| | #11 (mesaj-linki) |
Varsağı ,Selis , Nefes Varsağı Özel bir ezgiyle söylenen koşmaya denir. Önce Güney Anadolu’da yaşayan Varsak Türkleri tarafından söylendiği için bu adla anılır. Semâiye benzer. Hece ölçüsünün en çok sekizli kalıbıyla yazılır. 4+4 duraklı veya duraksız olur. Kafiye şeması şöyledir: Xaxa bbba ccca. Semâiden ezgi yönüyle ayrılır. Varsağı yiğitçe bir havayla okunur. Çokluk içinde "bre", "hey", "hey gidi", gibi ünlümler yer alır. Bu ünlemlerin bulunmadığı varsağılar ezgisiyle fark edilir. ÖRNEK VARSAĞI: Karacaoğlan Selis Halk edebiyatında aruz ölçüsü kullanılarak yazılan şiirlerdir. Genellikle 19’uncu yüzyıl aşıkları tarafından kullanılan selisin en fazla yazılan tipi gazeldir. Hece ölçüsünün on beşli kalıbına da uyan selislerin en belirgin özellikleri farklı bir ezgiye sahip olmalıdır. Nefes Dini temellere bağlı aşık edebiyatı nazım şekillerinden ilahilerin Alevi-Bekteşi aşıklarınca yazılanlarına denir. Konusu genellikle tasavvuftaki vahdet-i vücud, Alevi-Bektaşi ilkeleri, tarikat kurallarıyla ilgilidir. Dili sade bir Türkçe olan nefesler biçim olarak koşmaya benzer. Dörtlükler halinde hece ölçüsünün 7, 8, 11’li kalıpları ile ya da az da olsa aruzla yazılanlara rastlanmaktadır. Dörtlük sayısı 3-7 arasında değişir. Fazla da olabilir. ÖRNEK NEFES: Biz Urum Abdallarıyız Maksadımız yârdır bizim Geçtik ziynet kabâsından Gencinemiz erdir bizim Dâim kılarız biz zârı Harceyleriz elden var, Dost yoluna verdik seri Mürkirimiz hârdır bizim Aşk bülbülüyüz öteriz Râh-i Hakka yüz tutarız Mânâ gevherin satarız Mürşidimiz vardır bizim İstivâyı gözler gözüm Seb’almesanidir yüzüm Ene’l Hakk’ı söyler sözüm Mi’râcımız dârdır bizim Haber aldık mahkemâttan Geçmeyiz zâttan sıfattan Balım nihan söyler Haktan İrşâdımız sırdır bizim Balım Sultan Son Düzenleyen GusinapsE; 16-04-2006 @ 23:58. | |
| |
| | #12 (mesaj-linki) |
Cvp: Halk Edebiyatı Ayin Mutasavvıflara has bazı hal ve hareketleri ifade etmek için ilk defa İranlılar tarafından kullanılan ayin, daha sonra Türk Tasavvuf Edebiyatı’na da geçmiş Mevleviler’in sema meclislerinde söyledikleri ilahilere verilen ad olmuştur. Tapuğ Gülşeni adlı tarikata bağlı şairlerin ayinler sırasında okudukları makamlı şiirlere tapuğ adı verilir. Cumhur Mevlevi ve Bektaşi dergahları dışındaki dergah ve tarikatlarda topluca okunan ilahilere verilen addır. Hikmet Dini ve tasavvufi halk şiirinde şairin anlayış ve sezgilerine göre din konularını işleyen şiirlere hikmet denir. Devriye Dini ve tasavvufi halk edebiyatında devir felsefesini savunan ve anlatan şirlerdir. Devriye, evrenin ve insanın tanrıdan çıkıp, tekrar tanrıya döndüğünü savunan felsefedir. | |
|
| | #13 (mesaj-linki) |
Cvp: Halk Edebiyatı C) HALK EDEBİYATI a) Âşık edebiyatı şiir ağırlıklı bir edebiyattır. b) Âşık veya saz şairi denilen sanatçılar tarafından daima müzik eşliğinde söylenir. c) Âşıklar, bu edebiyatın mensur kısmını oluşturan halk hikâyelerinin oluşumu, gelişimi ve aktarılmasında da önemli rol oynarlar. d) Şiirde nazım birimi dörtlüktür. e) Koşma, semâî gibi nazım şekilleri ile güzelleme, koçaklama, ağıt ve taşlama türlerinde şiirler yazılmıştır. f) Yaygın olarak hece ölçüsü kullanılmıştır. g) Klâsik edebiyatın etkisiyle, aruz ölçüsü ve beyitlerden oluşan divan, kalenderî gibi nazım şekilleri de kullanılmıştır. h) Âşık edebiyatı doğaçlamaya (irtical) dayanır. Âşıklar, eserlerini bir ön hazırlık olmaksızın, doğrudan sözlü olarak meydana getirirler. ı) Söylendikleri, yaşatıldıkları devir ve çevrenin yaygın Türkçesi kullanılmıştır. j) Dinî-tasavvufî edebiyatın etkisinde kalmıştır. | |
|
| | #14 (mesaj-linki) |
Divan Edebiyatına karşı gelen; Halk Edebiyatı Halk Edebiyatı Türk edebiyatının başlangıcı için kesin bir tarih koymak mümkün değildir. Yalnız bu başlangıcı çok eski zamanlara, tarihin bilinmeyen devrelerine kadar götürmek mümkündür. Vesikalara dayanan en eski devre Büyük Hun Imparatorluğu zamanıdır. Bu devirden elimizde yazılı metin bulunmamaktadır. Fakat Çin kaynaklarında yazılı belgelerden edebiyatımızın millattan öncek yıllara uzandığını anlıyoruz. Halk Edebiyatı ile Divan Edebiyatı denilen yüksek zümre edebiyatının kesin çizgilerle ayrılmaya başlaması 14. yüzyılda olmuştur. Daha önceki devirlerde Türk edebiyatını bu şekilde bölümlere ayırmak söz konusu değildir. Destanlar çağı ve sonrasının en büyük özelliği sözlü olmasıdır. Türkler, dinlerini ve yurtlarını değiştirmiş, yeni devletler kurmuş , Türkçe başka dillerle kaynaşmaya başlamış ve bu yüzden edebiyatımız iki ayrı kolda gelişme göstermiştir. Şekil ve dil itibariyle Tekke edebiyatı da, Halk Edebiyatı ile parallelik arz etmiştir. Halk Edebiyatı’nın en önemli özelliği, sözlü olmasıdır. Ağızdan ağıza nakledilerek musiki vasıtasıyla yaygınlaşmıştır. Halk şairleri , şiirlerini saz eşliğinde söylemişlerdir. Yazılı değildir. Halk şairleri bir kişiye değil , toplulma hitap etmişler ve kendi şiirlerinin bestekarı olmuşlardır .Hem kendi eserlerini , hem kendisinden önceki saz şairlerinin eserlerini okuyup yayılmasında rol oynamışlardır. Ağızdan ağıza yayılan bu şiirler ya o zamanlarda veya daha sonraki dönemlerde “Cönk “ denilen şiir mecmualarında toplanmıştır. Halk edebiyatının en önemli özelliklerinden biri de anonim olmasıdır. Türküler, maniler,masallar , hikayeler , bilmeceler , vs.’nin ilk sahipleri unutulmuş olabilir. Hatta zamanla eserler şekil değişikliğine, konu değişikliğine uğrayabilmekte , çeşitli ilaveler yapılıp, bazı bölümler çıkarılabilmektedir. Halk Edebiyatı edebiyatımızın başlangıcından günümüze kadar kesintisiz bir şekilde devam etmiştir. Halk şiirimiz basmakalıplıktan uzaktır. Şairler içlerinden geldiği gibi sade, yalın , açık , anlaşılır, duru ,akıcı bir şekilde duygularını dile getirmişlerdir. Halk şairlerimizin şiirleri yetiştikleri çevreye göre de özellikler taşımaktadır. Köylerde ve göçebe aşiretler arasında yetişen şairlerimiz gelenekçidir. Bir çoğunun okuma-yazması yoktur. Köy hayatını ,yaşadıkları yerleri ,duygularını çok rahat anlatır.Dolambaçlı bir yol izlemezler. Konularını genellikle günlük hayattan seçerler.Örf ve adetlere her şeyiyle bağlı kalmışlardır. Kasaba ve şehirlerde yetişen halk şairlerinin 17.yüzyıldan itibaren Divan şairleri etkisinde kaldıkları açıkca bellidir. Bir kısmı az , bir kısmı iyi okur yazardır.Bir çoğu da düzenli medrese tahsili almıştır. Divan şairlerine hayrandırlar. Onlar gibi yazmak gayretindedirler.Halk şiirinin saflık ve sadeliği bir yana bırakılmış, Divan şiirinin kuralları da tam benimsenmemiş ,arada kalınmıştır. Halk şiirini besleyen bir önemli kaynak Yeniçeri Ocağı’dır.Asker şairler daha çok tarihi olayları, destani söyleyişleri ile şiirlerine yansıtmışlardır.Zaferler , yenilgiler , akınlar onlar sayesinde ölümsüzleşmiştir. Halk şiirinde tekkelere ve bir tarikata bağlı olarak yetişen şairlerimiz de önemli bir yer tutar. Halk şiirimiz hayatı efsaneleştirmiş bir çok tekke şairini de bünyesinde barındırır. Bu çalışmada; eserler tarih sırası gözetilerek verilmeye çalışılmıştır.Fakat anonim edebiyatımıza ait bazı bölümlerin hangi yüzyıla ait olduğu tam olarak bilinmediğinden sıralanması sıkıntı yaratmıştır. Onlar ayrı bir grup olarak değerlendirilmiştir Teşekkürler Son Düzenleyen GusinapsE; 09-04-2006 @ 13:36. | |
|
| | #15 (mesaj-linki) |
Şathiye , Tevhid , Nutuk , Güzelleme Şathiye Dini ve tasavvufi halk şiirinde genel olarak mizahi manzumelere şathiye adı verilir. Şathiyeler, mutasavvuf şairlerce söylenmiş ya da yazılmış, tasavvufi inançları dile getiren, anlaşılması yorumlanmasına bağlı şiirlerdir. Tasavvufi konuları işleyenleri şathiyat-ı sûfiyâne adını alırlar. Şathiyelerde Allah’ın celâl sıfatının değil, cemâl sıfatının ön plana çıkarıldığı görülür. Bu tür şiirlere genellikle Bektaşi-Alevi şairlerinde rastlanır. Allah ile alay eder gibi yazılmış şathiyeler küfür sayılmıştır. ÖRNEK ŞATHİYE: Azmî Tevhid Allah’ı, yaratılış ve kainatın aslı gibi unsurları bir arada yorumlayan manzumelere "tevhid" denir. Çoğunlukla Divan edebiyatı nazım türleri olan gazel, kaside ve mesnevi biçimlerinde kaleme alınmışlardır. Ve ölçüleri de çoğunlukla aruzdur. Nutuk Tekkelerde tarikat ulularının özellikle eğitici mahiyette olmak üzere söyledikleri şiirlerdir. Deme Alevi-Bektaşi tarikatından tasavvuf şiirlerinin tarikatlarını ve hareketleriyle ilgili temaları işleyen, sorunlarını konu edinen şiirlerine "deme" adı verilir. Genellikle 8’li hece ölçüsüyle yazılan demeler saz eşliğinde kendine özgü bir makamla söylenir. Duvaz Yine Alevi ve Bektaşi şiirinde bir türdür. Düvaz imam, düvaze, imam da denilen duvazlar On İki İmam’ı öven nefeslerdir. Güzelleme Âşık edebiyatında insan ve doğa güzelliklerini işleyen koşmalar. Genellikle aşık olunan kadın, kız, gelin, dağ ağaç, hayvan, çiçek gibi unsurlar işlenir. ÖRNEK GÜZELLEME: Ruhsatî Son Düzenleyen GusinapsE; 17-04-2006 @ 00:01. | |
| |
![]() |
| Konu Araçları | |
Halk Edebiyatı Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Türk Edebiyatı (Türk Yazını) | ThinkerBeLL | Türk Dili ve Edebiyatı | 3 | 27-05-2008 14:58 |
| Türk Halk Dansları | BYAYD SPEOPLE | Müzikhol | 1 | 28-12-2007 04:20 |
| Halk Hikayeleri (Halk Hikayesi) | inloVe | Edebiyat Köşesi | 3 | 31-10-2007 08:24 |
| Kütüphaneler | virtuecat | Satırlarla Türkiye | 1 | 12-04-2007 01:51 |
| Türk Halk Müziği | ThinkerBeLL | Müzikhol | 0 | 09-12-2006 22:58 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||