Arama

Kaç çeşit antibiyotik ve mikroorganizma vardır?

Güncelleme: 22 Mart 2011 Gösterim: 5.751 Cevap: 4
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
20 Mayıs 2010       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
kaç çeşit antibiyotik vardır?
kaç çeşit mikroorganizma vardır?
Sponsorlu Bağlantılar
fadedliver - avatarı
fadedliver
Ziyaretçi
20 Mayıs 2010       Mesaj #2
fadedliver - avatarı
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

kaç çeşit antibiyotik vardır?
kaç çeşit mikroorganizma vardır?

ANTİBİYOTİKLER
Sponsorlu Bağlantılar

Antibiyotik Ne Demektir: Antibiyotik, bakterilerin metabolizmasını bozarak ya hastalık yapma etkilerini yok eden ya da onları öldüren kimyasal maddelerdir. Etki tarzlarına ve etkiledikleri bakterilere göre çok sayıda antibiyotik vardır. Bakterinin hücre duvarını bozmak, protein sentezini bozmak veya bakterinin ihtiyaç duyduğu maddeleri yok etmek antibiyotiklerin etki etme şekilleri arasındadır. Antibiyotiklerle ilgili bazı terimlerin bilinmesi gereklidir:

Spektrum: Bir antibiyotiğin etkilediği bakteri yelpazesidir. Çok sayıda türdeki bakterileri etkileyen antibiyotiklere geniş spektrumlu, sınırlı sayıda bakteriyi etkileyen antibiyotiklere de dar spektrumlu antibiyotikler denir.

Kombinasyon: İki veya daha fazla sayıda antibiyotiğin bir arada kullanılmasıdır. Uygun kombinasyonlar yapıldığında hem spektrum genişler hem de bazen ikisinin ayrı ayrı yaptığı etkilerin toplamından daha fazla etki sağlanır.

Direnç: Bakterilerin bir antibiyotiğe karşı duyarlılıklarının azalması veya ortadan kalkmasıdır.Bu duruma sık ve kontrolsüz antibiyotik kullanılması ve bakterilerin kendi yapılarını değiştirmesi neden olabilir.

Antibiyotik kullanımına bağlı vitamin eksikliği çok sık görülen bir durum değildir. Bu nedenle her antibiyotik kullanımı sırasında vitamin kullanılması gerekli değildir. Fakat antibiyotik kullanımı uzun sürerse dışarıdan vitamin takviyesi gerekli olabilir.

Kaç Çeşit Antibiyotik Vardır: Antibiyotikler etki tarzlarına ve spektrumlarına göre çok sayıda gruba ve alt gruba ayrılırlar. Burada KBB hastalıklarında en sık kullanılan antibiyotikler anlatılacaktır.

Penisilinler

En sık kullanılan antibiyotikler arasındadır. Bakterinin hücre duvarı sentezini bozarak öldürücü etki eder. Çok sayıda alt grubu vardır. Ağızdan (oral olarak) ya da parenteral (kas içine veya damar içine) kullanılan formları vardır. KBB infeksiyonlarını (otit, sinüzit, farenjit, tonsillit vs.) yapan bakterilerin çoğu üzerine etkilidir. Amoksisilin, ampisilin, prokain penisilin, penisilin G, en sık kullanılan penisilin türleri arasındadır. Penisiline karşı dirençli olan bakterilerdeki direnci ortadan kaldırmak için bazı kimyasal maddelerle kombine edilmiş formları son yıllarda daha çok kullanılmaktadır.

Penisilinlerin bazı yan etkileride vardır. En korkulan yan etkisi alerjidir. Bir penisilin türüne alerjisi olan kişide diğer penisilinlere karşı da alerji vardır. Penisilin kullanan hastalarda %1-10 arasında alerji görülür ancak çok büyük çoğunluğu hafif alerjilerdir. Ciddi sorunlar doğurabilecek alerji yaklaşık 1/10000 oranında görülür. Ciddi alerji ilacın verilişinden 2-30 dk sonra ortaya çıkarken hafif alerjilerin çoğu 72 saat sonra başlamaktadır. Hafif alerjiler daha çok cilt döküntüsü şeklinde ortaya çıkmaktadır. Alerji tesbiti, penisilin uygulamasından önce yapılan cilt testiyle ortaya çıkarılabilir. Ancak bu testin güveniliriliği tam değildir. Özellikle parenteral uygulanan penisilinlerin hastane ortamında yapılması faydalıdır. Alerji dışında bazı kan değerlerinde bozulma ve merkezi sinir sistemi üzerinde yan etki potansiyelleri vardır.

Sefalosporinler

KBB'de sık kullanılırlar. Etki tarzları penisilinlerle aynıdır. Spektrumlarına ve kimyasal yapılarına göre genel olarak 3 kuşak sefalosporin vardır. Belli başlı sefalosporinler olarak cefaclor, sefuroksim, sefaleksin, seftriakson, sefoperazon sayılabilir. KBB infeksiyonlarında her 3 kuşağında kullanım alanı mevcuttur. Hem oral yolla hem de parenteral (kas veya damar içi) kullanılabilirler. Otit, sinüzit, farenjit, tonsillit'te ve ameliyat öncesi profilakside kullanılabilirler.

Sefalosporinlerin yan etkileri penisilinlere benzer. Penisilin alerjisi olan kişilerde sefalosporin alerjiside olabilir.

Makrolid Antibiyotikler

Genellikle dar spektrumlu antibiyotikler olmasına rağmen KBB infeksiyonlarında başarıyla kullanılabilmektedirler. Bakterilerin protein sentezini önleyerek bakteriyi öldürmeden, hastalık yapmasını durdurur. En çok biline makrolid antibiyotikler azitromisin, klaritromisin, klindamisin, eritromisin ve linkomisin olarak sayılabilir. Azitromisini diğerlerinden ayıran en önemli özellik 3 gün kullanılıp yaklaşık 10 gün etki etmesidir.

Makrolid antibiyotiklerin en sık yan etkileri mide-barsak sistemi üzerinedir. Karın ağrısı, bulantı, kusma, diare sık görülen yan etkilerdir.

Kinolonlar

Bakteri hücresinde DNA sentezini önleyerek öldürücü etki ederler. Ofloksasin ve siprofloksasin en sık kullanılan kinolonlardır. Daha çok üriner sistem infeksiyonlarında kullanılan bu antibiyotiklerin KBB'deki en önemli kullanım yeri dış kulak iltihaplarıdır. Ağızdan veya kulak damlası şeklinde kullanılabilirler.

Yan etkileri çok fazla olmayan kinolonlarında yine en fazla görülen yan etkileri mide barsak sistemi üzerinedir.
fadedliver - avatarı
fadedliver
Ziyaretçi
20 Mayıs 2010       Mesaj #3
fadedliver - avatarı
Ziyaretçi
Mikroorganizmaların İsimlendirilmeleri, Mikroorganizma İsimleri

Mikroorganizmalar, Cari von Linne (1753) tarafından kullanılan binominal (çift isim lendirme) sisteme göre adlandırılmaktadır. Buna göre, mikroorganizmaların adı iki ke limeden oluşmaktadır. İlki Cins ismini, ikincisi tür ismini göstermektedir. Genellikle latince kökenli isimler verilerek tüm dünyada birörneklilik sağlanmaya çalışılmakta dır. Canlılar alemi içerisinde hayvanlar alemi içerisinde incelenen mikroorganizmala rın sistematiğine baktığımızda; soldan sağa Alem Filum, Sınıf, Takım, Familya, Kabile, Cins ve Türleri bulunmaktadır.

Mikroorganizmaların Cins ve Tür İsimlerine Bazı örnekler

Streptococcus mutans, Str. salivarius, Str. sanguis, Str. milleri, Str. viridan, Str. pneumoniae, Str. agalactiae, Str. faecium, Str fecalis
Peptostreptococcus anaerobius, P.asacccarolyticıs, P. indolicus, P. magnus,
Staphyolococcus aureus, Staph. epidermitis, Staph. haemolyticus, Staph. hyicus, Staph. caseolyticus, Staph. saprophyticus
Micrococcus luteus, M. roseus, M.kristinae, M. agilis,
Escherichia coli,
Enterobacter aerogenes
Serratia marcescens
Yersinia enterocolitica, Y. pestis, Y intermedia,
Citrobacter freundii, C. diversus
Proteus vulgaris, Pr. mirabilis
Salmonella typhi, S. typhimurium, S. enteritidis, S. abortus ovis, S. gallinarum, S.newport
Lactobacillus acidophilus,
Actinomyces israeli, Act. actinomycetomicans, Arcanobacter pyogenes,
Brucella melitensis, Br. abortus bang, Br. suis, Br. canis,
Neisseria gonorrhoeae, N. meningitidis,
Moraxella lacunata, M.nonliqefaciens,
Branhamella cataralis
Acinetobacter calcoaceticus,
Kingella kingii, K. denitrificans, K.indologenes
Pasteurella multocida,
Haemophilus influenza, H. parahaemolyticus, H. ducreyi, H. aegypticus
Corynebacterium diphteriae,
Erysipelothrix rhusiopathiae (insidosa)
Listeria monocytogenes, L. bulgarica, L.grayi, L. murrayi
Francisella tularensis,
Mannheima haemolytica
Vibrio cholera, V. Parahaemolyticus, V. alginolyticus
Campylobacter jejuni, C, coli,
Helicobacter pylori
Mycobacterium tuberculosis, M. bovis, M. avium-complex, M. leprae,
Bacillus anthracis, B. cereus, B. subtilis, B. megatarium,
Clostridium perfiringens, Cl. septicum, Cl. botulinum, Cl. tetani,
Fusobacterim nucleatum,
Bacteroides melaninogenicus, B. fragilis, B. ovatus, B. uniformis, B. distasonis
Propionibacterium acnes
Veillonella parvula,
Chlamydia trachomatis, Ch. Psittaci
Myocoplasma gallisepticum, Ureaplasma urealyticum
Borrelia recurrentis,
Treponema pallidum, T. denticola, T.vincenti
Leptospira interrogans, L. canicola, L. icterohaemorragiae, L.grippotyphosa,
Coxiella burnetii
Rickettsia rickettsii, R. sibirica, R. australis, R.acari
Bordetella pertussis
Candida albicans, (maya)
Penicillium notatum, (mantar)
Aspergillus fumigatus, (mantar)
Plasmodium falciparum, P. vivax, (protozoon)
Toxoplasma gondii, (protozoon)

Mikroorganizmaların Mikroskopta İncelenmeleri

Mikroorganizmalar (bakteriler, maya ve mantarlar) bazı boyalarla boyandıklarında mikroskobik şekilleri daha iyi görülürler. Parazitler boyanmadan da mikrokopta ince lenebilir. Virüsler ise elektron mikroskoplarda incelenir.

İlk keşfedildiklerinde ancak 200 defa büyütme gücüne sahip olan ışık mikroskopları, mercek sistemlerinin geliştirilmeleri ile belirli bir sınıra kadar büyütme gücüne ulaştı rılmışlardır. Işık mikroskoplarının büyütme gücü 900-1000 ile sınırlıdır. Bunun sebebi kullanılan ışık kaynağı ile ilişkilidir. Güneş ışığı veya elektrik ışığının dalga boyu 0.4 mcm’dir. Mikroskoplarda ayırt edilebilecek en küçük nokta, kullanılan ışık kaynağının dalga boyunun yarısı kadardır. Bu sebeple ışık mikroskobu ile ayırt edilebilen en küçük cisim 0.2 mcm kadardır. Bundan daha küçük cisimlerin noktaları üst üste bineceğin den iyi incelenemezler. Oküleri 10 x objektifi xl00′lük bir mikroskopla 1000 kez büyü tülmüş olan 0.2 mcm’lık bir cisim 0.2 mm olarak görülecektir. Işık kaynağı olarak, dal ga boyu 0.2 mcm olan ultraviyole ışınları kullanılarak (floresan mikroskoplarla) ayırt edilebilir mesafe 0.1 mcm ye kadar düşürülmüştür. Mikroskopların ayırtetmede kesin karar verdirici en yüksek büyütme gücüne rezolüsyon denilir.

Elektromikroskopi, elektron ışınları kullanılarak 0.001 nanometreye (nm) kadar rezo lüsyon elde edilebilmektedir. Transmission elektronmikroskoplarda kesitlerden incele me yapılabilirken, scanning elektronmikroskoplarda 3 boyutlu görüntüleme yapılabil mektedir.
misafirr.... - avatarı
misafirr....
Ziyaretçi
7 Mart 2011       Mesaj #4
misafirr.... - avatarı
Ziyaretçi
antiviyotikler hangi mikroorganizmalara karşı etkilidir?
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
22 Mart 2011       Mesaj #5
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
kaç çeşit mikroorganizma vardır kısaca yazın

Benzer Konular

15 Mart 2016 / Ziyaretçi Cevaplanmış
26 Mayıs 2016 / bilgehan Tıp Bilimleri
26 Mayıs 2016 / vatandaş Cevaplanmış
22 Aralık 2010 / Misafir Cevaplanmış
27 Nisan 2016 / Misafir Tıp Bilimleri