Üye Ol
Geri Dön   MsXLabs > :: Yaşam :: > Genel Mesajlar > Bunları biliyor musunuz?
Sponsor Bağlantılar
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 6 Gün Önce   #111 (mesaj-linki)
Cvp: Absürd Ansiklopedi / Bunları biliyor musunuz?

Bal Hakkında Bunları Biliyor muydunuz?

. Arıların 20 milyon yıldır bal ürettiklerini,

. Bir kg. bal için yaklaşık 30 bin arının, 20 milyon çiçekten nektar toplaması gerektiğini,

. Arıların, çiçeklerden 1 kg. bal toplamak için, dünyanın çevresini 6 kez dolaşacak kadar uçtuklarını,

. Arıların bal üretmenin dışında, doğal yaşamın devamı için çok önemli işlevleri olduğunu, bitkilerin arılar sayesinde döllenerek üreyebildiklerini,

. Mısır'da firavun Tutankamon'un mezarında tahtadan yapılmış bir kutuda bulunan 13 kilo balın 3.800 yıldır bozulmamış olduğunu,

. Milattan 400 yıl önce yaşamış olan ünlü hekim Hipokrat'ın balı, tedavi amacıyla kullandığını,

. Eski Hint, Mısır, Roma, Sümer, Babil ve Hitit uygarlıklarında da balın tedavi amaçlı kullanıldığını,

. Balın antibakteriyel özelliğinin Asurlularca keşfedildiğini,

. Arıcılığın bir tarımsal faaliyet olarak ilk çağlardan beri yapılageldiğini,

. Bugün başta Çin olmak üzere, pek çok ülkede hastalıkları sadece arı ürünleriyle tedaviyi amaçlayan Apiterapi merkezlerinin kurulduğunu ve giderek yaygınlaştığını,

. Ülkemizde bilinen ilk Türkçe arıcılık kitabının 1912 yılında, Halkalı Ziraat Mektebi öğretmeni Mehmet Ali Bey tarafından yazılarak yayımlandığını ve adının "Ameli ve Nazari Arıcılık" olduğunu,

. Balın 45°C'nin üzerinde ısıtılmaması gerektiğini; ısıtılırsa, besleyici bazı özelliklerini kaybedeceğini,

. Balın, çocukların bedensel gelişimi için mutlaka gerektiğini, ancak bir yaşından küçük çocuklara bal yedirmenin sakıncalı olabileceğini...
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 5 Gün Önce   #112 (mesaj-linki)
Cvp: Absürd Ansiklopedi / Bunları biliyor musunuz?

· Yapıştırıcılar Nasıl Yapıştırıyor?
Yapıştırıcıların sağladığı yapıştırma olayı aslında kimyasal reaksiyondan başka birşey değildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapıştırma olayında benzer yada iki malzemeden iki madde, birde yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır. Yapıştırıcı moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olması gerekir.

· Radyonun Sesi Açılınca Pil Daha Çabuk mu Biter?
Pille çalisan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akim yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, volkmen vb. için aynidir.

· Matematikte Niçin -2 ile -2 nin Çarpımı +4 Eder?
Haftanın beş günü ise otobüs ile gidip geldiğinizi varsayalım. Her sefer bir milyonluk bir biletle yapılıyor. On milyon tutarında on tane bilet aldınız. Her gün gidiş geliş kullandıkça iki tanesi eksiliyor. Bunun eşitlikteki yeri (-2) dır dır. Siz bu isi beş gün süresince yani 5 kez yaparsanız (-2)x( +5)= 10 olur. Diyelim ki bayram tatilinin iki günü o haftanın Perşembe ve Cuma günlerine geldi ve tatil. Bu kez yapmanız gerekeni yapmıyorsunuz. İki günlük 4 bileti kullanmıyorsunuz. Bu hareket, yapmanız gerekene göre negatif yani ters yönde bir harekettir. Her gün bilet almak yerine iki gün süresince hiç bilet kullanmıyorsunuz. İki kere negatif hareketi “-2″ bilet üzerinde yapınca o hafta elinizde (-2)x( -2) =(+4) . bilet kalıyor.

· Termos Nasıl Sıcağı Sıcak, Soğuğu Soğuk Tutuyor?
Tek nedeni vardır, vakum. Yani boşluk. Bir termosta iç içe geçmiş iki kap vardır. Dıştaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam sisedir. İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır. Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakin bir boşluk vardır. Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de olmadığından isi iletilemez. Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır. İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz. Böylece termosa konan sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır.

· Bir Hafta Niçin 7 Gündür?
Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile güneş ve ayın sayısının 7 olusu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde, göğün 7 kat olusu ve doğadaki ana renk sayısının 7 olusu, müzik notalarının 7 olusu sayının önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı.

· Niçin Otellerin Kapıları Döner Kapıdır?
Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini-engeller.

· Bardaktaki Buzlar Niçin Birbirlerine Yapışırlar?
Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da önemlidir. Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur. Basınçla alt tabaka erir ve kayma oluşur. Bir kabin içinde ya da bir bardakta üst üste duran buzların her biri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu, noktada çok küçük kısım erir. Buradan hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüğünün birleştiği noktada tekrar donar. İki buz parçası kaynak yapılmışçasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha erime olmaz.

· Kumaşlar Yıkandıktan Sonra Niçin Çeker?
Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumasın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama-bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek isi, çalkalama, sabun hepsi kumasın çekmesini kolaylastirir. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez.

· Çinlilerin Gözleri Neden Çekiktir?
Yalnız Çinlilerin değil Orta ve Güneydoğu Asyada yasayanların, Japonların hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynidir. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yasadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgâra karsı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur.

· Ateş Böceği Nasıl Işık Saçıyor?
Yaz gecelerinin karanlığında otların arasında veya havada uçarken parıldayan, yanıp sönerek sarı-yeşil bir ışık veren bir böceği görmüşsünüzdür. Yanına yaklaşıldığında ışığını söndüren, gece karanlığında izini kaybettiren bu böceğin ismi ateş böceğidir.
Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bunun bilimsel adı “soğuk ışık”tır ki günümüz teknolojisi bu ışığı henüz yapay olarak üretmeyi başaramamıştır. Bilim insanları dünyada milyonlarca yıldır mevcut olan bu tabiat teknolojisinin önce çalışma mekanizmasını çözmek sonra da taklit ederek insanlık hizmetine sunabilmek için çalışmalarına hız vermişlerdir.
Kısa bir zaman öncesine kadar sürtünme veya ısı olmadan ışık elde etmenin imkansız olduğuna inanılıyordu. Nasıl ki normal bir ampul kendisine verilen enerjinin yüzde 4”ünü, florasan ampul ise yüzde 10”unu ışığa dönüştürebiliyor, geri kalanını ısı olarak yayıyorsa, ateş böceğinde de benzer bir durum olduğunu sanan bilim insanları, böceğin bu iş için kullandığı enerjinin tamamını ışığa dönüştürebildiğini tespit edince hayrete düştüler. Gelelim ateşböceğinin ışık üretme mekanizmasına… Aslında ateş böceklerinin ışık verme reaksiyonları o kadar hızlıdır ki bu fonksiyonun kademelerini incelemek hemen hemen imkânsızdır. Yani ışık üretim mekanizması hakkındaki bilgiler hala teoride kalmaktadırlar. Kesin olarak bilinen bunun moleküler seviyede kimyasal bir işlem olduğu, bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştürebildikleridir.
Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden, ışık elde elmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmekledir. Bunlardan birincisinin kimyasal yapısı aydınlatılmış ve yapay olarak elde edilmiştir. İkincisinin ise yapısındaki gizem çözülmesine rağmen sentetik olarak üretilmesi hala mümkün olamamıştır. Ateş böceklerinde üretilen iki kimyasalın birleşiminin de ışık vermeye tam olarak yetmediği, böceğin ışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerektiği tespit edilmiştir. Bilinmeyen bir başka ayrımı ise bu ışığı hangi şalterin açıp kapadığıdır.
Bu gizemli böceklerin 2 bin çeşidi olup erkekleri uçabilirken dişileri kanatsızdırlar. Erkekler dişileri aramak için geceleri uçarlar ve ışıklarını birbirleri ile iletişim kurmak için kullanırlar. En iyi ışık verimini gelişmiş dişiler verir. Ateş böcekleri geceleri 3 saat süreyle ışık verebilirler.
Genellikle ısırarak zehirledikleri salyangozları yedikleri için kireçli toprakların olduğu nemli bölgelerde daha çok görünürler. Parlamayı sağlayan kimyasal maddeler sayesinde, kazara onu yiyen bir düşmanı kusmak zorunda kalır ve bir daha başka ateş böceği yemeye teşebbüs etmez.

· Doğum Gününde Pasta Kesme Adeti Nereden Geliyor?
Düğünlerde pasta kesmek adetinin, yeni evlilere bereket, doğurganlık ve mutluluk dileklerinin iletilmesinin zaman içinde gelişmiş bir şekli olduğundan bahsetmiştik. Doğum günlerinde pasta kesmek adetinin ise tarihi kökeni ve amacı değişiktir. Zaten tek kat olan şekli ve üzerindeki mumlar nedeniyle pasta görünüş olarak da düğün pastasından farklıdır. Pasta sözcüğünü hep günümüzdeki anlamı ile kullanıyoruz. Aslında tarihi gelişimi içinde kek demek daha doğru olur. Doğum günü pastasının bilinen tarihi Helen uygarlıklarına kadar uzanır. Bir kutlama amacı ile ortaya çıkması ise Ortaçağda Almanyada olmuştur. 13. yüzyılda Almanyada çocuklara gösterilen ilgi belki bugünkünden bile fazlaydı. Doğum günleri bir festival şeklinde kutlanıyordu. Doğum günü kutlaması sabaha karşı, şafakta, gün ağarırken başlıyordu. Üstü yanar mumlarla süslenmiş pasta kek eve getirildiğinde çocuk uyandırılıyor, pastanın üstündeki mumların ise yemek vakti gelene kadar devamlı değiştirilerek sürekli yanar halde kalmaları sağlanıyordu. Yemeğin başında çocuk mumları üfleyerek söndürüyor ve şölen başlıyordu. Pastanın üzerindeki mumların sayısı çocuğun yaşından bir fazla oluyordu. Bu bir fazla mum, bir gün sönecek hayatın ışığını simgeliyordu. Ayrıca çocuğa bir çok hediyeler getiriliyor, o gün istediği, sevdiği yiyecekler hazırlanıyordu. Yani o zamanlarda doğum günü kutlamaları çocuklara yönelikti. Günümüzde her yaştan insanın kutladığı doğum günü ve kesilen pasta işte o zamanların bir adetinin devamıdır. Doğum günü pastasının üstündeki mumları bir üfleyişte söndürmek, bu arada bir dilek tutmak, eğer dilek gerçekleşirse bunu kimseye söylememek adetleri de o günlerden kalmadır

Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 4 Gün Önce   #113 (mesaj-linki)
Cvp: Absürd Ansiklopedi / Bunları biliyor musunuz?

Viski rehberi

Geçen sayı sizlere puro hakkında "ince" detaylar vermiştik. Şimdi sıra, 15. yüzyıldan bu yana bir kültürü, düsturu olan, İskoçların alkollü içki tarihine adını altın harflerle yazdırdığı viskiye geldi. Okumamakla çok şey kaybedeceğiniz kesin!..

Viski hakkında ahkâm kesmeden önce belirtmem gereken bazı hususlar var. Her şeyden önce, viskiyle tanışmam Yeşilçam filmleri sayesinde oldu. Tabii ilk kez filmlerde görmedim, o kadar da değil; fakat viskinin seçkinlik kavramıyla ilintisine, Ediz Hun, Cüneyt Arkın gibi jönlerin rol aldığı, "n'evet"lerin ve "n'ayır"ların havalarda uçuştuğu filmlerden aşina oldum. Örneğin, varlıklı ve statü sahibi jön, dost meclislerinde önemli bir mevzuyu münazara ederken elinde genelde kristal bir viski bardağı olur, zarif hareketler ve süslü cümleler eşliğinde viskisini yudum yudum tüketirdi. Sonra bir ara, rakı bardağında viski içme furyası başladı. 1970'li yılların pavyon sefalarında -yine filmlerden ve siyah-beyaz fotoğraflardan zihnimde yer etti- meşk ederken eşlik ederdi, o zamanların İstanbul beyefendilerine viski... Yeşilçam'ın ve eski fotoğrafların viskiyle aramı bulup bizleri tanıştırmasından bu yana, viskinin tadından çok görünümüne, seçkinliğine kafayı taktım. Bana göre, diğer içkilerin arasında çok ayrı duruyordu; sanki ulaşılamaz bir havası vardı. Bir de "Herkese göre değilim ben!" der gibiydi... 15. yüzyıldan beri, dünya çapında yerleşmiş bir "kültür" olan viski hakkında şimdiye kadar birçok makale ve kitap yayımlandı. Bunların çoğunda da tadı ve yapım aşamalarıyla beraber viskinin "özel" bir içki olduğundan bahsedildi. Gelişigüzel bir zamanda veya sıradan bir mekânda, yanlış aparatlar ve yiyeceklerle beraber tüketilmesi, kültürü açısından sakıncalı bulundu. Şüphesiz ki, şaraptan bile fazla bilgi malzemesi ve adabı bulunan viskinin gayri ihtiyari biçimlerde tüketilmesi ya da üretilmesi, uzmanları tarafından kabul edilebilir bir şey değildi. Bu yüzden, viskiyi bir kültür olarak içselleştirmiş kişilere bu özel içki hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaları için çeşitli olanaklar sunuldu. Örneğin, viskiyi yakından tanımaları için ana vatanı İskoçya'da seminerler, workshop'lar tertip edildi; hâlâ da tertip edilmeye devam ediliyor...
Yeşilçam'dan, eski fotoğraflardan ve görüntülerden, görünümüne ve seçkinliğine aşina olduğum viski hakkında birkaç naçizane kelam etme şansı doğmuşken, elimden geldiği kadar titiz çalışmaya yeltendim. İskoçya'nın insanlığa armağan ettiği bu muazzam aromalı içkinin bilgi açısından ince detaylarına sızamasam da işinize yarayacak, sizi bir viski ukalası yapacak kadar detaylarına haiz olabildim. İşte sonuçları...
Malt, tahıl ve harmanlanmış olmak üzere üç çeşit viski var. Malt (Malt Whisky), İskoçların en çok tercih ettiği, yapımı daha meşakkatli olan bir viski çeşidi olarak göze çarpıyor. Aynı zamanda, malt viskiler, İskoçya'nın milli içeceği olarak kabul ediliyor. Eskiden, zengin ve yaşlı erkeklerin içkisi olarak bilinen malt, yazının başında bahsettiğim "seçkinlik" ve "ulaşılamaz" olgusu ve havasına denk düşen bir viski türü olarak diğer türlerden keskin çizgilerle ayrılıyor. Tabii bu tür, zamanla safi kalantor erkeğin içkisi olmaktan çıkıp gençler ve kadınlar tarafından da benimsendi. İskoç malt viskisinin en önemli özelliklerinin başında, üretiminde kullanılan tek hububat çeşidinin çimlendirilmiş arpa olması geliyor. Şöyle ki; Arpa, kuru olarak temizlendikten sonra, ıslatılarak filizlenmeye bırakılır. Yeterli süre sonra filizlenen arpa, fırında kısmen kavrularak kurutulur ve malt elde edilir. Çimlendirilmiş arpa olarak da bilinen bu işlemin devamında, arpa taneleri ve kurumuş filizler iri iri öğütülür. Daha sonra, üzerine sıcak su eklenir ve lapa elde edilir. Oluşan malt lapası lapa teknesinde bekletilir. Yeterli süre sonra, teknenin dibinden sıcak kahverengi yapışkan bir sıvı olan özsu alınır.

YazI: Togan Noyan / FotoĞraflar: Uluç Özcü
Esquire alıntı
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Cevap Yeni Konu Aç
En popüler 10 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
günde kaç kalori harcarız, insan kaç gün aç kalabilir, insan vücudunda kaç kilo kan vardır, köpeklerle ilişkiye giren kadınlar, vücudumuzda kaç adet kemik var, vücudumuzda kaç kilo kan vardır, vücudumuzda kaç tane kemik vardır, vücudumuzda kaç çeşit damar vardır, vücudumuzda ne kadar kan vardır,
Absürd Ansiklopedi / Bunları biliyor musunuz? Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ansiklopedi Nedir? Ansiklopedi Hakkında ThinkerBeLL Edebiyat 2 29-05-2008 10:08
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 16:39Bir site yetkilisine ulaşınBize Ulaşın - Contact Us
vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler.
Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız.
If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately.
Creative Commons License
MsXLabs Directory
Sayfa 0.10475707 saniyede (51.94% PHP - 48.06% MySQL) 8 sorgu ile oluşturuldu
Top Have Fun @ MsXLabs! Designed by NeutralizeR