Arama

Zil çalgısının özellikleri nelerdir? - Sayfa 3

En İyi Cevap Var Güncelleme: 6 Mayıs 2012 Gösterim: 36.647 Cevap: 29
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
16 Şubat 2010       Mesaj #21
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Alıntı

zil aletinin ozellikleri

ve benzediği müzik aleti
Sponsorlu Bağlantılar
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
16 Şubat 2010       Mesaj #22
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
bir tür çalgı türü
Sponsorlu Bağlantılar
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
21 Şubat 2010       Mesaj #23
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
yaha özellikleri
_KleopatrA_ - avatarı
_KleopatrA_
Ziyaretçi
21 Şubat 2010       Mesaj #24
_KleopatrA_ - avatarı
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

ve benzediği müzik aleti

Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

yaha özellikleri

Zil, vurmalı bir çalgıdır. Çok eskiçağlardan beri kullanıldığı bilinen bu çalgı önceleri tunçtan yapılıyordu. Daire biçiminde olan ve tencere kapağını andıran bu müzik aleti daha sonra pirinçten yapılmaya başlandı. Zil ya ikisi birbirine vurularak ya da tek bir zile baget denen sopayla vurularak ses çıkartır. Birbirine vurularak çalınan zillerin ortaları deliktir. Buradan geçirilen deri bir şerit, zilleri elde tutmaya yarar. Vurma sırasında titreşimin kaybolmasını ve buna bağlı olarak sesin boğulmasını önlemek için ziller birbirine vurulurken hafifçe kaydırılır. Buna göre vuruş biçimi ayarlanarak sesin sürekli ya da süreksiz olması sağlanabilir. Bando ve klasik müzik orkestralarında kullanılan ziller genellikle bu türdendir. Klasik orkestrada tokmakla çalınan tekli ziller de kullanılır. Dans ya da caz orkestralarındaki ziller ise çoğunlukla davul ile birlikte kullanılan ritim araçlarıdır. Davul ile birlikte kullanılan ziller genel olarak iki çeşittir. Bunlardan biri tek bir zildir ve dikey bir çubuğun üzerine oturtulmuştur; bagetle vurularak ses elde edilir. Öteki ise tam üst üste gelecek biçimde duran ve ayakla yönetilen bir pedal aracılığıyla çalınan bir çift zilden oluşur. Kontrzil (kontrazi) denen bu zilin sesi ötekine göre daha boğuktur. Bateriye bağlı olarak birçok zil kullanılabilir.
Zil orkestraya 18. yüzyılda girdi. Zilin batıda bu tür kullanımında Osmanlı askeri bandosu olan Mehterhane'nin etkisi vardır.
Zil, Mehterhane'nin en önemli çalgıların-dandı. "Halile" adıyla da anılan zilin çeşitli büyüklükte olanları vardı. Halile, Mevlevi müziğinde kudümden sonra en önemli ritim çalgısıdır. İstanbullu Zilciyan ailesinin ürettiği ziller, özel ve formülü gizli tutulan alaşımı sayesinde çok iyi tınladığından dünyaca tanınmıştır.
Küçük boyutlu ziller ise iki parmağa takılarak çalınır. İki elde birden bulunan bu ziller çalgılara eşlik etmek için kullanıldığı gibi halk oyunları oynanırken de oyuncular tarafından kullanılır. Ülkemizde ve özellikle de Arap ülkelerinde çok kullanılan bir müzik aletidir.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
21 Şubat 2010       Mesaj #25
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
zilin özelikleri ne?ödevim var yarına
_KleopatrA_ - avatarı
_KleopatrA_
Ziyaretçi
21 Şubat 2010       Mesaj #26
_KleopatrA_ - avatarı
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

zilin özelikleri ne?ödevim var yarına

Zil, vurmalı bir çalgıdır. Çok eskiçağlardan beri kullanıldığı bilinen bu çalgı önceleri tunçtan yapılıyordu. Daire biçiminde olan ve tencere kapağını andıran bu müzik aleti daha sonra pirinçten yapılmaya başlandı. Zil ya ikisi birbirine vurularak ya da tek bir zile baget denen sopayla vurularak ses çıkartır. Birbirine vurularak çalınan zillerin ortaları deliktir. Buradan geçirilen deri bir şerit, zilleri elde tutmaya yarar. Vurma sırasında titreşimin kaybolmasını ve buna bağlı olarak sesin boğulmasını önlemek için ziller birbirine vurulurken hafifçe kaydırılır. Buna göre vuruş biçimi ayarlanarak sesin sürekli ya da süreksiz olması sağlanabilir. Bando ve klasik müzik orkestralarında kullanılan ziller genellikle bu türdendir. Klasik orkestrada tokmakla çalınan tekli ziller de kullanılır. Dans ya da caz orkestralarındaki ziller ise çoğunlukla davul ile birlikte kullanılan ritim araçlarıdır. Davul ile birlikte kullanılan ziller genel olarak iki çeşittir. Bunlardan biri tek bir zildir ve dikey bir çubuğun üzerine oturtulmuştur; bagetle vurularak ses elde edilir. Öteki ise tam üst üste gelecek biçimde duran ve ayakla yönetilen bir pedal aracılığıyla çalınan bir çift zilden oluşur. Kontrzil (kontrazi) denen bu zilin sesi ötekine göre daha boğuktur. Bateriye bağlı olarak birçok zil kullanılabilir.
Zil orkestraya 18. yüzyılda girdi. Zilin batıda bu tür kullanımında Osmanlı askeri bandosu olan Mehterhane'nin etkisi vardır.
Zil, Mehterhane'nin en önemli çalgıların-dandı. "Halile" adıyla da anılan zilin çeşitli büyüklükte olanları vardı. Halile, Mevlevi müziğinde kudümden sonra en önemli ritim çalgısıdır. İstanbullu Zilciyan ailesinin ürettiği ziller, özel ve formülü gizli tutulan alaşımı sayesinde çok iyi tınladığından dünyaca tanınmıştır.
Küçük boyutlu ziller ise iki parmağa takılarak çalınır. İki elde birden bulunan bu ziller çalgılara eşlik etmek için kullanıldığı gibi halk oyunları oynanırken de oyuncular tarafından kullanılır. Ülkemizde ve özellikle de Arap ülkelerinde çok kullanılan bir müzik aletidir.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
7 Mart 2011       Mesaj #27
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
offff yaaaa bu ne yha bölee ayrı ayrı özelliklerini ne olduğunu kim icad ettiğini felan yazsanız olmuyo mu Msn Sad Msn Sad
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
9 Mayıs 2011       Mesaj #28
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
ya biri zilin hangi müziklerde kullanıldığını ve hangi ünlülerin çaldığını söyleyebilir mi
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
17 Şubat 2012       Mesaj #29
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
ZİL


Birbirine vurularak çalınan iki parçadan oluşmuştur. Notaları, Davul partisi ile birlikte yazılır. İstenilen etkiye göre çalabilecek çalıcı gereklidir. Dünyanın en ünlü ve en iyi zilleri; Türk zilleridir. Sesinin rengiyle ve tartım göreviyle ayrı özellik taşır. Üç yüz yıldan beri, Türk Zillerinin ününü; İstanbul' daki Zilciyan ailesi yürütmektedir.

Zil en eski Asya Türkçesinde, çeng, çang gibi adlar taşırdI. Zile, sanç ve zenç de denilirdi.

Zil çalanlara zilci , zençci ve zilzen gibi adlar verilmiştir. Ziller, bakır ve kalay karışımında yapılır.




Zillerin kenarları tam birer daire şeklindedir. Sağ elde ve sol elde birer tane bulundurarak ikisinin birbirlerine vurulması suretiyle özel bir tını elde edilir. Zil çalgısı ilk olarak çeng adıyla, Kaşgarlı Mahmut'un 11 nci yüzyılda yazmış olduğu Divan-ı Lugat-it Türk' de geçer. çeng ve çang olarak Osmanlı metinlerinde, 16 ncı yüzyıldan sonra sık sık rastlanır. Böylece Türk Müziği'nde 1000 yıla yakın olan geçmişi ortaya çıkmış oluyor.




Türk Ordusunun Avrupa'ya akınıarı sırasında mehterhaneden örnek almış olan Avrupalılar, 1740'da kendi çalgı takımlarında kullanarak zile yer vermişlerdi. Besteci GLUCK tarafından yazılan Mekke hacıları operasında zile, davulla birlikte yer verilmişti (1764). Daha önce Alman din bilgini F.A. LAMPE 1703 te yayınladığı 450 sayfalık bir kitapta çalgının eski zamanlardaki kullanılışını anlatmış, bu konuda sonradan derlediği bilgileri 1715'te ikinci bir kitapta yayınlamıştır. Yüzyıl kadar sonra BERLİOZ küçük çaplı zilleri Romeo ve Jüliet adlı eserinde kullanmıştır. Diğer bir adıyla Çampara denilen ve Avrupa adıyla da (Cymbales Turgues) adını taşıyan bu zillerin en iyisi bugün de Türkiye de yapılmakta ve dış ülkelere istanbul'dan ihraç edilmektedir.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
6 Mayıs 2012       Mesaj #30
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
zil batı müzüği enstürmanı diilmi yaa Msn Sad

Benzer Konular

25 Mayıs 2014 / Ziyaretçi Soru-Cevap
3 Ocak 2010 / ThinkerBeLL Sanat
5 Şubat 2016 / ThinkerBeLL X-Sözlük
7 Haziran 2009 / ThinkerBeLL Rüya Tabirleri
10 Haziran 2015 / Safi Edebiyat tr