| | #1 (mesaj-linki) | |
| Keltler Vikipedi, özgür ansiklopedi M.S. 1. yy.da Romalılar tarafından kısmen yıkılan Kelt Uygarlığı, gene de Ortaçağ'a kadar yaşayageldi. Bugün bile, bazı Breton ve İrlanda törelerinde bu uygarlığın varlığını sürdürdüğü görülür. Kelt Terimi Keltlerin ilk kez keltoi tabiriyle anıldığı ilk yazılı kaynak Yunanlı tarihçi Hecataeus'a (M.Ö.517) aittir. Hecataeus, Kelt kabilelerini Rhenaina (Batı/Güneybatı Almanya) bölgesinde gösterir. Yunan mitolojisine göre Keltus Herakles ve Keltin'in oğlu, Bretannus'un kızkardeşidir. Keltus, Keltlerin ilk atası haline gelmiştir. Latince'de Celta Herodot'un Gauller için kullandığı bir terim haline gelir. Romalılar'ın kullandığı Celtae Goidheller ve Britonlar olarak ayrılan adalı Keltleri değil kıta Gaullere atıfla kullanılır. Modern İngilizce'de terim Edward Lhuyd'un yazılarında (1707) kullanılır ve 17. yüzyılın diğer bilginleri bu terimi Büyük Britanyanın ilk sakinlerinin tarihi ve dillerine atıfla kullanırlar. Günümüzde "Kelt" ve "Keltik" terimi (Kelt ve Keltik olarak telaffuz edilir) belirli bir etnik grup ve bu grubun dillerine atıfla kullanılır. Seltik (Celtic şeklinde yazılış değişmez) diye telaffuz edilen kullanım ise belirli spor takımlarının isimleriyle sınırlı olarak kullanılmaktadır (Boston Celtics, Celtic F.C. gibi). Kelt Uluslar Bu altı ulus Celt Kongresi (Celtic Congress) Kelt Birliği ve Pan-Kelt grupları tarafından Kelt ulusları olarak kabul edilirler. Her ulus bir Kelt dili konuşmaktadır ve bu onların Keltliğinin de göstergelerinden biridir. x | |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Kelt Uygarlığı Kelt uygarlığı Galyalıların birçok tanrısı vardı. Onlara açıklanamaz gibi gelen her şeye, gökcisimlerine, rüzgârlara tapınırlardı. Ruhun ölümsüzlüğüne de inanıyorlardı. Çok iyi çiftçiydiler, toprağı tekerlekli sabanla sürüyorlardı; dökmecilik, kuyumculuk, çömlekçilik sanatında usta zanaatçılardı. Ticaretleri de gelişmişti. Buğday ve tuzlama etin şarap ve zeytinyağı ile takas edilmesi, M.Ö. III. yy.da paranın kullanılmasına yol açacaktı. | |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Kelt Uygarlığı Keltler Hint-Avrupa dillerinden Kelt dillerini konuşan, Avrupa’nın önemli bir bölümünde yaşamış eski halklar topluluğu. Orta Avrupa kökenli olan (günümüzün Güney-batı Almanya’sı’ndan çıktıkları sanılır) Keltler, İ.Ö. 2000’de Avrupa’ya yayılmaya başlamışlar, ama bu yayılma bir akın biçiminde değil, birbirini izleyen ağır dalgalar halinde olmuştur. Daha İ.Ö. 2000-1700 yılları arasında, ilk Kelt dalgası Büyük Britanya’ya ulaşmış olmakla birlikte, gerçek Kelt yayılması, adını Avusturya’daki Hallstatt’tan alan Hallstatt uygarlığıyla (İ.Ö. VIII-V. yy’lar) başlamıştır. (Hallstatt’ta, 2000’i aşkın mezar kapsayan bir mezarlık bulunmuştur). O dönemde Keltler, Ren ırmağını aşarak Fransa ve İspanya’ya ulaşmışlardı. Akdeniz, ülkeleriyle ticaret yapıyor, kalay ve amber satıp, kayatuzu madenleri işletiyorlardı. Çevrelerine korku salan savaşçılardı; at üstünde dövüşürlerdi; ama demir tekerlekli savaş arabaları da vardı. Demircilikte ustalaşmışlardı; çekiçle döverek yaptıkları kılıçların niteliği ünlüydü. Silah ve araçlarında (Galyalılar, sabanı ve fıçı çemberlemeyi bulmuşlardı) demir kullanmalarına karşılık, mutfak eşyasında (kazanlar) ve sanat eşyasında tunç kullanırlardı. İ.Ö. 500 yıllarına doğru, Hallstatt uygarlığını, adını İsviçre’deki La Tene köyünden alan La Tene uygarlığı izledi (Cenevre gölü yakınındaki La Tene’de, birçok konutun kalıntıları ortaya çıkarılmıştır). Keltler, kuşkusuz Germenlerin baskısıyla, Avrupa’nın her yanına yayıldılar. İ.S. IV. yy’da İtalya’ya girerek 390’da Roma’yı yağmaladılar. Adriya denizi kıyılarından Yunanistan’a geçip, Anadolu’ya ulaştılar. Bazılarıysa İskandinavya’ya, Britanya adalarına (İrlanda), Güney Rusya’ya yerleştiler. Çevrelerine son derece kolay uyan kişiler olduklarından, yerleştikleri bölgelerin halklarıyla karıştılar ve melez halklar oluşturdular. Kelt dünyasında ticaret ilişkileri hızla gelişti. Ticaret, mevsimlik büyük panayırlarda yapılıyordu. Marsilya limanı, Galya’nın doğal ağzıydı: Keltler, bu liman aracılığıyla Roma dünyasıyla ilişki kurdular ve Sezar, Galya’nın fethine Marsilya’dan başladı. Keltler, sonradan Germen halklarının yapacakları gibi krallıklar ve imparatorluklar kurmamışlardır. Tersine, devlet kavramından habersiz oldukları bilinmektedir. Savaş sırasında seçimle iş başına gelen bir önderin yönettiği toplumları, klanlar ve kabileleri halinde örgütlenmişti ve üç sınıfa bölünüyordu: Köylüler; savaşçılar; dravidler. Dravidler, topluca bir arada yaşayan rahiplerdi. Halkı şiirle eğitir, ezbere binlerce dize bilirlerdi. Ayrıca, gelecekten haber verdiklerinden, kabile reisleri her önemli karardan önce onlara danışırlardı. Dravidler yargıçlık da yapar, geleneksel hukuka ve ahlaka dayanarak anlaşmazlıkları çözerlerdi. Yavaş yavaş halk, onlarda büyücülük gücü olduğuna inandı ve Ortaçağ boyunca ormanlarda, eski dravidlerin soyundan gelen erkek ya da kadın dravidler yaşadı. Din açısından dravidler, canlılar dünyası ile öbür dünya arasında birer aracı sayılıyorlardı. Keltler için öbür dünya korkulacak bir yer değildi. Tersine, bir süre kalındıktan sonra yeryüzüne dönülen bir zenginlik ve mutluluk ülkesiydi. Keltler ölümden korkmak bir yana, bazen, sevinçli bir dakikayı sonsuza kadar sürdürmek için intihar ederlerdi. Her ölüm olayı, karnaval şenliğine benzer törenlere yol açardı. Keltlerin pek çok sayıda tanrısı vardı (Galyalıların 400 kadar). Adalet dağıtan büyücü tanrılara, savaşçı tanrılara, hekimliği, el sanatlarını, tarımı koruyucu tanrılara, bereket tanrıçalarına inanılırdı. En önemli tanrılardan Lug (Lyon kenti-Eski Lugdunum- adını ondan almıştır), sanatları, yolcuların ve ticaretin koruyucusu sayılırdı; sonradan Romalılar tarafından Mercurus’la (Merkür) bir tutuldu. Evrenin tanrısı Dağda (Romalılarda lupiter), her şeyin tanrısıydı. Gücünün simgesi olan bir topuzla, bolluk simgesi bir kazanla ve güneşin simgesi (aynı zamanda da gökyüzü tanrısıydı) bir tekerlekle canlandırılırdı, Ogmios güzel konuşma tanrısı, Govannon demirciler tanrısı, Epona atları koruyan tanrıydı. | |
|
| | #4 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Kelt Uygarlığı Kelt Dirilişi Galler'in, İrlanda'daki birkaç bölge hariç tutulduğunda, eski yer adlarının korunması konusunda eşi benzeri yok; özellikle de kuzeyde ve batıda. Burası Kelt dilinin en iyi korunduğu cephe: Yaklaşık 600.000 kişi, yani nüfusun hemen hemen beşte biri Galce konuşabiliyor; onlar, 1960'lardan beri dil konusunu dava olarak öne süren milliyetçi hareketin semeresini görenler. Eski dile okullarda, birahanelerde, bakkallarda ve televizyonda rastlamak mümkün. Galler'in İngilizce adı olan Wales, Anglosaksonların yabancılar anlamında kullandığı wealas sözcüğünden geliyor; pek çok Galli bugün bu tanımı gerisin geri çevirip İngilizler için kullanabilir. Dil dışında Galli Keltlerin vatanları hakkında göğüslerini kabartan bir diğer konu da, geçmişlerinin kahramanlıklarla dolu olması: Surlarla çevrili kentler, çatısız kiliseler, sarmal oymalarla süslü dikilitaşlar, kutsal kuyular, tepelerde dökülen hisarlar. Tümü geçmişte Keltlerin hüküm sürdüğünü ortaya koyuyor. Galli Keltler arasında en derin tutkuyla anılan tarihsel olay Ortaçağ'a, İngiliz krallarının sonunda başarıya ulaşan istilalarına karşı Galli önderlerin direndiği döneme ait. Beni Galler'in güneybatısındaki Towy Nehri vadisinde arabayla gezdiren David Petersen için o kahramanlık günleri sanki dün yaşanmış gibi acı verici. At kuyruklu Petersen ile daha önce, Lorient'te (Bretanya) gerçekleşen ve tüm Keltleri kapsayan bir müzik organizasyonu olan Festival Interceltique'te tanışmıştım. Galler delegasyonunun başkanıydı. İngiliz bayrağına “kasap önlüğü” dediğini duyunca, olay çıkarmaya meyilli bir Kelt bulduğumu anlamıştım. Kelt bir eleştirmen ve heykeltıraş olan Petersen bana Galler davası adına son yapılan vatansever anıtlardan birini göstermek istiyor. Eski bir ağırsiklet şampiyonunun oğluna uygun bir biçimde, kavgacı bir ruh hali içinde. Vadide hızla ilerlerken öfkeyle sağı solu gösteren Petersen, manzaraya yansıyan İngiliz yüzünü tarumar ediyor. Öfkeyle birkaç kentin İngilizceleştirilmiş adını düzeltiyor; Galler'e ait kale kalıntılarına işaret ederken daha iri ve restore edilmiş İngiliz kalelerini görmezden geliyor; genişçe bir otlak alanının yanında yavaşlayıp görkemli Coed Llathen Savaşı'nın yapıldığı alan olduğunu belirten hiçbir işaret olmamasından yakınıyor. Galli askerler burada, 1257'de Kral III. Henry'nin akın eden İngiliz ordusunu katletmiş. “Bu savaş alanı, yöreye dair yeni bir haritadan çıkartılmış,”diyor Petersen inanamaz bir halde. “Yetkililer bize buranın tarihsel bir değeri olmadığını söyleyecek kadar küstah.”Llandovery adlı eski bir pazar kasabasının merkezinde bir otoparka girerken Petersen tiradının ana fikrine geliyor: Hafif bir yükseltide, bir kalenin yıkılmış surları arasında bir savaşçı heykeli var. Miğferi, mızrağı, uzun pelerini, kalkanı, geniş ağızlı kılıcı -paslanmaz çelikten savaş kostümü pırıl pırıl parlıyor. Ancak Ortaçağ'a ait üniformanın içinde bir yüz ve bir beden olması gereken yerde boşluk var. | |
|
![]() |
| Etiketler |
| Yok |
Kelt Uygarlığı Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Hitit Uygarlığı | Blue Blood | Medeniyetler Tarihi | 12 | 22-03-2009 04:48 |
| Kelt Mitolojisi | ThinkerBeLL | Mitoloji | 1 | 01-03-2009 14:25 |
| Kelt Efsaneleri ve Mitleri | asla_asla_deme | Efsaneler | 0 | 08-10-2008 15:38 |
| Kelt Sanatı | Blue Blood | Sanat | 1 | 04-02-2007 20:34 |
| Kelt (Celtic) Astrolojisi | ahmetseydi | Astroloji/Fallar | 4 | 24-01-2007 02:30 |