Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 5 Aralık 2016  Gösterim: 75.739  Cevap: 13

Zona

Kısaca
Zonaya neden olan suçiçeği hastalığı virüsüdür. Suç çiçeği çoğunlukla çocukluk döneminde geçirilen ve solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Su çiçeği iyileştikten sonra hastalığa neden olan virüs vücuttan tamamen yok olmaz ...
Misafir
2 Şubat 2006 22:50       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  ZONA belirtileri 700x330.jpg
Gösterim: 462
Boyut:  32.9 KB

Zona

, deri ve sinir dokusunu etkileyen, belirli sinirlerin geçtiği bölgelerde deride küçük sıvı dolu kabartıların oluşmasıyla ortaya çıkan akut virüs enfeksiyonu. Lezyonlar sıklıkla sırtta oluşur; ortaya çıkmadan önce bu bölgede ağrı duyulur.

Sponsorlu Bağlantılar
Etkeni suçiçeğine de neden olan virüstür; suçiçeğinin virüsün hiçbir bağışıklığı olmayan kişinin vücudunda ortaya çıkmasına karşılık, zonanın virüsle daha önce karşılaşıp bir ölçüde bağışıklık kazananlarda, uyur durumdaki virüsün yeniden etkinleşmesiyle oluştuğu düşünülmektedir. Olguların çoğunda iki hafta içinde kendiliğinden iyileşme görülürse de sinirlerin etkilenmesiyle ortaya çıkan ağrı (nevralji) aylar, hatta yıllar sürebilir.

Kaynak :Ana Britannica

Son düzenleyen perlina; 5 Aralık 2016 19:19


TheGrudge
14 Eylül 2006 04:21       Mesaj #2
TheGrudge - avatarı
Ziyaretçi

Zona

;Halk arasında gece yanığı olarak bilinen Zona sinir ucu iltihabıdır
Zonaya neden olan suçiçeği hastalığı virüsüdür. Suç çiçeği çoğunlukla çocukluk döneminde geçirilen ve solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Su çiçeği iyileştikten sonra hastalığa neden olan virüs vücuttan tamamen yok olmaz ve bazı sinirlerin içine yerleşerek uyur vaziyette kalır. Uzun yıllar boyunca hiçbir sorun yaratmaz. Ancak bazı kişilerde Vücudun direncinin azaldığı durumlarda uyuyan bu virüs uyanır. Yerleştiği sinirin içinde çoğalır ve sinirin uçlarına, sinirin dağıldığı deri bölgesine gelerek ağrı ve cilt döküntüsüyle seyreden Zona hastalığını oluşturur.

Sponsorlu Bağlantılar
Vücudun zayıf düşmsine yol açan nedenler; bazı enfeksiyonlar, yorgunluk, uykusuzluk, dengesiz beslenme, aşırı kilo kaybı, stres,alınan bazı ilaçlar, kanser gibi hastalıklar sıralanabilir. Zona çocuklar da dahil olmak üzere her yaşta görülür. Ancak 50 yaşın üzerinde, yaşlılarda, başka hastalığı olanlarda daha ağır seyreder. Zona ağrı ve deri döküntüsüyle seyreden bir hastalıktır. Bu iki belirti de tüm vücutta değil sadece sinirin bulunduğu alanda görülür. Zona da yüz, saçlı deri, gövde, kol ve bacaklar gibi vücudun herhangi bir bölgesinde sinirler tutulabilir. Bununla beraber en sık tutulan bölge göğüs bölgesidir. Ağrı ve döküntü vücudun sağ ya da sol olmak üzere bir yarısında bir kuşak tarzında yerleşir. Ağrı, deri döküntüsünden önce ortaya çıkabilir. Hastalar ağrıyı yanma, zonklama, batma, bıçak saplanması, karıncalanma, uyuşma şeklinde hisseder.

Ağrının ardından deride bir kızarıklık ve üzerinde yerleşmiş su dolu kabarcıklar ortaya çıkar. 3-4 hafta içinde bunlar kurur ve kabuklanarak iyileşir. Ağrı bu dönemde devam eder ve döküntünün iyileşmesiyle kaybolur. Ancak bazen, özellikle de yaşlı kişilerde ağrı döküntünün iyileşmesinden sonra da devam eder.

Son düzenleyen perlina; 5 Aralık 2016 19:19
Misafir
19 Eylül 2006 13:47       Mesaj #3
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Zona nedir? Niçin tekrarlar?


Normal sağlıklı kişilerde ve gençlerde nadir görülen artan yaşla birlikte görülme sıklığı artan bu hastalık,kişinin yaşam kalitesini bozan bir virüs hastalığıdır.Günümüzde çok sık görülür ve tedaviye rağmen tekrarlama eğilimi sıktır.

Bu hastalık genelde çocukluk çağında su çiçeği virüsünün (mikrobunun)sinirlere yerleşerek yıllar sonra kendiliğinden büyük bir nedenle de vücudun savunma mekanizması bozulunca tekrarlayan bir hastalıktır.

Daha çok kişinin göğüs ve sırt bölgelerinde görülür.Ender olarak boyun,bel ve baş bölgesinde de görülebilir.Bu hastalık döküntülü bir hastalıktır.Bu döküntüler aşırı ağrılı ve dokunmaya çok hassastır.Hastada ender de olsa ateş ve halsizlik olabilir.Döküntüler yaklaşık 10 gün sonra kabuklanır.Sağlıklı kişilerde 2-3 hafta içinde lezyon kayıp olur.Bazen döküntüler uzun süre etkisini gösterebilir.

Bu hastalığın en rahatsız edici yanı çok şiddetli batıcı ve yanıcı ağrı dokunmakla artan hassasiyettir.Bazen döküntü iyileştikten sonra da uzun süre bu ağrılar devam eder.Bu durumu post herpetik nevralji denir.

Bu hastalık sadece ağrı yapmaz.Kişinin hayatını ve hayati organlarını etkileyen hasarlara da sebep olabilir.Örneğin baş bölgesinde en çok göz tutulur.Önlem alınmazsa körlüğe gidebilen durumlar olur.

Yine bazen bu hastalıktan dolayı felç gelişebilir.Özellikle döküntünün olduğu ilk 3 ile 5 hafta arasında felç geçirme olasılığı vardır.Bu felç kas güçsüzlüğü şeklindedir.

Bu hastalık sinir sistemini etkileyen ve büyük oranda da orta ve daha çok ileri yaşta görülen bir hastalıktır.Çok basit izah edersem çocukluk çağında bu su çiçeği geçirildiği zaman bu hastalığa sebep olan mikrop sinirlere yerleşir ve ileriki dönemlerde vücut direnci düşünce aktif hale gelir ve hastalık oluşur.Tedaviyle hastalık belirtileri geçer.Fakat vücut direnci düşünce tekrarlama,vücut direncini düşüren en önemli etken aşırı üzüntü,kronik depresyon gibi sinir sistemini zarara uğratan etkenlerdir.Bunun yanında vücut direncini düşüren diğer hastalıklarda (diabet ..vs) bu hastalığın açığa alınmasına neden olur.Bunun için hastalığın tedavisinde hastalığa yol açan mikroba karşı yapılacak tedavinin yanında vücut direncini düşüren etkenlerde mücadele etmek gerekir.Örneğin;depresyonu olan hastanın tedaviye paralel bu durumunun düzeltilmesi gibi.

Yukarıda da bahsettiğim gibi tedavide klinik tablonun ağırlığına göre ağızdan veya damardan mikroba karşı olan ilaçlar ve ağrıya yönelik tedavi yapılır.

Tedavinin yanında en önemli yapılması gereken vücut direncini arttırmaya yönelik destek tedavisidir.Hastalığın tekrarlamaması için vücut direncinin arttırmak hastalığa yol açan mikrobun yok oması veya inaktif hale gelmesi gerekmektedir.Yazımda sık sık vurguladığım gibi moral ve vücut direncinin iyi olması bu hastalık için çok önemlidir.
Nörolog Doç. Dr. Serdar Dağ
Son düzenleyen perlina; 4 Aralık 2016 23:50
arwen
19 Eylül 2006 22:40       Mesaj #4
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Tıp dilinde ‘’herpes zoster’’ olarak isimlendirilmiş olan bu cilt hastalığı halk arasında ‘’zona’’, ‘’kuşak hastalığı’’ veya ‘’ gece yanığı ‘’ olarak bilinmektedir. Bu hastalıkla ilgili olarak hastaların en çok sorduğu sorularla birlikte hastalığı tanımanıza yardımcı olacak temel bilgileri içeren bir yazı hazırladık. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli konu doktorunuza danışmadan kendi hastalığınız ait teşhis ve tedavi yaklaşımlarından kesinlikle sakınmanız gerektiğidir.

HASTALIĞIN NEDENİ NEDİR ?
Su çiçeği geçiren herkes zona hastalığına yakalanabilir. Çünkü bu iki hastalığa sebep olan virüs aynıdır. Bu virüs insan vücuduna ilk girişinde su çiçeği hastalığına sebep olur. Su çiçeği geçiren kişilerdeki virüs sinir hücrelerinin köklerinde yerleşir. Uzun yıllar hiçbir belirti ve rahatsızlık yapmadan sinir köklerinde kalabilir. Uygun ortam bulduğunda virüs aktive olarak zona hastalığını yapar.
Ad:  zona 700x330.jpg
Gösterim: 449
Boyut:  57.2 KB
VİRÜSÜN AKTİVE OLMASINA SEBEP OLAN NEDİR?
Temel olarak virüsün aktive olmasında etkili olan sebep vücutta ‘’hastalıklara karşı koyma gücünde’’ (dirençte) meydana gelen azalmalardır. Direncin azalması ile virüs bulunduğu yerde üremeye, sinir kökünden sinirlerin dallarına doğru yayılmaya başlar ve deriye kadar ulaşarak belirtileri oluşturur. Direnç düşmesinde stres, aşırı yorgunluk, yaşlılık, vücuttaki yaralanmalar en sık görülen sebeplerdir. Hastalığın beklenenden şiddetli ve yaygın olduğu durumlarda direnç düşmesinin habis (malign) hastalıklar, AİDS hastalığı, kanser ilaçları ( kanser kemoterapisi ) ve ışın tedavisi (radyoterapi) ile de ilgili olabileceği hatırlanmalıdır.

ZONA HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Belirtiler vücutta orta hattın sağ veya sol tarafında kuşak gibi vücudun tek tarafını saran veya bir hattı izleyen bir alanda gelişen ağrı, iğnelenme, hassasiyet gelişimi ile başlar. Beraberinde hafif ateş ve başağrısı da görülebilir. Genelde 1-3 gün içinde aynı alanda kızarıklık, kabarcık gelişimi meydana gelir. Bölgedeki kabarcıklar birbirine bitişik içi su dolu hale gelirler (vezikül). Zamanla içi irin dolu hale gelebilirler. Kabarcıkların üzeri açıldığında kurur ve üzeri kabukla kaplanır. İlk oluşumlarından itibaren bu kabarcıkların geçiş süresi 2-3 hafta arasındadır. Ancak ağrı daha uzun süre içinde iyileşmektedir. Bazı hastalarda sadece derideki belirtiler veya sadece ağrı gelişimi ile zona geliştiği görülmüştür.

NE KADAR DEVAM EDER?

Hastalığın deride oluşturduğu kabarcıklar 2-3 hafta içinde iyileşmektedir. Ancak ağrının geçme süresi daha uzun zaman içinde olmakta, bazen kalıcı olabilmektedir.

VÜCUTTA HANGİ DOKU VE ORGANLARA YAYILIR?
Zona hastalığı deri üzerinde görüntüleri ile tanı konan bir hastalıktır. Saçlı deriden ayak ucuna kadar her yerde belirtileri olabilen hastalık en çok göğüs, kalça ve yüzde görülmektedir. Ancak hastalığa dahil olan sinir köklerine göre deri dışında da belirtiler olur. Yüzde meydana gelen zonada ağız içinde kabarcıklar olabileceği akılda tutulmalıdır. Yüzdeki hastalık gözde de virüs yerleşmesine sebep olabileceği için doktorunuz sizi göz doktoru muayenesi için yönlendirecektir.

ZONA HASTALIĞINDA GELİŞEBİLECEK İSTENMEYEN DURUMLAR (KOMPLİKASYONLAR) VAR MIDIR?
Zona hastalığında tutulan bölgede oluşan ağrının süreklilik kazanması sık olarak görülebilen bir koplikasyondur. Ağrının aylarca, bazen yıllarca sürebildiği görülmüştür. Bunun tedavisi hastalığın tedavisinden farklı olduğu için doktorunuza başvurmanız gereklidir.
Hastalık döneminde su dolu kabarcıkların iltihaplanması da sık görülen bir komplikasyondur. Hastalık alanında oluşan kızarıklık artması, iyileşme hızında azalma ve ağrının artması kabarcıkların mikrop kaptığının (enfeksiyonun) delili olabilir. Bu durumda tedavinize eklenecek ilaçlarla enfeksiyon tedavi edilecektir.
Nadir görülen diğer bir durum da hastalığın tüm vücuda yayılmasıdır. Bu durumda su çiçeğine benzer bir görünüm oluşabilecektir. Yaygın zona hastalığında hastaların direncini düşüren başka hastalıkların varlığından şüphelenilmelidir.

ZONA HASTALIĞI NASIL TEŞHİS EDİLİR?
Doktorunuz vücudunuzdaki görünüm ve şikayetlerinizdeki özelliklerle tanı koymakta zorlanmayacaktır. Ancak kabarcıkların içindeki sıvıda var olan bazı hücrelerin mikroskop ile görülmesi tanıyı destekleyecektir. Bazı özel durumlarda virüsün varlığının tesbiti için pahalı yöntemlerin uygulanması gerekebilmektedir. Bu durumda doktorunuz size açıklama yapacaktır.

ZONA HASTALARINDA MEVCUT BAŞKA HASTALIKLAR VARSA NE YAPILMALIDIR?
Önceden teşhis edilmiş başka bir hastalığınız varsa mutlaka doktorunuza söyleyiniz. Direncinizi etkileyecek kan kanseri (lösemi), AİDS, lenf bezi kanseri (lenfoma) hastalıklarından biri veya herhangi bir ilaç kullanımınız varsa tedavi değişebilmekle beraber doktorunuz genel durumunuzu saptamak için bazı tahliller isteyecektir.

HASTALIK BULAŞICI MIDIR?
Zona geçiren bir hastanın kabarcıkların içindeki sıvı ile temas eden kişiler eğer su çiçeği geçirmemişler ise su çiçeği hastalığına yakalanırlar. Su çiçeği ve ya zona geçirmiş kişiler başka hastalardan bulaş yolu ile virüs alınmasına karşı dirençlidirler.

HASTALIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR?
Zona hastalığı bir kaç hafta içinde kendiliğinden iyileşir. Verilen tedavinin amacı hastanın bu süreyi rahat geçirmesi ve başka istenmeyen hastalıkların gelişmemesidir. Ağrı kesiciler, sulu pansumanlar hastayı rahatlatmak için kullanılmaktadır. Sulu pansumanlar kabarcıkların hızla kurumasına yardımcı olur. Bazı hastalarda ağızdan alınan ‘’asiklovir’’ veya ’’valasiklovir’’ içeren kapsüllerin kullanılması doktor tarafından önerilebilir. Bu ilaçların kullanımında tedaviye ne kadar erken başlanırsa başarı o kadar iyi olur. Yaygın hastalığı olanlarda, göz tutulumu olanlarda ve ağrısı fazla olanlarda kortizol içeren ilaçlar kullanılabilir.
Zona sonrası ağrısı gelişen hastalarda antidepresan ilaçlar ve ağrı kesiciler kullnılabilinir.

ZONA HASTALIĞINA TEKRAR YAKALANIR MIYIM?
Çok nadir durumlarda daha öncceden zona hastalığı geçirmiş hastalar direnci çok düşürecek bir durum karşısında tekrar bu hastalığa yakalanabilirler. Özellikle AİDS hastalığı, kanser tedavisi görenler ve bazı kanser hastalarında bu durum görülebilmektedir.

HASTALIK SIRASINDA BANYO YAPABİLİR MİYİM?
Hastalık döneminde banyo yapmanın bir sakıncası yoktur. Ancak sıcak banyolar ağrıyı artırabilir, banyo sonrası kabarcıkların mikrop kapma riski artabilir. Bu nedenle banyo sonrası antiseptik solüsyonlarla pansuman yapılması önerilir.
Son düzenleyen perlina; 5 Aralık 2016 00:14
Mystic@L
24 Eylül 2006 22:32       Mesaj #5
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Zonaya neden olan suçiçeği hastalığı virüsüdür. Suç çiçeği çoğunlukla çocukluk döneminde geçirilen ve solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Su çiçeği iyileştikten sonra hastalığa neden olan virüs vücuttan tamamen yok olmaz ve bazı sinirlerin içine yerleşerek uyur vaziyette kalır. Uzun yıllar boyunca hiçbir sorun yaratmaz.

Ancak bazı kişilerde Vücudun direncinin azaldığı durumlarda uyuyan bu virüs uyanır. Yerleştiği sinirin içinde çoğalır ve sinirin uçlarına, sinirin dağıldığı deri bölgesine gelerek ağrı ve cilt döküntüsüyle seyreden Zona hastalığını oluşturur. Vücudun zayıf düşmsine yol açan nedenler; bazı enfeksiyonlar, yorgunluk, uykusuzluk, dengesiz beslenme, aşırı kilo kaybı, stres,alınan bazı ilaçlar, kanser gibi hastalıklar sıralanabilir. Zona çocuklar da dahil olmak üzere her yaşta görülür. Ancak 50 yaşın üzerinde, yaşlılarda, başka hastalığı olanlarda daha ağır seyreder. Zona ağrı ve deri döküntüsüyle seyreden bir hastalıktır. Bu iki belirti de tüm vücutta değil sadece sinirin bulunduğu alanda görülür.

Zona da yüz, saçlı deri, gövde, kol ve bacaklar gibi vücudun herhangi bir bölgesinde sinirler tutulabilir. Bununla beraber en sık tutulan bölge göğüs bölgesidir. Ağrı ve döküntü vücudun sağ ya da sol olmak üzere bir yarısında bir kuşak tarzında yerleşir. Ağrı, deri döküntüsünden önce ortaya çıkabilir. Hastalar ağrıyı yanma, zonklama, batma, bıçak saplanması, karıncalanma, uyuşma şeklinde hisseder. Ağrının ardından deride bir kızarıklık ve üzerinde yerleşmiş su dolu kabarcıklar ortaya çıkar. 3-4 hafta içinde bunlar kurur ve kabuklanarak iyileşir. Ağrı bu dönemde devam eder ve döküntünün iyileşmesiyle kaybolur. Ancak bazen, özellikle de yaşlı kişilerde ağrı döküntünün iyileşmesinden sonra da devam eder.
Zona tedavisinde istirahat önemlidir. Deri döküntüsü için ıslak pansumanlar ve kurutucu merhemler yararlıdır. Vitaminler , ağrı kesiciler ve virüsün çoğalmasının durduran bazı ilaçlar da tedavide kullanılmaktadır. Ağrının inatçı olduğu vakalarda antidepresanlar, sinir blokajı gibi yöntemlerden yararlanabilir.
Son düzenleyen perlina; 5 Aralık 2016 00:15
25 Eylül 2006 03:53       Mesaj #6
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın

ZONA (HERPES ZOSTER)


Etkeni varicella zoster virüsü olan bir enfeksiyon hastalığıdır. Virüsün, omurilik arka köklerine yerleştiği ve bir nedenle aktif hale geçerek, belirtileri ortaya çıkardığı kabul edilmektedir. Virüs yıllar boyunca hiç bir belirti ortaya çıkarmadan sessizce kalabilir.
zona nedir belirtileri 2 560x370
Belirti ve Bulgular
Meydana gelen şikayetler, hangi sinirin kökünün etkilendiğine bağlıdır. Etkilenen sinirin yayıldığı bölgede bazen kaşıntı ile başlayan ve hafif ağrı yapan bazen de çok şiddetli ağrı meydana getiren (kozalji tipinde yanıcı ağrılar) kabarcıklar görülür.
Bu kabarcıklar genelde küçük gruplar halinde (3-5 tane bir arada) bulunur.
Bazen çok sayıda kabarcık bulunurken, bazen de az sayıda kabarcık bulunur.
En sık olarak kaburgalar arası sinirler tutulur.
Kabarcıklar vücudun bir yarısında kalır, orta hattı geçmez. Genelde 1-3 haftada kabarcıklar kaybolur, ancak kabarcıkların yerinde hafif koyu renkli lekeler kalır. Bu lekelere bastırınca, birkaç dakika süren şiddetli ağrılar meydana gelir. Bu ağrılar aylarca veya yıllarca sürebilir (bu duruma post-herpetik nevralji adı verilir).
Eğer kafa sinirlerinden bazıları tutulursa geçici yüz felci, kulak problemleri, göz problemleri görülebilir.
Lenfoma hastalarında tüm vücudu tutan yaygın zona görülebilir.

Tedavi
Kabarcıkların üzerine talk pudrası ve pomat (oxyde zinc) sürülerek ağrı ve kaşıntı azaltılabilir. Bunlar ayrıca kabarcıkların çevresinde oluşabilecek diğer enfeksiyonları önler. B vitamini faydalı olabilir.
Ağrı çok şiddetli değilse aspirin, parasetamol gibi ağrı kesiciler yeterli olabilir, ancak çok şiddetli ağrılarda enjeksiyon tipi ağrı kesiciler gereklidir.
Ağır hastalarda kortikosteroidler verilmelidir, bununla birlikte antibiyotik de kullanılmalıdır.
Kozalji tipinde yanıcı ağrısı olanlarda sinirleri bloke edici ilaçlar verilir, bu tür ilaçların kalp hastalığı olanlarda kullanılmaması gerekebilir, özellikle koroner kalp yetmezliği olanlarda kullanılmamalıdır.
Ağır hastalarda ve kabarcıkların ve ağrıların yaygın olduğu durumlarda antiviral (virüslere karşı etkili) ilaçlar kullanmak gerekebilir.
Post-herpetik nevralji döneminde; genelde yukarıda sayılan ilaçlar faydalı olmaz. Genelde antidepresan gibi psikiyatrik ilaçlar kullanılır.
Son düzenleyen perlina; 5 Aralık 2016 14:27
9 Kasım 2007 19:55       Mesaj #7
JuNe - avatarı
VIP WaMPiR

Zona (Herpes Zoster)


Zona olarak da bilinen Herpes Zoster su çiçeği virüsünün yaptığı bir enfeksiyondur.
Su çiçeği geçiren herkes Zonaya yakalanabilir. Virüs sinir köklerinde aktif olmayan bir şekilde yaşamını sürdürür ve yeniden aktifleştiğinde Zona gelişir. Suçiçeği geçiren kimselerin % 20 si Zona geçirir.
Virüsü uyandırıp aktifleştiren neden bilinmemektedir. Vücudun enfeksiyonlarla baş etmesini sağlayan bağışıklık sistemindeki bir güçsüzlük virüsün çoğalmasına ve sinir boyunca deride yayılmasına neden olur. Çocuklar bile Zona geliştirebilmesine rağmen, genellikle 50 yaşın üzerinde rastlanır. Hastalık, travma, stres gibi faktörler zona geçirilmesine neden olabilir.

Herhangi bir nedenle bağışıklık sistemi zayıflayan kişi zona geçirebilir. Bu kişilerde hastalık ciddi seyretmeye eğilimlidir. Bağışıklık sisteminin zayıfladığı lösemi, lenf oma gibi kanserler ve de AIDS de zona sık görülür. Kanser kemoterapisi ve radyoterapi, organ naklinde kullanılan ilaçlar, uzun süreli kortizon kullanımı bağışıklık sistemini baskılayabilir.

Zonanın bulguları nelerdir?
Zonanın ilk bulgusu derinin belirli bir bölgesinde yanma batma tarzında ağrı ve duyarlılık artışıdır. Bu ağrı döküntünün gelişmesinden 2-3 gün önce döküntü alanında başlar. Bu arada baş ağrısı ve ateş olabilir. Bu alanda daha sonra kızarıklık ve şeffaf su kabarcıkları gruplar halinde oluşur. Bu kabarcıklar 2-3 hafta kadar sürer. Bu kabarcıklar koyu renkli kan ile dolar, sonra kabuklanır ve iyileşmeye başlar. Ağrı daha uzun süre sürebilir. Nadir olarak döküntü hiç görülmemeksizin de ağrı olabilir.

Ağrının şiddeti nasıldır?
Ağrı sıklıkla ağrı kesici ilaçlar kullanmayı gerektirecek kadar şiddetlidir
Zona genellikle vücudun hangi bölgesinde görülür?
Zona genellikle gövdede ve kalçalarda görülür. Fakat yüz, kol ve bacaklarda da görülebilir. Gözde kalıcı hasar bırakabildiği için göz de hastalık görüldüğünde dikkatli bir bakım gerekir. Burun ucunda su kabarcığı oluşmuşsa bu göz tutulumunun olduğunu gösterir. Bu durumda muhakkak Göz Hastalıkları uzmanı tarafından muayene yapılmalıdır.

Zonanın komplikasyonları nelerdir?
Deri döküntüleri geriledikten sonra Zonaya ait ağrı kalabilir. Özellikle yaşlı hastalarda ağrı aylar ve yıllar boyu kalır. Zonanın erken evrelerinde tedaviye başlamak ağrı gelişimini engelleyebilir.
Su kabarcıklarında bakteri enfeksiyonu gelişebilir ve bu yaraların iyileşmesini engeller. Döküntüde ağrı ve kızarıklık artarsa muhakkak doktorunuza başvurun. Bu durumda antibiyotik tedavisi gerekebilir.
Diğer bir durum Zonanın tüm vücuda ve diğer organlara yayılmasıdır. Nadir olarak görülen bu durumda bağışıklık sistemi baskılanmıştır.

Zona nasıl tanınır?
Tanı su kabarcıklarının tipik görüntüsü ve döküntü başlamadan önce vücudun tek tarafında ağrı olması ile konulur. Gerekirse incelenmek üzere su kabarcıklarından örnek alınabilir.
Zona geçiren bir kişi de önemli bir hastalık veya bağışıklık sisteminde bir yetersizlik olabilir mi?
Zona geçiren hastaların çoğu sağlıklıdır. Bununla beraber başka hastalıklar veya AIDS var ise bu doktora bildirilmelidir. Çünkü bu durum tedaviyi etkileyebilir. Doktorunuz bu durumla ilgili olarak tıbbi hikayenizi sorgulayabilir ve bir takım testler (röntgen ve kan tahlilleri) isteyebilir.

Zona bulaştırıcı mıdır?
Zona daha evvelden suçiçeği geçirmemiş kişilere bulaşabilir, fakat bu kişilerde zona değil, suçiçeği gelişir. Zona, su çiçeğine göre daha az bulaştırıcıdır. Zona su kabarcıkları patladığında bulaştırıcı hale gelir.Yeni doğanlar ve bağışıklık sisteminde yetmezlik olanlar zonalı kişilerden virüsü alarak suçiçeği geliştirmeye eğilimlidir. Zonalı hastalar nadiren hastaneye yatırılarak tedavi edilme ihtiyacı gösterir.

Hastalık deride iz bırakır mı?
Hastalık bağışıklık sistemi bozuk olan kişilerde yaşlılarda ve ikincil olarak bakteri enfeksiyonu gelişenlerde iz kalır.

Tedavisi nasıldır?
Zona genellikle birkaç haftada iyileşir, nadiren tekrar eder. Ağrı kesici ve soğuk pansumanlar faydalı olur. Eğer erken tanı konulup, ilaçlar erken dönemde başlanırsa, virüsün yayılımı azalır, bulgular daha çabuk iyileşir. Bu ilaçlar baş ağrısı, mide rahatsızlığı yapabilirler. Tedavinin erken başlanması önemlidir. Bu ilaçların kullanımı zona sonrasında ağrı gelişimini engellemez, fakat ağrılı dönemin kısalmasını sağlarlar.
Şiddetli enfeksiyonlarda, göz tutulumunda ve şiddetli ağrı olan hastalarda antiviral ilaçlarla birlikte kortizon verilebilir.
Zona sonrasında görülen ağrı kesici tabletlerin gündüz ve gece alımı ile azaltılabilir. Bazen tedavide depresyon ilaçları ağrıyı azaltmak amaçlı kullanılabilir. Günde 3-4 kez kurutucu pansumanların uygulanılması ağrıyı azaltır
Son düzenleyen perlina; 5 Aralık 2016 00:21
H€L€N
9 Kasım 2007 20:36       Mesaj #8
H€L€N - avatarı
Ziyaretçi

Zona nedir?


Zona, su çiçeği geçirmiş olan insanlarda yıllar sonra ortaya çıkabilen , belli bir bölgede ağrı, kızarıklık ve döküntülerle seyreden bir hastalıktır. Su çiçeği sonrasında sinir köklerinde gizlenen virüs, vücut direnci düştüğü zaman aktif hale gelerek, bir sinir boyunca yayılan ZONA isimli hastalığa sebep olur.A.B.D de her yıl 2 milyon kişide ZONA ortaya çıkmaktadır. Zona nın en kötü özelliği yaşla birlikte oranı artan geçmeyen, kalıcı ağrılara sebep olmasıdır.
60 yaşından sonra ağrılar % 50; 70 yaşında % 70 ihtimalle kalıcı hale gelir. 60 ve üstü yaş grubunda Zona sonrası geçmeyen ağrılar intihar sebeplerinin başında gelmektedir.

Nasıl oluşur?
Su çiçeği hastalığı, çocukluk çağının sık görülen bir hastalığıdır. Hastalık geçtikten sonra virüs, vücutta sinir köklerinde gizlenir.Vücut direnci düştüğü zaman virüs yeniden aktif hale gelir.
Zona da su çiçeğinin aksine bütün vücuda yayılan döküntüler yerine genelde tek bir sinirin yayıldığı bölgede ortaya çıkar.
Zona'nın döküntüleri iyileştikten sonra sinirde hasar ortaya çıkar , iyileşme olmaz ve ağrı devam ederse bu duruma "Zona Sonrası Geçmeyen Ağrıları yani Post Herpetik Nevralji" denir.

Zonanın belirtileri nelerdir?
Zona da ilk önce, belirli bir bölgede yanma, karıncalanma, iğnelenme, elektriklenme, rahatsızlık hissi ve halsizlik olur. 2-3 gün sonra ağrıların olduğu bölgede kızarıklık ve daha sonra da kabarcıklar ortaya çıkar. Bu şikayetler yaklaşık 4 - 6 hafta içinde geçer.
Eğer döküntüler tamamen iyileştikten sonra hala ağrı devam ediyorsa artık Post Herpetik Nevralji gelişmekte demektir.
Post Herpetik Nevralji de Zona nın oluşup geçtiği bölgede devamlı, kıvrandırıcı, yanıcı, delici, çok şiddetli ağrılar olur. Günlük kıyafetler, hatta iç çamaşırlarının cilde dokunması bile şiddetli ağrıya sebep olur. Ağrıları kontrol altına alınamayan hastalar kısa sürede çaresizlik içine düşerler ve ABD de yapılan bir araştırmaya göre çareyi intiharda aramaya kadar giderler.
Bu sebepten dolayı, Zona sonrası ağrının kalıcı olmasının önlenmesi için ne gerekirse yapılmalıdır.

Tedavi nasıldır?
Zona nın tanısının erken dönemde konması çok önemlidir. Bu konuda, doktorlar kadar halkın da bilinçlenmesi gerekmektedir. Erken dönemde virüsün sinirde yapacağı tahribat ne kadar az olursa ağrının kalıcı olması ihtimali de o kadar az olur. Bu yüzden;
1 ) Hastalığın ilk 3-4 gününde, başlanabilirse antiviral ilaçlar kullanılmalıdır. İlk 3 gün içinde tedavi başlanırsa ağrının kalıcı olmasını engellemede önemli bir adım atılır.
2 ) Sinir blokları ile erken dönemde müdahale edilirse hem hasta rahatlar hem de ağrının kalıcı olması ihtimali çok azalır.
3 ) Bu tür ağrılarda kullanılan özel anti-depresan ve anti-epileptik ilaçlar kullanılabilir.
4 ) Bölgesel uygulamalar yapılabilir (TENS, soğuk uygulama, yüzeyel kremler, bantlar) ama bunların etkileri sınırlı ve geçicidir.
Post Herpetik Nevralji geliştikten sonra tedavi çok daha zordur. Çeşitli ilaçlar ve sinir blokları tedavide uygulanır ama hangi hastada hangi yöntemin daha faydalı olacağı hastadan hastaya büyük farklar gösterir. Çoğu zaman da tedaviye yanıt alınamayabilir.
TÜM BU SEBEPLERDEN DOLAYI ZONA, ERKEN DÖNEMDE HER TÜRLÜ İMKANIN DEĞERLENDİRİLİP, KALICI HALE GELMEDEN TEDAVİ EDİLMESİ GEREKEN BİR HASTALIKTIR.
Zona ile ilgili doğru bilinen yanlışlar:
5 ) Zona çıkıp iyileştikten sonra bir problem kalmaz! Zona ile ilgili en büyük sıkıntı, ağrıların yaşla aynı oranda kalıcı hale gelmesi ihtimalidir. 70 yaşında Zona geçiren bir insanda erken dönemde müdahale edilmezse, ağrılar % 70 oranında kalıcı olabilir.
6 ) Zona bulaşır mı ? Zona, insandan insana temas ile bulaşmaz. Eğer temasta olunan insan su çiçeği hastalığı geçirmemişse, su çiçeği olarak bulaşabilir.
7 ) Aşı işe yarar mı ? Geliştirilmiş olan aşı , ancak su çiçeği geçirmemiş insanlarda etkili olur. Bir insan suçiçeği geçirdiyse onun Zona geçirmesine engel olmaz. Bu yüzden, mümkün olduğunca fazla çocuğun su çiçeği geçirmeden aşılanması gelecek nesiller için çok önemlidir.
Son düzenleyen perlina; 5 Aralık 2016 01:54
karayel
11 Eylül 2008 23:10       Mesaj #9
karayel - avatarı
Ziyaretçi
ZONA HASTALIĞI (HERPES ZOSTER)
Varisella zoster virusunun yol açtığı veziküler (içi su dolu küçük kesecikler) ile seyreden bir enfeksiyondur. Su çiçeği enfeksiyonu sonrası sinir köklerinde latent(uyur) hale geçen virus, bazı faktörlerle aktive olarak zonayı oluşturur.

Bağışıklık sistemin zayıfladığı herhangi bir hastalık seyrinde( Grip,idrar yolu enfeksiyonu, kanser, gibi..) ve yoğun stres altında kolaylıkla zona ortaya çıkabilir.50 yaşın üzerinde daha sık olmakla beraber her yaşta görülebilir. Virus bir sinir trasesi boyunca lokal olarak sinir hücrelerinden deri yüzeyine ulaşır ve burada veziküler döküntülerle kendini gösterir. Genellikle vücudun bir yarısında görülür.(Gövdenin sağ tarafında döküntüler varsa, sola geçmez.) Ancak bazen yaygın olabilir. En sık gövdenin bir yarısında döküntü görülür. Diz, dirsek altında kalan bölgelerde zona oldukça seyrek görülür. Üç gün sonra kabarcıklar en yaygın halini alır. Bundan sonra kabarcıklar patlıyarak kabuk bağlamaya başlar ve 2-3 hafta sonra iyileşir. Bu kabarcıklar ortaya çıkarken ateş yükselebilir ve bazı hallerde lenf bezleri şişebilir. Çok nadiren zona hastalığı geçtikten haftalar ve hatta aylar sonra buradaki sinirlerde ağrılar görülür ve buna postzosterik nevralji (zona sonu sinirsel ağrı ) denir.

Belirtiler:

Zonanın çıkacağı bölgede önce kaşınma, batma; bazen ağrı gibi şikayetler olur. Bu dönemde zonanın çıkacağı bölgelerde görülen ağrılar; kalp ağrısı, apandisit, migren gibi hastalıklarla karışabilir. Dolayısıyla hasta bu branşlarda çok sayıda gereksiz tetkiklerle zaman kaybedebilir. Bu şikayetlerden birkaç gün sonra ortaya çıkan deri lezyonları, kolaylıkla zona tanısının konulmasına yardımcı olur. Döküntüler; içi su dolu kesecikler şeklindedir ve bunlar gruplaşma eğilimi gösterir. Hastalık bulaşıcı değildir. Gebelikte geçirilen zona, çocuğu etkilemez. Hastalığın tuttuğu alanlar çok önemlidir. Örneğin göz etrafını tutan zonada; görme problemleri, kulak etrafını tuttuğunda 8. sinir tutulumuna bağlı işitme kayıpları gibi ciddi yan etkiler görülebilir.

Tanı ve tedavi:
Tanı dermatolojik muayene ile konur. Ağrılı, gruplaşmış, içi su dolu kesecikler kolaylıkla tanının konulmasını sağlar.
Tedavinin esasını, ağızdan antiviral verilmesi oluşturur. B vitamini, zona sonrası oluşabilecek ağrıların önlenmesinde çok önemlidir. Vücut direncini artırıcı vitamin desteği de takviye olarak verilmelidir. Ağrının da tedavi sırasında kontrol altına alınması gerekir. Zonanın tedavisi sonrasında ağrı devam ediyorsa, antidepresanlar ve antikonvülzan ilaçlara( epilepsi-sara- tedavisinde kullanılır) başvurulabilir. Hastalara bol su içmeleri,sağlıklı beslenmeleri ,istirahat etmeleri ve stresten uzak durmaları önerilir.
Son düzenleyen perlina; 5 Aralık 2016 01:55
GüNeSss
31 Ekim 2011 15:02       Mesaj #10
GüNeSss - avatarı
Ziyaretçi

Zona Hastalığı


Halk arasında gece yanığı olarak bilinen Zona sinir ucu iltihabıdır.
Zonaya neden olan suçiçeği hastalığı virüsüdür. Suç çiçeği çoğunlukla çocukluk döneminde geçirilen ve solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Su çiçeği iyileştikten sonra hastalığa neden olan virüs vücuttan tamamen yok olmaz ve bazı sinirlerin içine yerleşerek uyur vaziyette kalır.

Vücut direnci zayıflayınca ortaya çıkar
Uzun yıllar boyunca hiçbir sorun yaratmaz. Ancak bazı kişilerde Vücudun direncinin azaldığı durumlarda uyuyan bu virüs uyanır. Yerleştiği sinirin içinde çoğalır ve sinirin uçlarına, sinirin dağıldığı deri bölgesine gelerek ağrı ve cilt döküntüsüyle seyreden Zona hastalığını oluşturur.
Vücudun zayıf düşmsine yol açan nedenler; bazı enfeksiyonlar, yorgunluk, uykusuzluk, dengesiz beslenme, aşırı kilo kaybı, stres,alınan bazı ilaçlar, kanser gibi hastalıklar sıralanabilir. Zona çocuklar da dahil olmak üzere her yaşta görülür.

Sadece sinirin bulunduğu alanda görülür
Ancak 50 yaşın üzerinde, yaşlılarda, başka hastalığı olanlarda daha ağır seyreder. Zona ağrı ve deri döküntüsüyle seyreden bir hastalıktır. Bu iki belirti de tüm vücutta değil sadece sinirin bulunduğu alanda görülür. Zona da yüz, saçlı deri, gövde, kol ve bacaklar gibi vücudun herhangi bir bölgesinde sinirler tutulabilir.
Bununla beraber en sık tutulan bölge göğüs bölgesidir. Ağrı ve döküntü vücudun sağ ya da sol olmak üzere bir yarısında bir kuşak tarzında yerleşir. Ağrı, deri döküntüsünden önce ortaya çıkabilir. Hastalar ağrıyı yanma, zonklama, batma, bıçak saplanması, karıncalanma, uyuşma şeklinde hisseder.

Ağrı döküntünün iyileşmesi ile kaybolur
Ağrının ardından deride bir kızarıklık ve üzerinde yerleşmiş su dolu kabarcıklar ortaya çıkar. 3-4 hafta içinde bunlar kurur ve kabuklanarak iyileşir. Ağrı bu dönemde devam eder ve döküntünün iyileşmesiyle kaybolur.
Ancak bazen, özellikle de yaşlı kişilerde ağrı döküntünün iyileşmesinden sonra da devam eder.

Zona tedavisinde istirahat önemlidir.
Deri döküntüsü için ıslak pansumanlar ve kurutucu merhemler yararlıdır. Vitaminler, ağrı kesiciler ve virüsün çoğalmasının durduran bazı ilaçlar da tedavide kullanılmaktadır. Ağrının inatçı olduğu vakalarda antidepresanlar, sinir blokajı gibi yöntemlerden yararlanabilir.
Son düzenleyen perlina; 5 Aralık 2016 01:54



Daha fazla sonuç:
Zona

Cevap Yaz
Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç