Arama

Hikaye özetleri var mı?

Güncelleme: 12 Nisan 2012 Gösterim: 5.163 Cevap: 5
ZiyNET - avatarı
ZiyNET
Ziyaretçi
5 Mart 2009       Mesaj #1
ZiyNET - avatarı
Ziyaretçi
Hikaye özetleri bulabilir misiniz?
Sponsorlu Bağlantılar
Keten Prenses - avatarı
Keten Prenses
Kayıtlı Üye
5 Mart 2009       Mesaj #2
Keten Prenses - avatarı
Kayıtlı Üye
telif hakları kapsamına giren bir hikayeyse bulamayız. telif yasasına göre yazıldıktan sonra üzerinden 50 yıl geçmiş hikayeler telif yasası kapsamındans çıkıp halka malolmuş kabul edildiği için siz bir hikaye adı önermeli, bizde verip veremeyeceğimizi belirtmeliyiz
Sponsorlu Bağlantılar
Quo vadis?
SEDEPH - avatarı
SEDEPH
Ziyaretçi
5 Mart 2009       Mesaj #3
SEDEPH - avatarı
Ziyaretçi
Telif hakkı olan içerikleri paylaşamıyoruz..
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
2 Şubat 2012       Mesaj #4
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Alıntı

hikaya ozetleri ile ilgili daha fazla bilgi istiyorum


Çiftçi ile Geçimsiz Oğulları






Akıllı bir çiftçi varmış. Ama bu çiftçinin oğullarıyla başı dertteymiş. Çünkü oğulları birbirleriyle hiç geçinemez, durmadan çekişirlermiş.

Çiftçi oğullarına ne dediyse kâr etmemiş. Çocuklar o kötü huylarını bir türlü değiştirmemişler. Atışıp çekişmeye devam etmişler.

Adamcağız sözle başa çıkamayacağını anlayıp, “Bâri şunlara bir örnek göstereyim.” demiş. Oğullarını yanına çağırmış. Onlardan birkaç demet de çubuk istemiş.
Oğullarını karşısına almış. Çubukların hepsini bir demet yapıp bağlamış. Sonra oğullarına verip;

“-Kırın bakayım şunları!” demiş.
Çocuklar uğraşmışlar, didinmişler ama çubukları bir türlü kıramamışlar. Bunun üzerine çiftçi, demeti onlardan alıp çözmüş. Çocukların hepsine birer çubuk verip;

“-Şimdi kırın bakalım.” demiş.
Çocukların hepsi de ellerindeki çubukları kolayca kırmışlar.

Baba;

“-Görüyorsunuz ya evlâtlarım,” demiş, “birlik olursanız düşmanlarınız size bir şey yapamaz. Ama birbirinizle geçinemez, çekişmeye devam ederseniz, düşmanlarınıza tek başınıza karşı koyamazsınız; yenilip gidersiniz.”
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
12 Nisan 2012       Mesaj #5
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Lütfen doğru düzgün kitap özetleri yazarmısınız...
su meleği - avatarı
su meleği
Ziyaretçi
12 Nisan 2012       Mesaj #6
su meleği - avatarı
Ziyaretçi
Bencil Nergis’in Hikayesi




Nergis, Kardelen’e verdiği sözü tutamamanın sancısını için için yaşıyordu. Nergis, kimseye bir şey belli etmemek için etrafı kahkahalarla çınlatıyor, sahte gülücükler atıyordu. Kendini beğenmişliği galip gelmişti. Arkadaşını kandırdığını, sözünü tutmadığını unutmaya çalışıyordu…

Nergis, baharın gelmesi ile birlikte süslenip, güzelleşip ortaya çıkmış ve en güzel kokuları yaymış. Bütün orman, dağ, taş burcu burcu Nergis’in kokusuyla dolmuş. Etraftaki bütün arılar, uçuç böcekleri, kelebekler, bu kokunun sahibi Nergis’e hayranlıklarını sunmuşlar. Diğer çiçekler de O’na övgü dolu sözler söylemiş. Nergis bu övgülerden öyle mutlu olmuş öyle mutlu olmuş ki, kendini çiçeklerin kraliçesi olarak ilan etmiş. Ne olduysa da ondan sonra olmaya başlamış.

Alımlı ve hoş kokulu olan Nergis çiçeği kendini o kadar çok beğenmeye başlamış ki artık kimseyi beğenmez olmuş. Kendisiyle konuşmaya gelen arkadaşı Uğur böceğine öyle bir bağırmış ki, zavallı uğur böceği korkudan küçük dilini yutacakmış neredeyse. Nergis’in bu kadar hırçın ver kaba olmasını anlayamamış. O’na, arkadaşların bir birlerine yüksek sesle, ya da bağırarak konuşmaması gerektiğini söylemeye çalışınca da Nergis çılgına dönmüş. Uçuç böceğini yanından kovmuş. Nergisin buram buram kokusu arıları, karıncaları da etkilemiş. Onlar da Nergisin yanına yaklaşmak istemişler ama Nergis onları da öyle haşlamış ki neye uğradıklarını şaşırmışlar. Kırlardaki çiçekler ve böcekler Nergis’teki bu değişikliğin anlamını çözmeye çalışmışlar. Sonunda O’nun bencil, kendini beğenmiş olduğuna karar vermişler. O’nun yanına uğramama, konuşmama kararı almışlar.&nbs p; Nergis, onların gidişinden hiç de mutsuz olmamış. “zaten çirkin ve pis kokuyorlardı, bana yakışmıyorlardı” diye söylenip durmuş.



Rüzgar, bütün konuşulanları duymuş. Olanları izlemiş. Nergis’e bir ders vermek gerektiğini düşünmüş. Rüzgarın uğultusu ve esintisi karşısında hiçbir çiçek, bitki, ağaç ayakta kalamazmış. Rüzgar öyle esmiş öyle esmiş ki, Nergis’in yaprakları tir tir titremiş. Tek tek kopmaya başlamış. İncecik sapı üzerindeki çıplak boyunu neredeyse kırılacakmış. Nergis çok korkmuş. Zarif boynunu bükülü kalmış. Kendi kendine “ şu fırtına bir dinsin, artık kimseye bağırmayacağım, kimseyi incitmeyeceğim, kimseyi kandırmayacağım, verdiğim her sözü tutacağım” diye söz vermiş.

Rüzgar, O’na bu kadar korkunun yeterli olduğuna karar vermiş. Sert esmeyi kesmiş. Yumuşak nefesini bütün çiçeklere bütün böceklere yeniden göstermiş. Ortalık süt liman olunca Nergis yaptığı bencillikten çok utanç duymuş. Bütün canlılardan özür dilemiş, onlarla barışmış. Bir tek eski arkadaşı Kardelene ulaşamamış. Onu kandırmanın ve bir dost kaybetmenin acısını yüreğinde hep taşımış. Bütün canlılar; arılar, uç uç böcekleri, kelebekler, kuşlar yeniden doğaya yayılmışlar. Açan çiçekleri koklamışlar. Arılar onların üzerinden topladıkları özlerle bal yapmışlar, onların polenlerini alıp başka çiçeklerle birleştirip döllenmelerini sağlamışlar. Kuşlar ağaçların üzerinde yuva yapıp güzel sesleriyle doğaya neşe vermişler. Yer yüzünde her şey yeniden düzene girmiş. ”İşte masal bu kadar cocuklar. Haydi bakalım artık biraz dinlenin.” dedi Ayşe Nine.

Canan, “ Babaanne, bu Nergis çiçeği neden kendini bu kadar beğenmiş. Kendini beğenmek, kötü bir şey mi?” diye sorunca

Ayşe Nine “ yavrucuğum, bu çiçeğin çok eski bir hikayesi daha var. O efsaneye Göre” Narkissos adında çok yakışıklı bir delikanlı yaşarmış bu topraklarda. Ekho diye bir kız Narkissos’u görür görmez aşık olmuş. Ekho, çirkin olduğu için ona görünmek istemezmiş. Çalıların arkasından konuşurlarmış. Fakat Narkissos bir gün kızla buluşmak istemiş. Kız, buluşmak için ortaya çıkınca da Ekho’nun çirkinliğini gören Narkissos korkup, kaçmış. Ekho bu duruma çok üzülmüş, ah etmiş. Narkissos dere tepe gezmiş ve yorulmuş. Dinlenmek için de gölün yanındaki çayıra uzanmış. Narkissos uyanıp, durgun gölde yüzünü yıkamak isteyince suda kendi aksini görmüş, ve kendine aşık olmuş. Kendi yüzüne bakmaktan vazgeçemez olmuş. Kendine hayran hayran bakarken birden suya düşüp ve boğulmuş. Narkissos’un öldüğü yerde sarı göbekli beyaz yapraklı çiçekler açmış. İşt e o çiçeklere Nergis denmiş. O zamandan bu zamana.”

Canan, Seda, Emine, Kemal ve Çınar Nergis çiçeğinin neden bencil olduğunun mitolojik öyküsünü de öğrenince, “biz kimseyi kırmayacağız. Kendimizi boş bir beğenmişlik içinde avutmayacağız.” diye karar almışlar.

Fikret Doğan

Benzer Konular

5 Ocak 2014 / c dcd Soru-Cevap
21 Ekim 2009 / Misafir Cevaplanmış
14 Nisan 2011 / Ziyaretçi Soru-Cevap
2 Şubat 2009 / Ziyaretçi Cevaplanmış
14 Nisan 2011 / 0yqmr0 Soru-Cevap