Arama

Yetmek Nedir?

Güncelleme: 23 Mart 2016 Gösterim: 438 Cevap: 4
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
25 Haziran 2015       Mesaj #1
Safi - avatarı
SMD MiSiM
YETMEK gçz. f.
1. (Bir şeye, bir şey yapmaya) yetmek, bir şeyden söz ederken, başka bir şeyi sağlayabilecek, karşılayabilecek nicelikte, ölçüde olmak, o şey için gerekli tüm nitelikleri, önemi taşımak: Üretim isteğe yetmiyor. Paran istediğin kitabı almaya yetti mi? Sürdüğü sade yaşam mutluluğuna, onu mutlu etmeye yetiyor Zeki, ama başarması için bu yetmez.
Sponsorlu Bağlantılar
2. Bir kimseye yetmek, o kimseyi hoşnut eden, herhangi bir alanda onu doyuran, daha çoğunu istemesine, bir başka şey, bir başka kişi aramasına gerek bırakmayan bir şey, bir kimse olmak: Küçük bir araba ona yeter. Hiç arkadaşı yok, yakınları ona yetiyor.
3. Bir şeye (mastar +) yetmek, küçük, önemsiz gibi görünen bir şeyden söz ederken, belli bir duruma neden olacak kadar etkili olmak, önem taşımak: Hafif bir deprem bu kuleyi yıkmaya yeter.
4. Bir yaşa, bir zamana, bir yere yetmek, ona ulaşmak, erişmek: Yaş kırka yetti. Ömrünün sonuna yetmek. Sonunda Jrûyüne yetti.

yetirmek ettirg. f.
1. Yetiştirmek, idare etmek: Harçlığını ay sonuna kadar yetirmek.
2. Esk. Besleyip büyütmek, yetiştirmek: “Bağ bahçe diktim de meyva yetirdim/AInı top perçemli yavrı yitirdim" (Karacaoğlan, XVII. yy.).
3. Esk. Tamamlamak, yükseltmek: "Koyun yüze yetir, il anı bine yetirir" (atalar sözü, XV. yy ).
4. Esk. Götürmek, ulaştırmak iletmek: “Yetürûr nakmi her gün o mehe bad-ı seher..." (Ruhi, XVI. yy.).

Kaynak: Büyük Larousse

X-Sözlük Konusu: ne demek anlamı tanımı.
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
23 Mart 2016       Mesaj #2
Safi - avatarı
SMD MiSiM
yetmek
(-e durum ekiyle kullanılan fiil)
Sponsorlu Bağlantılar

1 . Bir ihtiyacı karşılayacak, giderecek nicelikte olmak:
"Hasan'ın gücü yetse belki de dayak atacak."- H. E. Adıvar.
2 . Yeterli sebep olmak.
3 . (kötü bir davranış, durum, tutum için) Yeterli olmak, kâfi gelmek.
4 . halk ağzında (yaş için) Erişmek, ulaşmak:
"At dört, kız on beşe yettiği zaman / Severim kır atı bir de güzeli."- Dadaloğlu.
5 . halk ağzında Olgunlaşmak.
6 . mecaz Başkasına ihtiyacı olmamak:
"Kendinle dolu, kendine yeten, olgun ve aydın bir insanın değil bir günü, bazen bir saati bile yüz binlerce lira değerinde olabilir."- H. Taner.

Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
yeter de artar
yeter ki
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
23 Mart 2016       Mesaj #3
Safi - avatarı
SMD MiSiM
yetmek ingilizcesi

1. to be enough, be sufficient, suffice, do.
2. /a/ to reach (a specified age): Yaþý yüze yetti. He´s reached a hundred. Yeter artýk! That´s enough!/I´ve had enough!/I´m fed up! yeter ki .... All that is needed is ...; provided that ...: Bu iþin üstesinden gelebilirim, yeter ki bana huzurlu bir ortam saðlansýn. I can get this job done provided that I have a quiet and peaceful atmosphere in which to do it.
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
23 Mart 2016       Mesaj #4
Safi - avatarı
SMD MiSiM
yetirmek
(-i durum ekiyle kullanılan fiil, -e durum ekiyle kullanılan fiil), halk ağzında

1 . Bitirmek, tamamlamak.
2 . Besleyip büyütmek, yetiştirmek:
"Oğlan yetir, kız yetir, ağır yükü sen götür."- Atasözü.
3 . halk ağzında Yetiştirmek, idare etmek.
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
23 Mart 2016       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM
yetirmek ingilizcesi

1. /ý/ to make (something) suffice.
2. /ý/ to raise (children, animals, plants).
3. /ý/ to make up (an amount that is lacking).
4. /ý, a/ to increase (something) to (a specified amount).
SİLENTİUM EST AURUM
Hızlı Cevap
Mesaj:

Etiketler: Yetmek Nedir?