Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Ülkemizde sel felaketinin en sık görüldüğü bölge hangisidir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda orqunalcadı tarafından 17 Ocak 2011 (21:39) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
9448 kez görüntülenmiş, 26 cevap yazılmış ve son mesaj 12 Aralık 2013 (16:33) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 2.67  |  Oy Veren: 6      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 17 Ocak 2011, 21:39

Ülkemizde sel felaketinin en sık görüldüğü bölge hangisidir?

#1 (link)
orqunalcadı
Ziyaretçi
orqunalcadı - avatarı
yardım edin lütfennnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn
Benzer Konular: Etiketler:
  • selin en cok goruldugu yerler
  • selin en fazla goruldugu bolge
  • ulkemizde sel
  • ulkemizde yasanan dogal afetler sel
  • ulkemizde yasanandogal afetler
Rapor Et
Reklam
Eski 17 Ocak 2011, 21:48

Ülkemizde sel felaketinin en sık görüldüğü bölge hangisidir?

#2 (link)
orqunalcadı
Ziyaretçi
orqunalcadı - avatarı
LÜTFEN ÇOK ACİLLLLLL
Rapor Et
Eski 17 Ocak 2011, 21:52

Ülkemizde sel felaketinin en sık görüldüğü bölge hangisidir?

#3 (link)
LeqoLas
Ziyaretçi
LeqoLas - avatarı
Türkiye’de çok sık görülen doğal tehlikelerin başında, sel olayları gelmektedir. Önemli can ve mal kaybına neden olan ve değişik nedenlerle oluşan sel, ülkemizin hızla değişen ve gelişen
sosyal ve ekonomik yapısı içinde daha da etkili olmakta, büyük ekonomik kayıpların ve acıların yaşandığı afete dönüşmektedir.
Ülkemizde görülen doğal afetler içinde sel, depremden sonra en büyük can ve mal kayıplarının görüldüğü doğa olayıdır. Her yıl bu afetten kaynaklanan ekonomik kaybın ortalama 160 trilyon Türk Lirası olduğu hesap edilmiştir.

Sel taşkınını önleme ve kaza zararlarından korunma çalışmaları sonucu, son yıllarda sellerin sayısındaki artmaya rağmen can kayıplarında belirli bir azalma olmuştur. Ancak bu iyimser tabloyu ekonomik yönden çizmek zordur.
Çünkü Sel/Taşkın riski olan alanlardaki ekonomik etkinlikler zamanla artmıştır. Bu nedenle daha küçük boyuttaki bir sel olayında bile oluşan ergonomik kayıplar, daha nce yaşanan ve daha büyük boyuttaki bir sel olayındakinden, daha fazla olmaktadır.

Türkiye’nin sel olayına karşı duyarlılığını doğal etkenlerin (iklim, bitki örtüsü, topografya vb.) yanında, insanların çeşitli ekonomik ve sosyal etkinlikleri de belirlemektedir. Çeşitli sektörlerdeki ekonomik faaliyetlerin yoğun olarak devam ettiği ülkemizde hızlı nüfus artışı, sağlıksız kentleşmeyi de beraberinde getirmektedir. Bu durum sele duyarlı alanlarda ve özellikle de akarsu havzalarında nüfus ve sanayi yoğunluğunu arttırmaktadır. Bu yerleşim alanlarında yeni yollar açılmakta, kurulan işletmeler ile arazi yapısı değişmekte, ormanlar ve meralar tahrip edilmektedir, dolayısıyla havzadaki jeomorfolojik ve hidrolojik denge bozulduğundan can ve
özellikle de mal kaybına neden olan Sel/Taşkın afetleri daha sık görülmektedir.


Hangi koşullar altında olursa olsun Türkiye, hızlı ve çarpık bir biçimde artan nüfusun, iskan ve düzgün alt yapı ihtiyacının karşılanabilmesi için, akarsuların özelliklerini göz önüne alarak, su yapılarını projelendirmek, güçlendirmek, ekonomik yönden akarsu havzalarını çok dikkatli bir biçimde değerlendirmek zorundadır. Bunun için bütün akarsu havzalarının Sel/Taşkın karakterini belirlemek çok önemlidir.

Bu konuda yapılacak ilk iş, Türkiye’nin yapı ve yeryüzü şekilleri, doğal bitki örtüsü ve iklim özellikleri ile sosyo-ekonomik yapısının kapsamlı bir

biçimde ortaya konulmasıdır. Çünkü akarsu havzalarının sele karşı duyarlılıklarını; büyüklükleri, jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri, kullanım durumları, toprak özellikleri, orman örtüsü, kütle hareketleri ve erozyona karşı tutumları, vadi eğilimi ve uzunlukları gibi etkenler belirlemektedir.

Jeomorfolojik olarak Türkiye etrafı dağlarla çevrili, ortalama yüksekliği 1100 metre civarında olan, derin vadilerle yarılmış bir plato görünümündedir. Eğimi % 40 olan alanlar, genel yüz ölçümün %45’ini kaplamaktadır. Türkiye’nin büyük bir bölümü bu jeomorfolojik özelliğiyle şiddetli ve sürekli yağış sonucunda her an sel olayı ile karşılaşabilecek olan bir ülke konumundadır.

İklim olarak Türkiye’nin güney kıyıları yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olarak bilinen Akdeniz iklim bölgesinde yer almakla beraber, tamamında ise sahip olduğu fiziki coğrafya özellikleri nedeniyle, yoğun kar yağışları yanında yaz ve ilkbahar yağışlarının da görüldüğü bir ülkedir

Türkiye’de arazi kullanımı yönünden bakıldığında, ilk çağlardan günümüze kadar, başta ormanlar olmak üzere, doğal bitki örtüsünün büyük bölümü yok edilmiştir. Bitki örtüsü tahrip edilen alanlarda, eğim ve erozyon nedeniyle tarım yapılamaz hale geldiğinden, kültür bitkileri yönünden de fakirleşen yamaçlar, sel oluşumunu hızlandıran bir etken haline gelmiştir.


SEL VE SU BASKINLARINA NEDEN OLAN FAKTÖRLER

Bir yerdeki sel oluşumunu ve onun bir afete dönüşmesini, aşağıda özetlenen etkenler belirlemektedir.

a.İklim özellikleri,


b.Bitki örtüsü,


c.Fizyolojik özellikler,


ç.Beşeri etkinlikler.

Sel oluşumunda, bütün iklim değişkenlikleri önemli rol oynamakla birlikte, bunların içinde en önemli olanı yağıştır. Etkili yağışlar sel oluşumu için temel nedendir. Bir yerde uzunca bir sürede az miktarda su bırakan bir yağış, sele neden olmazken, kısa sürede görülen ve daha fazla miktarda su bırakan yağış, sele neden olabilmektedir. Çünkü şiddetli yağış sonucu kısa sürede oluşan büyük su kütlesi, bitki ve toprak tarafından tutulamadığından, doğrudan yüzey akışına geçmekte ve kontrolsüz akan bu sular, sele neden olmaktadır. Yine kalın bir kar örtüsü üzerine, nispeten ılık bir havada yağan yağmur da, ani kar erimelerine neden olduğundan, sel olma şansını arttırmaktadır
Özellikle çıplak arazilerde, toprağın nem miktarı da önemli bir etkendir. Neme doymuş topraklar, suya doymuş olduğundan, emme kabiliyeti zayıflayacak ve şiddetli yağış sonrası oluşan su kütlesinin büyük bir bölümü yüzeysel akışa geçecektir. Buna karşılık nemi düşük olan arazide yağış sularının bir kısmı toprak tarafından emileceği için, buralarda sel olasılığı da azalacaktır.

Bitki örtüsü yönünden zengin, nemli iklim bölgelerinde, çok şiddetli yağışlardan sonra bile, emilme ve bitki gövdelerinin akış hızını azaltması nedeniyle sel çok fazla görülen bir olay değildir. Nemli tropikal bölgeler bu özelliğe sahip olan yerlerdir.

Fizyolojik olaylar dendiği zaman, o bölgenin orografik durumu, yükseltisi, eğimi, toprak özellikleri, denize yakınlığı-uzaklığı, anlaşılmalıdır. Bütün bu özellikler, akarsu havzalarının yağış, sıcaklık, buharlaşma ve drenaj koşulları ile bitki örtüsünün dağılışını yönlendirerek, sel olaylarına karşı duyarlılığını ortaya koyan faktörlerdir.

Etkili yağışlara bağlı olarak oluşan ani seller genellikle akarsuların yukarı havzalarında oluşmakta, eğilimine göre de etkileri artmaktadır. Havzanın aşağı kesimlerinde ise, daha çok taşkınlara dönüşmektedir.

Özellikle tsunamilerin ve kuvvetli fırtınaların neden olduğu dalgalara bağlı, deniz kabarmaları sonucu ve şiddetli yağışlar sonrasında akarsu debilerinin artmasıyla ortaya çıkan seller, alçak kıyılara ve düzlüklere sahip olan ülkelerde çok daha etkili olmaktadır. Örneğin, Bangladeş bu ülkelerin başında gelmektedir. Buralar daha çok Muson yağışlarına bağlı olarak oluşan bu tip sel ve taşkınlıklardan çok etkilenmekte ve sel sürecinde çok büyük can ve mal kaybı yaşanmaktadır. Örneğin, 1972 yılının Kasım ayında Bangladeş’te 200.000 kişi, periyodik olarak bu tip sel ve taşkın olaylarının etkisinde kalan Leningrad’da ise 1924 yılında 20.000 kişi yaşamını kaybetmiştir.

Geniş bir havzayı ilgilendiren sel özellikle akarsu havzalarının aşağı kısımlarındaki düzlük alanlarda birkaç hafta, hatta birkaç ay etkisini sürdürebilmektedir. Ama bir akarsuyun yukarı havzasında yer alan alanlarda ve daha küçük akarsu havzalarında görülen sel olayı ise, birkaç saat içinde etkisini kaybedebilmektedir. Bu tip seller daha çok dağlık yapıya sahip, kurak ve yarı kurak bölgelerde görülmektedir.

Beşeri etkinlikler dendiği zaman insanın sosyal, kültürel ve ekonomik bütün etkileri ile insanla doğal çevre arasındaki ilişkiler akla gelmektedir.

Doğal afetlere neden olan bütün doğal olaylar, normal ölçüler içinde olduğu sürece, doğanın dengesi ve yaşamın devamı için gerekli olan olaylardır. Sel olayını da aynı açıdan değerlendirmek gerekir. Ancak bu olayların afet haline dönüşmesi, ekonomik ve sosyal gelişme bağlamında süregelen insan etkinliklerinin, doğal çevre üzerinde yaptığı olumsuz etkilerle ilişkilidir.

Örneğin, akarsu yataklarının akışının engellenecek biçimde kullanılması , yani sel, taşkınına hassas yerlerin yerleşime açılması, akarsu ve taşkın kontrol sistemlerinin yetersizliği, doğal bitki örtüsünün tahribi, yol yapımı gibi daha bir çok beşeri etkinlikler, sel afetinin oluşmasına ve zararlarının artmasına neden olmaktadır. Daha önce belirtildiği gibi seller, değişik isimlerle anılmaktadır. Ancak bunların içinde akarsu selleri ile kıyı sellerinin daha kolay doğal afete dönüşebilme özellikleri nedeniyle ayrı bir yeri vardır.


SEL VE SU BASKINLARININ ZARARLARI

Dünyanın hemen her bölgesinde değişik sıklıkta ve boyutta görülen sel olayları, büyük can ve mal kayıplarına neden olmaktadır. Aynı zamanda doğal tehlikelerin en yaygın olanıdır. Dünyada her yıl yaklaşık ortalama 75 milyon dolayında insan bundan arklı biçimde etkilenmektedir.

a. Kütle Etkisi : Hızla akan su ile taşınan malzemeler çarptığı her şeyi, canlı ve cansız çevre ile kültürel çevreyi (insan, bitki, hayvan, yol, köprü, bina, fabrika, araba vb.) tamamen yada kısmen tahrip ederek yada yok ederek büyük can ve mal kaybına neden olabilir.

b. Erozyon Etkisi : Yukarı havzalardan başlamak üzere, aşağı havzalara kadar, havza boyunca her yerde yeni çatlakların ve oyukların oluşması, yatak yamaçlarında çökmelere neden olduğundan, buralarda yamaç hareketleri hızlanır, büyük miktardaki toprak başka yerlere taşınır.

c. Su Basması : Tarım ürünleri, taşınabilir ve taşınamayan mallar büyük zarar görür büyük can ve mal kayıpları yaşanabilir

ç. Taşıntı Etkisi : Selin verdiği en büyük zararların bir kısmı da Taşıntı baskınına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Çünkü bunlar etkili ve kalıcı zararlardır. Bunları aşağıdaki şekillerde sıralamak mümkündür.

(1) Değişik yüzey malzemelerinin, bir alanı (özellikle tarım alanını) kaplaması, o alanın doğal yapısını bozar, kalitesini düşürür ve verimini azaltır.

(2) Sel ve dere yataklarının taşıntıyla gittikçe tıkanması sonucu sel suları kontrolsüz hale gelir.

(3) Hidroelektrik santralleri işlevlerini yerine getiremez hale geldiğinden, enerji üretiminde düşme görülebilir.

(4) Taşınan ve yığılan malzemeler nedeniyle kara ve demir yollarının kapanması sonucu ulaşım aksar.

(5) Su kanalları tıkanabilir, drenaj sistemlerinde tahribat olabilir.

Limanlar büyük zarar görebilir.

(7) Çeşitli sosyo-ekonomik sorunlar ortaya çıkar
Rapor Et
Eski 17 Ocak 2011, 21:57

Ülkemizde sel felaketinin en sık görüldüğü bölge hangisidir?

#4 (link)
orqunalcadı
Ziyaretçi
orqunalcadı - avatarı
BÖLGE OLARAK SÖYLERMİSİN LEQOLAS
Rapor Et
Eski 18 Ocak 2011, 19:54

Ülkemizde sel felaketinin en sık görüldüğü bölge hangisidir?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
bölge olarak söyleyenin lütfen
Rapor Et
Eski 11 Şubat 2011, 11:53

Ülkemizde sel felaketinin en sık görüldüğü bölge hangisidir?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ben de bilmiyorum ewt söyleyinnn
Rapor Et
Eski 11 Şubat 2011, 12:59

Ülkemizde sel felaketinin en sık görüldüğü bölge hangisidir?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
karadeniz bölgesi
Rapor Et
Eski 8 Mart 2011, 18:41

Ülkemizde sel felaketinin en sık görüldüğü bölge hangisidir?

#8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Sele neden olan uygulamalar nelerdir ?
Rapor Et
Eski 25 Nisan 2011, 17:05

sel

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
tükiyede sel yaşanan yerler
Rapor Et
Eski 25 Nisan 2011, 17:23

Ülkemizde sel felaketinin en sık görüldüğü bölge hangisidir?

#10 (link)
asi_melek
Ziyaretçi
asi_melek - avatarı
Alıntı:
orqunalcadı adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

yardım edin lütfennnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn
karadeniz bölgesi en çok rize şehrinde
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.212 saniyede (77.73% PHP - 22.27% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 09:50
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi