Masaüstü Görünümü Üye Ol
Forum Ana Sayfa
Cevaplanmış > Sihir gerçekten var mıdır?
1 23...Son
«Önceki KonuSonraki Konu»
Ziyaretçi22:38, 16 Aralık 2008 
Sihir gerçek midir, Kur'an'da sihrin yeri ve mahiyeti nedir, Kur'an sihir ve büyüden nasıl bahseder?

Sihir gerçekten var mıdır?
En iyi cevap nötrino tarafından gönderildi

Büyü ya da sihir vardır ve Kur'an'daki bazı ayetlerde farklı şekillerde bahsediliyordur büyü ve sihirden. Dinimizde büyü yaptırmak ya da yapmak sihirle uğraşmak haram kılınmıştır, caiz değildir.Kur'an büyüden, sihirden bahseder ama bunların yapılmasını, yaptırılmasını onaylamaz!

Büyü ve Sihir Konusuyla İlgili Ayet Meali
  • 'Tuttular Süleyman'ın mülküne dair şeytanların uydurup izledikleri şeylerin ardına düştüler. Oysa, Süleyman kafir olmadı, ama o şeytanlar kafir oldular; İnsanlara büyücülük ve Babil'de Harut, Marut adında iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Halbuki o ikisi: Biz ancak bir imtihan için gönderildik, sakın sihir yapıp kafir olma! demedikçe bir kimseye büyü öğretmezlerdi. İşte bunlardan karı koca arasını ayıran şeyler öğreniyorlardı. Fakat Allah'ın izni olmadıkça bununla kimseye zarar veremezlerdi. Kendilerine zarar verecek ve faydası olmayacak bir şey öğreniyorlardı. Andolsun ki, onu her kim satın alırsa, onun ahirette bir nasibi olmadığını da çok iyi biliyorlardı. Keşke kendilerini ne kötü şey karşılığında sattıklarını bilselerdi!' (Bakara Suresi 102. Ayet Meali / Elmalılı Tefsiri)
Cevap
Keten Prenses22:44, 16 Aralık 2008 
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tâbi oldular. Halbuki Süleyman büyü yapıp kâfir olmadı. Lâkin şeytanlar kâfir oldular. Çünkü insanlara sihri ve Babil'de Hârut ile Mârut isimli iki meleğe indirileni öğretiyorlardı. Halbuki o iki melek, herkese: Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın yanlış inanıp da kâfir olmayasınız, demeden hiç kimseye öğretmezlerdi. Onlar, o iki melekden, karı ile koca arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı. Oysa büyücüler, Allah'ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler. Sihri satın alanların ahiretten nasibi olmadığını çok iyi bilmektedirler. Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu anlasalardı!" (Bakara Suresi /102)
Sihir, insanlara yönelik olarak tabiat üstü gizli güçlerin yardımı ve aracılığıyla belli bir maksadı gerçekleştirmek ve belli bir gayeye ulaşmak için uygulanan ve etkili olduğu kabul edilen eylem; bir şeyin veya olayın gerçek huviyetinden uzak olarak başka bir halinin gösterilmesidir. Sihir, İslam'ın kesin olarak yasaklayıp redettiği bir inanç ve işlem olup tabiat kuvvetleriyle insanlara bir takım etkilerin yapıldığı söylenen ilkel bir anlayış ve olgudur.
Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Siz atın" dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler."
(Araf suresi /116)
"...Bir de baktı ki, büyüleri sayesinde ipleri ve sopaları, kendisine gerçekten koşuyor gibi görünüyor."
(Taha Suresi /66)


Esrarengiz, gizli sebep ile incelik, dış görünüşü itibariyle çekicilik ve bir de kötü maksat sihrin niteliğini belirler. Sihir, herşeyden önce kendi özünde bir harika değildir. Sebebi herkes için bilinmediğinden, olay bir harika gibi tahayyül olunmaktadır. Bunun içindir ki, sebebi herkes için bilinmeyen herhangi bir gerçek dahi, halkı aldatmak için kullanıldığı zaman bir anlamda sihir olur. Bu sebebin nazarî olarak açıklanabilir bir halde bulunması şart da değildir. Az çok taklit ile meydana getirilebilmesi de kafidir.

İmansızlık, ahlâksızlık ve aldatmak sihrin köküdür. Sihirbazlar ilimlerden, edebiyattan, felsefeden, teknolojiden, hatta tabiattaki garip ve acîp yaratılışlardan sû-i istimaller ve istismarlar yaparak yararlanmasını bilirler. Bu suretle gerçekleri gizlemek için yazılmış nice felsefeler, nice romanlar, nice tarih kılıklı hezeyanlar vardır. Vaktiyle hikmet ehli kimselerin "Sakın domuzların boynuna inci gerdanlıklar takmayın!" şeklindeki nasihatları, ilmî gerçekleri ve yüksek hakikatleri, bu gibilerin istismarından korumak içindi.

Cevap
Muhabbetci05:07, 17 Aralık 2008 
SİHR,İN ( BÜYÜ) ASLI YOKTUR


Ister nazar, ister sihir olaylarinda olsun birilerinin, digerlerine bir takim esrarengiz güçlerle etki edebilecegi veya tesir yapabilecegi inanci yatmaktadir.Simdi bu inancin Kuran ile ne kadar örtüstügüne bir göz atalim.

Ilk önce sihir (türkçede büyü) ile baslayalim.
Araf suresinde bu isin mahiyeti bütün çiplakligiyla ortaya konulmustur.

(Musa) Siz atin dedi. (sihirbazlarda) atinca halkin gözlerini büyülediler ve onlara korku salarak büyük bir sihir yapmis oldular 7/116

Bizde Musaya; asani birak diye vahyettik.Birde baktilarki asa onlarin iftiralarini yutuyor.7/117

7/117 de ''y(E,FiK)un ibaresini bile isteye iftira olarak çevirdim.Her ne kadar meallerede uyduruk olarak geçsede mana olarak aynidir.Çünkü
ayni kelime Hz aise annemize zine iftirasi ile ilgili ayettede geçmektedir.

''Innellezine cau bil (IFK)i usbetun minkum''
iftira ile gelenler içinizden bir zümredir 24/11

Hepimiz gayet iyi biliyoruzki iftira; ASLI, HAKIKATI,GERÇEGI olmayan yalan bir haberdir.Sihirde aynen böyle oldugu için, Allahu teala sihirbazlarin yaptiklarini IFTIRA
,UYDURUK olarak tanimlamistir.

Her insanin yaratilisndan gelen özelliklerinden biride korkmaktir.Peygamber olsa dahi .Yüce Allah bu gerçegi söyle beyan etmektedir

''(Musa) Siz atin dedi.Birde ne görsün, onlarin ipleri ve degnekleri sihirleri yüzünden kendisine gerçekten yürüyormus gibi geldi''
''Bunun için Musa içinde bir KORKU hissetti''
''KORKMA; muhakkak ki sen üstünsün dedik''
20/66,67,68

Bir korku (grußel) filmi izlediginizi düsünün.Ister istemez etkilenirsiniz.Fakat bu etki bizzat filmin kendinde olan bir güçten degil,kendinizden kaynaklanmaktadir.Insan beyni algiladigi vizyonlari, sahtesini, hakikisini ayirt etmeksizin degerlendirmek ve bunun sonucuna göre vücuda komuta
vermek zorunda yaratilmistir.Hatta bazen öyle olurki tüylerimiz bile diken diken olur. Iste bu durum beynin komutasinda harekete geçen sinir sisteminin killarin etrafindaki kaslari gerginlestirmesinden meydana gelmektedirHatta böyle bir vizyon olmadan bile insan beyni, vücutta büyük tahribatlar yapabilecek niteliktedir.Uzun bir müddet asiri derecede üzülen ve düsünen bir insan düsünün.Bunun sonucunda beynin komutasiyla vücuttaki kimyevi denge bozulur ve vücudun savunma sistemi devre disi kalir. Savunma sisteminin devre disi kaldigi bir vücudun ise hastaliklara maruz kalmamasi olanak disidir.Böyle kisilerin vereme yakalandiklari ve hatta bazilarinin saçlarinin beyazladigini hayatimizda çogu kez müsahede etmekteyiz. Bu sekilde hastalanmis kisilere disaridan herhengi bir müdahele ise söz konusu degildir


Böyle bir film izlenmeye devam edildigi halde,etkilenmemeye çalismak yerine ekrani kapatmak en iyi yöntemdir.
Eger bizler, insanlarin sihir adi altinda sergiledikleri safsatalara Yüce
Allahin zikrine uyrak, IMAN EKRANINI kapatirsak, dünyanin sihirbazlari da bir araya gelse, kilimizi dahi kipirdatamayacaklarini bilmis oluruz.
Kurana .inanmayan insanlar bile, (amerikali avrupali) yapilan bu gösterile
rin asli olmadigini bildikleri ve bu tür gösterileri (show) sadece bir eglence olarak olarak seyrettikleri halde,müslümanim diyenlerin, yapilan bazi sihirolaylarinin asli olduguna inanmalari gerçekten çok üzüntü vericidir.Maalesefki alim geçinenenlerde Kuranin bu açik beyanina ragmen,sihrinasli olduguna inanmislar ve bunun mantiki bir sonucuolarakta,


''BÜYÜ YAPMAK HARAMDIR FAKAT YAPILAN BÜYÜYÜ BOZDURMAK CAIZDIR'
' fetvasini uydurmuslardir.

Peki aslı olmayan bir şeyi bozdurmak nasıl oluyor bu da ayrı bir soru.İşte burda insanları sömürmek isteyen sahtekarların foyası meydana çıkıyor. Bu sahtekarlardan genelde şu cümleleri duyarsınız.
Aman efendim bunun ticaretini yapıyorlar, dikkatli olmak lazım bu yüzden bu işin ehline gitmek gerek.
Oysaki kurana göre bu işin ehli mehli yoktur bunların tamamı da sahtekar şarlatanlardır.
Büyünün aslı olduğuna inananlar şu ayeti delil olarak ilerri sürmektedirler. bu ayet kuranın bütünlğünden koparılarak anlaşılmaya çalışılınca ister istemez böyle bir sonuca varmak mümkün gözükmektedir. ancak ne varki ayette zannettikleri gibi büyünün aslı olduğuna dir herhangi bir işaret yoktur. gelelim ilgili ayetin izahına,
"Seytanlarin Süleyman'in hükümdarligi hakkinda söylediklerine uydular. Oysa Süleyman kafir degildi, ama insanlara sihri ögreten seytanlar kafir olmuslardi. Babil'de, melek denilen Harut ve Marut'a bir sey indirilmemisti. Bu ikisi "Biz sadece imtihan ediyoruz, sakin inkar etme" demedikçe kimseye bir sey ögretmezlerdi. Halbuki bu ikisinden, koca ile karisinin arasini ayiracak seyler ögreniyorlardi. Oysa Allah'in izni olmadikça onlar kimseye zarar veremezlerdi. Kendilerine zarar verecek, faydali olmayacak seyler ögreniyorlardi. And olsun ki, onu satin alanin ahiretten bir nasibi olmadigini biliyorlardi. Kendilerini karsiliginda sattiklari seyin ne kötü oldugunu keske bilselerdi!" (Bakara 2:102)

...
Muhakikler (arastirmacilar) Harut ve Marut’un Babil’de -ki burasi Irak’ta Firat nehri üzerinde bulunan bir sehirdir.- dis görünüsleriyle salah ve takva sahibi olarak taninan ve halka sihir ögreten iki insan olduklari görüsündedirler. Insanlarin saf inançlari bu iki kisi hakkinda öyle bir noktaya ulasmisti ki, onlarin semadan inmis iki melek olduklarini ve sihri Allah’tan gelen vahiy ile insanlara ögrettiklerini saniyorlardi. Bu iki adamin sahtekarliklari öyle bir dereceye varmisti ki insanlarin kendileri hakkindaki saf inançlarini sürdürmelerini saglamak için kendilerinden sihir ögrenmek isteyen herkese, "Biz bir fitneyiz. Sakin inkar etme"; yani "Kuskusuz biz imtihan vesilesiyiz; seni deniyor, imtihan ediyoruz ki bununla (sihir ögrenmekle) sükür mü, küfür mü ediyorsun, ortaya çiksin. Biz sana küfre düsmemeni tavsiye ederiz." diyorlardi. Bunu; halk, bilgilerininilahi, sanatlarinin ise ruhani oldugunu ve aslinda iyilik etmekten baska bir maksatlari bulunmadigini zannetsinler diye söylüyorlardi. Tipki günümüzde de bir takim deccallerin yaptigi gibi. Bunlar da zanlarinca sevgi ve nefret için kendilerine muska yazmayi ögrettikleri kimselere; "Sana evli bir kadini, kocasindan baska bir erkege yöneltmek için yazmamani tavsiye ederiz." Seklinde evham ve uydurmadan baska bir gerçegi olmayan seyler söylerler.

Yahudilerin bu hususta bir çok hurafeleri vardi. Öyle ki Harut ve Marut’a, sihir ilminin Allah’tan indigine ve onlarin insanlara sihir ögretmek için gelen iki melek olduklarina inaniyorlardi. Iste bunun üzerine Kur’an ayetleri sihrin semadan indigi seklindeki iddialari hakkinda onlari yalanlamak ve hem sihri hem de onu ögrenen ya da ögreten kimseleri zemmetmek için geldi.


"Onlar bu ikisinden koca ile karsinin arasini açacak seyler ögreniyorlardi." Sözü sembolik bir anlatimdir ve böylelikle yapilan is en çirkin sekliyle ortaya konmus olmaktadir. Yani yaptiklari bu is öyle bir raddeye gelmisti ki, artik kari-koca gibi toplumun en güçlü birimi olan aileyi onunla parçalama imkanini elde etmeyi, çesitli hileleri ve bozgunculugun yollarini ögreniyorlardi.
Özet olarak bu ayetin manasi basindan sonuna kadar su sekilde anlasilmaktadir:

Yahudiler Kur’an’i yalanladilar ve ondan yüz çevirdiler. Kur’an’a karsilik Hz. Süleyman ve mülkü hakkinda, onlarin çarpik zihniyetli alimlerinden isittikleri hurafeler ve efsaneleri(1) yaymaya çalistilar. Hz. Süleyman (as)’in küfre girdigini iddia ettiler. Oysa Hz. Süleyman (as) küfre girmemisti. Fakat onlarin tabi olduklari seytanlari (önderleri) küfre girdiler ve insanlara sihri ögretmeye ve sihrin Harut ve Marut’a indigini iddia etmeye basladilar. O ikisini melek olarak isimlendirmislerdi. Onlara hiç bir sey indirilmedigi halde, insanlara kendilerinin salihlerden olduklari zannini yerlestirdiler. Halkin, onlari iyilik etmekten baska maksatlari olmayan ve kendilerini küfürden korumaya çalisan kimseler olduklarini sanmalari için ugrastilar. O ikisinden ögrendikleri hile ve desiseler, kendilerinin insanlar arasina tefrika sokabileceklerine halki inandiracak derecedeydi.

Görüyorsunuz ki ifadelerin hepsi burada zemm (kinama, yerme) içindir ve ayetin Harut ve Marut’un medhi, övgüsü hakkinda varid oldugu düsüncesi dogru degildir. Bunlarin yani yukaridaki sözlerimizin dogruluguna, Kur’an’in Allah indinden insanlara bir sey ögretmek için -peygamberlere indirilen vahiy disinda- yeryüzüne melek indirildigini reddetmesini gösterebiliriz. Kur’an, insanlara talim için kendi cinsinden birinin gönderildigini sarih nasslarla ortaya koymaktadir: "Senden önce, insanlarin disinda elçi göndermedik; onlara vahyediyorduk. Bilmiyorsaniz zikir/vahiy ehline sorunuz." (Enbiya 21:7) Yine Melek indirilmesi seklindeki istekleri Kur’an geri çevirmistir: "Ona bir melek indirilmeli degil miydi!," diyorlar. Bir melek indirseydik, is bitirilmis olurdu. Onlara zaman da verilmezdi." (En’** 6 Furkan Suresinde de Allah teala söyle buyurmaktadir: "Söyle dediler: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya! Yahut, kendisine bir hazine verilseydi, veya beslenecegi bir bahçe olsaydi ya!" Bu zalimler, inananlara: "Siz sadece büyülenmis bir adama uyuyorsunuz" dediler. Sana nasil misaller getirdiklerine bir bak! Onlar sapmislardir, yol bulamazlar." (Furkan 25:7-9)





H bir kimsenin baska kimselere esrarengiz güçlerle musallat olma yetkisi yoktur.Insanlar Allahin zikrine (Kurana)
kulaklarini ve gözlerini kapadiklari için böylesine safsatalara inanmakta ve sonuç olarak kendi kendilerini büyülemekte, kendi kendilerini çarpmakta,kendi kendilerine nazar degdirmektedirler
Cevap
naz89587352511:49, 2 Temmuz 2009 
BENCE GERÇEKTE SİHİR YOKTUR AYRICA SİHİR DİYE BİŞEY OLSAYDI BU KURANDA BELİRTİLİRDİ BİLHAKİS KURANDA SİHİRİN OLMADIĞI YAZIYOR. ASLINDA BÖYLE Bİ DÜŞÜNCEYE KAPILMAMIZIN SEBEBİ SİHİRLİ FİLMLER OLSA GEREK AMA GERÇEKTEN DE İNSANIN PSİKOLOJİSİ BOZULUYOR. SİHİRİN OLMADIĞINA İNANSAKTA İNANMASAKTA BAZEN O FİLMLERİN ETKİSİ ALTINA GİRİYPRUZ.
Cevap
Misafir01:35, 9 Eylül 2009 
bence yoktur sihir saçma sihir olsaydı ve bizde olsaydık ödevlerimizi sihirle yapardık bişey öğrenemezdik dünyanın dengesi bozunurdu sihir diye bir şey asla yok
Cevap
Misafir11:21, 9 Eylül 2009 
bence öyle bişey olabilir belki allah tarafından önderilen bir melektir
Cevap
Misafir18:59, 19 Aralık 2009 
bence dünyada sihir diye birşey var ve ben buna inanıyorum.elbet bir gün herkez sihir denen bir şey olduğunu duyunca çok şaşırıcak.
Cevap
nötrino21:38, 19 Aralık 2009 
naz895873525 adlı kullanıcıdan alıntı:
BENCE GERÇEKTE SİHİR YOKTUR AYRICA SİHİR DİYE BİŞEY OLSAYDI BU KUR'AN'DA BELİRTİLİRDİ BİLHAKİS KUR'AN'DA SİHİRİN OLMADIĞI YAZIYOR. ASLINDA BÖYLE Bİ DÜŞÜNCEYE KAPILMAMIZIN SEBEBİ SİHİRLİ FİLMLER OLSA GEREK AMA GERÇEKTEN DE İNSANIN PSİKOLOJİSİ BOZULUYOR. SİHİRİN OLMADIĞINA İNANSAKTA İNANMASAKTA BAZEN O FİLMLERİN ETKİSİ ALTINA GİRİYPRUZ.
Kur'an'da sihir ve büyü konusunun geçtiği ayetler mevcut mealleri inceleyebilirsiniz. Ayrıca böyle hassas konular üzerinde yorum yapmadan önce araştırma yapın okuyun ezbere yoktur demeyin (Dini açıdan)!
Cevap
Misafir12:42, 5 Ocak 2010 
sihir nedir
Cevap
Misafir11:24, 10 Şubat 2010 
ben bi tane okulda numara yapim derken oldu size de öhreticem neyse konuya geçelim okulda biirisnden bi eşya istemdim murakabambadanatuhanma içimden dedim bibaktık yok oldu öhretmen de şaşırdı ailemizle konuştu artık filimlere çıkıcam
Cevap
1 23...Son
«Önceki KonuSonraki Konu»
Tüm Cevaplanmış Konuları
Benzer Konular
Noel Baba gerçekten var mıdır, yoksa hayal ürünü müdür?
Periler gerçekten var mıdır?
Büyü gerçekten var mıdır?
Reenkarnasyon nedir, gerçekten var mıdır?
İlluminati gerçekten var mıdır?