| | #11 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Mübarek Gün ve Geceler
2) Sefer ayi: Her Çarsamba gününde saat 10’da kilinan bir namazi vardir. Bu namaz 4 rek’attir. Her rek’atte 1 Fâtiha-i Serîfe, 7 kere Kadr Sûresi, 5 Ihlâs-i Serîfe, 1 Felâk, 1 Nâs Sûresi okunur. Namazdan sonra 313 defa "Allahümme yâ dafial belâya idfeg ânnel belâya vel kazaya fallahü hayrun hâfiza ve hüve erhamürrâhimiyn" okunarak, her gün 100 defa "inna nahnü nezzelnez zikrâ ve inna lehü le hâfizûn" okunur. | |
|
| | #12 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Mübarek Gün ve GecelerMEVLİT KANDİLİ Hz. Peygamber Efendimizin, doğum yıldönümü dolayısıyla kutladığımız gün. REGAİP KANDİLİ Kutsal üç aylarımızın (Recep, Şaban, Ramazan) başladığı ilk cuma gecesi MİRAÇ KANDİLİ Hz. Peygamber Efendimizin, gökyüzüne Allah'ın (c.c.) huzuruna kabul edildiği gece... İslâm dininin kıymet verdiği mübarek gecelerden birisi de Mirac gecesidir. Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselâm’ın beden ve ruh ile beraber, uyanık iken göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü, Allah-u Tealâ’nın emri ile Cennet ve Cehennem’in kendisine gösterildiği gecedir. Mirac, lügatta “merdiven” demektir. Yüksek bir yere çıkılan alet, vasıta veya yükseğe çıkmak mânâlarına gelir. Mirac hadisesi, Resûlullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem), Peygamber oluşunun dokuzuncu yılına rastlayan Receb ayının 27. gecesinde vuku bulmuştur. Mirac gecesinde Resûlullah’ın Mekke’den Mescid-i Aksa’ya götürüldüğü Kur’an-ı Kerim’de açıkça bildirilmektedir. Allah-u Tealâ, İsra Sûresi’nin başında meâlen; “Kulumu (Muhammed’i) gece Mescid-i Haram’dan (Mekke’den) Mescid-i Aksa’ya (Kudüs’e) âyetlerimizi göstermek için götürdüm” buyuruyor. Peygamberimiz de, “Beden ile gittim” buyurmuştur. BERAAT KANDİLİ Bir yıllık rızkın, kaderin ve geleceğin, Allah (c.c.) katında emrolunduğu gece KADİR GECESİ Mübarek Ramazan Ayının 27. gecesi ve kitabımız Kuran-ı Kerim'in Hz. Peygamber Efendimiz'e Hz. Cebrail tarafından tebliğ edilmeye başladığı gece | |
|
| | #13 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Mübarek Gün ve Geceler Üç aylara Girerken "Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şâban-ı Muazzamda üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar. Bu pekçok uhrevî faydaları kazandıran ticaret-i uhreviyenin bir kudsî pazarı ve ehl-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meşheri ve üç ayda seksen sene bir ömrü ehl-i imana temin eden şuhûr-u selâsenizi (üç aylarınızı) tebrik ediyoruz." Dinî anlatımda "Şühûr-ü selâse", yani üç aylar olarak bilinen bu mevsimin girmesiyle birlikte Müslüman ruhları bambaşka bir hava kaplar. Çünkü bu aylar İlâhî rahmetin coştuğu aylardır. Diğer vakitlerde iyilik ve ibadetlere on sevap veriliyorsa, Receb, Şaban ve Ramazan aylarında gittikçe yükselen bir oranda kat kat fazla sevap verilir. Meselâ, başka zamanlarda okunan her bir Kur'ân harfi için on sevap yazılmaktadır. Receb ayında bu sevap yüz olarak yazılır, Şaban'da üç yüzü aşar, Ramazan'da bine çıkar. Cuma gecelerinde binleri bulur. Kadir Gecesinde de otuz bine ulaştığını düşünürsek, üç aylardaki mübarek vakitlerin âhiret ticareti bakımından ne kadar kıymetli bir fırsat olduğunu anlayabiliriz. Bu bakımdan üç aylar “pek çok uhrevî faydaları kazandıran ticaret-i uhreviyenin (âhiret ticaretinin) bir kudsî pazarı ve ehl-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meşheri (sergisi)” olarak vasıflandırılmıştır. Bilindiği gibi, pazarlar ve fuarlar mühim ticaret yerleri arasında yer alırlar. Haftanın belli bir gününde belli bir yerde kurulan pazarda, insanlar her türlü ihtiyaçlarını karşılarlar. O gün sabahtan akşama kadar pazarın ucuzluğundan istifade etmek mümkündür. Ama o gün pazara gidemeyen bir insan, aynı şartlar altında alışveriş yapabilmek için bir hafta beklemek zorundadır. Çünkü pazar bir günlüktür. Aynı şekilde, üç aylar da yılda bir defa kurulan ve ahiret ticaretinin yapıldığı pazarlardır. İstifade etmesini bilenler, bu pazardan büyük kazançlar sağlarlar. Ahirete yönelik amellerini diğer vakitlere oranla arttırırlar. Daha fazla Kur'ân okurlar, ilme daha fazla yönelirler, uykularından kısarak ilim ve tefekküre, ibadet ve İslâmî hizmetlere daha fazla vakit ayırırlar. Hayırlı işlerde birbirleriyle yarış içine girerler. Böylece, “bu çok sevaplı ibadet ayları”ndan tam bir istifade ile çıkarlar. Bir mânâda, bu mübarek vakitlerde yapılan manevî hizmetler, insanın ebedî hayatı için yapılmış en kârlı “yatırım” olur. Buna karşılık, üç ayların fazilet ve kıymetinden haberdar olmayıp da değerlendiremeyenler, herkesin istifadesine açık tutulan çok kârlı bir ticaret imkânından mahrum kalmışlar demektir. Bu kimseler, aynı imkânı tekrar ele geçirebilmek için bir yıl daha beklemek zorunda kalacaklardır. İşte üç ayların ve bu aylardaki mübarek gecelerin büyük bir coşkunlukla ihya edilmesi bu bakımdan da önem kazanıyor. Çünkü bunlar şeâirdendir, İslâmın sembolü ve alâmetlerindedir. Bu açıdan şeâirin duyurulmasında hem İslâmın izzet ve şerefinin gösterilmesi, hem de İslâmın mânâsından uzak yaşayan insanlara örnek olunması gibi büyük hikmetler vardır. Namazlarda, bilhassa Cumalarda ve Kandil gecelerinde camilerin mü'minlerle dolup taşması, radyo ve televizyonda Kur'ân ve mevlidlerin okunması, camilerin mahyalarla (iki minare arasının ışıklı güzel yazılarla) süslenmesi, hattâ kandil simitlerinin dağıtılması, bu İslâm sembolünü ilân eden huzur verici hadiselerdir. Böylece bütün mü'minler âhiret kazancına yöneliyor. Herkes Allah'ın rızası yolunda sonsuz bir yarışa giriyor. Ve oluşan manevî hava, bütün bir topluma huzur veriyor. Bu huzur havasından herkes derecesine göre istifade ediyor. Yapılan ibadetler, okunan Kur'ânlar, Arş'a yükselen ihlâslı dualar, bitip tükenmek bilmeyen bir şevkle devam ettirilen İslâmî hizmetler, İlâhî rahmetin celbine vesile oluyor. Ayrıca sırf Allah rızası için ve ihlâsla yapılan bu hizmetler, günahların, sefahetlerin ve zulümlerin kirlettiği manevî havamızı temizliyor. Şu halde, her yıl bizlere ikram edilen bu bulunmaz fırsattan istifade etmeliyiz. Bunun için, mü'min kardeşlerimizle daha sık bir araya gelip sohbetlerde bulunabiliriz. Aramızda Kur'ân'ı paylaşıp imkân nisbetinde günlük ve haftalık hatimler yapmaya başlayabiliriz. Makbul dua ve zikirleri daha çok okuyabiliriz. İslâmî eserlere daha fazla vakit ayırabiliriz. İslâmın hakikatlerini yayma ve anlatma hususunda daha fazla gayret gösterebiliriz. Bu yolda göstereceğimiz en küçük bir gayret, en azından bire yüz netice verecektir. Bu arada, üç ayların ve kandil gecelerinin evlerimizde ve aile fertleri arasında ayrı bir mânâ içinde yaşanması gerektiğini de unutmamalıyız. Çocuklarımız o manevî havayı soluya soluya büyümelidirler. Bunun için, mübarek gecelerde onları hediyelerle sevindirip, camilere alıştırmakta büyük faydalar vardır. Ayrıca, sabaha karşı seher vakitlerinde uyanık bulunmaya çalışarak İslâm âlemi için ve mü'min kardeşlerimiz için dualar etmenin fazilet ve kıymeti sonsuzdur. O feyizli vakitte yapılan duaların kabul ihtimali çok kuvvetlidir. Bu bakımdan gerek kendimizin, gerekse diğer mü'minlerin dünya ve âhiret imtihanlarında başarılı çıkmaları için Cenab-ı Hakka niyazda bulunmak ve Ondan yardım istemek suretiyle, hem sıkıntı ve musibetlere karşı sarsılmaz bir dayanak noktası bulmuş, hem de tükenmez bir teselli kaynağına kavuşmuş oluruz. (1). Şuâlar, s.416. (2). Emirdağ Lâhikası, 1:40. (3). Kastamonu Lâhikası, s.93.5. Mektubat, 281-285. | |
|
| | #14 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Mübarek Gün ve Geceler Muharrem Ayı ve Aşure Günü "Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir. Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir. Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır. Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz. Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1) Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir. Bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir: 1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür. 2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir. 3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur. 4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir. 5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır. 6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir. 7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir. 8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur. 9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır. 10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2) Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi. İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur. Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi. "Bu ne orucudur?" diye sordu. Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler. Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3) Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu. Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir: "Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." 'Buhari, Savm: 69. O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu. Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir. Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu: "Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?" Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5) Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: "Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum." ![]() "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir. Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir. Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir. Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır. Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir. Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder. Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir. Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır. | |
|
| | #15 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Mübarek Gün ve Geceler MÜBAREK GÜN VE GECELER • Cuma Günü • Ramazan ve Kurban Bayramları • Mevlid Kandili • Regaib Gecesi • Mirac Gecesi • Berat Gecesi • Kadir Gecesi Cuma Günü Cuma günü müslümanlar için bir bayram günü demektir. Cuma namazı cemaatle kılınır. Bu sebeple müslümanlar bir araya gelerek birbirleri ile yakından tanışmak ve görüşmek imkânı bulurlar. Her hafta müslümanların böyle bir araya gelmesi aralarındaki dostluğu artırır, birlik ve beraberliği güçlendirir. Cuma, önemli olayların meydana geldiği çok hayırlı ve faziletli bir gündür. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: «Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür. Adem (a.s.) o gün yaratılmış, o gün cennete konulmuş ve o gün cennetten çıkarılmıştır.» (58) «Cuma gününde bir saat vardır ki, hangi mü'min o saatte Allah'tan bir dilekte bulunursa Allah onun dileğini kabul eder.» (59) Ramazan ve Kurban Bayramları Yılda iki dini bayramımız vardır: 1– Ramazan bayramı. 2– Kurban bayramı. Bayram sevinç günü demektir. Ramazan ayında oruç tutarak Allah'ın emrini yerine getiren, Kurban Bayramında kurban keserek Allah yolunda fedâkârlık gösteren, bayram namazlarını topluca kılan müslümanlar görevlerini yapmış olmanın sevinç ve mutluluğunu yaşarlar. Bayramlarda anne, baba ve büyükler ziyaret edilir, dargınlar barışır, hısım ve akrabalar arasında karşılıklı hediyeleşmeler dostlukları pekiştirir. Bayramlarda mü'minler birbirleri ile bayramlaşır, uzakta olanlara tebrikler gönderilerek gönülleri alınır. Kabirler ziyaret edilerek ölüler için dua edilir. Kur'an okunarak ve sadaka verilerek ruhları şad edilir. Bayramlar, Allah'ın mü'min kullarına birer ziyafet günleridir. Bu günler, Allah'ın rızasına uygun davranışlarla değerlendirilmelidir. Mevlid Kandili İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12. gecesi doğmuştur. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir. O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti. Sevgili Peygamberimizin tebliğ ettiği İslâm dini ile dünya aydınlandı, tek Allah inancı ile kalpler nurlandı. Eşitlik, adalet ve kardeşlik geldi. O'na inanan toplumlar gerçek huzura kavuştu. O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır. Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı "Vesiletün'necat" olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir. Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir. Bununla beraber, O'nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz. Regaib Gecesi Üç aylar diye bilinen Recep, Şaban ve Ramazan ayları manevi bakımdan diğer aylardan daha üstün ve daha bereketlidir. Recep ayı gelince Peygamberimiz şöyle dua ederdi: «Allah'ım bize Receb ve Şabanı mübarek eyle ve bizi Ramazana ulaştır.» (60) Recep ayının ilk cuma gecesi "Regaib Gecesi" dir. Bu gece, Allah'ın rahmet ve bağışlamasının bol olduğu, duaların kabul edildiği mübarek bir gecedir. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: «Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar geri çevrilmez (yâni kabul edilir). Bunlar: – Recebin ilk cuma gecesi, – Şabanın onbeşinci gecesi, – Cuma geceleri, – Ramazan bayramı gecesi, – Kurban bayramı gecesi'dir.» (61) Mi'rac Gecesi Allah,'ın dâveti üzerine Sevgili Peygamberimiz bir gece Mekke'deki Mescid-i Haramdan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya götürülmüş, oradan Cebrâil ile birlikte bütün gökleri aşarak "Sidretül'münteha" denilen makama yükselmiştir. Peygamberimiz (s.a.s.) buradan daha ileriye gitmiş ve vasıtasız olarak Yüce Allah ile görüşmüştür. Bu mukaddes yolculuğun Mekke'den Kudüs'e kadar olan bölümüne İsra, Kudüs'ten itibaren devam eden bölümüne de Mi'rac denir. Peygamberimiz, beş vakit namazı ümmetine Mirac hediyesi olarak getirmiştir. Mirac olayı Peygamberimizin en büyük mucizelerinden biridir. Hicretten bir buçuk yıl önce Receb ayının 27. gecesinde meydana gelmiştir. Berat Gecesi Şaban ayının onbeşinci gecesi "Berat Gecesi"dir. Borçtan, suç ve cezadan kurtulmak anlamını taşıyan Berat, günahlardan kurtuluş gecesi demektir. Bu gece yüce Allah'ın, kendisine yönelip af dileyen mü'minleri bağışlayarak kurtuluş beratı verdiği bir gecedir. Bu geceyi şuurlu bir halde geçirerek dileklerimizi Allah'a sunmamızı isteyen Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor: «Şaban ayının onbeşinci gecesi olduğu zaman, o geceyi ibadetle geçirin, gündüzünü de oruç tutunuz. Çünkü, Allah Teâlâ, o gece güneş doğuncaya kadar, dünyaya rahmetle tecelli ederek şöyle buyurur: – Yok mudur bağışlanmak isteyen, bağışlayayım? – Yok mudur rızık isteyen,rızıklandırayım? – Yok mudur dert ve musibete yakalanan, şifa vereyim? – Daha ne gibi dilekleri olan varsa istesinler vereyim.» (62) Öyle ise Rabbimizin müjdesine kulak vererek bizlere tanınan bu fırsatlardan yararlanmalıyız. Kadir Gecesi Ramazan ayının 27. gecesi "Kadir Gecesi"dir. İnsanlara dünyada ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösteren dinimizin kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim Peygamberimize Ramazan ayı içinde Kadir Gecesinde inmeye başlamış, Hz. Muhammed (s.a.s.)'e peygamberlik görevi bu gecede verilmiş ve İslâm güneşi bu gecede doğmuştur. İşte bu önemli olaylar Kadir Gecesine büyük bir şeref vermiş, üstün bir değer kazandırmıştır. Kadir gecesinin bin aydan daha haylırlı olduğu Kur'an-ı Kerim'de açıkça bildirilmiştir. Sevgili Peygamberimiz de bu gecenin fazileti hakkında şöyle buyurmuştur: «Kim ki, faziletine inanarak ve mükâfatını Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesini ibadetle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır.» (63) Kadir Gecesi biz mü'minlere Allah Teâlanın büyük bir lütfu ve sonsuz rahmetinin eseridir. Bu geceyi Allah rızası için namaz kılarak, Kur'an okuyarak ve dûa ederek en iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz. Hz. Aişe bir gün Peygamberimize: –«Ya Rasûlellah: Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?» diye sordu. Peygamberimiz şöyle buyurdu: –«De ki: Ya Rab; sen çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni afffet.» (64) Sevgili Peygamberimizin öğrettiği bu duayı, biz de Kadir Gecesinde tekrar edelim. Kandil gecelerini; Allah rızası için namaz kılmak, Kur'an okumak, Peygamberimize salât ve selâm okumak, günahlarımızın bağışlanması için Allah'tan af dilemek, dünya ve ahirete ait dileklerimiz için dua etmek ve yapacağımız yardımlarla yoksulları sevindirmek suretiyle değerlendirmeliyiz . | |
|
| | #16 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Mübarek Gün ve Geceler Regaip Kandili Kameri hesapla Recep ayının ilk Perşembesini Cuma gününe bağlayan gece Regaip Kandili’dir. Bu yıl Regaip Kandili 19 Ağustos Perşembe gününü, 20 Ağustos Cuma gününe bağlayan gecedir. Regaip, elde edilmesi arzu edilen değerler demektir. Bu mübarek gecede, Yüce Mevla kullarına bol bol rahmet ve hibede bulunduğu için bu adı almıştır. Regaip gecesinin içinde bulunduğu Recep ayı, halk dilinde "üçaylar" olarak anılan rahmeti, bereketi ve mağfireti bol olan manevi bir ticaret mevsimine girişimizin habercisidir. Recep ayı Kur’an’da haram aylar diye anılan dört aydan bir tanesidir. Regaib gecesinin böyle bir ayın içinde yer alması, aynı zamanda bu gecenin önemini de ifade etmektedir. Konuya ilişkin ayette Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Allah katında ayların sayısı onikidir Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.”(1) Hz. Peygamber’in yaptığı şu dua üç aylara verdiği önemi belirtmektedir: "Allah'ım! Recep ve Şaban aylarını bize mübarek eyle ve bizi Ramazan'a kavuştur."(2) Muhterem Mü'minler! Bu mübarek günler ve geceler, Kendimizi denetleme ve değerlendirme bakımından çok önemlidir. Bir kere daha geçmişimizin muhasebesini yapıp geleceğe hazırlıklı olmanın tedbirlerini almalı ve düşünmeliyiz. Ey Allah'ı seviyorum diyen insan! Kulluk vazifeni yapabiliyor musun? Peygamberimi seviyorum diyen Müslüman! O’nun sünnetini, ahlakını yaşıyor musun? Kitabım Kur'an'dır dediğin halde emirlerine sarılıp yasaklarından sakınıyor musun? Allah'ın nimetlerini yediğin halde, şükrünü yerine getiriyor musun? Aç, biilaç, yoksul, kimsesiz, fakirleri koruyup, gözetiyor musun? Ölümün hak olduğuna şüphe yok. Şu anda ölüme hazır mısın? Kendi kusurlarını düzeltip tövbe ediyor musun?. Geçen yılın bu mübarek gününde seninle beraber oldukları halde şu anda göremediğin eşin, dostun, akraba ve arkadaşlarını düşünüp kendine çeki-düzen verebiliyor musun? Evet, bütün bunları kendimize sorup bir durum değerlendirmesi yapmak, bu mübarek günlerin ve gecelerin şuuruna varmak demektir. Aziz Mü’minler! Bu insanî ve İslamî ölçülerle düşünür, kötülüklerimizden, kötü alışkanlıklarımızdan vazgeçer, tövbe eder, geleceğimizi daha iyi değerlendirmeye azmeder, karar verirsek; her günümüz kandil geceleri gibi başarılı, sonumuz da bayramlar kadar sevinçli olur. Bu geceye mahsus bir ibadet şekli olmamakla beraber gündüzünü oruçlu geçirmek, muhtaçlara yardımda bulunmak, varsa dargın olduğumuz kişilerle barışmak, anne ve babalarımızın, büyüklerimizin ellerini öpüp dualarını almak, geceyi Kur'an okumakla, ve salat-ü selam getirmekle, tövbe istiğfar etmekle ihya etmemiz uygun olur. Hepinizin kandilini tebrik ediyorum. _________________ 1- Tevbe 9/36 2- Ahmet b. Hanbel, Müsned 1/259 T.C. D.İ.B | |
|
| | #17 (mesaj-linki) | |
| REGAiP KANDiLi " Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmistir ki, sizin sikintiya ugramaniz ona çok agir gelir. O, size çok düskün, müminlere karsi çok sefkatlidir, merhametlidir. " (Tevbe Suresi, 128) Allah (c.c) katinda zamanlarin degerleri birbirine esittir. Ancak öyle zamanlar vardir ki o zamanlarda öyle hadiseler olur kI, o vakte diger zaman dilimlerinden daha üstün bir deger kazandirir. Receb-i serîfin ilk Cuma gecesine isabet eden Regâib Gecesi'de bu müstesna zamanlardan biridir. Cum'a geceler böyle kiymetli vakitlerden biridir.Regaib Gecesi gibi iki kiymetli gecede biraraya gelince, bu gece dahada bir kiymetli oluyor. Bu gece, yalvaris ve yakarislarin Yüce Mevla'ya sunuldugu ve O'nun rahmetinden af istenildigi umut, huzur ve müjde gecesidir. Allah Teâla'nin kullarina lütfunun çoklugu, kereminin bollugu ve pek çok günahkari bagislamasi sebebiyle bu geceye Regaib Gecesi" adi verilmistir. Bu gecenin bu degeri nereden kazandigi hususunda degisik rivayetler bulunmaktadir. Bunlardan biri; Hz.Amine validemizin böyle bir gecede Resulullah (s.a.v)'e hamile oldugunu anladigidir. Sevgili Peygamberimiz (s.av) Regaib gecesinin içinde bulundugu Recep ayinda çok dua ederr, namaz kilar, oruç tutar, iyiliklerin her çesidini yapar, sadaka vermeye özen gösterirdi. Resulullah (s.a.v)'in Receb'in ilk persembe gününü oruçla geçirdigi ve cuma gecesinde, bu kandil gecesine mahsus olmak üzere on iki rekât namaz kildigi kabul edilir. Regâib gecelerinde dua etmek, tevbe ve istigfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çesitli ibâdetlerle geçirmek, genel olarak alimler arasinda kabul görmüstür. Idrak ettigimiz mübarek Regaib Kandilsi vesilesiyle, ruhumuzu karartan kötü duygu ve düsünceleri kalplerimizden atalim. Ibadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsin kötü arzularini frenleyelim. Gönül dünyamizi bulandiran haset, kin, düsmanlik gibi kötü duygulardan temizleyelim. Bu geceyi nasil karsilmak, nasil ihya etmek gerekir? Bu gece, oruçlu olarak karsilanmalidir. Bu gece, kazâsi olanin hiç degilse bir günlük kazâ namazi kilmasi, çok iyi olur. Bu gecenin ihyâsi, yatsi namaziyla sabah namazini camide cemaatle kilmakla olur . Bu, gecenin ihyâsidir. Bütün günün ihyâsi bu... Yatsi namazi ile sabah namazini camide kilmak, o günün, o gecenin ihyâsi demektir. Insan sabahlara kadar, aksamlara kadar ibadet etmis gibi sevab kazanir. Bir baska ihyâ sekli zikir ..... "Lâ ilâe illallah " , " Allahümme salli alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âli seyyidinâ muhammed" , "Estagfirullah" , "Sübhànallah" , "Elhamdü lillâh", "Allahu ekber" , "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm", "Allah" gibi sözler mübarek kelimelerdir, cümleciklerdir. Bunlari zikretmek çok sevabdir.. Bazi namazlar vardir, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)kilmistir. Bunlardan birisi de tesbih namazi ' dir. Regâib gecesi, aksamla yatsi arasinda: 12 rek'at " Hacet namazi " kilinir. Hacet Namazi: 2 rek'atte bir selâm verilerek kilinir. Fâtiha-i serîfeden sonra her rek'atte 3 " I nnâ enzelnâhü . ..", 12 Ihlâs-i serîf okunur. Namazdan sonra 7 Salât-i Ümmiye okunup secdeye varilir. Salât-i Ümmiye: " Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedinin-nebiyyil-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim " Secdede 70 defa: " Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbül-melâiketi ver-rûh " okunur. Secdeden kalkip 1 defa: " Rabbigfir verham ve tecâvez ammâ ta'lem. Inneke entel-eazzül-ekrem " okunur. Tekrar secdeye varilip yine 70 defa " Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbül-melâiketi ver-rûh " okunur. Secdeden kalkip duâ yapilir. Duâda Hz. Allâh'a su sekilde de ilticâ etmelidir: " Allâhümme bârik lenâ recebe ve sa'bân. Ve bellignâ ramazân " rahman.fw.nu sitesinden alınmıştır | |
|
| | #18 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Mübarek Gün ve Geceler Server-i Ser Efendimiz Hz. Muhammed (SAV), mübarek üç aylar ve Regaib Kandili’yle ilgili şöyle buyurmuştur: “Recep Allah’ın, Şaban benim, Ramazan ümmetimin ayıdır.” “Allah’ım! Hakkımızda Recep ve Şaban’ı mübarek kıl ve bizi Ramazan’a eriştir.” “Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geri dönmez( yani kabul olur): Recebin ilk gecesi (Regaib), Şaban’ın 15. gecesi (Berat), Cuma geceleri, Ramazan bayramı gecesi, Kurban bayramı gecesi” “Receb Allahü Teala’nın günahları mağfiret edeceği aydır. Allahın sevdiği aydır. Receb ayında kavga etmek, kan dökmek yoktur” “Receb büyük bir aydır. Allah o ayda sevapları katlar. Kim Receb ayında 1 gün oruç tutarsa 1 sene oruç tutmuş gibi olur. Kim 7 gün tutarsa ona cehennem kapıları kapanır. Kim 8 gün tutarsa ona 8 cennet kapısı açılır. Kim 10 gün tutarsa gökte bir melek şöyle seslenir: ‘Geçmiş günahların bağışlanmıştır, haydi amele yeniden başla.’” Hz. Hasan (R.A.) Efendimiz buyurdu ki: “Receb ayında oruç tutunuz. Çünkü Receb ayında oruç Allah’ın tövbelerinizi kabul buyurmasına bir sebeptir.” Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan (Rh.A.) Hocaefendi: “Üç aylar denilen bir nurlu devre, bir manevi hayrü bereket, feyzü fazilet mevsimi başlıyor. Bizler bu yeni fırsatta kendimize çeki düzen vermeli, günden güne sâfileşip yüksele yüksele Şaban'dan Ramazan'a ârifane geçmeli, en sonunda da maddi-manevi ve ruhi bakımdan gerçek bir bayrama ermeliyiz.” | |
|
| | #19 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Mübarek Gün ve GecelerRAMAZAN Kameri aylardan dokuzuncusunun ismi. Müslümanların oruç tutmakla mükellef oldukları, dinimizce yüce ve kutsal kabul edilen ay. Ramazan, arapça bir kelimedir. Bu mübarek ay'a Ramazan isminin verilmesindeki hikmet şöyle belirtilmiştir: 1- Yaz sonunda, güz mevsiminin evvelinde yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur manasına "ramdâ" kelimesinden alınmıştır. Bu yağmurun yeryüzünü temizlediği gibi, Ramazan ay'ı da müminleri günah kirlerinden temizler. Nitekim bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.s); Kim inanarak ve alacağı sevabı Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır" (Buhârî, Savm, VI) buyurmuştur. 2- Güneşin şiddetli hararetinden taşların yanıp kızması anlamına olan "ramad" kelimesinden alınmıştır. Böyle kızgın yerde yürüyenin ayakları yanar, zahmet ve meşakkat çeker. Bunun gibi oruç tutan kimse de açlık ve susuzluğun hararetine katlanır, meşakkat çeker, içi yanar. Kızgın yer orada yürüyenlerin ayaklarını yaktığı gibi, Ramazan da müminlerin günahlarını yakar, yok eder. 3- Kılıcın namlusunu veya ok demirini inceltip keskinleştirmek için yalabık iki taşın arasına koyup döğmek anlamına olan "ramd" dan alınmıştır. Bu ay'a Ramazan isminin verilmesi de Arapların bu ayda silahlarını bileyip hazırladıklarından dolayıdır (bk. M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, (t.y), I, 643-4). Ramazan ay'ına "on bir ayın sultanı" denilmiştir. Bu ayın özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: 1- Kur'an-ı Kerim'de ismi açık olarak geçen tek ay Ramazan ayıdır. 2- Kur'an-ı Kerim bu ay içerisinde indirilmiştir. Yüce Rabbimiz; Ramazan ay'ı öyle bir aydır ki, insanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve hakkı batıldan ayırmayı açıklayan Kur'an, bu ayda indirildi" (el-Bakara, 2/185) buyurmuştur. 3- Kur'an-ı Kerim'de, "bin aydan daha hayırlı" olduğu belirtilen Kadir gecesi bu ay içerisindedir. 4- Dinimizin beş temelinden biri olan oruç ibadeti bu ayda üzerimize farz kılınmıştır. Kur'an-ı Kerim'de; "Sizden kim bu aya yetirirse oruç tutsun” (el-Bakara, 2/185) buyurulur. Ramazan ay'ı girince şartlarını taşıyan kimselere oruç farz olur (bk. Oruç). Ramazarı ayının girmesi iki durumdan biriyle sabit olur: a- Ramazan hilalinin görülmesiyle (bk. Ru'yet-i Hilal), b- Hilal her hangi bir sebepten dolayı görülemezse, Şaban ay'ı otuza tamamlanarak Ramazan orucuna başlanır. Hz. Peygamber (s.a.s) bu konuda şöyle buyurmuştur: "Ramazan ayının hilalini görünce oruç tutunuz (Şevval ayının) hilalini görünce iftar ediniz, oruç tutmayı bırakınız. Şayet gök yüzü kapalıysa Şaban ayının günlerini otuza tamamlayınız" (Buhari, Savm, 5,11). 5- Fıtır sadakası vermek bu aya mahsus bir ibadettir (bk. Fıtır Sadakası). 6- Teravih namazı da bu ay'a mahsus ibadetlerimizdendir. Ebû Hüreyre (r.a)'dan şöyle rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.s)'in Ramazan hakkında şöyle buyurduğunu işittim: Kim inanarak ve sevabını umarak Allah rızası için teravih namazı kılarsa geçmiş günahları bağışlanır" (Buhârî, Teravih,I; ayrıca bk. Teravih). 7- İtikafa girmek: Ramazan ay'ının son on gününde itikafa girmek sünnettir. Hz. Peygamber (s.a.s) Ramazan'ın son on gününde daha çok ibadet ve taatta bulunurdu. Hz. Âişe validemizden şöyle rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.s) Ramazan ayının son on günü girince elini eteğini toplar, geceyi ihya eder ve ev halkını uyandırırdı" (Buhari, Kadr, V). Yine Hz. Âişe (r.a.) dan şöyle rivayet edilmiştir: "Hz. Peygamber (s.a.s) Ramazan'ın son on gününde vefatına kadar itikafa girdi. İrtihalinden sonra da zevceleri itikafa devam ettiler" (Buhari, İtikaf I). 8- Ramazan ayında Kur'an-ı Kerim'i okumak, hayır ve hasenatta bulunmak: İbn Abbas (r.a.) dan şöyle rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.s) insanların en cömerdi idi. Onun bu cömertliği Ramazan ay'ı girip de kendisiyle Cebrail (a.s.) karşılaştığı zaman daha da artardı. Cebrail (a.s.) Ramazan ay'ı çıkıncaya kadar her gece Resulullah (s.a.s) ile buluşup, Resulullah (s.a.s) Kur'an'ı arzeder (okur) du. Resulullah (s.a.s) Cebrail (a.s) ile buluştuğunda insanlara rahmet getiren rüzgardan daha cömert, daha faydalı olurdu" (Buhari, Savm, 7). Hadis-i şeriften Ramazan ayında Kur'an-ı Kerim'i hatmetmenin sünnet olduğu anlaşıldığı gibi, gücü yetenlerin çokça sadaka vermeleri, hayır ve hasenatta bulunmalarının da sevap olduğu anlaşılmaktadır. Enes (r.a)'dan rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.s)'e; "Hangi sadaka daha faziletlidir?" diye sorulunca, "Ramazan ayında verilen sadaka" buyurmuştur (Tirmizi, Zekat, 28). Ramazan ay'ı dinimizce en faziletli ve mukaddes bir aydır. Bu konuda Peygamber Efendimiz (s.a.s)'den bir takım hadis-i şerifler rivayet edilmiştir: Ebû Hureyre (r.a)'dan Resulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Ramazan ay'ı girince göklerin kapısı (başka bir rivayette Cennetin kapıları) açılır, Cehennemin kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur" (Buhari, Savm, V). Cabir b. Abdullah Resulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Ümmetime Ramazan ayında beş şey verilmiştir ki bunlar benden önceki hiç bir peygambere verilmemiştir": 1- Ramazan ayının ilk gecesi olunca Allah Teala ümmetime (rahmet bakışıyla) bakar. Allah her kime (rahmet bakışıyla) bakarsa ona ebedi olarak azab etmez. 2- Akşamladıklarında ağızlarının kokusu Allah katında misk kokusundan daha güzeldir. 3- Melekler her gün ve gece onlara istiğfar ederler,'Allah'tan bağışlanmalarını dilerler. 4- Allah Teala Cennetine emredip; "Kullarım için hazırlanıp süslen. Onların dünya meşakkatlerinden kurtulup, benim yurduma ve ihsanıma istirahat için gelmeleri yaklaştı" buyurur. 5- Gecenin sonu olunca, Allah hepsini bağışlar. Orada bulunanlardan biri; "O gece Kadir gecesi midir?" deyince: "Hayır, çalışanları görmüyor musun? Onlar çalışıp işlerini bitirince kendilerine ücretleri tam olarak ödenir" buyurdu (Beyhaki'den naklen et-Tergîb, II, 92). Ubade b. es-Samit (r.a)'dan: Resulullah (s.a.s) Ramazan ay'ının yeni girdiği bir gün şöyle buyurdu: "Size bereket ayı Ramazan geldi. Bu ayda Allah sizi kuşatıp rahmetini indirir. Günahları bağışlayıp, duaları kabul eder. Allah bu ayda sizin hayır hususunda yarışmanıza bakar ve sizinle meleklerine karşı iftihar eder. Allah'a hayır ameller takdim ediniz. Şaki, günahkar, bu ayda Allahın rahmetinden mahrum olan kimsedir" (Taberani'den naklen et-Tergîb, II, 99). İbn Hüzeyme'nin naklettiğine göre Selman (r.a) şöyle anlatmıştır; Resulullah (s.a.s) bir Şaban ayının son gününde bize şöyle hitab etti: "Ey insanlar! Yüce ve mübarek bir ay'ın gölgesi üzerinize bastı. O ayda bir gece vardır ki bin aydan daha hayırlıdır. Allah o ayda oruç tutmayı farz kıldı. Geceleyin ibadet yapmayı (teravih) kılmayı nafile kıldı. O ayda bir hayır işleyen kimse diğer aylarda bir farz işlemiş gibi olur. O ayda bir farz işleyen ise diğer aylarda yetmiş farz işleyen gibidir. O, sabır ay'ıdır, sabrın karşılığı ise Cennettir. O, yardımlaşma ay'ıdır. O ayda müminin rızkı bollaştırılır. O ayda kim bir oruçluyu iftar ettirirse bu, günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden kurtulmasına sebep olur. Aynı zamanda oruçlunun sevabı kadar sevap verilir. Oruçlunun sevabından da birşey noksanlaşmaz. " Ashab; "Ya Resulullah! Hepimiz oruçluyu iftar ettirecek bir şey bulamıyoruz" deyince Resulullah (s.a.s): Allah bu sevabı oruçluyu kuru bir hurma ile veya bir yudum su ile ya da bir yudum süt karışığı ile iftar ettirene de verir. O öyle bir aydır ki; evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu da Cehennem ateşinden kurtuluştur. O ayda köle ve hizmetçilerinin yükünü hafifleten kimseyi Allah bağışlar ve Cehennem ateşinden kurtarır" (et-Tergîb, II, 94-95). | |
|
| | #20 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Mübarek Gün ve GecelerMİRAÇ KANDİLİ Hz. Peygamber Efendimizin, gökyüzüne Allah'ın (c.c.) huzuruna kabul edildiği gece... İslâm dininin kıymet verdiği mübarek gecelerden birisi de Mirac gecesidir. Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselâm’ın beden ve ruh ile beraber, uyanık iken göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü, Allah-u Tealâ’nın emri ile Cennet ve Cehennem’in kendisine gösterildiği gecedir. Mirac, lügatta “merdiven” demektir. Yüksek bir yere çıkılan alet, vasıta veya yükseğe çıkmak mânâlarına gelir. Mirac hadisesi, Resûlullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem), Peygamber oluşunun dokuzuncu yılına rastlayan Receb ayının 27. gecesinde vuku bulmuştur. Mirac gecesinde Resûlullah’ın Mekke’den Mescid-i Aksa’ya götürüldüğü Kur’an-ı Kerim’de açıkça bildirilmektedir. Allah-u Tealâ, İsra Sûresi’nin başında meâlen; “Kulumu (Muhammed’i) gece Mescid-i Haram’dan (Mekke’den) Mescid-i Aksa’ya (Kudüs’e) âyetlerimizi göstermek için götürdüm” buyuruyor. Peygamberimiz de, “Beden ile gittim” buyurmuştur. Rahmetin üzerimize sağanak sağanak yağdığı zaman dilimlerindeyiz. Gönlü ötelere açık ruhlar, tavır ve davranışlarıyla Allah (cc) ve Rasulü’nü (sas) hoşnut etme çabasında. Manevi büyüklerimiz, üç ayların gelişini düğün bayram edasıyla karşılar ve bu zamanlarda boş işlerle uğraşmamaya, hayatlarının her dakikasını, her anını Hakk’la beraber geçirmeye gayret gösterirler. Önlerine gelen her yeni fırsatı cennet müjdesi verilmişçesine değerlendirmeye çalışırlar. Gündüzlerini oruç tutarak, sadakalar dağıtarak, gecelerini ise ibadetle geçirirler, Azrail, her an hayatına son noktayı koyacakmışçasına. İşte o kutlu ruhlar için pazar günü idrak edeceğimiz Miraç Kandili de bulunmaz fırsatlardan. Yine Hakk’a yakın olabilmek niyeti, Efendimiz’in (sas) şefaatine mazhar olmak ümidiyle çırpınıp duracak kalpleri. Biz de mana büyüklerinin bu özel günlerde yaptığı gibi teklifler hazırladık? Buyrun size uygun olan tekliflerimizi seçin ve affedilme ümidiyle uygulamaya başlayın. Miraç Kandili pazar günü ve hemen herkes bugün izinli. Geniş bir program yapma fırsatı var. Mesela sabah namazını çocuklarınızla camiye giderek programa başlayabilirsiniz. Her namazdan sonra mümkün olduğunca çok sayıda tevbe istiğfar etmeyi ihmal etmeyin. Eğer mümkünse bu gününüzü oruçlu geçirmeye çalışın. Sabah erkenden, babalar, en yakın kitapçıya gidip imkan ölçüsünde Peygamberimiz veya Miraç hakkında küçük kitapçıklar alıp, başta aile üyelerine olmak üzere, akraba veya komşulara hediye edebilir. Anneler ise evlerinde, çocuklarının odalarını minik süslerle, bu günün önemli olduğunu hissettirecek şekilde düzenleyebilirler. Erkekler hanımlarına, hanımlar da eşlerine güzel bir sürpriz hazırlayabilirler bu güne özel. Mesela bir güle ne dersiniz? Vakit öğlene yaklaşıyor. Şimdi şehrinizin güzel bir camisinde öğle namazını kılın ve sonrasında manevi büyüklerin türbelerini ziyaret ederek hem oranın manevi atmosferinden faydalanın hem de bir kere daha Rabb’inize yönelerek tevbe istiğfar edin. Daha sonra mümkünse ailenizle, ölmüşlerinizin mezarlıklarını ziyaret edin. Ölümü iliklerinize kadar hissedin ve bu dünyanın faniliğini, ahiretin ebediliğini tefekkür edin. Bu arada çocukları oyun oynayıp eğlenecekleri bir oyun parkına götürmeyi de ihmal etmeyin. Çocuklarımıza bugüne özel küçük bir dua öğretip o duayı minicik ve tertemiz kalbiyle okumasını sağlayabiliriz. İkindi namazını da kıldıktan sonra yine imkanınız ölçüsünde çevrenizde bulunan birkaç yoksula sadaka verin. Onları ziyaret edin, yalnızlıklarını kısa bir süre de olsa giderin. Akşam namazından önce vaktin müsaitliği ölçüsünde anne babanızı ve akrabalarınızı ziyaret edebilir, onlara küçük hediyeler sunabilirsiniz. Bu merasimi akşamleyin de yapabilirsiniz. Tabii komşularınızı da unutmamanız gerekir. Yapacağınız küçük bir tatlı veya alacağınız bir paket çikolata ya da şeker ile komşularınızın kandillerini kutlayabilirsiniz. Akşam ezanı da okunmaya başladı. Oruçlu iseniz güzel bir iftar yapın. Değilseniz akşam namazını yine camide cemaatle kıldıktan sonra, uzaktaki akraba ve dostlarınızı da arayarak kandillerini tebrik edebilir ve dualarını isteyebilirsiniz. Bu günü kurtuluş günü olarak görün ve dargın olduğunuz veya üzerinizde kul hakkı olduğunu düşündüğünüz dostlarınızı arayın, onlarla helalleşin ve dargınlığınızı giderin. Emin olun gününüzün daha bereketli geçtiğini fark edeceksiniz. Bu gecenin güzelliklerine tam vâkıf olabilmek niyetiyle, bugün televizyonlarınızı tamamen kapatın ve günboyu süren güzelliği gece de devam ettirin. Yatsı namazından sonra ailece bir Kur’an ziyafeti yapabilirsiniz. Ailenin her ferdi sırasıyla Kur’an okuyabilir, bu arada küçük yarışmalar yapabilirsiniz. Kendimize hedef koyup, bugün yüzlerce kelime-i tevhid, kelime-i şehadet ve Efendimiz’e salat ü selamlar okuyabiliriz. En güzel ve koruyucu dualardan biri olan cevşeni bitirebiliriz bugün. Miraç’tan bizlere hediye olarak gelen Bakara Sûresi’nin son iki ayetini (Amenerrasûlü) eğer bilmiyorsanız şu andan itibaren ezberlemeye başlayabilirsiniz. Peygamberimiz’in, her gece yatmadan önce ısrarla okumamızı tavsiye ettiği Amenerrasûlü’nü eğer uygulamıyorsak, bu geceden itibaren uygulamaya başlayabiliriz. Namaz ibadetinin hediye edildiği bu gece hürmetine, çokça gece, nafile ve kaza namazları kılabiliriz. Bu gece eller duadan inmemeli. Dünyanın dört bir yanında sıkıntı çeken, zulüm gören Müslümanlara, ailemize, anne-babamıza ve ümmet-i Muhammed’e dualar edebiliriz. Gönlü ötelere açık ruhlar, tavır ve davranışlarıyla Allah (cc) ve Rasulü’nü (sas) hoşnut etme çabasında. Manevi büyüklerimiz, üç ayların gelişini düğün bayram edasıyla karşılar ve bu zamanlarda boş işlerle uğraşmamaya, hayatlarının her anını Hakk’la beraber geçirmeye gayret gösterirler. SALİH YUSUFOĞLU | |
|
![]() |
| En popüler 5 etiket
Bu Konunun Etiketleri
|
| kadir gecesi yapılanlar, kadir gecesinde yapılanlar, kurban bayramında yapılanlar, muharrem ayında yapılacaklar, muharrem ayının kaçıncı günü, |
Mübarek Gün ve Geceler Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| IQ - Gazaan Mübarek Olsun (Track) | _akREp_ | Arşive Kaldırılan Konular | 3 | 06-06-2008 02:48 |
| Kayahan - Geceler | KENCISii | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 15-03-2008 04:20 |
| Ayna - Geceler | Blue Blood | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 07-03-2008 14:19 |
| Nilüfer - Geceler | MaRCeLLCaT | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 23-02-2008 21:54 |
| Bu Yanlız Geceler | P.u.S.u | YouTube'dan Seçmeler | 0 | 20-05-2007 15:17 |