Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Seyit Battal Gazi kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

Bu konu Soru-Cevap forumunda ::::yasemin:::: tarafından 7 Şubat 2009 (14:39) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
35460 kez görüntülenmiş, 10 cevap yazılmış ve son mesaj 12 Aralık 2013 (17:25) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 4.00  |  Oy Veren: 5      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 7 Şubat 2009, 14:39

Seyit Battal Gazi kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#1 (link)
::::yasemin::::
Ziyaretçi
::::yasemin:::: - avatarı
bu devletler doğrumu çünkü bu benim ödevim ve bunklardan birini araştırmak istiorum bana seyit battal gazi destanını bulurmusunuz sizden yararlanmak istiyorum saygılarımla...
En iyi cevap LeqoLas tarafından gönderildi

SEYİD BATTAL GAZİ'NİN HAYATI

Battal, Emevilerin Bizans (Rum)'a karşı açtıkları seferlerde ün almış arap kumandanı; arap ve türk destani halk romanlarının hahramanı. Türkler arasında Seyid Battal Gazi, Seyid Battal ve Battal Gazi isimleri ile maruftur.

Tarihi şahsiyeti. Adının „Abdullah“ olduğunda mevsuk kaynaklardan bir çoğu, birleşiyorlar. Battal („kahraman“) sıfatı, tarihi kaynakların hepsinde, onun lakabı olarak, görülmektedir. Künyesi, İbnü’l-Esir’e göre, Abdullah Ebü’l-Hüseyin olup aslen Antakyalı ve Sibt’e göre, Şam’lıdır. İbn Asakir’e göre, Emevilerin azatlı bir kölesi idi ve arap aslından değildi.

Battal'ın yaşadığı zamanı, onun bulunduğu rum seferlerine dair verilen haberlerden öğreniyoruz. Battal, Mesleme'nin Bizans'ı kuşatmasına iştirak etmiş gibi gösterilir. Bu kuşatma miladi 717'de başladı ve miladi 718 ağustosunda kaldırıldı. Battal'ın ölüm tarihi üzerinde kaynaklar her ne kadar birleşmiş değillerse de, her halde bu arap kumandanı Battal, Emevi ordularının hicri 98-122 (M.717-740) yılları arasında Rum seferlerinde bulunmuş, hicri 122 (M.740)'de, bugünkü Afyonkarahisar yakınlarından bulunan eski ''Akroinon'' mevkiinde vukua gelen büyük savaşta öldürülmüştür.

Menkıbevi şahsiyeti. Battal'ın adı etrafında, daha ilk kaynaklardan başlayarak, bir menkıbeler halesi meydana gelmiştir. Onun Rum seferlerindeki maceraları, Taberi'den başlayarak, arap tarihçilerinde ve Bizans kroniklerinde, ya bir birinden nakledilmek suretiyle yahut da birbirini tamamlayacak şekilde, anlatılmıştır. Bunların hepsinin tarihi hakiki hadiseler olduğunu arap tarihçileri bizi inandırmak istiyorlar. Çoğuda, verdikleri haberleri, ravilerin adlarını kaydetmek suretiyle, tevsik gayretini görürüz. Bununla beraber, bu rivayetlerin bazılarında menkibe kokusu farkedilir.

Menkıbe ile mevsük tarih, bütün orta çağ edebi mahsüllerinde olduğu gibi, Battal maceralarını hikaye eden eserlerde de, çok defa ayırt edilemiyecek derecede, birbirine karışmıştır; Battal romanlarındaki menkıbelerin bir çoğu tarih kitaplarında tesbit edilmiş vakaların bir az bozulup şişirtilmesi ile meydana geldiğ gibi, tarih kitaplardaki vakalar da, ihtimal, hakiki vakaların oldukça menkıbeleşmiş şekilleridir. Eski kaynaklarda menkıbenin tarih olarak kabül edildiği, çok defa vaki olan bir şeydir. Yarı menkıbevi eski Battal epizodlarını şu kaynaklarda buluruz. Kaynak: Taberi (M.839-923), Tarih-i Taberi, c.3, sa.496-498 E.O.Y. İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.5, sa.206-207 B.Y. İslam ansiklopedisi, Leyden tabı, ma.Battal M.E.B.Y. Büyük osmanlı tarihi, c.1, sa.224 İ.O.Y.

Anadolu'da, bilhassa Alevi zümreler, Battal'ı çok benimsemişlerdir. Battal'ın Alevi-bektşi an'anesine çoktandır yerleşmiş olduğunu, onun Bektaşi evliyasına ait menkıbeleri toplayan kitaplara girmiş olması vakıası da ispat eder.

Türkçe Battal romanının esas fikri de, haricilere karşı kin ve adavet telkin edecek mahiyettedir. Battal'ın, hariciler ile ve onların reisleri „Hakem Malun“ ile olan maceralarını anlatan fasıl’dan başka, kitabın başından Hz. Ali evladının uzun nikbet ve felaket yıllarını anlatan sahifeler eserin bu tavrını açıkça gösterir. İşte eseri bu şekli ile alan Alevi zümzeler Battal'ı, onun emevi aslını kale almadan, sevmişler ve kendi kahramanları arasına sokmuşlardır; Alevi şairleri, gerek Battal'ı, gerek babası Hüseyin Gazi’yi şiirlerinde hürmetle anarlar. Bu şiirler Battal'ın mensür romanını kaynak olarak almışa benziyor. Hata Anadolu’da toplanan şifahi rivayetlerin de hemen tamamiyle bu kitaptan çıkmış olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bundan başka, menşe’leri Alevi olup olmadığı beli olmamakla beraber, Hüseyin Gazi ile Battal'ın maceralarını, Alevi şairlerine yakışan uzun destanlar tarzında anlatan manzümelere de rastliyoruz.

Seyid Battal Gazi hikayeleri, Hz. Ali ve oğulları ve diğer islam kahraman destanları ile birlikte, Türkiye haricindeki türkler arasında da çok yayılmıştır. Kendi istiklallerini kaybettikleri halde, bu vaziyet ile hiç bir zaman uyuşamamış olan türk zümreleri, bir çok kayıtlar ile tahdite dilmiş ictimai hayat şartları içinde, bu kahraman destanları satırlarında kendilerine bir teseli bulmuşlardır. Bu nevi hikayeler kısmen yazıldıkları şivelerde ve kısmen mahalli şivelere uydurularak, sık sık neşredildiği ve halk tarafından büyük bir alaka ile okunduğu gibi, kahramanların kendileri de bu muhitlerin evladı gibi olmuşlardır. İş bununla da kalmamış, arap kumandanı Battal'ı en büyük Seyid olarak kabül etmişlerdir.

Seyid Battal Gazi Ocağı'ndan dedeler, Eskişehir'de ve Amasya'da bulunmaktadırlar. Amasya Merzifon, Sarı Köyü, Oymaağaç Köyü, Balgöze Köyü ve Merzifon'daki Tekke mahallesinde bu soydan dedeler, Seyid Battal Gazi Ocağı unvanı altında hala yaşadıkları bilinmektedir; onların pirlik hakkındaki fikirleri ve soyunu güstermek bakımından, çok dikkate şayandır.
Rapor Et
Reklam
Eski 7 Şubat 2009, 16:33

Seyit Battal Gazi kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#2 (link)
Özel Üye-VIP
UnknowN - avatarı
Battal Gazi veya Seyyid Battal Gazi, 8. yüzyılda yaşadığı tahmin edilen ve hakkında çeşitli inanışlar bırakmış bir liderdir. Farklı kaynaklarda etnik kökeni Türk, Arap veya Anadolu yerli halkından olarak belirtilmiştir. Battal Gazi, Malatya'da doğmuştur. Doğduğu ve yaşadığı evin yeri halen mevcuttur. Yıkıntı halinde korunmaktadır. Uzun yıllar halka yemek dağıtılan hayrat yeri olarak kullanılmıştır. Evliya Çelebi seyehatnamesinde bahsedilmektedir.
Battal Gazi hakkında bugüne ulaşabilmiş kaynaklar sadece mesnevi tarzı yazılmış, birbirini hem destekleyen hem de çelişen olgular içeren destanlar ve halkın hafızasında kalmış olan bilgilerdir.
Battal Gazi Destanı'nda ve halk hikâyelerinde, Emeviler zamanında Arap ordusuyla birlikte İstanbul'u kuşattığı anlatılmaktadır. Kuşatma hem denizden hem karadan yapılmış, fakat başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Destanda Battal'ın düşmanı, Arap komutanına oyun oynayıp kuşatma başladığında İstanbul'a geçerek imparatorluğunu ilan eden İmparator Leon'dur. Arap tarihinde II. İstanbul kuşatmasının tarihi 717-718 olarak belirtilmektedir. Bizans tarihindeki veriler de bu tarihi doğrular niteliktedir. Ayrıca Bizans tarihinde İmparator III. Leon'un tahta çıkma tarihi 717 olarak belirtilmiştir, bundan dolayı destandaki Leon'un İmparator III. Leon olma olasılığı üzerinde durulmaktadır. Destanda Battal Gazi'nin kuşatma sırasında yirmili yaşlarında olduğu söylendiği için, Battal Gazi'nin doğum yılının 690-695 civarı olmasının olası olduğu düşünülmektedir. Battal Gazi'nin ölüm yılının 740 olduğunda tarihçiler mütabakata varmışlardır.
740 yılında Eskişehir'in Seyitgazi ilçesi yakınlarında savaşta aldığı yara sebebiyle şehit olmuştur. Anadolu'da İslamın yayılmasına büyük katkıları olmuştur.
Rapor Et
Eski 7 Şubat 2009, 17:03

Seyit Battal Gazi kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#3 (link)
fadedliver
Ziyaretçi
fadedliver - avatarı
Battal Gazi, yaklaşık olarak miladi 680 yıllarında Malatya’da doğdu. Babası Malatya serdarı Hüseyin Gazi, annesi Saide Hatun’dur. Babası Hüseyin Gazi, Bizans topraklarına yapılan bir akında şehit düştü.
Battal Gazi, farklı kaynaklarda Türk, Arap veya Anadolu’nun yerli halkından biri olarak nitelenmiştir. Anadolu’da Seyid Battal Gazi, Seyid Battal ve Battal Gazi isimleri ile maruftur. Asıl adının Abdullah, Cafer ya da Ebu Hüseyin olduğu ileri sürülmektedir. Adının Cafer olduğunu benimseyenler, onun Peygamberin soyundan geldiğine, atalarının İmam Cafer, İmam Zeynel Abidin yoluyla İmam Hüseyin'e, dolayısıyla da Hz. Ali'ye ulaştığına inanırlar ve seyyidlik unvanını da soy geçmişinin kanıtı olarak gösterirler. Battal adının yiğitliğinin, cesaretinin ifadesi olduğu, gazilik ünvanının da gazalarda gösterdiği kahramanlıktan dolayı verildiği belirtilmektedir.
Bazı rivayetlerde 9. yüzyılda, yani Abbasi Halifesi Hârûnürreşîd zamanında Malatya civarın da yaşamış gösterilirse de bu isabetli değildir. Onun bu şekilde Abbasiler devrine yerleştirilmesi Battalnâme’deki menkıbelerin tesiriyledir. Bundan dolayı Taberi ve zikredilen kaynakların çoğunluğunun da gösterdiği gibi Battal Gazi’yi 8. yüzyılda Emeviler devrinde yaşamış kabul etmek gerçeğe daha yakındır. Nitekim Battal Gazi’den bahseden Bizans ve Süryani kaynaklar da bunu teyit etmektedir.
Battal Gazi’nin tarihi şahsiyetiyle menkıbevi şahsiyeti kaynaklarda ve hafızalarda birbirine karışmıştır. Battal Gazi’den bahseden Ya’kûbî ve Taberî’den başlayarak Evliya Çelebi’ye gelinceye kadar pek çok kaynakta tarih ve menkıbe iç içedir. Ama bu malzemeye dayanarak Battal Gazi’nin tarihi şahsiyetini ortaya koymak oldukça zordur.
Battal Gazi'nin yaşadığı dönem, Anadolu'da Türk veya Arap olgusunun olmadığı bir zamandır. Hakkındaki kaynaklara, yani destanlar, mesneviler, menkıbeler ve halk hikayelerine bakıldığında, kendisinin; Bizans’ın zulmünden bıkan halkın hakkını savunmak için halktan bir ordu topladığı ve Bizans ile savaştığı görülmektedir. Battal Gazi'nin halkın içinden çıkan bir kahraman olması, dışarıdan gelip de akıncılık yapması düşüncesinden daha yüksek bir ihtimâldir.
Battal Gazi, çalışkanlığı, cesareti ve kahramanlığı sayesinde komutanlığa, hatta Misis şehri valiliğine kadar yükselmiştir. Battal Gazi, sadece Bizans zindanlarına düşen kılıçdaşı alperenleri değil, o zamanın heterodoks Hıristiyan’ı, bugünün Müslüman’ı Boşnakları da Bizans zulmunden kurtarmak için çaba harcamıştır.
Battal Gazi’nin bilhassa 717-740 yılları dolaylarında, Emeviler’in Bizans’a karşı yürüttükleri mücadelelerde rol almış ve hem müslüman hem de hıristiyan kaynaklara yansıyan efsanevi şöhretini bu sırada kazanmıştır. Taberî’de nakledilene göre Battal Gazi, 717 yılında Mesleme bin Abdulmelik komutasındaki İslam ordularıyla birlikte İstanbul'un hem denizden hem karadan kuşatıldığı sefere katılmış, İmparator Leon’un direnmesi karşısında bu kuşatma 718 yılında sona erdirilmiştir.
Anadoluda menkıbevi şahsiyet olan Battal Gazi’nin adı etrafında, daha ilk kaynaklardan başlayarak, bir destanlar halesi meydana gelmiştir. Onun Rum seferlerindeki maceraları, Taberi'den başlayarak, Arap tarihçilerinde ve Bizans kronolojilerinde, ya bir birinden nakledilmek suretiyle yahut da birbirini tamamlayacak şekilde anlatılmıştır.
Battal Gazi’nin muharebelerini anlatan söz konusu kaynakların zikrettikleri bölge, şehir ve kasaba isimlerine bakıldığında onun başta Kayseri, Afyon ve Eskişehir yöresi olmak üzere, el-Cezire ve Suriye bölgelerinde akınlarda bulunduğu görülür. Hiç şüphesiz bu coğrafya gerçek muharebelerin vuku bulduğu coğrafyanın aynı olmalıdır.
720 yılında Battal Gazi ve Melik Gazi 20 bin kişilik bir kuvvetle, Akroenes savaşlarına Leon ve Konstantin komutasındaki Bizans ordusu ile çarpışmakta olan İslâm ordusunun yardımına gelirler. Savaş çok şiddetli geçer ve her iki taraftan da çok sayıda insan ölür. Bu savaşta Battal Gazi şehit olur ve İslâm ordusu Şuhut’a çekilir. Akrenion'a yaklaşık 100 km. uzaklıktaki Seyitgazi’ye defnedilir.
Seyid Battal Gazi hikayeleri, Hz. Ali ve oğulları ve diğer İslam kahramanlık destanları ile birlikte, Anadolu haricindeki zümreler arasında da çok yayılmıştır. Bu nevi hikayeler kısmen yazıldıkları şivelerde ve kısmen mahalli şivelere çevrilerek, sık sık neşredildiği ve halk tarafından büyük bir alaka ile okunduğu gibi, kahramanların kendileri de bu muhitlerin evladı gibi olmuşlardır.

Battal Gazi’nin Türkler arasında bu kadar çok sevilip bir gazi-veli hüviyetiyle yüceltilmesinde, şehid düştüğü yerde eski bir Bizans manastırının yanında bulunan mezarının I. Alâeddin Keykubad’ın annesi tarafından bir rüya sonucu keşfedildiğini nakleden rivayetin önemli bir katkısı bulunmaktadır. Nitekim I. Gıyâseddin Keyhusrev, hanımının arzusu ile buraya bir türbe ve bir de mescid yaptırmıştır. Osmanlılar devrinde burası büyük bir külliye haline getirilmiştir.
Rüzgar kanatlı görkemli atı Aşkar Devzade’ye atlayıp, eline de dövme çelik kılıcını aldı mı; Anadolu’yu baştan başa geçen Battal Gazi, ünü Orta Asya'dan Endülüs'e kadar yayılmış, tarihi kimliği, efsanevi kişiliği tarafından yutulmuş bir İslam mücahididir...
Rapor Et
Eski 27 Aralık 2009, 21:13

Seyit Battal Gazi kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
saolun bu siteyi çok seviyorum yaw hep ödevlerimi burdan yapıyorum bu siteyi kim kurmuşsa allah ondan razı olsun
Rapor Et
Eski 27 Aralık 2009, 21:26

Seyit Battal Gazi kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#5 (link)
LeqoLas
Ziyaretçi
LeqoLas - avatarı
SEYİD BATTAL GAZİ'NİN HAYATI

Battal, Emevilerin Bizans (Rum)'a karşı açtıkları seferlerde ün almış arap kumandanı; arap ve türk destani halk romanlarının hahramanı. Türkler arasında Seyid Battal Gazi, Seyid Battal ve Battal Gazi isimleri ile maruftur.

Tarihi şahsiyeti. Adının „Abdullah“ olduğunda mevsuk kaynaklardan bir çoğu, birleşiyorlar. Battal („kahraman“) sıfatı, tarihi kaynakların hepsinde, onun lakabı olarak, görülmektedir. Künyesi, İbnü’l-Esir’e göre, Abdullah Ebü’l-Hüseyin olup aslen Antakyalı ve Sibt’e göre, Şam’lıdır. İbn Asakir’e göre, Emevilerin azatlı bir kölesi idi ve arap aslından değildi.

Battal'ın yaşadığı zamanı, onun bulunduğu rum seferlerine dair verilen haberlerden öğreniyoruz. Battal, Mesleme'nin Bizans'ı kuşatmasına iştirak etmiş gibi gösterilir. Bu kuşatma miladi 717'de başladı ve miladi 718 ağustosunda kaldırıldı. Battal'ın ölüm tarihi üzerinde kaynaklar her ne kadar birleşmiş değillerse de, her halde bu arap kumandanı Battal, Emevi ordularının hicri 98-122 (M.717-740) yılları arasında Rum seferlerinde bulunmuş, hicri 122 (M.740)'de, bugünkü Afyonkarahisar yakınlarından bulunan eski ''Akroinon'' mevkiinde vukua gelen büyük savaşta öldürülmüştür.

Menkıbevi şahsiyeti. Battal'ın adı etrafında, daha ilk kaynaklardan başlayarak, bir menkıbeler halesi meydana gelmiştir. Onun Rum seferlerindeki maceraları, Taberi'den başlayarak, arap tarihçilerinde ve Bizans kroniklerinde, ya bir birinden nakledilmek suretiyle yahut da birbirini tamamlayacak şekilde, anlatılmıştır. Bunların hepsinin tarihi hakiki hadiseler olduğunu arap tarihçileri bizi inandırmak istiyorlar. Çoğuda, verdikleri haberleri, ravilerin adlarını kaydetmek suretiyle, tevsik gayretini görürüz. Bununla beraber, bu rivayetlerin bazılarında menkibe kokusu farkedilir.

Menkıbe ile mevsük tarih, bütün orta çağ edebi mahsüllerinde olduğu gibi, Battal maceralarını hikaye eden eserlerde de, çok defa ayırt edilemiyecek derecede, birbirine karışmıştır; Battal romanlarındaki menkıbelerin bir çoğu tarih kitaplarında tesbit edilmiş vakaların bir az bozulup şişirtilmesi ile meydana geldiğ gibi, tarih kitaplardaki vakalar da, ihtimal, hakiki vakaların oldukça menkıbeleşmiş şekilleridir. Eski kaynaklarda menkıbenin tarih olarak kabül edildiği, çok defa vaki olan bir şeydir. Yarı menkıbevi eski Battal epizodlarını şu kaynaklarda buluruz. Kaynak: Taberi (M.839-923), Tarih-i Taberi, c.3, sa.496-498 E.O.Y. İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.5, sa.206-207 B.Y. İslam ansiklopedisi, Leyden tabı, ma.Battal M.E.B.Y. Büyük osmanlı tarihi, c.1, sa.224 İ.O.Y.

Anadolu'da, bilhassa Alevi zümreler, Battal'ı çok benimsemişlerdir. Battal'ın Alevi-bektşi an'anesine çoktandır yerleşmiş olduğunu, onun Bektaşi evliyasına ait menkıbeleri toplayan kitaplara girmiş olması vakıası da ispat eder.

Türkçe Battal romanının esas fikri de, haricilere karşı kin ve adavet telkin edecek mahiyettedir. Battal'ın, hariciler ile ve onların reisleri „Hakem Malun“ ile olan maceralarını anlatan fasıl’dan başka, kitabın başından Hz. Ali evladının uzun nikbet ve felaket yıllarını anlatan sahifeler eserin bu tavrını açıkça gösterir. İşte eseri bu şekli ile alan Alevi zümzeler Battal'ı, onun emevi aslını kale almadan, sevmişler ve kendi kahramanları arasına sokmuşlardır; Alevi şairleri, gerek Battal'ı, gerek babası Hüseyin Gazi’yi şiirlerinde hürmetle anarlar. Bu şiirler Battal'ın mensür romanını kaynak olarak almışa benziyor. Hata Anadolu’da toplanan şifahi rivayetlerin de hemen tamamiyle bu kitaptan çıkmış olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bundan başka, menşe’leri Alevi olup olmadığı beli olmamakla beraber, Hüseyin Gazi ile Battal'ın maceralarını, Alevi şairlerine yakışan uzun destanlar tarzında anlatan manzümelere de rastliyoruz.

Seyid Battal Gazi hikayeleri, Hz. Ali ve oğulları ve diğer islam kahraman destanları ile birlikte, Türkiye haricindeki türkler arasında da çok yayılmıştır. Kendi istiklallerini kaybettikleri halde, bu vaziyet ile hiç bir zaman uyuşamamış olan türk zümreleri, bir çok kayıtlar ile tahdite dilmiş ictimai hayat şartları içinde, bu kahraman destanları satırlarında kendilerine bir teseli bulmuşlardır. Bu nevi hikayeler kısmen yazıldıkları şivelerde ve kısmen mahalli şivelere uydurularak, sık sık neşredildiği ve halk tarafından büyük bir alaka ile okunduğu gibi, kahramanların kendileri de bu muhitlerin evladı gibi olmuşlardır. İş bununla da kalmamış, arap kumandanı Battal'ı en büyük Seyid olarak kabül etmişlerdir.

Seyid Battal Gazi Ocağı'ndan dedeler, Eskişehir'de ve Amasya'da bulunmaktadırlar. Amasya Merzifon, Sarı Köyü, Oymaağaç Köyü, Balgöze Köyü ve Merzifon'daki Tekke mahallesinde bu soydan dedeler, Seyid Battal Gazi Ocağı unvanı altında hala yaşadıkları bilinmektedir; onların pirlik hakkındaki fikirleri ve soyunu güstermek bakımından, çok dikkate şayandır.
Rapor Et
Eski 25 Eylül 2012, 23:15

Seyit Battal Gazi kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Sizden ricam şu seyit batal gazının kim olduğunu araştırabilirmisiniz
Rapor Et
Eski 10 Şubat 2013, 11:42

battalv gazinin hayatı

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
şu kısmına kadar biliyorum battal gazinin gerçek adı Caferdir . babası hüseyin gazi
Rapor Et
Eski 10 Şubat 2013, 11:49

battal

#8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
battal gazinin hayatı hayatı ama doğru bir şekilde lütfen
Rapor Et
Eski 10 Şubat 2013, 12:30

Seyit Battal Gazi kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#9 (link)
Özel Üye-VIP
_EKSELANS_ - avatarı
Battal Gazi(Battal Gazi kimdir?Battal Gazi Hakkında)

Battal Gazi veya Seyyid Battal Gazi, 8. yüzyılda yaşadığı tahmin edilen ve hakkında çeşitli inanışlar bırakmış bir liderdir. Emevilerin Anadolu'nun doğusunu fethetmesi ile oraya yerleşmiş bir Arap ailenin oğludur. Battal Gazi, Malatya'da doğmuştur. Doğduğu ve yaşadığı evin yeri halen mevcuttur. Yıkıntı halinde korunmaktadır. Uzun yıllar halka yemek dağıtılan hayrat yeri olarak kullanılmıştır. Evliya Çelebi seyehatnamesinde bahsedilmektedir.
Battal Gazi hakkında bugüne ulaşabilmiş kaynaklar sadece mesnevi tarzı yazılmış, birbirini hem destekleyen hem de çelişen olgular içeren destanlar ve halkın hafızasında kalmış olan bilgilerdir.
Battal Gazi Destanı'nda ve halk hikâyelerinde, Emeviler zamanında Arap ordusuyla birlikte İstanbul'u kuşattığı anlatılmaktadır. Kuşatma hem denizden hem karadan yapılmış, fakat başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Destanda Battal'ın düşmanı, Arap komutanına oyun oynayıp kuşatma başladığında İstanbul'a geçerek imparatorluğunu ilan eden İmparator Leon'dur. Arap tarihinde II. İstanbul kuşatmasının tarihi 717-718 olarak belirtilmektedir. Bizans tarihindeki veriler de bu tarihi doğrular niteliktedir. Ayrıca Bizans tarihinde İmparator III. Leon'un tahta çıkma tarihi 717 olarak belirtilmiştir, bundan dolayı destandaki Leon'un İmparator III. Leo İsauryalı olma olasılığı üzerinde durulmaktadır. Destanda Battal Gazi'nin kuşatma sırasında yirmili yaşlarında olduğu söylendiği için, Battal Gazi'nin doğum yılının 690-695 civarı olmasının olası olduğu düşünülmektedir. Battal Gazi'nin 740 yılındaki Afyon (Akroinon) Savaşı'nda öldüğü konusunda tarihçiler mütabakata varmışlardır.
740 yılında Eskişehir'in Seyitgazi ilçesi yakınlarında savaşta aldığı yara sebebiyle şehit olmuştur. Anadolu'da İslamın yayılmasına büyük katkıları olmuştur. Günümüzde Battal Gazi ile ilgili en kapsamlı çalışma Ankara Polis Koleji'nde Metin İnceleme Kulübü tarafından sürdürülmektedir.
Seyyid Battal Gazi Muhammed'in torunudur. Kendisi Emevi komutanı değildir. Ama Emevi ordusunda görev almıştır. Abdulvehab Gazi, Muhammed'in de aldığı emaneti yaklaşık iki yüzyıl sonra Seyyid Battal Gaziye teslim etmiştir. Seyyid Battal Gazi Aleviler için serçeşmedir. Seyyid Battal Gazi'nin torunları Amasya Merzifon'da, Eskişehir Seyitgazi'de ve Malatya civarında yaşamaktadır. Kendisi Ayasofya Kilisesine (camiine) giren ve o zamanın düşman komutanı Leo'nun korkusuna sebep olan seyyiddir. Halen Manisa, Eskişehir, Amasya, Tokat, Sivas yörelerinde Battal Gazi soyuna ikrar vermiş bu ocaktan olan Aleviler vardır.

Battal Gazi romanları


Türk Edebiyatı'nda Battal Gazi Destanı'nı temel alarak yazılan tarihi romanlardır.
Murat Sertoğlu
  • 1968- Battal Gazi’nin Oğlu
  • 1967- Battal Gazi
  • 1973- Battal Gazi’nin Torunu
Abdullah Ziya Kozanoğlu
  • 1937 - Battal Gazi Destanı
Cavid Ersen
  • Battal Gazi
Oğuz Özdeş
  • 1968 - Battal Gazi'nin Oğlu
Rapor Et
Eski 10 Şubat 2013, 14:07

Seyit Battal Gazi kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#10 (link)
MsXLabs Üyesi
h_emir - avatarı
Ben, Battal Gazi’nin 7.-8. yüzyıllarda yaşamış ve Anadolu kökenli (yanlış hatırlamıyorsam Antakya) azatlı köle Hıristiyan bir aileye mensup olup İslam’a giren ve Anadolu’da İslam için savaşan akıncı bir komutan olduğunu biliyorum. Ne ki onun kimliği konusunda bir sürü farklı görüş varmış:

"Battal Gazi'nin kökeni, soyu ve doğum-ölüm yerleri ile yılları tartışmalıdır. Ebü'l Muhasin ve
İbnü'l Esir'e göre Battal Gazi "Antakyalı", Sibt'e göre ise "Şamlı (Dımışk)"dır. Arap kökenlidir. İbnü'l
Asakir'e göre, Emeviler'in özgürlüğünü verdikleri bir köledir. Yani İranlı, Türk gibi Arap olmayan
topluluklardan devlet hizmetine alınan "mevaliler"dendir ve Arap soylarından değildir *2+. İbnü'l
Asakir'in bu kaydı Battal Gazi'nin soyunun belirlenmesi konusunda çok önemlidir. Bu görüş de yine
Ortaçağ'ın önemli tarihçilerinden İbnü'l Esir'den kaynaklanmaktadır. İbnü'l Esir Battal Gazi'nin soy
olarak Arap olmayıp, Emevilere bağlanmış azatlı bir mevali (köle) ailesinden geldiğini yazar. Bu görüşü
Prof. A. Y. Ocak Diyanet Vakfı'nın yayınladığı İslam Ansiklopedisi'ndeki yazısında destekler. Kimi
kaynaklarda Malatya'da doğduğu belirtilir. Ama eğer 740'larda Emeviler döneminde öldüyse
Malatyalı oluşu kuşkulu olmalıdır. Çünkü, Emeviler döneminde bu yörelere bir Arap yerleşimi
olmamıştır. Köprülü de Malatya doğumlu oluşuna kuşkuyla bakmaktadır *3+. Oysa, Evliya Çelebi,
Jacop ve Hammer "Arap seyyidi" Battal Gazi'nin doğum yerinin Malatya olduğunu yazarlar *4+. Ahmet
Rıfat, Battal Gazi'nin "Antakyalı bir Arap emiri" olduğunu ve Melik Hişam döneminde Anadolu'ya
akınlar düzenlediğini belirtir. "Tarih-i Dımaşk"ta Battal Gazi'nin Antakya'da oturduğunu, Mervanoğlu
Abdülmelik tarafından Şam ve Cezirelilerin reisliğiyle görevlendirildiğini yazar. Tarihçi Hüseyin
Hüsametin, Hüseyin soyundan gösterilmesini, Emevilerin Hz. Hüseyin evlatlarına görev ve yetki
vermeyecekleri düşüncesiyle inandırıcı bulmaz. A. Gölpınarlı ve A. Y. Ocak Ali soyundan gösterilme
gibi "nesep sahiplenme" olaylarının temelinde "menkıbevi halk kültürünün" etkisi olduğunu, yoksa bu
durumun etnik bakımdan pek bir değer taşımadığını belirtirler ve Battal Gazi'nin Arap soyundan
gösterilmesine kuşkuyla yaklaşırlar.
Battal Gazi'nin Türk kökenliliğini düşünenler de vardır. Mehmet Önder kaynak göstermeden
bu savı savunur. Ona göre, Battal Gazi Hz. Ali soyundan Malatyalı Emir Hüseyin Gazi'nin oğludur ve
"Horasanlı bir Türk"tür. Battal Gazi'ye ilişkin nesepname/ şecerelerin hepsi onu Hz. Hüseyin-Hz. Ali
yoluyla Hz. Muhammed'e kadar ulaştırırlar. Bu durum doğallıkla onu Arap kökene bağlar. Ne var ki,
bu bağlılık bir yerde inançtan doğan bir geleneğin ifadesidir. Çoğu kez etniksel olarak bir değer
taşımaz. Battal Gazi'nin Arap olmadığı düşüncesinde olan yazarlar da genellikle bağlantının bu yanını
bilerek kuşkuya düşmüş ve Battal Gazi'ye başka kökenler aramışlardır. Halepli Mehmet İbni Ali
Azimi'nin eserinde Battal Gazi'yi "Mesleme'nin kölesi" olarak belirtmesi Prof. Mükrimin Halil Yınanç,
Muhittin Aslanbay ve İ. Alaeddin Gövsa gibi tarihçi ve edebiyat tarihçilerini Battal Gazi'nin "Türk
olduğu" düşüncesine götürmüştür. Battal Gazi'nin "Türklerin bir ulusal kahramanı" olduğu,
"Anadolu'da bir halk kahramanı" olarak ortaya çıktığı ve "Türk oluşunda kuşku duyulamayacağı"
savunulmuştur. Bilindiği gibi, Hazar Türkleri Emevi topraklarında faaliyet sürdürmüşlerdir. İslamiyeti
kabul etmiş birçok Türk-Emevi yönetiminde Hıristiyanlarla savaşmışlardır. Araştırmacıların genel
kanısına göre, Battal Gazi de Emevi yönetimine girmiş ve bu savaşlarda ünlenmiş bir Türk
kahramanıdır. Taberi ve daha birçok kaynağın gösterdiği gibi, Battal Gazi VIII. yüzyılda Emeviler
döneminde yaşamıştır. Gerçeğe yakın bilgi budur. Taberi ve İbnü'l Kesir ölüm tarihi olarak 740 yılını verirler. Eskişehir'in güneybatısında Seyitgazi kasabasının bulunduğu antik Akroinon yöresindeki bir
savaşta şehid olmuştur. Mezarı ve türbesi bugün buradadır. Yani Seyitgazi ilçesindedir.
Afyonkarahisar'daki Akronion'da öldüğü düşüncesi ise, Battal Gazi menkıbelerinin bir Afyonkarahisar
uyarlaması/ türevi/ versiyonudur. Battal Gazi Anadolu Türkleri arasında sevilip sayılmış, gazi-veli/
alperen kimliğiyle yüceltilmiştir. Giderek Emevi komutanı Battal Gazi yerini, heterodoks Türk
toplulukları arasında Hz. Ali soyundan gelen Seyyid Battal Gazi'ye bırakmıştır. Emevilerle bağı ve -
varsa Araplığı- unutulmuş, Türkleşmiştir. Alevi toplulukları onu "büyük evliya"dan saymış ve "pirleri"
olarak görmüşlerdir. Battal Gazi'nin yaşamöyküsü olan "Battalname" Osmanlı vakanamelerine de
malzeme olmuştur. Müneccimbaşı, Gelibolulu Mustafa Ali, Fındıklı Süleyman Efendi gibi tarihçiler ve
Evliya Çelebi gibi yazarlar Battal Gazi söylencelerini tarihsel olaylarmış gibi kullanmışlardır. Taberi'nin
tarihini Türkçe’ye çeviren Osmanlı yazarları, aslında olmamasına karşın Türkçe çevirisine bol bol
Battal Gazi menkıbeleri katmışlardır. Bu durumlar Battal Gazi'nin Türkleşmesinde ve bir Türk
kahramanı, alpereni görülmesinde önemli rol oynamıştır. Doç. Yağmur Say'ın bu oluşumu
betimlemesi konunun özünü yansıtması açısından ilginçtir.
"Battal Gazi, Arap tarihi ve edebi eserlerinde de çizilen bir tipoloji olsa da, Türk kültürünün
Arap edebi eserlerinden bu tipolojiyi almış olması, Türk kültürünün devingen yapısından
kaynaklanmaktadır. Türk'e ait tarihi ve edebi eserlerinde ve yaşayan kültüründe Battal Gazi, Anadolu
Türk halkının ideal bir kimliğidir. Onu gerçek tarihsel kimliğinden ve tarihsel kayıtlardan çok, Anadolu
kültürü karakterize etmektedir" *5+.
Araştırmacı Harun Tolasa Battal Gazi'nin bir Arap komutanı, yahut Araplar arasında yetişmiş
ve giderek Araplaşmış bir İslam komutanı olduğu kanısındadır. Türk sayılmasındaki nedenin, Türk
halkının hayal ve hatırasında yalnızca destansal-menkıbevi açıdan yaşayan bir kişilik olmasından
kaynaklandığını belirtir. Ayrıca onun soyca Türk olmadığının kesin olduğunu belirtir. Oysa A. A.
Vasiliev, onun bir "İslam şampiyonu" olmasının yanı sıra, "ulusal bir Türk kahramanı" olduğunu
saptar. Mehmet Önder, Battal Gazi'nin "Horasanlı bir Türk olduğu" kanısındadır. Bu görüşe Vehbi
Cem Aşkun da katılır. Türklerle Emevilerin yaptıkları savaşların birinde Emevilere tutsak düşen bir
Horasanlı Türk olabileceğini olası görür. Battal Gazi olayını işleyen Mehmet Şimşir'le Yaşar Candemir
farklı bir görüş ileri sürerler. Onlara göre Battal Gazi soyca Türktür. Yalnız, "Araplaşmış Türklerden"dir.
Yani "Müsta'rip"tir. Sonradan Araplaşmıştır. Süleyman Ansoy da bu görüşe katılır. Battal Gazi'nin
sonradan Araplaştığı (müsta'rip), soyunun Türk olduğu, kökeninin Hz. Muhammed'e kadar
dayandırılmasının o dönemlerin "Arap ve Acem kültürü takınma modası"nın bir gereği olduğunu,
"seyyidlik"in bir soyluluk sanı olarak kullanıldığını belirtirler *6+.
Seyyid Battal Gazi ve Külliyesi üzerine derli-toplu bir araştırma yapan İlyas Küçükcan Battal
Gazi'nin "Türk olduğu" ve "Anadolu'nun Türkleşmesi gibi bir misyonla yükümlülüğü" savını tarihsel
dayanaktan yosun bulur. Yalnız, Müslümanlığı kabul etmiş kimi Türk gruplarının Arapların Anadolu
seferlerine ve İstanbul kuşatmalarına katıldığı, Battal Gazi'nin de bunlardan biri olabileceğini olası
bulur. Anadolu Selçuklularının yerleşme siyasetleri içerisinde tarihsel bir işlev yüklenen "Seyyid Battal
Gazi Destanı"nın Küçük Asya'da, yani Anadolu'da Türkmenlerin ulusal destanı haline geldiğini de
belirterek bir gerçek olguyu dile getirmiş olur *7+.
Araştırmacı Gülağ Öz İmam Hüseyin soyundan ve "seyyid" olan Battal Gazi'nin "düşmanlarının
ordusunda yiğitçe çarpışan bir kahraman" olmasını mantıksal bulmaz. Yani onu Emevilerin safında bir asker olarak düşünemez. Bu nedenle Emevi-Arap olma olasılığını kesinlikle yadsır. Varlığını
Anadolu'da ortaya koymasını gerekçe göstererek, onun Anadolulu ve Türk olduğu görüşündedir.
Türbesinin yeri, yaşadığı dönem ve Malatya, Kayseri, Eskişehir'de mekanları türbesi, makamlarının
olması, buraların da Anadolu'da olduğuna göre; Battal Gazi'nin Hacı Bektaş sonrası dönemde ya da o
döneme denk bir zamanda yaşamış olduğunu savunuyor. Battal Gazi'nin Anadoluluğu ve Türklüğü,
Türk ulusal kahraman kişiliğinin varlığı, "seyyidliği" nedeniyle Emevi siyasetine hizmet etmeyeceği
ortadadır ve bana da mantıksal gelmemektedir. Yalnız Hacı Bektaş döneminde yaşadığı savı tarihsel
verilere uygun düşmemektedir. Bir kere Hacı Bektaş'ın "Vilayetnamesi" bile Seyyidgazi'nin türbe ve
tekkesinden söz eder ve Hacı Bektaş müritleriyle birlikte Kurban Bayramı'nı sürekli bu tekkede
geçirdiğini belirtir. Bu durum da, Seyyid Battal Gazi'nin Hacı Bektaş öncesi bir dönemde yaşadığının
bir belirtisidir.
Taberi ve Evliya Çelebi gibi yazarlar Battal Gazi'nin IX. yüzyılda Abbasiler döneminde, Harun
Reşit'in yönetimi sırasında yaşadığını yazarlar. Bu durum, "Battalname"nin etkisinden kaynaklanmış
olmalıdır. A. Yaşar Ocak, Battal Gazi'nin Emeviler döneminde, VIII. yüzyılda yaşadığını kabul etmenin
daha tarihsel verilere denk düştüğünü belirtir *9+.
Battal Gazi'nin yaşadığı dönem katıldığı Bizans/Anadolu seferlerine dayanılarak
saptanılmaktadır. Taberi, İbnü'l Arabi ve Theophanes'e göre Battal Gazi Maslama'nın 717-718
yıllarında yapılan Bizans kuşatmasında bulunmuştur. 717-740 yılları arasındaki Anadolu seferlerine
katılmıştır. İbnü'l Kasir'e göre Abdülmelik bin Mervan döneminde (685-705) Misis'e vali olarak
atanmıştır. Bu bilgi doğru ise Battal Gazi'nin oldukça gençlik yıllarında, Abdülmelik'in ise döneminin
sonlarında yapılan bir atama olmalıdır. Yine Taberi, İbnü'l Esir, İbn Kasır ve Theophanes'e göre Battal
Gazi Afyonkarahisar yakınlarındaki Akroinon'da 740 yılında yapılan savaşta öldürülmüştür. Bu Battal
Gazi söylencesinin (efsanesinin) Afyon varyantıdır. Bu varyanta göre Battal Gazi Afyon'daki Akrenion
çarpışmasında Bizans İmparatoru III. Neon'a yaralı olarak tutsak düşer. İmparator onu tanır ve tedavi
ettirir. Dönüş yolu üzerinde bugünkü Seyitgazi'ye geldiğinde ölür ve vasiyeti üzerine günümüzde
külliyesinin yer aldığı Üçler Tepesi'ne defnedilir *10+. Diğer varyanta göre ise Battal Gazi Eskişehir'deki
Akrean çarpışmasında şehid edilmiştir. Mezan bugünkü Seyidgazi ilçesindedir. Yalnız şu bir gerçek ki,
Battal Gazi tarihsel verilerin belirttiğine göre 680- 740 yılları arasında yaşamıştır. Doğum yeri Malatya,
ölüm yeri ise Eskişehir'in Seyitgazi ilçesidir."

Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.349 saniyede (86.09% PHP - 13.91% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 19:50
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi