Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Dünya'nın yuvarlak olduğunu ilk kim bulmuştur?

Gösterim: 169064 | Cevap: 7
  • dunyanin seklini ilk kim buldu
  • dunyanin yuvarlak oldugunu
  • dunyanin yuvarlak oldugunu soyleyen
2
  • 1 Gönderen nötrino
Ziyaretçi
Cevaplanmış   |    16 Ocak 2009 22:51   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Dünya'nın yuvarlak olduğunu ilk kim bulmuştur?

Dünya'nın şeklinin yuvarlak olduğu ilk kim tarafından doğrulanmıştır, Dünya'nın şekli ile ilgili bilimsel bilgiyi ilk öne süren bilgin kimdir?

Dünya'nın yuvarlak olduğunu ilk kim bulmuştur?
En iyi cevap nötrino tarafından gönderildi

Dünya'nın Yuvarlaklığı ve Kendi Etrafında Dönmesi

  • Bilimsel bilgi birikimli olarak ilerleyen bir bilgi türüdür. Bir bilim adamının yapmış olduğu çalışmalar kendisinden sonra gelen diğer bilim adamlarına ışık tutar. Onlar da bu bilgilere eklemeler yaparak bilime katkıda bulunurlar. Bu durum bilim dünyasında zincirleme devam eden bir olgu olarak kabul ediliyordur. Şimdiye kadar yapılmış olan icatların, keşiflerin ve üretilen teorilerin asıl kaynağı İslam dünyasıdır. Bilim İslam bilginlerinden alınan ve ilerletilen bilgilerle gelişme göstermiştir!
El-Biruni (Beyruni)
  • Dünya'nın yuvarlak olduğunu ve kendi ekseni etrafında döndüğünü yaptığı ilmi çalışmalar ve hesaplamalar doğrultusunda ıspat eden ilk Müslüman bilim adamı El-Biruni'dir. Bu önemli bilimsel bilgi Kopernik ve diğer batılı bilim adamları tarafından yıllarca sonra keşfedilmiş ve bilim dünyasına sunulmuştur!

Son düzenleyen nötrino; 11 Nisan 2015 11:38. Sebep: İç başlık ve soru düzeni!!
fadedliver
16 Ocak 2009 23:02   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Dünyanın Yuvarlak olduğunu deniz yoluyla ispat etmiştir.

Ferdinand Magellan (1480 - 1521)

1480 yılında Sabrosa'da doğdu, 27 Nisan27 Nisan Gregorian Takvimine göre yılın 117. günüdür. Sonraki sene için 248 (Artık yıllarda 249) gün var
1521 Mactan'da, Filipin; Latin Amerika'nın güney burnundaki, bugün kendi adıyla anılan Latin Amerika Latin dilleri konuşan Amerika kıtası ülkelerine ve çevresine işaret eder. Diğer bir deyişle bu bölgenin Anglo-Amerikan ve Germen dilleri konuşan bölgeler ile zıtlık oluşturduğu da söylenir.

Magellan Boğazını ilk defa bulan ünlü Portekizli gemici.

Küçük yaşta saray hizmetlerinde bulunan Magellan, sonraları Portekiz donanmasında görev aldı. Gençliği Portekizli denizciler yanında gemilerde denizciliği öğrenmekle geçti. Hindistan'da, Doğu Hintler'de ve Asya’da bulunan ve yüzölçümü bakımından dünyada yedinci, nüfus bakımından ikinci sırada yer alan devlet. Kuzeyinde Keşmir ve Çin, kuzeydoğusunda Nepal ve Bhutan, doğusunda Bangladeş ve Birmanya, güneydoğusunda Seylan, güneyinde Hint Okyanusu, kuzeybatısında Pakistan bulunur. Üçgene benzeyen Hindistan yarımadası, ülkenin en büyük kısmını kaplar. Ülkenin kapladığı alan 3.287.590 km2 olup, kuzey-güney uzunluğu 3200 km, batı-doğu uzunluğu ise 2400 kilometredir.


Fas'ta çarpışmalara katıldı. Fas'taki çarpışmalar sonunda sakatlandı. Daha sonra Portekiz kralı ile arası açılan Magellan gözden düştü ve kısa bir süre sonra Portekiz donanmasındaki görevine son verildi.
1517 yılında İspanya'ya giden Magellan, Kral İspanya İber Yarımadasının beşte dördünü kaplayan bir Avrupa devleti. Doğu ve kuzeydoğusunda Akdeniz, kuzey, kuzeybatı ve güneybatısında Atlas Okyanusu, kuzeydoğusunda Fransa ve Andoro Cumhûriyeti, batısında Portekiz bulunmaktadır. Akdeniz’deki Balear, Atlas Okyanusundaki Kanarya Adaları İspanya’ya aittir.

Beşinci Şarl tarafından İspanya donanmasında görevlendirildi. Denizciliğin yanısıra coğrafyaya da meraklı idi. Hep batı istikametinde yol alınması halinde doğu ülkelerine ulaşılabileceğini savunmaktaydı. Hatta bu teorisinin gerçekleştirilmesi için zamanın Portekiz kralından yardım istedi. O zamana kadar, Amerika kıtasının Coğrafya (Yunanca geo "Yer" ve graphein "yazmak"), Yer'in yüzeyini, insana ve fiziksel yapıya ilişkin mekânsal görünümler ile farklılaşmaları ve bunlann gerçekleştiği or-tamı inceleyip tanımlayan disiplin. Yeryüzündeki mekânsal görünümler insana ve doğaya ilişkin çeşitli süreçlerden etkilendiği için jeoloji, meteoroloji, ekoloji, biyoloji, demografi, ekonomi, siyasetbilimi, sosyoloji, tarih gibi başka pek çok disiplinle ilişki içindedir. Coğrafi verilerin toplandığı başlıca kayıt harita olduğundan, topografya ve haritacılık da coğrafyanın sürekli yararlandığı alanlardır.


Labrador'dan Rio de Plata'ya kadar olan kısmı keşfedilmişti. Magellan, kıtanın kuzeyden ve güneyden bir geçit vereceğine inanıyordu. Ancak bu isteği kabul edilmemişti. Aynı teklifin, İspanya Kralı Beşinci Şarl tarafından kabul edilmesi üzerine, 20 Eylül20 Eylül Gregorian Takvimine göre yılın 263. günüdür. Sonraki sene için 102 (Artık yıllarda 103) gün var.

1519'da beş küçük tekne ve 270 mürettebat ile yola çıkan Magellan, 13 Aralıkta Rio de Janerio'ya ulaştı. Buradaki nehirler vasıtasıyla batıya geçmek isteyen Magellan bir geçit bulamayacağını anlayınca Latin Amerika'nın güneyine doğru yelken açtı. Kıyı boyunca güneye doğru inmeye başladı. 1520'de Magellan ismi verilen geçidi keşfetti. Magellan Boğazına giren filo, bu boğazdan büyük sıkıntılardan sonra çıkabildi. Böylece Büyük Okyanusu kuzeybatı doğrultusunda aşmış oldu. Bu sırada, hava şartları, açlık ve denizle boğuştu. Gemilerde isyan çıktıysa da bastırıldı. Sonunda binbir güçlükle boğazı aşabilen Magellan bu yeni okyanusun sularını Atlas Okyanusundan daha sakin bulduğundan ona, ''Pasifik'' adını verdi. ATLAS OKYANUSU Alm. atlantischer Ozean, Fr. Océan Atlantique, İng. Atlantic Ocean. Dünyanın ikinci büyük denizi. Büyüklük bakımından Büyük Okyanustan sonra gelir. Doğusunda Avrasya ve Afrika, batısında Amerika (kuzey ve güney) bulunur. Bu okyanus, eski dünya ile yeni dünyayı birbirinden ayırır.
Bazıları Kuzey Buz Denizi ile Antarktika Okyanusunu da Atlas Okyanusuna dahil ederler. Umumi kanaat, Kuzey Buz Denizi ile Antarktika Okyanusunun buraya dahil olmadığı Pasifik Okyanusunda 98 gün açlık ve sıkıntı ile geçen zor bir yolculuk yapıldı.
6 Mart 1521'de Mariona Adalarında Fuan'da karaya ayak basan kafile, 16 Mart'ta Filipin Adalarına geçti. Filipinlerde geçirdiği günler esnasında yerliler ile arasında çıkan tartışma çarpışmaya döndü ve bu sırada Magellan 27 Nisan 27 Nisan Gregorian Takvimine göre yılın 117. günüdür. Sonraki sene için 248 (Artık yıllarda 249) gün var
1521'de öldürüldü.

Daha sonra, Magellan'ın mürettebatından, geriye kalanlar yolculuklarına devam etti. 6 Eylül 1522'de İspanya'ya dönen kafilede 18 kişi kalmıştı. Dünyanın yuvarlak olduğu deniz yoluyla dolaşılarak da ispat edilmiş oldu ve Büyük Okyanusun varlığı ortaya çıktı
kaynak
AeraCura
22 Mayıs 2009 19:59   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Dünyanın yuvarlak olduğuna dair ilk bulguların Babililer tarafından bulunduğu iddia edilir.. Bununla birlikte;


- Ünlü matematikçi ve düşünür olan Pisagor, MÖ 500'lü yıllarda Dünyanın yuvarlak olduğunu bilmiş ve kurduğu ünlü Pisagor okulunda bunu öğrencilerine öğretmiştir.

- Pisagor'dan sonra Eratosthenes de aynı şeyi keşfetmiş, hatta güneş ve ay ışıklarının düşüşlerine göre dünyanın çevresini hesaplamıştır.

Kaynak: Bilim ve Teknik Dergisi
Misafir
7 Mart 2010 11:40   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

hayalden ibaret

aslında dünyanın yuvarlak olduğunu magellan bulmamıştır.zaten avrupalıların bulduğu bişeyde yok.onlar o zaman insan katletmekle meşguldüler.ama nedense atilla ilhanında dediği gibi 1940 yılında ne zamanki kendi tarihimizi bırakıp yunan tarihini konu aldık o zaman cahil kaldık.aynen öyle tarih 1453 gösterirken istanbul fethedilecek bizansın alimleri bilginleri kaşifleri papazları meleklerin cinsiyetiyle meşguldüler.daha meleklerin cinsiyetini bilemeyen beyinsizler ne zamandan beri bilim adamı oluyor.
24 Haziran 2011 11:47   |   Mesaj #5   |   
nötrino - avatarı
SMD SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI
Zamanın Ötesi..

5214
7.077 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 02-08-2007
Dünya'nın Yuvarlaklığı ve Kendi Etrafında Dönmesi
  • Bilimsel bilgi birikimli olarak ilerleyen bir bilgi türüdür. Bir bilim adamının yapmış olduğu çalışmalar kendisinden sonra gelen diğer bilim adamlarına ışık tutar. Onlar da bu bilgilere eklemeler yaparak bilime katkıda bulunurlar. Bu durum bilim dünyasında zincirleme devam eden bir olgu olarak kabul ediliyordur. Şimdiye kadar yapılmış olan icatların, keşiflerin ve üretilen teorilerin asıl kaynağı İslam dünyasıdır. Bilim İslam bilginlerinden alınan ve ilerletilen bilgilerle gelişme göstermiştir!
El-Biruni (Beyruni)
  • Dünya'nın yuvarlak olduğunu ve kendi ekseni etrafında döndüğünü yaptığı ilmi çalışmalar ve hesaplamalar doğrultusunda ıspat eden ilk Müslüman bilim adamı El-Biruni'dir. Bu önemli bilimsel bilgi Kopernik ve diğer batılı bilim adamları tarafından yıllarca sonra keşfedilmiş ve bilim dünyasına sunulmuştur!
kompetankedi bu mesajı beğendi.
Son düzenleyen nötrino; 11 Nisan 2015 11:30.
Misafir
28 Mart 2012 19:20   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Dünya'nın yuvarlak olduğu Müslüman bilim adamları tarafından biliniyordu zaten.

El-Birûni

Bîrûnî'nin astronomi alanında yaptığı çalışmaların başında Sultan Mesut'a 1010'da sunduğu "Mesudî fi'l Heyeti ve'n-Nücum" adlı yapıtı gelmektedir. Bu yapıt günümüze gelmiş olup bu konuda yaptığı çalışmalarının bir kısmı kayıptır. Kanun adlı eserinde Aristo ve Batlamyus'un görüşlerini tartışma konusu yaparak Dünya'nın kendi ekseninde dönüyor oma olasılığı üzerinde durması bilim tarihi açısından önemlidir. Ancak bu konuda kesin bir sonuca varamadığı varsayılan Bîrûnî'nin günümüze değin bu konuda bir eseri ulaşmamıştır.

"Nihâyâtü'l-Emâkin" (Türkçe: Mekânların Sonları) adlı yapıtı, coğrafyadan, jeoloji ve jeodeziye kadar bir dizi konudaki yazılarını içerir. Sultan Mesut'a sunduğu "el-Kanunü'l-Mesudi", Bîrûnî’nin astronomi alanındaki en önemli yapıtıdır. Bilim tarihçilerine göre o, Kopernik'le başlayan çağdaş astronominin temellerini atmıştır.

Ayrıca gerilim düzleminin gök apsisine göre eğikliğini de (enlem eğikliği) Kas, Gürgenç ve Gazne'de yaptığı çeşitli hesaplamalarla aslına çok uzak değerlerde bulmuştur. Ayrıca birçok elementli ve bileşikli hesaplayabilmiştir. Boylamın belirlenmesi gerilimininkine nazaran daha zor olduğundan Bîrûnî, iki nokta arasındaki boylam farkını enleme ve aradaki toplam uzaklığa dayanan bir formülle hesaplama yoluna gitmiş, ölçme ve gözlemlerinde hata payını en aza indirgemek için uğraşmıştır. Bunun yanında gözlem aletlerinin boyutunu büyütmek yerine onları çapraz çizgilere bölmeleyerek duyarlılığı arttıracağını keşfederek verniye ilkesinin temellerini atmıştır. Aşağıda ekliptik eğimin değerini bulan bazı bilim adamlarının ortaya attığı sayı değerleri bulunmaktadır:
Bilim adamı Yıl Ekliptik eğimi
Batlamyus - 23 50’
El Me'mun astronomları 832 23 33’ 39”
Sâbit bin Kurre 875 23 30’ 30’’
El-Battânî 880 23 35’
El-Bîrûnî 995 23 27’
Tycho Brahe 1790 23 30’
Bradley 1750 23 38’.3
Modern ölçütler 1950 23 26’.7

Battani

Battani'nin astronomideki en çok bilinen başarılarından biri Güneş Yılını 365 gün, 5 saat,46 dakika ve 24 saniye olarak ölçmüş olmasıdır.

Battani'nin Zij adı verilen çalışması Johannes Kepler, Tycho Brahe gibi Avrupalı astronomlar üzerinde büyük bir etki yaratmıştır. Nicolaus Copernicus,Zij üç defa Latince'ye çevrilmesine rağmen, O'ndan yaklaşık 700 yıl önce yaşamış Battani ne yazdıysa eserlerinde tekrar etmiştir.

Modern dünya, Battani'ye bilim dünyasına katkılarından dolayı hürmetini, saygısını göstermiş ve Ay'daki bir bölgeye Albategnius olarak ismini vermiştir.

Battani, Suriye'de Rakka ve vefat ettiği şehir olanŞam'da çalışmalar yapmıştır. Battani, Batlamyus'un bazı yanlışlarını düzeltmiş ve yeni Güneş ve Ay tablolarında derlemiştir. Uzun süre bilim dünyasında otorite olarak kabul edilmiştir. Güneş'in enberi hareketlerini keşfetmiş, gök kürenin bölümleri üzerine çalışmalar yapmış ve muhtemelen 5.yüzyılda yaşamış olan Hintli astronom Aryabhata'dan bağımsız olarak, sinüsün ve kısmi olarak da tanjantın hesaplamadaki kullanımınlarını açıklamış ve böylece modern trigonometrinin temelini atmıştır. Battani bunlardan başka astronomide, ekinoksların devinme hareketlerinin değerlerini ve ekliptik eğimi çok yakın bir oran bularak hesaplamıştır. Battani, tablolarında devinim için tekdüze değerlendirmeler kullanmıştır.

O'nun en önemli çalışması olan Zij ya da ayarlı astronomik tablolar, Plato Tibirnitus tarafından 1116 yılında De Motu Stellarum olarak Latince'ye çevrilen 57 bölümden oluşan el-Zij es-Sabi adlı eseri Avrupa astronomisinde büyük bir etki bırakmıştır. Zij, biraz Hintli etkisi görülen Batlamyus teorisi üzerine bina tesis edilmiştir.[3] Bu eserin bir yeni baskısı 1645 yılında Bologna'da ortaya çıkmıştır. Plato'nun orijinal el yazısıyla yazdığı nüshası Vatikan'da; ve Battani tarafından yazılmış bir el yazma tezi ise Escorial Library'de astronomik kronoloji bölümünde muhafaza edilmektedir.

Battani, gelişmiş ay ve güneş tabloları kullanarak yaptığı gözlemler boyunca, Güneş'in dışmerkez kuvvetinin değiştiğini, modern astronomide Dünya'nın Güneş etrafındaki bir eliptik yörünge üzerindeki hareketinin eşitliğini keşfetmiştir.[4]

Kopernik, Kopernik Devrimi'ni başlatan De Revolitionibus Orbium Coelestium adlı kitabında Battani'ye olan minnetini dile getirmiş ve birçok yerde O'ndan alıntılar yapmıştır.

Fergani

Fergani,Kur’an'ın ve aklın prensiplerine uygun olmayan astronomiyi ilk defa tenkid edenler arasında yer aldı.Gök cisimlerinin,Batlamyus ve izindekilerinin iddia ettiği gibi bazı akıl dışı ruhi cisimler olduğunu kabul etmedi.Onların,akli,kati,homosentrik ve eksantrik daireler şeklinde hareketlere sahip olduklarını ispatladı.Kainatın ve gezegenlerin hacim ve büyüklükleri ile birbirine uzaklıklarını inceledi.Yaptığı hesaplamalar,Kopernik'e kadar Batı astronomisinde değişmez ölçüler olarak kabul edilerek asırlarca kullanıldı.fergani,Güneş'in yarıçapının uzunluğunun 3250 Arap mili olduğunu söyledi.Bu da 6.410.000 metre ve 3990 İngiliz miline eşittir.

Fergani,Güneş'in de kendine göre hareketli olduğunu,ilim tarihinde ilk defa keşfeden alimdir.Kendi devrine kadar gök cisimlerinin hareketi biliniyordu.Ancak,Güneş'in de bir yörügesinin bulunduğunu kendi etrafında batıdan doğuya doğru döndüğünü ilk defa keşfeden alim Ferganidir.Ayrıca 41 yıl devam eden astronomi incelemelerinde enlem(paralel)ler arasındaki mesafeyi hesapladı.

Fergani,Güneş tutulmasını önceden tespit eden bir usul de buldu.Bu usulle,842 yılında bir Güneş tutulması olacağını önceden tespit etti ve o gün bu konuda rasatlarda bulunup incelemeler yaptı.Dünya'nın yuvarlak olduğu konusunda yeni deliller gösterdi.

Fergani,856 yılında Kahire'ye gitmiş ve Usturlab Yapımı Üzerine adlı bir eser yayınlamıştır.
Astronominin Unsurları(Elements of Astronomy),Fergani'nin astronomi üzerine yazdığı en önemli eserlerinden biridir.833 yılında yazıldığı tahmin edilen kitap, Batlamyus'un Almagest adlı kitabının betimleyici ve yeterli bir özeti niteliği taşımaktadır.Bu kitap,12.yüzyılda Gerardo Cremonesse tarafından Liber de Aggregationibus Scientie Stellarum et Principiis Celestium Motuum adıyla Latince'ye çevirlmiş ve Regiomontanus devrine kadar,Avrupa'da çok popüler bir eser olmuştur.Eser üçüncü defa Latince'ye Jacob Christmann tarafından Muhammedis Alfragani Arabis Chronologia et astronomica elementa adıyla çevrilmiştir 1590 ve 1618 yıllarında Frankfurt'ta basılmıştır.Bu çeviride eserin Jacob Anatoli tarafından yapılan İbranice çevirisi esas alınmıştır.Jacob Anatoli'nin İbranice çevirisi Qizzur Almagesti adıyla 1231-1235'lerde yapılmıştır.Bu çeviride büyük olasılıkla Gerardo Cremonesse'nin çevirisi kullanılmıştır.Anatoli'nin çevirisi Fergani'ninkinden 3 bölüm fazladır. Bunlardan sonuncusu (33. Bölüm) coğrafya ile ilgilidir ve yeryüzündeki yerlerin konumları ve gün uzunlukları yer alır.

Eser,son olarak Hollandalı oryantalist Jacob Golius tarafından,17.yüzyılda Leiden nüshası temel alınarak Muhammedis Fil. Ketiri Ferganensis. qui Vulgo Alfraganus Dicitur. Elementa Astronomica. Arabice & Latine. Cum Notis ad Res Exoticas sive Orientales, quae in iis Occurrunt adı ile Latince'ye çevrilmiş ve 1669'da Amsterdam'da basılmıştır.

Bu eser,astronomi alanında 13.yüzyıl bilim adamı Sacrobosco'nun kaleme aldığı Yer Küresi adlı astronomi kitabına kadar bir el kitabı olarak kullanılmıştır.Sacrobosco,kendi kitabını yazarken bu eserden faydalanmıştır.Ayrıca Dante'nin ünlü eseri İlahi Komedya'daki evren görüşü Fergani'den alınmadır.
Son düzenleyen nötrino; 11 Nisan 2015 11:53.
30 Aralık 2012 12:32   |   Mesaj #7   |   
_EKSELANS_ - avatarı
VIP Özel Üye-VIP
[......]
3029
14.711 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 01-08-2012
Ferdinand Macellan


Ferdinand Macellan

Macellan son yolculuğunu tamamlayamadan Filipinler'deki Mactan Savaşı'nda öldürüldü. Ancak daha önce ziyaret ettiği Baharat Adaları'nın ötesine giderek tüm meridyenlerden geçen ilk insanlardan olmayı başardı. Büyük Okyanus'a seferi esnasında okyanusu çok sakin gördüğü için "pasifik" (sakin) ismini veren, ayrıca Güney Amerika’da keşfettiği boğaza kendi ismi verilen Portekizli denizci Macellan, Büyük Okyanus'u aşan bir araştırma gezisi yapmış ilk insandır.
Dünyayı dolaşmak üzere denize açılan 237 (diğer bir kaynağa göre 270) denizcinin sadece 18'i İspanya'ya dönerek seyahatini tamamlamayı başardı. Bu denizcilere Macellan'ın ölümünden sonra yönetimi devralan Juan Sebastián Elcano adlı İspanyol liderlik etmiştir.

İlk Yolculuklar

Macellan ilk deniz yolculuğuna 1505 yılında, henüz 25 yaşındayken çıktı. Görevi Francisco de Almeida'yı Portekiz genel valisi olarak Hindistan'a götürmekti. Yerel bir kral üç yıl önce Vasco da Gama'ya vergi verdiği halde Almedia'ya vermeyi reddedince Macellan bu yolculuğunda ilk kez bir savaş görmüş oldu. Almedia bugünkü Tanzanya'da bulunan dönemin başkenti Kilwa'ya saldırıp bu bölgeyi ele geçirdi.
1506 yılında Macellan doğu Hindistan'a giderek Baharat Adaları'na keşif gezilerinde bulundu. Şubat 1509'da, Osmanlı Devleti'nin bölgedeki gücünün gerilemesinin başlangıcı olarak da görülen Diu deniz savaşı'na katıldı. 1510 yılında kaptanlığa getirildi, fakat bir yıl içinde doğuya izinsiz gemi götürmek yüzünden bu yetkisini kaybetti ve Portekiz'e geri dönmeye zorlandı.
1511'de Fas'a gönderildi ve burada Azamor Savaşı'na katıldı. Bu savaşta dizinden ciddi biçimde yaralandı. İzin almadan savaşı terk edince Almedia'nın gözünden düştü, ayrıca Emevilerle yasadışı ticaret yapmakla suçlandı. Suçlamaların birçoğu zamanla etkisini kaybetse de, Macellan Portekiz kralı I. Manuel'in gözünden düştü. Kral, Macellan'ın ücretini artırmayı reddetti ve 15 Mayıs 1514'ten sonra yeni iş teklifinde bulunmayacağını bildirdi. Bunun üzerine Macellan hizmetini İspanya Krallığına sunmaya karar verdi.
Seyahati


Ok Sanlúcar de Barrameda'yı göstermektedir.

10 Ağustos 1519'da Macellan'ın emrindeki beş gemi Seville'den ayrıldı ve Guadalquivir Nehri'ni geçerek nehrin ağzında yer alan Sanlúcar de Barrameda 'ya ulaştı. Gemiler burada beş haftadan daha uzun süre beklediler. İspanyol yöneticiler Portekizli amiral konusunda şüpheci ve ihtiyatlıydı, neredeyse Macellan'ın denize açılmasına karşı çıktılar ve Portekizli gemi tayfasının hemen hemen tamamını İspanyol denizcilerle değiştirdiler. Ama sonunda Macellan, 20 Eylül'de emrindeki yaklaşık 270 denizciyle birlikte Sanlúcar de Barrameda'dan yola çıktı.
Kral Manuel Ferdinand, yakalamak üzere bir deniz müfrezesi yolladıysa da Macellan Portekiz güçlerinden kaçmayı başardı. Kanarya Adaları'nda bir mola verdikten sonra Cape Verde adalarına ulaştı, buradan Brezilya'daki Cape St. Augustine'ye doğru yola çıktı. 20 Kasım'da ekvatorugeçtiler ve 6 Aralık'ta Brezilya göründü.
Brezilya Portekizlilere ait olduğundan Macellan burada durmaktan kaçındı ve 20 Aralık'ta bugünkü Rio de Janeiro yakınlarına demir attı. Burada çeşitli takviyeler yapıldı ama kötü koşullar yüzünden gecikmeler oldu. Daha sonra, Güney Amerika'nın doğu kıyılarına doğru yelken açarak, Macellan'ın Baharat Adaları'na ulaştığını düşündüğü boğazı aradılar. Filo 10 Ocak 1520'de Río de la Plata'ya ulaştı.

Macellan'ın güzergâhı Güney Amerika'nın güney ucunu keserek Atlas ve Büyük Okyanus'u birleştiriyordu.

31 Mart'ta mürettebatın bir kısmı Puerto San Julian adını verdiği bir grup oluşturdu. Beş gemiden ikisinin kaptanlarının da katıldığı bir isyan çıktı. Mürettebat genel olarak sadık çıktığı için isyan başarısız oldu. Quesada idam edildi, Cartagena ve bir keşiş de ıssız bir kıyıda bırakılarak terkedildi.
Yolculuk devam etti. Santiago gemisi gözlem yapmak için kıyılara yaptığı bir gezide fırtınaya yakalanarak battı. Tüm mürettebatı karaya çıkmayı başaran gemiden iki kişi Macellan'a haber ulaştırdı, kıyıdakilere yardım geldi. Ancak Macellan bu maceradan sonra yeniden yola koyulmadan önce birkaç hafta beklemeyi tercih etti.
Filo, 24 Ağustos 1520'de 52° güney enleminde Cape Virgenes'e ulaştı. Deniz tuzlu ve derin olduğu için geçişi buldukları kanısına vardılar. Dört gemi çetin bir yolculuk sonunda, Macellan'ın 1 Kasım Tüm Azizler Günü'nde aştıkları için Estreito de Todos los Santos (Bütün Azizler Kanalı) adını verdiği 373 mil uzunluğundaki kanalı geçtiler. Bu boğazın günümüzde adıMacellan Boğazı'dır. Macellan öncelikle Concepcion ve San Antonio'yu boğazı keşfetmekle görevlendirdi, ancak Gomez tarafından yönetilen San Antonio kaçarak İspanya'ya döndü. 28 Kasım'da kalan üç gemi Büyük Okyanus'a ulaştı. Macellan buranın adını suyun durağanlığından ötürü Mar Pacifico (Pasifik Okyanusu → pasif, durağan deniz) koymuştur.
Kuzeybatıya giden ekip 13 Şubat 1521'de ekvatora ulaştı. 6 Mart'ta Marianas'ta, 16 Mart'ta ise kalan 150 kişi ileFilipinler'deki Homonhon adasındaydılar. Macellan Malay tercümanı sayesinde yerli halkla anlaşabiliyordu. Limasawa Adası'ndan Rajah Kolambu ile karşılıklı hediyeler alıp verdiler ve onun önderliğinde 7 Nisan'da Cebu Adası'na gittiler. Cebu Adası'ndan Rajah Humabon onlara dostça davrandı, hatta Hıristiyanlığa geçmeyi bile kabul etti.



Magellan anıtının önünde Lapu Lapuonuruna yapılmış olan başka bir anıt da bulunmaktadır

Filipinli yerlilerle geçen ilk dostluk günlerinin aldatıcı olduğu kısa zamanda anlaşıldı. Macellan 27 Nisan 1521'de Lapu-Lapu önderliğindeki yerlilerle girdiği Mactan Savaşı'nda öldü. Yolculuğa para vererek katılan Antonio Pigafetta adlı zengin turist Macellan'ın ölümü ile sonuçlanan olaylara tanıklık etmiştir ve bunu anılarında yazar:
Sabah olduğunda 49 kişi belimize kadar gelen suya atladık ve suyun içinden kıyıya ulaşana değin iki ok atımı mesafe kadar yürüdük. Botlarımız suyun içindeki kayalardan ötürü daha ileri gidemiyordu. 11 adamı botları korumak üzere geride bırakarak devam ettik. Kıyıya ulaştığımızda 1500 kadar yerli üç bölüm halinde gruplanmıştı. Bizi gördüklerinde savaş çığlıkları atmaya başladılar. Tüfekli adamlar ve okçular yarım saat kadar savaştılar, ancak bir işe yaramadı. Kaptanı tanıyan bazıları üzerine saldırdı ve kafasından miğferini düşürdüler. Bir yerli yüzüne doğru bambu bir mızrak savurdu, fakat kaptan kargısıyla onu derhal öldürdü, kargıyı vücudunda bırakarak. Sonra kılıcına el attı fakat yarıya kadar çekebildi, çünkü bambu mızrakla kolundan yaralanmıştı. Bunu gören yerliler topluca üstüne çullandılar. Biri sol bacağına bir pala ile vurdu, bu, kaptanın yüzüstü düşmesine sebep oldu. Derhal üzerine bambu ve demir mızraklarla, palalarla saldırdılar. Bizim ışığımızı, aynamızı, yardımcımızı, gerçek önderimizi öldürene değin. Onu yaraladıklarında hepimizin botlara bindiğinden emin olmak için birçok kez geriye dönüp baktı. Sonra onu ölü bir şekilde geride bırakarak biz yaralanmışlar, yenilmişler, elimizden geldiğince, hareket etmeye başlayan botlara doğru çekildik..

Macellan'ın ölümünden 16 ay sonra gemilerinden biri olan Victoria dünyayı dolaşarak İspanya'ya dönmeyi başardı.

Dünya turu ve dönüşü

Macellan vasiyetnamesinde, köle olan Malay tercümanının özgür bırakılmasını istemişti. Enrique adını kullanan, Henry the Black olarak vaftiz edilmiş tercüman, Sumatralı köle tüccarları tarafından yurdunda ele geçirilip satılmıştı. Macellan ile yaptığı birçok yolculukla dünyayı tam anlamıyla dolaşmış ilk kişi Enrique'dir. Macellan'ın Malacca'ya yaptığı ilk seferlerde hizmetine giren Enrique, Afrika'daki savaşlarda, sahibinin Portekiz'de kralın huzurunda gözden düşüşünde ve yeniden başarılı bir şekilde filosuyla denizlere açılışında hep yanındaydı. Ama geminin yeni kaptanı Mactan'da Enrique'yi serbest bırakmayı reddetti.
Enrique 1 Mayıs'ta Rajah Humabon'un yardımı ile 30 kadar ölü denizcinin arasına karışarak kaçmayı başardı. Antonio Pigafetta dille ilgili notlar tutmaktaydı ve görünüşe göre yolculuğun geri kalanında iletişimi sürdürebildi.
Filipinlerde uğradıkları kayıplar keşif ekibinin sayısını ciddi biçimde azalttı, kalan üç gemiyi idare edemez hale geldiler. Bu sebeple 2 Mayıs 1521'de Concepción 'u terk ettiler ve kendilerine karşı kullanılmasını önlemek amacıyla yaktılar. Artık sadece Trinidad ve Victoria 'dan ibaret kalan filo batıya,Palawan'a doğru ilerledi. 21 Haziran 1521'de bu adadan ayrıldılar ve sığ sularda yol bulabilen Moro rehberler yardımı ile Brunei - Borneo'ya ulaştılar.
Brunei'nin dalgakıranlarında 35 gün demir attılar. Venedikli Pigafetta burada gördüğü Rajah Siripada'nın altınlarından ve yumurta büyüklüğündeki incilerden bahseder. Brunei ayrıca övündüğü evcil fillere ve 62 toptan oluşan bir kuvvete sahipti, ki bu Macellan'ın gemilerinin gücünü beşe katlıyordu. Pigafetta ayrıca Avrupa'da henüz çok nadir bulunan porselen vegözlük gibi örnekler aracılığıyla krallığın sahip olduğu teknolojiden de sözeder.
Maluku Adaları'na (Baharat Adaları) 6 Kasım 1521'de ulaştıklarında 115 kişi kalmışlardı. Portekizlilere yakın olan Ternate sultanının rakibi Tidore sultanı ile biraz ticaret yapmayı başardılar.
Kalan iki gemi değerli baharatlarla dolu olarak batıya, İspanya'ya doğru yola çıkmaya çalıştı. Ancak Molucca'yı terk ettiklerinde Trinidad 'ın su aldığını keşfettiler. Mürettebat deliği bularak onarmaya çalıştı fakat başaramadı. Trinidad için çok zaman harcamak zorunda kalacaklarını anladılar, daha küçük olan Victoria ise kalan denizcilerin hepsini alacak durumda değildi. Sonuç olarak bir grup denizciyle birlikte Victoria İspanya'ya doğru yola çıktı. Birkaç hafta sonra da Trinidad Büyük Okyanus rotasını izleyerek İspanya'ya varmak amacıyla Molucca'yı terketti, fakat gemi Portekizliler tarafından yakalandı ve onların gözetimi altındayken fırtına sonucu battı.
Victoria Hint Okyanusu'ndan eve doğru 21 Aralık 1521'de yola çıktı. 6 Mayıs 1522'de Juan Sebastián Elcano yönetimindeki gemi Ümit Burnu'nu geçerken tayın olarak sadece pirinç kalmıştı. Cape Verde Adaları'na ulaşamadan 20 denizci açlıktan ve c vitamini eksikliğinde ortaya çıkan skorbüt hastalığından öldü. Oysaki gemide bugün c vitamini içerdiği bilinen tonlarca karanfil bulunuyordu. 9 Haziran'da, 26 tonluk baharat, karanfil ve tarçından oluşan kargoyu kaybetme korkusuyla 13 denizciyi daha Portekiz yönetimindeki bu adada bıraktı.
6 Eylül 1522'de yola çıkışlarından neredeyse tam üç sene sonra Juan Sebastián Elcano ve kalan denizcileri taşıyan Victoria İspanya'ya ulaştı. Keşif gezisi aslında az da olsa kâr getirmişti, ancak denizciler tam ücretlerini alamadılar. 1522 sonbaharında mürettebat Valladolid'de krallığın huzuruna çıktığında Maximilianus Transylvanus ile görüştü ve yolculuğa dair ilk rapor 1523 yılında yayımlandı. Pigafetta'nın yazdıkları 1525'e kadar ortaya çıkmadı, hatta tam olarak yayınlanması 18. yüzyıl sonlarını bulmuştur.
Trinidad gemisindeki 55 mürettebatın dördü 1525'te İspanya'ya ulaşmayı başardı, kalan 51 kişi çeşitli savaşlar ya da hastalıklar yüzünden ölmüştü.

Keşifleri


Macellan'ın keşif gezisi dünya çevresinde yapılan ilk seyahattir ve Güney Amerika'daki boğazdan geçerek Atlas ile Büyük Okyanus'u birleştiren ilk deniz yolculuğudur. Macellan'ın ekibi Avrupa için tamamen yeni olan pek çok hayvan türü ile karşılaştı. Bunlardan bazıları "hörgüçsüz develer" olarak tanımlanan lamalar ve "tüyleri yolunmayan fakat derisi yüzülen siyah kazlar" olarak tanımlanan penguenlerdir.
En yakın iki galaksi olan Macellan Bulutsuları Güney yarımkürede keşfedildi. 69.800 km olan yolculukları sayesinde dünyanın çevresini de hesaplanmış oldu.
Bu yolculuk sayesinde, uluslararası bir saat sisteminin gerekliliği ortaya çıktı. Döndüklerinde, dikkatle tutulan seyir defterine rağmen geride kalanlarla günlerinin uyuşmadığını farkettiler. Fakat günlerin uzunluğu arasındaki farkı hesaplayacak kadar kesin ölçüm yapabilen saatleri yoktu. Zamanla ilgili bu olgu büyük heyecan yarattı, özel bir heyet bu garipliği bildirmek üzere Papa'ya yollandı.


Misafir
20 Ocak 2014 20:29   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Dünya'nın yuvarlak olduğunu ilk kim bulmuştur?

• Pisagor,MÖ 590 lı yıllarda Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü ve Dünya’nın yuvarlak olduğunu ileri süren ilk kişiydi.Ancak Pisagor’un bu dediğine bilimle uğraşan kişilerin dışında inanan olmamıştı.Pisagor’dan 200 yıl sonra Aristo, gözlemleri sonunda Dünya’nın yuvarlak olduğu ileri sürdü.
• Biruni: 972-1050 yılları arasında Dünya'nın küre şeklinde olduğunu yer çekiminin varlığını ortaya koydu.
• Macellan: Dünya'nın çevresini dolaşan ilk denizcidir.
• Maceraperes bir denizci olan Kristof Kolomb Dünya’nın yuvarlak olduğunu kitaplardan okumuştu.1492 yılında 3 küçük gemi ile birlikte yola çıktı.Devamlı batıya doğru gitti.Hindistan’a ulaştığını zannetti ama gittiği yer Amerika kıtasıydı.Eğer Dünya yuvarlaksa yönünü değiştirmeden başladığı yere tekrar geleceğini biliyordu.Ama bunu başaramadan öldü.Ancak gemilerinde bir tanesi yola devam etti.Böylece Dünya’da tam yuvarlaktı.
Son düzenleyen nötrino; 11 Nisan 2015 11:48.
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Dünya'nın yuvarlak olduğunu ilk kim bulmuştur? Konusuna Benzer Konular

Etiketler:
  • dunyanin seklini ilk kim buldu
  • dunyanin yuvarlak oldugunu
  • dunyanin yuvarlak oldugunu soyleyen
Ek ve kökleri ilk kim bulmuştur?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 0
Son Mesaj: 13 Mart 2015 19:33
Cevap: 14
Son Mesaj: 1 Mart 2014 13:00
Bitkilerde aşılama yöntemini ilk kim bulmuştur?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 11 Aralık 2012 15:34
Osmanlı Devleti'nin ilk parasını kim bulmuştur?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 2
Son Mesaj: 16 Ekim 2011 16:57
Sinemayı ilk kim bulmuştur?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 6
Son Mesaj: 9 Haziran 2011 08:37
Sayfa 0.437 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu