Arama

Atatürk'ün geometri kitabı hakkında bilgi verir misiniz? - Sayfa 6

En İyi Cevap Var Güncelleme: 3 Kasım 2013 Gösterim: 121.033 Cevap: 101
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
8 Mart 2010       Mesaj #51
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
5.sınıf matematik kitrabında eski ve yeni kelimelerin anlamı var ordan bakabilirsiniz geometri ile ilgili Msn Happy BİLGİ İÇİN TEŞEKKÜRLER ...EMEĞİNİZE SAĞLIK....
Sponsorlu Bağlantılar
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
8 Mart 2010       Mesaj #52
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
ATATÜRK’ÜN GEOMETRİ KİTABİ

Sponsorlu Bağlantılar
Bugün kullandigimiz “Matematik Terimleri”nin büyük bir çogunu Atatürk dilimize kazandirmis ve icat etmistir

Ilkokullar da ögretildigi gibi Atatürk’ün ögretim hayatinda matematik dersiyle arasinin çok iyi oldugu, hatta matematik dersindeki üstün basarisindan dolay matematik ögretmeni tarafindan Kemal adinin verildigini biliriz. Mustafa Kemal, Selanik Askeri Rüstiyesindeyken, matematik ögretmeni yüzbasi Mustafa efendi sinifa gelmediginde de onun yerine birçok kez bu dersi vermistir

Atatürk, ölümünden yaklasik birbuçuk yil öncesine degin matematikle ne ölçüde ugrastigini bilmiyoruz. Bu konuda, Türk Dil Kurum Basuzmani A.Dilaçar’in yazisiçok ilginç bilgiler vermektedir: “Atatürk ölümünden birbuçuk yil kadar önce, üçüncü Türk Dil Kurultayindan hemen sonra 1936-1937 yili kis aylarinda kendi eliyle Geometri adli bir kitap yazmistir”.
Atatürk, bunu, birtakim Fransizca geometri kitaplarini okuduktan sonra hazirlamis ve yapit ilk kez 1937 yilinda “Geometri ögretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kilavuz olarak Kültür Bakanliginca yayinlanmistir” Bu 44 sayfalik yapittaki boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yariçap, kesek kesit, yay, çember, teget, açi, açiortay, içters açi, disters açi, taban, egik, kirik, çekül, yatay, düsey, yöndes, konum, üçgen, dörtgen, besgen, kösegen, eskenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, arti, eksi, çarp, bölü, esit, toplam, oran, oranti, türev, alan, varsayi, gerekçe gibi terimler Atatürk tarafindan türetilmistir

Yapittaki tanimlarin tümünü Atatürk yazmistir. Her tanim, ilgi kavrami tüm ögeleriyle eksiksiz ve açik biçimde anlatmakta, özel ve temelli nitelikleri içermektedir. Gerekli ve yeterli örnekler de verilmistir. Taninmis bilim tarihçisi Ord. Prof. Dr. Aydin Sayili, tam bir yetkiyle, bu Geometri kitabini, “küçük fakat anitsal bir yapit” diye nitelendirmistir.
Atatürk, yasaminin önemli bir kesimini tarihin en büyük savaslarindan birinin içinde, ulusal ve evrensel sorumluluklar yüklenerek geçirdikten yillarca sonra, düzenli bir mantik ve bilgi disiplini kesinlikle gerektiren matematik alaninda, yeni türettigi terimlerle böylesine özlü bir yapiti yazmakla, dil ve matematikteki üstün yetenegini kanitlamistir. Atatürk’ün yasaminda çok belirgin bir örnegini izledigimiz gibi, aslinda dil ile matematiksel kültür arasinda siki baginti vardir. Atatürk’ün dehasinda, dil ve matematik gibi aklin degisik disiplinleri birbirini karsilikli olarak hep olumlu yönde etkilemis ve gelistirmistir. Atatürk, “Fen terimleri o suretle yapilmali ki anlamlari ancak istenilen seyi ifade edebilsin”demis ve bunu, Osmanlica çok sayida terimin yerine öz Türkçe karsiliklarini türetirken üstün bir basariyla gerçeklestirmistir.
Atatürk’ü, “Geometri” adli yapitini yazmaya zorlayan nedenleri, O’nun dil çalismalarini yakindan izlemek olanagini bulabilen taninmis dil uzmani A. Dilaçar söyle açikliyor:
"... Atatürk hep matematikle ugrasirdi. Eski geometri terimleri çok agdali idi. Gen bile, uzun uzun bu terimleri okudugum halde, simdikiler Imisisinda güçlügünü daha iyi anliyorum. Pedagojide bir gerçek var: Fikir yolunun açik olmasi, bir ip ucunun bulunmasi lazimdir. Yoksa bir külçe gibi çöker. Müselles kelimesini ele alalim. Arapça okullarimizdan kaldirilmistir. Sülüs'ten müstak (türetilmis) bir kelime oldugunu ögrenin nasil bilsin? Arapça sogurucu bir dildir. Örnegin "müstesrik" "sark" kelimesinden gelmis bir kelimedir. Önüne, ortasina, arkasina birtakim heceler eklenmis. Bunun aslini bulmak bir Arapça gramer meselesidir, Okullarimizdan Arapça, Farsça kaldirilmis oldugundan, ögren id "müselles"i küde kelime olarak karsisinda görecektir. "Uç" aklina gelmeyecektir. Ama müselles yerine "üçgen" dersek, hir üç var. "Gen". Atatürk'e göre "genislikten" alinmistir. Bir ipucu var. "Dörtgen" dörtten gelmistir. Bir ipucu vardir. "Esit", denk anlaminda olan "es"ten gelmistir. Ama müsavi Arapça bir kelimedir. Bu sebeple Atatürk'ün prensipleri burada da dogru idi. On im için bu en agdali olan bu bilim dalini ele aldi ve kitabi örnek olarak birakti”
Atatürk'ün matematik terimlerini türetme ve bunlari ögretime yerlestirme çalismalari konusunda Prof. Dr. Vecibe Latipoglu, su bilgilen veriyor:
"... Atatürk, matematigi iyi bildigi ve sevdigi için, terim devrimine matematikten baslamistir, denilebilir. Çünkü Türk Dili (Belleten)'in Subat 1937 tarihli yayinindan bir ay sonra, Atatürk, ceyb (sinüs) ve tece^b (kosmus)'m Türkçe karsiliklarinin bulunmasi için 29 Mart 1937 tarihli Ulus Gazetesine ilan verdirerek bir yarisma açtirmistir... Sonunda hazirlanan bütün terimler, Türk Dili (Belleten) dergisinin Ekim 1937 tarihli sayisinda yer almistir. Terimler, Türkçe-Osmanlica, Osmanlica-Türkçe, Fransizca-Türkçe olmak üzere siralanmis ve ön sirayi matematik terimleri almistir..
Atatürk terim çalismalarinin ülkedeki etkisini ögrenmek için, 1937 yili sonbaharinda, Sivas'a giderek, vaktiyle Sivas Kongresini topladigi lise binasinda, dokuzuncu sinifin geometri dersine girmistir'"1'. Bu derste eski terimlerle ögrenimin zorlugunu birkez daha saptayan Atatürk, "Bu anlasilmaz terimlerle, ögrencilere bilgi verilemez" diyerek kitabi atmis ve sonra tahta basina geçip "dili" yerine "kenar", "müselles" yerine "üçgen", "müselles mütesaviyül adla" yerine "eskenar üçgen", "zaviye" yerine "açi" terimlerini kullanarak ünlü Pisagor teoremini ögrencilere anlatmistir"'. Atatürk, bu inceleme gezisinde yaninda bulunan Kültür Bakani Saffet Arikan'a tüm okul kitaplarinin yeni terimlerle, hemen yarilmasi emrini vermis ve Türkçelestirilmis terimlerle iki ayda hazirlanan kitaplar bütün okullara Kültür Bakanliginca gönderilmistir' .

Atatürk'ün türettigi matematik terimleri ve yaptigi geometri tanimlarinin hemen hemen tümü bugüne degin degismeksizin kullanila gelmistir. O'nun türettiklerinden sadece birkaç terim sonradan küçük ölçüde degistirilmistir. Örnegin Fransizca "hypothese'in karsiligi olan Osmanlicidaki" faraziye'nin yerine Atatürk, Türkçe "varsayi" terimini türetmis ve sonradan bu terim varsayim" biçimini almistir. Ayni sekilde O'nun "tümey açi", "bütey açi" terimlerinin yerini "tümler açi", "bütünler açi" terimleri almistir. Çok az sayida ve sinirli olan bu terim degisikliklerini, Atatürk'ün dildeki temel ilkesinin dogrulugunun birer kaniti saymak gerekir.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
15 Mart 2010       Mesaj #53
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Atatürk, ölümünden yaklasik birbuçuk yil öncesine degin matematikle ne ölçüde ugrastigini bilmiyoruz. Bu konuda, Türk Dil Kurum Basuzmani A.Dilaçar’in yazisiçok ilginç bilgiler vermektedir: “Atatürk ölümünden birbuçuk yil kadar önce, üçüncü Türk Dil Kurultayindan hemen sonra 1936-1937 yili kis aylarinda kendi eliyle Geometri adli bir kitap yazmistir”.
Atatürk, bunu, birtakim Fransizca geometri kitaplarini okuduktan sonra hazirlamis ve yapit ilk kez 1937 yilinda “Geometri ögretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kilavuz olarak Kültür Bakanliginca yayinlanmistir” Bu 44 sayfalik yapittaki boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yariçap, kesek kesit, yay, çember, teget, açi, açiortay, içters açi, disters açi, taban, egik, kirik, çekül, yatay, düsey, yöndes, konum, üçgen, dörtgen, besgen, kösegen, eskenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, arti, eksi, çarp, bölü, esit, toplam, oran, oranti, türev, alan, varsayi, gerekçe gibi terimler Atatürk tarafindan türetilmistir
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
15 Mart 2010       Mesaj #54
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
ya abi bana atakürtün geometri şekillerini verinMsn Happy
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
15 Mart 2010       Mesaj #55
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Atatürk’ün geometri kitabı

Bilimsel terimlerin Türkçeleştirilmesinde karşımıza çıkan ilk adım yine, Atatürk’ün 1936-37 kış aylarında kendisinin yazdığı ve geometri öğretiminde yol gösterici olarak tasarlanan 44 sayfalık bir geometri kitabı. Kitap, 1937’de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yazar adı konmadan yayınlanmış, 1971 yılında da ikinci bir baskısı Türk Dil Kurumu tarafından çıkarılmış. Kitapta yer alan, günümüzde de kullanılmakta olan pek çok terim, Atatürk tarafından türetilmiş. Atatürk’ün türettiği sözcükler ile daha önce kullanılan Osmanlıca sözcükler karşılaştırıldığında yapılan işin önemi ortaya çıkıyor. Tablodan da görülebileceği gibi bugün kullandığımız matematik terimlerinin hemen hemen tamamı Atatürk tarafından türetilmiş, başka bir ifadeyle bu sözcüklerin büyük çoğunluğu tutmuş. Atatürk’ün önerdiklerinden sadece “varsayı, pürüzma, dikey üçgen, dikey açı, tümey açı, imsiy, ökül, yüre” terimleri yerine, bugün sırasıyla “varsayım, prizma, dik üçgen, dik açı, tümler açı, benzerlik, tüm/bütün, küre” terimleri kullanılıyor.

Osmanlıcası Atatürk’ün önerdiği

Bu’ud - boyut

mekan - uzay

satıh - yüzey

kutur - çap

nısf-ı kutur - yarıçap

kavis - yay

muhit-i daire - çember mümâs - teğet

zâviye - açı

re’sen mütekabil zâviyeler - ters açılar

zâviyetan’ı mütabâdiletân-ı dâhiletan - iç ters açılar

kaaide - taban

ufkî - yatay

şâkulî - düşey

amûd - dikey

zâviyetân-ı mütevâfıkatân - yöndeş açılar

va’zîyet - konum

mustatîl - dikdörtgen

muhammes - beşgen

müselles-i mütesâviyü’l-adlâ’ - eşkenar üçgen

müselles-i mütesâviyü’ssâkeyn -

ikizkenar üçgen şibh-i

münharif - yamuk

mecmû - toplam

nisbet - oran

tenasüb - orantı

mesâha-i sathiyye - alan

müştak - türev

müsavi - eşit

mahrut - koni

faraziye - varsayı

hat - çizgi

mukavves - eğri

seviye - düzey

dılı - kenar

muvazi - paralel-koşut

menşur - pürüzma

hattı mail - eğik

veter - kiriş

re’s - köşe

zaviyei hadde - dar açı

hattı munassıf - açıortay

muhit - çevre

kaim zaviyeli müselles - dikey üçgen

tamamlıyan zaviye - tümey açı

murabba - kare

mümaselet - imsiy

umumi totale - ökül

küre - yüre
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
22 Mart 2010       Mesaj #56
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Atatürk, ölümünden yaklasik birbuçuk yil öncesine degin matematikle ne ölçüde ugrastigini bilmiyoruz. Bu konuda, Türk Dil Kurum Basuzmani A.Dilaçar’in yazisiçok ilginç bilgiler vermektedir: “Atatürk ölümünden birbuçuk yil kadar önce, üçüncü Türk Dil Kurultayindan hemen sonra 1936-1937 yili kis aylarinda kendi eliyle Geometri adli bir kitap yazmistir”.
Atatürk, bunu, birtakim Fransizca geometri kitaplarini okuduktan sonra hazirlamis ve yapit ilk kez 1937 yilinda “Geometri ögretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kilavuz olarak Kültür Bakanliginca yayinlanmistir” Bu 44 sayfalik yapittaki boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yariçap, kesek kesit, yay, çember, teget, açi, açiortay, içters açi, disters açi, taban, egik, kirik, çekül, yatay, düsey, yöndes, konum, üçgen, dörtgen, besgen, kösegen, eskenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, arti, eksi, çarp, bölü, esit, toplam, oran, oranti, türev, alan, varsayi, gerekçe gibi terimler Atatürk tarafindan türetilmistir
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
11 Aralık 2010       Mesaj #57
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
imsel şekilllerrrr
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
12 Aralık 2010       Mesaj #58
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
ataürkün yazmış olduğu geometri kitabının matematiğe katkıları

biraz çabuk olura çok memnun olacağım şimdiden teşekkürler....
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
13 Aralık 2010       Mesaj #59
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
imsel şekiller ???acil
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
15 Aralık 2010       Mesaj #60
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
işinize yarar mı bilmem ama işte karma bir özet

Geometri Kitabı
Atatürk Türk milletine her alanda yenilik ve çağdaşlığın yolunu açarken, bilimsel anlamda da oldukça faydalı bir çalışmaya imza atmıştır. Atatürk’ün 1936-1937 yıllarında yazdığı 44 sayfalık geometri kitabı sayesinde bugün geometri terimleri en kolay ve anlaşılır şekilde yazılıp okunmaktadır. Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı’nda kendi el yazısı ile yazmış olduğu geometri kitabında matematiksel bir çok terim geliştirilerek, anlaşılması oldukça güç olan Osmanlıca terimlerin ezberlenme ve öğrenme güçlüğüne son verilmiştir. Birçok terimi anlaşılır hale getiren Atatürk’ün geometriye katkıları oldukça büyük olmuştur.

Atatürk’ün yazdığı geometri kitabı, 1937 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yazar adı belirtilmeden yayımlanmıştır. Aynı yıl Atatürk, Türk Dil Kurumu’nun daha önce kullanılmakta olan ve çeşitli bilim dallarına ait terimleri Türkçe terimler ile yeniden düzenleyerek Türk dilini yabancı dillerin etkisinden kurtarma çalışmalarına başladığını ilan eder. Böylelikle okullarda eğitim Türkçe terimlerle basılmış olan kitaplarla başlar ve Türk kültür hayatında önemli bir adım atılmış olur.

İkinci baskısı 1971 yılında Türk Dil Kurumu tarafından çıkarılmış olan kitaptaki bir çok terim bizzat Atatürk tarafından türetilmiştir. Atatürk’ün geometriye verdiği önem ve geometri alanında yaptığı çalışmalar bilim adına yapılmış önemli çalışmalardır. Atatürk’ün kendisinin türettiği matematik terimleri ve yaptığı geometri tanımlarının büyük bir bölümü bugüne değin değişmeksizin kullanıla gelmiştir. Sadece birkaç terim sonradan küçük ölçüde değiştirilmiştir.

Agop Dilaçar kitabın 1971 baskısına yazdığı önsözde, kitabın yazılış hikâyesini anlatır. 1936 yılının sonbaharında Atatürk, Özel Kalem Müdürü Süreyya Anderiman ve Agop Dilaçar'ı Beyoğlu'ndaki Haşet kitabevine gönderir ve Fransızca geometri kitapları aldırır. Kitaplar gelince uzmanlarla beraber gözden geçirmiş ve geometri kitabının ilk çalışmalarına başlamıştır. Kış ayları boyunca Dolmabahçe Sarayı'nda bu kitap üzerine çalışan Atatürk'ün hazırladığı kitap Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1937'de yayımlanmıştır. Atatürk kitabında Arapça ve Farsça kökenli bazı geometri terimlerine, üçgen, dörtgen, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, yüzey, uzay, boyut, çember, çap, açı... gibi günümüzde hala kullanmayı sürdürdüğümüz Türkçe karşılıklar bulunmuştur. 1936 yılının kışında Atatürk kitap üzerinde çalışır ve 44 sayfalık içinde geometri terimlerinin Türkçeleştiği kitap ortaya çıkar. Atatürk’ün, 10 Ocak-9 Mart 1937 tarihleri arasında yazdığı bu eseri, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 1937 yılında Devlet Basımevi’nde bastırılır. Kitabın yazarının Atatürk olduğu kitapta belirtilmez sadece kapağında geometri öğretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olarak Kültür Bakanlığı’nca neşredilmiştir şeklinde bir not düşülür. Yapittaki tanimlarin tümünü Atatürk yazmistir. Her tanim, ilgi kavrami tüm ögeleriyle eksiksiz ve açik biçimde anlatmakta, özel ve temelli nitelikleri içermektedir. Gerekli ve yeterli örnekler de verilmistir. Taninmis bilim tarihçisi Ord. Prof. Dr. Aydin Sayili, tam bir yetkiyle, bu Geometri kitabini, “küçük fakat anitsal bir yapit” diye nitelendirmistir.
Atatürk tarafından matematik ve geometri alanında değiştirilen Osmanlıca kelimelerin Türkçe karşılıkları

Osmanlıcası – Atatürk’ün önerdiği

Bu’ud - boyut
amûd - dikey
dılı - kenar
faraziye - varsayı
hat - çizgi
hattı munassıf - açıortay
hattı mail - eğik
kutur - çap
kavis - yay
kaaide - taban
kaim zaviyeli müselles - dikey üçgen
mekan - uzay
muhit-i daire - çember
mümâs - teğet
mustatîl - dikdörtgen
muhammes - beşgen
mecmû - toplam
mesâha-i sathiyye - alan
mahrut - koni
müselles-i mütesâviyü’l-adlâ’ - eşkenar üçgen
müselles-i mütesâviyü’ssâkeyn - ikizkenar üçgen
murabba - kare
mümaselet - imsiy
müştak - türev
müsavi - eşit
muvazi - paralel-koşut
menşur - pürüzma
mukavves - eğri
muhit - çevre
nisbet - oran
nısf-ı kutur - yarıçap
re’s - köşe
re’sen mütekabil zâviyeler - ters açılar
satıh - yüzey
seviye - düzey
şâkulî - düşey
şibh-i münharif - yamuk
tenasüb - orantı
tamamlıyan zaviye - tümey açı
umumi totale - ökül küre - yüre
ufkî - yatay
va’zîyet - konum
veter - kiriş
zâviye - açı
zâviyetan’ı mütabâdiletân-ı dâhiletan - iç ters açılar
zâviyetân-ı mütevâfıkatân - yöndeş açılar
zaviyei hadde - dar açı
Atatürk’ün önermiş olduğu kelimelerden sadece “varsayı, pürüzma, dikey üçgen, dikey açı, tümey açı, imsiy, ökül, yüre” terimleri yerine, “varsayım, prizma, dik üçgen, dik açı, tümler açı, benzerlik, tüm-bütün, küre” terimleri kullanılmaktadır.

Bu sayede bir müsellesin mesaha-i sathiyesi, kaidesinin irtifaına hâsıl-ı zarbinin nıfsına müsavidir yerine üçgenin alanı taban uzunluğu ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir diyoruz.
Atatürk terim çalismalarinin ülkedeki etkisini ögrenmek için, 1937 yili sonbaharinda, Sivas'a gitti. Burada bir okulda (Sivas Lisesi) talebeyi imtihan ederken Hendese (Geometri) terimlerinin halâ eskisi gibi devam ettiğini görmüş. Resimler üzerinde gama, delta gibi harfler konulmuş. Bundan canı sıkılmış. Derhal, Atatürk’ün yanında bulunan Celal Bayar, Millî Eğitim Bakanı Saffet Arıkan’a yazdığı bir telgrafla bu kitapların okullardan kaldırılmasını bildirmiş. Meğer evvelce verilen bir karara göre kitapların eski tarzda basılmakla beraber yeni terimlerin de liste şeklinde kitaba eklenmesi gerekiyormuş. Devlet Basımevi bu eki yetiştiremediği için okullara gönderilememiş. Başbakan Celal Bayar, Millî Eğitim Bakanına bu Hendese kitabının kaldırılmasını bildirince, Saffet Arıkan’ın cevabı şu olmuş: “İlk irşadınıza bendeniz mazhar oldum. Bunun üzerine Saffet Arıkan 1937-1938 Öğretim Yılında ilkokulların dördüncü ve beşinci sınıflarında okutulacak Hendese (Geometri) ve Hesap (Matematik) kitapları hakkında 15 Ekim 1937 tarihinde şu yazılı emri verdi:
“Atatürk tarafından yazılan eser asıl olmak üzere, buna uyan herhangi kitaptan (Hesap+Hendese) okutulması.”


inşallah işinize yaramıştır

Benzer Konular

2 Mayıs 2015 / Misafir Soru-Cevap
20 Şubat 2010 / Misafir Soru-Cevap
29 Mart 2012 / sultangül Arşive Kaldırılan Konular