Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 164.656|Cevap: 9|Güncelleme: 16 Nisan 2016

Taşikardi (Kalp Çarpıntısı)

9 Eylül 2008 16:16   |   Mesaj #1   |   
volture - avatarı
VIP "Ipıslak Balık"
Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır. Yazılanlar, doktor uyarısı ya da uzman önerisi değildir.


Sponsorlu Bağlantılar
Ad:  Ventricular_tachycardia.jpg
Gösterim: 1231
Boyut:  34.0 KB
Kalp çarpıntısı; kalbin hızlı, güçlü ya da düzensiz çalışması.

Kalp çarpıntısı çoğunlukla sinirsel bir durumdur; kişinin ya kalp hastalığı korkusuyla ya da duygusal bozukluklar sonucu, kendi kalp etkinliğiyle aşırı ilgilenmesi sonucu ortaya çıkar.
Kalp çarpıntısı, kalbin ve tiroyit bezi gibi başka organların bazı organik hastalıkların belirtisi de olabilir. Sinüs taşikardisi, kalbin dakikada 100'den çok atmasıyla nitelendirilen bir bozukluktur. Genellikle aşamalı olarak ortaya çıkar. Erken karıncık kasılması, kalbin sektiği biçiminde asılsız bir vuruş duygusu uyandırır; bunun nedeni kalp karıncıkları, önceki kasılmanın ardından vaktinden önce kasıldıklarında, ikinci bir kasılmadan önce, uzun bir ödünleyici duraklama olmasıdır. Paroksismal kulakçık fibrilasyonuysa, kalp kulakçıklarında geçici ritim yitimi nedeniyle ortaya çıkan hızlı, düzensiz çarpıntıdır.
Kalp çarpıntısı, bazen korkutucu bazen de sevindiricidir. Sevincin de korkunun da fazlası, özellikle aniden ve birden başlayanı, başlı başına çarpıntı nedenidir. Sevinç ve korkuda kalbinizi hızlandıran, onu daha güçlü ve süratli çarpması için uyaran, kanınızda fazlaca artan adrenalindir. BÖBREKÜSTÜ bezlerinizin değişen bedensel ve ruhsal koşullara yeterli uyumu sağlayabilmek için ürettiği adrenalin, kalp kaslarınızın hızlı ve güçlü kasılmasına yol açmaktadır. Bunların tümünün normal ve fizyolojik değişimler olduğunu belirtelim. Her ne sebeble oluşursa oluşsun, kalbin vuruşlarını hissetmek, kalp atışlarının farkında olmak nahoş bir duygudur. Korkutur, heyecanlandırır, telaşlandırır. Fazlaca uzun sürüp tekrarladığında soluğu doktorda, hastanede aldırır.

SIRADAN NEDENLER

Onca telaşa gürültüye rağmen ‘çarpıntı’ların arkasında çoğu kez ciddi bir sağlık sorunu yoktur. ’Zemberek boşalması’, ‘kuş kanadı çırpması’, göğüs kafesinin altında bir şeyin ‘küt küt atması’ gibi çok farklı tariflerle anlatılan kalp çarpıntıları genellikle sıradan nedenlere bağlıdır: Kahve veya çayı fazla kaçırmas uykusuz kalma, gereksiz ve aşırı heyecanlanma, korkup telaşlanma... Hemen her hasta çarpıntı ile tanıştığında aynı soruları sorar: Ölecek miyim?.. Kalbim duracak mı?.. Kalp krizi mi geçiriyorum?.. Kısacası kalp çarpıntıları ister hastalıktan, korkudan, heyecandan, ister sevgiden aşktan gelsin, fark etmez. Her zaman ve herkes için ürkütücü ve korkutucudur.

KAFEİNE DİKKAT

Kafeinin fazlaca tüketimi çarpıntının en sık nedenidir. Kahvenin, çayın ve çikolatanın fazlaca tüketimini izleyen üç beş saat içinde oluşan, özellikle uyku kaçması sorunu ile birlikte olan çarpıntılarda, kafein etkisi akla gelmelidir. Kafeinle ilişkili kalp çarpıntıları seyrek ve düzensiz bir kaç kalp atımının hissedilmesinden ibarettir. Hastalar bunu ‘kalplerinin yanlış vurular yapması’ gibi algılar ve ifade ederler. Kalbinizin atma sayısını ve atma hızını kontrol eden elektrik devresini yöneten anahtar nokta ve kontrol merkezi olan ‘sinüs düğümü’ olağandışı bir iki atımdan hemen sonra süratle duruma el koyar! Kalbiniz bu merkezi otoritenin yönetimine girer, düzenli ve ritmik atımlar yeniden başlar.

Bu olağandışı kaçak atımı, en çok kalbinizin daha yavaş çalışmaya başladığı dinlenme saatlerinde veya uykudan hemen önce fark edersiniz. Kafein benzeri maddeler, yoğun stres, içinde adrenaline benzer aktivite olan maddelerin bulunduğu bazı ilaçlarla da kalpte düzensiz atımlar oluşabilmektedir. Özelikle bronş genişletici ilaçların ( spastilk bronşit ver astım tedavisinde kullanılanlar) kullanımı sırasında bu tür tatsızlıklarla karşılaşabilirsiniz. Korkmamalı, ilaçlarınızı kesmeli, devam edip etmeme konusunda doktorunuzla konuşmalısınız.

BELİRTİLERE DİKKAT
Çarpıntılara bazen baş dönmesi, göz kararması, hafif terleme, cilt renginin solması, bazen göğüs ağrısı ve sıkışması bile eşlik edebilir. Bu belirtiler kalbinizin geçici bir süre bedeninizin ihtiyacı olan kanı dokulara pompalayamadığına işaret etmektedir. Bu tür bir çarpıntı sorunu ile karşılaştığınızda beklememeli, tıbbi kontrolden geçmeyi ihmal etmemelisiniz. Özellikle çarpıntılarınız sıklaştığında tekrarlayıcı olduğunda süratle doktorunuza gitmelisin
TANIYI KOLAYLAŞTIRAN TESTLERİ İHMAL ETMEYİN
Standart EKG Holter EKG (24 saat süre ile kalp ritmini kayıt) Ekokardiyografi Troid fonksiyonları (TSH,T3,T4) Kan elektrolitleri (Potasyum ve Sodyum) Elektrofizyolojik testler
ÇARPINTIDAN KORKMAYIN
Kafein dışında alkolün ve sigarada bulunan nikotinin de çarpıntıya nedeni olabileceklerini bilmelisiniz. Hızla alınan fazla miktarda sert içkilerden, art arda içilen sigara ve purolardan sonrada çarpıntı olabilmektedir.
Aşırı ve uzun süreli yoğun çalışmaların, farkına varılmadan biriken kronikleşmiş yorgunlukların, uzun süren üzüntü, düş kırıklığı ve korkuların da çarpıntı nedeni olabildiklerini biliyoruz.
NE YAPACAKSINIZ?
Çarpıntı sorunu ile karşılaştığınızda panik yapmayın, korkup telaşlanmayın. Gevşemeye, rahat bir yere oturup dinlenmeye çalışın. Derin derin nefes almaya başlayın. Soğuk bir içicek içmeyi deneyin. Şiddetli öksürmek, ellerinizi soğuk suya batırmak, ‘ıkınmak’ gibi manevraları deneyin. Bazı ilaçların (potasyum kaybı yapan, idrar söktürücüler), hipertansiyon, kalp damar hastalıkları ve nörolojik bazı sorunların çarpıntınızın altında yatan gizli nedenler olabileceklerini de hatırlayın. İlk fırsatta tıbbi bir kontrolden geçmeyi de unutmamalı


Son düzenleyen NeutralizeR; 16 Nisan 2016 21:13
9 Eylül 2008 16:26   |   Mesaj #2   |   
volture - avatarı
VIP "Ipıslak Balık"
Ventriküler taşikardi (VT):

Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır. Yazılanlar, doktor uyarısı ya da uzman önerisi değildir.


Ardarda 3 taneden fazla VPS nin dakikada 100 atım hızından daha hızlı bir frekansla oluşmasına ventriküler taşikardi denir. Frekansı genellikle 100-200/dakika arasındadır. Genellikle P dalgaları yoktur. Ancak, bazen P dalgaları görülürse, bunlarla QRS kompleksleri arasında ilişki yoktur. Ventrikül kompleksleriyle P dalgalarına bağlı oluşan QRS komplekslerinin üst üste gelmesi sonucu füzyon vuruları da izlenebilir. Bu vurular, sinüse bağlı QRS vurularının şekliyle ventrikül vurularının QRS şeklinin arasında bir şekle sahip olup, bir P dalgasından sonra ortaya çıkarlar. Ventriküler salvo: 3 lü atımlardan, 5 li atımlara kadar olan ventriküler taşikardilerde üçlü salvo veya beşli salvo veya beş atımlık ventriküler taşikardi atağı deyimleri kullanılabilir.
Geçici ventriküler taşikardi: 6 atımlık VT lerden 29 saniye süren VT lere geçici ventrikül taşikardisi (unsustained VT) adı verilir.
Kalıcı ventriküler taşikardi: 30 saniye ve daha fazla süren ventrikül taşikardilerine kalıcı (sustained VT) ventrikül taşikardisi denir.
Ventrikül taşikardileri olan hastaların tetkiki ve altta yatan sebebe göre tedavisi yapılmalıdır.
Son düzenleyen Safi; 6 Mayıs 2016 03:05
Pasakli_Prenses
25 Eylül 2008 16:26   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Taşikardi - Kalbin Hızlı Atması

Kalbin; dakikada 90'dan fazla atmasına, tıp dilinde taşikardi denir. Ancak bu sayı, yaş gruplarına göre değişir.
Normal Kalp Atışları :

0 - 1 yaşları arasında; dakikada 120-140

1 - 3 yaşları arasında; dakikada 90-120

3 - 7 yaşları arasında; dakikada 90- 100

7 - 20 yaşları arasında; dakikada 80 - 90

20 yaşından sonra; dakikada 60-80
arasında değişir.

Her yaş grubunda; normal atışın 1 fazlası; kalbin hızlı attığını gösterir. Kalbin atışları, göğüsten, köprücük kemiği üzerindeki nabızdan veya el bileğinin dış kısmında, kemikle kiriş arasındaki yerden sayılabilir.

Taşikardi; her zaman kalp hastalığının belirtisi değildir. Çünkü koşmak, sindirilmesi güç şeyler yemek, heyecanlanmak, sigara, içki, çay, kahve içmek, zehirlenmek, bazı ilaçlar ve kadınların aybaşı halleri taşikardiye neden olabilir. Bu çeşit taşikardi, nedenin ortadan kalkmasıyla geçer.

Ancak kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, ateşli hastalıklar ve zehirlenmeler de taşikardi yapar. Bu nedenle, doktora başvurmak gerekir.

Ad:  Tachykardie1.jpg
Gösterim: 708
Boyut:  45.0 KB
ELEKTROKARDİYOGRAM( EKG):
Kalp şeridi olarak da bilinir. EKG ile
  • · Koroner arter hastalığına bağlı olarak kalbin beslenmesinde problem var ise,
  • ·Kalp krizi: yeni veya eski,
  • · Aritmiler: ritim ve iletim bozuklukları (kalbin hızlı çalışması -takikardi- veya yavaş çalışması -bradikardi- ile seyreden hastalıkları, atrial fibrilasyon),
  • ·Kalp kası kalınlaşmaları (hipertrofiler),
  • · Kardiyomiyopatiler (kalp kasının çeşitli nedenlere bağlı hastalıkları),
  • · Perikarditler (kalp zarının çeşitli nedenlere bağlı iltihapları),
  • · Miyokarditler (kalp kasının çeşitli nedenlere bağlı iltihapları),
  • ·Bazı doğumsal kalp hastalıkları hakkında bilgi edinilebilinir.
Bu arada hemen belirtmek gerekir ki EKG, tek başına tanıda ( kalp krizi durumu hariç) ) yararlı değildir.Örneğin, kişinin üç damar hastalığı vardır ama EKG'si normaldir, tanı koydurmayabilir. O sebeble hekim , hastanın vereceği ifadeye göre EKG 'nin yanında ileri kardiyak tetkikler isteyebilir

KALP KONTROL TESTLERİ
EFOR TESTİ:
Kalp damar hastalıklarını araştırmada kullanılan testlerden biridir. Hasta,doktor eşliğinde dönen bir bant üzerinde yürütülür.Her 3 dakikada bir bandın hızı ve eğimi otomatik olarak artırılır. Amaç, hastanın kalp hızının hedeflenen seviyelere artırılmasıdır. Bu sırada hastadan alınan EKG kayıtlarının bilgisayarda analizi yapılır. Aynı zamanda egzersizle kan basıncı ve nabız değişiklikleri, hastanın göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi şikayetlerinin olup olmadığı da kaydedilir. Normal EKG'de görülmeyen bozukluklar bu test sayesinde ortaya çıkarılabilir.Bu test;

  • · Kalp damarlarında darlık olan hastaları ortaya çıkarmak ve hastalığın ciddiyetini tespit etmek,
  • · Kalp krizi geçiren hastalarda risk belirlemek,
  • · Tedavi sonuçlarını takip etmek için,
  • · Eforla tansiyon yükselme derecesini araştırmak,
  • · Efor kapasitesinin ölçülmesinde,
  • · Eforla ortaya çıkan ritim bozukluklarının tanısında
önemli rol oynar. Göğüs ağrılarının değerlendirilmesinde önemli bir tanı aracıdır. Göğüs ağrısının kalpten kaynaklanıp kaynaklanmadığını tespit eder. Ayrıca 40 yaş üstü hiçbir şikayeti olmayan kişilerde check-up amacıyla kalp damar hastalığının tanısı için faydalı olabilir.Ancak kalp damar hastalıklarını göstermedeki duyarlılığı çok yüksek değildir. Kalp damar hastalığı olanların %60-%80'ninde hastalığı gösterirken, hastalık olmayanların da ancak %80 civarındaki kısmına hastalık yoktur diyebilmektedir. Dolayısıyla da yalancı pozitif ve yalancı negatif sonuçları az olmayan bir tanı yöntemidir

EKOKARDİYOGRAFİ:

Kalp ultrasonuna ekokardiyografi denilir. Kısaca " eko " veya " kalp eko'su " olarak da ifade edilmektedir.ıÜüEko, kalp hakkında önemli bilgiler veren, hızlı ve zararı olmayan bir testtir. Eko ile;

  • · Kalp kapak hastalıkları(romatizmal kapak hastalığı,kapak darlığı,kapak yetersizliği,kapaklarda sarkma vs.)
  • · Kalp boşluklarının çapları, büyük olup olmadığı(kalpde büyüme olup -olmadığı),
  • · Kalp duvarlarında kalınlaşma ,incelme, balonlaşma (anevrizma) olup-olmadığı,
  • · Kalp duvarlarının hareketleri, hareket bozukluğu olup olmadığı.
  • · Doğuştan kalp hastalıklarının tanısı ve takibi( kalp deliğinin yeri,büyüklüğü vs),
  • · Kalp içi basınçların ölçümü,
  • · Aort damarı kökünde genişleme olup-olmadığı,
  • · Kalp içi boşluklarda pıhtı (trombüs) araştırılması,
  • · Kalp içerisinde kist, ur, kanser olup-olmadığı ,
  • · Kalp zarı hakkında bilgi( kalp etrafında sıvı olup-olmadığı vs),
  • · Kalbin kasılma sırasında bir defada attığı kan miktarı ve yüzdesi (İnsan kalbi kanla dolduktan sonra, kasılma ile içindeki kanın belli bir yüzdesini atar. Her kalp atışında kalbin damarlara attığı kan yüzdesine "ejeksiyon fraksiyonu" denir. Normali % 55-70 civarındadır. Yani kalp bir defada kendine gelen kanın %55-70'ini fırlatabilmektedir.),
  • araştırılabilir. Kısaca kalp romatizması, kapak hastalıkları, kalp yetersizliği, kalp krizi, doğumsal kalp hastalıkları gibi bir çok konuda eko ile değerli bilgiler alınır
RİTM HOLTER TETKİKİ:
Kısaca holter olarak belirtilmektedir.ıÜüWolkman büyüklüğünde bir cihaz olup vucuda kemer ile bağlanır.Elektrotlar vasıtasıyla kalp atımlarının 24 saat boyunca kayıt edilmesini sağlar.Kişiler günlük aktivitelerine devam ederler. Cihaz söküldükten sonra alınan kayıtlar bilgisayara aktarılır ve analizi yapılır.ıÜüBu alet sayesinde muayene sırasında görülmeyen fakat gün içerisinde kısa süreli olup geçen çarpıntılar , baygınlık hissi gibi kalpten kaynaklanan tüm ritm bozuklukları tespit edilebilir.ıÜüKalp atımlarının uzun süreli kayıt edilmesi ile ritim bozuklukları ve gün içinde kalp hızının en yüksek -en düşük değerleri saptanabilir, böylece en uygun tedavi şekli belirlenir.


TANSİYON HOLTER TETKİKİ:
"Sürekli kan basıncı ölçümü "olarak da adlandırılmaktadır.ıÜüBazı durumlarda tansiyonun gün içinde nasıl seyrettiğini bilmek, ilaç tedavisi ile tam olarak kontrol altında olup olmadığını tayin etmek, gece olması beklenen düşmenin olup olmadığına bakmak ve beyaz gömlek hipertansiyonunu araştırmak için gerekli olabilir. Bu durumlarda "sürekli kan basıncı ölçüm sistemi" kullanılır (ABPM=Ambulatory Blood Pressure Monitor).ıÜüBunun için küçük bir cihaz hastaya takılarak manşonu kola sarılır ve kişi normal günlük yaşantısına döner. Cihaz, hastanın normal yaşantısı sırasında 24 saat süreyle ve planlanan belli aralıklarla, tansiyonu ölçerek kaydeder.Cihaz sökülünce veriler bilgisayara aktarılır ve analizi yapılarak günlük tansiyon profili çıkarılmış olur.


Son düzenleyen Safi; 16 Nisan 2016 21:10
14 Mart 2011 12:42   |   Mesaj #4   |   
Valeria - avatarı
VIP Çilekli

Taşikardi - Kalbin Hızlı Atması

Kalbin atım sayısının 100’ün üstünde olmasına taşikardi denir. Taşikardi görülen kişilerin kalp krizi geçirme oranı çok daha yüksektir Sigara alkol kafein tükemi uykusuzluk veya stres taşikardinin oluşmasına neden olan sebeplerin başında gelir.
Kalbin atım sayısının artarak normal değerlerin üzerine çıkması haline taşikardi denir Kalbin hızı bir dakika içindeki atım sayısıyla belirlenir Bu hızın normal değerleri yaşa bağlı olarak değişir. Yeni doğan bir çocuk için bu değerler 100 ile 140; yetişkinlerdeki normal değerlerse 60 ile 100 arasındadır. Kalbin atım sayısının 60’ın altında olmasına bradikardi 100’ün üstünde atmasına ise taşikardi denir.
Kalbin içinde uyarı üreten kalbin kendi pili diyebileceğimiz sinüs düğümü adlı bir merkez vardır Normal atan kalpte kalp normal de atsa taşikardik yada bradikardik de atsa ilk elektrik uyarısı bu noktadan çıkar Bu noktadan uyarı çıkmayıp kalp içerisinde başka noktalardan elektrik uyarısı çıkması haline aritmi denir.
Bir de çarpıntı (tıp dilindeki ismi palpitasyon) terimi vardır ki bunu taşikardi terimiyle karıştırmamalıdır. Çarpıntı kalp atışlarının hastanın kendisi tarafından hissedilmesi demektir. Çarpıntı sırasında kalbin atım sayısı düşük (bradikardi) normal veya fazla (taşikardi) olabilir. Taşikardisi olan kişiler genellikle çarpıntıdan da şikayet ederler Yani her taşikardiye çarpıntı her çarpıntıya taşikardi eşlik etmeyebilir Bazan kalbin anormal atımları terleme hissi veya çarpıntı şeklinde tarif edilebilir.

TAŞİKARDİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?
Ad:  venttahi.jpg
Gösterim: 674
Boyut:  23.6 KB

Taşikardi herhangi bir hastalığa veya sebebe bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi doğrudan sadece kalple ilgili olarak da ortaya çıkabilir Vücudun kan ve oksijen gereksiniminin arttığı egzersiz durumunda kalp normal olarak hızlanır ve fizyolojik bir taşikardi meydana gelir Hatta vücutta yine kan ve oksijen gereksinimini arttıran korku kansızlık ateş (Ateşin 1°C artması kalbin dakikadaki hızını 20 artırır) troid bezinin aşırı çalışması gibi hastalıklar nedeni ile de taşikardi oluşur ve burda yine fizyolojik taşikardi söz konusudur Çünkü ortada kalpten kaynaklanan bir hastalık yoktur Vücudun ihtiyacı artmıştır ve kalbin sinüs düğümüde kalbi hızlı çalıştırmaktadır.
Bir de doğrudan kalple ilgili olarak ortaya çıkan taşikardiler vardır ki bunlar genellikle kalp hastalıklarıyla ilgilidirler (damar sertliğine bağlı koroner yetersizlikleri kalp yetersizlikleri kalp iltihapları ve sebebi bulunmayan haller)
Kalpten kaynaklanan ritm bozukluklarını kabaca kalbin kulakçıklarından ve karıncıklarından kaynaklanan aritmileri olarak ikiye ayırabiliriz.
Bir kaç istisnai durum dışında kalbin karıncıklarından kaynaklanan aritmiler daha tehlikelidir ve daha hızlı tedavi gerektirir
Taşikardi 30 saniyeden uzun sürüyorsa kendiliğinden düzelse bile “sürekli taşikardi” 30 saniyeden kısa sürüyorsa ve arada normale dönüyorsa sık sık tekrarlasa bile- “süreksiz taşikardi” olarak isimlendirilir Ritm bozukluğunun hayati tehdit etmesi açısından bir göstergedir.
Kalpte ritm bozukluğu yapan kalbe ait hastalıklar ve kalp dışı nedenler aşağıdaki gibidir:
  • Daha önce geçirilmiş kalp krizi veya ateroskleroz
  • Kalp hasarı veya doğumsal kalp hastalığı ( Uzun QT sendromu )
  • Kalp yapısının veya fonksiyonlarının bozulması kardiomiyopati (kalp kasının anormal olarak genişlemesi kalınlaşması sertleşmesi) veya kapak hastalığı
  • İlaçların etkisi
  • Aritminin diğer nedenleri kalple ilişkili değildir Bunlar;
  • Ciddi stres
  • Kafein tüketimi (çikolata da dahil)
  • Alkol tüketimi
  • Sigara
  • Öksürük soğuk algınlığı kilo vermek için reçetesiz satılan ilaçlar
  • Bazı uyuşturucular (Kokain gibi)
  • Uykusuzluk
TAŞİKARDİ HANGİ YAŞLARDA SIK GÖRÜLÜR?
Anne karnındaki dönem de dahil olmak üzere aritmi hemen her yaşta görülür Ancak atriyal fibrilasyon gibi bazı aritmiler ileri yaşlarda ventriküler taşikardi ve ventriküler taşikardi gibi aritmiler kalp krizi geçirenlerde daha sık görülür.

ARİTMİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Doğrudan kalple ilgili taşikardiler zaman zaman nöbetler halinde ortaya çıkar Birkaç saniye sürebildikleri gibi saatlerce hatta günlerce de sürebilirler Bu taşikardilerin kalbin kulakçıklarından veya karıncıklarından kaynaklanmalarına bağlı olarak değişik tipleri vardır Bunların tedavileri tiplerine göre değişiklik gösterir En tehlikeli olanı Ventüküler taşikardi denilen karıncıktan kaynaklanan bir tipi olup hemen müdahale edilmezse hasta ölebilir Aritminin belirtileri kişiden kişiye ve anormalliğin kaynağına göre değişirBazı kişilerde hiç belirti görülmez Yani hasta herhangi bir anormallik hissetmez ama aritmi vardır
Ancak sıklıkla hissedilen belirtiler şunlardır;
  • Çarpıntı
  • Göz kararması yorgunluk bayılma ( kalpten beyne ve vücuda yeterli kan gitmemesine bağlı)
  • Özellikle yaşlı kişilerde nedeni anlaşılamayan düşmeler
  • Angina (göğüs ağrısıbaskı hissi )
  • Nefes darlığı (dispne )
  • Ciddi durumlarda kalp durması ve ani ölüm görülebilir
Son düzenleyen Safi; 16 Nisan 2016 21:11
ener
18 Mayıs 2011 11:44   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Kalp Çarpıntısı
Kalp atışlarının bir kimse tarafından rahatsız edici bir biçimde duyulması. Hekimlikte kalbin hızlı bir biçimde atmasına taşikardi, düzensizlik göstermesine de aritmi adı verilir. Bir kalp hastalığı olmadan da duyulan çarpıntı, kansızlığı olan kimselerde, aşırı beden hareketleri yapan ve çok fazla enerji tüketen sağlıklı insanlarda da görülebilir. Dokuların oksijen gereksinmesini karşılamak için, organizma çevreye daha çok kan pompalamak zorunda kaldığından, kalp olağandan daha hızlı atar ve çarpıntı duyulur. Bazı içkiler (alkol, çay, kahve vb.) ve ilâçlar da (efedrin, amfetamin, adrenalin vb.) çarpıntıya neden olabilir.

Sponsorlu Bağlantılar
Ekstrasistol

Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır. Yazılanlar, doktor uyarısı ya da uzman önerisi değildir.
Kalbin normal atışlarına, fazladan atış eklenmesine "Ekstrasistol" bir başka deyişle "fazladan atış" denir. Kalbin bir atışı, vaktinden önce olur.
Sonra, bir süre atış olmaz. Bu atışlar, tek tek veya arka arkaya meydana gelir. Kalp hastalıklarında görüldüğü gibi; fazla sigara, aşırı alkol tüketmek, heyecan ve hazmı güç yemeklerden sonra da görülebilir. Kalbin çalışması bir düzen ve ahenk içindedir. Öyle programlanmıştır ki istirahat halinde bir dakikada 50 ile 100 atım yapar. 50'nin altındaki atımlar bradikardi 100'ün üzerindeki atımlar da taşikardi olarak adlandırılır. Ekstra atımlar içermeseler de bradikardi ve taşikardi halleri de bir ritim bozukluğudur. Aktif spor yapanlarda görülen bradikardi, çok aşağı değerlerde olmamak kaydıyla masum kabul edilebilir. İstirahat halindeki taşikardiler ise kalp yetmezliğinin dışında kansızlık, gebelik, KOAH (müzmin tıkayıcı akciğer hastalığı), tiroit hormonlarının aşırı salgılandığı guatr durumlarında görülebilir. Ekstrasistoller ise normal atım sayısı içinde görülebilecekleri gibi taşikardik veya bradikardik konumlarda da ortaya çıkabilir.
Ad:  extrasistol.jpg
Gösterim: 594
Boyut:  27.5 KB
Ekstrasistol nasıl teşhis edilir?
Kalbe ait ani ölümlerin en başta gelen nedenlerinden biri ekstrasistol'dür. Bu yüzden ekstrasistollerin masum ya da tehlikeli oluşlarını tespit etmek hayati bir önem taşımaktadır. "Ben onunla yaşamaya alıştım" diyerek kesinlikle hafife alınmamalıdır. İzlenmesi gereken doğru yol öncelikle kardiyoloji kontrolünden geçerek teşhis konmasını sağlamak, koruyucu ve tedavi edici bir strateji oluşturmaktır. Elle nabız kontrolünde düzensizlik saptanması en tipik bulgusudur. Tansiyon ölçümü sırasında nabız atımındaki düzensizlikleri işitmek de mümkündür. EKG (elektro kardiyografi) ile mevcut ekstrasistol net olarak tanımlanabilir. Gelişi güzel zamanlarda ortaya çıkan ya da sürekli olmayan ekstrasistolleri yakalayabilmek için 24 saat taşınabilir Holter EKG kullanılır.

Ekstrasistol sorunu olanlar nelere dikkat etmelidir?

* Sigara içmeyin.
* Alkol kullanmayın.
* Çay - kahve tiryakiliğiniz var ise buna son verin
* Ağır spor yapmayın.
* Düzenli ve dengeli beslenmeye özen gösterin, ağır yiyeceklerden kaçının.
* Doktorunuza danışmadan içeriğini bilmediğiniz ilaçları kullanmayın.
* Stresten uzak kalmak için yüreğinizdeki hoşgörü reçetesini uygulayın.

Ekstrasistol nasıl tedavi edilir?

Bunun için tam bir sistemik muayeneden geçmek gerekir.
Doktorunuz öncelikle ekstrasistolun masum (iyi huylu) ve riskli (kötü huylu) ayrımını yapar.
Riski arttıran uyarıcı etkenlerden uzaklaştırılır: Sigara, stres, alkol, çay, kahve ve kalbi tetikleyen ilaçlar. Risk oluşturan hallerde kabul edilmiş tıbbi kriterlerle sebebe yönelik tedavi stratejileri oluşturulur. Gerek duyulan ilaçlar ancak uzman doktor denetiminde ve kontrollü olarak kullanılır. İnatçı ve ilaçlara yanıt vermeyen durumlar elektro fizyolojik yöntemle ablasyon, deri altına yerleştirilen kalp pili, defibilatör ve nadiren ameliyat edilerek tedavi edilir.

Doç. Dr. Kani Gemici
Memorial Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı

Son düzenleyen Safi; 6 Mayıs 2016 03:05
GüNeSss
1 Kasım 2011 04:11   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Taşikardi (Kalp Çarpıntısı)
Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır. Yazılanlar, doktor uyarısı ya da uzman önerisi değildir.

Çarpıntı bazen masum bazen tehlikeli bir belirtidir. İşte dikkat ettmeniz gereken hususlar..
Kalbinizin kıpır kıpır olması, birini görünce ya da düşününce “küt küt” diye atması iyi bir şeydir ama iş tekrarlayan çarpıntılara gelince değişir.

Sık tekrarlayan çarpıntılar can sıkıcı ve korkutucu olabilir. Çarpıntılarınızın sebebi zamansız ve yersiz kalp atışları veya kalbinizin gereğinden hızlı çalışması olabilir. Eğer çarpıntınız çok sık tekrarlıyorsa, beraberinde baş dönmesi, baygınlık hissi, yorgunluk, göğüs ağrısı de yaşıyorsanız kaynağının kalbinizdeki bir sorun olması ihtimali fazladır. Böyle bir durumda doktorunuzu aramakta geç kalmayın.

KALBİNİZİ NELER HEYECANLANDIRIYOR
Çarpıntı korkutucu bir sorundur ama her zaman ciddi bir kalp hastalığına işaret etmez. Bir stres reaksiyonu, korku ve endişe nedeniyle de ortaya çıkabilir. Bazı insanlarda nikotin duyarlılığı sigara içer içmez ortaya çıkan çarpıntılara yol açar. Kahve ve çayda bulunan kafein de önemli bir çarpıntı nedenidir.

Ayrıca aşırı çalışma ve yorgunluk nedeniyle oluşan çarpıntı da vardır. Aceleci insanlarda eviyle, işiyle ciddi sorunlar yaşayanlarda ya da farkına varmadığı bir sorun nedeniyle bunalıp sıkılanlarda da çarpıntı ortaya çıkabilir. Eğer sizi rahatsız edecek bir çarpıntı ile karşı karşıyaysanız, ilk önce fazla miktarda kahve, çay, alkol tüketimi ya da ruhsal bir problemden mi kaynaklandığını araştırın. Paniğe kapılmayın. Kilo fazlalığı sorununuz varsa zayıflayın. Eğer nöbetler halinde gelen çarpıntılardan yakınıyorsanız nöbet anında aşağıdaki manevralardan yararlanmaya çalışın. Daha sonrası için doktorunuzdan bir randevu almayı da unutmayın. İşte çarpıntı atağını savuşturmada kullanılabilecek başlıca yöntemler:
  • - Derin ve güçlü bir şekilde öksürün.
  • - Ikınma manevrası yapın.
  • - 20-30 saniye kulağınızı ve burnunuzu kapatarak üflemeye çalışın.
  • - Soğuk ve buzlu bir içecek için veya ellerinizi çok soğuk suyu ile doldurulmuş bir kaba daldırın.
Tıp dilinde palpitasyon denilen çarpıntının nedenleri çeşitlidir. Bir kalp hastalığı söz konusu değilse; fazla sigara içmek, alkol, yorgunluk, sinirlenmek, kansızlık, hazımsızlık, çay, kahve veya zehirlenmelerden kaynaklanabilir.

bayılmalar
Geçici olarak uyanıklık halinin kaybolmasına halk arasında bayılma tıp dilinde senkop denir. Bu durumda beyin hücrelerine giden oksijen azalmıştır. Bayılmanın nedeni; yorgunluk, uzun süre ayakta kalmak, ani heyecanlar, tansiyon yüksekliği, gebelik, kansızlık, damar sertliği ve kalp hastalıklarıdır. Bayılmadan önce baygınlık hissi gelir. Sonra yüz kül rengini alır. Arkasından da terleme, çarpıntı, göz kararması ve baş dönmesi görülür. Bu gibi durumlarda yapılacak ilk iş hastayı hemen yatırmak, elbise ve çamaşırlarını gevşetmektir. Sonra yüzüne su serpilir ve amonyak koklatılır.


hazımsızlık
Sindirimin normal şekilde olmaması ve bağırsakların seyrek çalışmasına; halk arasında hazımsızlık, tıp dilinde ise dispepsi denir. Nedenleri çeşitlidir. Ağır yemekler, yemekleri gereği gibi çiğnememe, diş veya dişeti iltihapları, içki veya sigara içmek, çok miktarda çay veya kahve içmek, fazla miktarda şekerli veya unlu şeyler yemek, kansızlık, yorgunluk, sinir bozukluğu ve üzüntü hazımsızlığı doğuran nedenler arasında sayılabilir. Yemekten bir süre sonra; midede şişkinlik veya yanma hissi ortaya çıkar. Sık sık yemek ihtiyacı hissedilir. Kabızlıktan şikayet edilir. Bazı kimselerde halsizlik, uykusuzluk, unutkanlık veya çarpıntı görülür. Tedavinin ilk şartı; sıkıntı ve üzüntülerden sıyrılmaktır. Zararlı şeyler terkedilir. Et yemekleri de mümkün olduğu kadar azaltılır. Haddinden fazla yemek yenmez. Yemeklerden sonra soğuk su içilmez. Yemek aralarında acıkınca süt ile birkaç galete yenir.


kalp yetmezliği
Kalbin sağ, sol veya her iki karıncığının; içindeki kanı, her vuruşunda muntazaman boşaltamaması şeklinde ortaya çıkar. Üç şekilde görülür. Sol Kalp Yetmezliği : Hastada nefes darlığı ve kuru öksürük vardır. Geceleri daha zor nefes alır. çarpıntı, baygınlık ve terleme görülebilir. Buna kalp astımı adı verilir. Nedeni; aort veya mitral kapaklarının hastalanması veya koroner rahatsızlığıdır. Sağ Kalp Yetmezliği : Hastanın ayak ve ayak bilekleri şişer. Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur kalır. El, ayak ve yüzde morarmalar; hazımsızlık ve iştahsızlık görülür. Nedeni, mitral kapağı hastalığı, müzmin bronşit veya doğuştan olan kalp hastalığıdır. Kaonjestij Kalp Hastalığı : Sağ ve sol kalp yetersizliği bir arada olduğu zaman görülür. Nedeni aort veya mitral kapaklarının hastalanması, müzmin bronşit veya akciğer hastalıkları, romatizma ve tiroid hastalıklarıdır. Aşağıdaki tavsiyelere uymak gerekir: Sigara içmeyin. Yemeklere fazla tuz koymayın. Uykularınızı ihmal etmeyin. İstirahat edin ama devamlı olarak yatmayın. Sinirlenmeyin, üzülmeyin, her şeyi kendinize dert etmeyin.


kansızlık
Tıp dilinde anemi denilen kansızlık, kandaki kırmızı hücrelerin veya hemoglobin denilen kırmızı maddelerin ya da her ikisinin de azalmasıdır. En önemli nedeni yeteri kadar beslenememektir. Ayrıca, müzmin basur kanamaları, aybaşı kanamalarının haddinden fazla olması, doğuştan olan bazı hastalıklar, romatizma, lösemi ve kanserde de görülür. Kansızlığın tipik belirtileri şöyle özetlenebilir. Yüzde solgunluk, nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik, ve ayak bileklerinde şişkinlik görülür. Hastanın burnu sık sık kanar, dilinde acılık vardır. İştahsızlık ishal ve bazen de kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, istirahat, temiz hava ve kan yapıcı gıdalar yemektir.


karaciğer hastalıkları
Karaciğer, diyaframın hemen altında, sağ tarafta, yaklaşık olarak 2 kilogram ağırlığında koyu kırmızı renkte yumuşak bir organdır. Yaşamak için gerekli olan bir çok kimyasal olay burada meydana gelir. Karaciğerin görevi : - Günde yaklaşık olarak 4 su bardağı (1 litre) safra salgılar. - Yağ, protein ve şeker metabolizmasını düzenler. - Vücudun ısısını ayarlar. - Vücudun ihtiyacı olan su ve vitaminleri yapar. - Yağ, protein, şeker ve kan yapımı için gerekli olan maddeleri depolar. Kan miktarını ayarlar. - Hormonların görevleri üzerinde etkili olur. Karaciğer yukarıda belirtilen görevlerinden herhangi birini yapamaz hale gelecek olursa, çeşitli hastalıklar ortaya çıkar. Bunların en önemlileri, karaciğer yetersizliği, karaciğer iltihaplanması, karaciğer sirozu, safra kesesi iltihabı ve safra kesesi taşıdır. Karaciğer Hastalıklarının Ortak Belirtileri : Hasta, sağ böğründe ağrı hisseder. Bağırsaklarında fazla miktarda gaz vardır. Karnı şişer, anüsten çıkan gaz pis kokar. Cilt rengi ve bazen de göz akı sararır. Yüzünde ve ellerinde çil gibi lekeler görülür. Hazımsızlıktan şikayet eder. Sabahları dilinde pas ve ağzında acılık hisseder. Nefesi de kokar. Sabah saatlerinde ensede ağrı hisseder. çarpıntı, iştahsızlık vardır. İdrarın rengi sabahları sarı ve koyu, daha sonraki saatlerde ise, duru ve açıktır. Sık sık idrara gider. Baldır kasları ağrır. El ve ayaklarında şişlik görülür. Geceleri uyumak istemez. Görme ve işitme duyguları da zayıflar.


karaciğer yetersizliği
Karaciğerin görevini yeterince yapmaması sonucu görülen bir hastalıktır. Belirtileri bağırsaklarda gaz, karın şişliği, sağ böğürde ağrı, burun kızarması, solgun renk, yüz ve elde çil gibi lekeler, paslı dil, ağızda acılık, mide bulantısı, kabızlık, çarpıntı, el ve ayak şişleri, görme ve işitmede azalma görülür. İdrar rengi, sabahları koyu, gündüz ise açık ve durudur. İdrara çok çıkılır. Hastanın çukulata, baharatlı yiyecekler, turşu, kızartmalar, ve yağlı şeyler yememesi gerekir.


kloroz
Bir çeşit kansızlıktır. Kanda hemoglobin miktarının azalması, bu duruma neden olur. çarpıntı, halsizlik, nefes darlığı, yüzde solgunluk ve ayak bileklerinde şişme görülür.


sinirsel hazımsızlık
Sinir sisteminin düzenli, uyumlu çalışmasını kaybetmesi sonucu ortaya çıkar. Ayrıca, alkol kullanmak, fazla sigara içmek, haddinden fazla çay, kahve veya süt içmek, çabuk ve gereği gibi çiğnemeden yemek yemek şikayetlerin artmasına neden olur. Hastanın karnında ağırlık hissi vardır, midede gurultu, yanma veya ekşime görülebilir. Geğirir, gaz çıkarır. Yorgunluk, baş ağrısı, çarpıntı ve unutkanlıktan da şikayet edilir.


tansiyon yüksekliği
Büyük tansiyonun kişinin yaşına göre yüksek olmasına halk arasında tansiyon yüksekliği, tıp dilinde ise hipertansiyon denir. Bir çok hastalıkta tansiyon yüksekliği görülür. Mesela kalbin sol bölümünün büyümesinde, böbrek hastalıklarında, damar sertliğinde, kan hücrelerinin çoğalmasında, şişmanlıkta ve iç salgı bezleri hastalıklarında kan basıncı artar. Tansiyon yüksekliğinin belirtileri arasında yorgunluk, sinirlilik, çarpıntı, baş dönmesi, uykusuzluk, baş ağrısı vardı.


Son düzenleyen Safi; 16 Nisan 2016 20:09
19 Haziran 2012 17:02   |   Mesaj #7   |   
buz perisi - avatarı
VIP Lethe
Kalp Çarpıntısı

Kalp atışlarının, hissedilecek şiddette hızlı ve kuvvetli atmasıdır. Çarpıntılar bazen ekstrasistol denilen tarzdadır; yâni atışlar önce yavaşlar, kalp bir süre durur gibi olur, sonra atışlar yeniden hızlanır. Bu durum bir kalp hastalığından ileri gelebileceği gibi, koşma, yorgunluk, sinirlenmek, stres, fazla alkol, sigara, fazla çay ve kahve içmek, hazımsızlık, midede çok gaz birikmesi gibi sebeplerden de kaynaklanabilir.

Magnezyum veya potasyum minerallerinin eksikliği de çarpıntıya yol açabilir. Az lifli sebze ve meyve ile beslenmeli, greyfurt, incir, badem, hünnap, marul, pekmez ve bal yemelidir. Kalp hastalığı dışında aşağıdaki bitkisel formüllerden istifade edilir.

Tedavisi:
  • Marul veya kıvırcık salata, yaprak ve kökleri ile birlikte robottan geçirilerek suyu çıkarılır. Sabah aç karna ve gece yatarken bu sudan birer fincan içilir.
  • Öd ağacı gül suyu ile birlikte ezilir, bir kaşık bala yarım kaşık konularak yenir.
  • Kalbi kuvvetlendirmek ve vücudu güçlendirmek için; pırlanta, yakut ve zümrütten yapılan macunlar yenir. Macunların içine bir kilo bal karıştırılır, günde üç çay kaşığı (tatlı kaşığına kadar artırılabilir) yenir.
  • Misk ve amber macunları, içine inci, yakut, zümrüt, lal ve amber konularak yapılır. Çay kaşığı ile yenir.
  • Kırmızı macun yenir. (100 dirhem ipek kozalağı, 50 dirhem gül-lâp, 150 dirhem elma usaresi, 10 dirhem halis kırmızı yakut ve 20 dirhem mercan balla karıştırılarak yapılan bir macun.) Altın toz halinde macunların bileşimine girerse o macunlar kalbe güç verir.)
  • İki dirhem gümüşle 10 dirhem safran, yarım kilo balla karıştırıp macun haline getirilir. Günde 2 – 3 çay kaşığı yenir.
  • Gül ve nergis esansı koklamak kalbe ferahlık ve kuvvet verir. Günde 2 – 3 kaşık anzer balı yenir.
  • 10 gr. tarçın, kaynamakta olan 100 cc. suya atılır, beş dakika daha kısık ateşte demlenir. Balla tatlandırılarak çay gibi içilir.
  • Olgunlaşmış alıç meyvesi yenir veya günde iki defa alıç meyvesinden yapılan sirkeden birer fincan içilir.
  • 20 gr. alıç yaprağı, kaynamakta olan 200 cc. suya konur, bir dakika daha demlenir. Soğuduktan sonra balla tatlandırılarak günde 2 – 3 de^ fa birer bardak içilir.
  • 10 gr. sinameki ile 5 gr. karanfil, 500 cc. suda beş dakika kaynatıldıktan sonra, balla tatlandırılarak günde 2 – 3 bardak içilir. Günde üç defa birer bardak bal şerbeti içilir.
  • 10 gr. badem toz haline getirildikten sonra bir bardak sütte birlikte kaynatılarak içilir.
  • Bir kesmeşeker, üzerine 3 – 5 damla biberiye esansı damlatıldıktan sonra emilir.
  • Gül, ayva ve hünnap reçeli ile bol miktarda kiraz, armut ve hünnap yenir.
  • Günde 2 – 3 bardak limon veya üzüm koruğu suyu içilir.
  • 10 gr. ardıç tohumu, kaynamakta olan 200 cc. suya konur, beş dakika daha kaynatılır. Balla tatlandırılarak, günde üç defa birer çay bardağı içilir.
  • 10 gr. kimyon balla karıştırılarak yenir.
  • 50 gr. Antepfıstığı ile 50 gr. anason toz haline getirilir, bir kg. balla macun kıvamına sokulur. Günde üç defa birer kaşık yenir.

Not:Bilgiler doktor tavsiyesi değildir.

16 Nisan 2016 20:25   |   Mesaj #8   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Taşikardi Nedir?
Ad:  taşikardiya1.jpg
Gösterim: 561
Boyut:  31.9 KB

Kalbin atım sayısının 60’dan az olması bradikardi, 100’ün üzerinde atması ise taşikardi olarak adlandırılır. Kalp hızını değiştiren, azaltan ya da çoğaltan birçok faktör vardır. Kalp hızının yavaşlamasına daha az rastlanır. Taşikardi yani kalbin hızlanması durumu daha çok görülmektedir.
Kalbin içinde uyarı üreten sinüs düğümü adı verilen bir merkez vardır. Kalp normal olarak da atsa, bradikardik veya taşikardik de atsa ilk elektrik uyarısı bu noktadan çıkar. Bu noktadan uyarı çıkmayıp kalp içerisinde başka noktalardan elektrik uyarısı çıkması durumuna aritmi denir.

Taşikardi Nedenleri
  • Taşikardi,herhangi bir rahatsızlık ya da nedene bağlı olarak görülebildiği gibi, doğrudan yalnızca kalple ilgili olarak da meydana gelebilir.
  • Vücudun kan ve oksijen ihtiyacının çoğaldığı egzersiz durumunda kalp normal olarak hızlanır ve fizyolojik bir taşikardi oluşur.
  • Vücudun, kan ve oksijen ihtiyacını arttıran korku, kansızlık, ateş troid bezinin fazla çalışması gibi sorunlar sebebiyle de fizyolojik taşikardi oluşabilir. Çünkü bu durumlarda kalple ilgili bir rahatsızlık bulunmamaktadır.
  • Bunların dışında doğrudan kalple ilişkili olarak meydana gelen taşikardiler vardır ve bunlar kalple ilgili hastalıklardır.
  • Taşikardi 30 saniyeden fazla sürerse, kendiliğinden düzelse bile sürekli taşikardi olarak adlandırılır. Bu süreden daha az sürüyorsa ve arada normale dönüyorsa süreksiz taşikardi sözkonusudur.
  • Doğrudan kalple ilişkili olan taşikardiler arada bir nöbetler biçiminde meydana gelir. Birkaç saniye sürebileceği gibi, saatlerce ya da günlerce de sürebilirler. Bu taşikardilerin kalbin kulakçıklarından ya da karıncıklarından oluşmalarına bağlı olarak değişik tipleri vardır. En riskli olanı karıncıktan kaynaklanan bir tipi olan ventüküler taşikardidir ve hemen müdahale edilmezse hasta yaşamını yitirebilir.

Taşikardi Belirtileri
Aritminin belirtileri kişiden kişiye ve anormalliğin kaynaklandığı nedene göre değişebilir. Bazı insanlarda belirti görülmeyebilir. Hasta herhangi bir anormallik hissetmese de aritmi mevcuttur.
En çok görülen belirtiler; çarpıntı, yorgunluk, göz kararması, bayılma, göğüs ağrısı, nefes darlığı, yaşlılarda sebebi anlaşılamayan düşmeler ve bazı önemli durumlarda kalp durması ve ani ölüm meydana gelebilir.

Taşikardi Tedavisi
  • Aritmi teşhisinin konulması önemlidir. Çünkü uzun zaman tanı konmamış aritmiler zaman içerisinde kalpte geri dönüşümsüz hasara neden olurlar. Bu yüzden çarpıntı hissedildiğinde vakit geçirilmeden bir kardiyoloğa gidilmelidir.
  • Tedavi yöntemi aritminin cinsine ve öneminde göre belirlenir. Kalp dışı nedenlerden kaynaklanan taşikardiler, altta yatan sebebin tedavisiyle düzelir. Örneğin kansızlık sebebiyle oluşan taşikardi kansızlığın tedavisiyle düzelir.
  • Bir çok süreksiz aritmi kahve, sigara, alkolu bırakmak, grip ilaçları gibi bazı ilaçlaları kullanmamak, stresi kontrol etme tekniklerini uygulamak ve belirli ilaçları (Betabloker, kalsiyum kanal blokerleri, digoksin) kullanmak gibi önlemlerle düzelebilir.
  • Önemli durumlarda antiaritmik ilaçlar kullanılabilir. (Ancak bu ilaçların önemli yan etkileri olduğu için çok dikkatli kullanılması gerekir)
  • Aritmiler çoğunlukla kalbin çalışma düzenini bozduğundan dolayı kalp durması ya da kalp yetersizliğine yol açarak ciddi risk oluştururlar.
  • Atriyal fibrilasyon gibi aritmilerde kalbin içinde pıhtı meydana gelip daha sonra buradan kopan pıhtıların beyin ve kalp damarlarını tıkama olasılığı bulunmaktadır. Böyle bir riski olan hastalar devamlı kan sulandırıcı ilaç kullanmak zorundadırlar.
  • Ventriküler taşikardi gibi kalbin karıncıklarından ileri gelen aritmilerde tedavi hastaneye yatırılarak yapılmalıdır.
  • Kalbin kulakçık veya karıncık kısmından kaynaklanan taşikardi eğer tansiyonun düşmesine sebep olmuşsa ya da göğüs ağrısı, nefes darlığı ve bayılma gibi belirtilere yol açıyorsa zaman geçirilmeden elektroşokla düzeltilmesi gerekir.
  • Kalp hızı iyice yavaşlarsa derinin altına yerleştirilen kalıcı kalp pilleri ihtiyaç halinde kalbe elektrik uyarıları verirler. Kalp hızı fazlalaşmışsa, hızını düzelten otomatik elektroşok cihazları hastanın göğsüne ameliyat yoluyla yerleştirilir.


kaynak: Beslenme Desteği
16 Nisan 2016 21:00   |   Mesaj #9   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Kalbin Hızlı Atması Sebepleri
Bazen nabız yükselmesinin nedeni çok basittir:
  • Fazla kafein almışsınızdır ya da
  • Vücudunuzun tepki gösterdiği bir şeyler yemişsinizdir.
Fakat bu durum sık sık oluyorsa vücudunuzda bir problem olabilir ve doktor kontrolü gerektirebilir.
Aşırı Egzersiz

Egzersiz doğal olarak nabzınızı hızlandırır. Bu tamamen normaldir ve aslında güzel bir durum olarak değerlendirilmelidir. Etkin bir şekilde spor yapmakta olduğunuzu bilmek için nabzınızın yükseldiğini görmelisiniz. Fakat nabız spordan sonra normal seyrine inmiyorsa doktora görünmelisiniz.
İlaç Yan Etkileri
Yüksek nabzın en yaygın görülen nedenlerinden biri ilaçlardan kaynaklanan yan etkilerdir. Burun açıcı spreylerin de dahil olduğu bazı ilaçlar sakince oturup hiçbir şey yapmasanız bile nabzınızın hızlanmasına yol açabilir. Astım ilaçları da bu durumun suçlusu olabilir. Nabız, genelde ilacın vücuttan atılımı gerçekleşince düzelir.

DEVAMI Nabız Nedir?
16 Nisan 2016 21:50   |   Mesaj #10   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ad:  heart.jpg
Gösterim: 585
Boyut:  29.4 KB
Kalp Çarpıntısı Nedir?
Kalp atışlarının sert ve güçlü bir biçimde hissedilmesi olan çarpıntı kimi zaman sadece huzursuzluk veren bir his olarak kalır kimi zamanda hayati risk taşıyan bir rahatsızlığın belirtisi olabilir.

Sponsorlu Bağlantılar
Kalp hastalıkları, tiroid bezinin aşırı çalışması, panik atak, kansızlık, stres, kandaki oksijenin düşmesi, astım, tiroid, grip, hipertansiyon, depresyon ve ritm düzenleyici ilaçların birkısmı, sigara, alkol, kafein gibi uyarıcılar ve aşırı bedensel faaliyetler kalp çarpıntısının nedenleri arasında ilk akla gelenlerdir.

Çarpıntı çoğunlukla önemli bir soruna yol açmaz. Ancak kişinin bir kalp damar ya da kapak hastalığı varsa, kalp rahatsızlığı için risk faktörleri bulunuyorsa çarpıntının önemli sonuçlara neden olacağı unutulmamalıdır.

Göğüs ağrısı, nefes darlığı, aşırı terleme, bilinç kaybı ve bayılma hissi çaprıntıya eşilik ediyorsa derhal tıbbi yardım alınması gerekir.

Kalp çarpıntısının nedenleri araştırılırken çarpıntı dışında göğüs ağrısı, bayılma hissi ve baş dönmesi gibi başka belirtilerin olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Çarpıntı başladığında nabız, ateş, tansiyon değerlerinin belirlenmesi önemlidir. Çarpıntı varken çekilen elektrokardiyografi önemli bilgiler verir. Çarpıntısı olan kişinin başka bir hastalığının olup olmadığı ve kullandığı ilaçların bilinmesi gerekir.

Çarpıntının tedavisi nedene yönelik olur. Tiroid hastalığı, kansızlık, kan tuzlarında bozukluk varsa bunların düzeltilmesi gerekir. Çarptının sebebine göre ritm düzenleyici ilaçlar verilebilir, kalıcı kalp pili ya da ritm düzenleyici cihazların takılabilir ve cerrahi müdahele gündeme gelebilir.

Uzun süre devam eden kalp çarpıntısının tedavi edilmemesi kardiyomiyopati adı verilen önemli kalp yetmezliklerine yol açabilir. Atriyal fibrilasyon gibi düzensiz atımlarla görülen çarpıntılar, tromboembolik komplikasyonlar üzerinden felce sebep olabilir. Ventriküler kökenli olan çarpıntılar, ani ölüm nedeni olabilir.
Kalp Çarpıntısı Neden Olur?
Kalp çarpıntılarının sebepleri çoğunlukla önemsizdir. Çarpıntılar genellikle vücudun gergin ve stres altında olduğunun bedensel bir ifadesidir. Fazla miktarda tüketilen çay veya kahve, sigara içilmesi, uykusuzluk, aşırı heyecan, korku, telaş bunlardan bazılarıdır.
  • Bazı kişilerde nikotin duyarlılığı sigaranın içilmesiyle hemen kendini gösteren çarpıntılara neden olur.
  • Çay ve kahvedeki kafein de çarpıntıya yol açar.
  • Uzun süre devam eden üzüntüler, korkular, farkına varılmadan biriken kronikleşmiş yorgunluklar da çarpıntıya neden olabilir. Çarpıntı psikolojik sorunlardan kaynaklanabilir. Çarpıntı, panik atağın en ciddi belirtilerindendir.
  • Bir takım hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar yan etki olarak çarpıntıya neden olabilirler. Bronşit ve astım tedavisinde kullanılan bronş genişletici ilaçlar çarpıntının sebebi olabilir.
  • Troid hastalıkları gibi hormonal bozukluklar çarpıntıya sebebiyet verebilir.
  • Diyabet hastasının uzun süre aç kalması, insulin dozunun fazla olması ya da hastanın kullandığı ilaçlarının dozunun yüksek olması halinde kan şekeri aşırı bir şekilde düşebilir ve çarpıntı olabilir.
  • “Şeker hastalarında” da çarpıntı sık görülüyor. “İdrar söktürücü ilaçlar” gibi bazı ilaçlar da çarpıntıya yol açabiliyor. Çarpıntı problemi çoğu kez önemli bir sağlık sorununa işaret etmez ama tekrarlayan, sıklaşan ve yoğunlaşan bir şikáyet altına geldiğinde dikkat etmekte fayda var.
  • Kan düşüklüğü olan insanlarda kalp, az olan kanı vücuda dağıtabilmek için dakikadaki atış sayısını artırır ve bu da çarpıntıya yol açar.
  • Kalbin doğuştan hastalıkları, hipertansiyon, kalp krizi, kalp yetmezliği gibi sonradan kazanılan organik hastalıklar çarpıntıya yol açabilir.
  • Kalp çarpıntıları sık sık tekrarlıyorsa, ve çarpıntıyla bilikte baş dönmesi, halsizlik, göğüs ağrısı da görülüyorsa bunun sebebinin kalpteki bir sorundan kaynaklanma olasılığı fazladır.
  • Çarpıntıyla beraber görülen göğüs ağrısı ve sıkışması, göz kararması, baş dönmesi gibi belirtiler kalbin geçici olarak vücudun gereksinimi olan kanı dokulara pompalayamamasının bir işaretidir.
  • Yaşlı kişilerdeki çarpıntılar atriyal fibrilasyon gibi önemli bir sağlık sorunundan dolayı olabilir.
  • Sporcularda rastlanan kalp durmaları ve ani ölümlerin sebebi yalnızca kalp krizi değildir. Ölümcül kalp çarpıntıları da buna neden olabilir. Normal olarak insanların kalp kulakçıklarıyla karıncıkları arasında tek bir elektrik iletim sistemi vardır. Fakat, bazı insanlarda bu iletim sistemi bir değil, iki tane olmaktadır.
  • Tamamen genetik sebeplerle olan bu durumlarda bazen ölümcül çarpıntılar meydana gelebilmektedir. Kişi bu çarpıntının etkisiyle yürürken, hareket ederken, günlük normal işlerini yaparken birdenbire düşüp bayılabilmekte ve bazen de ölebilmektedir. Sahalarda görülen sporcu ölümlerinin önemli bir kısmı böyle olmaktadır.
  • Hamilelik döneminde çarpıntı hissedilebilir. Anne karnındaki bebeğin besin ve oksijen gereksiniminin karşılanması için annenin kan miktarı artar. Daha fazla kanı pompalamak durumunda kalan kalbin işi de fazlalaşır ve kalp atım sayısında % 20 oranında artış olur. Kalbin atım sayısında artış olması anne tarafından çarpıntı olarak hissedilebilir. Bu çarpıntılar hamilelik sürecinin doğal bir sonucudur.
  • Fakat çarpıntılar bazen birtakım sağlık proplemlerinin belirtisi de olabilir. Hamilelik dönemindeki kalp çarpıntılarının fazla olması, anne adayındaki kansızlığın bir sonucu olabilir. Hamilelerde kan miktarı arttığı için kanın yapımında gerekli olan demir gereksinimi de artar. Yeterli miktardaki demir minerali karşılanamazsa kansızlık meydana gelir.


kaynak: Beslenme Desteği