SEBEPSİZ sıf. Belli bir nedeni olmayan; nedensiz: Sebepsiz bir korku. Sebepsiz bir ziyaret.
—Huk. Sebepsiz zenginleşme, bir kişinin mal varlığında, haklı nedene dayanmayan artış. (Eşanl. HAKSIZ İKTİSAP) [Bk. ansikl. böl.]
♦ be.
1. Belli bir nedeni olmaksızın: Hiç sebepsiz herkesten kuşkulanıyordu.
2. Sebepsiz kalmak, zenginliğini yitirerek yoksul duruma düşmek.
—ANSİKL. Sebepsiz zenginleşme, borçlar hukukunda sözleşme ve haksız fiilin yânı sıra, üçüncü bir borç kaynağı olarak yer alır. Haksız olarak mal varlığı artan kişiyle yine haksız olarak mal varlığı azalan kişi arasında bir borç ilişkisi doğar. Mal varlığı artan kişi borçlu, mal varlığı azalan kişi de alacaklı olur. Borçlar k.'ndaki düzenlemeye göre, haklı bir neden olmaksızın başkasının zararına mal edinen kişi, onu geri vermek zorundadır. Özellikle, geçerli bir neden olmaksızın ya da gerçekleşmemiş ya da sonradan ortadan kalkmış bir nedene dayanılarak alınmış olan bir şeyin geri verilmesi gerekir (md. 61). Borçlu olmadığı bir şeyi kendi isteğiyle veren kimse, yanılarak kendisini borçlu sanıp verdiğini kanıtlamadıkça, onu geri isteyemez. Zamanaşımına uğramış bir borcun ödenmesi ya da bir ahlaki görevin yerine getirilmesi için verilen şey geri alınamaz (md. 62). Sebepsiz zenginleşmede geri verme borcu, haksız olarak kazanılan şeyin geri verilmesidir Geri vermekle yükümlü olan kişi iyiniyetliyse, edindiği maldan elinde kalanını vermekle borcundan kurtulur. Geri vermekle yükümlü olduğu şeyi satmışsa, satış tutarını vermek durumundadır, iyiniyetli kişi, geri verdiği şey için yaptığı zorunlu ve yararlı harcamaları karşı taraftan isteyebilir; ancak lüks harcamalarını isteyemez. Geri vermekle yükümlü olan kişi kötü niyetliyse, nedensiz olarak edindiklerinin tümünü geri vermek zorundadır.
Sebepsiz zenginleşmeden dolayı açılacak dava, zarar gören tarafın geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her durumda bu hakkın doğduğu tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (md, 66).
Sponsorlu Bağlantılar
♦ be.
1. Belli bir nedeni olmaksızın: Hiç sebepsiz herkesten kuşkulanıyordu.
2. Sebepsiz kalmak, zenginliğini yitirerek yoksul duruma düşmek.
—ANSİKL. Sebepsiz zenginleşme, borçlar hukukunda sözleşme ve haksız fiilin yânı sıra, üçüncü bir borç kaynağı olarak yer alır. Haksız olarak mal varlığı artan kişiyle yine haksız olarak mal varlığı azalan kişi arasında bir borç ilişkisi doğar. Mal varlığı artan kişi borçlu, mal varlığı azalan kişi de alacaklı olur. Borçlar k.'ndaki düzenlemeye göre, haklı bir neden olmaksızın başkasının zararına mal edinen kişi, onu geri vermek zorundadır. Özellikle, geçerli bir neden olmaksızın ya da gerçekleşmemiş ya da sonradan ortadan kalkmış bir nedene dayanılarak alınmış olan bir şeyin geri verilmesi gerekir (md. 61). Borçlu olmadığı bir şeyi kendi isteğiyle veren kimse, yanılarak kendisini borçlu sanıp verdiğini kanıtlamadıkça, onu geri isteyemez. Zamanaşımına uğramış bir borcun ödenmesi ya da bir ahlaki görevin yerine getirilmesi için verilen şey geri alınamaz (md. 62). Sebepsiz zenginleşmede geri verme borcu, haksız olarak kazanılan şeyin geri verilmesidir Geri vermekle yükümlü olan kişi iyiniyetliyse, edindiği maldan elinde kalanını vermekle borcundan kurtulur. Geri vermekle yükümlü olduğu şeyi satmışsa, satış tutarını vermek durumundadır, iyiniyetli kişi, geri verdiği şey için yaptığı zorunlu ve yararlı harcamaları karşı taraftan isteyebilir; ancak lüks harcamalarını isteyemez. Geri vermekle yükümlü olan kişi kötü niyetliyse, nedensiz olarak edindiklerinin tümünü geri vermek zorundadır.
Sebepsiz zenginleşmeden dolayı açılacak dava, zarar gören tarafın geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her durumda bu hakkın doğduğu tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (md, 66).
Kaynak: Büyük Larousse
X-Sözlük Konusu: ne demek anlamı tanımı.

Sebepsiz Nedir?
