Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Genetik Mühendisliği

Bu konu Meslekler forumunda ahmetseydi tarafından 9 Eylül 2006 (20:09) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
99035 kez görüntülenmiş, 7 cevap yazılmış ve son mesaj 3 Kasım 2013 (18:01) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 1.00  |  Oy Veren: 1      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 9 Eylül 2006, 20:09

Genetik Mühendisliği

#1 (link)
Je T'aime
ahmetseydi - avatarı
Genetik Mühendisliği Nedir


1- Bilindiği gibigenler ,bir organizmanın özelliklerini belirleyen kimyasal bilgiyi taşır.
2- Genler değiştirilerek bir organizmaya istenilen özellikler kazandırılabilir.

3- Genetik mühendisliği , bilimadamlarının genleri bir organizmadan alıp diğerine aktarmalarına imkan veren bir teknolojidir.

4- Bu teknoloji ; nükleik asit hibridizasyonu , rekombinant DNA , PCR , hücre kültürü ve monoklonal antikor tekniklerini içerir .

5- Bunlardan en başarılı ve yaygın olanrekombinant DNA tekniği ; restriksiyon enzimlerini kullanarak “gene splicing” de denilen DNA’nın istenilen bölgesinin kesilip çıkarılması ve kesilen parçanın ligaz enzimi kullanılarak “vektör” adı verilen taşıyıcı bakterinin plazmidine yapıştırılması işlemlerini içerir. Daha sonra plasmid bakteri içine yerleştirilerek rekombinant DNA’nın normal hücresel aktivitesine devam etmesi sağlanır.

6- Bugün genetik mühendisliğinin bitki ve hayvanlarda uygulanmasıyla daha iyi ve sağlıklı yiyecekler, daha güvenli temiz bir çevre ve sağlık alanındaki gelişmeler insanlara sunulmuştur.



Image11


Image12




GENETİK MÜHENDİSLİĞİNİN TARİHÇESİ
1880- Gregor Mendel bitkiler üzerindeki çalışmalarıyla modern genetiğin temelini attı.Karakteristik özelliklerin genler tarafından iletildiğini buldu.

1950- Hershey ve Chase , DNA’nın hücrenin genetik materyali olduğunu ispat ettiler.

1953- Watson ve Crick DNA’nın çift sarmal yapısını keşfettiler.

1955- Arthur Kornberg ve arkadaşları DNA polimerazı izole ettiler.

1961- Nirenberg ve Matthaei genetik kodu keşfettiler. Buna göre 3 baz 1 amino asiti kodlar.

1966- B.Weiss , C.C.Richardson DNA ligazı izole ettiler.

1968- K.W.Wilcox , H.O.Smith ve T.J.Kelley ilk restriksiyon endonükleazı izole ettiler.

1972- Paul Berg virusun DNA’sı ile bakterinin DNA’sını birleştirdi.

1973- İlk kez yabancı bir genin (antibiyotik rezistan) bir bakteriye transferi gerçekleştirildi.

1975- Asilomar/ABD’de ilk kez genetik mühendisliğinin tehlikeleri üzerine bilimsel bir konferans verildi.

1976- Genetik mühendisliği ürünlerini pazarlayan ilk şirket olan GENENTECH kuruldu.

1977- Genetik manipülasyonun uygulandığı bakteriler , insanda büyümeyi inhibe eden hormonu üretiler.

1978- Genetik parmak izi keşfedildi.Bu sayede herkes DNA’sından tanınabilecekti.

1980- (ABD) “yağ yiyen bakeri” denilen genetik manipülasyon uygulanmş organizma ilk kez patentlendi.

1980- Farelere gen transferi ilk kez başarıyla uygulandı , hastalıkların tedavisinde transgenik fareler model olarak kullanıldı.

1980- W.Gilbert ve F.Sanger DNA sekans metoduyla Nobel Ödülü aldılar.

1982- Endüstriel çaptaki ilk genetik mühendisliği ürünü olan insülin üretildi.

1983- Barbara McClintock , “zıplayan genler” i keşfetti ve Nobel Ödülü aldı.

1987- Anti-squash domatesler patentlendi.

1988- Memeli üzerindeki ilk patent : İnsan kanser geni aktarılmış “Harvard Mouse” .

1990- Organizmaların patentlenmesine karşı Greenpeace’in ilk protesto gösterisi.

1990- “İnsan Genom Projesi”nin resmen başlaması .Tahmini maliyeti : 3 milyar $.

1993- Washington Üniversitesi’nden Jerry Hall’un insan embriyosunu klonlaması dünya çapında skandala neden oldu.

1994- Kalıtsal meme kanseri geni keşfedildi.

1994- Besin değerini arttırmak amacıyla Brezilya fıstığı geni verilen soya fasulyesi, şiddetli alerjik reaksiyonlara neden oldu ve proje yasaklandı.

1997- Koyunun somatik hücresinden klonlanan Dolly dünyaya geldi.

1997- AB(Avrupa Birliği)’de genetik manipülasyon uygulanmış yiyeceklere karşı yapılan düzenleme yasallaştırıldı.

1997- AB’de ilk kez genetik mühendisliği uygulanan yiyeceklere izin verildi: kolza yağı.

1999- BMT(Birleşmiş Milletler Teşkilatı)’nun genetik manipülasyon uygulanmış organizmaların ticaretindeki biyolojik güvenlikle ilgili kararı Amerika’nın etkisiyle başarısızlığa uğradı.

1999- İnsanda , 33.4 milyon bç içeren 22 no’lu kromozomun sekansı tamamlandı.

2000- İnsan Genom Projesi liderleri ve Başkan Clinton , insan genomu DNA dizisinin “çalışma taslağı”nın tamamlandığını ilan etti.
Rapor Et
Reklam
Eski 31 Mart 2007, 12:45

Genetik Mühendisliği

#2 (link)
vain
Ziyaretçi
vain - avatarı
YARARLARI NELERDİR?


Tıptaki Yararları
Image12· Hayvanların İnsanlar İçin Organ Verici Olması:Hayvandan insana organ transplantasyonuna “xerotransplantasyon” denir.Genetik mühendisliği domuzların organlarının insan için daha uygun olması açısından bunlar üzerinde çalışmalar yapıyorlar.Reddetme reaksiyonları başarılı bir şekilde kontrol altına alındığı zaman bu domuzlar ekonomik organ vericileri olacaklar.
· Beyin Tümörüne Karşı Gen Terapisi:Gen terapisinde amaç “suicide gene” olarak adlandırılan genleri kullanarak tümör hücrelerini öldürmektir.Bu tür genleri taşıyan tümör hücreleri şeklini bir hücre zehiri ilacına dönüştürerek bu tümörleri öldürür.
· Hepatit B:Hepatit B virüsü kan yoluyla bulaşır.Örneğin küçük yaralardan veya koruma olmaksızın cinsel temas ile.İlk Hepatit B aşısı 1982’de kronik hastaların kanından çok kompleks processler yapılarak elde edilmişti.1986’dan beri bu aşı, kolay bir processle GM maya hücreleri kullanılarak üretilmektedir.
Image12
· Bubble Boy:Bubble Boy,gen mutasyonu sonucu ADA-adenosin deaminaz-eksikliği ile oluşan bir hastalıktır ve immün sistemi hücrelerinin yok olmasına neden olur.Hastalığın tedavisi hastalara ADA ve kemik iliği transplantasyonu ile yapılmaktaydı.Ancak 1990’da kopyalanmış ADA enzimleri inaktive edilmiş virüse verildi.Virüs,hastanın T-hücrelerine yerleşip,çoğaldı.Bu tedavide başarı sağlandı.


· Çeşitli Davalarda Genetik Mühendisliği:Cinayet olaylarında,forensic(yasalarda geçen ve suçluların takibinde kullanılan teknik) ekipleri,suç mahalindeki saç, semen,kan,tırnak örneklerini inceleyip RFLP’leri(Restriction Fragment Length Polymorphisms) karşılaştırırlar ve farklı olanları tespit ederler.Aynı zamanda RFLP analizi babalık tayininde de kullanılmaktadır.

Beslenmedeki Yararları
· Yiyecekler:GM yiyecekler üretildi. Kabak, maya, patates ,soya fasulyesi, domates , mısır.Örneğin soğuğa çok hassas olan domates ve çilek gibi bitkilere dil balığından izole edilen “anti-freeze”geni aktarıldı.Ayrıca bakterilerde bulunan ve böcekleri öldüren toksin geni mısır ve pamuğa verildi.Gerçekte,genetik mühendisliği teknikleri işlenmiş yiyeceklerin % 60’ında kullanılmaktadır.
Image12· Çürümeye Son-Anti Squash Domates:Satılan pek çok domates yeşil ve sert şekilde tarladan kaldırılmaktadır. Bu durum bu tür basınca hassas ürünlerin nakliyatını kolaylaştırmaktadır.Satılmadan önce bu domatesler suni olarak etilen hormonuyla olgunlaştırılmaktadır.Doğada bu madde olgun domateslerin hücre duvarının çürümesine,bozulmasına neden olmaktadır.Anti squash domateslerde bu hormonu yapan genler inaktif hale getirilmiştir.Buna ilaveten anti squash domatesler başka türlerin genlerini içermezler.
· Körlüğe Karşı Pirinç:Gelişmekte olan ülkelerdeki milyonlarca insan tek yönlü beslenme nedeniyle vitamin yetersizliği çekmektedir.Taze meyveler yerine pirinç başlıca besindir.Pirinç ise vitamin A içermez.Bu vitaminin eksikliği ise çocuklarda en yaygın hastalıklardan biri olan körlüğe yol açar.Genetik mühendisliği kullanılarak bu pirincin besin değerini arttırmak için kalıtımsal materyali değiştirilmektedir.Bu sayede pirinçte daha çok vitamin A öncüsü bulunur.

· Az Yağlı Patates Cipsleri:Cips ve patatesler bünyelerinde çok fazla yağ barındırırlar. Dolayısıyla oldukça kolarili yiyeceklerdir.Bu durum artık değişmiştir.Bilimadamları patatese nişasta üretimini arttıran geni başarılı bir şekilde aktarmışlardır.Bu şekilde bir değişim patatesleri kızartıldıkları zaman daha çok nişastalı yapmakta ve daha az yağ alınmaktadır.

Tarıma ve Çevreye Yararları
· İlk Bitki:Genetik mühendisliği uygulanan ilk bitki,hastalıklara karşı savaşan petunya üretimi idi.
· Geleneksel Çaprazlaşmayı Geliştirme:Çaprazlaşmayla tür bariyeri aşılarak genler aktarıla-maz.Genetik mühendisliği asla çaprazlaşma yapmayacak türler arasında gen transferi gerçekleştirir.Aynı zamanda çaprazlaşma;doğada ebeveynlerin yavru DNA’larını oluşturmak üzere DNA’larını birleştirme aktivitesini başarmasına olanak sağlar.Genetik mühendisliği yeni genleri herhangi bir temel referans olmaksızın konakçı hücrelere kolaylıkla aktarır.
Image12
· Ağaç Kurtlarına Karşı Geliştirilen Stratejiler:Ağaç kurtları mısır bitkisini içerden kemirerek ekinlerin %7’sini yokeder.Genetik mühendisliği yardımıyla mısır bitkisi hücrelerine böcek zehiri üreten gen nakledilir.Dolayısıyla ağaç kurtları zehirlenerek, ortadan kalkar.

· Blue Jean Ve Genetik Mühendisliği:Eskiden tekstil sanayiinde,jeanleri boyamadan önce kullanılan beyazlatıcıların yıkanması için çok fazla suya ve enerjiye gereksinim duyuluyordu.Bugün GM bakterilerin kullanılarak bu beyazlatıcılar nötralize edilir.Böylece su,enerji ve zamandan %10 tasarruf sağlandığı gibi çevre de korunmuş olur.

Hayvanlardaki Yararları
· Anti-Freeze Geni:Bilimadamları,Kanada dil balığında bulunan “anti-freeze” genini somon balığına transplante ettiler.Bu sayede soğukta kültürasyonu yapılabildi.
· Genler,sığır etindeki yağ oranının azaltılmasında kullanıldı.Ayrıca,hastalıklara karşı koru-yucu olan bir gen sığırlara aktarılarak antikor kullanmadan sağlıklı kalabilmeleri sağlandı.
· Genetik mühendisliği kullanılarak,insandan alınan genler koyuna aktarıldı ve koyun sütünde akciğer kanseri tedavisinde kullanılan alpha-1 antitripsinin üretilmesi sağlandı.
· Dört bacaklı ve kanatları olmayan tavuklar üretildi.
· Örümcek genleri aktarılarak keçi sütünde ipek üretildi.


TEHLİKELERİ NELERDİR?


Sağlık Tehlikeleri
· Uzun-Süreli Güvenli Testler Yok:Genetik mühendisliği;organizmaların asla insan yiyecek kaynağı olmayan materyallerini kullanarak yediğimiz doğal temel besinleri değiştirir.Uzun-süreli testler olmaksızın kimse bu yiyeceklerin güvenli olup olmadığını bilemez.
· Toksinler:Genetik mühendisliği organizmalarda beklenmedik mutasyonlara neden olur ki bu mutasyonlar, yiyeceklerde yeni ve yüksek seviyelerde toksinler geliştirebilirler.
· Alerjik Reaksiyonlar:Genetik mühendisliği yiyeceklerde daha önce görülmemiş ve bilinmeyen alerjenleri oluşturabilirler.
· Besin Değerinin Azalması:Transgenik yiyecekler sahte tazelikle tüketicileri yanlış yöne yöneltebilirler.Lezzetli görünüşlü,parlak kırmızı renkli genetik olarak modifiye edilmiş bir domates birkaç haftalık ve besin değeri az olabilir.
· Antibiyotik Rezistan Bakteriler:Genetik mühendisliği antibiyotik rezistan genleriGM hücreleri işaretlemede kullanır.Bu da GM tohumların antibiyotiklere karşı dirençli genler taşıdığını gösterir.Bu genler ise bizi enfekte eden bir bakterinden alınmış olabilir.
· İzi Takip Edilemeyen Problemler:Etiketleme olmaksızın toplum sağlık örgütleri her tür problemin kökeni araştırıp bulmakta güçsüz kalıyorlar.
· Yan Etkiler Öldürücü Olabilir:37 kişi öldü,1500 kişi kısmi felce uğradı ve GM bakterilerin yaptığı triptofan bağlantılı sendrom yüzünden 5000’den fazla kişi geçici olarak sakatlandı.

Çevresel Tehlikeler
· Herbisitlerin Kullanımının Artması:Bilimadamları genetik mühendisliğince yapılmış herbisit –rezistan bitkilerin varlığının herbisit kullanım miktarını artıracağını saptamışlardır.Çiftçiler tohumlarının herbisitleri tolere edebileceğini bildiklerinden, bunları cömertçe kullanmaktadırlar.
· Daha Çok Pestisit:GM tohumlar çoğu kez kendi pestisitlerini yaparlar ve EPA(Environment Protection Authority) tarafından pestisit olarak sınıflandırılabilirler.Bu strateji yiyecek ve tarlalarımıza her zamankinden daha çok pestisit koyacaktır.
· Ekoloji Zarar Görebilir:Besin zincirinde yer alan GM organizmaların etkisi lokal ekolojiye zarar verebilir.Yeni organizmalar doğal floradaki akrabalarıyla başarılı bir şekilde yarış yapabilir ve çevrede daha önce hiç görülmemiş değişikliklere neden olabilir.
· Gen Populasyonu Ortadan Kalkabilir:Bir kere bu GM organizmalar yani virüsler ve bakteriler çevreye serbest bırakıldı mı bunları tekrar bir araya getirmek mümkün değildir.Kimyasal ya da nükleer kontaminasyondan farklı olarak negatif etkiler geridönüşümsüzdür.

Tarımsal Tehlikeler
· Yaygın Tohum Kıtlığı:Genetik mühendisleri GM tohumları patentleyerek kar sağlamak niyetindeler.Buna göre ne zaman bir çiftçi GM tohum ekse bütün tohumları aynı genetik yapıya sahip olacaktır.Sonuçta bu özel tohumlara hücum edecek bir fungus,virus ya da zararlı böcek gelişirse yaygın tohum kıtlığı olacaktır.
· Tüm Yiyecek Stoklarımızı Tehdit Eder:Böcekler,kuşlar ve rüzgar genetik mühendisliğince değiştirilmiş tohumları komşu tarlalara ya da daha uzaklara taşıyabilir.Transgenik bitkilerin polenleri doğal tohumlarla ve vahşi akrabalarıyla polen çaprazlaşması yapabilir.


Bunların yanında bu teknolojinin kökünde bazı şüpheler vardır:

· Bir DNA fragmentini sokmak için kullanılan teknik hassas,güvenilmez ve belirsizdir.
· Sokma işleminin konakçı hücrenin biyoteknolojisi üzerindeki etkisi bilinemez.
· GM organizmanın çevre üzerindeki etkisi bilinemez.
· GM yiyeceklerin yenmesiyle oluşacak etki bilinemez.
· Risklerin ne olabileceği konusunda tam bir fikir yok.
· Felaket olduğu taktirde telafisi yok.
· Bu negatif sonuçlar için kimin-eğer biri varsa- yasal olarak sorumlu tutulacağı bile kesin değil.

Bütün bunlardan sonra “Genetik mühendisliği güvenli midir?” diye bir soru aklınıza gelebilir:
Güvenlik, tecrübe birikiminden gelir.Genetik mühendisliği olayında ise, güvenlik iddiasını haklı çıkaracak yeterli tecrübe birikimi için gerekli zaman ve toplum tartışması yoktur.

Son Düzenleyen asla_asla_deme; 2 Kasım 2009 @ 13:51.
Rapor Et
Eski 27 Ağustos 2007, 20:07

Genetik Mühendisliği

#3 (link)
_PaPiLLoN_
Ziyaretçi
_PaPiLLoN_ - avatarı
Genetik Mühendisliği

Son zamanlarda yayınlanan birçok araştırmada gen mühendisliğinin önemi ve gücü belirtilmeye başlanmıştır. Birçok kişi artık zararlı genleri bireylerin haklarını kısıtlayarak yok etme yerine, zararlı genleri özel yöntemlerle normal ya da üstün gen niteliğine çevirmenin yollarını aramaya başlamıştır. Bu konudaki girişimler büyük bir coşkuyla karşılanmakta ve yorumlamalar gittikçe aşırıya varan ölçülere ulaşmaktadır. Bununla beraber gen mühendisliğinin uygulama alanının kısıtlı olmasını gözden uzak tutmamak gerekir.
Her şeyden önce, DNA'daki baz çiftterinin çok küçük olması nedeniyle, fiziksel olarak (mikrocerrahi ile) değiştirilmesini ümit etmemiz biraz hayalcilik olacaktır. Ikincisi, bu şekildeki düzeltmeler kural olarak vücut (soma) hücrelerine sınırlı kalacaktır; bu da gelecek döllerin yapısını değiştirme için etkili değildir.

ZARARLI GENLERİN DEĞİŞTİRİLMESİ
Vücut hücrelerimiz (çekirdek taşımak koşuluyla) bir bireyi meydana getirecek tüm genlere sahip olmasına karşın, bulunduklan yer ve dokuya göre taşıdıklan genlerin ancak bazıları işlev yapabilecek durumdadır. Örneğin; tiroksin üretecek enzimleri sentezlemek için, yalnız tiroit bezindeki genler işlev görür ve bilgi üretebilir. Bu organda veya bezde bulunan zararlı bir gen kapatıldığı için herhangi bir etkiye ve kusura neden olmaz. Başka bir organda veya dokuda da kusurlu tiroksin meydana getiren bir gen kapalı olacağı için herhangi bir zararlı etkiye sahip değildir. 0 halde zararlı genlerin değiştirilmesi dokulara ve organlara sınırlı kalmaktadır. Bunun için de değişik yöntemler uygulanabilir.

VlRÜS TRANSFERİ (TRANSDÜKSlYON)
Virüsler, bazen ürediği konukçudan taşındığı konukçuya gen aktarabilir. Bu taşımaya transdüksiyon denir. Doğal olarak bir virüs, bulaştığı hücreyi çoğunluk öldürür ve o zaman kalıtsal olarak bir öneme sahip değildir. Fakat bazı durumlarda virüs, kalıtsal materyalini girdiği hücrenin kalıtsal materyaline katarak (integre ederek), onun hızıyla çoğalmaya başlar ve bu durumda konukçu hücreye herhangi bır zarar vermez. Bu, "L i z o g e n i k D u r u m" olarak bilinir. Bakterilerde kalıtsal yapının düzeltilmesi için bu tip virüs aktarmalarından yararlanılır.
Son zamanlarda, bu yöntem, insan doku kültürleri için de kullanılmaya başlanmıştır. Insanlann çoğu, bir amino asit olan arjinini yıkmak için karaciğerden salgılanan arjinaz enzimini sentezleten başat bir gene sahiptir. Çekinik homozigot durumlarda enzim salgılanması yoktur; bu bireylerde "A r g i n i n e m i a" denen bir hastalık meydana gelir. Arjininin miktarı kanda artar. Sonuçta zeka geriliği, sara hastalığı ve erken ölüm ortaya çıkar. Shope Papilloma denen bir virüs genellikle tavşanlarda hastalık yapar; fakat insanlarda lizogenik durumda yaşar. Bu virüsle tavşanlardan insana gen taşınması yapılabileceği düşünülmüş ve doku kültürlerinde deneme-ere girişilmiştir. Normal bir bireyden alınan hücreler bu virüsle enfekte edilmiştir. Daha sonra bu doku kültüründeki virüsler arjininemia olan kişiden alınan hücrelere taşınmıştır. Hücrelerin bir kısmı bu enzimi sentezleyecek yeteneği kazanmıştır. Açıkça normal bireydeki başat gen bu yolla hasta bireyin hücrelerine taşınmıştır.
Daha sonraki aşamada, bu virüsler arjininemialı bir kişinin karaciğerine aşılanmıştır. Daha doğrusu Almanya'da birisi beş yaşında, diğeri onsekiz aylık iken zeka geriliği ve bu hastalığın diğer bulgulannı gösteren iki kız kardeşe enjekte edilmiştir. Karaciğerlerine enjekte edilen bu virüsler istenen sonucu vermemişler ve düzelme meydana gelmemiştir. Fakat ileride daha gelişmiş bir teknikle bu aşılamanın yapılabileceği ümidi yitirilmemiştir.
Bir türden diğer türe bu virüslerle gen aktanmı yapmak da mümkündür. Bazı insanlar, süt içerisinde bulunan laktozun bir türevini, yani galaktozu, yıkan enzimden yoksundurlar. Bu insanlar Galaktozemia" denen bir hastalığa tutulurlar ve kanlannda aşırı galaktoz birikir. Bu hastalar süt ve sütten yapılmış gıdalan almazlarsa normal bir yaşam sürdürebilirler. Fakat, eğer bir gen aktarımı yapılırsa bu besinleri de alabilme olanağına kavuşurlar. Insan bağırsağında yaygın olarak bulunan Escherichia colı, bu enzim için bir gene sahiptir. Hem bu bakteriyi hem de insanı enfekte eden ortak bir virüs vardır. Bu bakteri kültüründen alınan virüsler galaktozemi gösteren bir insandan alınmış doku kültürüne bulaştırılmıştır. Daha sonra yapılan testlerde; bulaştırılan insan hücrelerinin eksik olan enzimi ürettikleri saptanmıştır. Bu yeteneği kaza-nan hücreler alındığı kişinin karaciğerine tekrar enjekte edilmiş ve orada eksik olan enzimi üretmeye devam etmiştirler.
Moleküler genetikteki ilerlemeler, bizim, yalancı virüs yaratmamızı da mümkün kılmıştır. Artık bugün bir virüsün DNA'sı çıkanlıp yerine yabancı bir virüsün DNA'sı yerleşterilmektedir. Virüsün kılıfı bulaştıracağı hücreyi saptar. Dolayısıyla DNA'sı çıkanlsa da yine eskisi gibi doğal konukçusu olduğu hücreyi enfekte etmeye devam eder. Bu şekilde istediğimiz nitelikte virüs yapabiliriz. Bu yöntemlerle fare doku kültüründen belirli genler insan doku kültürüne aktarılabilmiştir. Yalnız fareleri enfekte eden bir virüsün DNA'sı insanı enfekte eden bir virüsün içerisine konarak, insan hücrelerine girmesi sağlanmıştır. Yalancı virüslerin bu şekilde büyük bir gücü vardır. Biz, farklı türlerden uygun genleri, bu yöntemle seçebilir ve insanın üreme hücrelerini meydana getiren dokulara aşılayarak, insan gen populasyonuna büyük katkılar yapa-biliriz. Eşey hücrelerine bu şekildeki bir aşılama için daha birçok araştırma ve deneyin yapılması gerekmektedir.
DOĞRUDAN DNA NAKLl (TRANSFORMASYON)
Mikrobiyologlar uzun bir süreden beri diğer bir bakterinin DNA'sını içeren bir besin ortamında yetiştirilen bakterilerin zamanla yeni genler kazandıklannı saptamıştı. Bakteriler "E n d o s i t o s i s" dediğimiz bir çeşit yutma yöntemiyle ortamdaki DNA parçalannı alarak kendi kromozomlanna ekleyebilir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, insan hücrelerinin de bu yeteneği taşıdığını göstermiştir. Bir araştırmada. anormal hemoglobin üreten bir kişinin göğüs kemiğinin (sternumun) kırmızı iliğinden alınan olgunlaşmamış kırmızı kan hücrelerinin doku kültüründe üretilebileceği gösterilmiştir. Normal bir insanın göğüs kemiğindeki ilikten alınan hücrelerden hazırlanmış bir besin ortamında üretilen bu hücreler bir zaman sonra normal hemoglobin yapabilme yeteneğini kazanmıştır. Daha sonraki aşamada bu hücreler (eskiden anormal. yeni durumda normal hemoglobin üreten) alındığı kişinin sternumunun içerisine enjekte edilerek. o kişinin normal hemoglobin üretimi sağlanabilmiştir.

HÜCRE KAYNAŞTIRILMASI ile YENi GENLERiN KAZANILMASI
Aynı türün farklı bireylerinden, hatta farklı türlerin bireylerinden alınan hücreler aynı doku kültürü içerisinde yetiştirilebilir. Bazı zararsız virüsleri bu doku kültürü içerisine eklemekle hücrelerin kaynaşması sağlanabilir. Hücre duvarlannın eritilmesi ile iki çekirdekli bir hücre ortaya çıkar. Bu iki çekirdekten hangisi mitoz bölünmeye erken başlarsa, baskın duruma geçer ve öbürünü yıkar. Yıkılan çekirdeğin kromozom parçaları iğne şeklinde diğer kromozomlann içerisine girebilir ve yeni hücre, bölünmeyi yeni gen kombinasyonları ile bitirir. Insan ve fare hücreleri bu şekilde bırleştirilebilmiştir. Fakat fare hücreleri çoğunluk baskın duruma geçmiştir; çünkü fare hücrelerinin insanlara göre daha hızlı bölünme eğilimi vardır. Insan kromozom parçaları, zaman zaman fare kromozomlarına eklenmiştir. Bu yolla anormal gen taşıyan kromozomlann yerine, normal gen taşıyan kromozomları tüm olarak yerleştirmek de mümkün olabilir.

TÜM HÜCRE NAKLİ
Diğer bir yöntem de, bazı enzimleri üretemeyen dokular içerisine, bu enzimleri üreten hücrelerin yerleştirilmesidir. Daha önce öğrendiğimiz gibi gamma globulini üreten genin olmaması (çekinik olması) halinde, antikor üretilemeyeceği için, canlı, enfeksiyonlara karşı dayanıksız olacak ve bu genotipteki bireyler yaşamlarının ilk evrelerinde çoğunluk öleceklerdir. Gamma globulin, kemik iliği tarafından üretilir. Normal allelleri taşıyan bir kişinin sternumundan alınan kemik iliği "A g a m m a -g 1 p b u 1 i n e m i a"lı bir kişiye enjekte edilebilir. Nakledilen bu hücreler zamanla çoğalır veyabancı antijenlere tepki gösterebilecek antikorları üreterek kana verebilir.

GEN SOKMA
Gen mühendisliği emekleme çağındadır ve bugün ancak deneme evresindedir. Gelecekte geniş uygulama alanı bulacağı kuşkusuzdur. Yalnız bu uygulamalann bir de tehlikesi vardır. Nitekim zamanımızdaki mikrobiyoloji uzmanlarının bir kısmı, gen mühendisliğinin bazı konularına şimdiden bir kısıtlama, yani bir çeşit ambargo konmasını önermektedir. Çünkü bu değiştirme denemelerinin yapılması sırasında, anti-biyotiklere dayanıklı, üstün yaşama gücü olan ve bizzat kendisi toksin salgılayan bir gen kombinasyonuna sahip mikroorganizma yaratılabilir. Bu ise insanlann sonu olabilir. Bu kısıtlama bugün yasal olarak konmamıştır. Fakat bu konuda araştırma yapan merkezler böyle bir felaketin ortaya çıkmaması için gerekli önlemleri almaktadır.
Birçok gen mühendisi, bireysel kusurları ve anormallikleri düzeltmek için çalışmalar yapmayı amaçlamıştır. Fakat, amaç, üreme hücrelerindeki zararlı genlerin gelecek kuşağa düzeltilerek geçmesini sağlamaktır.
Bu bölümün sonunda, insanların gelecek için kötümser olmamasını öneririz Çünkü bu kadar yıldan beri karşılaştığı sorunlan üstün zekası ile çözen bizlerin, gelecekte karşılaşacağı sorunları da aynı yetenek ve beceri ile çözeceği inancındayız. Gelişmiş zekamızı, gelecekteki aşın yoğunluğumuzdan doğan sorunlan ve genetik kirlenmeleri çözecek şekilde yönlendirebilir ve sonunda çareyi bulabiliriz. Eğer böyle sorunlara araştırma ve eğitimle eğilmezsek, akılla çözeceğimiz birçok sorunu, doğanın zalim ve özverisiz seçme baskısıyla çözmesine boyun eğmek zorunda kalacağız. Her şeyden önce bu konunun çözümüne, insanlan, evrim ve kalıtım konusunda bilinçlendirmek ve eğitmekle başlamalıyız. Çünkü kalıtımı ve evrimsel işleyişi ana hatlanyla bilen her kişi, gelecekteki tehlikeleri sezinleyebilecek ve ona göre önlemlerini alacak, gerekirse kişisel özverilerde bulunabilecektir.

Rapor Et
Eski 28 Eylül 2007, 13:46

Genetik Mühendisliği

#4 (link)
"Ipıslak Balık"
volture - avatarı
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ

Bölüm Hakkında Bilgi Kontenjan : 40 (+1) ÖSS’ye katılan adaylardan sınavda en yüksek puan alanların (ilk %5) tercih ettikleri programlar arasındadır!

Neden Moleküler Biyoloji ve Genetik?
Canlılıkla ilgili tüm olayların moleküller düzeyinde araştırılması Özellikle genetik mühendisliği tekniklerindeki ve bilgi teknolojisindeki hızlı ilerlemelerle yüzyılımıza damgasını vuracak bilim dalları

Moleküler Biyoloji ve Genetik için Gerekli Nitelikler
  • Bilimsel araştırmalara çok ilgi duyma
  • Laboratuvar ortamında çalışmaktan hoşlanma
  • Yenilikleri ve değişimleri izleme Yabancı dil (özellikle İngilizce) bilgisi ve bilgisayar kullanımı gerekli
Moleküler Biyoloji ve Genetik Programı
Programın ana hedefi moleküler biyoloji, genetik ve biyoteknoloji alanlarında en kaliteli insan gücünün yetişmesine katkıda bulunmak
Hepsi alanlarında yetkin Öğretim Elemanları tarafından verilen ve uygulamaları tam donanımlı araştırma laboratuvarlarında gerçekleştirilen derslerden oluşan program.

Program kapsamındaki dersler :
  • · Birinci yılda genel ve moleküler biyoloji, fizik, kimya, matematik ve informatik temel bilgileri,
  • Sonraki yıllarda moleküler biyolojinin çeşitli alanlarında ve endüstrinin çeşitli kesimlerinin gereksinimini karşılayacak bilgileri içeren dersler
  • Öğrencilerin ilgi alanlarına göre çok sayıda seçimlik dersler
  • İkinci sınıftan itibaren, ERASMUS Öğrenci Değişimi Programı programı çerçevesinde Avrupa’daki çeşitli Üniversitelerde [ Groningen Üniversitesi (Hollanda), Kopenhag Üniversitesi (Danimarka), Mediterranean Agronomic Research Center (Yunanistan) ] eğitimin bir kısmını sürdürme olanakları
  • Moleküler Biyoloji ve Genetiğin daha özel alanlarında ( insan genetiği, bitki biyokimyası ve biyoteknolojisi, maya genetiği ve biyoteknolojisi, virus genetiği vb ) tam olarak uzmanlaşmayı sağlayan Yüksek Lisans ve Doktora programları. Mezunların Çalışma Alanları ve İş Olanakları Devlet veya özel üniversiteler ve diğer akademik kurumlarda bilimsel kariyer
  • Sağlık, tarım, hayvancılık ve çevre ile ilgili kuruluşlarda araştırmacı
  • Biyoteknolojiye dayalı üretim ve çalışma yapan ilaç, besin vb endüstri sektörlerinde araştırmacı ·
  • Bu alanlar için gerekli alt yapı ve malzemeyi sağlayan ve hizmet veren özel kuruluşlarda teknik eleman ve müşteri temsilcisi
BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ
Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü, Türkiye'nin ilk moleküler biyoloji bölümü olarak 1977'de kurulmasından sonra, konusundaki birçok alanı kapsayacak biçimde gelişmiştir. Lisans, yüksek lisans ve doktora programlarının yanı sıra, Fizik, Kimya ve Matematik bölümleriyle çift anadal programları sunmaktadır. Tam zamanlı 12 öğretim üyesi, bir öğretim görevlisi ve 11 araştırma görevlisinden oluşan 25 kişilik bir öğretim kadrosu bulunmaktadır. Öğretim elemanları kendi konularında sürdürdükleri bilimsel araştırmalara lisans öğrencilerinin de katılmalarını teşvik ederler. Öğrenciler derslerde kazandıkları sağlam kuramsal temelleri laboratuar dersleri ve araştırma projelerine katılımla desteklerler. Bölümün amacı öğrencilere iyi bir araştırıcı olabilmek için gerekli temel eğitimi vermektir; bunun sonucunda da mezunların çoğu yurt içinde ya da yurt dışında lisansüstü öğrenimlerini sürdürürler.

Lisans programının ilk iki yılı ağırlıklı olarak matematik, fizik, kimya ve biyolojiye giriş dersleri gibi temel derslerden oluşur. Son iki yılda ise genetik, biyokimya, fizyoloji, moleküler biyoloji ve mikrobiyoloji gibi kuramsal dersler ile onlarla ilgili laboratuar dersleri bulunur. Öğrenciler deneysel kısmını tamamen kendilerinin gerçekleştirdiği proje dersleri de alabilirler. Ayrıca programda bölüm seçmeli derslerinden ve diğer bölümlerden seçilebilir birçok ders bulunmaktadır.

Bölümde çok çeşitli konularda bilimsel araştırma yürütülmektedir. Ülkemizde genetik tanının ve yeni hastalık genleri aranmasına yönelik araştırmaların ilk kez yapıldığı bölümde, araştırmaların önemli bir kısmı insan genetiği alanındadır. Bölüm araştırma konularında örnek olarak sinir ve kas sistemlerini etkileyen hastalıklar, kan hastalıkları ve nadir hastalıkların genetiği ile retina gelişimi, bitki genetiği ve protein sentezi sayılabilir. Son yıllarda bölüme yeni katılan öğretim üyelerimiz kanserde etkin yeni onkogenlerin veya tümör baskılayıcı genlerin belirlenmesi, programlı hücre ölümü ile kanser ilişkisi gibi konularda araştırma konularımıza zenginlik katmıştır.

Araştırma Konuları
  • Bitki Genetiği
    • Hastalıklara Direnç Genlerinin Tanımlanması
    • Akrabalık Tanımlama Yöntemlerinin Geliştirilmesi
  • Gelişim Biyolojisi
    • Biyolojik Sinyal İletim Mekanizmaları
    • Hücre Bölünmesinin Kontrolü
    • Büyüme Faktörlerinin Rolleri
  • Gen Anlatımı
    • Protein Sentezinin Kontrol Mekanizmaları
    • Patolojik Dokularda Gen Anlatım Profilinin Analizi
    • Hücre Kontrolünde Etken Yerni Molekülerlin Tanımlanması
    • Yüksek Isıda Yaşayan Bakterilere Özgü Enzimler
  • Kalıtsal Hastalıkları
    • Yeni Hastalık Genleri Belirlenmesi
    • Bilinen Hastalık Genlerindeki Değişimlerin Analizi
    • Genetik Hastalık Tanı Yöntemlerinin Geliştirilmesi
  • Programlı Hücre Ölümü Mekanizmaları
Çift Anadal Programları
Matematik, Kimya, Fizik Bölümleri ile çift anadal programı mevcuttur.
Son Düzenleyen _Yağmur_; 2 Haziran 2013 @ 07:43. Sebep: Sayfa düzeni/aktif link
Rapor Et
Eski 17 Temmuz 2008, 22:26

Genetik Mühendisliği

#5 (link)
Bia
Ziyaretçi
Bia - avatarı
Genetik Mühendisliği

Son zamanlarda yayınlanan birçok araştırmada gen mühendisliğinin önemi ve gücü belirtilmeye başlanmıştır. Birçok kişi artık zararlı genleri bireylerin haklarını kısıtlayarak yok etme yerine, zararlı genleri özel yöntemlerle normal ya da üstün gen niteliğine çevirmenin yollarını aramaya başlamıştır. Bu konudaki girişimler büyük bir coşkuyla karşılanmakta ve yorumlamalar gittikçe aşırıya varan ölçülere ulaşmaktadır. Bununla beraber gen mühendisliğinin uygulama alanının kısıtlı olmasını gözden uzak tutmamak gerekir. Her şeyden önce, DNA'daki baz çiftterinin çok küçük olması nedeniyle, fiziksel olarak (mikrocerrahi ile) değiştirilmesini ümit etmemiz biraz hayalcilik olacaktır. Ikincisi, bu şekildeki düzeltmeler kural olarak vücut (soma) hücrelerine sınırlı kalacaktır; bu da gelecek döllerin yapısını değiştirme için etkili değildir.

ZARARLI GENLERİN DEĞİŞTİRİLMESİ
Vücut hücrelerimiz (çekirdek taşımak koşuluyla) bir bireyi meydana getirecek tüm genlere sahip olmasına karşın, bulunduklan yer ve dokuya göre taşıdıklan genlerin ancak bazıları işlev yapabilecek durumdadır. Örneğin; tiroksin üretecek enzimleri sentezlemek için, yalnız tiroit bezindeki genler işlev görür ve bilgi üretebilir. Bu organda veya bezde bulunan zararlı bir gen kapatıldığı için herhangi bir etkiye ve kusura neden olmaz. Başka bir organda veya dokuda da kusurlu tiroksin meydana getiren bir gen kapalı olacağı için herhangi bir zararlı etkiye sahip değildir. 0 halde zararlı genlerin değiştirilmesi dokulara ve organlara sınırlı kalmaktadır. Bunun için de değişik yöntemler uygulanabilir.

VlRÜS TRANSFERİ (TRANSDÜKSlYON)
Virüsler, bazen ürediği konukçudan taşındığı konukçuya gen aktarabilir. Bu taşımaya transdüksiyon denir. Doğal olarak bir virüs, bulaştığı hücreyi çoğunluk öldürür ve o zaman kalıtsal olarak bir öneme sahip değildir. Fakat bazı durumlarda virüs, kalıtsal materyalini girdiği hücrenin kalıtsal materyaline katarak (integre ederek), onun hızıyla çoğalmaya başlar ve bu durumda konukçu hücreye herhangi bır zarar vermez. Bu, "L i z o g e n i k D u r u m" olarak bilinir. Bakterilerde kalıtsal yapının düzeltilmesi için bu tip virüs aktarmalarından yararlanılır.

Son zamanlarda, bu yöntem, insan doku kültürleri için de kullanılmaya başlanmıştır. Insanlann çoğu, bir amino asit olan arjinini yıkmak için karaciğerden salgılanan arjinaz enzimini sentezleten başat bir gene sahiptir. Çekinik homozigot durumlarda enzim salgılanması yoktur; bu bireylerde "A r g i n i n e m i a" denen bir hastalık meydana gelir. Arjininin miktarı kanda artar. Sonuçta zeka geriliği, sara hastalığı ve erken ölüm ortaya çıkar. Shope Papilloma denen bir virüs genellikle tavşanlarda hastalık yapar; fakat insanlarda lizogenik durumda yaşar. Bu virüsle tavşanlardan insana gen taşınması yapılabileceği düşünülmüş ve doku kültürlerinde deneme-ere girişilmiştir. Normal bir bireyden alınan hücreler bu virüsle enfekte edilmiştir. Daha sonra bu doku kültüründeki virüsler arjininemia olan kişiden alınan hücrelere taşınmıştır. Hücrelerin bir kısmı bu enzimi sentezleyecek yeteneği kazanmıştır. Açıkça normal bireydeki başat gen bu yolla hasta bireyin hücrelerine taşınmıştır.

Daha sonraki aşamada, bu virüsler arjininemialı bir kişinin karaciğerine aşılanmıştır. Daha doğrusu Almanya'da birisi beş yaşında, diğeri onsekiz aylık iken zeka geriliği ve bu hastalığın diğer bulgulannı gösteren iki kız kardeşe enjekte edilmiştir. Karaciğerlerine enjekte edilen bu virüsler istenen sonucu vermemişler ve düzelme meydana gelmemiştir. Fakat ileride daha gelişmiş bir teknikle bu aşılamanın yapılabileceği ümidi yitirilmemiştir.

Bir türden diğer türe bu virüslerle gen aktanmı yapmak da mümkündür. Bazı insanlar, süt içerisinde bulunan laktozun bir türevini, yani galaktozu, yıkan enzimden yoksundurlar. Bu insanlar Galaktozemia" denen bir hastalığa tutulurlar ve kanlannda aşırı galaktoz birikir. Bu hastalar süt ve sütten yapılmış gıdalan almazlarsa normal bir yaşam sürdürebilirler. Fakat, eğer bir gen aktarımı yapılırsa bu besinleri de alabilme olanağına kavuşurlar. Insan bağırsağında yaygın olarak bulunan Escherichia colı, bu enzim için bir gene sahiptir. Hem bu bakteriyi hem de insanı enfekte eden ortak bir virüs vardır. Bu bakteri kültüründen alınan virüsler galaktozemi gösteren bir insandan alınmış doku kültürüne bulaştırılmıştır. Daha sonra yapılan testlerde; bulaştırılan insan hücrelerinin eksik olan enzimi ürettikleri saptanmıştır. Bu yeteneği kaza-nan hücreler alındığı kişinin karaciğerine tekrar enjekte edilmiş ve orada eksik olan enzimi üretmeye devam etmiştirler.

Moleküler genetikteki ilerlemeler, bizim, yalancı virüs yaratmamızı da mümkün kılmıştır. Artık bugün bir virüsün DNA'sı çıkanlıp yerine yabancı bir virüsün DNA'sı yerleşterilmektedir. Virüsün kılıfı bulaştıracağı hücreyi saptar. Dolayısıyla DNA'sı çıkanlsa da yine eskisi gibi doğal konukçusu olduğu hücreyi enfekte etmeye devam eder. Bu şekilde istediğimiz nitelikte virüs yapabiliriz. Bu yöntemlerle fare doku kültüründen belirli genler insan doku kültürüne aktarılabilmiştir. Yalnız fareleri enfekte eden bir virüsün DNA'sı insanı enfekte eden bir virüsün içerisine konarak, insan hücrelerine girmesi sağlanmıştır. Yalancı virüslerin bu şekilde büyük bir gücü vardır. Biz, farklı türlerden uygun genleri, bu yöntemle seçebilir ve insanın üreme hücrelerini meydana getiren dokulara aşılayarak, insan gen populasyonuna büyük katkılar yapa-biliriz. Eşey hücrelerine bu şekildeki bir aşılama için daha birçok araştırma ve deneyin yapılması gerekmektedir.

DOĞRUDAN DNA NAKLl (TRANSFORMASYON)
Mikrobiyologlar uzun bir süreden beridiğer bir bakterinin DNA'sını içeren bir besin ortamında yetiştirilen bakterilerin zamanla yeni genler kazandıklannı saptamıştı. Bakteriler "E n d o s i t o s i s" dediğimiz bir çeşit yutma yöntemiyle ortamdaki DNA parçalannı alarak kendi kromozomlanna ekleyebilir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, insan hücrelerinin de bu yeteneği taşıdığını göstermiştir. Bir araştırmada. anormal hemoglobin üreten bir kişinin göğüs kemiğinin (sternumun) kırmızı iliğinden alınan olgunlaşmamış kırmızı kan hücrelerinin doku kültüründe üretilebileceği gösterilmiştir. Normal bir insanın göğüs kemiğindeki ilikten alınan hücrelerden hazırlanmış bir besin ortamında üretilen bu hücreler bir zaman sonra normal hemoglobin yapabilme yeteneğini kazanmıştır. Daha sonraki aşamada bu hücreler (eskiden anormal. yeni durumda normal hemoglobin üreten) alındığı kişinin sternumunun içerisine enjekte edilerek. o kişinin normal hemoglobin üretimi sağlanabilmiştir.

HÜCRE KAYNAŞTIRILMASI ile YENi GENLERiN KAZANILMASI
Aynı türün farklı bireylerinden, hatta farklı türlerin bireylerinden alınan hücreler aynı doku kültürü içerisinde yetiştirilebilir. Bazı zararsız virüsleri bu doku kültürü içerisine eklemekle hücrelerin kaynaşması sağlanabilir. Hücre duvarlannın eritilmesi ile iki çekirdekli bir hücre ortaya çıkar. Bu iki çekirdekten hangisi mitoz bölünmeye erken başlarsa, baskın duruma geçer ve öbürünü yıkar. Yıkılan çekirdeğin kromozom parçaları iğne şeklinde diğer kromozomlann içerisine girebilir ve yeni hücre, bölünmeyi yeni gen kombinasyonları ile bitirir. Insan ve fare hücreleri bu şekilde bırleştirilebilmiştir. Fakat fare hücreleri çoğunluk baskın duruma geçmiştir; çünkü fare hücrelerinin insanlara göre daha hızlı bölünme eğilimi vardır. Insan kromozom parçaları, zaman zaman fare kromozomlarına eklenmiştir. Bu yolla anormal gen taşıyan kromozomlann yerine, normal gen taşıyan kromozomları tüm olarak yerleştirmek de mümkün olabilir.

TÜM HÜCRE NAKLİ
Diğer bir yöntem de, bazı enzimleri üretemeyen dokular içerisine, bu enzimleri üreten hücrelerin yerleştirilmesidir. Daha önce öğrendiğimiz gibi gamma globulini üreten genin olmaması (çekinik olması) halinde, antikor üretilemeyeceği için, canlı, enfeksiyonlara karşı dayanıksız olacak ve bu genotipteki bireyler yaşamlarının ilk evrelerinde çoğunluk öleceklerdir. Gamma globulin, kemik iliği tarafından üretilir. Normal allelleri taşıyan bir kişinin sternumundan alınan kemik iliği "A g a m m a -g 1 p b u 1 i n e m i a"lı bir kişiye enjekte edilebilir. Nakledilen bu hücreler zamanla çoğalır veyabancı antijenlere tepki gösterebilecek antikorları üreterek kana verebilir.

GEN SOKMA
Gen mühendisliği emekleme çağındadır ve bugün ancak deneme evresindedir. Gelecekte geniş uygulama alanı bulacağı kuşkusuzdur. Yalnız bu uygulamalann bir de tehlikesi vardır. Nitekim zamanımızdaki mikrobiyoloji uzmanlarının bir kısmı, gen mühendisliğinin bazı konularına şimdiden bir kısıtlama, yani bir çeşit ambargo konmasını önermektedir. Çünkü bu değiştirme denemelerinin yapılması sırasında, anti-biyotiklere dayanıklı, üstün yaşama gücü olan ve bizzat kendisi toksin salgılayan bir gen kombinasyonuna sahip mikroorganizma yaratılabilir. Bu ise insanlann sonu olabilir. Bu kısıtlama bugün yasal olarak konmamıştır. Fakat bu konuda araştırma yapan merkezler böyle bir felaketin ortaya çıkmaması için gerekli önlemleri almaktadır.

Birçok gen mühendisi, bireysel kusurları ve anormallikleri düzeltmek için çalışmalar yapmayı amaçlamıştır. Fakat, amaç, üreme hücrelerindeki zararlı genlerin gelecek kuşağa düzeltilerek geçmesini sağlamaktır.

İnsanların gelecek için kötümser olmamasını öneririz. Çünkü bu kadar yıldan beri karşılaştığı sorunlan üstün zekası ile çözen bizlerin, gelecekte karşılaşacağı sorunları da aynı yetenek ve beceri ile çözeceği inancındayız. Gelişmiş zekamızı, gelecekteki aşın yoğunluğumuzdan doğan sorunlan ve genetik kirlenmeleri çözecek şekilde yönlendirebilir ve sonunda çareyi bulabiliriz. Eğer böyle sorunlara araştırma ve eğitimle eğilmezsek, akılla çözeceğimiz birçok sorunu, doğanın zalim ve özverisiz seçme baskısıyla çözmesine boyun eğmek zorunda kalacağız. Her şeyden önce bu konunun çözümüne, insanlan, evrim ve kalıtım konusunda bilinçlendirmek ve eğitmekle başlamalıyız. Çünkü kalıtımı ve evrimsel işleyişi ana hatlanyla bilen her kişi, gelecekteki tehlikeleri sezinleyebilecek ve ona göre önlemlerini alacak, gerekirse kişisel özverilerde bulunabilecektir.

Alinti
Genbilim
Rapor Et
Eski 7 Ekim 2009, 23:07

Genetik Mühendisliği

#6 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı
Moleküler Biyoloji ve Genetik Mühendisliği

Tanım:
Canlı hücre içindeki malzemeleri (DNA, Protein, Enzim vb.), hücre yapısının işlevini ve hücreler arasındaki etkileşimi laboratuar ortamında inceleyerek ortaya çıkaran kişidir.

Görevler:

- Canlıları moleküler düzeyde (atom düzeyinde) inceler ve tıbbı, biyolojik ve çevresel sorunlara çözüm getirici çalışmalar yapar,
- Tıbbi bozukluklara neden olan geni araştırarak, tanılamada bulunur (Genetik tanı yapılması),
- Hücre büyümesini kontrol altına alınmasına yönelik çalışmaları yürütür,
- Genetik (tarım, tıp, vb alanda) değişim üzerine araştırmalar yapar, (Örn: tarımsal ıslah alanında çalışmalar yapabilir. Daha büyük ve daha sağlıklı buğday türünün yetişmesinin sağlanması gibi.)
- Çevreye zarar veren faktörlerin giderilmesinde iyileştirici çalışmalar yaparak bilime sürekli yenilikler getirir.


Kullanılan alet ve malzemeler:
- Mikroskop,
- Kimyasal maddeler,
- Laboratuar aletleri (deney tüpü vb.),
- Bilgisayar vb.


Mesleğin gerektirdiği özellikler:

Moleküler biyoloji ve genetikçi (moleküler biyolog) olmak isteyenlerin;
- Normalin üzerinde akademik yeteneğe sahip, Fen bilimlerine, özellikle biyolojiye karşı ilgi duyan ve fizik, kimya ve matematik derslerinde başarılı, Bilimsel meraka sahip, araştırmacı,
- Olaylar arasında neden-sonuç ilişkileri ve bağlantıları kurabilen,
- Görme duyusu ve belleği güçlü, İnce ayrıntıları görebilen, yoğun dikkat gösterebilen,
- Dikkatli ve sabırlı
kimseler olmaları gerekir.


Çalışma ortamı ve koşulları:

Moleküler Biyoloji ve Genetikçiler (Moleküler Biyologlar); laboratuar ortamında çalışmaktadırlar. Çalışma ortamı kapalı olup, kimyasal maddelerin yaymış olduğu koku vardır. Birinci derecede verilerle uğraşır. Araştırma yaptığı konuya göre laboratuarda gece geç saatlere kadar çalışma yapılması da söz konusudur.


Çalışma alanları ve iş bulma olanakları:

İlgili bölüm mezunları;
- Sağlık hizmetleri veren kurum ve kuruluşlarda, Çevre koruma -kontrol -planlama ile ilgili alanlarda, Biyoteknolojik çalışma yapan kurum ve kuruluşlarda biyolojik ürünlerin (Aşı, ilaç hammaddeleri, serum vb.) üretiminin ve kalite kontrolünün yapılmasında ve bu tesislerin yönetiminde,
- İlaç ve hammaddelerin, kozmetik ürünlerin üretim ve kalite kontrol aşamasında,
- Hastalık taşıyan vektör canlıların mücadelesinde,
- Adli tıp ve kriminoloji laboratuarlarında suçlu belirlenmesinde,
- Tarım, hayvancılık ve sulama alanlarında verimin arttırılması ve doğaya zararlı olabilecek nedenlerin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalarda (Tarım, Orman, Çevre ve Sağlık bakanlığına bağlı kuruluşlarda görev yapabilirler),


Meslek eğitiminin verildiği yerler:

Mesleğin eğitimi, liseden sonra girilebilen çeşitli üniversitelere bağlı Fen – Edebiyat Fakültelerinin “Moleküler Biyoloji ve Genetik” bölümünde verilmektedir.


Meslek eğitimine giriş koşulları:

Bu bölüme girebilmek için Öğrenci Seçme Sınavı’nda (ÖSS) yeterli “Sayısal (SAY)” puan almak gerekmektedir.

Eğitimin süresi ve içeriği:

Meslek eğitim süresi 4 yıl olup, yabancı dil hazırlık sınıfı okunması durumunda 5 yıl eğitim görülmektedir.
Eğitim süresince; fen dersleri ağırlıklı eğitim görülmektedir. Teorik eğitimin yanı sıra laboratuar çalışmaları oldukça yoğundur. Öğrenciler ilk yıl; genel biyoloji, moleküler biyoloji, kimya, istatistik gibi dersler alır. Diğer yıllarda ise tıbbi mikrobiyoloji, genetik, toprak mikrobiyolojisi gibi daha derinlemesine ve uzmanlık dersleri görmektedir.

Meslekte ilerleme:
- Meslek elemanları;
- Hücre biyolojisi, bitki mikrobiyolojisi, büyüme biyolojisi vb. alanlarda yüksek lisans ve doktora yapabilir.
- Lisans eğitiminden sonra yüksek lisans, doktora yapabilir, araştırma görevlisi olabilir ve akademik kariyer yapabilirler,
- Çeşitli Laboratuarlarda laboratuar şefi, kontrol elemanı olarak çalışırlar,
- Kamu kuruluşlarında ise “Biyolog” unvanı ile çalışır. Meslek mensupları kendilerini “Moleküler Biyolog” olarak tanımlamakta ancak, bu konuda çıkarılmış yasal unvan bulunmamaktadır.


Benzer meslekler
:
Biyolog, Kimya mühendisi


Burs, kredi ve ücret durumu:

Meslek eğitimi süresince kazanç söz konusu değildir. Ancak koşulları uygun olan öğrenciler Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ nun kredisinden yararlanabilirler.
Eğitim sonrası kazanç çalışılan kurumun statüsüne, çalışma süresine, üstlenilen sorumluluk derecesine göre değişmektedir.

Kamu kuruluşlarında çalışanlar çalıştıkları kurumun statüsüne göre sağlık hizmetleri sınıfından ücret alırlar. (Yaklaşık olarak asgari ücretin 3-4 katı civarında ücret alırlar.) Ayrıca devletin belirlediği zam oranında ücret artışı yapılmaktadır.

Ayrıntılı bilgi için başvurulabilecek yerler:
- İlgili Eğitim Kurumları,
- Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi,
- Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi Bulunan Türkiye İş Kurumu İl Müdürlükleri.



Kaynak: Mesleklerrehberi.org
Rapor Et
Eski 31 Ekim 2009, 16:37

Genetik Mühendisliği

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
--GENETİK MÜHENDİSLİĞİ--
Genetik mühendisliği, canlıların kalıtsal özelliklerinin değiştirilerek, onlara yeni işlevler kazandırılmasına yönelik araştırmalar yapan bilim alanıdır. Bu uygulamalarla uğraşan bilim insanlarına "genetik mühendisi" denir. Genetik mühendisleri, genlerin yalıtılması, çoğaltılması, farklı canlıların genlerinin birleştirilmesi ya da genlerin bir canlıdan başka bir canlıya aktarılması gibi çalışmalarla uğraşırlar. Genetik mühendisliği için, rekombinant DNA teknolojisi, gen klonlaması, DNA klonlaması, genetik manüplasyon/modifikasyon veya gen ekleme (splays) birçok bilim insanınca eş anlamlı olarak kullanılabilmektedir.
Genetik mühendisliği etki alanı son derece geniş bir meslek, bilim ve mühendislik dalı olup, genlerle yapılabilen uygulamalar, çalışmalar anlamına gelmektedir. Birçok bilim dalına ait bilgilerin ve çeşitli özel tekniklerin, canlılarla ilgili temele ve uygulamaya ait sorunların çözülmesi için genellenecek olursa, moleküler biyoloji hakkındaki bilgimizin artmasına yardım eden çok etkili bir araştırma aracıdır da.
Gregor Mendel genetiğin ve bu bilimle ilgili yapılan çalışmaların kurucusu olarak kabul edilip, "Genetiğin Babası" olarak anılmaktadır.
Rapor Et
Eski 3 Kasım 2013, 18:01

Genetik Mühendisliği

#8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
genetik mühendisliği zararları nedir
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.513 saniyede (91.16% PHP - 8.84% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 07:21
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi