Arama

Kantaron ve Sağlık için Faydaları

Güncelleme: 2 Nisan 2016 Gösterim: 26.923 Cevap: 3
kamyon - avatarı
kamyon
Kayıtlı Üye
15 Temmuz 2006       Mesaj #1
kamyon - avatarı
Kayıtlı Üye
KANTARON (hypericum perforatuml)

Sponsorlu Bağlantılar
Bu şifalı bitkinin içerdiği özel bileşimler sebebi ile tıbbî bitki olarak adlandırılmaktadır.
Kantaron otunun esas özelliği ve faydaları:
1– Beyni sakinleştirir.
2– İştahı açar.
3– Sinirsel depresyonu önler.
4– Yara iyileştirici özelliğine sahiptir.
5– İshali keser.
6– Solucan düşürür.
7– İdrar söktürür.
8– Böbrek ve Safra kesesindeki taşların düşmesinde yardımcı olur.
9– Sindirim sistemini düzenler.
10– Kan temizleme özeliğine sahiptir.
11– Romatizmini önler.
12– Hastalık sonrası vücudun güçlenmesinde son derece yararlıdır.
13– Çocukların yatak ıslatmalarında kullanılabilir.
14– Haşlanmış suyu dezenfekten olarak kullanılır.
15– İrinli yaraların çabuk iyileşmesinde yardımcı olur.
16– Karaciğer, böbrek, mide hastalıklarında kullanılabilir.
17– Bronşitlerde, Akciğer iltihaplarına iyi gelir.
18– Soğuk algınlığında terletici etkisi ile hastaya iyi gelir.
19– Hazırlanmış tıbbî yağı, güneş ve diğer yanıklarda, kesiklerde kullanılır.
20– Safra söktürücü ve ağrı kesici etkisine sahiptir.
21– Kansere karşı koruyucu etkiye sahiptir. Bundan başka birçok alanda kullanılır. Kantaron bitkisi doğru ve dozunda kullanıldığında yaklaşık 50 çeşitten fazla hastalığa yarar sağladığı kanıtlanmıştır.

KULLANMA ŞEKLİ
Taze kurutulmuş Kantaron otunun çiçeğini ezdikten sonra 1–1.5 litre suya bir yemek kaşığı atılır. Sonra hafif ateşte 10–15 dakika kaynatıp, gün içerisinde çay, su yerine içilir veya ezilen bitkiyi 3 katı bal ile karıştırıp sabah, öğlen ve akşam tok karına yenilir.

KULLANMA SÜRESİ
Şikayet ortadan kalktıktan sonra hemen kesilmelidir. Eğer şikayet devam ederse, 6 ay kullandıktan sonra en az 3 ay ara verilmelidir.

ZARARLARI
Uzun süre ve fazla kullanıldığında vücutta kaşıntı yapar.
Bu bitkinin sadece çiçeği değil; yaprağı ve dalı da çok faydalıdır. Herkes, hasta olmadan önce de bu bitkiyi ara–sıra çay yerine kullanmalıdır. Özelikle ruhsal gerginlik hâllerinde bu şifalı bitki çok yararlıdır.

---------------------

ZENCEFİL

Zencefilin esası, özelliği ve faydaları genelde özet olarak şunlardır:
İştahı açar,
Vücuttaki zehirli gazları dağıtır,
Sinirleri güçlendirir,
Krampları önler,
Mide ekşimesini önler,
İshali keser,

ZARARLARI:
Uzun süreli ve fazla kullanıldığında boğaz ağrısına sebep olur.
KULLANIM ŞEKLİ:
1–2 gr. Zencefili ezdikten sonra 3 katı kadar balla karıştırıp sabah ve akşam tok karna içilir veya yemek arasında tatlandırıcı olarak da kullanılabilir.
KULLANIM SÜRESİ:
Şikayet ortadan kalktıktan hemen sonra kesilir. En fazla 6 ay kullandıktan sonra 3 ay ara verilmel

--------------------------

REZENE
(Foeniculum vulgare miller)


Şifalı bitkilerimizden Rezene, Allah'ın bize vermiş olduğu büyük nimetlerden biridir. Bu bitkinin birçok hastalığa iyi geldiği yıllardan beri bilinmekle birlikte günümüz tıp teknolojisiyle de kanıtlanmış bulunmaktadır. Şimdi bu bitkinin faydalarını kısaca ele alalım:
1– Kanı temizler,
2– Mideyi kuvvetlendirir,
3– Gazı giderir,
4– Emziren anneler için sütü çoğaltır.
5– Gıda zehirlenmesine karşı etkilidir,
6– Görme kuvvetini artırır,
7– Ağız kokusunu giderir,
8– Karın ağrısını ve şişliğini önler,
9– Nefes darlığına iyi gelir,
10– İdrar söktürür,
11– Ayaklardaki krampı önler.

ZARARLARI
Uzun süre veya fazla kullanıldığında baş ağrısı ve sersemliğe sebep olur.

KULLANIM ŞEKLİ
Günde 3–6 gr. Rezene'yi 250–500 gr. kaynar su ile 15–20 dakika demledikten sonra gün içinde içilir veya Rezene'yi iyice ezdikten sonra üç katı kadar saf balla karıştırıp sabah akşam tok karna yenir.

KULLANIM SÜRESİ
Şikâyet ortadan kalktıktan sonra bir ay daha kullanılır ve kesilir. Eğer şikâyet devam ederse, en fazla altı ay kullanıldıktan sonra en az üç ay ara verilmelidir. Eğer dokunur veya hiç fayda sağlamazsa kullanım bırakılır.

-----------------

AdaÇayi


Adaçayı (Salvia officinalis), dişotu ve meryemiye adları ile de tanınır. 30-70 cm boyunda olan bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak, ıtırlı bir koku yayarlar. Bahçe adaçayı, güneşli bir yerde yetiştirilmelidir. Don olayına karşı duyarlı olduğu için, kış boyunca çam dalları ile örtülmesi doğru olur. Ülkemizde İzmir bölgesinde bahçe adaçayı yetiştirilmektedir. Bir başka cins olan çayır adaçayı (Salvia pratensis -Salvia tribola), çayırlarda, bayırlarda ve meralarda yetişir. Çevresine ıtırlı hoş bir koku yayan mavi–menekşe renkli çiçeklerin pırıltısı uzaklardan seçilebilir. Çayır Adaçayı (Anadolu adaçayı) batı ve güney-batı Anadolu'da bol olarak yetişmektedir. Anadolu adaçayından "elma yağı" veya "acı elma yağı" denilen yağ da üretilmektedir. Bu tür adaçayı da kimyasal yapı ve tedavi etkisi bakımından tıbbi (bahçe) adaçayına benzemektedir. Fakat burada tanıtmaya çalışacağımız bahçe adaçayı (tıbbi adaçayı) ise, şifalılık bakımından daha etkilidir.

Toplama/Kurutma: Bitki yaprakları çiçeklenme öncesi, Mayıs-haziran aylarında toplanır. Etken maddelerinin doruğa ulaştığı öğlen saatlerinde toplanan yapraklar, gölgeli ve havdar bir yerde kurumaya bırakılır. İyice kuruduktan sonra ince kıyılarak, hava almayan kaplarda saklanır.

Bileşim: Eterli uçucu yağlar, %30 Thujon, %5 Cineol, Linalol, Borneol, Salven, Pinen ve kafur; tanenler, triterpenoitler, flavonlar; Östojen benzeri maddeler; reçineli bileşikler içerir.

Bu bitkinin çiçekleri, gargara ve adaçayı sirkesi yapmak için toplanır (bir avuç çiçek, doğal sirkenin içinde bir süre bekletilir) ve elde edilen sirke, uzunca bir süre hasta yatağından kalkamayan kişilere rahatlatıcı ve canlandırıcı anlamda sürülerek, masaj yapılır. Yapraklar daha çiçeklenme başlamadan, mayıs ve haziranda toplanır. Bitki kuru ve güneşli günler boyunca, eterli yağlar oluşturduktan sonra, yapraklar öğlen güneşinde toplanır ve gölgede kurutulur. Adaçayı, çok eski çağlarda da ünlü bir şifalı bitki olarak tanınırdı. 13. Asırdan kalma bir dizede şöyle deniyor: “Eğer dikmişsen adaçayını bahçeye, ne gerek var ölmeye!"

Adaçayının eski çağlarda da ne büyük bir övgü ile anıldığını, çok eski bir şifalı bitki kitabı şöyle anlatıyor: "Kutsal Meryemana, Bebek İsa ile Herodes’un gazabından kaçmak zorunda kaldığında, kendisini saklamaları için, çayırdaki tüm çiçeklerden yardım istemiş, ama hiçbir çiçek ona yanıt vermemiş. İşte o zaman adaçayı eğilmiş ve Meryemana sığınacak bir yer bulmuş. Onun sık ve koruyucu yapraklarının arasına girerek Herodes’un askerlerinden saklanmış ve askerler onu görmeden geçip gitmişler. Tehlike geçiştirildikten sonra, saklandığı yerden çıkan Meryemana, tatlı sesiyle adaçayına şöyle demiş: Bu andan sonra sonsuza dek insanların en çok sevdiği çiçek sen olacaksın. Seni, insanları tüm hastalıklardan koruyacak kadar güçlü kılıyorum. Bana yaptığın gibi, onları da ölümden kurtar!” İşte o zamandan beri adaçayı, insanları iyileştirmek ve onlara yardım etmek için her yıl yeniden çiçekleniyor.

Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok yaralıdır. Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe, canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabilir. Pek çok doktorun, adaçayının değerli özelliklerini artık iyice tanımış olduklarını biliyoruz (Referans1: M.Treben). Onu kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük bir başarıyla kullanıyorlar. Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir. Adaçayı, hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder. Kan temizleyici etkisi vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır. Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, gazların dışkılanmasını sağlar. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcıdır. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanır. Adaçayı, dıştan uygulandığında, yaprağın tozu uygulanır. Adaçayı dıştan uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle önerilir. Eğer zamanında adaçayı kullanılmış olsaydı, pek çok çocukta ve yetişkinde bademcik ameliyatına gerek kalmayabilirdi. Bedenimizin polisleri olarak, zehirli maddeleri yakalayan ve zararsız hale getiren bademcikler alındığında, ağızdan giren zararlı maddeler doğruca böbreklere ulaşırlar. Adaçayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da (Çalkalama ve Gargara) başarıyla kullanılabilir veya bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır. Ayrıca dıştan kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanısıra yara kompresi olarak da kullanılabilir. Sinirli ve yorgun olan kişiler ve dölyatağı (rahim) hastalığı çeken kadınlar arada sırada adaçayı oturma banyoları almalıdırlar. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilir. Bu çay, tahriş kaynaklı öksürüklerde de başarılıdır. Şifalı bitki olarak kullanılmasının yanı sıra, adaçayının çok değerli bir baharat olduğunu ve böylece mutfaklara girdiğini de unutmamak gerekir.

UYARILAR:

Adaçayının aşırı kullanımında kan basıncı (tansiyon) yükselebilir. Dölyatağı (Rahim) kaslarını uyardığı için, gebelik sürecinde kullanılmaz. Annelerin süt üretimini durdurur. Önerilen dozajlara uyulduğunda, bilinen başka bir yan etkisi yoktur.

Kullanım Biçimleri:

Çay hazırlamak: Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru yaprak, bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir. Taze bitki kullanılması durumunda 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir.

Çalkalama/Gargara: 2-3 tatlı kaşığı kurutlmuş ve ince kıyılmış yaprak, 2 bardak soğuk suya eklenir ve ateşe konur. kaynamaya başlayınca ocaktan indirilir ve üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde pek çok kere 5-10 dakika süreli gargaralar yapılır.

Tentür Kullanımı: Günde 3 kere, 15-20 damla kadar D2 inceltisindeki tentür, yarım kahve fincanı suya eklenerek alınır. Çay olarak kullanılabildiği her yerde tentür de kullanılabilir.

Karışımlar: Gargaralarda ve çalkalamalarda kekikle, sindirim sorunlarında ise Mayıs papatyası ile eşit oranda karıştırılır.

Adaçayı Sirkesi: Geniş ağızlı bir şişe, çayır adaçayı çiçeği ile doldurulur, çiçeklerin üstüne çıkacak kadar doğal üzüm sirkesi eklenir ve şişe 14 gün güneşte veya sıcak bir ortamda, arada bir çalkalanarak bekletilir ve süzülür.

Oturma banyosu: İki avuç dolusu yaprak soğuk suda gece boyunca bekletilir. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır, 5-6 dakika demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir.
Son düzenleyen GusinapsE; 18 Temmuz 2006 00:01
biruni - avatarı
biruni
VIP Önce Sağlık
27 Aralık 2008       Mesaj #2
biruni - avatarı
VIP Önce Sağlık
Alıntı
kamyon adlı kullanıcıdan alıntı

KANTARON .

Sponsorlu Bağlantılar
KULLANMA SÜRESİ
Şikayet ortadan kalktıktan sonra hemen kesilmelidir. Eğer şikayet devam ederse, 6 ay kullandıktan sonra en az 3 ay ara verilmelidir.

ZARARLARI
Uzun süre ve fazla kullanıldığında vücutta kaşıntı yapar.


---------------------

ZENCEFİL

KULLANIM SÜRESİ:
Şikayet ortadan kalktıktan hemen sonra kesilir. En fazla 6 ay kullandıktan sonra 3 ay ara verilmel

--------------------------

REZENE

Uzun süre veya fazla kullanıldığında baş ağrısı ve sersemliğe sebep olur.



KULLANIM SÜRESİ
Şikâyet ortadan kalktıktan sonra bir ay daha kullanılır ve kesilir. Eğer şikâyet devam ederse, en fazla altı ay kullanıldıktan sonra en az üç ay ara verilmelidir. Eğer dokunur veya hiç fayda sağlamazsa kullanım bırakılır.

-----------------

Kantaronu güçlü bir şekilde kullanmak, yani muntazaman 3 ay günde 3 bardak falan, yaz aylarında cilde geçici bir sarı renk verebilir. geçicidir.


Bitkilerde 3 ay tedavi olmaya yeter, 3 ay sonrası bir işe yaramaz.

Kantaron




Son düzenleyen Valeria; 18 Şubat 2012 12:20 Sebep: üye isteği.
Düşüncene katılmam şart değil, düşünceni anlatman için savaşırım...
buz perisi - avatarı
buz perisi
VIP Lethe
17 Temmuz 2012       Mesaj #3
buz perisi - avatarı
VIP Lethe
Kantaron
MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi

Bileşikgillerden, bir yıllık küçük bir bitki (Erythraea centaurium). Ilıman bölgelerde yaygın olarak yetişir. Hekimlikte iştah açıcı, ateş düşürücü olarak ve kansızlığa karşı kullanılır. Adını, Yunan mitolojisinde yarı-insan yarı-at olan efsanevî yaratığın adından (Kentauros) almıştır. Kırmızı, sarı, mavi ve bazen beyaz çiçekler açar.
In science we trust.
Yağmur Kaçağı - avatarı
Yağmur Kaçağı
VIP ..Paşa Gönlüm..
2 Nisan 2016       Mesaj #4
Yağmur Kaçağı - avatarı
VIP ..Paşa Gönlüm..
Sarı Kantaron Yağının Faydaları
  • Sarı kantaron yağı faydaları sayesinde romatizmal rahatsızlıklar, sırt, bel ve adele (kas) ağrıları iyileştirilebilir.
  • Vücutta açılan yaraların ve yanıkların tedavisinde de sarı kantaron yağı kullanılır.
  • Kan dolaşımını sıkılaştırır ve arttırır.
  • Vücuttaki morarmalar için fayda sağlar.
  • Burkulmalara oldukça iyi gelir.
  • Pürüzlü yüz ciltlerinde bakım toniği olarak kullanılabilir.
  • Çıbanlara fayda sağlar, çıbanların kolay geçmesine yardım eder.
  • Yaraların iyileşmesi için kullanılabilecek bir yağdır. Yaralarda mikrop ve iltihap oluşmasını engeller. Aynı zamanda yaralardaki ağrıyı da geçirir.
  • Yara izi, çizik izi gibi vücutta oluşan istenmeyen çiziklerin izlerin geçmesine yardım eder.
  • Vücuttaki hücreleri yeniler, yeni hücre oluşumunu destekler.
  • Güneş yanığı tedavisinde şifalıdır. Güneşten zarar görmüş ciltlerde, cilt lekelerinde kullanılabilen bir yağdır.
  • Sadece yaralarda yada güneş yanığı tedavisinde değil cildinizin güzelleşmesinde de sarı kantaron yağı kullanabilirsiniz. Güzel ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak için harika bir yağdır.
  • Kan şekerini düşürücü özelliği vardır
  • Basur yani hemoroide iyi gelir.
  • Romatizma ve sırt ağrıları gibi çeşitli kemik ağrılarına iyi gelir.
  • Depresyon, umutsuzluk ve kaygılanma gibi ruh hallerine iyi gelir.
  • Oluşan kanamaların kısa sürede dinmesine yardım eder.
  • Varislerin yok edici özelliği vardır.
  • Aynı zamanda yanık tedavilerinde doktorların uyguladığı tedavilerden bir süre sonra bu şifalı yağ kullanılarak yanıklar tedavi edilebilir.
  • Kış aylarında çok üşümekten ve ayaklarınızın bir türlü ısınamamasından yakınıyorsanız bu şifalı yağı kullanabilirsiniz. Bu yağı topuklarınıza sürebilirsiniz. Bu sayede kışın ayaklarınızın üşümediğini fark edeceksiniz.

Sarı Kantaron Yağının Bebeklere Faydaları Nelerdir?
  • Bebeklerin pişiklerinde de çok etkilidir.
  • Bebeklerin karın ağrılarında sarı kantaron yağını masaj şeklinde uygulayarak bebeğinizin karın ağrısının geçmesine yardım edebilirsiniz.

Sarı Kantaron Yağı Nasıl Yapılır?

Sarı kantaron yağı yapımı için sarı kantaron çiçekleri toplanarak hafif bir şekilde ezilir. 250 gr. kadar bitki bir kavanoza konur ve üzerine iki çay bardağı zeytinyağı eklenir. Kavanoz 5 gün kapağı açık şekilde güneşte bekletilir. Daha sonra kavanozun kapağı kapatılır ve 1 ay bu şekilde güneşte bekletilir. Bu süre sonunda sarı kantaronlar ve sarı kantoron yağı bir süzgeç ya da tülbent yardımıyla süzülür. Hazırlanan sarı kantaron yağı serin bir ortamda koyu renkli şişelerde bekletilir.

Sarı Kantaron Yağı Nasıl Kullanılır?

Vücuda masaj yolu ile tedavi uygulanır. Ayrıca yara,yanık ve pişiklerde üstüne sürülür. Basur yani hemoroid tedavisi için basur olan bölgeye sürülür. Sarı kantaron yağı içilmez.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Hiç kimsenin cesareti Bir kelebeğe aşık olmaya yetmez...
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

8 Ekim 2011 / HerHangiBiri Sağlıklı Yaşam
27 Kasım 2008 / HerHangiBiri Sağlıklı Yaşam
17 Ağustos 2010 / _Yağmur_ Taslak Konular
18 Mayıs 2010 / _Yağmur_ Taslak Konular
12 Ağustos 2010 / _Yağmur_ Taslak Konular