Arama

Basketbol Nedir? Basketbolun Kuralları

Güncelleme: 16 Haziran 2016 Gösterim: 59.888 Cevap: 8
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
12 Nisan 2006       Mesaj #1
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye

BASKETBOL


Ad:  Basketbol -1.jpg
Gösterim: 3301
Boyut:  18.7 KB
Basketbol, özel bir topla oyna­nan, adam adama mücadeleye dayalı spor oyunu. Tenis ve voleybol oyunla­rında olduğu gibi, arada bir engel ol­maksızın, sporcuların hem topla hem karşısındakilerle çekişerek amacına ulaşmasını özel kurallara bağlar. Ana­vatanı ABD, ilk uygulayıcısı bu ülke­de uzun yıllar beden eğitim öğretmen­liği yapan Kanada kökenli Dr. James Naismith’tir. Naismith, Springfield Eyaleti’ndeki YMCA (Genç Hıristi­yanlar Birliği) Örgütü’nde öğretmenlik yaparken, yıllarca üzerinde çalıştığı bu spor oyununa son biçimini vererek, ilk kez 20 Ocak 1892’de öğrencilerine oy­nattı. Atletlere ve beyzbolculara yarar­lı bir kış antrenmanı olması düşüncesiyle ortaya koyduğu bu oyuna “Bas- ket-Ball” (Sepet-topu) adını veren de yine Dr. Naismith oldu. Kısa zamanda büyük ilgi uyandıran oyun, başlı başı­na bir spor olarak geniş kitlelere yayıl­dı. Dr. Naismith’in oyunu düzenlerken, Güney Amerika’daki Mayalıların kut­sal oyunları olan Tlahiotenle’nin te­mellerinden yararlandığı öne sürülür.
Sponsorlu Bağlantılar

Mayalardan günümüze kalan izlerden, Tlahiotenle’nin basketbola benzediği, ancak çemberlerin yere koşut değil, di­key durumda olduğu anlaşılır. Bu oyunda da yere dikey durumdaki çem­berlerden içeri topu geçirerek sayı ya­pıldığı bilinir.

Ad:  Basketbol.jpg
Gösterim: 3510
Boyut:  22.8 KB

Basketbol Tarihi


Basketbolun Avrupa’daki ilk denemesi, 1893 yılında Paris’in Trevise sokağındaki eski bir jimnastik salonunda yapılmıştır. Daha sonraları, özellikle I. Dünya Savaşı sırasında, basketbolun Avrupa’da yayılmasında Amerikalı askerlerin büyük etkisi olmuştur. Hızla gelişme gösteren basketbol böylece Avrupa’da en gözde sporlar arasında yerini almıştır. Amerika, 1897 yılında erkeklerde, ardından 1900 yılında kadınlar arasında ilk milli basketbol şampiyonalarını düzenleyerek, bu sporu ülke çapında popüler hale getirmiştir. Amerikalılar millî spor olarak benimsedikleri basketbolu, 1904 Yaz Olimpiyatları’nda kulüp takımları arasında maçlar düzenleyerek, Olimpiyat Oyunları’na katılan tüm ülkelere tanıtmışlardır. 1905 yılında dünyanın en büyük spor salonlarından Madison Square Garden, kapılarını basketbola açmıştır.

Uzakdoğu’da da 1913 yılından itibaren karşılaşmalar yapılmaya başlanmıştır. Böylece bu oyun birkaç yıl içinde Kanada, Fransa, İngiltere,Avustralya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere, tüm dünya ülkelerine hızla yayılmış, özellikle büyük kentlerdeki geniş spor alanlarında yapılan üniversiteler arası karşılaşmalar, basketbolun seyirlik spor olarak yayılmasında önemli katkılar sağlamıştır. Uluslararası Amatör Basketbol Federasyonu, uluslararası karşılaşmaları yönetmek amacıyla, 20 Haziran 1932’de İsviçre’nin Cenevre şehrinde İsviçre,Yunanistan, İtalya, Portekiz, Arjantin, Romanya ve Çekoslovakya basketbol federasyonlarının işbirliği ile oluşturulmuştur. FIBA her dört yılda bir, Olimpiyat Oyunları’nın düzenlendiği şehirde toplanarak, basketbolu daha çekici hale getirmek için gerekli kural değişikliklerini yapmaktadır.

Avrupa Basketbol Şampiyonası, 1935 yılında başlamış olup, 2 yılda bir düzenlenmektedir. Amatör bir spor dalı olarak basketbol, ilk kez 1936’da Berlin’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları’na dahil edilmiştir. 1951 yılında başlayan Erkekler Dünya Şampiyonası’nı 1953’te Kadınlar Dünya Şampiyonası izlemiş, Olimpiyat Oyunları’na basketbol dalında kadınlar ilk kez 1976’da katılmışlardır. Avrupa Ligi ise 1995-96 sezonunda başlamıştır.

Ad:  Basketbol-3.jpg
Gösterim: 3193
Boyut:  19.5 KB

Kurallar


Basketbol beşer kişilik iki takımla oynanır. Her takımın en çok yedi yedek oyuncusu bulunabilir. Oyuncu, oyunun durduğu herhangi bir anda değiştirilebilir ve oyuncu değiştirmede bir sınırlama yoktur. Genelde takımdaki beş oyuncunun ayrı ayrı görevleri vardır. Her oyuncu atış yapabilir ve karşı takımın hücumu sırasında da savunma yapması zorunludur. Oyuncular alanda, bir orta, iki ileri ve iki savunma oyuncusu olarak yerini alır. En uzun boylu oyuncu, genellikle orta oyuncusu olarak seçilir. Karşılaşma, oyunun ve her devrenin başlangıcında hakemin, topu orta yuvarlakta havaya atmasıyla başlar. Topun, iki takımdan birer oyuncu arasında, iki oyuncunun da sıçrayabileceğinden daha yukarıya atılması gerekir. Top en yüksek noktasına ulaştıktan sonra, iki rakip oyuncu sıçrayarak topu kendi takımına kazandırmaya çalışır. Topu kapan takım paslaşarak ya da top sürerek rakip takımın potasına doğru ilerler. Topa sahip olan oyuncu, takım arkadaşıyla paslaşmadan önce bir adım atabilir. Top sürme, her adımda bir topu yerde sektirerek yapılır. Top sürerek ilerleyen oyuncu durup topu tuttuktan sonra ya pas vermek ya da sepete atış yapmak zorundadır. Yeniden top sürerek oyuna devam edemez, devam ederse "çifte sürme" diye adlandırılan bir hataya yol açmış olur. Her takımın 24 saniyelik hücum süresi vardır.

Oyuncu topu potaya herhangi bir noktadan ve açıdan atabilir. Sıçrayarak topu doğrudan doğruya sepetin içine de bırakabilir. Savunma yapan oyuncu, atış yapanı, faul yapmadan engellemeye çalışır. Topun çemberden girmesine "basket" denir. Üç sayı çizgisi adı verilen yarım dairenin dışından yapılan isabetli atışlar üç sayı kazandırır. Üç sayı çizgisi içinden yapılan atışlar ise iki sayıdır. Sayıdan sonra karşı takım pota altından oyunu başlatır. Kenar çizgisinin dışında topu alan oyuncu, 5 saniye içinde alandaki takım arkadaşlarından birine atarak topu oyuna sokmak zorundadır. Topu alan oyuncunun ise, 8 saniye içinde topu karşı yarı alana taşıması gerekir. Bunu yapamazsa top rakip takıma geçer ve rakip takım topu yandan oyuna sokar. Bir takım topu rakip yarı alana geçirdikten sonra, topu bir daha kendi alanına geri taşıyamaz. Bunu yaparsa bir kuralı çiğnemiş olur.

1.Takım sırası sorumluluk alanı
Orta çizgiden 5 metre uzaklıktan itibaren yan çizgiye 2m uzaklığında ve dip çizgiye kadar olan alanı kapsayacaktır. Antrenörler ve yedek oyuncular bu alan içerisinde bulunacaklar ve ancak şu özel şartlarda bu alanın dışına çıkabileceklerdir:
  • Sakatlanan bir oyuncuya bakmak için hakemden müsaade aldıktan sonra,
  • Bir oyuncu değişikliğini masaya bildirmek için,
  • Antrenör veya antrenör yardımcısının mola istemesi halinde,
  • Masadan zaman, sayı levhası, faul sayıları hakkında bilgi istenmesi durumunda.
  • Takım sırasında oturan herkese, bu alanı izinsiz terk ettikleri takdirde Teknik Faul verilecektir.
Ad:  Basketbol Formaları.jpg
Gösterim: 3061
Boyut:  112.7 KB
2. Formalar
Formaların önü ve arkası aynı ve tek renkte olacak. Bu husus şortlar için de aynı şekilde geçerlidir. Oyuncular forma içine tişört giyebilirler. Yalnız bu tişörtlerin forma ile aynı renkte olması gereklidir. Şortlar altına giyilecek tayt gibi esnek malzemelerin de şortla aynı olması gerekmektedir. Çizgili formalar uygun değildir. Formaların kol, yaka ve şortların yan ve alt kenarlarına konacak çizgiler ile takımların amblem ve isimleri tabii olarak bu tariflerin dışındadır.

3. Üç puanlık atış
Üç sayılık bir atış denemesi yapıldığında top çembere değinceye kadar yapılan ihlallerde atış özelliğini korumakta olup, top çembere dokunduktan sonra bu niteliğini kaybetmekte ve yapılan ihlallerde iki puan olarak değerlendirilmektedir.

4. Devre ve oyun sonu ile ilgili kurallar
Müsabakayı yöneten hakemler herhangi bir sebeple oyunu bitiren sesli işareti duymamışlar ve bu esnada bir şut atılmış veya faul olmuşsa Başhakem, derhal yardımcı hakeme başvuracak ve kısa bir konuşma yapacak, gerekiyorsa ve varsa masadaki Teknik Komisere ve diğer masa görevlilerine danışacaktır. Bütün bunlara rağmen nihai kararı Başhakem verecektir.

Ad:  Basketbol-4.jpg
Gösterim: 3120
Boyut:  23.8 KB
5. Mola
Nizami bir mola süresi 1 dakika olduğu halde saat hakemi 50. saniyede sesli işaretini verecektir. Mola alındığında oynayan oyuncular kenardaki yedeklerin oturduğu takım sırasına giderek burada oturabilirler ve antrenörlerin talimatını burada dinleyebilirler.

6. Sakatlanan oyuncular
Herhangi bir oyuncu sakatlandığında hakemler bu oyuncunun derhal oyuna dönüp dönmeyeceğine karar vermelidirler. Buradaki derhal kelimesi en fazla 15 saniyelik bir süreyi kapsamaktadır. Oyuncu oyuna devam edebilecek durumda ise oyuna tekrar ve derhal başlanır. Ancak, sakatlanan oyuncuya bir tedavi gerekiyorsa oyuncu, 1 dakika içinde veya tedavisinin izin verdiği en kısa zamanda değiştirilmelidir. Burada tedaviden kasıt yetkili bir kişinin (doktor, masör) tedaviyi gerçekleştirmesi ve tedaviye gerek olup olmadığına karar vermesidir. tedavi sırasında 1 dakikadan fazla süre geçecekse sakat oyuncu değiştirilmelidir.

Ad:  Basketbol-6.jpg
Gösterim: 3047
Boyut:  22.8 KB
7. Topun saha dışına çıkışı
Rakibi tarafından veya rakipleri tarafından yakından marke edilen bir oyuncu topu bilerek rakibine çarptırır ve top dışarı çıkarsa topun en son dokunan oyuncu tarafından dışarıya çıkarıldığı kabul edilir ve top sınır çizgileri dışından oyuna sokmak üzere aynı oyuncuya verilir. Bu durum topu oyuna sokacak takıma yeniden bir 30 saniye hakkı vermez.

8. Topu kenar çizgiden oyuna sokma
Herhangi bir sebeple top kenar çizgileri dışından oyuna sokulacaksa top hakem tarafından oyuna sokulacak oyuncuya verilecektir. Topun oyuna sokacak olan oyuncunun eline verilmesi, atılmaması gerekmektedir. Bu kural, ön ve geri sahada topun oyuna sokulması için geçerlidir. Ayrıca, bir oyuncu topu eline aldıktan sonra içeriye atmadan evvel verilen noktadan yana en fazla bir adım atabilir. Bir adımdan fazla atılması durumunda kaide ihlali çalınacaktır. Bir adımla birlikte topun oyuna sokulmasında diğer bir durum, oyuna sokacak oyuncunun bulunduğu yerde pivot hareketi yapması ve oyuna sokmasıdır. Bu hareket de kurallara uygundur.

9. Fumble
Uzun yıllardır basketbol oyun kurallarının bir parçasıdır. Fumble, bir oyuncunun topu kazaen elinden düşürmesi ve onu tekrar yere vurduktan sonra tutmasıdır. Fumbleler sürüş olmayıp top sürmenin başlangıcında veya sonunda yapılabilir. Ayrıca, sayı olarak da kısıtlanmamıştır.

10. Topa blok
Şut veya pas amacı ile ve topla birlikte sıçrayan bir oyuncu, rakibinin bir veya iki eliyle topu bloke etmesi sonucunda topla beraber yere düşerse kural ihlali yapmış olur.

11. Atış halindeki oyuncu
Sayı için, sepete doğru sürüş yapan (drive) oyunculara bu esnada yapılan faullerde atış hali şu şekilde değerlendirilmelidir: Bir oyuncunun topu sepete atmak için adım hareketini bitirdikten sonra kol hareketine başlaması sayı için atış halinde sayılması bakımından geçerlidir. Yani drive yapan bir oyuncu adımlarını tamamlayıp kol hareketine başladığı an atış haline gelmiş sayılır.

12. Geri pas
Geri pas kuralına yeni bir istisna getirilmiştir. Orta dairede yapılan bir hava atışı esnasında ön sahada sıçrayan bir oyuncu havadayken topu kazanır ve arka sahaya düşerse ihlal olmaz.

13. Serbest atışlar
Serbest atışlar esnasında oyuncuların serbest atış bölgesi etrafındaki kulvarlara dizilmesi şu şekilde olacaktır:
  • Dip çizgisine en yakın olan ilk boşluklar savunma oyuncularından ikisine, -Bundan sonrakiler hücum oyuncularından ikisine,
  • Üçüncüsü de yine savunma oyuncularından ikisine aittir.
  • Bu yerlerde bu oyunculardan başka kimse yer alamaz. Ayrıca, oyuncular kendilerine ayrılan yerleri kullanmazlarsa diğer takım oyuncuları kullanamazlar.
Serbest atış atılırken dikkat etmesi gereken hususlar
  • Atış yapan oyuncu top çembere vurmadan önce bulunduğu yeri terkedemez,
  • Serbest atış bölgesindeki kulvarlara dizilen oyuncular top atış yapan oyuncunun elini terk ettikten sonra tahditli bölge içine girebilirler,
  • Serbest atış bölgesinin dışında kalan ve dizilmeyen bütün oyuncular top çembere değdikten sonra bu bölgeye girebilirler.
  • Serbest atışı atan oyuncu atış yaparken aldatıcı bir hareket (feyk) yaparsa bu kaide ihlalidir. Böyle bir durumda top atış yapan oyuncunun rakibine ve kenardan verilir.
14. Hataların düzeltilmesi
Yeni kurallara göre bazı hatalar hakemler tarafından düzeltilebilir. Bunlar:
  • Geçerli bir serbest atış veya atışların muteber sayılmaması,
  • Geçersiz serbest atış veya atışların muteber sayılması,
  • Yanlış bir oyuncuya serbest atış veya atışların yaptırılması,
  • Yanlış sepete serbest atış yaptırılması,
  • Yanlışlıkla bir sayı verilmesi veya iptal edilmesidir.
Bu gibi durumlarda top oyundayken öldükten sonra tekrar canlanıncaya kadar geçecek süre içinde hataların düzeltilmesi gerekmektedir.

Ad:  Basketbol-7.jpg
Gösterim: 3091
Boyut:  22.9 KB
15. Kasdi fauller
Kasdi faullerin, bu yeni değişikliklerle, daha iyi tanımlanmasına çalışılmıştır. Kasdi faul, toplu veya topsuz bir oyuncuya, hakemin takdirine göre, bilerek ve isteyerek yapılmış şahsi bir fauldür. Yapılan hatanın şiddetle ilgisi yoktur.

16. Elle dokunma
Yeni oyun kural değişikliklerinin en önemlilerinden biri, savunma oyuncularının uyguladığı elle kontrolün kaldırılmasıdır. Elle kontrol bir savunma oyuncusunun el veya ellerini kullanarak rakibinin ilerlemesini engellemesi veya başka bir savunma oyuncusuna yardımcı olmadır. Bu temas savunma oyuncularına haksız bir avantaj sağladığından yasaklanmıştır.

17. Kavga
Basketbol oyununda oyunun gereksiz yere sertleşmesini önlemek ve aşırı derecede yapılan faullerin önüne geçmek için bazı yeni kararlar alınmıştır. Bir oyuncunun kavga etmesi diskalifiye edici bir hatadır. Keza yedek oyuncu olarak takım sırasında oturan ve kavga için sahaya giren bir oyuncu derhal sahadan uzaklaştırılmalı ve bu durumda antrenöre teknik faul verilmelidir.

18. Faullerin uygulanması
Faullerin uygulanmasında büyük çapta değişiklikler yapılmış ve oyun fazı, seçme hakkı, müteaddit hata, aynı anda yapılan fauller gibi uygulamalar yürürlükten kaldırılmıştır. Eğer sahadan bir sayı yapılmışsa top oyuna dipten sokulacaktır. Birbirini götürmeyen bütün hataların cezaları meydana geldikleri sıraya göre uygulanacaktır. Cezaların aynı ağırlıkta olması durumunda hava atışı yapılacaktır. 1-1 hata ile iki atışlı hata aynı ağırlıktadır.

Basketbol maçları kaç hakem tarafından yönetilir:

  • Orta ve yan hakem.
  • Oyun başlarken orta alanda hava atışı­nı yapan orta hakemin belirli denetim görevleri vardır.
  • Oyun sırasında her iki hakemde aynı yetkilerle donatılmıştır.
  • Hakemlerin oyunculara vereceği ceza farklı olursa, bunlardan daha ağır olanı uygulanır.
  • Hakemlere yardımcı olmak amacı ile bir sayı ve iki kronometre hakeminden oluşan bir kurul da alan kenarından görev alır.
  • Sayı hakemi, sayıları, faulleri molaları saptar; kronometre hakemlerinden biri, oyun süresini ve verilen araları denetlerken, ötekisi 30 sn. göstergesini çalıştırır.
Ad:  Basketbol-8.jpg
Gösterim: 3098
Boyut:  44.5 KB

Alan


Basketbol çoğunlukla kapalı salonda oynanır. Dikdörtgen biçimindeki basketbol alanının tabanı sert tahtadan yapılır. Alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte, FIBAstandartlarına göre 28 m x 15 m’dir. Oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır. Bu çizginin tam ortasında, orta yuvarlak denen bir daire çizilidir. Basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur. Pota, kenar çizgisinden 1,2 metre içeridedir ve 1,8 m x 1,2 m boyutlarındadır ve çoğunlukla panyalarda cam beyazı plastik kullanılır.Pota üzerinde, yerden 3,05 metre yükseklikte bir sepet bulunur. Sepet, 45 cm çapında demir bir çember ile buna asılı, alt kısmı açık, beyaz bir fileden oluşur. Basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur. Basketbol topunun çevresi yaklaşık 75-78 cm, yarıçapı yaklaşık 12,3 cm, ağırlığı 650-700 gramdır.

Türk basketbolunun tarihsel gelişimi ve önemli anları ise şu şekildedir:


  • 1904 Basketbol, ilk kez Robert College spor salonunda oynandı.
  • 1921 Kayıtlara geçen ilk resmi basketbol maçı İstanbul Cağaloğlu'nda oynandı.
  • 1927 İstanbul Basketbol Ligi kuruldu.
  • 1936 Türk Milli Takımı, ilk milli maçında Yunanistan'ı 49-12 yendi. Türkiye, Berlin Olimpiyat Oyunları'na katıldı ve oynadığı maçlarda Şili'ye 30-16, Mısır'a 33-23 yenilerek ilk turda elendi.
  • 1948 Naili Moran, Londra Olimpiyat Oyunları'nda final maçı yönetti.
  • 1949 Kahire'de yapılan Avrupa Şampiyonası'nı Türkiye dördüncülükle tamamladı.
  • 1951 17 ülkenin katılımıyla Paris'te yapılan 7.Avrupa Şampiyonası'nda Türkiye altıncı sırayı aldı. Türk hakem İzzettin Somer, Avrupa Şampiyonası'nın finalini yöneterek, bu alanda bir ilke imza attı.
  • 1952 Türk Milli Takımı, Helsinki Olimpiyat Oyunları'nda İsviçre ve Belçika'yı yendi, Mısır ve İtalya'ya mağlup oldu.
  • 1955 Turgut Atakol, 9. Avrupa Şampiyonası'nda final maçını yöneterek bu alanda tarihe geçen ikinci Türk hakemi ünvanını aldı.
  • 1956 Melbourne'da yapılan 5. Dünya Kongresi'nde Turgut Atakol FIBA Teknik Komitesi'ne seçildi ve bu görevi 20 yıl aralıksız sürdürdü.
  • 1959 Türkiye, tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonası'na evsahipliği yaptı. İstanbul İnönü Stadı'nda oynanan 11. Avrupa Şampiyonası'nda Sovyetler Birliği şampiyonluğa ulaşırken, ay-yıldızlı takım 12. sırada kaldı. Final maçı yöneten İlhan Uyguç, Avrupa Şampiyonaları'nda final yöneten üçüncü Türk hakem oldu. Bayanlarda ilk kez Türkiye Şampiyonası yapıldı.
  • 1961 Galatasaray, Avrupa Şampiyon Klüpler Kupası'nın ilk turunda Yunan Olympiakos'u 72-71 ve 65-55 yenerek, Avrupa Kupaları'nda tur atlayan ilk temsilcimiz oldu.
  • 1964 İlk kez Bayan Milli Takımı kuruldu.
  • 1966 Deplasmanlı Ligi başladı. İlk şampiyonluk sevincini İzmir ekibi Altınordu yaşadı.
  • 1967 İlk kez düzenlenen Türkiye Kupasını kazanan takım Fenerbahce olmustur.
  • 1967 Tunus'ta yapılan 5. Akdeniz Oyunları'nda Türk Milli Takımı, Yugoslavya ve İtalya'nın ardından üçüncü sırayı aldı.
  • 1969 Hüsamettin Topuzoğlu, Napoli'de düzenlenen 16. Avrupa Şampiyonası'nda Sovyetler Birliği ile Yugoslavya arasında oynanan final maçını yönetti.
  • 1971 İzmir'de yapılan 6. Akdeniz Oyunları'nda Türkiye, finalde Yugoslavya'ya yenilerek ikinci oldu.
  • 1973 Barcelona'daki 18. Avrupa Şampiyonası'nı sekizinci sırada tamamlayan Türkiye, 1951'den sonra en iyi derecesini yaptı.
  • 1977 Fransa'da düzenlenen Avrupa Yıldızlar Şampiyonası'nda Türk Milli Takımı Şampiyonluğa ulaştı.
  • 1981 Avrupa Şampiyonası Elemeleri (Challenge Round) İzmir ve İstanbul'da oynandı. Türk Milli Takımı, Almanya, Yunanistan ve İngiltere ile birlikte finallere katılma hakkını kazandı. İlk kez bir Türk basketbolcu (Efe Aydan) Avrupa Karması'na davet edildi. Sofya'da yapılan Balkan Şampiyonası'nda Türkiye, tarihinde ilk kez şampiyonluğu kazandı.
  • 1987 Suriye'nin Lazkiye kentinde düzenlenen Akdeniz Oyunları'nda Milli Takım altın madalyanın sahibi oldu.
  • 1990 Efes Pilsen, Avrupa Koraç Kupası'nda çeyrek finale yükselen ilk Türk takımı oldu.
  • 1992 İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Final Four'una evsahipliği yaptı. Şampiyonluğu Yugoslav ekibi Partizan kazandı.
  • 1993 Efes Pilsen, Avrupa Kulüpler Kupası'nda finale kadar yükselerek Türk basketbolunun başarı çıtasını yükseltti. Torino'da oynan final maçında Yunan Aris, Efes Pilsen'i 50-48 yendi. Türk Milli Takımı, 12 yıl aradan sonra katılma hakkını kazandığı Avrupa Şampiyonası'nda İtalya ile birlikte dokuzuncu sırayı paylaştı. Türkiye, Avrupa Yıldızlar Şampiyonası'na evsahipliği yaptı. (Trabzon, Giresun ve Samsun)
  • 1995 Avrupa Kulüpler Kupası finali, İstanbul Abdi İpekçi spor Salonu'nda oynandı ve kupayı İtalyan Benetton kazandı. Ünlü basketbolcu Magic Johnson'un da yer aldığı "Magic All Stars" takımı İstanbul'a geldi.
  • 1996 Efes Pilsen, Koraç Kupası'nı kazanarak Avrupa'da kupa sevinci yaşayan ilk Türk takımı ünvanını aldı. Türkiye, 3. Avrupa Ümitler Şampiyonası'na evsahipliği yaptı. İlk Eurostars organizasyonu, İstanbul'da yapıldı.
  • 1997 Türk Milli Takımı, Barcelona'da yapılan 30. Avrupa Şampiyonası'nda sekizinci sırayı alarak 24 yıl sonra en iyi derecesine ulaştı. Bayan Milli Takımı, Bari'de yapılan Akdeniz Oyunları'nda gümüş madalya kazandı. Ümit Milli Takım, Avustralya'da düzenlenen Dünya Ümitler Şampiyonası'nı altıncılıkla noktaladı. Tofaş, Koraç Kupası'nda finale yükselerek, Efes Pilsen'den sonra Avrupa'da final oynayan ikinci Türk takımı oldu.
  • 1998 Türkiye, Eskişehir, Kütahya ve Bursa illerinde düzenlenen Avrupa Genç Bayanlar Şampiyonası'yla ilk kez bayanlarda bir Avrupa Şampiyonası'na evsahipliği yapmış oldu. İtalya'nın Trapani kentinde yapılan 4. Avrupa Ümitler Şampiyonası'nda Türkiye üçüncü sırayı aldı ve bronz madalya kazandı.
  • 1999 Fenerbahceli İbrahim Kutluay Euro League sayı kralı olmustur
  • 1999 Galatasaray Bayan Takımı, Final Four'a yükselerek, Türk basketbolundaki gelişmenin yalnizca erkek takımlarıyla sınırlı olmadığını kanıtladı. Türkiye, Slovenya'da yapılan Avrupa Yıldızlar Şampiyonası'nı üçüncülükle noktaladı. Türk Milli Takımı, 31. Avrupa Şampiyonası'nda bir önceki turnuvada olduğu gibi sekizinci sırayı aldı.Mirsad Türkcan NBA tarihinde oynayan ilk Türk basketbolcu oldu.
  • 2000 Efes Pilsen Euro League'de de Final Four'a yükselerek Türk basketbolunda yıllardır özlenen bir başarıya imza attı.
  • 2002 Türk Milli Takımı, 12 Dev Adam, bir ilki gerçekleştirerek ülkemizde yapılan Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda (EuroBasket 2001) Yugoslavya’ya karşı final oynadı.
  • 2005 Avrupa Basketbol Şampiyonası Eleme Maçında mücadele eden 12 Dev Adam, dördüncü maçında Almanya'ya 66-57 yenilerek elendi
  • 2005 Fenerbahce Avrupa Kupalarında hem bayanlarda hem erkeklerde Final Four oynayarak büyük bir basarıya imza attı
  • 2006 Türkiye Fiba'nın belirlediği ekstra kontenjan haklarından birini kazanarak Japonya'da düzenlenecek olan Dünya Basketbol Şampiyonasına katılamaya hak kazandı.
  • 2006 Türkiye Japonyada düzenlenen Dünya Basketbol Şampiyonasında 6. oldu.
MsXLabs.org
-derlemedir.

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen _Yağmur_; 16 Haziran 2016 22:02
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
13 Nisan 2006       Mesaj #2
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Basketbol Tarihi ve Gelişmesi


MsXLabs.org
Sponsorlu Bağlantılar
Ad:  Basketbol.jpg
Gösterim: 4353
Boyut:  26.4 KB
Basketbolun anavatanı Amerikalı, babası ise aslen Kanadalı olup hayatının 40 yılını Amerika'da spor öğretmenliği yapmakla geçiren Dr. James Naismith'dir. Amerika'nın Sprinfield eyaletindeki, YMCA Dershanesi'nde beden eğitim öğretmenliği yaparken, uzun yıllardan beri hayalinde yaşattığı bir sportif oyuna son şeklini veren Dr. James Naismith bunu ilk kez okulun spor salonunda öğrencilerine oynatmış ve uygulamasını gördükten sonra gerekli düzeltmeleri yapmıştı.

Spor salonuna karşılıklı duvarlarına asılan tahtadan yapılma kağıt sepetlerine topu sokmak esasına dayanan bu oyunu, atlet ve beyzbolculara iyi bir kış antrenmanı olarak tasarlayan Naismith'in eski bazı kavimlerin Amerika kıtasında oynadıkları bir oyundan faydalandığı da ileri sürülür. Kristof Kolomb'un Amerika'yı bulmadan önce Güney Amerika'da yaşayan Mayas adlı Kızılderili kavminin en belli başlı bir spor eğlencesi olan Tlahiotenie'nin basketbola çok benzeyen bir spor olduğu bilinir.

Ancak bu tarihi uygarlıktan günümüze kadar ulaşabilen kalıntılardan, Tlahiotenle alanlarının bu günkü basketbol sahalarının en az beş misli büyüklükte olduğu görülmektedir. Bu alanın iki ucunda yükselen mermer duvarlar üzerinde ve yerden ortalama 4 metre yükseklikteki yine mermerden yapılma yarım metre çapındaki çemberlerde bu oyunla basketbol arasındaki benzerliği gözler önüne sermektedir. Ancak bu halkalar yere paralel olmayıp dikey durumda bulunmaktadır. Top üstten değil yanlardan geçirilir. Toplarda tahtadan yad, mermerden yapılmıştır. Dr. James NAISMITH' in "basketbol"u ortaya çıkarırken Maysalılar'ın bu oyunundan yaralanmış olabileceği de akla yakın bir ihtimaldir.

Oyunun Kuralları


İlk gün (12 Ocak 1882) spor salonunun kapısına asılan ve 1937 yılına kadar değişmeyen oyunun 13 kuralı şöyledir:
  1. Top herhangi bir yöne bir elle yada iki elle atılır.
  2. Top yere bir yada iki elle (yumrukla değil) vurulabilir.
  3. Oyuncu topla koşamaz, Topu yakaladığı noktadan atmak zorundadır. Koşarken topu yakalarsa buna izin verilir.
13 Maddelik kurala göre bu oyun, yedi kişilik iki takım arasında oynanıyordu. Buna karşılık en az beş ve en fazla dokuzar kişilik takımlara da izin veriliyordu. Oyun sırasında yapılan sayılar 3 puan, faul atışından yapılanlarsa 2 puan sayılıyordu. Ve oyunun başlıca hedefini duvarlara asılı sepetler oluşturduğundan Dr. Naismith, ortaya koyduğu bu yeni sportif oyuna "sepet topun" anlamına gelen Basketbol adını vermişti.

Basketbolun Yayılışı


1892 yılında Amerika'nın Springfield eyaletindeki YMCA spor salonunda doğan Basketbol sporu, kısa bir zamanda YMCA kurumu arasındaki sıkı işbirliğinin sonucu olarak bütün Amerika'ya yayılmış ve aradan iki yıl geçmeden Amerika'daki bütün YMCA okullarının en belli başlı sporu halini almıştır. Oyunun taşıdığı heyecan ve cazibe sayesinde basketbol kısa bir zaman içerisinde okullara, üniversitelere, hatta Amerika'daki semt jimnastik salonlarına kadar yayılmıştır. Böylelikle, henüz 202nci yüzyılın başında basketbol, Amerika'nın milli ve en popüler sporu olup çıkıvermişti. Gençlerde bu spora karşı büyük bir istek olmuştu. Bu istek kulüpleri de basketbol şubeleri açıp takımları kurmaya zorlamış, böylelikle bütün Amerika'ya yayılmıştı. Basketbol henüz bir yaşını doldurmadan Avrupa kıtasına da sıçramış ve 1893 yılında Paris'teki bir jimnastik salonunda deneme niteliğinde bir oyun oynanmıştı. Ne var ki Avrupa kıtasında bu ilk basketbol oyunu bir denemeden öteye gidememiş ve çok kısa bir süre içinde unutuluvermişti.1897 yılında Amerika, basketbolda ilk milli şampiyonayı düzenlemekle bu dalda önemli bir adım atmış ve bu hareket, ülkede basketbol sporunun daha fazla ve daha çabuk yayılmasında önemli bir rol oynamıştı. Amerikalılar milli bir spor dalı olarak benimsedikleri Basketbola 1904 yılında ülkelerinde tertipledikleri St. Louis Olimpiyat oyunlarında da gayri resmi olarak yer vermişler ve kulüp takımları arasında düzenledikleri maçlarla bu sporu, Olimpiyat oyunlarına katılan bütün dünya ülkelerine tanıtmışlardı.

Bu olimpiyat oyunlarının üzerinden iki yıl geçtikten sonra, dünyanın en büyük ve en ünlü spor salonlarından biri olan ve 25 bin kişiyi rahatça alabilen New York'taki Madison Square Garden, kapılarını basketbol sporuna açmıştı. Bu da basketbolun artık Amerikanın en popüler spor dallarından biri olduğunun göstergesiydi.
1913 yılında Uzakdoğu'dan bu spora karşı büyük bir ilgi gösterisi olmuş ve ilk kez düzenlene uluslar arası bir basketbol turnuvasında Filipin birinciliği, Çin'da ikinciliği almıştı. Avrupa' ya tam anlamıyla basketbol sporun sokan ve yayanlar Amerikalı askerler olmuştu. Birinci dünya savaşı nedeniyle Avrupa'ya gelen Amerikalı askerlerin boş vakitlerinde kendi aralarında oynadıkları basketbol maçları, olağanüstü bir ilgi görmüş e bu spor pek kısa bir zamnda sevilip yayılıvermişti.Bunun sonucu olarak 1919 yılında Paris'te, İngiltere, Fransa, İtalya ve Almanya'daki Amerikalı askerlerin katılmasıyla ilk kez uluslar arası askeri bir turnuva düzenlenmişti. Amerikalı askerlerin birinciliği, İtalya'nın ikinciliği kazandığı bu turnuvayı, üç yıl sonra yine Fransa'daki, Joinville şehrinde, kadınların arasında düzenlenen ilk uluslar arası basketbol turnuvası izlemişti. Böylece Amerikalı kadınların ilk basketbolu oynayışında tam 22 yıl sonra Avrupa'da da kadınlar arsında ilk ululararası turnuva oynanmış oluyordu. Günden güne yayılmakta olana basketbol, kısa bir zaman içinde Avrupa'da en popüler spor dallarında bir haline gelmiş ve buradan da Afrika ve Avustralya'ya gitmiştir. İlk FIBA başkanlığına İsviçreli olan Leon Bouffard getirilmiştir. İlk Avrupa şampiyonası 1935 yılında Cenevre'de düzenlenerek birinciliği Letonya, ikinciliği İspanya, üçüncülüğü Çekoslovakya almıştır.

Kaynak:
bilden.com.tr

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen _Yağmur_; 7 Haziran 2016 23:24 Sebep: ek yüklendi
Mystic@L - avatarı
[email protected]
Ziyaretçi
30 Nisan 2006       Mesaj #3
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Asist: Takım arkadaşına basket yapması için verilen pas

Backcourt (Savunma sahası): Bir takımın savunma yaptığı yarı saha

Basket: Topun içinden geçerek sayı kazanılması

Blok: Savunma oyuncusu tarafından, hücum oyuncusunun sayı yapmasını veya geçmesini engelleme hareketi

Cut: Sayı yapmak amacıyla yapılan çabuk hareket

Dribbling (Top sürme): Topu sektirerek istenilen yöne doğru sürme

Drive: Hücum oyuncusunun sayı yapmak amacıyla yaptığı hareket

End Line (Dip çizgi): Sahanın enlemesine, pota altından geçen çizgi

Fast Break: Bir takımın rakip takımı savunmasız yakalayarak hızla sayı yapmak amacıyla hücum etmesi

Faul Atışı (Serbest atış): Faul sonucu, serbest atış alanından kullanılan müdahalesiz atışlar

Front Court (Hücum sahası) : Bir takımın hücum yaptığı yarı saha

Hata: Faul sayılmayan kural ihlalleri

Hatalı Yürüme (Steps): Bir oyuncunun topu kontrol altına aldıktan sonra sektirmeden birden fazla adım atarak yürümesi veya sektirdikten sonra topu tutup, tekrar top sürmesi

Hava Atışı (Jump ball): Hakemin oyunu başlatmak amacıyla, topu iki rakip oyuncunun arasından yukarı doğru atması ve bu oyuncuların topu tek elleriyle çelerek takım arkadaşlarına kazandırma hareketi

High Post (Yüksek post): Serbest atış alanının hemen dışından başlayan hücum bölgesi

Hücum Faulü: Bir oyuncunun top kendi takımında iken, rakip oyuncuya faul yapması

Jump Shot: Oyuncunun sıçrayarak havada tek elle basket yapma amacıyla şut atması

Man to Man Defense (Adam adama savunma): Belirlenen her bir oyuncunun birebir takibiyle yapılan savunma çeşidi

Midcourt Line (Orta saha çizgisi): Sahayı ortadan ikiye ayıran çizgi, diğer adı da 8 saniye çizgisidir

Perdeleme (Screen): Hücum eden takımın oyuncularından birinin takım arkadaşının kolay şut atması veya rakibi geçebilmesi için, takım arkadaşı ile savunma oyuncusunu arasına girmesi

Pivot: Belirlenen bir ayağın sabitlenmesi ve sabitlenen ayak etrafında dönme işi

Pres: Savunma yapan takım oyuncularının, hücum yapan takım oyunculardan topu kapmak ve hata yapmalarını sağlamak için, üzerlerinde baskı kurmaları

Ribaunt: Potadan ya da çemberden dönen ve seken topa sahip olmak için yapılan iş

Teknik Faul: Oyuncuların kural ihlal etmeleri sonucu verilen ceza

Turnike (Lay - up): Koşarak potaya en yakın mesafeden, çarptırarak veya direk çembere tek elle atılarak yapılan şut

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Son düzenleyen _Yağmur_; 7 Haziran 2016 17:31
Mystic@L - avatarı
[email protected]
Ziyaretçi
1 Mayıs 2006       Mesaj #4
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi

Duruş


Ad:  Basketbol-9.jpg
Gösterim: 2972
Boyut:  12.8 KB
Basketbolda hangi pozisyonda oynarsanız oynayın, duruş şeklini doğru bilmek en önemli noktadır. Buna hazır olma da diyebiliriz. Basketbolün karakteristiği gereği oyun çok hızlı ve çabuk gelişmekte ve değişmektedir. Her an pas alacakmış, şut atacakmış, top sürecekmiş veya ribaunda çıkacakmış gibi hazır ve hareketli olmalısınız. Topla hızla hücuma çıkmak veya defansa dönmek için hazır olmalısınız.
İyi bir hazır bekleme pozisyonunda;

  • Ayaklar omuz genişliğinde açık ve bir adım önde, dizler hafif bükülü vaziyette,
  • Kollar vücudunuzun önünde ve göğüs seviyesinde, dirsekler aşağıda ve vücudunuza yakın, avuçlarınız dışa dönük,
  • Başınız dik ve sürekli uyanık vaziyette olmalısınız.

Pivot Hareketi


Basketbolün temelini oluşturan harekettir. Topa sahip olduktan sonra, bir ayak yerde sabit kalırken, diğer ayağın kuralara uygun olarak istenilen yönde hareket etmesine pivot hareketi denir. Pivot ayağı sabit kalmak kaydıyla, diğer ayağınızı istenilen yöne hareket ettirerek pas yapılabilir veya şut atılabilir. Pivot hareketi; topu kontrol altına almak, bir rakibi aldatmak ya da onu blok yoluyla önlemek amacıyla kullanılır. Pivot hareketini şu şekilde yapabilirsiniz:

  • Pivot ayak topuğunu kaldırıp, ayak ucunda dönebilir,
  • Serbest olan ayakla istenilen yöne ve yere hareket ettirebilirsiniz.
  • Unutulmaması gereken şey, pivot ayağınızı top elinizden çıkmadığı sürece yerden kesilmemesi. Aksi halde hatalı yürüme yapmış olursunuz.

Top Tutma


Bir oyuncunun durarak, yürüyerek, koşarak veya sıçrayarak yerde duran, yuvarlanan, potadan seken veya pas olarak gelen topu; tek veya çift elle tutarak kontrol altına almasıdır. İyi top tutma, iyi pas yapmanın, top sürmenin veya şut atmanın temelini oluşturur. Çünkü topla yapılan tüm basketbol hareketleri top tutma ile başlar. İyi bir basketbol oyuncusu topu, istenilen yerde ve şekilde tutabilmelidir. Hatalı top tutmalar, bir takımın pozisyonu kaybetmesine ve sonunda da sayı kaybetmesine neden olabilir.
İyi top tutabilmek için:

  • Ayaklar omuz genişliğinde açık, bir ayak diğerine göre biraz öndedir.
  • Dizler hafif bükülü, gövdenin üst kısmı hafifçe öne eğiktir.
  • Kollar öne uzatılmış ve dirsekler yere paraleldir.
  • Parmaklar mümkün olduğunca açık, bilek yumuşak ve esnektir.
  • Pas gelirken kollar öne doğru uzatılır. Top mümkün olan en uzak noktada parmakların teması ile emilerek tutulur. Avuç içi topa temas etmemelidir.
  • Topun yüksekliğine, sertliğine, yönüne, uzaklığına göre gelişi top tutuşu sırasında dikkat edilmesi gereken noktalardır.

Paslaşma


Pas, topun bir oyuncu tarafından çeşitli şekillerde tek veya çift el kullanılarak takım arkadaşına aktarması hareketidir. Oyuncunun ve pozisyonun durumuna göre değişen çeşitli şekillerde paslaşmalar vardır. Fakat bütün paslaşmalarda dikkat edilmesi gereken ortak noktalar şunlardır:
  • Bütün paslar parmaklarla yapılır, avuç içi kullanılmaz.
  • Parmaklar top üzerinde açık ve eşit dağılmış olmalıdır.
  • El bilekleri mümkün olduğunca esnek olmalıdır.
  • Kollar top elden çıktıktan sonra, hareketi takip etmelidir.

1. Göğüsten Pas


Basketbolde en sık kullanılan ve tercih edilen pas çeşididir. Çabuk ve kolay şekilde yapılması, takım arkadaşının kolay alabilmesi ve yüksek isabetlilik oranı olması göğüsten pasın tercih edilme nedenleridir. Göğüs pası sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Yüzünüz top atılan kişiye dönük olmalı,
  • Baş yukarda ve dizler hafif bükülü durumdadır,
  • Parmaklar açık ve topu kavramış durumdadır,
  • Top göğüs hizasında ve dirsekler hafifçe dışa dönüktür,
  • Topu elden çıkarırken kollar mümkün olduğunca gergin olmalı ve topun atılacağı kişiye doğru bir adım atılmalıdır,
  • Bilekler esnek vaziyette öne ve yukarı doğru topu takip etmelidir.

2. Yerden Pas


Bu pas türü genellikle size yakın savunma yapıldığında, topun yere vurdurularak rakip oyuncunun kolları altından takım arkadaşınıza tek veya çift elle atılmasıdır. Kısa atılan bir pas çeşididir. Atış tekniği göğüsten yapılan pas gibi olmakla beraber, avuç içi ve bileklerin yönü yere doğrudur. Dizler ve kalça biraz daha alçak pozisyondadır. Pas yaparken öne doğru bir adım atılması pas isabetliliğinin artmasını sağlar.

3. Baş Üstü Pas


Bu pas genellikle savunma oyuncularının ve kesicilerin üzerinden, ribauntu kapan oyuncunun fast break hücumuna yönelik sahanın uzağındaki bir oyuncuya top atmak için tek veya iki elle kullanılan pas türüdür. Uzun boylu oyuncuları beslemek için ideal bir pas türüdür. Bu pas atışı sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Çift el kullanılacaksa, top baş üzerinde, parmaklar topu arkadan açık olarak kavrayacak şekilde ve baş parmaklar topun altında yer alır.
  • Pas atacak oyuncu öne doğru bir adım atarak, ağırlık aktarımını arka bacaktan ön bacağına taşır.
  • Kollar yukarıda, dirsekler baş seviyesinde hafif bükülü ve öne doğru açık olmalıdır.
  • Tek el baş üstü paslarda, hangi el kullanılıyorsa, o yönde top kulak arkası hizasına ve başa yakın bir yerden atılır.
  • Parmaklar topu iyice kavramalı ve diğer el atış yönünü göstermelidir.
  • Bir adım öne atılarak atış kuvveti ve pas isabetliliği artırılabilir.
Bu paslara ek olarak, alttan pas, yüksek yan pas, tek el pas, tek el alttan pas, tek el yandan pas, çengel pas, aşırtma pas, tek el arkadan pas, tek el arkadan yerden pas gibi kullanılan pas türleri de vardır. Fakat bunlar yukarıda açıklamaları verilen paslar kadar sık kullanılmazlar.

Şut Atma


Basketbolda şut; oyuncunun topu herhangi bir şekilde elleriyle çemberden geçirmek amacıyla potaya atma hareketidir. Çok sayıda ve çeşitli şekillerde şutlar olmasına rağmen, iki önemli faktör dikkate alındığında aşağıdaki iki nokta hemen hemen aynıdır.
Birincisi, şutun genel gücü, ayak tabanından başlayarak, ayak bilekleri, dizler, kalça, üst vücut, kollar, bilekler,el ve parmakların ortak ve uyumlu hareketleri ile olur.
İkincisi ise, şut esnasında kolların aldığı pozisyondur. Top ele alındığında, kolların açısı büyük L harfi şeklinde bir açı çizmelidir. Bilekler, ön kolla yaklaşık doksan derecelik bir açı oluştururken, üst kolla paralel bir pozisyonda durmalıdır. Topu, rahat ve normal bir şekilde açılmış parmaklarla kavramalı. Parmaklarını topun arkasından ve topun biraz alt ortasından, taşıyabilecek şekilde avuç içi teması olmaksızın kavramalıdır. Diğer destek el parmakları topu yan alttan desteklemelidir. Şut atıldığında, kollar gergin bir şekilde yukarı doğru hareketi takip etmelidir. Topun parmaklar üzerinde yuvarlanmasını sağlarsanız; bu hareket, topun geriye doğru dönerek daha yumuşak bir şekilde potaya çarpıp, çemberden girmesini kolaylaştıracaktır.

Birkaç temel şut şekilleri şunlardır:

1. Durarak Tek El Şut


Bu şut genellikle uzun mesafeli veya serbest atışlarda kullanılan bir şut tarzıdır. İyi bir durarak tek el şut atabilmek için şunlara dikkat edilmelidir.

  • Topu, iki elinizle göz hizasında ve biraz şut atacağınız yöne dönük olarak tutmalısınız.
  • Şut atmak için kullanılan elle aynı taraftaki ayak, öbür ayağınızın biraz önünde olmalıdır.
  • Dizleriniz bükülü vaziyette ve yine el bilekleri geriye bükülü olarak topu yukarıda tutmalıdır.
  • Şut atarken, bacaklar gergin vaziyette ayak uçlarına kalkarak, yine kollar, mümkün olduğunca gergin atıştan sonra topu takip etmeli ve top parmak uçlarınızla eli terk etmelidi.

2. Sıçrayarak Şut


Bloklara karşı en verimli yapılabilen ve hücumun en etkili silahı olan şut çeşididir. İyi bir sıçrayışla şut atabilmek için, dayanıklı ve koordineli ayak, kol, omuz, sırt kaslarına sahip olmak yararlı olacaktır.
Sıçrayarak şut atışlarda dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Top, destek el topun önüne veya yanına, şut atacak el topun arka altına gelecek şekilde tutulmalıdır.
  • Dizler hafif bükülü vaziyette ve top göğüsten baş üstü göz hizasına doğru kaldırılırken, aynı anda sıçranmalıdır.
  • Yukarı doğru sıçrarken, dirsekler ve el bilekleri arkaya bükülmelidir.
  • Mümkün olan en yükseğe sıçradıktan sonra, top parmak uçlarından topu terk ederken, bilekler ileri ve yere doğru yumuşak bir hareketle topu takip etmeli, dirsekler gerginliğini muhafaza etmeli ve gözler pota olmalıdır.

3. Turnike Atışı


Turnike basketbol oyununun temel şutlarındandır. Potaya yakın bir yerlerde top sürdükten veya pas aldıktan sonra yapılabilir. Başarılı bir turnike yapabilmek için şunlara dikkat edilmelidir:

  • Kural hatası yapmadan turnike atışı yapabilmek için, topu tuttuktan sonra sadece iki adım atabilirsiniz.
  • Top iki elle, iki adım yürüyüşüne geçmeden önce tutulmalıdır. Turnikede birinci adım uzun, ikinci adım kısa olmalıdır. Çünkü oyuncu ikinci adımında öne doğru yapmış olduğu hareketini, yukarıya ve potaya rahat yükselebilmesi için kısa tutması yararlı olacaktır.
  • Son aşamada sağ veya sol ayak üzerinde kuvvetli olarak sıçranmalıdır. Aynı anda atışı yapan elin dizi ritmik olarak karna doğru çekilmelidir.İki elle tutulduğunda vücudun önünde olan top, baş üzerinden yukarı doğru kaldırılır ve atış kolunun uzatılması ve el bileğinin bükülmesi ile ya direk olarak çemberin içine ya da pota levhasına vurdurularak atılmalıdır.

Top Sürme


Topun bir oyuncu tarafından kontrol altına alındıktan sonra, durarak veya hareket halinde bir elle yere doğru itilerek, rakip oyunculara dokundurmadan tekrar tekrar sektirilmesine top sürme (dribling) denir.
Basketbolda iyi top sürebilen biri olmak çok önemlidir. Fakat yinede altın kural olarak, pas verme imkanı varken; top sürme, aynı zamanda pastan da daha yavaş olduğu, için sık kullanılması önerilmez. Top sürme şu avantajları sağlar:

  • Eğer pas imkanınız yoksa, rakip oyuncuları topla hızla geçmeyi ve oyunu hücum sahasına yıkmayı,
  • İyi bir pas ortamı yaratmak için, rakip oyuncuları oyalayarak alan açılmasını,
  • Hızlı hücum (fast break) uygulamasında daha verimli ortam hazırlamayı,
  • Kendi başınıza sayı yapabilme imkanı sağlar.
İyi top sürmeyi öğrenirken, bununla birlikte, ne zaman top sürmemiz gerektiğini de iyi öğrenmeliyiz. Top sürme sırasında şu noktalara dikkat edilmelidir:
  • El ayası yuvarlak, parmaklar birbirlerinden yeterince açık, topun yönünü kontrol etmeli,
  • Topa parmak uçları temas etmeli ve bilekler esnek olmalı.
  • Kalça ve dizler hafif bükülü ve diğer el rakibin yaklaşmasını engellemek için yukarıda yanda olmalı.
  • Temel olarak iki türlü top sürme şekli vardır:

1. Alçak Kontrollü Top Sürme


Alçak kontrollü top sürme, genellikle yakınınızda rakipten çok oyuncu olan ve yakın savunma yapan rakip oyuncularına karşı yapılır. Top, genellikle diz ile bel arasında bir yerde ve oyuncunun vücuduna yakındır. Topun seviyesi, sürülüş anındaki duruma ve savunma yapan oyuncunun savunma tarzına bağlıdır.
Alçak kontrollü top sürmede dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:
  • Dizler hafif bükülü ve gövde hafif öne eğilmiş durumda,
  • Baş yukarıda ve gözler etrafa bakmalı,
  • Kol, el bileği, el ve parmaklar; topla birlikte uyumlu olarak alçalıp yükselmeli,
  • El bileği yumuşak ve uyumlu bir şekilde topu takip etmeli,
  • Parmaklar mümkün olduğunca açık olmalı ve avuç içi topla temas etmemeli

2. Yüksek Hızlı Top Sürme


Yüksek hızlı top sürme, hızlı hücum yapılırken ve teke tek sayıya gitme anlarında kullanılır. Temel tekniği, alçak kontrollü top sürmeyle aynıdır. Sadece vücudun duruşu biraz değişiklik gösterir.
Yüksek hızlı top sürmede önemli noktalar:
  • Vücut öne fazlaca eğik olmamalı
  • Top, kalça ile göğüs arasında bir yükseklikte olmalı,
  • Adımlar büyük atılmalı ve top vücudun önünde olmalı,
  • Omuzlar hareket yönünde, vücut rahat ve gözler etrafı kontrol ederek, uyanık olunmalıdır.
Yukarıda açıklanan temel top sürmelerin dışında önden el değiştirerek top sürme, sırtı rakibe dönerek top sürme, arkadan el değiştirerek top sürme gibi oyuncunun yetenekleri ve rakibin savunma stiline göre değişkenlik gösteren top sürme çeşitleri de vardır. Fakat temel teknikler her top sürme şekli için hemen hemen aynı özellikleri gösterir.

Ribaunt


Pota levhasından ve çemberden dönen topların takip edilerek tutulması veya sayı için tamamlanması hareketidir. Bir takımın oyunu kazanabilmesinde, oyuncularının iyi bir ribaunt becerisine sahip olmaları gerekir. Çünkü bir oyunda atılan şutların toplamının nerede ise yarısı, kaçırılan şutlardan oluşur. Bu kaçırılan sayılardan dönen topları (ribauntları) alabilen takım, genellikle oyunda kazanan taraf olmaktadır. İyi bir ribaunt tekniğinin yanı sıra, kordinasyon, mücadele hırsı, hareketlilik, zamanlama, sıçrama kuvveti ve denge ribauntun kazanılmasını etkileyen önemli faktörleri oluşturur.
Bir ribaundu kazanabilmek için, yapılması yararlı olan öneriler:
  • Şut atılır atılmaz en kısa zamanda potaya doğru hareket edin.
  • Topun nereden sekebileceğini tahmin ederek, iyi yer tutun.
  • Rakiplerinizle aranızı kapatın ve kollarını açarak, hem hareket alanınızı genişletin hem de rakibinizin size müdahale imkanlarını daraltın.
  • Ayaklarınızı omuz genişliğinde açarak, dengenizi en iyi koruyabilecek pozisyonu alın.
  • Topu en yukarıda alabilmek için sıçrama zamanını iyi ayarlayın.
  • Topa sahip olduktan sonra, onu en iyi koruyabileceğiniz pozisyonda tutun.
  • Ribauntu kazandıktan sonra, ne yapacağınıza çabuk karar verin. Şut atacaksanız şut atın veya pas verin.
  • Ribauntu yakalayamayacağınızı anladığınız anda topa hafifçe vurun ve tekrar kapmaya çalışın.
Pota altında levhaya vurdurarak, kendi kendinize iyi bir ribaunt çalışması yapabilirsiniz. Topu levhaya on defa yere düşürmeden ve mümkün olan en yükseğe sıçrayarak vurdurun ve tutun.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Son düzenleyen Baturalp; 7 Kasım 2016 23:58 Sebep: sayfa düzeni
Mystic@L - avatarı
[email protected]
Ziyaretçi
27 Ağustos 2006       Mesaj #5
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
  • Basketbolun dayanıklılık, kuvvet, sürat, beceri ve hareketlilik gibi fizik gücü özelliklerini, amaçlı çalışmalarla istenilen biçimde geliştirdiğini ve yetişkinlik çağında da pekiştirilerek üstün bir düzeye getirilebildiğini,
  • Basketboldaki teknik ve taktik elementlerin oyun içerisinde ani ve değişen pozisyonlarda uygulanma zorunluluğunun, koordinasyon ve reaksiyon gibi özelliklerin gelişmesine büyük etki ettiğini,
  • Basketbolün bünyenin genel olarak kuvvetlendirilmesine yardımcı olduğunu, bedeni bozuklukların giderilmesini sağladığını ve vücudu sağlamlaştırdığını,
  • Basketbolun kişilik özelliklerini geliştirme, kişisel disiplin yaratma, kolektif düşünme, takım ruhunu oluşturma, paylaşma ve sorumluluk duygusu kazandırma gibi özellikler geliştirdiğini,
  • Basketbol oyununun, mücadele etme isteği, cesaret, bütünlük, işbirliği, doğruluk, kendine güveni ve kolay arkadaşlık kurmayı sağladığını,
  • Basketbolun bireyin psikolojik ve sosyal davranışlarını olumlu yönde etkileyerek topluma yararlı bir birey olmada katkısı olduğunu,
  • Basketbol çemberinin yerden yüksekliğinin 3 metre 5 santim olduğunu,
  • Çemberin turuncu renkte olduğunu,
  • Kör pasın, takım arkadaşına bakmadan yapılan pas olduğunu,
  • Hatalı yürümenin (steps) en sık yapılan hata olduğunu,
  • Basketbol topunun 75 - 79 cm ebadında ve 567- 650 gr bir deri top olduğunu,
  • Basket çemberinin 45 cm çapında bir daire olduğunu,
  • Basket çarpma tahtasının 1.80m yatay ve 1.05m dikey boyutta olduğunu,
  • Basketbol alanı ölçülerinin, 28 metreye 15 metrelik veya minimum 26 metreye 14 metrelik bir dikdörtgen alan olduğunu,

BİLİYOR MUSUNUZ?

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
JéLLyBoN - avatarı
JéLLyBoN
Ziyaretçi
27 Aralık 2011       Mesaj #6
JéLLyBoN - avatarı
Ziyaretçi

Basketbol Kuralları



Basketbol


Basketbol, 28x15 metre ölçülerindeki zemini parke ya da sentetik bir alanda oynanır. Alan, bir orta çizgiyle zeminden ayrılır. Alanın her iki ucunda pota denen şeffaf plastik levhaya tutturulmuş üzerinden file sarkan metal çemberler bulunur. Pota yerden 3.05 metre yüksekliktedir. Uluslararası müsabakaların oynandığı sahanın boyu 28 metre; kapalı spor salonunun tavan yüksekliği de en az 7 metredir. Her iki potanın altında “ampül” denen iki ceza alanı vardır. Hücum oyuncularından hiçbiri bu alanda üç saniyeden fazla kalamaz. Bu kural, uzun oyuncuların pota altında beklemelerini engelleyip oyuna haraket getirir.

Basketbol topunun çevresi 75-78 cm., ağırlığı 600-650 gramdır. Çemberden yukarıdan aşağıya doğru geçen her top için takım iki sayı kazanır (potadan 6.25 metre uzaklıktaki çizginin dışından atılan şutlarda 3 sayı.) Atış anında kendisine faul yapılan oyuncu iki serbest atış hakkı kazanır ve faul çizgisinden bu atışları kullanır. Müdahalesiz yapılan her atış bir sayı değerindedir.

Basketbol Oyun Kuralları


  • Basketbol müsabakaları iki hakem tarafından yönetilir. Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir. Her devreden sonra saha değişimi yapılır. Oyun, orta saha çizgisinde her takımdan birer oyuncu arasında yapılan hava atışı ile başlar. Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.
  • Oyun, 10’ar dakikalık dört periyottan oluşur. Beraberlik durumunda uzatma periyodu oynanır. Her takım ilk üç periyotta ve uzatma periyodunda 2’şer dakikalık bir, dördüncü periyotta iki mola hakkına sahiptir. İkinci ile üçüncü periyot arasında 15 dakikalık devre arası verilir.
  • Hücum eden takım, kendi sahasını 8 saniye içinde terk etmek, 24 saniye içinde de hücumunu tamamlamak zorundadır, aksi halde top kullanma hakkı rakip takıma geçer.
  • Oyuncu topla birlikte, top sürme, pas atma, şut atma aktivitelerini yapma şansına sahiptir. Bir oyuncu top sürerken, topu eline alarak durdurursa, tekrar top sürme şansına sahip değildir; topu istediği yöne ve kişiye pas ya da şut atmak zorundadır.
  • Her takım 5 kişiden oluşur ve takımların sınırsız oyuncu değişikliği hakkı vardır. Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir. Bir takımdaki beş oyuncudan biri ortada, ikisi savunma ve ikiside hücum oyuncusudur.
  • Oyunu bir baş hakem ve yardımcı hakem olarak iki hakem yönetir.
  • Her oyuncu beş faulle oyun dışında kalır, tekrar o maç için oyuna dahil olamaz. Her oyuncunun bireysel olarak yaptığı faul sayısının toplamı, takım faullerini de belirler. Toplamda dört takım faulüne ulaşan takımın daha sonra yaptığı her faul, karşı takıma serbest atış kullanma hakkı kazandırır.
  • Hakem tarafından durdurulmadıkça, top potadan veya çemberden dönerse oyun devam eder. Ayrıca, oyuncu sahayı belirleyen çizgilerin dışına temas etmedikçe, top oyun çizgilerinin dışına değmeden havadan saha çizgisinin dışına çıksa dahi, oyuncu topu içeri çevirebilirse de oyun devam eder.
  • Her sayı atışından sonra veya hakemin düdüğü çalmasının ardından, oyun ve oyun zamanı durur. Sayı yiyen takımın pota gerisindeki çizgi arkasından topu oyuna sokması ile hem zaman hem de oyun tekrar başlar. Oyun içindeki diğer durumlara göre, hakemin gösterdiği yerlerden, top oyuna sokulur.
  • Üç sayı çizgisi içinden yapılan her başarılı atış iki sayı, üç sayı çizgisi gerisinden yapılan her başarılı atış üç sayı olarak değerlendirilir. Faullerden veya kural ihlallerinden dolayı kazanılan başarılı serbest atışlar bir sayı olarak değerlendirilir.

Oyuncular iki durumda cezalandırılır


  • Bireysel kural ihlalleri
  • Faul yapılan durumlar
Kural ihlali veya hatası (hatalı yürüme, topun çizgi dışına çıkması, hücum oyuncusunun üç saniyeden fazla potanın dibindeki bölüm içinde durması v.b) top kullanma hakkını karşı takıma verir. Yapılan bireysel fauller (itme, çekme, vurma, tutma v.b) ise oyuncunun faul cezası almasını sağladığı gibi faulün yapıldığı yer göz önünde bulundurularak, rakip topu yandan oyuna sokar, ya da serbest atış yapma hakkı kazanır.

Serbest atış hakkı adedi, faulun yapıldığı zaman, yer ve çeşidine göre değişir. Şut atışı sırasında faul yapılmış ve atış sayı olmamışsa atışı yapan takıma iki serbest atış hakkı verilir. Eğer atış sayı olmuşsa, bir serbest atış hakkı verilir. Bir takım, bir devredeki “takım faul” sınırını geçmiş ve atış sahası dışında faul yapmışsa, faul yapılan oyuncuya iki serbest atış hakkı verilir. Teknik faullerde (oyunu geciktirme, centilmenlik dışı davranışlar, hakeme itiraz, izinsiz oyuna girme v.b.) iki serbest atış hakkı verilir. Faul eğer sert bir müdahale ile gerçekleşmişse hakem oyuncuyu oyundan atma cezası verebilir.

Derlemedir.
Son düzenleyen Baturalp; 8 Kasım 2016 01:07
JéLLyBoN - avatarı
JéLLyBoN
Ziyaretçi
27 Aralık 2011       Mesaj #7
JéLLyBoN - avatarı
Ziyaretçi
Basketbol, çoğunlukla kapalı salonda oynanır. Dikdörtgen biçimindeki basketbol alanının tabanı sert tahtadan yapılır. Alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte, ideal boyutlar 26 m x 14 m’dir. Oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır. Bu çizginin tam ortasında, orta yuvarlak denen bir daire çizilidir. Basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur. Pota, kenar çizgisinden 1,2 metre içeridedir ve 1,8 m x 1,2 m boyutlarında bir sac levhadır. Pota üzerinde, yerden 3,05 metre yükseklikte bir sepet vardır. Sepet, 45 cm çapında demir bir çember ile buna asılı, alt kısmı açık, beyaz bir fileden oluşur. Basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur. Basketbol topunun çevresi yaklaşık 75-78 cm, ağırlığı 600-650 gram kadardır.

Resimlerini siz koyun. Avantajımız olsun !
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Lebron James - avatarı
Lebron James
Ziyaretçi
5 Haziran 2012       Mesaj #8
Lebron James - avatarı
Ziyaretçi
Basketbolun Avrupa'daki ilk denemesi, 1893 yılında Paris'in Trevise sokağındaki eski bir jimnastik salonunda yapılmıştır. Daha sonraları, özellikle I. Dünya Savaşı sırasında, basketbolun Avrupa'da yayılmasında Amerikalı askerlerin büyük etkisi olmuştur. Hızla gelişme gösteren basketbol böylece Avrupa'da en gözde sporlar arasında yerini almıştır. Amerika, 1897 yılında erkeklerde, ardından 1900 yılında bayanlar arasında ilk milli basketbol şampiyonlarını düzenleyerek, bu sporu ülke çapında popüler hale getirmiştir. Amerikalılar millî spor olarak benimsedikleri basketbolu, 1904 St. Louis Olimpiyat Oyunları'nda kulüp takımları arasında maçlar düzenleyerek, Olimpiyat Oyunları'na katılan tüm ülkelere tanıtmışlardır. 1905 yılında dünyanın en büyük spor salonlarından Madison Square Garden, kapılarını basketbola açmıştır.
Uzakdoğu'da da 1913 yılından itibaren karşılaşmalar yapılmaya başlanmıştır. Böylece bu oyun birkaç yıl içinde Kanada, Fransa, İngiltere, Avustralya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere, tüm dünya ülkelerine hızla yayılmış, özellikle büyük kentlerdeki geniş spor alanlarında yapılan üniversiteler arası karşılaşmalar, basketbolun seyirlik spor olarak yayılmasında önemli katkılar sağlamıştır. Uluslararası Amatör Basketbol Federasyonu, uluslararası karşılaşmaları yönetmek amacıyla, 20 Haziran 1932'de İsviçre'nin Cenevre şehrinde İsviçre, Yunanistan, İtalya, Portekiz, Arjantin, Romanya ve Çekoslovakya basketbol federasyonlarının işbirliği ile oluşturulmuştur. FIBA her dört yılda bir, Olimpiyat Oyunları'nın düzenlendiği şehirde toplanarak, basketbolu daha çekici hale getirmek için gerekli kural değişikliklerini yapmaktadır.
Avrupa Basketbol Şampiyonası, 1935 yılında başlamış olup, 2 yılda bir düzenlenmektedir. Amatör bir spor dalı olarak basketbol, ilk kez 1936'da Berlin'de düzenlenen Olimpiyat Oyunları'na dahil edilmiştir. 1951 yılında başlayan Erkekler Dünya Şampiyonası'nı 1953'te Bayanlar Dünya Şampiyonası izlemiş, Olimpiyat Oyunları'na basketbol dalında bayanlar ilk kez 1976'da katılmışlardır. Avrupa Ligi ise 1995-96 sezonunda başlamıştır.

basketbol turkiye
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
7 Haziran 2016       Mesaj #9
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye

Basketbol Oyuncu Dağılımı

  • Pivot : genellikle takımdaki en uzun ve güçlü kişidir. Defansta, potasının yakınlarına konumlanır ve fiziksel üstünlüğünü kullanarak engelleri aşar.
  • Forvet : pivota benzer görevdedir, genellikle pivottan daha kısa olup potadan oldukça ileri açılabilmektedir.
  • Kısa forvet : hızlı ve çevik oyuncudur. Genellikle takımının en çok sayı attıran oyuncusudur.
  • Şutör gard: genellikle dış kısımlarda oynar ve asıl hedefi 3'lük atışlar yapmaktır.
  • Oyun kurucu : oyun sırasında topu takım arkadaşlarına paslar ve oyunu organize eder. Oyunda top dağılımını sağlar ve takım arkadaşlarına taktik verir. Dripling yeteneğinin yanı sıra topu doğru kişilere paslayabilmek için organizasyon becerisinin de yüksek olması gerekmektedir.

Basketbol Saha Ölçüleri nedir?


Alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte ideal boyutlar 26 m x 14 m’dir. Oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır. Bu çizginin tam ortasında orta yuvarlak denen bir daire çizilidir. Basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur. Pota kenar çizgisinden 12 metre içeridedir ve 18 m x 12 m boyutlarında bir sac levhadır. Pota üzerinde yerden 305 metre yükseklikte bir sepet vardır. Sepet 45 cm çapında demir bir çember ile buna asılı alt kısmı açık beyaz bir fileden oluşur. Basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur. Basketbol topunun çevresi yaklaşık 75-78 cm ağırlığı 600-650 gram kadardır.
Ad:  Basketbol Saha.jpg
Gösterim: 2948
Boyut:  60.6 KB
Ad:  Basketbo Saha-2.jpg
Gösterim: 3299
Boyut:  57.1 KB
Ad:  Basketbol Saha-3.jpg
Gösterim: 4038
Boyut:  46.0 KB

Basketbolun Faydaları

  1. Sağlıklı bir vücuda kavuşmanızı sağlar.
  2. Yaşam kalitenizi arttırır.
  3. Eğlenerek yapılan bu spor sıkıntılarınızı unutmanıza yardımcı olur.
  4. Fiziksel açıdan gelişimi destekler.
  5. Solunum hastalıklarında etkilidir.
  6. Kalp hastalıkları riskini azaltır.
  7. Yorgunluğu alarak daha dinç hissetmenizi sağlar.
  8. Oksijen seviyenizi yükseltir.
  9. Bağ dokularını kuvvetlendirir.
  10. Yüksek tansiyondan sizi korur.
  11. Kemiklerin güçlenmesine ve kemik yoğunluğunun artmasına yardımcı olur.
  12. Kanda bulunan HDL ( kolesterol ) arttırır.
  13. Yeni insanlar tanımınıza yardımcı olur.
  14. Kalp ve damarların dolaşımını geliştirir.
  15. Enerji vererek hareketlilik sağlar.
  16. Kalp rezervlerinin artmasına destek verir.
  17. Kalp krizi sonrası hayatta kalma şansınızı yükseltir.
  18. Kendinize olan güveninizi arttırarak daha başarılı olmanıza yardımcı olur.
  19. Kanda oluşan yoğunlaşmanın azalmasına yardımcı olur.
  20. Fiziksel görünümünüzü düzeltir.
  21. Kasların kandan oksijen çıkarmasına destek verir.
  22. Kalp çarpıntılarını azaltır.
  23. Şeker hastalığı riskini azaltır.
  24. Bağırsak ve prostat kanserinin oluşma riskini en aza indirir.
  25. Sigara bırakmayı kolaylaştırır.
  26. Eklem bozulma riskini hafifletir.
  27. Stresten kişiyi uzak tutar.
  28. Soğuk ortamlara alışma sürecini azaltır.
  29. Kabızlık sorununu azaltır.
  30. Bel ağrılarını azaltır.
  31. Kilo vermede etkilidir.
  32. İştahın kapanmasına yardımcı olur.
  33. Rahat uyku uyumaya ve sabahları rahatlıkla uyanmaya yardımcı olur.
  34. Kemik kırılmalarının korunmasını sağlar.
Tavsiyeler ve önlemler: Basketbolü açık havada yapmak tercih edilmelidir.
Maçlardan önce ısınma mutlaka gerekli ve tamamlayıcı bir bireysel spor yapılması faydalıdır.
Elle oynanan tüm top oyunlar gibi, yüzük ve alyanslar oyun esnasında takılma-malıdır, aksi takdirde parmaklara zarar verebilir.

MsXLabs.org
-derlemedir.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

7 Kasım 2016 / Ziyaretçi Cevaplanmış
7 Kasım 2016 / MUHAMET Cevaplanmış
21 Nisan 2015 / Misafir Cevaplanmış
8 Kasım 2016 / rengarenk Cevaplanmış
6 Kasım 2014 / Misafir Soru-Cevap