Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

1960 Darbesi (Yirmiyedi Mayıs İhtilâli)

Bu konu Siyasal Bilimler forumunda ManantiaL tarafından 13 Ocak 2007 (15:21) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
37886 kez görüntülenmiş, 3 cevap yazılmış ve son mesaj 18 Haziran 2011 (23:09) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 4.00  |  Oy Veren: 1      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 13 Ocak 2007, 15:21

1960 Darbesi (Yirmiyedi Mayıs İhtilâli)

#1 (link)
ManantiaL
Ziyaretçi
ManantiaL - avatarı
27 Mayıs 1960 Darbesi
27 Mayıs 1960 Darbesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Demokrat Parti hükümetini görevden uzaklaştırıp, Meclis'i lağvettiği askeri müdahale.
Silahlı Kuvvetler adına ülke yönetimini Milli Birlik Komitesi üstlendi. Orgeneral Cemal Gürsel Milli Birlik Komitesi'nin başına getirildi. Milli Birlik Komitesi ilk iş olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ve hükümeti fesh etti ve her türlü siyasi faaliyeti yasakladı.
Emir komuta zinciri içinde yapılmayan ve küçük rütbeli subayların etkin olduğu 27 Mayıs 1960 Darbesi ardından başlatılan Yassıada duruşmalarında, başbakan Adnan Menderes, maliye bakanı Hasan Polatkan ve dışişleri bakanıFatih Rüştü Zorlu idama mahkum edildiler ve Marmara Denizi'ndeki İmralı Adası'nda asılarak idam edildiler. Yassıada duruşmalarında çok sayıda hapis cezası da verildi.
Yankıları günümüzde (2007) de bile hala sürmekte. Saddam Hüseyin'in idam edilmesinin ardından o dönemin başbakanı Adnan Menderes'in asılması tekrar ülke gündeminde kendine yer buldu. Birçok tarihçi ve siyasetçinin Türkiye Cumhuriyeti'nin kara günlerinde biri olarak yorumladığı 27 Mayıs 1960 darbesinde etkin olan askerler, verdikleri kararların (özellikle Adnan Menderes, Fatih Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idamları) ve yaptıkları antidemokratik darbenin hakkını verecek durumda değildirler. Zira aynı TSK zihniyeti 1971 de SAĞ-SOL dengelenmesi için, 1960 da astıkları 3 sağ görüşlü ve etkin kişiye karşılık, 3 tane de sol görüşlü ve etkin öğrenci liderini asmıştır (Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan). Durum o kadar vahimdirki iktidar hırsı TSK mensubu insanlardan şu itiraflarla öğrenilmiştir: "Eğer başvekil ve bakanlarını asmasaydık darbenin haklılığını halka gösteremezdik." 10 yıl sonra bazı gazeteci ve siyasilerin yorumları ise şöyle olacaktı: "Durum 3-3 oldu. Dengelendi. Darbe sonrası yargılananlar idam gerektirecek bir suç işlemiş ya da işlememiştir, buna özgür irade karar vermeli (askeri mahkemeler değil her ne kadar savcı kurulu sivilleri de içerdiyse) ve asılma nedenleri sadece darbeyi haklı gösterme veyahut durum eşitleme gibi düşüncesi insanı ürperten nedenler olmamalıydı görüşü bugün birçok Türkiye vatandaşı tarafından paylaşılmaktadır.
Mayıs askeri darbesinin çok önemli üç özelliği vardı:
a) Genel Kurmay Başkanı Rüştü Erdelhun, Demokrat Parti hükümeti ile bütünleştiği için, darbe askeri hiyerarşi dışında, daha çok genç subayların girişkenliği ile yapılmış ve eski Kara Kuvvetleri Komutanı Cemal Gürsel sonradan hareketin başına geçirilmişti.
b) Demokrasiyi yeniden kurmak için yapıldığı ve gerçekten de 1961 Anayasası ile bunu gerçekleştirdiği halde, Menderes, Zorlu ve Polatkan'ı asarak, üç siyasal cinayete yol açmış ve "Beyaz Bir Devrim"i kana bulamıştı.
c) Çok partili döneme geçildikten sonraki ilk askeri hareket olarak, kendinden sonra da askerlerin darbe yaparak siyasete karışmalarına öncülük etmişti.
27 Mayıs darbesinden bir buçuk yol sonra 15 Ekim 1961'de yeni seçimler yapıldı ve hiçbir parti çoğunluğu alamadığı için, en yüksek oyu alan CHP'nin lideri İsmet İnönü'nün başkanlığında yeni sivil hükümet kuruldu. Askerler gerçekten de sözlerini tutmuşlar ve dünyanın en demokratik anayasalarından birini uygulamaya koyarak, çok kısa bir zamanda seçimleri gerçekleştirip yönetimi sivillere bırakmışlardı.
27 Mayıs 1960 darbesini yapan askerler sadece ordu hiyerarşisine uygun olmayan bir hareketi gerçekleştirmekle kalmayıp, kendi aralarında da bölünmüşlerdi: Alpaslan Türkeş ve on üç arkadaşı, daha uzun dönem iktidarda kalıp Türkiye'yi kendi "milliyetçi ideolojilerine" göre biçimlendirme arzusundaydılar. Daha çok Latin Amerika tipi askeri müdahale modeline uygun olan bu niyet, Cemal Madanoğlu ve Cemal Gürsel tarafından desteklenmemiş ve tabir caiz ise "demokrat" grup, on dört Milli Birlik Komitesi üyesini yurt dışı görevlere yollayarak tasfiye etmişti.
Ordu içindeki kıpırdanmalar 15 Ekim 1961'de yapılan seçimlerle durulmamıştı. 27 Mayıs darbesinin oluşturduğu örnek, darbe sırasında yurt dışında olduğu için iktidara ortak olamamış olan Albay Talat Aydemir ve genç arkadaşlarının iştahasını kabartmıştı. Ankara'daki Harp Okulu'nun komutanı olan Talat Aydemir 22 Şubat 1962'de askeri öğrencileri silahlandırarak bir darbe teşebbüsünde bulundu. Halkın ya da ordunun başka kademelerinin desteklemediği bu darbe teşebbüsü İsmet İnönü Hükümeti tarafından bastırıldı. Talat Aydemir, 21 Mayıs 1963'de bir darbe girişiminde daha bulundu, yine bastırıldı ve bu kez idam edilerek cezalandırıldı.
1965 seçimlerinde 27 Mayıs darbesi ile iktidardan uzaklaştırılan Demokrat Parti'nin devamı olduğunu öne süren Adalet Partisi tek başına iktidara geldi. Adalet Partisi'nin genel başkanı Süleyman Demirel, başbakan olduğu andan itibaren, 1961 Anayasası'nın Türkiye için bir lüks olduğunu, bu anayasa ile ülkenin idare edilemeyeceğini söylemeye başladı. Bir süre sonra sol örgütlerin öğrenci ve genç kökenli "goşist" anarşisi Türkiye'ye egemen oldu. Ordu içinde de bölünmeler ve kıpırdanmalar ortaya çıktı. Bir grup subay Celil Gürkan'ın liderliğinde Yön ve Devrim dergilerinde (kendilerine göre) "ulusal sol" anlayışına göre düşünce üreten Doğan Avcıoğlu ile işbirliği içinde (kendilerine göre) "Atatürkçü" bir darbe hazırlığına girişti.
Celil Gürkan grubu kendi içinde anlaşmazlığa düşerek 9 Mart 1971 tarihinde planladığı darbeyi gerçekleştiremedi, 12 Mart 1971'de Genel Kurmay Başkanı Memduh Tağmaç liderliğindeki ordu, hiyerarşi içinde, bir darbe yaptı.
12 Mart darbesi, ordu kendi içinde de sol düşünceli subaylar ekseninde bölündüğü ve bu subaylar bir takım sivillerle işbirliği içinde oldukları için, tam anlamıyla sola karşı bir nitelik taşıdı. Ülkenin pek çok aydını, yazarı, düşünürü, "komünist" oldukları gerekçesiyle tutuklandı, işkence gördü. Aslında ordu kendi içindeki bir tasfiye ve peşinde olduğu için, 12 Mart'ın sağcı Süleyman Demirel'i iktidardan uzaklaştıran darbesi, tam anlamıyla solu ezen bir uygulamaya dönüştü.
27 Mayıs darbesi, dünyayı yöneten Soğuk Savaş'a uygun bir darbe değildi. Tam tersine, Soğuk Savaş'a aykırı bir darbe idi. Çünkü gerçekleştirdiği 1961 Anayasası ile gerçekten demokratik bir düzen kurduğu ve her türlü düşünce ile birlikte sol ve sağ akımların da önünü açtığı için, Demokrat Parti'nin "çoğunluk diktatörlüğüne" dayalı demokrasi yorumunun getirdiği katı ve baskıcı "anti-komünist" yapıyı sarsan nitelikler taşıyordu.


Alıntı: Emre Kongar'ın resmi intenet sitesi

AYDINLANMA, ASKER-SIYASET ILISKILERINDE UNUTULAN NOKTALAR II
Benzer Konular: Etiketler:
  • 1960 darbesi
  • 1960 darbesinde kimler asildi
  • 27 mayis 1960 darbesi
  • 27 mayis 1960 darbesini kim yapti
  • 60 darbesi
Rapor Et
Reklam
Eski 7 Ekim 2008, 14:17

1960 Darbesi (Yirmiyedi Mayıs İhtilâli)

#2 (link)
Edd-iTöR
Ziyaretçi
Edd-iTöR - avatarı
27 MAYIS 1960 DARBESİ
Darbelerle anılan Türkiye tarihinin yakın dönemine damgasını vuran 27 Mayıs 1960 müdahalesini hazırlayan koşullar Demokrat Parti’nin (DP) 1950 yılında tek parti sultasını alaşağı edip iktidara gelmesiyle başladı. 14 Mayıs 1950’deki genel seçimler, Türk siyasal tarihinde “Ak Devrim” olarak nitelenmişti. DP’nin iktidarı on yıl sürdü.
27 Mayıs darbesini hazırlayan koşulları genel bir çerçeve içerisinde gözden geçirmek gerekir.
DP iktidarının son günlerinde her zamandan daha çok ihtiyaç duyduğu dış kredileri kendisine vermemekte kararlı davranan ABD ve öteki Batılı devletler, dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in sermaye açığını kapatmak üzere Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa ülkeleriyle ilişkileri geliştirmek istediği ve SSCB’ye bir ziyaret planladığını açıkladığı sırada desteklerini kesini olarak DP’den çekmişlerdi. 1950-60 yıllarında Türkiye gibi başlıca avantajı tarımsal ürünlerin üretim ve ihracı ile askeri güç sağlamak olan ve bunun karşılığında döviz ve kredi elde ederek dünya pazarına bağlanan ülkelerin karşısına, dünya kapitalist sistemi, hesaplı ve planlı kalkınma modeli koydu. DP’nin popülist politikaları ise herhangi bir hesaba dayanmaksızın yalnızca antikomünist bir kale olma karşılığında Batı’dan durmaksızın kredi akacağı varsayımına dayanıyordu. 1950-60 yılları arasında DP’nin ekonomik politikaları sayesinde sermaye birikim sürecinin ilk evresini tamamlayan büyük sanayi burjuvazisi, kaynakların popülist politikalarla israfına karşı “ithal ikameciliğe” dayanan bu uluslar arası stratejiye yaklaşmıştı. SSCB ve ABD arasında soğuk savaş döneminin kapanmakta oluşu ise antikomünizmin karşılığında ABD yardımı ilişkisini giderek DP iktidarı için daha az elverişli bir hale getirmiştir. Böylelikle ABD, önce Küba ve sonra Kore’de kendisinin iş başına getirdiği polis rejimlerinin sistem içinde kalacağı düşüncesine dayalı siyaseti uygulamaya soktu. Böylece büyük burjuvazinin toplumun ve devletin yeniden düzenlenmesi istekleriyle, dünya kapitalizminin bağımlı ülkeler için yeni seçenekler arayışının örtüştüğü bir anda, DP iktidarının çöküşünün olduğu kadar 27 Mayıs’ın sistem içindeki çıkışının da sınırları belirlenmişti.
27 Mayıs’ın iktidardan indirdiği ve itibarlarını kırdığı DP’nin siyasal yandaşlarının gerek 27 Mayısçılarının kişiliklerine, gerek onu desteklemiş solla ilişkilendirerek 27 Mayıs’ın sistem içindeki çıkışının da sınırları belirlenmişti.
27 Mayıs’ın iktidardan indirdiği ve itibarlarını kırdığı DP’nin siyasal yandaşlarının gerek 27 Mayısçıların kişiliklerine, gerek onu desteklemiş solla ilişkilendirerek 27 Mayıs’a yönelttiği “komünistlik” suçlamaları ve sürekli gündemde tuttuğu parlamenter meşruiyet tartışması, 27 Mayıs kadrolarını solla özdeşleştiren yanıltıcı bir iz bıraktı. Darbenin onu yapanlarca bir “devrim” olarak değerlendirilmesi ve MBK üyelerinin bir bölümünün darbe sonrasında sola yönelmeleri de bu izlenimi pekiştirdi. Oysa 27 Mayıs’ı gerçekleştiren ve yürüten MBK’nin siyasal hayata müdahale düşüncesinin ve örgütlenmesinin kökeninde, 1946 seçimleri sonrasında CHP iktidarına son vermek üzere hazırlıklara girişmiş bir örgütlenme çekirdeği vardır.
Açık ay, gizli sayımla, hile ve baskıyla elde edilen ve meşruiyetine pek az kimsenin inandığı 1946 seçim sonuçlarının CHP’yi yeniden iktidara getirmesi, Türkiye’nin ilerleyebilmesinin Batı ile bütünleşmesinden geçtiğine, bunun da çoğulcu bir parlamenter rejim içinde gerçekleşebileceğine inanan kamuoyunda ve orduda derin tepkiler yarattı. Seçimlerden bir ay sonra İstanbul’da Harp Akademileri ve Ankara’da Genelkurmay’da daha sonra adları ordu-siyaset ilişkileri bağlamında sıkça anılacak olan Şefik Erensü, Memduh Tağmaç, Cevdet Sunay, Cemal Tural gibi etkili orta kademe kurmaylar arasında bir “darbe”nin gerekliliği fikri güç kazanmaya başladı. Ordu çevrelerinde iktidara zorla el koymak anlamında kullanılan bu “darbe”nin amacı, Batı örneğinde bir parlamenter rejim kurmaktan öteye geçmiyordu. Ancak, bu “darbeci” çekirdeğin ordu hiyerarşisinin bütünü karşısında meşruiyetini sağlamak üzere kendisine çağrı yapılan Korgeneral Fahri Belen ve Kurmay Albay Seyfi Kurtbek ordudan istifa ederek 1950 seçimlerinde DP’den milletvekili oldular. Öteki etmenlerin yanı sıra bu ve benzeri açık, örtük girişimlerde sağlanan ordu-DP ittifakı imajı da seçimlerin DP tarafından kazanılması ve bürokrasiden gelen direnişin kırılması üzerinde etkili oldu. Bu erken “darbeci” çekirdek, iktidara doğrudan
Rapor Et
Eski 30 Mayıs 2011, 11:08

1960 Darbesi (Yirmiyedi Mayıs İhtilâli)

#3 (link)
MsXTeam
_Yağmur_ - avatarı
YİRMİYEDİ MAYIS İHTİLÂLİ
MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi

Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin müdahalesiyle Demokrat Parti yönetimine son verilmesi olayı (27 Mayıs 1960).

1960 ilkbaharında Türkiye'de iç politik durum son derece gergindi. DP yönetimine karşı gösteriler, Nisan 1960'ta büyük boyutlara vardı. 1950'lerin ortalarında subaylar tarafından kurulan ihtilâl grupları, 1960 yılının başında Millî Birlik Komitesi'nde birleştiler. 27 Mayıs 1960 Cuma günü sabahı, saat 03.00'te harekete geçen ordu, yönetime el koydu ve DP ileri gelenleri tutuklandı. 27 Mayısçıların hedefi, ülkeyi en kısa zamanda demokratik bir anayasaya kavuşturup özgür seçimler sonucunda belirecek iktidara ülkeyi teslim ederek çekilmekti.

27 Mayıs'ın ilk hükümeti ertesi gün ilân edildi. İkisi MBK üyesi olan 3 general ile 15 sivilden oluşan hükümet, partisiz kişilerden kurulmuştu. 10 Ağustos tarihindeki bakan değişiklikleri dışında I. Gürsel kabinesi, Kurucu Meclis'in açılmasına kadar sürdü (30 Mayıs 1960-6 Ocak 1961). Kabine, yurttaşların temel hak ve özgürlüklerinin korunacağını, anti-demokratik yasaların kaldırılacağını, çağdaş hukuk düzenine dayalı ve iktidarların yolsuzluklarını önleyecek yeni demokratik kurumların oluşturulacağını, bir plânlama teşkilâtı kurulacağını, ülkenin ekonomik ve malî durumundaki bozukluğun alınacak önlemlerle giderileceğini ilân etti.

Dış politika konusunda MBK ve 27 Mayıs hükümetleri, NATO ve CENTO gibi askerî paktlara, ekonomik-siyasî-malî antlaşmalarla bağlı kaldılar. DP'lileri yargılamak için Yüksek Soruşturma Kurulu ile Yüksek Adalet Divanı kuruldu. 13 Kasım 1960'ta, 14'ler diye anılan, askerî yönetimin sürmesi yanlısı MBK üyeleri, Türkiye dışına sürüldüler. 23 kişilik yeni bir komite kuruldu. Kurucu Meclis toplandı ve yeni bir Anayasa hazırlandı. Anayasa halkoyundan geçtikten sonra, 1961 Ekimi'nde dört partinin katıldığı ve sıkıyönetim altında yapılan seçimlerle yönetim, sivillere devredildi.
Rapor Et
Eski 18 Haziran 2011, 23:09

27 Mayıs Darbe Bildirisi

#4 (link)
>
AndThe_BlackSky - avatarı
Vikipedi

27 Mayıs 1960 sabahı erken saatlerde radyolardan Milli Birlik Komitesi üyesi Albay Alparslan Türkeş tarafından okunan bildiri:

"Sevgili Vatandaşlar, Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini ele almıştır. Bu harekâta Silahlı Kuvvetlerimiz; partileri içine düştükleri uzlaşmaz durumdan kurtarmak ve partiler üstü tarafsız bir idarenin nezaret ve hakemliği altında, en kısa zamanda adil ve serbest seçimler yaptırarak idareyi, hangi tarafa mensup olursa olsun, seçimi kazananlara devir ve teslim etmek üzere girişmiş bulunmaktadır.Girişilmiş olan bu teşebbüs, hiçbir şahsa veya zümreye karşı değildir. İdaremiz, hiç kimse hakkında şahsiyata müteallik tecavüzkâr bir fiile müsaade etmeyeceği gibi, edilmesine de asla müsamaha etmeyecektir. Kim olursa olsun ve hangi partiye mensup bulunursa bulunsun, her vatandaş; kanunlar ve hukuk prensipleri esaslarına göre muamele görecektir. Bütün vatandaşların, partilerin üstünde aynı milletin, aynı soydan gelmiş evlatları olduklarını hatırlayarak ve kin gütmeden birbirlerine karşı hürmetle ve anlayışla muamele etmeleri, ıstıraplarımızın dinmesi ve milli varlığımızın selameti için zaruri görülmektedir.Kabineye mensup şahsiyetlerin, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sığınmalarını rica ederiz. Şahsi emniyetleri kanunun teminatı altındadır.Müttefiklerimize, komşularımıza ve bütün dünyaya hitap ediyoruz. Gayemiz, Birleşmiş Milletler Anayasası'na ve insan hakları prensiplerine tamamen riayettir. Büyük Atatürk'ün 'Yurtta sulh, cihanda sulh' prensibi bayrağımızdır.Bütün ittifaklarımıza ve taahhütlerimize sadığız. NATO ve CENTO'ya inanıyoruz ve bağlıyız. Düşüncemiz 'Yurtta sulh, cihanda sulh'tur."Milletimizin bir zarara uğramayacığı delaletinde sabır ve ihkamla tebessür etmeleri beklentilerimiz arasındadır.(T.S.K,Albay Alparslan Türkeş)
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.228 saniyede (80.55% PHP - 19.45% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 21:49
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi