Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Teknoloji ile ilgili münazara konusu hakkında yardımcı olur musunuz?

Gösterim: 10580 | Cevap: 9
  • teknoloji ile ilgili sorular
  • teknoloji ilgili sorular
  • teknoloji yararlidir munazara
2
  • 1 Gönderen MeLL
  • 1 Gönderen Keten Prenses
eceyimm benn
Cevaplanmış   |    7 Mart 2009 12:28   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Teknoloji ile ilgili münazara konusu hakkında yardımcı olur musunuz?

Teknoloji çevreye zarar vermektedir,engellenmelidir.

Bu bir münazara konusudur,fakat ben bu konuyu araştırıyorum
ama bulamıyorum bana yardımcı olur musunuz?
En iyi cevap MeLL tarafından gönderildi

Belki aşağıdaki yazı size ön fikir olur;

Alıntı


Çevre Sorunlarının Kaynakları

İçinde bulunduğumuz yüzyıl; birçok teknolojik imkanları insanlığın hizmetine sunarken, bir yandan da insanlığın ortak malı olan çevreden geri getirilmesi zor, hatta imkansız olan varlıkları da alıp götürmektedir.

Hızlı nüfus artışı, buna bağlı olarak beslenme, enerji, eğitim, çarpık kentleşme, sağlıksız sanayileşme, azalan ve tükenen canlı türleri, artan kirlilik ve iklim değişiklikleri dünyamızın en önemli çevre sorunlarını oluşturmaktadır.

Doğanın temel fiziksel unsurları olan hava, toprak ve su üzerinde zararlı etkilerin oluşması ile ortaya çıkan ve canlıların hayati faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyen çevre sorunlarının tümü çevre kirliliğini meydana getirmektedir. Çevre kirliliği, doğanın kendini temizleme gücünün üstünde olan yüklerin çevrede meydana getirdiği birikimlerdir.

Doğayı kirleten ve ekolojik dengeyi bozan başlıca etken İNSAN unsurudur.. Normal şartlarda kendi kendini temizleme özelliği olan doğa, insanların çeşitli faaliyetleri sonucu aşırı olarak kirlenmekte ve kendi gücünü aşan bu kirlenmeyi temizleyememektedir..

Çevre Sorunlarının Başlıca Kaynakları:

Son yıllarda teknoloji ve sanayinin hızla gelişmesi, çevre sorunlarının da artmasına sebep olmuştur. Artan nüfusla birlikte devreye giren altyapılar, faaliyete geçtikleri günde bile yetersiz kalmaktadır. Bu plansız endüstrileşme ve sağlıksız kentleşme, nükleer denemeler, bölgesel savaşlar, verimi artırmak amacıyla tarımda kimyasal maddelerin bilinçsizce kullanılmasıyla birlikte, gerekli çevresel önlemler alınmadan ve arıtma tesisleri kurulmadan yoğun üretime geçen sanayi tesisleri, çevre kirliliğini tehlikeli boyutlara çıkarmıştır. Yapılan araştırmalar Dünyadaki mevcut çevre kirliliğinin % 50 'sinin, son 35 yılda meydana geldiğini ortaya koymaktadır.

Hızlı nüfus artışı, çevre sorunlarına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Türkiye, OECD ülkeleri arasında en yüksek nüfus artış oranına sahiptir. Birleşmiş milletlerin yaptığı nüfus tahminlerine göre, Türkiye nüfusunun 2025 yılında 92 milyona yükselmesi beklenmektedir. Bu durum ülkemizin bugün olduğu kadar, gelecekte de çevre sorunları ile karşılaşacağının bir göstergesidir.




Alıntı

SES KİRLİLİĞİ
Sanayileşme ve modern teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan çevre sorunlarından biri de ses kirliliğidir. Gürültü de denilen ses kirliliği, istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen sesler ya da insanı rahatsız eden düzensiz ve yüksek seslerdir. Ses kirliliğini yaratan önemli etmenler;
Sanayileşme
Plansız kentleşme
Hızlı nüfus artışı
Ekonomik yetersizlikler
İnsanlara, gürültü ve gürültünün yaratacağı sonuçları konusunda yeterli ve etkili eğitimin verilmemiş olmasıdır.
Ses kirliliği, insan üzerinde çok önemli olumsuz etkiler yaratır. Bu etkileri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
İşitme sistemine etkileri: Ses kirliliği işitme sistemi üzerinde, geçici ve kalıcı etkiler olmak üzere iki çeşit etki yapar. Ses kirliliğinin geçici etkisi, duyma yorulması olarak da bilinen işitme duyarlılığındaki geçici kayıplar şeklinde olur. Duyma yorulması düzelmeden tekrar gürültüden etkilenilmesi ve etkileşmenin çok fazla olması durumunda işitme kaybı kalıcı olur.
Fizyolojik etkileri: İnsanlarda görülen stresin önemli bir kaynağı ses kirliliğidir. Ani olarak oluşan gürültü insanın kalp atışlarında (nabzında), kan basıncında (tansiyonunda), solunum hızında, metabolizmasında, görme olayında bozulmalar yaratır. Bunların sonucunda uykusuzluk, migren, ülser, kalp krizi gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar. Ancak en önemli olumsuzluk kulakta yaptığı tahribattır.
Psikolojik etkileri: Belirli bir sınırı aşan gürültünün etkisinde kalan kişiler, sinirli, rahatsız ve tedirgin olmaktadır. Bu olumsuzluklar, gürültünün etkisi ortadan kalktıktan sonra da sürebilmektedir.
İş yapabilme yeteneğine etkileri: Özellikle beklenmeyen zamanlarda ortaya çıkan ses kirliliği, iş veriminin düşmesi, kendini işine verememe ve hareketlerin engellenmesi şeklinde performansı düşürücü etkiler yapar. Gürültünün öğrenmeyi ve sağlıklı düşünmeyi de engellediği deneylerle saptanmıştır.
Ülkemizde, insanları gürültünün zararlı etkilerinden korumak için gerekli önlemleri içeren ve çevre yasasına göre hazırlanmış olan “Gürültü kontrol yönetmeliği” uygulanmaktadır. Ancak yönetmeleğin hedeflerine ulaşabilmesi için insanların bu konuda eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerekir.
Ses kirliliğinin saptanmasında ses şiddetini ölçmek için birim olarak desibel (dB) kullanılır. İnsan için 35-65 dB sesler normaldir. 65-90 dB sesler, sürekli işitildiğinde zarar verebilecek kadar risklidir. 90 dB’in üzerindeki sesler tehlikelidir.
Ses kirliliği aşağıdaki uygulamalarla önlenebilir:
Otomobil kullanımını azaltacak önlemler alınmalıdır.
Ev ve iş yerlerinde ses geçirmeyen camlar (ısıcam gibi) kullanılmalıdır.
Eğlence yerleri vb. ortamlarda yüksek sesle müzik çalınması engellenmelidir.
Gürültü yapan kuruluşlar, şehirlerin dışında kurulmalıdır.
RADYASYON
Radyoaktif element denilen bazı elementlerin atom çekirdeğinin kendiliğinden parçalanarak etrafa yaydığı alfa, beta ve gama gibi ışınlara radyasyon denir. Çevreye yayılan bu ışınlar, canlı hücreleri doğrudan etkileyerek mutasyon denilen genlerdeki bozulmaya neden olur. Çok yoğun olmayan radyasyon, canlının bazı özelliklerinin değişmesne neden olurken yoğun radyasyon, canlının ölümüne neden olabilir. Örneğin; 1945′te Japonya’ya atılan atom bombası, atıldıktan sonraki 7 gün içinde, vucutlarının tamamı 10 saniye radyasyon almış insanların % 90′ı hiç bir yara ve yanık izi olmadan öldü. 26 Nisan 1986′da Çernobil’deki nükleer kazanın; ani ölümler, gebe kadınlarda düşük olayları, kan kanseri, sakat doğumlar gibi olumsuz etkileri oldu.
Bir çevredeki belli bir dozun üzerinde olan radyasyon, canlının vücut hücrelerini etkileyerek doku ve organlarda bozulmalara, anormalliklere, üreme hücrelerini etkileyerek doğacak yavrularda sakatlıklara neden olur. Uzun süre radyasyon etkisinde kalmanın yaratacağı sonuçlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Kanser oluşması,
Ömrün kısalması (erken ölümler),
Katarakt oluşması,
Sakat ve ölü doğumlar şeklinde sıralanabilir
Radyasyonun zararlı etkilerinden korunmak için, alınabilecek başlıca önlemler şunlardır:
Özel giysiler (kurşun önlük, özel maske) kullanılmalıdır.
Radyasyon kaynağından uzak durulmalı, en kısa sürede radyasyonlu ortam terk edilmelidir.
Radyasyonlu cihazlarla yapılan teşhis ve tedaviye sık sık başvurulmamalıdır.
Radyasyon, doğadaki radyoaktif maddelerden çok, bunların kullanıldığı ortam ve olaylardan çıkar. Bunlar; nükleer santraller, nükleer enerjiyle çalışan gemiler ve nükleer denemelerdir. Ayrıca teşhis ve tedavide kullanılan bazı cihazlar, tıbbi malzemelerin ve suların dezenfekte edilmesi için kullanılan araçlardan da radyasyon yayılmaktadır.

Son düzenleyen MeLL; 7 Mart 2009 12:53. Sebep: Lütfen başlıkta soru haricinde cümleler kullanmayınız.
MeLL
7 Mart 2009 12:56   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Belki aşağıdaki yazı size ön fikir olur;

Alıntı


Çevre Sorunlarının Kaynakları

İçinde bulunduğumuz yüzyıl; birçok teknolojik imkanları insanlığın hizmetine sunarken, bir yandan da insanlığın ortak malı olan çevreden geri getirilmesi zor, hatta imkansız olan varlıkları da alıp götürmektedir.

Hızlı nüfus artışı, buna bağlı olarak beslenme, enerji, eğitim, çarpık kentleşme, sağlıksız sanayileşme, azalan ve tükenen canlı türleri, artan kirlilik ve iklim değişiklikleri dünyamızın en önemli çevre sorunlarını oluşturmaktadır.

Doğanın temel fiziksel unsurları olan hava, toprak ve su üzerinde zararlı etkilerin oluşması ile ortaya çıkan ve canlıların hayati faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyen çevre sorunlarının tümü çevre kirliliğini meydana getirmektedir. Çevre kirliliği, doğanın kendini temizleme gücünün üstünde olan yüklerin çevrede meydana getirdiği birikimlerdir.

Doğayı kirleten ve ekolojik dengeyi bozan başlıca etken İNSAN unsurudur.. Normal şartlarda kendi kendini temizleme özelliği olan doğa, insanların çeşitli faaliyetleri sonucu aşırı olarak kirlenmekte ve kendi gücünü aşan bu kirlenmeyi temizleyememektedir..

Çevre Sorunlarının Başlıca Kaynakları:

Son yıllarda teknoloji ve sanayinin hızla gelişmesi, çevre sorunlarının da artmasına sebep olmuştur. Artan nüfusla birlikte devreye giren altyapılar, faaliyete geçtikleri günde bile yetersiz kalmaktadır. Bu plansız endüstrileşme ve sağlıksız kentleşme, nükleer denemeler, bölgesel savaşlar, verimi artırmak amacıyla tarımda kimyasal maddelerin bilinçsizce kullanılmasıyla birlikte, gerekli çevresel önlemler alınmadan ve arıtma tesisleri kurulmadan yoğun üretime geçen sanayi tesisleri, çevre kirliliğini tehlikeli boyutlara çıkarmıştır. Yapılan araştırmalar Dünyadaki mevcut çevre kirliliğinin % 50 'sinin, son 35 yılda meydana geldiğini ortaya koymaktadır.

Hızlı nüfus artışı, çevre sorunlarına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Türkiye, OECD ülkeleri arasında en yüksek nüfus artış oranına sahiptir. Birleşmiş milletlerin yaptığı nüfus tahminlerine göre, Türkiye nüfusunun 2025 yılında 92 milyona yükselmesi beklenmektedir. Bu durum ülkemizin bugün olduğu kadar, gelecekte de çevre sorunları ile karşılaşacağının bir göstergesidir.




Alıntı

SES KİRLİLİĞİ
Sanayileşme ve modern teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan çevre sorunlarından biri de ses kirliliğidir. Gürültü de denilen ses kirliliği, istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen sesler ya da insanı rahatsız eden düzensiz ve yüksek seslerdir. Ses kirliliğini yaratan önemli etmenler;
Sanayileşme
Plansız kentleşme
Hızlı nüfus artışı
Ekonomik yetersizlikler
İnsanlara, gürültü ve gürültünün yaratacağı sonuçları konusunda yeterli ve etkili eğitimin verilmemiş olmasıdır.
Ses kirliliği, insan üzerinde çok önemli olumsuz etkiler yaratır. Bu etkileri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
İşitme sistemine etkileri: Ses kirliliği işitme sistemi üzerinde, geçici ve kalıcı etkiler olmak üzere iki çeşit etki yapar. Ses kirliliğinin geçici etkisi, duyma yorulması olarak da bilinen işitme duyarlılığındaki geçici kayıplar şeklinde olur. Duyma yorulması düzelmeden tekrar gürültüden etkilenilmesi ve etkileşmenin çok fazla olması durumunda işitme kaybı kalıcı olur.
Fizyolojik etkileri: İnsanlarda görülen stresin önemli bir kaynağı ses kirliliğidir. Ani olarak oluşan gürültü insanın kalp atışlarında (nabzında), kan basıncında (tansiyonunda), solunum hızında, metabolizmasında, görme olayında bozulmalar yaratır. Bunların sonucunda uykusuzluk, migren, ülser, kalp krizi gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar. Ancak en önemli olumsuzluk kulakta yaptığı tahribattır.
Psikolojik etkileri: Belirli bir sınırı aşan gürültünün etkisinde kalan kişiler, sinirli, rahatsız ve tedirgin olmaktadır. Bu olumsuzluklar, gürültünün etkisi ortadan kalktıktan sonra da sürebilmektedir.
İş yapabilme yeteneğine etkileri: Özellikle beklenmeyen zamanlarda ortaya çıkan ses kirliliği, iş veriminin düşmesi, kendini işine verememe ve hareketlerin engellenmesi şeklinde performansı düşürücü etkiler yapar. Gürültünün öğrenmeyi ve sağlıklı düşünmeyi de engellediği deneylerle saptanmıştır.
Ülkemizde, insanları gürültünün zararlı etkilerinden korumak için gerekli önlemleri içeren ve çevre yasasına göre hazırlanmış olan “Gürültü kontrol yönetmeliği” uygulanmaktadır. Ancak yönetmeleğin hedeflerine ulaşabilmesi için insanların bu konuda eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerekir.
Ses kirliliğinin saptanmasında ses şiddetini ölçmek için birim olarak desibel (dB) kullanılır. İnsan için 35-65 dB sesler normaldir. 65-90 dB sesler, sürekli işitildiğinde zarar verebilecek kadar risklidir. 90 dB’in üzerindeki sesler tehlikelidir.
Ses kirliliği aşağıdaki uygulamalarla önlenebilir:
Otomobil kullanımını azaltacak önlemler alınmalıdır.
Ev ve iş yerlerinde ses geçirmeyen camlar (ısıcam gibi) kullanılmalıdır.
Eğlence yerleri vb. ortamlarda yüksek sesle müzik çalınması engellenmelidir.
Gürültü yapan kuruluşlar, şehirlerin dışında kurulmalıdır.
RADYASYON
Radyoaktif element denilen bazı elementlerin atom çekirdeğinin kendiliğinden parçalanarak etrafa yaydığı alfa, beta ve gama gibi ışınlara radyasyon denir. Çevreye yayılan bu ışınlar, canlı hücreleri doğrudan etkileyerek mutasyon denilen genlerdeki bozulmaya neden olur. Çok yoğun olmayan radyasyon, canlının bazı özelliklerinin değişmesne neden olurken yoğun radyasyon, canlının ölümüne neden olabilir. Örneğin; 1945′te Japonya’ya atılan atom bombası, atıldıktan sonraki 7 gün içinde, vucutlarının tamamı 10 saniye radyasyon almış insanların % 90′ı hiç bir yara ve yanık izi olmadan öldü. 26 Nisan 1986′da Çernobil’deki nükleer kazanın; ani ölümler, gebe kadınlarda düşük olayları, kan kanseri, sakat doğumlar gibi olumsuz etkileri oldu.
Bir çevredeki belli bir dozun üzerinde olan radyasyon, canlının vücut hücrelerini etkileyerek doku ve organlarda bozulmalara, anormalliklere, üreme hücrelerini etkileyerek doğacak yavrularda sakatlıklara neden olur. Uzun süre radyasyon etkisinde kalmanın yaratacağı sonuçlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Kanser oluşması,
Ömrün kısalması (erken ölümler),
Katarakt oluşması,
Sakat ve ölü doğumlar şeklinde sıralanabilir
Radyasyonun zararlı etkilerinden korunmak için, alınabilecek başlıca önlemler şunlardır:
Özel giysiler (kurşun önlük, özel maske) kullanılmalıdır.
Radyasyon kaynağından uzak durulmalı, en kısa sürede radyasyonlu ortam terk edilmelidir.
Radyasyonlu cihazlarla yapılan teşhis ve tedaviye sık sık başvurulmamalıdır.
Radyasyon, doğadaki radyoaktif maddelerden çok, bunların kullanıldığı ortam ve olaylardan çıkar. Bunlar; nükleer santraller, nükleer enerjiyle çalışan gemiler ve nükleer denemelerdir. Ayrıca teşhis ve tedavide kullanılan bazı cihazlar, tıbbi malzemelerin ve suların dezenfekte edilmesi için kullanılan araçlardan da radyasyon yayılmaktadır.

Keten Prenses bu mesajı beğendi.
7 Mart 2009 13:11   |   Mesaj #3   |   
Keten Prenses - avatarı
MsXLabs Üyesi
..

42599
8.270 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 28-03-2008
Çevreyle ilgili örnek münazara konuları:

1-ÇEVRENİN KİRLENMESİNDE TEKNOLOJİ Mİ DAHA FAZLA ROL OYNAR YOKSA EĞİTİMSİZLİK Mİ?
2-ÇEVREYİ KORUMAK İÇİN EĞİTİM Mİ DAHA ÖNEMLİDİR YOKSA DAHA AZ TEKNOLOJİ KULLANMAK MI?
MeLL bu mesajı beğendi.
Misafir
10 Ocak 2011 22:33   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
yahu hiç bir şey bulamıyorum yardım edin bana noğlur
recorecep26
28 Mart 2011 14:24   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

teknoloji tasarım sorunlar

1/1—Sorunu Araştırma, Tanımlama ve Çözüm Yollarını Tartışma

Sorunları bul=
1- Tahtaları silmekte zorlanıyoruz. Bütün tozlar üstümüze siniyor ve ağzımıza girip öksürmemize neden oluyor. Bunun için çözüm; kendi kendini temizleyen tahta. Bu tahta komutla çalışıyor. Senin dediğin her şeyi yapıyor. Böylece sorunlar ortadan kalkıyor.
2- Yazmak bizim için zor geliyor. Çok yazdığımızda bileğimiz ağrıyor. Yazmaktan tiksiniyoruz. Bunun için çözüm; kendi kendine yazan kalem. Bu kalem sesle çalışıyor ama sadece sizin sesinizle. Başka biri kullanamaz. Böylece bileğiniz ağrımadan ve tiksinmeden yazı yazmak daha rahat olacak.
3- Karanlık ve yağmurlu günlerde önünüzü göremezsiniz ve birde yaşlıysanız işiniz daha zor. Bunun için çözüm; ışıklı şemsiye. Bu şemsiye hem bastonu olan ve hem de yönünüzü görmenizi sağlayacak. Böylece evinize daha rahat varabileceksiniz.
4- Engelliler için otobüse binmek zor geliyor. Bunun için çözüm; düz, yürüyen merdivenli otobüs. Engelliler otobüse daha rahat binebilecekler. Düz yürüyen merdiven tekerlekleri daha rahat çıkabilecek. Böylece yorulmanıza gerek kalmayacak.
5- Gece kitap okumak istiyorsunuz ama yanınızda kardeşiniz uyuyor ve ışığı açamazsınız. Ayrıca görme engelliler içinde yararlı olacak. Bunun için çözüm; Konuşan kitap. Bu kitap kendiliğinden konuşuyor. Ses düzeyini istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.

şimdiden birşey deil arkadaşlar
Misafir
5 Nisan 2011 14:36   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

??

teknoloji zararlıdır münazara ile ilgili daha fazla bilgi istiyorum
Misafir23
6 Ekim 2011 17:00   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

NASIL

arkadaşlar nasıl oluyorda böyle oluyor
Misafir
4 Ocak 2012 19:35   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
medya mı toplumu yönlendirir yoksa toplum mu medyayı yönlendirir adlı münazara konum varr .. benim grubum medya toplumu yönlendirir. .. acil bilgi verirmisinizz !
Misafir
4 Nisan 2013 16:50   |   Mesaj #9   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

münazara

bu nebiçim siteye hiç bir sey bulamıyom lütfen biri bana yardım etsinnn
nrvsn
28 Mayıs 2013 15:54   |   Mesaj #10   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

saas

Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

medya mı toplumu yönlendirir yoksa toplum mu medyayı yönlendirir adlı münazara konum varr .. benim grubum medya toplumu yönlendirir. .. acil bilgi verirmisinizz !

tabikide toplum medya toplumu yönlendirir medya dedeiğin kitle iletişim araçlarının tümüdür kitle iletişim araçları toplumsal olayları konu alır eeee ozmn
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Teknoloji ile ilgili münazara konusu hakkında yardımcı olur musunuz? Konusuna Benzer Konular

Münazara konusu düzenlemede yardımcı olur musunuz?
Gönderen: BeyzaKrmzoglu Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 9 Mart 2013 19:50
Müzik ile ilgili sorularıma yardımcı olur musunuz?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 3
Son Mesaj: 3 Ocak 2012 22:47
Dreamweaver ile ilgili yardımcı olur musunuz?
Gönderen: Dreamon Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 21 Ocak 2011 11:28
iPod ile ilgili sorunuma yardımcı olur musunuz?
Gönderen: kiss_or_kill Forum: Soru-Cevap
Cevap: 0
Son Mesaj: 17 Ocak 2010 13:48
MSN ile ilgili sorunuma yardımcı olur musunuz?
Gönderen: kemer09 Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 4 Temmuz 2009 15:22
Etiketler:
  • teknoloji ile ilgili sorular
  • teknoloji ilgili sorular
  • teknoloji yararlidir munazara
Sayfa 0.413 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu