Arama

Milli Parklar - Manyas Kuş Cenneti Milli Parkı

Güncelleme: 12 Mart 2018 Gösterim: 17.565 Cevap: 2
Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
3 Mayıs 2009       Mesaj #1
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Kuşcenneti Millî Parkı - Kuşların Cenneti Manyas Kuş Gölü

Ad:  park3.JPG
Gösterim: 6869
Boyut:  76.5 KB
Kuş Cenneti Milli Parkı, Marmara Bölgesi’nin Güney Marmara Bölümü’nde, kuş topluluklarının korunması amacıyla oluşturulmuş park.

Sponsorlu Bağlantılar
Balıkesir ilinin Bandırma ilçesinde, Manyas Gölünün kuzey kıyısındaki 64 hektarlık bir alanda, 27 Temmuz 1959’da kurulmuştur.
1 Nisan 1938’de göle balık tutmaya giden İÜ Fen Fakültesi Zooloji Kürsüsü başkanı Curt Kosswig ile karısı Leonore Kosswig, Eskisığırcı köyünün batısındaki söğüt korusunda yuvalanan kuş topluluklarını görerek buraya Kuş Cenneti adını verdiler. Kosswig’in çabalarıyla dünya çapında tanınarak ornitologların ilgisini çeken Kuş Cenneti’nde, müdürlüğünü yaptığı ÎÜ Fen Fakültesi Zooloji ve Hidrobiyoloji Araştırma Enstitüsü tarafından 1952’de bir istasyon kuruldu ve istasyon bekçisine yöreyi koruma görevi verildi.

Sığ bir göl olan Manyas’ın Kuş Cenneti kesiminde çok zengin bir doğal bitki ve hayvan varlığı görülür. Bol plankton içeren göl suları dalga hareketlerinin dibe ulaşması nedeniyle sürekli bulanıktır. Başlıca ağaç ve bitki türleri söğüt, ılgın, saz, kamış, ayakotu ve hasırotudur. Gölde yaşayan başlıca balıklar sazan, yayınbalığı, turnabalığı ve tatlı su kefalidir; ayrıca bol miktarda kerevit bulunur. Çamçak, kavinne, acıbalık, kızılkanat gibi küçük balıkların, kuşların beslenmesinde önemli bir veri vardır. Göl kenarında yeşil ağaç kurbağası ile gece kurbağasına sıkça rastlanır.

Yaz ve sonbaharda göl sularının çekilmesi, kıyıdaki köklerinin hava almasını sağlayarak ağaç yaşamının sürekliliğine, ilkbaharda yükselmesi de sularla kaplanan ağaç altlarında kuşların yuvalanmasına olanak verir. Binlerce kuşun gübresiyle zenginleşen topraklar, yazın gür ve yüksek otlarla kaplanarak sayısız küçük canlının üreyip geliştiği bir ortam oluşturur. Göl yükselince suya geçen bu organizmalarla beslenen balıklar, genellikle ulusal park kıyısına yumurtlar. Göl yüzeyindeki bu ritmik hareket, özellikle ulusal park alanında çok canlı olan yaşam ortamının sürekliliğini sağlar.

Marmara Bölgesi’nin ılıman iklimli bir yöresinde yer alan, ulusal park alanı, pek çok kuşun göç yolu üzerindedir. Kuş Cenneti, bir bölümü sürekli olarak burada yaşayan, bir bölümü de göç sırasında konaklayan kuşlar için barınma, beslenme ve üreme alanıdır. İlkbaharda suların yükselmesi, yırtıcı hayvanların, ulusal parkta yuvalanan kuşlara ulaşmasını engellediğinden güvenli bir ortam oluşturur. Sık bitki örtüsü ise kuşlara barınma olanağı sağlar. Bunun yanı sıra böcek, solucan, kurbağa ve balığın bol olması, kuşlara ve yumurtadan çıkan yavrulara protein bakımından zengin besin kaynaklan sunar.

Bölgenin ulusal park olarak korumaya alınmasından sonra bu kusursuz ekolojik koşullardan yararlanan kuşların sayısı giderek artmıştır. Ulusal park alanı bazı kuşlar için üreme, bazıları için de uğrak yeridir. Kuş Cenneti’nde sürekli olarak yaşayan ya da göç sırasında buraya uğrayarak kuluçkaya yatan başlıca kuşlar şunlardır: Batağan, küçük batağan, tepeli kutan (pelikan), karabatak, cüce karabatak, balaban, küçük balaban, balıkçıl, mor balıkçıl, ak balıkçıl, alaca balıkçıl, gece balıkçılı, kaşıkçı, guguk, tepeli guguk, aynak, boz kaz, yeşilbaş, çamurcun, çıkrıkçın, pasbaş patka, angıt, yelve, cüce yelve, benekli yelve, saz-tavuğu, sakar meke, gülen kumru, üveyik, orman baykuşu, puhu, kukumav, ishakkuşu, peçeli-baykuş, çobanaldatan, ibibik, ök karga, kır kırlangıcı, alaca ağaçkakan, üçük alaca ağaçkakan, ortanca alaca ağaçkakan, kuyruksallayan, san kuyruksallayan, kamışçın, büyük kamışçın, çalı ötleğeni, çıvgın, bülbül, büyük baştankara, gökçe baştankara, çulhakuşu, söğüt serçesi, serçe, sanasma, karga, saka, küçük akgerdan, ispinoz, san benekli sinekkapan, kızılgöğüs sinekkapan, kuyrukkakan, çıtkuşu, kızılgerdan, karabakal, sığırcık, leş kargası, kuzgun ve saksağan. Kuluçkaya yatan kuşlar genellikle mart-temmuz arasında ulusal park alanında kalır.
Ad:  park6.JPG
Gösterim: 500
Boyut:  36.2 KB

Kuluçkaya yatmayıp yalnızca göç sırasında Kuş Cenneti’ne uğrayarak beslenen ve dinlenen kuşlann başlıcaları ise şunlardır: Kutan (pelikan), ıstıkçın, kaşıkgaga, tarakdiş, büyük ak balıkçıl, leylek, kara leylek, turna, kuğu, sakarca, kılkuyruk, boz ördek, çamurcun, elmabaş, Macar ördeği, suna, şahin, an şahini, atmaca, saz tuygunu, kerkenez, delice, büyük orman kartalı, balık kartalı, tahtalı, çulluk, su çulluğu, uzunbacak, kılıçgaga, kızkuşu, bayağı donka, dövüşkenkuş, bataklık kırlangıcı, martı, cüce martı, karabaş ıpartı, bıldırcın, yalıçapkını, arı kuşu, ibibik, tepeli toygar, ardıç bülbülü, kum kırlangıcı ile kızılger- danlar, baştankaralar, karabakallar, ağaçkakanlar, düdükçünler.

1975’e değin yapılan gözlemlerde 239 kuş türü saptanan ulusal park alanına her yıl 2-3 milyon kuşun geldiği sanılmaktadır. Her yıl 66 kuş türü parkta kuluçkaya yatmakta, 173 tür buraya uğramaktadır. Sürekli ür ey enlerden başka 21 tür de bazı yıllar Kuş Cenneti’nde kuluçkaya yatar.

Kuzeyden gelip Manyas Gölüne dökülen Sığırcı Deresinin ikiye böldüğü ulusal park, Bandırma-Balıkesir karayolunun yaklaşık 2 km batısındadır. Alan bakımından Türkiye’nin en küçük ulusal parkı olan Kuş Cenneti Milli Parkı’na, başta ornitolojiyle ilgilenenler olmak üzere çok sayıda ziyaretçi gelmektedir. Kuşlann ürkebileceği düşüncesiyle piknik yapmak yasaklanmıştır. Gözlem ve bilimsel araştırma yapan ornitologlar ile öteki ziyaretçilerin yararlanması amacıyla yapılan ve 40 kişi alabilen 15 m yüksekliğindeki gözetleme kulesi, 1972’den beri hizmet vermektedir. Parkta aynca, burada yaşayan kuşlann doldurulmasıyla oluşturulmuş bir sergi yer alır.

Milli Parkı’na 15 Mart 1976’da Avrupa Konseyi tarafından A sınıfı diploma verildi. Bu diploma daha sonra üç kez yenilendi. Ancak son yıllarda çevredeki sanayi kuruluşlannın zehirli atıklan ile tarım alanlannda kullanılan çeşitli tanm ilaçlan, akarsu ve yağışlarla göle ulaşarak sulan hızlı bir biçimde zehirlemektedir. Bunun yanı sıra kurulan akaçlama kanallan da göl düzeyindeki doğal ritmik hareketleri bozmaktadır. Manyas Gölünde doğal dengenin bozulmaya başlaması, Kuş Cenneti’nde sürekli yaşayan ya da buraya uğrayan bazı kuş türlerinin başka yerlere gitmesine ve burada konaklamaktan vazgeçmesine neden olmaktadır. Gerekli önlemlerin alınmaması durumunda Manyas Gölü ile Kuş Cenneti Milli Parkı’ndaki doğal yaşam yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 12 Mart 2018 02:23
ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
23 Ekim 2014       Mesaj #2
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Ad:  park1.JPG
Gösterim: 465
Boyut:  46.2 KB
Manyas Kuş Cennet
Tarihçe

Sponsorlu Bağlantılar
İlk Çağlarda Farkedilen Güzellik ve Tarihin İlk Park Alanı
Milattan Önce 8. yüzyıldan itibaren Anadolu’ya yerleşmeye başlayan Lydia’lılar bugünkü Ergili Köyü’nün batısında Kuş Gölü’nün güneydoğu ucunda yer alan Hisartepe’ye, Daskyleon adlı bir yerleşim yeri kurmuşlardır. Daha sonra Anadolu’ya gelen Persler bu devleti yıkmış ve kendilerine bu bölgede bir valilik (satrap) kurmuşlar ve buraya PARADEİSOS (cennet) demişlerdir. Bu alan çok uzun yıllar kralların park ve avlanma alanı olarak kullanıldı.

Seyahatname'de Kuş Gölü
Ayrıca ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi’nin Topkapı Sarayı’nda mevcut SEYAHATNAME adlı eserinde Kuş Gölü ile ilgili bölümler vardır:
“İlyas Pınarı’ndan çıkar ve Türkmenler buna Manyas derler, o kadar derin değil, suyu hayat vericidir. Bu göl kaz, ördek, kuğu, bozbakkal, yeşilbaş, saka ve diğer kuşlarla dolu olur. Her gece kuğu, kaz sesinden kanat şakırtısından Manyas Sahrası titrer.”
Kosswig ve Kuşcenneti'nin Keşfi
Bandırma Kuşcenneti’nin bugünkü yeri Prof.Dr. Curt Kosswig ve eşi Leonore Kosswig tarafından 1 Nisan 1938 tarihinde keşfedilmiştir. Buraya “Kuşcenneti” adını veren Kosswig’in çalışmaları sonucunda doğayı sevenler arasında bu güzel cennetin değeri kısa zamanda anlaşılmış, 1952 yılında ise İ.Ü. Hidrobiyoloji Enstitüsü tarafından buraya bir inceleme

Kuşcenneti Milli Park Oluyor
31.08.1959 tarih ve 12.108 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile öncelikle 52 ha.’lık saha Milli Park olarak ilan edilmiştir. 20.06.1975 tarih ve 10.163 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de 12.1 ha’lık alan kamulaştırılarak milli park alanına eklenmiştir. Milli Park sınırları 21.06.2005 tarih ve 25.852 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan kararla 64 hektardan (orman arazisi) 24.047 hektara çıkmıştır. Genişletilen alanın içinde ortalama 16.400 hektarı göl alanı olup diğer arazilerin büyük çoğunluğu hazine arazisidir.

Avrupa Konseyi A Sınıfı Diploması
1959 yılında Milli Park statüsüne alınan Bandırma Kuşcenneti bundan sonra gerçekleştirilen etkili koruma ile daha da gelişmiş, buradaki kuş topluluklarında önemli artışlar olmuştur. Bunun sonucunda da eşsiz bir güzelliğe ve çok zengin kuş varlığına sahip Kuş Cenneti Milli Parkı 1976 yılında Avrupa Konseyince en iyi korunan sulak alanlara verilen “A Sınıfı Diploma ” ile ödüllendirilmiş ve 1981-1986-1991 ve 1996 yıllarında milli park diploması yenilenmiştir.
2001 yılında Konsey uzmanlarınca yapılan denetimlerde, Kuş Gölü’ndeki ekosistemi temelden etkileyen sorunlar nedeniyle diplomamız üç yıllığına askıya alınmıştır. Alanda üç yılda yapılan kurumsal kapasitenin artırılması ve teknik altyapının düzenlenmesi ve ekosistemin iyileştirme çabaları sonucunda diplomamız Avrupa Konseyi tarafından 2004 yılında iade edilmiş ve 2006 yılında yapılan denetlemeler sonucunda diplomamızın süresi 2011 yılına kadar tekrar uzatılmıştır. Bu yıl yine Avrupa Konseyinden uzmanlarca denetleme beklenmektedir.
Ad:  park4.JPG
Gösterim: 644
Boyut:  51.3 KB

Ramsar Sözleşmesi
1971 yılında birçok ülke tarafından imzalanan RAMSAR (Sulak Alanların Korunması) Sözleşmesi, sulak alanların korunması yönünde atılmış önemli bir adımdır. Tüm sulak alanların korunmasına birincil öncelik sağlanması, sulak alan ekosistemlerindeki biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi yönünde gerekli önlemlerin alınması bu görüşmeler sonucunda karara bağlanmıştır. RAMSAR Sözleşmesi’ne Türkiye 1994 yılında imza atmış ve taraf olmuştur.
Türkiye’nin "Sulak alanların Korunması Sözleşmesi (RAMSAR)"ni onaylamasıyla birlikte Kuşcenneti Milli Parkı ve Kuş Gölü, RAMSAR alanları listesine eklenmiş ve RAMSAR Alanı olarak tescillenmiştir.
Kaynak: TARİHÇE | Manyas Kuş Cenneti sitesinden alınmıştır.

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 12 Mart 2018 02:27
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
12 Mart 2018       Mesaj #3
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Kuşların Cenneti

Ad:  park.JPG
Gösterim: 422
Boyut:  26.3 KB
Kuşcenneti Millî Parkı; Marmara Bölgesi’nde, Balıkesir ili, Bandırma ilçesi içerisindeki Manyas Kuşgölü’nün kuzeydoğusunda yer alır.
Türkiye’nin alan olarak en küçük Milli Parkı olan Kuş Cenneti, bünyesinde 266 kuş türü, 118 bitki türü ve gölde 23 balık türü ile çeşitli sürüngen türlerini barındırıyor.

Balıkesir ilinin Bandırma ilçesine 18 km. uzaklıktaki Manyas Kuşgölü’nün kuzey doğu sahilinde yer alan Kuş Cenneti Milli Parkı’nın Türkiye Milli Parkları için de çok özel bir yeri ve dünya çapında önemi vardır. 64.1 hektarlık çok küçük bir sahada 266 değişik türden 2-3 milyon kuşun bir araya getirdiği benzersiz güzellikteki tabiat, Kuş Cenneti’nin yaşayan ve çok iyi korunan bir doğa mirası olduğu gerçeğini Avrupa ve dünyaya kabul ettirmiştir.

Parkın bulunduğu yere, “Kuş Cenneti” adını ilk olarak İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji ve Hidrobiyoloji Enstitüsü Müdürü Curt Kosswig ile hanımı Leonore Kosswig verdiler. Eskisığırcı köyünün batısındaki Söğüt korusunda kuşların toplanıp, yuvalanması sebebiyle verilen bu ad gün geçtikçe yayıldı.

1952 senesinde parkın bulunduğu yere, bir istasyon kuruldu ve istasyon bekçisine yöreyi koruma görevi verildi.

Marmara bölgesinin ılıman iklimli bir yöresinde yer alan Kuş Cenneti Millî Parkı, pekçok kuşun göç yolu üzerindedir. Burası kuşlar için barınma, beslenme ve üreme yeri özelliğindedir. İlkbaharda suların yükselmesi, yırtıcı hayvanların Millî Parkta yuvalanan kuşlara ulaşmasını engellediğinden güvenli bir vasat hazırlamaktadır. Sık bitki örtüsü ise kuşlara barınma imkanı sağlar. Bunun yanısıra böcek, solucan, kurbağa ve balığın bol olması, kuşlara ve yumurtadan çıkan yavrulara zengin besin kaynağı sağlamaktadır.

Manyas Gölü kenarındaki göçmen kuşları ve kuşların konak yerlerini korumak, zengin kuş çeşitlerini ve güzel manzarayı meraklıların ve ziyaretçilerin hizmetine sunmak amacıyla Manyas Kuşgölü’nün kuzey doğu sahilindeki 52 hektarlık alan 1959 yılında Milli Park ilan edilmiş, 1975 yılında Milli Park alanı 64.1 hektara çıkarılmıştır.

Kuşcenneti Milli Parkı’nda tespit edilen 266 türden 66’sı her yıl düzenli olarak kuluçka yapmakta, 22 türü bazı yıllar kuluçka topluluğuna katılmakta, geri kalan 178 tür ise göç esnasında Milli Park’a uğramaktadır.

Milli Park Kuş Cenneti’ndeki kuş türlerinin ve yörenin faunasını oluşturan canlıların sergilendiği Müze, çeşitli bölgelere yerleştirilmiş 5 ayrı kameradan kuşların izlendiği Kuş Gözlem Merkezi, Hatıra Eşya Satış Reyonu , Kuş Gözetleme Kulesi, Gezinti ve Dinlenme Alanları ile ziyaretçilere hizmet vermektedir.

Park sahası içinde ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz bir büfe mevcuttur.Park alanı içinde piknik yapılması ve hizmet araçları dışında araç girişi yasaktır.Ziyaretçi araçları için Park Girişi önünde otopark bulunmaktadır.
Ad:  park2.JPG
Gösterim: 429
Boyut:  35.8 KB
Evliya Çelebi' nin gezi notlarında Kuş Cenneti şu şekilde anlatılıyor: "Suyu hayat vericidir. Vahşi kuşlarla doludur. Her gece kaz ve kuğu sesinden, kanat şakırtısından Manyas sahrası titrer."

Marmara Bölgesi'nin tektonik çukurlaşma alanları içinde yer alan Manyas Gölü güneyden gelen Kocaçayla beslenen ve kuzeydoğudaki "Kuş Cennet" ile Türk turizmine önemli katkı sağlayan bir göl. Mart ayında gölün Kuzeydoğu ucunda kuluçkaya yatan kuşlar, ağaçların gövdelerini saran sular nedeniyle yüksek dallarda kendilerini güvende hissederek yavrular. Mayıs ayında yumurtadan çıkan yavrular; Temmuz' da uçmaya başlar Mart-Temmuz, Eylül-Ekim kuş gözlemek için ideal dönemlerdir. O dönemlerde 200' ü aşkın kuş türünü izlemek mümkündür. Kuş Gözetleme Kulesi'nden ilkbaharda Karabatak, Beyaz pelikan, kaşıkçı kuşları, saz bülbülleri, çulha kuşu, bakır kargası; Kış aylarında ise en çok ördekler izlenebiliyor. Bölgenin bir özelliği de Manyas'ta kuluçkaya yatmış kuşların beslenmesini bir başka sulak alan olan Uluabat Gölü'nden sağlamasıdır. Göçmen kuşların, Manyas Kuş Cenneti'ne gitmeden önce mola verip dinlenme amaçlı olarak da kullandığı Uluabat Gölü ne denli iyi korunursa, Kuş Cenneti'nin zenginliği o derece artıyor.
SİLENTİUM EST AURUM
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

28 Mayıs 2013 / Bia Turizm
29 Haziran 2012 / nötrino Turizm