Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 38.398|Cevap: 34|Güncelleme: 6 Mayıs 2014

Yatak odalarında geceleri neden çiçek bulundurulmaz?

14 Aralık 2008 09:54   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
lütfen bu soruyu en kısa zamanda bana ulaştırırsınız
EN İYİ CEVABI Misafir verdi
yalnış değil ama eksik düzeltmek istedim
krofil kaynaklı fotosentez olayı güneşin varlığında mümkün olur gündüz fotosentez yaparak ortamdan co2 alıp ortama o2 verirler...
gece ise ( güneş ışığından yoksun konumdadırlar) fotosentez değil , "solunum" yaparlar... bu sefer ortamdan o2 alıp ortama co2 veriler. gece koyulmamasının sebebi de budur ortamdaki oksijen seviyesini düşürürler
Sponsorlu Bağlantılar
Son düzenleyen Keten Prenses; 14 Aralık 2008 11:43
14 Aralık 2008 11:40   |   Mesaj #2   |   
Keten Prenses - avatarı
Üye
çiçekler fotosentez gereği geceleri oksijen kullanıp ortamdaki oksijen seviyesini düşürdüğü için özellikle yatak odalarında bulundurulmaz.
Misafir
5 Kasım 2009 22:49   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
yalnış değil ama eksik düzeltmek istedim
krofil kaynaklı fotosentez olayı güneşin varlığında mümkün olur gündüz fotosentez yaparak ortamdan co2 alıp ortama o2 verirler...
gece ise ( güneş ışığından yoksun konumdadırlar) fotosentez değil , "solunum" yaparlar... bu sefer ortamdan o2 alıp ortama co2 veriler. gece koyulmamasının sebebi de budur ortamdaki oksijen seviyesini düşürürler
Misafir
21 Mart 2010 10:28   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı

cicekler gece ne yapar


Evimizdeki bitkiler veya süs çiçekleri solunumlarında gündüzleri havadaki karbondioksiti alarak oksijen verirler ama geceleri ise bizim gibi oksijen alarak karbondioksit verirler. Bu nedenle de çiçeklerle aynı odada uyumanın, havadaki oksijen azalacağı için zararlı olabileceği konusunda genel bir inanış vardır. Aslında bu doğrudur ama sanıldığı kadar tehlikeli değildir.
Konuyu daha iyi anlamamız için bir bitkinin aynı anda yaptığı iki işi bilmemiz lazım. Birincisi hücrelerin nefes alışı, ikincisi de ışık ve klorofil özümlemesi diye de adlandırılan fotosentezdir. Bu iki olay tamamen birbirinden farklı, iki ayrı işlemdir.
Tüm canlı hücrelerde olduğu gibi bitki hücrelerinin de yaşayabilmeleri için havadaki oksijene ihtiyaçları vardır. Havadan nefes yolu ile aldıkları oksijenle şeker gibi gıda moleküllerini yakarlar, enerji kazanırlar. Bu, gündüz ve gece yaşamları boyunca durmaksızın devam eder.
Bitkilerin yapraklarındaki hücreler aynı zamanda gündüzleri ışıkla birlikte fotosentez işlemini gerçekleştirirler. Yani bitki gündüzleri her iki işlemi birlikte yaparken geceleri sadece nefes almaya devam eder. Fotosentez işleminde bitkiler havadan karbondioksiti alıp oksijen verirler. Ancak hücreler buradan çıkan oksijeni nefes almada tekrar kullanırlarken, nefes verişteki karbondioksiti de fotosentezde kullanırlar.
Ortalama yetişkin bir insan, hareketsiz durumda bir dakikada 15, bir günde 20 bin kez nefes alır. Her solumada yarım litre hava ciğerlerine girer. Yani dakikada 7-8 litre havayı ciğerlerine çeker ve tekrar verir. Bu, günde 11 bin litre hava demektir. Aslında nefes alırken havadan oksijen alıp karbondioksit veririz ifadesi de tam doğru değildir.
Aldığımız havada hem oksijen vardır, hem de karbondioksit. Verdiğimizde de aynı şekildedir ama oranları değişiktir. Ciğerlerimize aldığımız havadaki oksijen oranı yüzde 21 iken dışarı verdiğimizdekinde yüzde 16′dır. Yani her nefeste aldığımız havanın yüzde 5-6’sı vücudumuzda oksijen olarak kullanılır. Dolayısıyla havadan aldığımız günlük oksijen miktarı ortalama 570 litre civarındadır.
Gündüzleri yeterli ışık altında, bitkilerdeki fotosentez işlemi, bitkinin nefes almasından daha yoğundur. Yani ortaya fazladan oksijen çıkar ve gündüzleri odanızdaki havadaki oksijen miktarını artırırlar. Geceleri ışık olmadığından ve karanlıkta fotosentez işlemi yapılamadığından, nefes almaya devam eden bitkilerden çıkan karbondioksit miktarı daha çoktur.
Evlerimizdeki bitkilerin veya süs çiçeklerinin gündüz çıkar-dıkları fazla oksijen ve gece verdikleri karbondioksit miktarı, insanın soluduğu havanın içindeki oksijen miktarı yanında o kadar azdır ki sağlığımızı etkileyebilmesi mümkün değildir. Ancak kapısı, penceresi hava sızdırmaz küçük bir odada, dev bitkilerle birlikte yatma gibi bir alışkanlığınız varsa başka tabii…
Misafir
27 Kasım 2010 20:32   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Evimizdeki bitkiler veya süs çiçekleri solunumlarında gündüzleri havadaki karbondioksiti alarak oksijen verirler ama geceleri ise bizim gibi oksijen alarak karbondioksit verirler. Bu nedenle de çiçeklerle aynı odada uyumanın, havadaki oksijen azalacağı için zararlı olabileceği konusunda genel bir inanış vardır. Aslında bu doğrudur ama sanıldığı kadar tehlikeli değildir.
Konuyu daha iyi anlamamız için bir bitkinin aynı anda yaptığı iki işi bilmemiz lazım. Birincisi hücrelerin nefes alışı, ikincisi de ışık ve klorofil özümlemesi diye de adlandırılan fotosentezdir. Bu iki olay tamamen birbirinden farklı, iki ayrı işlemdir.
Tüm canlı hücrelerde olduğu gibi bitki hücrelerinin de yaşayabilmeleri için havadaki oksijene ihtiyaçları vardır. Havadan nefes yolu ile aldıkları oksijenle şeker gibi gıda moleküllerini yakarlar, enerji kazanırlar. Bu, gündüz ve gece yaşamları boyunca durmaksızın devam eder.
Sponsorlu Bağlantılar
Bitkilerin yapraklarındaki hücreler aynı zamanda gündüzleri ışıkla birlikte fotosentez işlemini gerçekleştirirler. Yani bitki gündüzleri her iki işlemi birlikte yaparken geceleri sadece nefes almaya devam eder. Fotosentez işleminde bitkiler havadan karbondioksiti alıp oksijen verirler. Ancak hücreler buradan çıkan oksijeni nefes almada tekrar kullanırlarken, nefes verişteki karbondioksiti de fotosentezde kullanırlar.
Ortalama yetişkin bir insan, hareketsiz durumda bir dakikada 15, bir günde 20 bin kez nefes alır. Her solumada yarım litre hava ciğerlerine girer. Yani dakikada 7-8 litre havayı ciğerlerine çeker ve tekrar verir. Bu, günde 11 bin litre hava demektir. Aslında nefes alırken havadan oksijen alıp karbondioksit veririz ifadesi de tam doğru değildir.
Aldığımız havada hem oksijen vardır, hem de karbondioksit. Verdiğimizde de aynı şekildedir ama oranları değişiktir. Ciğerlerimize aldığımız havadaki oksijen oranı yüzde 21 iken dışarı verdiğimizdekinde yüzde 16′dır. Yani her nefeste aldığımız havanın yüzde 5-6′sı vücudumuzda oksijen olarak kullanılır. Dolayısıyla havadan aldığımız günlük oksijen miktarı ortalama 570 litre civarındadır.
Gündüzleri yeterli ışık altında, bitkilerdeki fotosentez işlemi, bitkinin nefes almasından daha yoğundur. Yani ortaya fazladan oksijen çıkar ve gündüzleri odanızdaki havadaki oksijen miktarını artırırlar. Geceleri ışık olmadığından ve karanlıkta fotosentez işlemi yapılamadığından, nefes almaya devam eden bitkilerden çıkan karbondioksit miktarı daha çoktur.
Evlerimizdeki bitkilerin veya süs çiçeklerinin gündüz çıkar-dıkları fazla oksijen ve gece verdikleri karbondioksit miktarı, insanın soluduğu havanın içindeki oksijen miktarı yanında o kadar azdır ki sağlığımızı etkileyebilmesi mümkün değildir. Ancak kapısı, penceresi hava sızdırmaz küçük bir odada, dev bitkilerle birlikte yatma gibi bir alışkanlığınız varsa başka tabii…
Misafir
10 Ocak 2011 18:37   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
arkadşlar gce çiçek karbondioksit verirrrrrrrrr
Misafir
29 Mart 2011 16:44   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
hadi daha degişik şeyler sölein
Misafir
17 Nisan 2011 17:02   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
aynı zamanda gece su ve ışık alamadığı için toprak yeterli oksijen alamaz...
Misafir
20 Nisan 2011 20:07   |   Mesaj #9   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
odadaki oksijeni yani (fotosentez)i alırlar.ondan dolayı insanlar da bu yüzden yattıkları odalara koymazlar koymaları onlar için sakıncalıdır yani insanlar için
Misafir
2 Mayıs 2011 13:52   |   Mesaj #10   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Çiçekler gece fotosentez yaparlar.Bu nedenle geceleri yatakodalarında çiçek bulundurmamalıyız. Msn Happy


Sponsorlu Bağlantılar
(çiçekler geceleri bizim gibi oksijen alıp karbondioksit verirler.Bu fotosentezdir.) Msn Happy
Cevap Yaz
acebook yorumları
paneli aç