Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Serbest nazım ve toplumcu şiirin özellikleri nedir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 3 Kasım 2009 (21:27) tarihinde açılmıştır.
42534 kez görüntülenmiş, 11 cevap yazılmış ve son mesaj 6 Nisan 2011 (12:29) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 3 Kasım 2009, 21:27

Serbest nazım ve toplumcu şiirin özellikleri nedir?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar Sponsorlu Bağlantılar
serbest nazım ve toplumcu şiirin maddeler halinde özellikleri
En iyi cevap _KleopatrA_ tarafından gönderildi

Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

serbest nazım ve tolumcu şiirin maddeler halinde özellikleri
Serbest Nazım…
(Nazım Biçimleri)

1. Genellikle ölçü ve kafiyeye bağlı bulunmayan, dizelerindeki hece sayısı değişik olan şiirlerdir.
2. Servet-i Fünûn’dan sonra kullanılmaya başlanan bu nazım şekli günümüzde çok yaygınlaşmıştır.
3. Ölçü ve kafiye şiire ahenk verir. Serbest nazımlarda ise bu ahenk aliterasyon ve asonanslarla sağlanır.
4. Serbest nazmın, şairlerin kullanışlarına göre pek çok çeşitleri vardır. Bunun için de henüz belirginleşmiş bir kuralı yoktur.

ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifâyetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

Orhan Veli Kanık
Toplumcu Şiir; Halkı anlatan, halkın sorunlarını anlatandır. Özellikle Nazım Hikmet başarılı bir şekilde ortaya koymuştur.Diğeri ise Rıfat Ilgaz.
Edebi zevki devam ettiriyorlar, hem de bireyciliğin tuzağına düşmüyorlar.
Örneğin sayfa 57 de İÇİMİZDEN BİRİ adlı şiir toplumsal bir şiir. çobanın hayatını anlatıyor. çobanın askere gittiğini fakat tanınmadığını sırtına bir bazlama(ekmek) bağlayarak, davulsuz zurnasız askere gönderildiğini fakat ağanın oğlunun şanlı bir düğünle davullu zurnalı askere gittiğini söyliüyor.





Yirminci yüzyılın başlarında, neredeyse tüm dünyada eşzamanlı olarak gelişen siyasal ve toplumsal hareketlere bağlı olarak yeni bir edebiyat akımı doğdu. Toplumsal gerçekçilik ya da sosyalist gerçekçilik adı verilen bu akım; şiirden, edebiyatın ve sanatın her alanına kadar geniş bir yelpazede etkisini gösterdi. Emekçilerin sorunlarını, emek-sermaye çelişkisini ve yaşamsal kaygılarını konu alan bu akım, “toplum için sanat” görüşünü temsil ediyordu. Bu akım için, bir bakıma sosyolojik karakterli bir edebiyat akımı dersek, yanılmayız.

Ana ilkeleri, 1934 yılındaki Sovyet Yazarlar Birliği’nin birinci kongresinde saptanan toplumsal gerçekçilik akımı, gerçekçiliğin Marksist yorumuyla gelişen bir sanat akımı oldu. Sanatın her alanında, “ne olduğundan çok, nasıl olması gerektiği sorusuna” yanıt arayan bu akım, Cumhuriyetin ilk yıllarında Türk edebiyat literatürüne girdi. Türkiye’nin toplumsal yapısını ve edebi sorunlarını ele alan toplumsal gerçekçiler, o dönemin Aydınlık dergisi etrafında bir araya geldiler.

Çeşitli ülkelerde farklı görünümler kazanan bu akım, Türkiye’de de başlangıçta sadece belli konulara bağlıymış gibi algılandı, öyle göründü. (Yoksulluk, kapitalizm eleştirisi, emek sömürüsü gibi) Ardından, siyaset ve edebiyatın görev alanlarının yeniden netlik kazanmasıyla, bu akıma olan bakış açısı da farklı bir boyut kazandı. Toplumsal gerçekçilik, ülkemizde bu akımın en güçlü sesi olan Nazım Hikmet ile başladı. Zamanla Rıfat Ilgaz, Enver Gökçe, Arif Damar, Attila İlhan, Ahmet Arif, Şükran Kurdakul gibi sanatçıların da eklenmesiyle, başlangıç döneminde önemli eserler verildi. 1950’li yıllara gelindiğinde ise Hasan Hüseyin, Ceyhun Atuf Kansu, Talip Apaydın, Mehmet Başaran gibi şairler, toplumcu gerçekçilik saflarında yer aldılar.

1940’lı yıllar, Türk şiirinin güçlendiği yıllar olarak geçti edebiyat tarihine. Toplumsal gerçekçilik akımının da etkisiyle önemli kazanımlar elde edildi ardı ardına. Önce hece kaldırıldı şiirden. Özellikle Ahmet Kutsi Tecer, halk şiiri geleneğini yeniden canlandırmaya çalıştı. Şiirde Nazım etkisine karşın, Garip akımı doğdu. Orhan Veli ve arkadaşlarının etkisiyle gelişen bu akım ile de şiirde ölçü, uyak ve şairanelik silinmeye çalışıldı. Ardından İkinci Yeni dönemi başlayacaktı. Cemal Süreyya ve Edip Cansever’in öncülük ettiği bu akım da Garip akımının tam tersi bir kadrajdan baktı şiire. Somuta karşı soyut, şiirde rahatlık yerine zorlama… Bu akımda önemli olan, önce biçimdi. Siyasal nedenlerden ötürü basılması yasak olan Nazım şiirlerinin, 1965 yılından sonra yeniden basılmasıyla birlikte ise toplumcu şiir yeniden kendini bulacaktı.
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Eski 3 Kasım 2009, 21:35

Serbest nazım ve toplumcu şiirin özellikleri nedir?

#2 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

serbest nazım ve tolumcu şiirin maddeler halinde özellikleri
Serbest Nazım…
(Nazım Biçimleri)

1. Genellikle ölçü ve kafiyeye bağlı bulunmayan, dizelerindeki hece sayısı değişik olan şiirlerdir.
2. Servet-i Fünûn’dan sonra kullanılmaya başlanan bu nazım şekli günümüzde çok yaygınlaşmıştır.
3. Ölçü ve kafiye şiire ahenk verir. Serbest nazımlarda ise bu ahenk aliterasyon ve asonanslarla sağlanır.
4. Serbest nazmın, şairlerin kullanışlarına göre pek çok çeşitleri vardır. Bunun için de henüz belirginleşmiş bir kuralı yoktur.

ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifâyetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

Orhan Veli Kanık
Toplumcu Şiir; Halkı anlatan, halkın sorunlarını anlatandır. Özellikle Nazım Hikmet başarılı bir şekilde ortaya koymuştur.Diğeri ise Rıfat Ilgaz.
Edebi zevki devam ettiriyorlar, hem de bireyciliğin tuzağına düşmüyorlar.
Örneğin sayfa 57 de İÇİMİZDEN BİRİ adlı şiir toplumsal bir şiir. çobanın hayatını anlatıyor. çobanın askere gittiğini fakat tanınmadığını sırtına bir bazlama(ekmek) bağlayarak, davulsuz zurnasız askere gönderildiğini fakat ağanın oğlunun şanlı bir düğünle davullu zurnalı askere gittiğini söyliüyor.





Yirminci yüzyılın başlarında, neredeyse tüm dünyada eşzamanlı olarak gelişen siyasal ve toplumsal hareketlere bağlı olarak yeni bir edebiyat akımı doğdu. Toplumsal gerçekçilik ya da sosyalist gerçekçilik adı verilen bu akım; şiirden, edebiyatın ve sanatın her alanına kadar geniş bir yelpazede etkisini gösterdi. Emekçilerin sorunlarını, emek-sermaye çelişkisini ve yaşamsal kaygılarını konu alan bu akım, “toplum için sanat” görüşünü temsil ediyordu. Bu akım için, bir bakıma sosyolojik karakterli bir edebiyat akımı dersek, yanılmayız.

Ana ilkeleri, 1934 yılındaki Sovyet Yazarlar Birliği’nin birinci kongresinde saptanan toplumsal gerçekçilik akımı, gerçekçiliğin Marksist yorumuyla gelişen bir sanat akımı oldu. Sanatın her alanında, “ne olduğundan çok, nasıl olması gerektiği sorusuna” yanıt arayan bu akım, Cumhuriyetin ilk yıllarında Türk edebiyat literatürüne girdi. Türkiye’nin toplumsal yapısını ve edebi sorunlarını ele alan toplumsal gerçekçiler, o dönemin Aydınlık dergisi etrafında bir araya geldiler.

Çeşitli ülkelerde farklı görünümler kazanan bu akım, Türkiye’de de başlangıçta sadece belli konulara bağlıymış gibi algılandı, öyle göründü. (Yoksulluk, kapitalizm eleştirisi, emek sömürüsü gibi) Ardından, siyaset ve edebiyatın görev alanlarının yeniden netlik kazanmasıyla, bu akıma olan bakış açısı da farklı bir boyut kazandı. Toplumsal gerçekçilik, ülkemizde bu akımın en güçlü sesi olan Nazım Hikmet ile başladı. Zamanla Rıfat Ilgaz, Enver Gökçe, Arif Damar, Attila İlhan, Ahmet Arif, Şükran Kurdakul gibi sanatçıların da eklenmesiyle, başlangıç döneminde önemli eserler verildi. 1950’li yıllara gelindiğinde ise Hasan Hüseyin, Ceyhun Atuf Kansu, Talip Apaydın, Mehmet Başaran gibi şairler, toplumcu gerçekçilik saflarında yer aldılar.

1940’lı yıllar, Türk şiirinin güçlendiği yıllar olarak geçti edebiyat tarihine. Toplumsal gerçekçilik akımının da etkisiyle önemli kazanımlar elde edildi ardı ardına. Önce hece kaldırıldı şiirden. Özellikle Ahmet Kutsi Tecer, halk şiiri geleneğini yeniden canlandırmaya çalıştı. Şiirde Nazım etkisine karşın, Garip akımı doğdu. Orhan Veli ve arkadaşlarının etkisiyle gelişen bu akım ile de şiirde ölçü, uyak ve şairanelik silinmeye çalışıldı. Ardından İkinci Yeni dönemi başlayacaktı. Cemal Süreyya ve Edip Cansever’in öncülük ettiği bu akım da Garip akımının tam tersi bir kadrajdan baktı şiire. Somuta karşı soyut, şiirde rahatlık yerine zorlama… Bu akımda önemli olan, önce biçimdi. Siyasal nedenlerden ötürü basılması yasak olan Nazım şiirlerinin, 1965 yılından sonra yeniden basılmasıyla birlikte ise toplumcu şiir yeniden kendini bulacaktı.
Rapor Et
Eski 3 Kasım 2009, 21:48

Serbest nazım ve toplumcu şiirin özellikleri nedir?

#3 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

serbest nazım ve toplumcu şiirin maddeler halinde özellikleri

Serbest Nazım.
  • Genellikle ölçü ve kafiyeye bağlı bulunmayan, dizelerindeki hece sayısı değişik olan şiirlerdir.
  • Servet-i Fünûn’dan sonra kullanılmaya başlanan bu nazım şekli günümüzde çok yaygınlaşmıştır.
  • Ölçü ve kafiye şiire ahenk verir. Serbest nazımlarda ise bu ahenk aliterasyon ve asonanslarla sağlanır.
  • Serbest nazmın, şairlerin kullanışlarına göre pek çok çeşitleri vardır. Bunun için de henüz belirginleşmiş bir kuralı yoktur.
Anlatamıyorum
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifâyetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.


Orhan Veli Kanık


Toplumcu Şiir;
  • Halkı anlatan, halkın sorunlarını anlatan şiir türüdür. Nazım Hikmet ve Rıfat Ilgaz'ın şiirleri örnektir.
  • Yirminci yüzyılın başlarında, neredeyse tüm dünyada eşzamanlı olarak gelişen siyasal ve toplumsal hareketlere bağlı olarak yeni bir edebiyat akımı doğdu. Toplumsal gerçekçilik ya da sosyalist gerçekçilik adı verilen bu akım; şiirden, edebiyatın ve sanatın her alanına kadar geniş bir yelpazede etkisini gösterdi.
  • Emekçilerin sorunlarını, emek-sermaye çelişkisini ve yaşamsal kaygılarını konu alan bu akım, “toplum için sanat” görüşünü temsil ediyordu. Bu akım için, bir bakıma sosyolojik karakterli bir edebiyat akımı dersek, yanılmayız.
Devamı için aşağıdaki linke bakabilirsiniz:
http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/218642-toplumcu-gercekci-siir-ozellikleri-nedir.html
Rapor Et
Eski 20 Aralık 2009, 17:05

Serbest nazım ve toplumcu şiirin özellikleri nedir?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Alıntı:
serbest siirin ozellikleri
serbest nazım toplumcu şiiri ve şairleri
Rapor Et
Eski 22 Aralık 2009, 14:07

Serbest nazım ve toplumcu şiirin özellikleri nedir?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ya çok teşekkür ederizde biraz daha detaya girilirse daha mutlu olacaz...
Rapor Et
Eski 26 Aralık 2009, 21:02

Serbest nazım ve toplumcu şiirin özellikleri nedir?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
- Toplumcu gerçekçi şiir, serbest nazım özellikleri taşır.
- Toplumcu gerçekçi şiir, ideolojik içerikli bir şiirdir.
- Toplumcu gerçekçi şiir, o güne kadar görülmemiş, denenmemiş bir görsellik, karmaşık biçimli teknikler barındıran bir şiirdir.
- Politik bir içerik taşıması şiirin etkileme ve belirleme gücünü yükseltmiştir.
- Şiirdeki paralel, simetrik akışlar ve kırılmalar Rus şair Mayakovski'den gelen yansımalardır.
- Materyalist ve Marksist bir dünya görüşü üzerinde temellendirilmiştir.
- Toplumcu gerçekçi edebiyat, halkçılık, köycülük kavraları ile hümanist bir düşünce etrafında şekillenen bir edebiyattır.
- Toplumcu gerçekçi anlayışın ekseninde "insan, toplum ve üretim ilişkileri" vardır.
- Toplum için sanat anlayışı vardır.
- Sanatkâr toplumun ruh mühendisidir.
-Toplumcu gerçekçi edebiyat eğitsel bir işlevle yüklüdür. Sosyalist bireyselliğin geliştirilmesi bu edebiyatın ana amacıdır.
-Sanat her türlü dinsel ve töresel bağlardan kurtulmalıdır.
-Toplumcu gerçekçi edebiyat, programa dayalı ve tezi olan bir edebiyattır.
-Toplumcu gerçekçi edebiyata iyimser bir bakış açısı egemendir.
-Toplumcu gerçekçi edebiyatta insanı belirleyen en temel öge kollektivizmdir
Rapor Et
Eski 17 Kasım 2010, 13:56

Serbest nazım ve toplumcu şiirin özellikleri nedir?

#7 (link)
dme148
Ziyaretçi
dme148 - avatarı
anlatamıyorum şiirindeki kullanılan dilin özelliklerini bilen arkadaslarımız var mı acaba

yok mu
Son Düzenleyen Daisy-BT; 17 Kasım 2010 @ 15:40.
Rapor Et
Eski 17 Kasım 2010, 15:41

Serbest nazım ve toplumcu şiirin özellikleri nedir?

#8 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı
Alıntı:
dme148 adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

anlatamıyorum şiirindeki kullanılan dilin özelliklerini bilen arkadaslarımız var mı acaba

yok mu

Serbest Nazım.
  • Genellikle ölçü ve kafiyeye bağlı bulunmayan, dizelerindeki hece sayısı değişik olan şiirlerdir.
  • Servet-i Fünûn’dan sonra kullanılmaya başlanan bu nazım şekli günümüzde çok yaygınlaşmıştır.
  • Ölçü ve kafiye şiire ahenk verir. Serbest nazımlarda ise bu ahenk aliterasyon ve asonanslarla sağlanır.
  • Serbest nazmın, şairlerin kullanışlarına göre pek çok çeşitleri vardır. Bunun için de henüz belirginleşmiş bir kuralı yoktur.
Anlatamıyorum

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifâyetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.


Orhan Veli Kanık


Toplumcu Şiir;
  • Halkı anlatan, halkın sorunlarını anlatan şiir türüdür. Nazım Hikmet ve Rıfat Ilgaz'ın şiirleri örnektir.
  • Yirminci yüzyılın başlarında, neredeyse tüm dünyada eşzamanlı olarak gelişen siyasal ve toplumsal hareketlere bağlı olarak yeni bir edebiyat akımı doğdu. Toplumsal gerçekçilik ya da sosyalist gerçekçilik adı verilen bu akım; şiirden, edebiyatın ve sanatın her alanına kadar geniş bir yelpazede etkisini gösterdi.
  • Emekçilerin sorunlarını, emek-sermaye çelişkisini ve yaşamsal kaygılarını konu alan bu akım, “toplum için sanat” görüşünü temsil ediyordu. Bu akım için, bir bakıma sosyolojik karakterli bir edebiyat akımı dersek, yanılmayız.
Devamı için aşağıdaki linke bakabilirsiniz:
http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/218642-toplumcu-gercekci-siir-ozellikleri-nedir.html
Rapor Et
Eski 10 Aralık 2010, 19:59

Serbest nazım ve toplumcu şiirin özellikleri nedir?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
serbast nazımla toplumcu gerçekçilik aynı şey mi? :/
Rapor Et
Eski 12 Ocak 2011, 20:54

cft.

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
serbest nazım ve tpolumcu şiir aynı şey değildir toplumcu şiir anlayışını benimseyen bazı yazarlar serbest nazım geleneğinden faydalanar.Nazım hikmet,tevfik fikret gibi...
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.274 saniyede (79.83% PHP - 20.17% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 02:07
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi