Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Elektriğin hayatımızdaki önemi nedir?

Gösterim: 143762 | Cevap: 41
  • elektrigin hayatimizdaki onemi
  • elektrigin icadi ve onemi
  • elektrigin onemi
Ziyaretçi
Cevaplanmış   |    18 Ocak 2009 21:34   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Elektriğin hayatımızdaki önemi nedir?

elektriğin hayatımızdaki önemi
En iyi cevap MeLL tarafından gönderildi


1879’da Edison bir elektrik ampulü icat etti. Kömürleştirilmiş iplikten Flamanlarla deneyler yaptıktan sonra karbonlaştırılmış kağıt flamanda karar kıldı. 1880’de evde güvenle kullanılabilecek ampuller üreterek tanesini 2,5 dolara satmaya başladı. Ancak 1878 yılında bir İngiliz bilim adamı olan Joseph Wilson Swan da bir elektrik ampulü icat etmiştir. Ampul camdı ve içinde kömürleştirilmiş bir flaman bulunuyordu. Swan, ampulün içindeki havayı boşlattı çünkü havasız ortamda flaman yanıp tükenmiyordu. Bu iki bilim adamı güçlerini birleştirmeye karar vererek Edison ve Swan Elektrikli Aydınlatma Şirketi’ni
kurdular.

1883'de hayatının en büyük icadı olan Edison etkisi denen olayı gerçekleştirdi; yani ısıtılmış bir filamanın moleküler boşlukta elektron yayınlamasını buldu. 1883'te bulduğu bu olay sıcak katotlu tüplerin temelini oluşturdu. Daha sonra Akkor lambanın üretimini geliştirmeyi başardı, bu da ampulün halk arasında yaygınlaşmasını sağladı.


flaman: Ampul içindeki sıcağa dayanıklı ince uzun ve direnci fazla olan bir tele denir.


18 Ocak 2009 21:38   |   Mesaj #2   |   
Keten Prenses - avatarı
MsXLabs Üyesi
..

42599
8.280 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 28-03-2008
ELEKTRİĞİN ÖNEMİ
Çağımız günlük yaşamının ve iş hayatının vazgeçilmez unsuru, uygarlık ve gelişmişlik göstergesi Elektrik enerjisi; dünyada ilk kez 1878 yılında günlük hayatta kullanılmaya başlanır. İlk elektrik santrali ise, 1882’de Londra’da hizmete girer.

1902 yılında Tarsus’ta kurulan 120 HP gücünde hidroelektrik santralinin, Anadolu’nun ilk elektrik santralı olduğu bilinir.

Elektrik enerjisi sektöründe yapılan ilk çalışma, 10 Haziran 1910 tarihinde çıkarılan "Menafi Umumiye Müteallik İmtiyaz" ile başlar. Bu imtiyaz sonucu, ilk olarak İstanbul’da elektik enerjisi üretimi ve dağıtımı hizmetlerini gerçekleştirmek için Macar Ganz Anonim Şirketi, Banque de Bruxelles ve Banque Generale de Credit tarafından ortaklaşa kurulan Osmanlı Anonim Elektrik Şirketi görevlendirilir. Bu şirkete 1 Ekim 1910 tarihinde 50 yıllık çalışma yetkisi verilir. (Bu imtiyazlı şirket 1 Temmuz 1938 tarihinde satın alınarak devletleştirilir)

Osmanlı Anonim Elektrik Şirketinin kurulmasından sonra, İstanbul’un elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla, taşkömürü ile çalışması planlanan ilk Termik Santral Silahtarağa; 1914 yılı Şubat ayında, -savaş öncesinde- üretime başlar ve 1950’lere kadar İstanbul’un tek elektrik santrali olarak çalışır.

4 milyon kilowatt-saat (kWh) elektrik üretimi ile Taşkömürü Havzanın ilk ve Türkiye’nin ikinci termik elektrik santralı, 1924 yılında Kozlu’da Sarıcazadelere ait 17 ocaklarında, Türk Kömür Madenleri AŞ adlı İtalyan şirketi tarafından, maden ocaklarının ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulur.

Türkiye’nin ikinci büyük kapasitedeki, üçüncü termik santralı, İzmir ilinin ihtiyacını karşılamak amacıyla 1928 yılında Alsancak semtinde kurulan 5 Megawatt (MW) gücündeki santraldir.

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planının (1933–1937) uygulamaya konmasıyla; 14 Haziran 1935 tarihinde; 2804 sayılı MTA ve 2805 sayılı kanunla da Etibank kurulmuştur. Bu yasalarda, Etibank’ın Madencilik, enerji üretimi ve dağıtımı alanlarında faaliyet göstermesi öngörülür.14 Haziran 1935 tarih ve 2819 sayılı kanunla ülkenin elektrik enerjisine yönelik potansiyelinin saptanması amacıyla da Elektrik İşleri Etüt İdaresi (E.İ.E.İ) kurulmuş olup, yasa 24 Haziran 1935’de yürürlüğe girmiştir. Birbirleriyle yakın işbirliği halinde çalışmaları programlanan bu üç temel devlet kuruluşu birlikte faaliyete geçirilmiştir. Enerji sektöründeki dağınıklığın giderilmesi amacıyla önemli adımlar atılmıştır. 1935 yılında kurulu güç 26.2 MW, üretim 213 milyon kWh, kişi başına tüketim 28 kWh/kişi olup, elektrik enerjisi verilmiş il merkezi sayısı ise 43 tür. Bu yıllarda 4 termik, 11 hidroelektrik, 4 lokomobil (harman makinelerini çalıştırmak için tarımda kullanılan, buharlı makine), 3 emme gaz, 28 dizel olmak üzere toplam 50 santral aracılığı ile elektrik enerjisi üretilmektedir. 1953 yılında 970 Milyon kWh olan elektrik üretimi, 1968 yılında 7 milyar kWh olur. 2001 yılı sonu itibariyle; kurulu güç 28.318,5 MW olmuş, yüzde 60 ’ı termik santrallarda gerçekleşen elektrik üretimi 123 milyar kWh’e ulaşmıştır. Artan nüfusa rağmen elektrik enerjisi tüketimi, 2000 kWh/kişi’yi bulmuştur.

İtalyanlar tarafından, kurulan santralin ardından aynı amaçla, İş Bankası madencilik kuruluşu olan Kömüriş’in (Fransız sermayeli Ereğli Şirketi ortaklığı ile) İncirharmanı Ocaklarında, 1928’de Kömüriş Termik Santralı kurulmuştur. Her iki santral ile aşağıdaki çizelgede özellikleri belirtilen diğer santrallar Çates’in üretime geçtiği 1948 yılına kadar Zonguldak çevresi ile maden ocaklarının elektrik, Türkiye’nin de kömür ihtiyacını karşılamışlardır.

Zonguldak Kömür Havzasında Zonguldak ilinin merkez ilçesine bağlı ve il merkezinin 17 km. doğusunda bulunan Çatalağızı’nda (Işıkveren), kömür tozlarından yararlanacak biçimde bir termik elektrik santrali yapılması 1938 yılında kararlaştırılmıştır. 1940 Yılında bir İngiliz firması ile anlaşma yapılmıştır. Ancak İkinci Dünya Savaşı nedeniyle, santralın inşaatı gecikmeli olarak (Etibank Yönetim Kurulunun 26 Nisan 1946 tarih ve 519/ 5 sayılı kararı ile) "English Electric" firmasına ihale edilmiştir.
kaynak
SEDEPH ve MesirKentli bu mesajı beğendi.
5 Şubat 2009 15:12   |   Mesaj #3   |   
The Unique - avatarı
MsXLabs Üyesi
Kahraman Maraş

43232
4.171 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 12-11-2005
Enerji krizinin kapıda olduğu şu dönemde elektriğin hayatınızdaki önemini hiç düşündünüz mü?
Mesela; evinizde elektrik yok, yani; televizyon yok, bilgisayar yok, bankada bir işlem yapacaksınız ama elektrik olmadığı için
banka görevlisi işinizi yapamıyor yada çamaşırlarınızı yıkayacaksınız ama makinayı çalıştıramıyosunuz, akşam kitap okumak istediğinizde
okuyamayacaksınız, cep telefonunuzu şarj edemiyeceksiniz, sanayi kuruluşları çalışamadığı için üretim olmayacak, 1 Liraya satın aldığınız makarnaya 100 Lira da ödemek isteseniz olmadığı için alamayacaksınız...
Türkiyede enerji sıkıntısının başlayabileceği şu dönemde elektriğimizi tasarruflu kullanalım, 3-5 lambayı aynı anda açmaktansa birini açalım, 5 saat klima çalıştırmaktansa çok bunaldığımızda açalım. Enerji gökten zembille inmiyor, her şeyin olduğu gibi enerji kaynaklarının da bir sonu olduğunu unutmayalım...

Enerji sektöründe çalışan ve işin iç yüzünü çoğu insandan daha iyi bilen birisi olduğum için sizleri bir nebze de olsa aydınlatmak
ve enerjinin insan hayatında ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu hatırlatmak istedim... Saygılarmla...

Elektriğin yaşamımızdaki önemi ( Hayatımızdaki, yaşantımızdaki, günümüzdeki )
Elektrik , elektriksel yükün varlığı ve akışından meydana gelen çeşitli olguları tanımlayan sözcüktür. Mıknatıslık ile birlikte doğadaki temel etkileşimlerden biri olan elektromıknatıslığı oluşturur. Yıldırım, elektrik akımı ve alanı gibi yaygın olarak bilinen birçok olguyu bünyesinde barındırmanın yanı sıra, en önemli sanayisel uygulamaları arasında elektronik ve elektrik gücü sayılabilir.
ELEKTRİĞİN EKONOMİDEKİ YERİ VE ÖNEMİ
Gelişmekte olan ülkelerde elektrik talebi ile ekonomik büyüme arasındaki güçlü ilişki, gelişmiş ülkelerde daha zayıftır.
Gelişmekte olan ülkelerde elektrik kullanımı uluslararası standartların oldukça gerisinde kalmakla birlikte, bu ülkelerdeki sanayileşme çabaları, gelirin artması ve elektrikli ev aletlerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla elektriğe olan talep artmıştır
Son yıllarda gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkede ekonomik gelişme ile enerji kullanımı arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için hesaplanan esneklik katsayısı özellikle gelişmekte olan ülkeler için 1’e yakın değerler taşımaktadır. Esneklik katsayısının 1 olması, ekonomide yüzde 1’lik büyüme durumunda genel enerji talebinin de yüzde 1 oranında artacağı anlamına gelmektedir.
Elektrik enerjisi ile GSMH arasındaki ilişki, genel enerji ile GSMH arasındaki ilişkiden daha güçlüdür. Bu kapsamda, hesaplanan ekonomik gelişme elektrik tüketimi arasındaki esneklik katsayısı genellikle 1’den büyüktür.
Gelişmiş ülkelerde enerji tüketimi ile GSMH artışı arasında hesaplanan esneklik katsayısı genellikle 1’den düşüktür. Enerji kullanım yoğunluğu olarak da ifade edilen, her birim çıktı için kullanılan enerjinin, gelişmekte olan ülkelerde, gelişmiş ülkelere kıyasla daha yüksek gerçekleşmesinde, ekonomik kalkınma hızı ile birlikte ekonomideki etkinsizlik önemli rol oynamaktadır1.
Gelişmekte olan ülkeler sanayileşme oranları geliştikçe daha fazla enerji tüketeceklerdir. Enerji kullanımında etkin teknolojik donanımın ve hizmet sektörünün gelişmemesi, çıktı başına enerji kullanımını artırmaktadır.
ülkelere göre değişmekle birlikte, karşılanamayan her 1 kWh’lik elektrik enerjisi 0,40-1,25 $ arasında bir gelir kaybına neden olacaktır2.
ELEKTRİK ENERJİSİ VE ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNÜN ÖZELLİKLERİ
Elektrik enerjisini, ekonominin ve sosyal yaşamın vazgeçilemez bir öğesi konumuna getirmiştir. Kullanım kolaylığı, rahatlığı ve kalitesi elektrik enerjisini diğer enerji türlerine kıyasla ön plana çıkarmaktadır.
Elektrik enerjisi bir yönüyle nihai mal diğer yönüyle ise ara mal özelliği taşımakta olup, gerek nihai mal gerekse ara mal olarak büyük bir önem arz etmektedir. Elektrik enerjisi sektörü ekonomideki bütün kesimlere girdi veren, ancak bütün kesimlerden girdi almayan bir sektördür. Bu nedenle elektrik sektöründeki darboğazlar bütün kesimleri etkilemektedir.
Elektrik enerjisi diğer enerji türlerinden farklı olarak tüketilmeden üretilemeyen bir enerjidir. Başka bir ifade ile elektriğin üretimi ile tüketimi birlikte gerçekleşir. Bu ise, sözkonusu sektörün girdi verdiği kesimlerden etkilenmesi anlamına gelir. .
Elektrik normal bir ticari mal değildir. İkame edilmesi güç bir özelliğe sahip olan elektriğin, çok yüksek maliyetli olması ve fiziki olarak çok büyük mekanlar gerektirmesi nedeniyle stoklama olanağı bulunmamaktadır.
Üretildiği an tüketilmesi gereken elektrik enerjisinde, tüketim aylara, günlere ve günün saatlerine göre değişkenlik göstermektedir. Bu nedenle üretim yöntemi ne olursa olsun tüm elektrik santrallarının kurulu gücünün en yüksek talebi karşılayabilecek bir kapasiteye sahip olması gerekmektedir.
Elektrik enerjisinin bir diğer özelliği de üretimin kesintisiz devam etmesinin zorunlu oluşudur. Bunun için üretimde daima belirli bir yedek kapasitenin hazır bulundurulması gerekmektedir.
Satılan malın modaya bağlı olmaması, malın elde kalma riskinin olmaması, depo antrepo gibi ilave mekanlara, ambalaj gibi ilave masraflara ve geleneksel taşıma vasıtalarına gerek göstermemesi, müşterinin daima aynı yerde hazır ve sunulan elektriği satın almak zorunda olması, yatırımcıların gözünde sektörün cazibesini artırmaktadır. Bununla beraber, sadece kablolarla iletilebilir ve dağıtılabilir olması nedeniyle rekabetçi uygulama sağlanabilmesi en zor sektörlerden biridirElektriğin yaşamımızdaki önemi ( Hayatımızdaki, yaşantımızdaki, günümüzdeki ).


Kaynak:Elektriğin yaşamımızdaki önemi ( Hayatımızdaki, yaşantımızdaki, günümüzdeki )
SEDEPH ve Keten Prenses bu mesajı beğendi.
aragorniso
9 Mart 2009 20:41   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Ampul'ün icadı-Ampul hayatımızı nasıl kolaylaştırdı?

Arkadaslar Ampul'ün icadı ve Ampulün hayatımızı nasıl kolaylaştırdığı... Yardımcı olursanız sevinirim
MeLL bu mesajı beğendi.
MeLL
9 Mart 2009 20:52   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

1879’da Edison bir elektrik ampulü icat etti. Kömürleştirilmiş iplikten Flamanlarla deneyler yaptıktan sonra karbonlaştırılmış kağıt flamanda karar kıldı. 1880’de evde güvenle kullanılabilecek ampuller üreterek tanesini 2,5 dolara satmaya başladı. Ancak 1878 yılında bir İngiliz bilim adamı olan Joseph Wilson Swan da bir elektrik ampulü icat etmiştir. Ampul camdı ve içinde kömürleştirilmiş bir flaman bulunuyordu. Swan, ampulün içindeki havayı boşlattı çünkü havasız ortamda flaman yanıp tükenmiyordu. Bu iki bilim adamı güçlerini birleştirmeye karar vererek Edison ve Swan Elektrikli Aydınlatma Şirketi’ni
kurdular.

1883'de hayatının en büyük icadı olan Edison etkisi denen olayı gerçekleştirdi; yani ısıtılmış bir filamanın moleküler boşlukta elektron yayınlamasını buldu. 1883'te bulduğu bu olay sıcak katotlu tüplerin temelini oluşturdu. Daha sonra Akkor lambanın üretimini geliştirmeyi başardı, bu da ampulün halk arasında yaygınlaşmasını sağladı.


flaman: Ampul içindeki sıcağa dayanıklı ince uzun ve direnci fazla olan bir tele denir.


Keten Prenses bu mesajı beğendi.
Misafir
7 Aralık 2009 15:54   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
enerji türlerinin günlük hayattaki önemi nedir??
Misafir
10 Aralık 2009 22:36   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
eletriğin önemini arştırdım ama bulamadım. lütfen yardımcı olun
_KleopatrA_
10 Aralık 2009 23:00   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

eletriğin önemini arştırdım ama bulamadım. lütfen yardımcı olun

ELEKTRİĞİN ÖNEMİ
Çağımız günlük yaşamının ve iş hayatının vazgeçilmez unsuru, uygarlık ve gelişmişlik göstergesi Elektrik enerjisi; dünyada ilk kez 1878 yılında günlük hayatta kullanılmaya başlanır. İlk elektrik santrali ise, 1882’de Londra’da hizmete girer.

1902 yılında Tarsus’ta kurulan 120 HP gücünde hidroelektrik santralinin, Anadolu’nun ilk elektrik santralı olduğu bilinir.

Elektrik enerjisi sektöründe yapılan ilk çalışma, 10 Haziran 1910 tarihinde çıkarılan "Menafi Umumiye Müteallik İmtiyaz" ile başlar. Bu imtiyaz sonucu, ilk olarak İstanbul’da elektik enerjisi üretimi ve dağıtımı hizmetlerini gerçekleştirmek için Macar Ganz Anonim Şirketi, Banque de Bruxelles ve Banque Generale de Credit tarafından ortaklaşa kurulan Osmanlı Anonim Elektrik Şirketi görevlendirilir. Bu şirkete 1 Ekim 1910 tarihinde 50 yıllık çalışma yetkisi verilir. (Bu imtiyazlı şirket 1 Temmuz 1938 tarihinde satın alınarak devletleştirilir)

Osmanlı Anonim Elektrik Şirketinin kurulmasından sonra, İstanbul’un elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla, taşkömürü ile çalışması planlanan ilk Termik Santral Silahtarağa; 1914 yılı Şubat ayında, -savaş öncesinde- üretime başlar ve 1950’lere kadar İstanbul’un tek elektrik santrali olarak çalışır.

4 milyon kilowatt-saat (kWh) elektrik üretimi ile Taşkömürü Havzanın ilk ve Türkiye’nin ikinci termik elektrik santralı, 1924 yılında Kozlu’da Sarıcazadelere ait 17 ocaklarında, Türk Kömür Madenleri AŞ adlı İtalyan şirketi tarafından, maden ocaklarının ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulur.

Türkiye’nin ikinci büyük kapasitedeki, üçüncü termik santralı, İzmir ilinin ihtiyacını karşılamak amacıyla 1928 yılında Alsancak semtinde kurulan 5 Megawatt (MW) gücündeki santraldir.

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planının (1933–1937) uygulamaya konmasıyla; 14 Haziran 1935 tarihinde; 2804 sayılı MTA ve 2805 sayılı kanunla da Etibank kurulmuştur. Bu yasalarda, Etibank’ın Madencilik, enerji üretimi ve dağıtımı alanlarında faaliyet göstermesi öngörülür.14 Haziran 1935 tarih ve 2819 sayılı kanunla ülkenin elektrik enerjisine yönelik potansiyelinin saptanması amacıyla da Elektrik İşleri Etüt İdaresi (E.İ.E.İ) kurulmuş olup, yasa 24 Haziran 1935’de yürürlüğe girmiştir. Birbirleriyle yakın işbirliği halinde çalışmaları programlanan bu üç temel devlet kuruluşu birlikte faaliyete geçirilmiştir. Enerji sektöründeki dağınıklığın giderilmesi amacıyla önemli adımlar atılmıştır. 1935 yılında kurulu güç 26.2 MW, üretim 213 milyon kWh, kişi başına tüketim 28 kWh/kişi olup, elektrik enerjisi verilmiş il merkezi sayısı ise 43 tür. Bu yıllarda 4 termik, 11 hidroelektrik, 4 lokomobil (harman makinelerini çalıştırmak için tarımda kullanılan, buharlı makine), 3 emme gaz, 28 dizel olmak üzere toplam 50 santral aracılığı ile elektrik enerjisi üretilmektedir. 1953 yılında 970 Milyon kWh olan elektrik üretimi, 1968 yılında 7 milyar kWh olur. 2001 yılı sonu itibariyle; kurulu güç 28.318,5 MW olmuş, yüzde 60 ’ı termik santrallarda gerçekleşen elektrik üretimi 123 milyar kWh’e ulaşmıştır. Artan nüfusa rağmen elektrik enerjisi tüketimi, 2000 kWh/kişi’yi bulmuştur.

İtalyanlar tarafından, kurulan santralin ardından aynı amaçla, İş Bankası madencilik kuruluşu olan Kömüriş’in (Fransız sermayeli Ereğli Şirketi ortaklığı ile) İncirharmanı Ocaklarında, 1928’de Kömüriş Termik Santralı kurulmuştur. Her iki santral ile aşağıdaki çizelgede özellikleri belirtilen diğer santrallar Çates’in üretime geçtiği 1948 yılına kadar Zonguldak çevresi ile maden ocaklarının elektrik, Türkiye’nin de kömür ihtiyacını karşılamışlardır.

Zonguldak Kömür Havzasında Zonguldak ilinin merkez ilçesine bağlı ve il merkezinin 17 km. doğusunda bulunan Çatalağızı’nda (Işıkveren), kömür tozlarından yararlanacak biçimde bir termik elektrik santrali yapılması 1938 yılında kararlaştırılmıştır. 1940 Yılında bir İngiliz firması ile anlaşma yapılmıştır. Ancak İkinci Dünya Savaşı nedeniyle, santralın inşaatı gecikmeli olarak (Etibank Yönetim Kurulunun 26 Nisan 1946 tarih ve 519/ 5 sayılı kararı ile) "English Electric" firmasına ihale edilmiştir.
kaynak
Misafir
10 Ocak 2010 18:32   |   Mesaj #9   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
ARKADAŞLAR BENİM YARINA VE SALI GÜNÜNE KADAR HAZIRLAMAM GEREKEN 5 TANE SUNUM VAR BANA YARDIM EDİN Kİ BENDE SİZE YARDIM EDİİM DİMİ YANİ!!!!
_KleopatrA_
11 Ocak 2010 11:59   |   Mesaj #10   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
The Unique adlı kullanıcıdan alıntı

Enerji krizinin kapıda olduğu şu dönemde elektriğin hayatınızdaki önemini hiç düşündünüz mü?
Mesela; evinizde elektrik yok, yani; televizyon yok, bilgisayar yok, bankada bir işlem yapacaksınız ama elektrik olmadığı için
banka görevlisi işinizi yapamıyor yada çamaşırlarınızı yıkayacaksınız ama makinayı çalıştıramıyosunuz, akşam kitap okumak istediğinizde
okuyamayacaksınız, cep telefonunuzu şarj edemiyeceksiniz, sanayi kuruluşları çalışamadığı için üretim olmayacak, 1 Liraya satın aldığınız makarnaya 100 Lira da ödemek isteseniz olmadığı için alamayacaksınız...
Türkiyede enerji sıkıntısının başlayabileceği şu dönemde elektriğimizi tasarruflu kullanalım, 3-5 lambayı aynı anda açmaktansa birini açalım, 5 saat klima çalıştırmaktansa çok bunaldığımızda açalım. Enerji gökten zembille inmiyor, her şeyin olduğu gibi enerji kaynaklarının da bir sonu olduğunu unutmayalım...

Enerji sektöründe çalışan ve işin iç yüzünü çoğu insandan daha iyi bilen birisi olduğum için sizleri bir nebze de olsa aydınlatmak
ve enerjinin insan hayatında ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu hatırlatmak istedim... Saygılarmla...

Elektriğin yaşamımızdaki önemi ( Hayatımızdaki, yaşantımızdaki, günümüzdeki )
Elektrik , elektriksel yükün varlığı ve akışından meydana gelen çeşitli olguları tanımlayan sözcüktür. Mıknatıslık ile birlikte doğadaki temel etkileşimlerden biri olan elektromıknatıslığı oluşturur. Yıldırım, elektrik akımı ve alanı gibi yaygın olarak bilinen birçok olguyu bünyesinde barındırmanın yanı sıra, en önemli sanayisel uygulamaları arasında elektronik ve elektrik gücü sayılabilir.
ELEKTRİĞİN EKONOMİDEKİ YERİ VE ÖNEMİ
Gelişmekte olan ülkelerde elektrik talebi ile ekonomik büyüme arasındaki güçlü ilişki, gelişmiş ülkelerde daha zayıftır.
Gelişmekte olan ülkelerde elektrik kullanımı uluslararası standartların oldukça gerisinde kalmakla birlikte, bu ülkelerdeki sanayileşme çabaları, gelirin artması ve elektrikli ev aletlerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla elektriğe olan talep artmıştır
Son yıllarda gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkede ekonomik gelişme ile enerji kullanımı arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için hesaplanan esneklik katsayısı özellikle gelişmekte olan ülkeler için 1’e yakın değerler taşımaktadır. Esneklik katsayısının 1 olması, ekonomide yüzde 1’lik büyüme durumunda genel enerji talebinin de yüzde 1 oranında artacağı anlamına gelmektedir.
Elektrik enerjisi ile GSMH arasındaki ilişki, genel enerji ile GSMH arasındaki ilişkiden daha güçlüdür. Bu kapsamda, hesaplanan ekonomik gelişme elektrik tüketimi arasındaki esneklik katsayısı genellikle 1’den büyüktür.
Gelişmiş ülkelerde enerji tüketimi ile GSMH artışı arasında hesaplanan esneklik katsayısı genellikle 1’den düşüktür. Enerji kullanım yoğunluğu olarak da ifade edilen, her birim çıktı için kullanılan enerjinin, gelişmekte olan ülkelerde, gelişmiş ülkelere kıyasla daha yüksek gerçekleşmesinde, ekonomik kalkınma hızı ile birlikte ekonomideki etkinsizlik önemli rol oynamaktadır1.
Gelişmekte olan ülkeler sanayileşme oranları geliştikçe daha fazla enerji tüketeceklerdir. Enerji kullanımında etkin teknolojik donanımın ve hizmet sektörünün gelişmemesi, çıktı başına enerji kullanımını artırmaktadır.
ülkelere göre değişmekle birlikte, karşılanamayan her 1 kWh’lik elektrik enerjisi 0,40-1,25 $ arasında bir gelir kaybına neden olacaktır2.
ELEKTRİK ENERJİSİ VE ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNÜN ÖZELLİKLERİ
Elektrik enerjisini, ekonominin ve sosyal yaşamın vazgeçilemez bir öğesi konumuna getirmiştir. Kullanım kolaylığı, rahatlığı ve kalitesi elektrik enerjisini diğer enerji türlerine kıyasla ön plana çıkarmaktadır.
Elektrik enerjisi bir yönüyle nihai mal diğer yönüyle ise ara mal özelliği taşımakta olup, gerek nihai mal gerekse ara mal olarak büyük bir önem arz etmektedir. Elektrik enerjisi sektörü ekonomideki bütün kesimlere girdi veren, ancak bütün kesimlerden girdi almayan bir sektördür. Bu nedenle elektrik sektöründeki darboğazlar bütün kesimleri etkilemektedir.
Elektrik enerjisi diğer enerji türlerinden farklı olarak tüketilmeden üretilemeyen bir enerjidir. Başka bir ifade ile elektriğin üretimi ile tüketimi birlikte gerçekleşir. Bu ise, sözkonusu sektörün girdi verdiği kesimlerden etkilenmesi anlamına gelir. .
Elektrik normal bir ticari mal değildir. İkame edilmesi güç bir özelliğe sahip olan elektriğin, çok yüksek maliyetli olması ve fiziki olarak çok büyük mekanlar gerektirmesi nedeniyle stoklama olanağı bulunmamaktadır.
Üretildiği an tüketilmesi gereken elektrik enerjisinde, tüketim aylara, günlere ve günün saatlerine göre değişkenlik göstermektedir. Bu nedenle üretim yöntemi ne olursa olsun tüm elektrik santrallarının kurulu gücünün en yüksek talebi karşılayabilecek bir kapasiteye sahip olması gerekmektedir.
Elektrik enerjisinin bir diğer özelliği de üretimin kesintisiz devam etmesinin zorunlu oluşudur. Bunun için üretimde daima belirli bir yedek kapasitenin hazır bulundurulması gerekmektedir.
Satılan malın modaya bağlı olmaması, malın elde kalma riskinin olmaması, depo antrepo gibi ilave mekanlara, ambalaj gibi ilave masraflara ve geleneksel taşıma vasıtalarına gerek göstermemesi, müşterinin daima aynı yerde hazır ve sunulan elektriği satın almak zorunda olması, yatırımcıların gözünde sektörün cazibesini artırmaktadır. Bununla beraber, sadece kablolarla iletilebilir ve dağıtılabilir olması nedeniyle rekabetçi uygulama sağlanabilmesi en zor sektörlerden biridirElektriğin yaşamımızdaki önemi ( Hayatımızdaki, yaşantımızdaki, günümüzdeki ).


Kaynak:Elektriğin yaşamımızdaki önemi ( Hayatımızdaki, yaşantımızdaki, günümüzdeki )

ELEKTRİĞİN ÖNEMİ
Çağımız günlük yaşamının ve iş hayatının vazgeçilmez unsuru, uygarlık ve gelişmişlik göstergesi Elektrik enerjisi; dünyada ilk kez 1878 yılında günlük hayatta kullanılmaya başlanır. İlk elektrik santrali ise, 1882’de Londra’da hizmete girer.

1902 yılında Tarsus’ta kurulan 120 HP gücünde hidroelektrik santralinin, Anadolu’nun ilk elektrik santralı olduğu bilinir.

Elektrik enerjisi sektöründe yapılan ilk çalışma, 10 Haziran 1910 tarihinde çıkarılan "Menafi Umumiye Müteallik İmtiyaz" ile başlar. Bu imtiyaz sonucu, ilk olarak İstanbul’da elektik enerjisi üretimi ve dağıtımı hizmetlerini gerçekleştirmek için Macar Ganz Anonim Şirketi, Banque de Bruxelles ve Banque Generale de Credit tarafından ortaklaşa kurulan Osmanlı Anonim Elektrik Şirketi görevlendirilir. Bu şirkete 1 Ekim 1910 tarihinde 50 yıllık çalışma yetkisi verilir. (Bu imtiyazlı şirket 1 Temmuz 1938 tarihinde satın alınarak devletleştirilir)

Osmanlı Anonim Elektrik Şirketinin kurulmasından sonra, İstanbul’un elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla, taşkömürü ile çalışması planlanan ilk Termik Santral Silahtarağa; 1914 yılı Şubat ayında, -savaş öncesinde- üretime başlar ve 1950’lere kadar İstanbul’un tek elektrik santrali olarak çalışır.

4 milyon kilowatt-saat (kWh) elektrik üretimi ile Taşkömürü Havzanın ilk ve Türkiye’nin ikinci termik elektrik santralı, 1924 yılında Kozlu’da Sarıcazadelere ait 17 ocaklarında, Türk Kömür Madenleri AŞ adlı İtalyan şirketi tarafından, maden ocaklarının ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulur.

Türkiye’nin ikinci büyük kapasitedeki, üçüncü termik santralı, İzmir ilinin ihtiyacını karşılamak amacıyla 1928 yılında Alsancak semtinde kurulan 5 Megawatt (MW) gücündeki santraldir.

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planının (1933–1937) uygulamaya konmasıyla; 14 Haziran 1935 tarihinde; 2804 sayılı MTA ve 2805 sayılı kanunla da Etibank kurulmuştur. Bu yasalarda, Etibank’ın Madencilik, enerji üretimi ve dağıtımı alanlarında faaliyet göstermesi öngörülür.14 Haziran 1935 tarih ve 2819 sayılı kanunla ülkenin elektrik enerjisine yönelik potansiyelinin saptanması amacıyla da Elektrik İşleri Etüt İdaresi (E.İ.E.İ) kurulmuş olup, yasa 24 Haziran 1935’de yürürlüğe girmiştir. Birbirleriyle yakın işbirliği halinde çalışmaları programlanan bu üç temel devlet kuruluşu birlikte faaliyete geçirilmiştir. Enerji sektöründeki dağınıklığın giderilmesi amacıyla önemli adımlar atılmıştır. 1935 yılında kurulu güç 26.2 MW, üretim 213 milyon kWh, kişi başına tüketim 28 kWh/kişi olup, elektrik enerjisi verilmiş il merkezi sayısı ise 43 tür. Bu yıllarda 4 termik, 11 hidroelektrik, 4 lokomobil (harman makinelerini çalıştırmak için tarımda kullanılan, buharlı makine), 3 emme gaz, 28 dizel olmak üzere toplam 50 santral aracılığı ile elektrik enerjisi üretilmektedir. 1953 yılında 970 Milyon kWh olan elektrik üretimi, 1968 yılında 7 milyar kWh olur. 2001 yılı sonu itibariyle; kurulu güç 28.318,5 MW olmuş, yüzde 60 ’ı termik santrallarda gerçekleşen elektrik üretimi 123 milyar kWh’e ulaşmıştır. Artan nüfusa rağmen elektrik enerjisi tüketimi, 2000 kWh/kişi’yi bulmuştur.

İtalyanlar tarafından, kurulan santralin ardından aynı amaçla, İş Bankası madencilik kuruluşu olan Kömüriş’in (Fransız sermayeli Ereğli Şirketi ortaklığı ile) İncirharmanı Ocaklarında, 1928’de Kömüriş Termik Santralı kurulmuştur. Her iki santral ile aşağıdaki çizelgede özellikleri belirtilen diğer santrallar Çates’in üretime geçtiği 1948 yılına kadar Zonguldak çevresi ile maden ocaklarının elektrik, Türkiye’nin de kömür ihtiyacını karşılamışlardır.

Zonguldak Kömür Havzasında Zonguldak ilinin merkez ilçesine bağlı ve il merkezinin 17 km. doğusunda bulunan Çatalağızı’nda (Işıkveren), kömür tozlarından yararlanacak biçimde bir termik elektrik santrali yapılması 1938 yılında kararlaştırılmıştır. 1940 Yılında bir İngiliz firması ile anlaşma yapılmıştır. Ancak İkinci Dünya Savaşı nedeniyle, santralın inşaatı gecikmeli olarak (Etibank Yönetim Kurulunun 26 Nisan 1946 tarih ve 519/ 5 sayılı kararı ile) "English Electric" firmasına ihale edilmiştir.
kaynak

Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

ARKADAŞLAR BENİM YARINA VE SALI GÜNÜNE KADAR HAZIRLAMAM GEREKEN 5 TANE SUNUM VAR BANA YARDIM EDİN Kİ BENDE SİZE YARDIM EDİİM DİMİ YANİ!!!!

Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Elektriğin hayatımızdaki önemi nedir? Konusuna Benzer Konular

Çokgenlerin hayatımızdaki önemi nedir?
Gönderen: xaxaxaxaxa Forum: Soru-Cevap
Cevap: 22
Son Mesaj: 18 Kasım 2014 17:01
Su cenderelerinin hayatımızdaki yeri ve önemi nedir?
Gönderen: Ziyaretçi Forum: Soru-Cevap
Cevap: 25
Son Mesaj: 7 Aralık 2012 00:53
Basit makinaların hayatımızdaki önemi nedir?
Gönderen: Ziyaretçi Forum: Soru-Cevap
Cevap: 11
Son Mesaj: 24 Aralık 2011 22:39
Arkadaşlarımızın hayatımızdaki yeri ve önemi nedir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 3
Son Mesaj: 26 Eylül 2011 20:46
Taşıtların hayatımızdaki önemi nedir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 3
Son Mesaj: 23 Mayıs 2011 18:47
Sayfa 0.502 saniyede 12 sorgu ile oluşturuldu