'un Fethi'ne engel olmak istediği iddialarıyla idam edildi (1453). Gerçek nedense, aile etki ve gücünün giderek artması ve padişahın bunu kendisi ve saltanatı için tehlikeli görmesidir. Halil Paşa'nın idamıyla aile son fakat siyasî hayatı sona erdi.
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

28 Nisan 2009 / ThinkerBeLL Dünyadan
25 Kasım 2006 / Kral_Aslan Siyaset tr
19 Mart 2010 / _KleopatrA_ Sinema tr
1 Ocak 2007 / KisukE UraharA Sanat ww
17 Aralık 2015 / Finn and Jake Dünyadan