Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Güzel Yurdumun Tatil Bölgeleri - Türkiye Gezi Rehberi

Bu konu Türkiye Turizmi forumunda kompetankedi tarafından 3 Haziran 2006 (16:31) tarihinde açılmıştır.
206228 kez görüntülenmiş, 68 cevap yazılmış ve son mesaj 30 Kasım 2009 (07:58) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 27 Ağustos 2006, 16:55

Güzel Yurdumun Tatil Bölgeleri - Türkiye Gezi Rehberi

#51 (link)
Bir Dünyalı
kompetankedi - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar
İstanbul'da tatildeymiş gibi...

25 Ağustos, 2006

1
daliaresim-105hbr1212
Plajlar bu sezon tıklım tıklım





Fırat Kayakıran / cnnturk.com

İstanbul'da yaşıyorsunuz... Yaz tatiline doyamadınız.... Ya da henüz tatile çıkamadınız... Üzülmeyin, Türkbükü ayarında butik plajlarda keyfinize bakın.

Kilyos sahili ve Demirciköy'ün gizemli koylarında yeralan plajlar, Ege ve Akdeniz'de sunulan elegan ve düzenli tatil havasının Karadeniz'de de yaratılabileceğini kanıtlıyor.

Tatil için ya İstanbul'da kalın ya da izninizi harcamadan haftasonları bu plajlardan yararlanarak tatilinizi uzatın.

Burç Beach

Son iki yıla kadar sadece Boğaziçi Üniversitesi akademisyen, öğrenci ve mezunlarına özel olan plaj, Mars Entertainment Group tarafindan halka açık bir şekilde işletiliyor.

Rahatlatıcı atmosferi ve profesyonel işletme mantığıyla Kilyos sahilinde tatil yapanlara çok lüks bir beach club'daymış hissi tattıran Burç Beach, misafirlerin güvenliğine verdiği önemle de en çekici mekanlardan biri.

BurcBeachhbr1212

Plaja ait beş cankurtaran denize girenleri akıntılara karşı megafonlarla uyarıyor, gerektiğinde de peşlerinden gidip kıyıya güvenli bir şekilde dönmelerini sağlıyor.

Plajı sezonluk abone olan üyeler kullanabiliyor ancak giriş ücreti karşılığında hizmetlerden yararlanmak da mümkün.


GİRİŞ ÜCRETLERİ:
Haftaiçi: 20 YTL
Haftasonu: 25 YTL
0-12 yaş ücretsiz





Kapasite: 2 bin 500 minder ve şezlong. Konser sırasında 3 bin 500 olabiliyor.

Plajın işletmesinden sorumlu Burak Gencay, Burç Beach'teki tüm aktivitilerle birlikte konser düzenlemelerine rağmen sloganlarını "parti mekanı değil, plaj mekanı sağlamaya çalışıyoruz" şeklinde özetliyor.
AKTİVİTELER:

Su sporları: Kite Board ve Rüzgar Sörfü.
Plaj voleybol ve futbolu
Petanque
Masaj
Bazı dönemlerde konser, dans gösterileri
Haftasonları Latin grupları performansları.






Burç Beach, hafta içi 09.00-20.00 ve hafta sonu 09.00-21.30 saatleri arasında açık.


Adres:
Kilyos

Telefon:
0212 359 58 00 / 134-135



Dalia Beach

Zekeriyaköy'ü geçip Demirciköy yoluna saptıktan sonra köyün içinde bir işaret sola doğru Dalia Beach'i gösteriyor. Plaj alanına etrafı ağaçlarla kaplı yemyeşil ve huzurlu bir yoldan ulaşılıyor.

2002 yılı yaz sezonunda faaliyete geçen Dalia'nın çok lezzetli deniz ürünleri sunan lokantasının yanısıra plaja bu yıl Hot Dog bar eklendi.

Amigo’s tarafından işletilen barda döner, hamburger, köfte, tavuk gibi fast food menüsü de bulunuyor.

daliaresim-051hbr18097

Sahibi ve işletmecisi Halil Bilgin, Dalia’nın özelliklerini özetliyor: “40 dönüm tapulu arazi üzerinde kurulu. En yakın yerleşim birimi 4 kilometre mesafede. O yüzden bizim plajımız en temiz suya sahip. Çimlik alanin altı kanalizasyon deposu, dört yılda bir boşaltılıyor. Hiçbir şekilde doğaya karışmıyor. Bu yıl yeni bir iskele kurduk.”


GİRİŞ ÜCRETLERİ:
Haftaiçi: 20 YTL
Haftasonu: 25 YTL
Kahvaltı: 20 YTL




Dalia’da kahvaltı serpme usulü sunuluyor. Kahvaltida Eski Toprak markalı yöresel ürünler kullanılıyor.

Kuşburnu, bal, peynir, ceviz reçeli gibi ürünlerin tamamı ise ekolojik.

Su sporlarından deniz bisikleti ve kano yapılabiliyor. Haftasonları ise dalgıç okulu var ve emekli bir SAT komandosu dalmayı öğretiyor. Plajda voleybol sahası da mevcut.

Konaklama konusunda talep olduğunu da belirten Halil Bilgin, plajin üst bölümünde bir butik otel yapma planları olduğunu söylüyor.

Plaj, sabah saat 08.00'de açılıyor.

Adres:
Demirciköy - Kilyos

Telefon:
0212 204 01 69 - 204 03 68


Uzunya Beach

Uzunya’da plajın yanı sıra restaurant, kamp ve piknik alanı da bulunmakta...

Kum ve çim olmak üzere iki tarz plajı olan Uzunya, son dönemlerde yaşadığı butikleşme süreciyle birlikte bölgede huzur arayanları çekmeyi başarıyor.

Kapıda insan seçimi yapılıyor, içeride herhangi bir hırsızlık olayının olmayacağı garanti ediliyor.

uzunyahbr190807

“Müşteri profili geliştikçe, gelen insanlar daha sofistike oldukça, bizim de tesise yaptığımız yatırımın kalitesi artıyor” diyor, Uzunya'nın müdürü Sinan Kayacı.

Gerçekten de çok güzel kokan ve Kilyos sahilinde alışılmışın dışında temiz bir tuvalet var.

GİRİŞ ÜCRETİ:
Haftasonu: 20 YTL
Haftaiçi: 15 YTL
0-10 yaş ücretsiz





Sinan Bey, Uzunya’ya has nitelikleri şöyle özetliyor: “İstanbul’da diğer plajlarda göremeyeceğiniz en önemli özelliğimiz şezlonglarımızın dahi ahşap olması...

Böylesi daha güzel, önceleri plastik kullanıyorduk, daha pratik oluyordu ancak insanın göz zevkini bozuyordu. Ahşap çok daha doğal ve sade duruyor.”

Tesisin 500 adet eski tip hasır şemsiyesi ve bin adet şezlongu var.

Misafirlerin kullanabilecekleri alanlar arasında açık hava salonu da bulunuyor. Salonda iki bilardo masası ve tavla mevcut. Bu alana 'Efes Pilsen salonu' da denebilir. Efes, sponsor olduğu alana, masa, sandalye yerleştirmiş ve bir de bira satış köşesi oluşturmuş.

Tesisin bir de piknik alanı var. Dışarıdan kendi yiyeceklerini getiren müşteriler, bu alanda bulunan piknik masaları üzerinde sakin bir alanda ve dere kenarında dinlenebiliyorlar.

Piknik alanına dere üzerine yapılmış iki şık iki ahşap köprüden ulaşılabiliyor.

Uzunya sahilinde karavan ve bungalov tarzı kamp şekli de bulunuyor. Karavan için verilen alandan yıllık 750 euro kira alınıyor. Bungalovlar ise yıllık bin 500 euro karşılığında kiralanıyor. Bungalovlar müşteriler tarafından yaptırılıyor, yaklaşık 20 bin YTL’ye mal oluyor.
KAHVALTI:
Ücret: 20 YTL
(08.30-13.00)





Serpme usulü kahvaltıya ise üç çeşit peynir (Ezine beyaz, tulum ve k aşar), zeytin, domates, salatalık, tereyağı, reçel, bal ve sınırsız çay dahil...

Bunlar arasında eksik olursa mutlaka isteyin, garsonlar eksikleri fazlasıyla telafi etmeye hazır ve güleryüzlü.

Saat 13.00’ten sonra da öğle yemeği servisi başlıyor. Yaz mevsimi boyunca deniz çuprası, deniz levreği, kalkan, kılıç (Akdeniz’den geliyor) yenebilir. Avlanma sezonunda ise kendileri balık avlıyorlar ve restarurantın önünde yeralan su tankında canlı olarak sergiliyorlar.

Adres:
Demirciköy-Kilyos

Telefon:
0212 204 07 33
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Eski 1 Eylül 2006, 17:39

Güzel Yurdumun Tatil Bölgeleri - Türkiye Gezi Rehberi

#52 (link)
Blue Blood
Ziyaretçi
Blue Blood - avatarı
Side (Antalya-Manavgat)

kentside-1Side, 1 km. uzunluğunda ve 400 m. genişliğinde bir yarımada üzerine kurulan Side hakkında Strabon"İzmir yakınındaki Kymeliler tarafından kuruldu"diye bahsetmekte ise de yerli dilde "nar" anlamına gelen Side’nin daha eskiden var olduğu anlaşılmaktadır.Şehir, M.Ö.VI. yüzyılda Lydia’nin, M.Ö.546’da Persler’in M.Ö.334’te İskender’in eline geçmiş ,onun ölümünden sonra M.Ö.301-218 yılları arasında güçlü bir donanmaya sahip ptolemaioslarin, M.Ö.218’de Seleukoslarin egemenliği altına girmiştir .Rodos’un ve Bergama Krallığının desteklediği Romalılar ile Suriye Krallığı arasındaki deniz savası Side önlerinde olmuş, sonuçta Sidelilerin de Seleukoslarin yanında yer aldığı deniz harbinden Roma galip çıkmış , M.Ö. 188’de yapılan Apameia Antlaşması ’na göre Pamphylia, Side ile beraber Bergama Krallığına verilmiştir. Ancak Side’nin önemi devam etmiş ve Side, kentside-2Bergama Krallığı’nın egemenliğine hiçbir zaman girmemiştir. M.Ö.II.yüzyılda en parlak dönemini yaşayan kent, asrin sonunda korsanların eline geçmiş, M.Ö.78’de Romalı Konsül Servilius Isouricus tarafından korsanların elinden kurtarılarak Roma topraklarına katılmıştır.M.Ö.25’te Augustus zamanında eyaletlerin düzenlenmesi sirasinda Galatia eyaletine baglanan Side ,daha sonra Pamphylia eyaletinin bir şehri olarak M.S.III.yüzyıla kadar refah içinde yasamıştır.Daha sonra dağlık bölgeden gelen kavimlerin saldırısına uğramıştır, bu yüzdende M.S.IV.yüzyıl ortalarında şehri ikiye bölen iç surlar yaptırılmıştır. Kentin kuzey doğu bölümü ise terkedilmiştir .Gittikçe fakirleşen ve parlak dönemini kaybeden Side V. Ve VI. Yüzyılda bir Piskoposluk Merkezi olmuştur. X.yüzyıldaki Arap akınlarından sonra ve korsanların Side ye yerleşmesinden dolayı halkı Antalya’ya göç etmiş ,şehir terkedilmiştir.1895’lerde Girit’ten gelen Türk göçmenler yarımadanın ucuna yerleştirilmiş, zamanla bu köy büyüyerek tüm yarımadayı kaplar duruma gelmiştir.
kentside-4Prof.Dr.Arif Müfid Mansel’in ölümü ile, Prof.Jale İnan’ın devam ettiği Side kazıları bu günde devam etmekte ve restarasyon çalışmaları sürmektedir.Ana yoldan ayrıldıktan sonra şehri çeviren ve M.Ö.II.yüzyıla ait kara surlarının ana kapısından içeri girilir. Bu kapı Perge ’deki Hellenistik Devir kapısına benzemektedir.Yanlardan iki kuleyle korunmakta ve yarim daire seklinde bir avlu oluşturmaktadır .Bu kapının karsısında,yol kenarında bulunan üç büyük nişli anıtsal çeşme M.S.II.yüzyıla ait, üç katli ve çok güzel bir islemeye sahiptir. Bu çesmenin bugün birinci kat kalıntıları görülmektedir.Çeşmeye, Manavgat Çayı’nın kaynağından su kemerleri ile su getirilmekteydi. Eski Side’nin ana caddesi üzerinde ilerleyerek tiyatronun yanına kadar gitmek mümkündür.Yolun sağında , bu gün müze olarak düzenlenen ve M.S.V.yüzyıla ait Roma hamamı yer alır.Burada kazılardan çıkan Hermes, Herakles ve Nike gibi oldukça sağlam ele geçen Roma Çağı’na ait heykeller ,büstler ve lahitler sergilenmektedir. Müzenin önünde, tiyatronun kentside-8doğusunda yer alan geniş alan Side’nin Ticaret Agorası ’dır. M.S.II.yüzyıla ait, 90.80x94.m. ölçüsünde, etrafı dükkanlarla çevrili, sütunlu portikolarla sınırlandırılmış Agoranın ortasında, Tyche adına yapılmış, yuvarlak bir tapınak vardır.Agoranın kuzeybatı kösesindeki eski tuvalet iyi durumdadır. Deniz kenarındaki yapı, Side’nin Devlet Agorasıdır.Devlet Agorası ,bir avlunun etrafını çevreleyen 7 m. genişliğindeki ion sütunlu koridorlar ile doğudaki üç büyük odadan oluşan, 69.20x88.50m.ebadındaki bir yapı topluluğudur.
kentside-7Avlusu Pazar yeri olarak kullanılan bu yapının simdi ayakta kalan doğu kısmından anladığımıza göre ,imparatorlar salonu denen bu salon sütun ve heykellerle zengin bir şekilde süslenmişti.İki katli olan yapının orta odasının törenlerde kullanılmak üzere imparatorlara tahsis edildiği anlaşılmaktadır.Orta odanın iki yanındaki odalar ise kütüphane veya arşiv odası olarak kullanılmış olmalıdır. Ana kapıdan kente açılan ve M.S.II.yüzyıla ait Bizans bazilikası görülür.Onun karsısında da M.S.VIII. yüzyıla ait küçük bir Bizans kilisesi vardır.
Tiyatroyu görmek için geri dönüldüğünde anıtsal kapının yanındaki restorasyon görmüş Vespasianus Çeşmesi ile karşılaşılır.Bu yapı şehrin başka bir yerinden Vespasianus’a armağan olarak buraya getirilmiş ve çeşmeye çevrilmiştir.Bu alanda ,bundan başka iki çeşme kalıntısı vardır. Çeşmenin yanındaki anıtsal kapı M .S.IV.yüzyılda kapatılarak küçük bir kapı haline sokulmuştur .Buradan geçtiğimizde Side’nin tiyatrosunu görme imkanını buluruz. M.S.II.yüzyıla ait tiyatro 20m.boyunda , iki katli, kemer tonozlu galeriler üzerine inşa edilmiştir.15.000 kişilik tiyatronun sahne kısmi üç katli olup burayı heykeller ve mitolojik tasvirli kabartmalar süslemekteydi.12 merdivenle 11 bölüme ayrılan oturma sıralarının alt kısmında 29, üst kısımda ise 25 merdiveni bulunmaktaydı. Bugün ise sadece 22 merdiven kalmıştır.Geç Roma Devri’ndeside%20tiyatro tiyatronun orkestra kısmı gladyatör dövüşleri ve vahşi hayvan mücadeleleri için korkuluklarla çevrilmiştir. Tiyatronun dışındaki galeride 14 dükkan ve beş giriş yeri bulunmaktadır. Tiyatro, M.S.V.yüzyıl ve VI.yüzyılda açık hava kilisesi olarak kullanılmıştır. Tiyatronun yanında, yolun kenarında Dionysos Tapınağı yer alır.7.23x17.55m.ölçülerinde ve 65 cm. yükseklikte bir podyum üzerine kurulan tapınak, Erken Roma Dönemi’ne aittir.Tiyatronun yanındaki köye doğru giden sütunlu cadde kıyıya kadar uzanmaktadır. Cadde takip edildiğinde,yolun sağında Bizans bazilikası, solunda ise, hamam kalıntıları ile Bizans Dönemi’nden kalma ev kalıntıları görülür.
Caddenin sona erdiği yerde, deniz surları ile cadde arasında merdivenlerle çıkılan M.S.III.yüzyıla ait, Korinth düzeninde ve yarim daire planlı tapınağın Tanrı Men’e ait olduğu ileri sürülür.
kentside-3Bugün alışveriş merkezi halini almış olan ana caddenin sonundaki limanın batısında yer alan iki tapınak şehrin en anıtsal Roma dönemi yapılarıdır. Kısa kenarlarında 6, uzun kenarlarında 11 sütunla çevrelenmiş olan tapınaklarından biri Athena, diğeri ise Apollon’a ait olup Apollon tapınağının 6 sütunu Prof. Dr. Jale İnan ve ekibinin inanılmaz gayretleri ile yeniden ayağa kaldırılmıştır. Tapınak alanı gerisindeki kemerli ve devşirme malzemeli kalıntılar ise Bizans dönemi bazilikasına aittir.
Rapor Et
Eski 7 Ekim 2006, 12:53

Güzel Yurdumun Tatil Bölgeleri - Türkiye Gezi Rehberi

#53 (link)
Blue Blood
Ziyaretçi
Blue Blood - avatarı
İL MERKEZİ ISPARTA
Davraz Kayak Merkezi
Davraz34_small Davraz32_small
Davraz11_small Davraz12_small Davraz02_small Davraz03_small
Davraz04_small Davraz06_small Davraz07_small Davraz31_small
Davraz13_small Davraz14_small Davraz15_small Davraz16_small
Davraz25_small Davraz26_small Davraz27_small Davraz28_small
Davraz Kayak Merkezi 2637 m. doruk yüksekliği, doğal dokunun yumuşaklığı, ve mükemmel kar kalitesi ile yeni başlayan kayakçılara tehlikesiz rotalar, profesyonellere ise gönüllerince kayabilecekleri 4 km.ye ulaşan benzersiz parkurlar sunmaktadır.
Saatte 1000 kişi taşıyabilen, 1670 m.den başlayıp 1958 m.ye, 1211 m. uzunlukta çıkaran telesiyej ile doyumsuz Eğirdir Gölü görüntüsünü izleyebilirsiniz. 8 dakikada ulaşılan dağ evi kafeteryasında dinlendikten sonra, Kuzey disiplini, Alp disiplini, Tur kayağı, Snowboard, Dağcılık, Botanik gözlemcilik ya da Trekking etkinliklerinden dilediğinizi gerçekleştirebilirsiniz. Kayak merkezi Isparta il merkezine 26 km., Eğirdir ilçesine 30 km. dir. Kayak merkezinde bulunan konaklama tesislerinin yanı sıra il merkezinde ve Eğirdir ilçesinde bulunan 600 yatak kapasiteli otellerden yararlanılabilir.




Gölcük Krater Gölü Milli Parkı
golcuk11_small golcuk02_small golcuk03_small golcuk06_small golcuk10_small Isparta'ya 12 km uzaklıkta, sönmüş yanardağ kraterinde bulunmaktadır. Gölün büyüklüğü yaklaşık 3000 m2 dir. Çevresi ağaçlarla kaplı göl sahili, piknik, trekking, jogging ve benzer etkinlikler için elverişlidir. Göle yakın bir restoran hizmet vermektedir.



Milas Piknik ve Mesire Yeri

milas01_small milas02_small milas03_small
milas04_small milas06_small milas07_small
Isparta'ya 11 km. uzaklıkta Gölcüğün eteklerinde, yemyeşil ağaçları ve akan suyuyla yeşil alanlarında gerginliğinizi atabileceğiniz ve yüksek oranda oksijen alabileceğiniz dinlenme ve piknik alanı.



Ayazma Mesireliği

Ayazmana21_small Ayazmana24_small Ayazma01_small
Ayazma02_small Ayazma03_small Ayazma04_small
Ayazma05_small Ayazma06_small Ayazma07_small Ayazma08_small
Isparta şehir merkezinde Halıkent Mahallesi'nin yanı başında dağın eteklerindedir. Buz gibi akan suyu, yeşil alanları, yüzyıllık kestane ağaçları ve havuzlarıyla piknik için ideal bir alan.



Gökçay

Gokcay18_small Gokcay01_small
Gokcay02_small Gokcay05_small Gokcay08_small Gokcay07_small
gokcay20_small gokcay21_small gokcay22_small gokcay23_small
gokcay24_small gokcay25_small gokcay26_small gokcay27_small
Isparta şehir merkezinde Huzur Evinin karşısındadır. Tarihe yön vermiş Türk büyüklerinin, bilim adamları ve halk ozanlarının yer aldığı Türk Tarih Yolu, otağ çadırı, yörük çadırları, köşkleri, yeşil alanları, havuzları, sandal gezisi yapılabilen göleti ile gezip, yeşil alanlarında piknik yapabileceğiniz ve dinlenebileceğiniz bir yer.

Çayboyu

cayboyu01_small cayboyu02_small cayboyu03_small
cayboyu04_small cayboyu05_small cayboyu06_small cayboyu07_small
Isparta şehir merkezindedir. Cumhuriyet'in ilk yıllarının en gözde caddesidir. Isparta Belediye Başkanı Sn. Yusuf Ziya GÜNAYDIN tarafından yeniden düzenlenmiş ve kullanıma sunulmuştur. Bisiklet yolu, yürüyüş yolu, çay içerisine inerek suda yürüyebileceğiniz alanları, içi boş göğe yükselen anıt çınar ağacı ve oturabileceğiniz kafeleri ile gerginliğinizi atacağınız bir yer.


SÜTÇÜLER

Tota Yaylası Ve İçmeleri

DSC01464_small DSC01465_small DSC01466_small
DSC01467_small DSC01468_small DSC01471_small
Isparta Sütçüler ilçesi, Kasımlar yolu üzerinde, orman içindedir. Ağustosun yakıcı sıcağında akan suda elinizi bir dakikadan fazla tutamazsınız. Soğuk suyun karpuzları çatlattığı söylenmektedir. Bol oksijeni ve sessizliğiyle huzur bulacağınız bir dinlenme yeridir. Çıkan suyun mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelmesi nedeniyle yaz aylarında gelenlerce çadır kurulmaktadır. Yakın köylerden gereksinimler sağlanabilir.
Rapor Et
Eski 10 Temmuz 2007, 15:14

Güzel Yurdumun Tatil Bölgeleri - Türkiye Gezi Rehberi

#54 (link)
Dangerousspy
Ziyaretçi
Dangerousspy - avatarı
MUĞLA - GÖKOVA (AKYAKA)
Türkiye’nin en Güney Batı ucundaki Muğla ilinin sınırları içinde yer alan Akyaka, Gökova körfezinin doğu ucundadır. Marmaris ile Muğla’yı birleştiren yolun yaklaşık olarak orta noktasında bulunan Akyaka Beldesinin nüfusu kışın 1500 dolaylarında olup, yaz aylarında 3-4 bine ulaşmaktadır. Gökova körfezinin bittiği yerde, 1000 m.lik Sakartepe dağı ile kuzeyden, Gökova ovası ile güneyden kuşatılan Akyaka, bu konumu ile belki de Türkiye’nin en güzel yerlerinden biridir. “Gökova” ovasının sazlıklarına gelen yüzlerce değişik kuş çeşidi ile Akyaka ziyaretçilerine unutulmaz manzaralar sunar.
Antik çağlardan beri üzerinde yerleşim olduğuna inanılan bu topraklarda Akyaka günümüzde yakın yıllara kadar gözlerden uzak küçük bir balıkçı köyü olarak varola gelmiştir. Akyaka’nın “keşfi” ise 1970’lere dayanır. O yıllarda çok küçük çaplı da olsa, bir turizm faaliyeti başlamıştır. Cıvar il ve ilçelerden gelen ziyaretçiler ile, büyük şehirlerden kaçanlar, Akyaka’nın bakır doğasına, yazın bile hiç kesilmeyen tatlı meltemine akın etmeye ve yavaş yavaş Akyaka’da yazlık evler, turistik tesisler inşa etmeye başlamışlardır.

m-istgok5

MUĞLA-MARMARİS

MARMARİS’İN TARİHSEL KONUMU

Marmaris Coğrafi konumu nedeniyle Akdeniz ve Ege Denizinin kavuştuğu yerde, önemli bir liman ve sahil kentidir. Bu nedenle ilk çağdan günümüze kadar Ege ve Akdeniz arasında önemli bir geçiş noktası olmuştur. Gerek Marmaris’in gerekse çevresinin kıyı yapısının çok girintili çıkıntılı olması, iyi korunmuş koyları ve limanları bulunması bu bölgenin Asya, Avrupa ve Afrika arasında önemli bir bağlantı noktası olmasını sağlamıştır.
Yüzyıllar süren Karya tarihi içinde yer alan Marmaris ve çevresi, Rodos ve Mısır arasındaki ticari yol nedeniyle bir deniz üssü haline gelmiş, zaman zaman diğer Ege limanlarına rakip olabilmiştir. Hatta bu konumu yüzünden sahillerden uzak ve denize ulaşmak isteyen kentlerin istilalarıyla da karşı karşıya kalmıştır.
Tarihte Karya Bölgesi ve Dönemi

Karya bölgesi yaklaşık olarak bugünkü Muğla ilini kapsayan topraklar üzerindeydi diyebiliriz. Ancak bu bölgede Karya’lılardan önce hangi halkların yaşamış olduğu hakkında kesin bir bilgiye sahip değiliz. Bazı tarihçilere göre İÖ 2000’lerde ve belki de daha önceleri yaşayan Luviler bu bölgenin yerli halkıydı. Karya’lılarla Lelegler de bunlardan sayılır.
Karya’lılar güçlendikten sonra Finikelilerin egemenliğindeki Rodos adasını zorlu savaşlar sonunda ele geçirdiler. Daha sonra Delos dahil bütün ege adalarını fethettiler. (İÖ 3000) ve kısa bir sıra sonra da Girit’e ve Minos’a egemen oldular.
Karya’lıların bu egemenliği Minos kralı Mene zamanına kadar sürdü; ancak Mene uzun mücadeleler sonucunda Karya’lıları Girit topraklarından atmayı başardı. Karya’lılar adalardaki egemenliklerini bırakıp Anadolu yarımadasına döndükten sonra uzun bir süre toparlanamamış, çevredeki bazı halkların saldırısına uğramış, onların egemenlikleri altına girmiş, ancak yine de Marmaris’i ellerinde tutmayı başarmışlardır.
Karya Bölgesine İlk Gelenler

Bazı kaynaklara göre Karya’dan önce Finike diye adlandırılan Ege kıyılarına kimi göçebe kavimler yerleşmiştir. Marmaris’te Ege’ye kadar uzanan bu bölgeye egemen olan ve bu bölgeye Leleglerle birlikte yerleşen Sesif’in torunu Karisa Avr’ın adından dolayı yöreye Karisa adı verilmiştir. Yine bu yöreye bu kavimden daha üstün, başlarında sorguç, ellerinde iki kulplu kalkan olan başka bir kevmin de egemen olduğu bildirilmektedir. Bu kavim çok eskiden beri “Argos” ta egemen olan inakuos’un torunu Kar’ın başkanlığında buralara gelip yerleşmiştir. İşte bundan sonra bu yöre onun adıyla Karya olarak anılmaya başlanmıştır. (İÖ 3400)
Herodotos’a göreyse Karya’lılar kendilerinin Girit’ten geldiği söylentisini kabul etmezler ve her zaman anakara olan Karya’da yaşamış olduklarını, Karya’lı olarak bilindiklerini söylerler. Ünlü tarihçi Herodotos ve Homeros, Karya’lıların Milet ve Mikale dağı çevresinde toplandıklarını ve burada yerleşmiş olduklarını kabul ederler. Bu Karya kentleri Herodotos ve Homeros’un yaşadığı dönemde İyon birliği üyesi Yunan kentleriydi.
Mısırlılar ve İskitler Dönemi

Karya’da kısa bir süre hakim olan Mısırlıların egemenliğini İskit’lerin egemenliği izlemiştir. Yöreye egemen oldukları süre içinde İskitler çevrede dokuz kent kurmuşlar, sınırlarını Ege Denizi’nden Asur’luların sınırına kadar genişletmişlerdir. Başka bir kaynak İskit’lerden sonra Asur’luların bu bölgeye egemen olduklarını belirtir.
Karya’lılar Troya Savaşlarında

Asur egemenliğinden kurtulan Karya’lılar, Homeros’un uzun uzun anlattığı tahta atıyla ünlü Troya savaşlarına bazı Asyalı kavimler gibi asker göndererek katılmışlardır. Diğer bir rivayete göreyse İÖ 1209 yılında Troya’lıların savaşı kaybetmesi sonucunda Karya’lılar da mağluplar arasında yer almışlardır. Troya savaşından sonra Yunanistan’da meydana gelen huzursuzluk ve savaşlar nedeniyle Ege adalarına ve sahillerine bir takım yeni istilacılar gelmiş ve yeni koloniler kurmuşlardır.

Yeni Koloniler: Eolya’lılar, İyonya’lılar, Dorlar

Eolya’lılar

Bu yeni istila hareketini başlatan Eolya’lı Orest (İÖ 1124) Misya ve Karya’nın bir bölümüne egemen olmuştur.
İyonya’lılar

Eolya’lılardan sonra ikinci istila hareketi İyonya’lılar tarafından İÖ 1044 yıllarında ikinci koldan yapılmıştır. Birinci kol kralın oğlu Andruklos tarafından Efes yöresine ikinci kolsa Milet çevresine yerleşmiş ve böylece İyonya’lılar bölgede egemenliklerini kurmuşlardır.
Dorlar

Dorların istila hareketi ise zaman içinde Peloponnes’le diğer adalara ve kıyılara savaşsız bir şekilde olmuştur. Dorlar İÖ 1000 yıllarında Karya’nın güney yöresini, İstanköy ve Rodos adalarını egemenlikleri altına almışlardır. Yörede dokuz şehir kurmuşlar, bunlardan Knidos ve Halikarnassos en önemlileri olmuştur.
Karya-Lidya İlişkileri

Karya’lılarla Lidya’lıların oldukça eskiye dayanan bir yakınlıkları ve ilişkileri vardır; Lidya Karya’lı yöneticiler tarafından yönlendiriliyordu. Yine Lidya’lıların en görkemli dönemi olan Heraklitler döneminde orduda Anadolu’nun en savaşçı askerleri olarak tanınan ve at üzerinde savaşabilen Karya’lılar bulunuyordu.
Lidya Krallığı’nın Karya’lılara geçmesi konusunda çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan birinde Lidya’daki Karya’lı askerler tarafından düzenlenen bir isyan içinde kraliçe Niza’nın da bulunduğu söylenir. Bu isyan sonunda Karya’lı Daskil oğlu Kigi Ladya’ya kral olunca Karya’lılarla birlik olup Lidya topraklarında bulunan İyonya’lıları bu topraklardan atmıştır. Bir Karya’lı anneden olan Lidya’lıların son kralı Krezüs döneminde Likya ve Kilikya dışında Karya ve Anadolu Lidya’lıların egemenliğine girmiştir.(İÖ 560)
Perslerin Lidya ve Karya’da Egemen Olması
Lidya kralı Krezüs İÖ 546 yılında Med kralı Kiros’a karşı koyamamış, 14 günlük bir kuşatma altında kaldığı Sart şehrinde Perslere teslim olmuştur. Lidya’yla birlikte Karya’nın da egemenliği Perslere geçmiştir. (İÖ 546).
Karya’da Satraplar Dönemi

Persler işgal ettikleri yerleri tayin ettikleri satraplarla yönetiyorlardı. Perslere vergi ödeyen bu satraplar egemenliklerini istedikleri gibi sürdürüyorlardı. Karya ve çevresinde henüz teslim olmamış kentler vardı. Pers kralı Karya satrabı Harpagos’u bunların üzerine yolladı. Bu kentlerden biri de Kaunos idi. Kaunos’lular savaşa hazır olduklarından büyük bir direniş gösterdilerse de işgale engel olamadılar. Karya’lılarsa o dönemde güçlü olmalarına rağmen hiç beklenmedik bir şekilde küçük birkaç direniş dışında teslim oldular.
Daryus ( Dara ya da Darius )

İÖ 525 yılında Mısır’ı zapt ederek Anadolu’ya dönen Pers kralı Kambis yolda ölünce onun yerini alan Ansan prensi Daryus ordunun başına geçerek yönetimi eline almıştı. Diğer taraftan Perslere karşı bir isyan hareketi başlatan ve Atina’yla Eritre’nin de yardımını alan Miletli Aristogoros ve beraberindekiler Sart’a girmiş, sarhoş olarak ellerindeki meşalelerle kenti ateşe vermiş, birçok bina ve tanrıça Kibele tapınağı da yakılıp yıkılmıştı. Pers kralı Sart’a yapılan bu hücumun haberini alınca Batı Anadolu’ya hareket etti. Damadı Daurises’i de bir ordunun başında komutan olarak isyancıların üzerine gönderdi. Daurises isyancıları, onların yardımcılarını ve Kıbrıs’lıları yenilgiye uğrattı. Bu başarıdan sonra Çanakkale’ye yöneldi ve burada beş kenti zaptetti. Yolda Karya’lılarla İyonya’lıların birlikte hareket ettiklerini öğrenince de Karya yönüne döndü. Marsyas (Çine Nehri ) üzerinde çok şiddetli bir şekilde başlayan savaş sonucunda Karya’lılar on bin, Persler ise iki bine yakın zayiat vermiştir.
Savaşı kaybeden Karya’lılar Labranda’ya çekildi. Yeni bir hareket şekli düşünürlerken Milet’lilerin savaş istediği haberi alındı. Karya’lılar tekrar savaşmayı göze aldılarsa da, bu kez daha fazla ölü verdiler. Savaş isteğinde bulunan Milet’liler de çok ağır bir darbe yediler. Karya’lılar egemenliklerine çok düşkün olduklarından yenilgilerine rağmen savaşmaktan yılmamışlardı. Pedasa yolu üzerinde yürümekte olan Pers kuvvetlerini tuzağa düşürmüş, Daurises Amorges, Sisimakos ve ordusunu perişan ettikten sonra geri çekilmişlerdi. Karya kralı Mausolos’un sağladığı bu başarı komşularınca sevinç ve övgüyle sevinç ve övgüyle karşılanmıştır.
Karya ve Herodotos

Karya’da tarih İÖ 484-420 yılları arasında yaşamış ünlü tarihçi Herodotos’un yazmış olduğu Karya tarihiyle başlar. Buna göre Persler döneminde Karya’nın ünlü krallar soyu, İran yanlısı ve bağımlısı Milasa kentinin beyi Hissaldomos’la başlamış, ölümüyle de Mausolos yönetimi ele almıştır.
I. Mausolos

I. Mausolos döneminde Karya’nın yönetim merkezi Milasa zengin mermer ocaklarına sahipti. Kent bu mermerleri yapılarda kullanıyor, mimari eserler meydana getiriyordu. Aynı zamanda çevre kentler de bunda yararlanıyor, hatta mermer ihraç ediliyordu. Milasa kenti bu sayede zengin olmuş ve refaha kavuşmuştu.
Ligdamis

Mausolos’un ölümünden sonra krallık Ligdamis’e geçti. Ligdamis pek başarılı olmasa da Karya’yı ortak bir yönetimde birleştirmeye çalıştı ve Perslerle ilişkileri yumuşatmayı başardı.
Artemisya

Ligdamis’in kızı Artemisya babasının ölümünden sonra onun yerine geçti (İÖ 480). Perslerle daha yakın bir dostluk kurdu. Pers kralı Sarhas’ın Atina ve Isparta’lılara karşı hazırlanan seferine kendi gemileriyle katıldı. Artemisya aklı ve kahramanlığıyla Serhas’ın taktiri ve güvenini kazandı.
Pisindel

İÖ 431-404 yılları arasında Pisindel’in krallığı döneminde Ispartalılarla Atinalılar arasındaki savaşta durumları kötü olan Atinalılar para bulmak ve yardım almak için on iki gemiyi Karya’ya göndermişlerdi. Fakat Menderes Ovası’nda Miyos kentine çıkıp ilerleyen ordunun büyük bir bölümü Karya’lılar tarafından yok edildi.
II. Ligdamis

Tarihçiler Ligdamis’in hükümdarlığı hakkında pek az bilgi verebilmişlerdir.
I. Ekotomni

Ligdamis’in ölümünden sonra İÖ 390 yıllarında Ekotomni’nin kral olduğu sanılıyor. İsyan eden Kıbrıs’lılara karşı savaşan Perslere yardım etmiş, Persler savaşı kazanınca Karya’nın da itibarı yükselmişti.
Ekotomni’nin II. Mausolos, İdriye ve Piksodoras adında üç oğluyla II Artemisya ve Ada adlarında iki kızı olmuştur.
II. Mausolos

Babası Ekotomni’nin (İÖ 377) ölmesiyle kral olmuştur. Karya’ya mutlu, parlak bir dönem yaşatmış, Halikarnassos’u (Bodrum) mimari ve sanat eserleriyle zenginleştirmiştir. II. Mausolos çok gayretli ve egemenliğe çok düşkündü. O çağın en üstün uygarlığı Helen uygarlığıydı. Mausolos da Karya’lıları Helenler gibi olmaya, onlara benzetmeye çalışmıştır. Ancak erken ölümü (İÖ 353) bu düşüncelerini gerçekleştirmesine olanak tanımamıştır.
II. Artemisya

Artemisya ve Mausolos, Ekotomni’nin çocuklarıydı. O dönemin Karya adetlerine göre iki kardeş birbirleriyle evlenebiliyordu. Artemisya da kardeşi Mausolos ile evlenmiş, Mausolos ölünce yönetime kendisi geçmişti. Bugün Londra müzesinde bulunan ve zamanın yedi harikasından biri olan Mausoleum’u (anıtmezar) çok sevdiği kocasının anısına kızlarıyla birlikte yaptırdı. Kendisi ölünce aynı yere gömüldü. (İÖ 351)
İdriye

II. Artemisya’nın ölümünden sonra kardeşi İdriye onun yerine başa geçip küçük kız kardeşi Ada ile evlendi. Perslere karşı uyumlu ve pasif bir politika yürüttü.
Ada

Kocası İdriye (İÖ 341) ölünce tahta geçti. Ancak dört yıllık bir hükümdarlıktan sonra kardeşi Piksodaros Perslerle anlaşıp yönetimi ele geçirdi ve Ada’yı sürgüne gönderdi. Ada Halikarnassos’u terk ederek Alinda kentine sığındı. Büyük İskender bu yıllarda Karya topraklarında hızla ilerliyor, Karya kentlerini teker teker fethediyordu. Halikarnassos da bunların arasındaydı. İskender buraya gelince dostu olan Ada’yı geri getirip, bütün Karya’nın yönetimini ona verdi.
Piksodaros

İdriye ölünce Piksodaros yönetimi ele alabilmek için kardeşi Ada’yı sürgün etmişti; fakat Piksodaros satraplık ünvanına sahip değildi. Bu nedenle Persler, Orontobates isminde birini yönetime yardımcı olarak gönderdi. Piksodaros istemeyerek yönetimdeki ortaklığı kabul etti. Piksodaros ölünce (İÖ 336) idare Persli Orontobates’e kaldı ve Orontobates satrap oldu.
Karya, Büyük İskender, Bergama ve Romalılar

İskender babasının ölümü olan İÖ 336 yılında yirmi yaşındayken kral olmuş, böylece gerek Asya, gerek Avrupa için yeni bir çağ başlamıştı. İÖ 334 yılında Makedon ve Yunanlılardan oluşan ordusuyla Çanakkale Boğazı’nı geçerek Troya’ya ulaştı. Şehrin doğusunda, Granikos Nehri civarında Karacabey’de Pers ordusuyla karşılaşıp, Daryus’u büyük bir yenilgiye uğratınca Anadolu’nun kapıları İskender’e açılmış oldu. Ülkenin büyük bir kısmı Ege sahilleriyle birlikte fethedildi.
Pers egemenliğine son darbe ise İÖ 331 de vuruldu. Daryus kaçarak kurtulabildi. Daryus’un hazinelerini ele geçiren İskender’e Hindistan’a ulaşacak yollar açılmış oluyordu. İskender 323 yılında, 33 yaşında Babil kentinde öldü. Generalleri fethedilmiş toprakları aralarında paylaşırken çıkan anlaşmazlık yüzünden birbirleriyle savaşmaya başladılar. Bu karışık dönemde Bergama kralı I. Attalos güneye doğru ilerleyerek Karya’nın tamamını işgal etti. İö 197 yılında V. Filip’le Romalılar arasındaki meydan savaşında Filip yenilince, Romalı komutan Asya’daki tüm Yunan şehirlerinin özgürlüklerine sahip olması gerektiğini söylemişti. Asya’ya yeni gelmiş Roma ordusu İÖ190 yılında Manisa’daki meydan savaşında Suriyeli Antiodios’u yenince Karya ve Likya’nın yönetimi Rodos’a verildi. Rodos’un kötü yönetimi İÖ 167’de Likya’lılar gibi Karya’lıların da ayaklanmasına neden oldu. Aynı zamanda Roma senatosu Karya ve Likya’nın bağımsızlıklarını ve özgürlüklerini kabul etti.
Bergama kralı III. Attalos İÖ 133’te krallığını Roma’ya miras bırakınca Anadolu’da Roma’nın varlığı kabul edilmiş oldu. Başarılı ve kimi zaman da başarısız süren Roma İmparatorluğu’nun Karya’daki egemenliği Bizans’ın doğuşuna kadar sürmüştür. İÖ birinci yüzyılda Roma’da iç savaşlar başlamıştı. İÖ 44’de Julius Cesar, İÖ 42’de Brutus ve Kassyus öldürüldü.
Bu tarihlerde Karya’da bulunan Antonius ve Cleopatra kış mevsimini geçirmek üzere Mısır’a dönmeye hazırlanırken Milas, Alabanda ve bazı kentler ünlü hatip Milaslı İbrea’nın kışkırtmasıyla Romalılara başkaldırarak muhafız kıtalarını yok etmişlerdi. Ancak sonradan Romalıların yeniden fethettiği Milas yakılmış, yıkılmış ve perişan edilmiş, Alabanda halkının da çoğu öldürülmüştür.
Tarihi kaynaklar Romalılar döneminde Anadolu’nun büyük bir yıkıma, zulüm ve işkenceye maruz kaldığını yazmaktadır. Karya da bu felaketin dışında kalamamıştır. Bu olayları izleyen dört yüzyıl Roma döneminin ikiye ayrılmasını hazırlayan ve Bizans dönemini başlatan yıllar olmuş ve İS 395 yılında Karya ve Likya tamamen Bizans yönetimine geçmiştir. Anadolu’nun bir bölümüyle Karya ve Likya 8. yüzyıl başında Harunurreşid tarafından işgal edilmiş, ancak 860’lı yıllarda yeniden Bizans devleti topraklarına katılmıştır.
1100 yıllarına doğru, Anadolu Selçukluları’nın Anadolu’da batıya doğru ilerlediklerini görüyoruz. O tarihten sonra bu topraklar Menteşe Beyliği kuruluncaya kadar Selçuklular’ın yönetiminde kalacaktır.
Menteşe Beyliği Dönemi

Menteşe Bey 1282 yılı yazında Aydın önlerine kadar ilerleyip uzun bir kuşatmadan sonra kentin kalesini fethetmiş ve sonra da Karya içlerine sarkmaya başlamıştır.Menteşe Bey tarafından Karya’nın tamamının fethi kaynaklara göre 1291’de tamamlanmıştır.Menteşe Bey ölünce yerine oğlu Mesut Bey geçmiştir.Mesut Bey 1300 yılında Rodos seferi için Marmaris liman ve kalesini üs olarak kullanmış,Rodos’u fethetmiş,ancak ömrünün sonlarında büyük bir Haçlı donanmasının 1309’da Rodos’u geri almasını önleyememiştir.
Menteşe Beyliği Sücaeddin Orhan Bey zamanında en parlak dönemini yaşamış ve Marmaris büyük bir liman kasabası haline gelmiştir.Orhan Bey’in ölümü üzerine Menteşe tahtına çıkan oğlu İbrahim Bey zamanında ,Girit dukası Marino Morisini 1352 yılında Ayasuluk ve Balat limanlarını beyliğin elinden almış ,ancak tedbirli davranan Marmaris, İbrahim Bey’in oğlu Hakim Gazi Ahmet Bey’in de yardımıyla kendini Girit dukalığına karşı koruyabilmiştir.Gazi Ahmet Bey liman ve kalenin onarılmasını sağlamış,1365 yılında Rodos’la Kıbrıs arasındaki deniz yoluna egemen olduktan sonra Marmaris daha da gelişip önem kazanmıştır.Gazi Ahmet Bey’in ölümünden sonra Menteşe Beyliği Sultan II.Murad tarafından 1424’de Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Osmanlı Dönemi

Bu yeni dönemde Menteşe Beyliği’nin toprakları 1444’de II. Murad zamanında Saruhan ve Aydın’la birlikte yönetim şekli olarak ‘has’ haline getirilmiş,Marmaris ise Menteşe sancagına bağlı bir köy olarak kalmıştır.1517 yılındaysa yönetim Muğla tımarı olarak Hasan Nakari adlı şahsa verilmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu’nun Akdeniz’de egemen olması için Rodos Adası’nın alınmasının gerekli olduğuna inanan Kanuni Sultan Süleyman 16 Haziran 1522 yılında yüz bin kişilik bir orduyla Üsküdar’dan hareket ederek kırk gün sonra 26 Temmuz Cumartesi günü Marmaris’e ulaşmıştır. Önce kaleyi dolaşan Kanuni,kaleyi küçük bulmuş ve daha büyük bir kale yapılmasını emretmiştir.Bu arada yakınlık duyduğu Sarıana’ya duasını almak için uğramış ve Sarıana Kanuni’ye Rodos’un alınacağını müjdelemiştir.
Rodos seferi nedeniyle Marmaris yeniden önem kazanmıştır.Liman kenti Marmaris sonraları Muğla mütesellimleri tarafından gönderilen voyvodalar tarafından yönetilmiştir.Bunu yönetimde yapılan değişiklik izlemiş ve kasaba Rodos’a bağlanmıştır.Marmaris’in yönetimiyse bir mütevelliye bırakılmıştır.1867’de Marmaris Muğla’ya bağlı bir ilçe haline getirilmiş ve bu tarihten sonra mülki yönetim için kaymakamlar atanmıştır.
I.Dünya Savaşın’da Marmaris

1913 yılında bir Alman gemisi Fransız kruvazörlerinin önünden kaçarak Marmaris limanına sığınmış, limanı koruyan Türk askerleri kendilerine sığınan bu Alman gemisini Fransızlara vermemişlerdir.Bunun üzerine Fransız gemileri Marmaris Boğazı’nı mayınlamışlarsa da kale komutanı ve görevlileri bu mayınları bir gecede toplamış ve zararsız hale getirmiştir.1914 yılının temmuz ve ağustos aylarında yine Fransız gemileri kaleyi topa tutmuş,büyük bir tahribat yapmışlardır.Karaya çıkan Fransız askerleri Türk kumandan ve askerlerinin kahramanca müdafaaları karşısında çekilip gitmişlerdir.
İstiklal Savaşı’nda Marmaris

Sevr Antlaşması’ndan sonra 29 Temmuz 1919’da İtalyanlar’la Yunanlılar gizli bir anlaşma yapmış,İtalyanlar Muğla ve Marmaris’i işgal etmişlerdi.Bu arada İtalyan kabinesi düşmüş,Dışişleri Bakanlığı’na da Kont Sforza getirilmişti.İtalya 22 Temmuz 1922’de Yunanistan’la önceki anlaşmasını tek taraflı olarak bozdu.Türklere yardıma dayanan yumuşak bir politika izledi.Bu nedenle Marmaris halkı İtalyan askerlerine karşı direnmemiş,İtalyanlar ise Yunan saldırısına karşı Türklere yardım etmişlerdir.İtalyan askerleri Marmaris’ten ayrılırken kalede şerefle dalgalanan Türk bayrağına saygı duruşunda bulunmuşlardır.

GÜNÜBİRLİK GEZİLER
Marmaris merkezi antik kentlere ve görülmesi gereken yerlere günü birlik gidip dönmek için en uygun çıkış noktasıdır.Günübirlik geziler için özel araba, minibüs,otobüs gibi araçlar kullanılabilir. Kentteki turizm büroları da gruplar için ekonomik turlar düzenlemektedir. Bu gezilerde antik alanların ve doğal güzelliklerin gezilmesi birleştirilirse zaman daha doğru kullanılmış olur.
Netsel Marina
Marmaris koyunun ve çevresinin yat turizmine elverişli olması büyük bir yat limanının yapılmasını gerektirmiştir. Bu düşünceyle yapımına başlanan marina 1990 yılında bin 100 kapasiteli 3 marina ve bin 200 yat kapasiteli 9 yat çekek yeri olarak hizmete girmiştir. Böylece mavi yolculuğun merkezi ve Ege’nin en büyük modern marinası Netsel yabancı yatçıların en çok uğradığı yerlerden biri olmuştur. Küçük ama sevimli modern çarşısı ve lokantaları vardır.
Günnücek Mesire Yeri
Şehir merkezine 1 kilometre uzaklıktadır. Marmaris koyunun doğusunda, 400 metre uzunluğunda, sığ ve ince kumlu bir sahildir. Alan, sığla yağı elde edilen günnük ağaçlarıyla (Liquidambar styrambar) kaplıdır. Orman idaresi tarafından piknik alanı olarak düzenlenmiştir.Bilindiği gibi günnük ormanları dünyada pek az yerde bulunmaktadır. İçinden suyu kışın çoğalan, yazın azalan bir dere akmaktadır.
Aktaş
Sahilden Yalancı Boğaz’a giden yolun 3. kilometresinde ufak bir yerleşim alanıdır. Kuzey yönü ormanlık tepelerle çevrili, gürültüden uzak, sakin bir köşedir. Plajının kumu incedir. Marmaris’in gece manzarasının en güzel göründüğü yerlerden biridir. Adını deniz kenarındaki yüksek bir ak kayadan almıştır. Kalınabilecek birkaç motel vardır.
Adaağzı
Aktaş’tan devam eden yol 2 kilometre sonra Adaağzı’ndan geçer. Burası yeni bir yerleşim alanı olma yolundadır. Marmaris koyunun deniz sporlarına uygun bir köşesidir.
Yalancı Boğaz ve Cennet Adası (Nimara)
Marmaris’ten gelip Aktaş, Adaağzı ve Yalancı Boğazı geçen yol burada son bulur. Bu yol 8 kilometredir. Burası Yalancı Boğaz diye isimlendirilen 800 metre uzunluğunda bir koridorla ana karaya bağlı olduğundan aslında bir yarımadadır. Bu efsanelerden biri, bu koridorun üzerinde kabri bulunan Eren Dede’yle ilgilidir.Yalancı Boğaz bugün teknelerin çekçek, tamir ve kalafat yeridir.Güzelliğinden dolayı Cennet olarak isimlendirilen bu yarımada, antik dönemde Nimara adındaki bir yerleşim alanıdır. Adada tarihi kalıntılar ve mağara görülecek yerlerdendir.Bu harika manzaralı yarımadanın patika yollarında yapılan yürüyüşler pek keyifli olur. Yarımadaya karadan olduğu gibi denizden motorlarla da ulaşılabilir. Adadan Marmaris ve koyun görünümü ayrı bir güzelliktedir.
Armutalan
Marmaris ilçesine komşu Armutalan’ın etrafı ormanlık tepelerle çevrili olup doğu yönü denize bakmaktadır. Coğrafi konumu ve olağanüstü panoramasıyla kısa sürede hızlı bir gelişme göstermiştir. Turizme hizmet veren otel,motel ve sosyal tesis sayısı hızla artmaktadır. Gürültüden uzak oluşu havasının ve suyunun güzelliği, ilçe merkezinin hemen bitişiğinde bulunması önemli bir özelliğidir. Bu nedenle yaz ve kış aylarında oturmak isteyenlerin, emeklilerin tercih ettikleri bir beldedir. Nüfusu 14 bine yaklaşmaktadır.
Beldibi
Marmaris ilçesi ve Armutalan beldesiyle komşudur. Coğrafi olarak batıda Çetibeli’nden gelen Karadere Vadisi’nin ovaya açılan bölümünde eski bir yerleşim alanıdır. Tarihi Fiskos kenti de hemen bitişiğinde, Asar Tepesi’ndedir. Tüm Marmaris çevresinde olduğu gibi burası da ormanlık tepelerle çevrili bir doğanın içindedir. 1995’li yıllara kadar sebzecilik ve meyvecilikle geçinen köy hızla gelişerek konut alanına dönüşmüştür. Merkeze uzaklığı bir kilometredir. Nüfusu 6 bin kadardır.
İçmeler
Marmaris’e 8 kilometre uzaklıktadır. Son yıllarda büyük gelişme gösteren, modern bir tatil beldesidir. Sahili oldukça sığ, kumu incedir. Su sporlarının her çeşidi yapılmaktadır. Meraklılarına hizmet veren dalış kursları vardır. Turistlerin her türlü gereksinimlerini karşılayabilecekleri otelleri, motelleri, çarşısı, pazarı, eğlence yerleri gelişmiş ve kalitelidir. Kent merkezinden çok sık hareket eden motorlarla İçmeler’e denizden ulaşmanın ayrı bir zevki vardır.Yerli nüfusu 10 bin civarındadır.
Turunç
Marmaris’e karadan 21 kilometre, denizden 5 mil uzaklıktadır. Nüfusu 3.500 civarındadır. Karayolu üzerinde İçmeler’in virajlarla çıkılan tepelerinden Marmaris koyunun görünüşü olağanüstü güzelliktedir.Yine tepelerden Turunç’a inen virajlı yol seyrine doyum olmaz güzellikte manzaralar sergiler. Turunç’a denizden gidildiğinde denizin ve sahillerin bir başka güzel olduğu görülür.Turunç çevrede ilk mavi bayrak ödülünü alan beldedir. Her türlü konaklamaya uygun otel,motel ve pansiyon turistlerin hizmetindedir. Sosyal hizmetleri güçlüdür, çarşısı, pazarı, esnafı her zaman her konuda yardımcı olmaya çalışır. Pek çok yabancı, huzur ve sükunetinden dolayı yerleşmek için Turunç’u seçmektedir. Amos antik kenti de Turunç’un çok yakınında bulunmaktadır.
Kumlubük
Turunç üzerinden Marmaris’e uzaklığı 26 kilometredir. Denizin temizliği, kumunun güzelliği, çevresinin doğal zenginliği ile tanınmıştır. Dağ yürüyüşleri de çevreyi tanımak isteyenleri memnun etmektedir. Özellikle güneydoğu istikametindeki bir yürüyüşte karşılaşılan mağara herkesi şaşırtır. Bu mağaranın 5.000 yıl önce ilk yerleşime sahne olmuş olduğu sanılmaktadır.Girişi 4 metre kadardır. İçerde galeriler, sarkıtlar ve dikitler bulunur.Yeni keşfedildiğinden henüz bilimsel bir araştırma yapılmamıştır ve tescil edilmediğinden hiçbir yayında yer almamaktadır. Kumlubük’ün konuklarını memnun eden lokanta ve otelleri vardır. Denizden ve karadan yapılan günlük turların uğrak yerlerindendir.
Bayır
Marmaris, İçmeler ve Turunç sapağından sağa sapılan yol 20. kilometrede Bayır köyünden geçer. Pınarı’yla gelen geçeni ve çevresini serinleten, gölgelik bir yerdir. Vadiye bakan güzel bir peyzajı vardır. Turistlerin bu güzelliği meydana getiren ve bin senelik olduğu söylenen çınar ağacının etrafında dolaşarak halay çekmeleri, dilekte bulunmaları buraya ayrı bir neşe ve özellik katar. Çınar altındaki kahvede kahve, çay ve meşrubat ve odun ateşinde pişirilen bazlama yanında ayran da içilebilir.
Osmaniye
Bayır yanında Osmaniye köyü vardır.Burası çevrenin en yüksek ve ormanlık yeridir. Halkı hayvancılık ve arıcılıkla uğraşır. Osmaniye ünlü Marmaris çam balının en çok üretildiği köydür. Nüfusu 650 civarındadır.
Çiftlik
Karadan İçmeler-Bayır üzerinden 26 kilometrelik karayoluyla gidilebildiği gibi denizden de ulaşılabilir. Deniz üstünün ve altının çok güzel olduğu Çiftlik kumsal bir koydur. Marmaris’ten ve çevreden günübirlik gezi teknelerinin uğrak yerlerinden biridir. Bir tatil sitesi, dört yıldızlı bir oteli, birkaç pansiyonuyla birkaç çardak restoranı ve ufak bir çarşısı vardır. Sahilin karşısında özel mülkiyete ait ufak bir adacık yer almaktadır.
Gerbekilise –Gerbekse
Çiftliğin hemen yanında bulunan ve halkın Gerbekse dediği bu güzel koy adını buradaki bir kilise kalıntısından almıştır. Koyun uç tarafında birkaç tarihi kalıntı daha bulunmaktadır. Buralarda sualtı bir başka güzeldir ve dalmak için idealdir. Mavi yolculukta en çok uğranılan bir koydur.
Hisarönü
Marmaris-Datça yolu üzerinde 18. kilometrede, ana yolun sol tarafındadır .Hisarönü Körfezi’nin iki küçük koyuna hakim bir panoraması vardır. Doğası ve havası güzel, yazın arana serin bir rüzgarı vardır. Denizi biraz dalgalı olmakla beraber hareketli denizi sevenler için tercih sebebidir. Özellikle rüzgarın denizden karaya esmesi nedeniyle sörf sporu için çok elverişlidir. Sahilde kalınabilecek otel, motel ve pansiyonları vardır. Doğayı, sade bir hayatı ve kampçılığı sevenler için nadir yörelerden biridir.Yerli nüfusu 3 bin 500 civarındadır.
Orhaniye
Marmaris’ten Hisarönü ve Bozburun’a giden yolun 30. kilometresinde Hisarönü Körfezi’nin nefis bir koyuna gelinir. Koyda Kız Kumu adı verilen ve deniz suyunun alçalıp yükselmesiyle oluşan doğal yapı olağanüstü bir görünüm sergiler. Deniz kıyısında yaklaşık 750 metre uzunluğundaki bu kırmızımtırak yolla ilgili çeşitli efsaneler anlatılır. Marmaris’te kesinlikle görülmesi gereken bu olağanüstü manzaralı koyda kalınabilecek birkaç pansiyon ve lokanta turistlere hizmet vermektedir. Orhaniye’de yeni kurulan bir yat limanı da çalışmaya başlamıştır. Koydaki bir adacık üzerinde kale duvarları görülen antik dönemden kalıntılar bulunmaktadır. Köyün yerli nüfusu bin kadardır.
Turgut ve Şelale
Marmaris-Hisarönü yoluyla Orhaniye’den geçilerek 35. kilometrede Turgut’a gelinir. Antik sit alanı olan köy bu nedenle bakirliğini korumuştur. Turizme açılmadığı için henüz sakin kalan yörelerden biridir. Panoraması güzel, sahili güzel, kumsalı güzel, havası güzeldir. Sahilde hizmet veren lokantası vardır. Köy şelalesiyle ünlüdür. Köy merkezinden şelaleye giden yol üzerinde yaklaşık bir kilometre mesafede sağ yamaçta, kolay fark edilemeyen antik bir yapı yer alır. Kısa bir süre önce arkeologlar bu yapının İÖ 3-4. yüzyıllara ait Diyagoras adında bir savaşçının anıt mezarı olduğunu belirlemişlerdir. Şelale suyla ormanın sarmaş dolaş olduğu bir cennet bahçesidir. Burası özellikle yaz aylarında serinlemek için aranılan bir köşedir.Yürümeyi sevenlerin suyun kaynağına kadar gidip gelmesi tavsiye edilir. Şelale 6- 7 metre yükseklikten dökülmekte, meydana gelen ufak gölcükte yüzülebilmektedir. Eski bir değirmen kalıntısının önünde ateşte pişirilen bazlamayla içilecek soğuk ayran acıkanlar için güzel bir ziyafettir. Ayrıca çardak lokantası da vardır. Şelale safari yapanların da uğradığı sevilen yerlerden biridir.
Selimiye
Marmaris Hisarönü yolundan 45. kilometrededir. Selimiye Hisarönü Körfezi’nin en güzel koylarından biridir. Doğal güzellikler ve tarihi kalıntıları bakımından önemli bir köydür. Özellikle badem ağaçları çiçeklendiğinde manzarasının seyrine doyum olmaz. Çevrenin en güzel mehtabı koyun batı yönünden izlenir. Tepelere tırmanan Bozburun yolunun her köşesinden seyredilebilen koy panoraması ayrı güzelliktedir. Balığın belki en tazesi ve lezzetlisi Selimiye’de yenmektedir. Kalınabilecek birkaç otel,motel, pansiyonu ve restoranları vardır. Kıyıları bazen kumsal bazen kayalıktır. İsteyen istediği gibi, istediği yerde denize girebilir. Selimiye, Marmaris’e her gelen doğa meraklısı turistin sessiz sedasız arayıp bulduğu; doğası muhteşem, yaşantısı mütevazı, gönül dostu bir balıkçı köyüdür. Köyün nüfusu bin 100 kadardır.
Bozburun
Hisarönü ve Selimiye üzerinden Marmaris-Bozburun arası 52 kilometredir. Nüfusu 2 bini aşmaktadır. Yol güzergahı doyum olmaz manzaralar sergiler. Kasaba Bozburun Yarımadası’nın uç noktasındadır. Marmaris çevresinin bakir kalmış dinlenme yörelerindendir. Küçük fakat neşeli bir limanı vardır. Mavi tur teknelerinin önemli bir uğrak yeridir. Motel, pansiyon ve lokantaları oldukça iyi hizmet verir. Denizi temiz, çevresi koylarla çevrilidir. Koyda motor gezileri turistlerin başlıca eğlencelerindendir. Büyük kentlerden gelip ev yaparak yerleşen yazlıkçılar vardır. Bozburun, yörede gulet yapımıyla tanınmış, son yıllarda bir aşama yaparak 30 metre boyunda tekneler yapılmaya başlanmıştır
Söğüt
Söğüt’e Marmaris’ten İçmeler ve Bayır üzerinden 45 kilometrelik bir yolla ya da Marmaris, Hisarönü ve Selimiye üzerinden gidilebilir. Bayır üzerinden giden yol ormanlar arasından, Selimiye üzerinden giden kısa yolsa sahil ve koylardan geçer. Yolun birinden gitmek, diğerinden dönmek çok zevkli olur. Söğüt Bozburun Yarımadası’nın Sömbeki Körfezi’nde tenha bir köydür. Çok güzel manzaralı iki mahallesinden biri Şirinyer diğeri Cumhuriyet’tir(Saranda). Her iki mahallede de birkaç mütevazı pansiyonla birkaç lokanta turistlere hizmet verir. Lokantada her zaman balık bulunur. Çevrede badem, harup ve zeytin ağaçları yer almaktadır. Tarifeli minibüs seferi vardır. Nüfusu 2 bin 500’dür.
Taşlıca – Fenaket
Söğüt’ten devam eden yol 5 kilometre sonra son durak olarak Taşlıca’ya varır. Dağ yamacından yükselerek gidilen yolda Sömbeki Körfezi, yarımadalar ve adalar son derece güzel manzaralar sergiler. Köy yeni yapılan beş on bina dışında kuyularının bulunduğu yer bir tablo güzelliğindedir. Yakının da antik Foniks kentinin kalıntıları görülmektedir.
Serçe Limanı
Bozburun Yarmadası’nın güneyinde, Rodos’un karşı yakasında, ancak denizden ulaşılan bir limandır. Taşlıca’dan limana giden bir karayolu çalışması sürmektedir. Limanın kayalardan oyulmuş görkemli bir kapısı vardır. Koyun suyu temiz ve berraktır. Yapılan bir sualtı araştırmasında 11. yüzyıla ait batık ve içinde cam eşya bulunmuş ve bulunan parçalar Bodrum Sualtı Müzesi’ne gönderilmiştir. Serçe Limanı bu arkeolojik bulguların yeri olarak tanınmaktadır.
Kasara
Rodos Adası’nın karşısında, Serçe Limanı’nın bulunduğu koyda ufak bir ilkçağ kentidir. Önemli bir kalıntıya rastlanmamıştır. Liman yakınında Taşlıca köyünün Aziziye mahallesi yer almaktadır.
Bozukkale (Loryma)
İÖ 10. yüzyılda Rodos peraiasının merkezi olan Loryma (Bozukkale) tarihi kenti hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Karşılıklı surlarla dikdörtgen şeklinde uzanan kalenin dokuz kulesi vardır. Kale, kule ve burçlarıyla gayet iyi korunmuş, sağlam bir durumdadır. Kale’ye ‘bozuk’ sözünün yakıştırılmış olması kalenin bir yanının eksik oluşu ile ilgili olabilir. Kale Rodos’un karşı kıyısının savunma birimi olduğu kanısını uyandırmaktadır. Bozukkale Koyu’na İngiliz deniz haritalarında Oplosika Bükü denmesinden eskiden kıyıda bir tersane bulunduğu anlaşılmaktadır. Ege’de seyreden bütün yatlar Bozukkale’yi durak yeri olarak kullanırlar. Coğrafi durumu ve liman girişinin darlığı nedeniyle Peleponnes Deniz Savaşları’nda bu limanı Atina gemileri de kullanmıştır. İÖ 395 yılında Atina’lı kumandan Karor, Knidos savaşından önce gemilerini burada toplamış ve İÖ 305 yılında Antigonos’un oğlu Demetrios da Rodos’a yaptığı saldırı hazırlıkları için bu limanı seçmiştir.
Kıran Gölü
Loryma (Bozukkale) antik kentinin yakınında bulunmaktadır.Kışın dolan, yazın kuruyan, 30 metre çapında ufak bir gölcüktür. Çevresindeki diğer antik kentler gibi bu gölcüğün yanında Rodos’a bağlı tarihi bir kentin bulunduğu, günümüze ulaşabilen kalıntılardan anlaşılmaktadır. Kent karadan ulaşılması zor bir mevkide bulunduğundan önce Bozukkale Limanı’na kadar denizden gidilip oradan 2 saat kadar süren bir zorlu yürüyüşle antik alana varılabilir. Henüz kazı yapılmamış olduğundan bölge hakkında doyurucu bilgi bulunmamaktadır.
Çubucak
Marmaris’ten Datça’ya giden yolun 20. kilometresindedir. Plajı ve kumsaldan başlayan ormanıyla beğenilen bir kamp ve dinlenme yeridir. Günübirlik tesisleri geliştirilmiştir. Girişinde bir danışma bürosu, ayrıca bir marketi, kabin ve duşlu plajı bulunmaktadır. Çubucak’ta Mayıs ve Eylül ayları arası turizm açısından en hareketli aylardır.
Bencik Limanı ve Balıkaşıran
Hisarönü Körfezi’yle Gökova Körfezi’ni ayıran yarımadanın en dar yerinde, Hisarönü tarafında bulunan bir limandır. Burada geçmiş tarihi bir olay şöyle anlatılmaktadır:
İÖ 550’li yıllarda Persler Karya satrabı Harpagos komutasındaki orduyla Datça Yarımadası’na gelmişlerdi. Bunu haber alan Knidos’lular bir savunma hattı olarak yarımadanın bir kilometrelik en dar yerini kazarak açmak ve Gökova Körfezi’yle Hisarönü Körfezi’ni birleştirmek istemişlerdi. Böylece iki deniz birleşecek, yarımada tam bir ada olacak, savunma kolaylaşacaktı. Büyük gayretlerle çalışma başlamış, ancak çalışanların vücutlarının çeşitli yerlerinde, daha çok da gözlerinde yaralar açılmaya başlamıştı. Şaşıran Knidos’lular Delfi’deki Apollon Tapınağı’nın kahinine bunun nedenini sormuşlar, Pitya da şöyle cevap vermiş: ‘Kıstak ne kale ister ne de kazılmak. Zeus isteseydi kayayı da yapmaz mıydı sanki?’ Bunun üzerine çalışmadan vazgeçilmiş ve sonuçta Persler Knidos’a da sahip olmuşlardır.
Gebekum
Marmaris-Datça yolunun sol tarafında Perili Köşk yazan tabeladan sapılınca bir kilometre kadar sonra Gebekum’a ulaşılır. Manzarası güzeldir, denize girilebilecek çok geniş bir kumsalı vardır. Karşısındaki adaya sığ bir yolla bağlıdır. Kıyıda Perili Köşk adıyla tanınan ve değişik mimarisi beğenilen bir tesis vardır.
Reşadiye
Reşadiye Datça’nın şirin bir mahallesidir. Burada 200 yıl kadar önce yapıldığı sanılan M.Ali Ağa Konağı meraklılarınca görülmeğe değer tarihi ve mimari bir eserdir. Konak beş dönümlük bir arazi içinde yer almaktadır. Alt kat yığma taş, üst kat ahşap karkas ve dolgudur. Konağın en ilgi çeken yanı iç mekan süslemelerinin Anadolu’daki benzer konakların geleneksel süslemelerine benzemesidir. Yıkık durumdaki bina yeni sahibi tarafından restore edilip kurtarılmıştır.
Datça
Marmaris’le Datça arası 68 kilometredir. Nüfusu merkezde 6.500 kadardır. Geçmişte eski Knidos antik kentinin yakınına kurulmuştur. İlçe ve çevresi günümüzde modern bir yapılaşma sürecine girmiştir. Yapılar Akdeniz mimarisi özelliğini taşımaktadır. Datça tarihi kalıntıları, zengin doğası, sağlık veren havası, tertemiz denizi, 100 kadar koyu ve kumsalı, su sporları olanağı ve bunaltmayan sıcağıyla ün yapmış bir turizm köşesidir. Ünlü tarihçi Strabon ‘Tanrı yarattığı kulunun uzun ömürlü olmasını istiyorsa onu Datça Yarımadası’na bırakır’ demekle bir gerçeği ifade etmiştir. Muğla iline bağlı önemli ve şirin bir ilçe olan Datça aynı adla anılan yarımadanın ortasında yer almaktadır. Güney sahillerindeki Mesudiye, Palamutbükü, Domuz Çukuru, Kara İncir ve Değirmen koyları tatilcilerin çok sevdiği ve yaz aylarında konakladıkları turistik yerlerdir. Datça’nın iç kilometre yakınında olan Eski Datça mahallesi son yıllarda rağbet görmeye başlamış, eski harap binalar restorasyonlarla kimliklerine kavuşturulmuştur.Yollar ve çevre de karakterlerine sadık kalınarak yenilenmiştir.
Burgaz (Eski Knidos)
Datça ilçe merkezine 2 kilometre uzaklıktadır. Dorlar tarafından kurulan Eski Knidos kentinin burası olduğu sanılır.1993 yılından bu yana yapılmakta olan kazılarda Helenistik dönem öncesine ait bulgular elde edilmiştir. Kent sur duvarlarıyla çevrilmiştir. Sahilin sığ olan yerlerinde deniz surları ve iki liman kalıntısı görülebilmektedir.
Knidos
İÖ 4. yüzyıl ortalarında Knidos’lular ekonomik nedenlerle eski kentlerini Tekir Burnu’na taşımış ve burayı 6 Dor şehrinin merkezi yapmışlardır. Tekir Burnu Datça kentinin 42 kilometre batısında ve güneybatı Anadolu’dan Ege Denizi’ne uzanan Datça Yarımadası’nın en uç noktasında önemli bir yerdir. Tarihi kadar coğrafyasıyla da ünlü olan ve çekici bir doğa güzelliğine sahip bulunan kentin biri ticari, diğeri askeri olmak üzere iki limanı vardır. Tarihçi Strabon askeri limanın 20 savaş gemisi için elverişli olduğunu, gereğinde liman ağzının zincirle kapatıldığını, güneydeki ikinci ticari limanınsa her iki yandan uzanan mendireği bulunduğunu yazmaktadır. Knidos 15 kilometre uzunluğunda bir surla çevrili olup sur üzerinde ikisi kuzeyde, biri doğuda olmak üzere üç kapısı bulunmaktaydı. Akropol kentin kuzeydoğu tepeciğinde yer alıyordu. İki tiyatrosu, bir odeonu, 2 tapınağı, bir stoa ve agorasıyla diğer kent yapıları olduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır. Bunlar içinde belki en ilginç olanı Afrodit Tapınağıdır.
Buradaki kazılarda ünlü Knidos’lu heykeltıraş Praksiteles’in İÖ 4. yüzyılda yaptığı mermer Afrodit heykelinin yalnızca gövdesi bulunmuştur. Heykeltıraş bu heykeli Kos kentinin siparişi üzerine yapmış, ancak Kos’lular çıplak olarak yapılmış bu heykeli beğenmediklerinden Knidos’lular tarafından satın alınmıştır. Bizler şimdi yalnız Roma dönemi kopyalarından bu çıplak tanrıçayı seyredebiliyoruz. 1857’de Newton tarafından başlatılan kazılarda da önemli bir heykel olan ünlü Demeter heykeli bulunmuş ve British Museum’a gönderilmiştir.
Mermer, Datça yöresinin asil bir taşıdır ve Knidos mimaride mermeri en çok kullanan kent olmuştur. Mavi yolculuk yazarı Azra Erhat’ın dediği gibi ‘Bunu anlayabilmek için bir yandan yerinde kalmış mermerlere bakmak; bir yandan da British Museum’da başlı başına bir salonda sergilenmiş bulunan eserleri görüp düşünmek gerekir.’
Çamlık İskelesi
Marmaris-Muğla yolunun 12. kilometresinde sola sapılan yol 6 kilometre sonra Çamlık iskelesine ulaşır. Burası adından da anlaşıldığı gibi çamı bol bir alandır. Sedir Adası’na giden teknelerin durak yeridir. İskele meydanında bir büfe ve bir kahve ve ağaçlıklar arasında bir lokanta vardır.
Çamlı Köy
Çamlık İskelesinden 3 kilometre ötede ve Sedir Adası karşısındadır. Çamlı Köy de Karya’nın antik yerleşim alanlarından biri olmalıdır. Havası güzel, suyu temiz, manzarası hoş bir köşedir. Tercih edilen bir sahil ve dinlenme yeri olarak tanınır.
Boncuk
Çamlı köyünden devam eden yol 9 km sonra Boncuk’a ulaşır. Boncuk çevrenin çok sevilen koylarından biridir. Suyu berrak ve dinlendiricidir. Sahilde düzenli dikilmiş palmiye ağaçları olan bir dinlenme tesisi bulunmaktadır. Yalnızlık ve sükunet arayanlar ve kayalık yerde yüzmeyi sevenler için çok elverişli bir koydur. Tesisin hemen yanında bulunan küçük bir antik kalıntı tarih meraklıları için ilgi çekicidir.
Kedrae (Sedir Adası)
Kemre (Gökova) Körfezi’nde bulunan görülmeğe değer güzellikte, antik kalıntılarla dolu üçlü bir ada grubunun en büyüğüdür.
Adanın Tarihi
Tarihsel gelişmesini İÖ 6. yüzyıldan başlayarak izleyebildiğimiz Kedrae, Krya’nın önemli kantlerinden biriydi. Bazı kaynaklara göre Karya kral aileleri yazlarını bu adada geçirirlerdi. Daha sonraki yüzyıllarda bu adayı Rodos Periası’nın (karşı yakasının) önemli kasabalarından biri olarak görüyoruz. İÖ 454-428 yıllarında Karya birliğine katılan Kedrae daha sonra Attika-Delos Deniz Birliği’ne girmiştir. Ada bu birliğe önceleri yılda 3 bin, daha sonra 2 bin drahmi aidat ödüyordu. Marmaris’lilerin Sedir Adası dedikleri bu adanın ilk çağlardaki adının Cedrae olduğu bilinmektedir. Kelimenin kökü Cedrus’tur. Cedrus büyük boylara erişen bir ağaç türüdür ve yüzyıllar öncesinde ada ve çevresi bu ağaçlarla kaplı olduğundan bu isim adaya yakıştırılmış olabilir. Fakat günümüzde ne adada, ne de çevresinde bu ağaçtan eser kalmamıştır. Bugün ada makilerle, zeytin ve çam ağaçlarıyla kaplıdır. Resmi hazine kayıtlarında şehroğlu ya da şehroğlan Adası olarak geçer. Halikarnas Balıkçısı bu adaya Gülen adını koymuştur. Kleopatra adası, Şiir Adası, Aşk Adası, Balayı Adası adını yakıştıranlar da vardır. Bunlar hep adanın tarih ve güzelliğinden kaynaklanmaktadır.
Antik Kalıntılar
Ada kalıntılarıyla da büyük önem taşır. Kıyı şeridi yer yer kuleli surlarla çevrilidir. Sur içinde daha sonra Hıristiyanlar tarafından kiliseye çevrilen Dor stilinde bir tapınak ve Roma dönemi öncesine ait olması gereken bin 500 kişilik bir tiyatro, yuvarlak çatılı küçük yapılar, içleri kırmızı boyalı sarnıçlar, tüneller yer alır. Çevre antik yapılardan dağılmış sütun başlığı, üzerine resim ve rölyefler işlenmiş taşlarla doludur. Ada bir açık hava müzesi durumundadır. Arkeolojik değerlerin korunabilmesi için adada gecelemek yasaklanmıştır. Aynı zamanda büyük bir özelliği olan ada kumundan bir avuç dahi olsa alınmasına izin verilmemektedir.
Karacasöğüt
Marmaris-Muğla yolunun 11. kilometresindeki sapaktan sola dönen yoldan çamlıklar arasından geçerek Karacasöğüt’e varılır. Gökova Körfezi’nin iki güzel koyu önünüzdedir. Karaca ve Söğüt. Bu iki koy mavi yolculuk teknelerinin tercih ettikleri uğrak yerlerindendir. Sahili sığ ve kumu incedir. Köy sınırları içindeki ufak motel ve pansiyonlar turizme hizmet verirler. Yakındaki şelale ve mağaralar yeni yeni tanınmaktadır. Koyda Ankaralı yazlıkçıların güzel villaları vardır.
Euthena (Altın Sivrisi)
Marmaris’ten kuzeyde 10 kilometre, Karacasöğüt köyünden 2 kilometre uzaklıktadır. 609 metreyle çevrenin en yüksek tepesidir. Doruğa varmadan yamaçta bir nekropol (mezarlık), doruğa yaklaşınca da sur ve tapınak kalıntıları, kaya mezarları ve sarnıçlar görülür. Euthena Eski Çağ’da Rodos’a bağlı önemli bir yerleşim yeri olmuştur.
Amnistos
Karacasöğüt köyü yakınlarında Eski Çağ’da Rodos’a bağlı bir yerleşim yeridir. Surları günümüze kadar gelebilmiştir. Kıyıda antik bir iskele uzantısı görülmektedir.
Okluk Koyu İngiliz Limanı
Gidiş yönünde Karacasöğüt’ten sola ayrılan yol Okluk Koyu’ndan geçer. Diğer koylar gibi bu koy da ormanlarıyla yemyeşil, deniziyle masmavi renk armonileri sergiler; insanı öylesine etkiler ki kolay kolay ayrılamazsınız. Okluk Limanı’nın tekne bağlayabilecek iskelesi ve birkaç lokantası müşterilerine hizmet vermektedir. Koyun bu güzel manzarası içinde devlet büyüklerini ve konuklarını ağırlamak için Başbakanlık Konuk Evi yer almaktadır. Bu koya İngiliz Koyu denmekteyse de İngiliz Limanı daha da ileridedir. Okluk Limanı’ndan devam eden yol Mal Deresi sahilinden küçük Ayın Deresi ve Ayın Koyu’ndan geçerek Mal Bükü’nün sonunda koridor gibi uzayan, barınaklı İngiliz Limanı’na ulaşır. Bu liman doğal yapısı nedeni ile bütün rüzgarlara kapalı, her zaman sakin, huzurlu ve güvenlidir. II. Dünya Savaşı’nda Alman donanmasından kaçan İngiliz denizaltıları bu limana saklanmış, birkaç ay burada barınmışlardır. Bu tarihi hadise nedeniyle halk buraya İngiliz Limanı adını yakıştırmıştır.
Bördübet
Marmaris’ten Datça’ya giden yol 28. kilometrede sağa sapar, küçük küçük koyları geçerek 9 kilometre sonra Gökova Körfezi’nin en güzel koylarından Bördübet’e ulaşır. Köy ve çevresi doğal sit alanı olduğundan yapılaşma yaşanmamış, yöre bakir kalmıştır. Uzun yolun yorgunluğunu göze alıp buraya kadar gelenler tahmin etmedikleri güzellikte bir doğayla karşı karşıya kalırlar, güneşlenmenin , denizin ve tatilin tadını doya doya çıkarırlar. Koydan içerilere doğru ilerleyen ve gittikçe daralan bir azmak yatlara sığınak vazifesi görmektedir. Hemen yakındaki Amazon kamping ve bir otel çevreyi koruyan bilinçli bir çalışmayla çok iyi hizmet vermektedir.
Longöz
Bördübet ve Amazon’dan devam eden orman yoluyla Longöz’e ulaşılır. Ama mümkünse hayal edilemeyecek güzellikteki doğa harikası bu cennet köşeye denizden gidilmelidir. Denizden karaya adeta bir labirent gibi lokantanın varlığı sizi şaşırtacaktır. Ali Baba’nın odun ateşinde hazırladığı ızgaralar, yaprak dolmaları ve daha nice leziz yiyecekler unutulamayacak bir lezzetin anısı olarak hatıralarda kalır.
Çetibeli
Marmaris-Muğla yolunun 20. kilometresindeki Çetibeli mevkiinde şirin bir köydür. Ulu çınarlar altında, ufak bir çağlayanın şırıltısında yaz kış dinlenilecek ve yemek yenilecek bir tesisin bulunması çok sevindiricidir.Yine bu yol üzerinde yeni yeni dinlenme tesisleri ve restoranların da yer aldığı görülmektedir.
Gökova
Marmaris-Muğla yolu üzerinde 27. kilometrededir. Gökova sapağına girişteki yol bir kilometre boyunca okaliptus ağaçlarından oluşan doğal bir ağaç tünelinden geçer. Bu doğal tünelin verdiği güzellik duygusu ve heyecanı unutulamaz. Körfezin her köşesi ayrı bir güzellik sergiler. Mavi yolculuğun pek çok önemli koyu burada yer alır. Gökova Marmaris-Bodrum güzergahını en önemli parçasıdır. Bördübet, Karacasöğüt, Okluk, İngiliz Limanı, Longöz ve Yedi Adalar bu körfezin kucakladığı koylardır. Gökova’dan Sakartepe’ye tırmanan varyantlardan ovanın yeşiline karışan denizin mavisi unutulmayacak güzelliktedir. Körfezin, ovanın ve çevresinin güzelliğini sözcüklerle anlatabilmek kolay değildir.

Marmaris’te Günlük Körfez Turları
Marmaris ve çevresini denizden görmenin bambaşka bir zevki vardır. Sabahları saat 10’da başlayan deniz motoru turları akşam saat 19.00’da sona erer. Motorlar gezide genellikle şu rotayı takip ederler: Günnücek Ormanı, Aktaş, Adaağzı, Yalancı Boğaz, Bedir Adası, Cennet Adası, Akvaryum Koyu, Fosforlu Mağara, Kadırga Koyu, Kadırga Koyu’ndan dönülür ve sırasıyla Çiftlik, Kumlubük, Turunç’a uğranarak körfeze girilir. İçmeler ve yat limanı arasındaki sahil şeridi ve güneşin batışı seyredilerek limana gelinir.
Marmaris ve çevresinin önemli özelliklerinden biri de mavi yolculuktur. Gezi, araştırma, arkeoloji, macera, heyecan, spor, dinlenme, sevgi, saygı, hoşgörü, yaşam ve düşünce hep bu yolculuğun felsefesi içindedir. Bu nedenle ideal bir gezidir. Mavi yolculuk programına başlarken, onun fikriyatını ve felsefesini kuran ve ilk uygulayan ünlü tarihçi, yazar ve çevirmen Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı), yardımcısı ve arkadaşları Sabahattin Eyüboğlu, Azra Erhat, Şadan Gökovalı ve diğerlerini anmak için her mavi yolcu için bir kadirşinaslık vazifesi ve şükran borcudur.Ülkemizin Ege ve Akdeniz sahillerini dolaşanlar, büyük antik kentlerin genelde kıyılarda olduğunu görürler. Dünyanın en güzel körfez ve koylarının da burada toplandığına şahit olurlar. Yine büyük uygarlıkların günümüze kadar dayanabilmiş kalıntılarını hayret ve hayranlıkla seyreder, geçmiş çağların nostaljisini yaşarlar. Güneşin en güzel doğuşu ve en güzel batışı mavi yolculukta seyredilir, deniz ürünlerinin en tazesi mavi yolculukta yenir, fotoğrafların en güzeli mavi yolculukta çekilir. Kayalık ve derin, kumsal ve sığ her koy ve sahil mavi yolcuların seçeneğinde ve emrindedir. Doğal bir dantel gibi işlenmiş kıyıların mavi ve yeşil tonlarının oluşturduğu renk armonileri yalnız mavi yolcuların görebildikleri bir fırsattır; unutulmayacak en güzel günler, dostluklar mavi yolculukla başlar ve sürer.
Son Düzenleyen ThinkerBeLL; 10 Nisan 2011 @ 03:42.
Rapor Et
Eski 21 Temmuz 2007, 10:03

Güzel Yurdumun Tatil Bölgeleri - Türkiye Gezi Rehberi

#55 (link)
NiliM
Ziyaretçi
NiliM - avatarı
Eski Foça

287160373a049759e9abgm7

Eğer kendi aracınız ile gelecek iseniz;

İzmir - Çanakkale yolunun 39 km'sinden sola sapıp 26 km. sonra Foça'ya ulaşılır. İzmir'den çıktıktan sonra Karşıyaka, Çiğli ve Menemen'i geçtikten biraz sonra sağda Elf Benzin İstasyonu'nu görünce sinyal verip, sol şeride yanaşabilirsiniz demektir. Işıklardan sola döndüğünüzde artık Foça yolundasınız.


Ne yenir


Foça her bakımdan bir deniz ve balık kenti... Burada mevsimine göre her türlü balık yemeniz mümkün... Yöresel balık yemekleri de var. Sarımsaklı yoğurt sosu dökülerek yenilen kupa balığı bunlara bir örnek... Balıkla yoğurdu bir arada duyunca, insan biraz tereddüt etse de Yoğurtlu Kupa, Foça’nın spesiyali... Fokai Restoran bizim size tavsiye edebileceğimiz restoranların başına geliyor. Yine Kenya Leylek Restoran ilginç ve zengin mönüsüyle ziyaretçilerine bir ziyafet sunuyor. İncir Adası’nda, yeşillikler içerisinde, zengin balık çeşitlerinden birini seçerek, denize karşı nefis bir yemek yiyebilirsiniz. Ayrıca Foça’ya gitmişken Foça şarabının tadına bakmanızı öneriyoruz.

Nerde kalınır

İyon Pansiyon

Foça'ya geldiğinizde kalmanız gereken yer, İyon Pansiyon'dur... Foça'daki eski bina yapıdan oluşan ve bahçeli TEK pansiyon. Orjinalliği korunmuş Eski Rum Evi (1870) ve yeşillikler içindeki bahçesi ile size tarihi yeniden yaşatması muhtemel. Bahçe odaları arka avluda yeşillikler arasında. Tüm bahçe odalarında banyo + tuvalet + sıcak su + televizyon + buzdolabı + saç kurutma makinesi + cibinlik ve de klima var. Taş bina odaları sokak (deniz) ve arka bahçe - dağ manzaralı; taş bina olması nedeniyle doğal serin. Eski Rum evindeki 1 odada banyo + tuvalet + sicak su + televizyon + buzdolabi + sac kurutma makinesi + cibinlik ve vantilator var. Tas binadaki diger 2 oda banyo ve wc yi ortak kullaniyor. Her iki odada televizyon + buzdolabi + cibinlik + vantilator var.

- Bahçesinden girer girmez içinizi kaplayacak olan sıcaklığa siz de şaşıracaksınız. Foça'daki diğer pansiyonlardan farklı olarak, apartman ortamından ziyade, bahçe içindeki ve taş binadaki odaları ile de yazın en sıcak günlerinde serinliğini koruyabiliyor, doğal ! İyon Pansiyon sağladığı arkadaş - aile ortamı nedeniyle her sene gelen devamlı müşterilere sahip. Yoğunluk turist - öğrenci ve ailelerde. İspanya'dan - Fransa'dan, İtalya'dan, Yunanistan'dan ve hatta hatta dünyanın bir ucu : TASMANIA'dan bile gelen sürekli müşterileri var. Ayrıntılı bilgi almak için web sitelerini ziyaret edebilir, ya da telefon ile ulaşabilirsiniz



Güzel mutlu tatiller

Rapor Et
Eski 22 Temmuz 2007, 04:44

Güzel Yurdumun Tatil Bölgeleri - Türkiye Gezi Rehberi

#56 (link)
DrAm3vLH
Ziyaretçi
DrAm3vLH - avatarı
Fethiye, Muğla

Vikipedi, özgür ansiklopedi


Git ve: kullan, ara
40px-Flag_of_Turkey.svg Fethiye, Türkiye200px-Oludeniz


Ölüdeniz, FethiyeHarita250px-Mugla_Turkey_Provinces_locator_Fethiye


Turkiye'de yeriBilgilerŞehir nüfusu50.689[1] (2000)İlçenüfusu154.209[2] (2000)Yüzölçümü3.059 km²KoordinatlarPosta kodu48x xxAlan kodu0252İl plaka kodu48YönetimİlMuğlaKaymakamHasan KarakaşBelediye başkanıBehcet SaatcıYerel yönetim sitehttp://www.fethiye.bel.trİlçe kaymakamlık sitehttp://www.fethiye.gov.tr/Fethiye, Muğla iline bağlı turistik bir ilçedir.
Konu başlıkları

[gizle]//
Coğrafi Konum [değiştir]

Fethiye, Akdeniz Bölgesi'nin batı kesiminde, Muğla iline bağlı bir ilçedir. Yüzölçümü 3.059 km²'dir.Muğla ili de dahil en geniş yüzölçümüne sahiptir.Doğu ve Güneydoğu'da Antalya ili, güney, güneybatı ve batıda Akdeniz, kuzeybatıda Dalaman ilçesi, kuzeyde de Denizli ve Burdur illeriyle çevrilidir. Antik Telmessos kentini de içinde saklayan Fethiye ilçesi, Fethiye Körfezi'nin doğusunda, Fethiye Ovası'nın güneybatısında yer alır. İzmir - Muğla üzerinden gelerek Antalya'ya ulaşan kıyı yolu 1 km. doğusundan geçer. Bu yolla il merkezi Muğla'ya uzaklığı yaklaşık 130 km'dir. Fethiye pek çok önemli deprem geçirmiştir. 1856 ve 1957 yıllarındaki depremlerde kentin neredeyse tamamen yıkılmıştır. Tekrar inşa edilen Fethiye'de şu an modern bir liman vardır.

Tarihi [değiştir]

300px-Fethiye_Amyntas
Bugunkü Fethiye kenti yakınlarındaki Belen'de, MÖ. 3000'lerde kurulduğu sanılan antik Telmessos kenti, Lykia'nin Karia sınırında yer alıyordu. Uzun bir süre Lykia'ya karşı bağımsızlığını koruduktan sonra, MÖ. 6. yüzyıl ortalarında Pers egemenliğine girdi. MÖ.5. yüzyılda Delos Birliği'ne, MÖ.362'de de Lykia'ya katıldi. Ardından Karia Kralı Mausolos'un eline geçti. MÖ.333'te yöreye gelen İskender'in egemenliğini Selevkoslar'ın yönetimi izledi. MÖ.3. yüzyıl sonlarında Mısır'daki Lagos Hanedanı'na bağlandi. MÖ.188'de Pergamon (Bergama) Krallığı'nın egemenliğine girdi. Pergamon Krallığı'nın MÖ.133'te yıkılmasından sonra kısa bir süre bağımsız kaldı ve Rodos'la işbirliği yaparak Pontus Kralı Mithradates'e karşı koydu. Daha sonra Roma ve Bizans yönetiminde yaşadı. 8. yüzyılda Anastasiuopolis, 9. yüzyıldan sonra da anılmaya başlandı. 1284'te Menteşeoğulları'nın yönetimi altına girdi; 1424'te Osmanlı topraklarına katıldı. Zamanla Megri'ye dönüşen adı, 1913'te uçağı düşen ilk hava şehitlerinden Fethi Bey'in anısına Fethiye olarak değiştirildi. 19. yüzyıl sonlarında Aydın vilayetinin menteşe sancağına bağlı bir kaza merkezi olan Fethiye, 11 Mayıs 1919'dan 20 Haziran 1920'ye değin İtalyan işgali altına alındı.

Turizm [değiştir]

Ölüdeniz gibi dünyada eşi bulunmayan bir plajı bulunan Fethiye Türkiye'nin turizm merkezlerinden biridir. Af Kule gibi dalış bakımından çok uygun yerlere sahiptir. Turizme açılmış birçok mağara mevcuttur. Doğal yapısı ile Paraglide gibi alternatif sporlar yapılmaktadır. Kelebek Vadisi ve Kabak Koyu gibi doğası bozulmamış çok özel bölgeler vardır. Günlük turlar ile 12 Adalar diye adlandırılan adalar ziyaret edilebilir.
Ölüdeniz dışında Fethiye civarındaki birbirinden güzel plajları: Belcekız (Belceğiz), Çalış, İztuzu Plajı (Dalyan)
Bu kadar alternatifin yanında antik çağlardan kalmış kent kalıntıları ile kültür turizmine de açıktır. Fethiye çevresindeki antik kentlerin bazıları şöyledir: Telmessos, Kaunos, Kadyanda, Tlos, Pınara, Letoon ve Xanthos. Bunların dışında zengin eserleriyle Fethiye Müzesi'de turizme hizmet etmektedir.
Şövalye Adası: Tarihte Meğri adası, Fethiye adası isimleriyle de anılan Şövalye adası; Fethiye körfezini kapatan ince uzun, lades kemiği şeklinde bir adadır ve limanı korunaklı bir yer haline getirir. Bölgeyi çevreleyen adalar zincirinde üzerinde yerleşim yeri bulunan tek adadır. Şövalye adası nın batısında Kızılada, doğusunda Çalış Plajı, güneyinde Fethiye, kuzeyinde açık deniz vardır. Limanın tam göbeğinde olan yerleşiminden dolayı gün boyu tüm güneş ışığını takip eder
Oludeniz-Fethiye

Rapor Et
Eski 22 Temmuz 2007, 07:41

Güzel Yurdumun Tatil Bölgeleri - Türkiye Gezi Rehberi

#57 (link)
NiliM
Ziyaretçi
NiliM - avatarı
Gezi rehberi

Yeni Foça


4224516006579f6e1cabom3

image13Kuzeydoğusunda Aliağa güneyinde Foça bulunmaktadır. Foça Yenifoça arasındaki 20km uzunluğundaki sahil eşsiz güzellikte küçük koylarla doludur. Çam ormanlarının arasından masmavi denize girerken şaşıracaksınız.
image13Güneydoğusunda Gülercelerin yarış atı harası vardır ki burada Yenifoçalı gibi şampıyon atlar yetiştirilmektedir.
image13Yenifoça yakınlarında köpek çiftliği, balık çiftliği, İnek ve tavuk çiftlikleri bulunmaktadır. Mandıralarda herzaman taze yoğurt, peynir, yumurta bulunur. Balıkları balıkçılardan ucuza alabilirsiniz. Mercan, barbun, çupra, karagöz, kefal, istavrit balıkları lezzetli ve boldur. Zeytinyağı, yeşil sabun ve mevsiminde domates kolaylıkla bulabileceğiniz ürünlerdendir.
Rapor Et
Eski 22 Temmuz 2007, 15:35

Güzel Yurdumun Tatil Bölgeleri - Türkiye Gezi Rehberi

#58 (link)
DrAm3vLH
Ziyaretçi
DrAm3vLH - avatarı
ANTALYA - GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü:
20.815 km²
Nüfus:
1.132.211 (1990)

Antalya sahip olduğu arkeolojik ve doğal güzellikler sayesinde "Türk Rivierası" adını almıştır. Deniz, güneş, tarih ve doğanın sihirli bir uyum içinde bütünleştiği Antalya, Akdeniz'in en güzel ve temiz kıyılarına sahiptir.

630 km. uzunluğundaki Antalya kıyıları boyunca, antik kentler, antik limanlar, anıt mezarlar, dantel gibi koylar, kumsallar, yemyeşil ormanlar ve akarsular yer alır.

Palmiyelerle sıralanmış bulvarları, uluslararası ödül sahibi marinası, geleneksel mimarisi ile şirin bir köşe oluşturan Kaleiçi ve modern mekanları ile Türkiye'nin en önemli Turizm Merkezi olan Antalya, Aspendos Opera ve Bale Festivali, Uluslararası Plaj Voleybolu, Triathlon, Golf Müsabakaları, Okçuluk, Tenis, Kayak yarışmaları vb. etkinliklere, 1995 yılında açılan Antalya Kültür Merkezi ile de plastik sanatlar, müzik, tiyatro, sergi gibi birçok kültürel ve sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.

İLÇELER:

Antalya ilinin ilçeleri; Akseki, Alanya, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Gündoğmuş, İbradı, Kale, Kaş, Kemer, Korkuteli, Kumluca, Manavgat ve Serik'tir.

Akseki: Alanya'dan sonra Antalya ilinin en eski ilçesi olan Akseki Torosların yapısına uygun engebeli ve dağlık bir görünüme sahiptir.

Antalya ili ve çevresinde son yıllarda görülen turizm alanındaki gelişmelere paralel olarak, Akseki ilçesinde turizm faaliyetleri gelişmektedir. Avcıların ve turistlerin uğrak yeri olan Akseki, "KARDELEN ÇİÇEĞİ' nin ana yurdudur. Kış aylarında Kardelen Çiçeğini görmek için yerli ve yabancı turistler ilçeyi ziyaret eder.Giden Gelmez Dağları, dağ keçisi koruma ve av sahası avcıların ücretli olarak devamlı avlanacağı yer olup, Sinan hoca ve Gümüşdamla köylerinde kurulan alabalık üretme tesisleri avcıların ve turistlerin uğrak yerleri arasındadır.

Göktepe Yaylası, Çimi Yaylası, Irmak Vadisi son aylarda keşfedilen 340 metre derinliğindeki Bucakalan Mağarası, ilçe merkezindeki Ulu Camii ve Medresesi görülmeye değer diğer eserlerdir.

Elmalı: Likya bölgesi içerisinde yer alan Elmalı'nın kesin kuruluş tarihi bilinmemektedir. Doğuda Semahöyük yakınlarında Karataş'ta, batıda Beyler Köyü yakınındaki Beyler köyünde yapılan kazılar bölgenin bronz çağından bu yana iskan edildiğini göstermektedir.

Höyükler: Şehre bağlı köylerde üç höyük bulunmaktadır. Bunlardan ilki şehrin batısındaki Müğren Köyü'ndeki höyüktür. Arkeolojik yüzey araştırmaları burada çeşitli uygarlıklara ait izler olduğunu göstermektedir. Yine batıda Semahöyük Köyü'nde bulunan ikinci höyüğün üstünde Osmanlı ve Türk mezarlığı bulunduğu için bugüne kadar araştırma yapılmamıştır. Üçüncü ve en büyük höyük ise şehrin güneyinde, Elmalı - Kaş yolu üzerinde, Beyler Köyündeki Beyler Höyüğüdür. Bu höyükte yapılan kazılarda, bronz çağından bu yana devamlı bir yerleşimin izleri görülmektedir. Kazılarda çıkarılan arkeolojik buluntular Antalya Müzesi'nde sergilenmektedir.

Tümülüsler: Şehrin doğusunda, Elmalı'ya 6 km. uzaklıktaki Bayındır Köyü yakınlarındadır. Yan yana duran birkaç tümülüsten birinde yapılan kazılarda M.Ö. 7. yy.a ait buluntulara rastlanmıştır. Antalya Müzesi'nin özel bir bölümünde sergilenen bu buluntular bölgenin bu dönemdeki yaşamından kesitler vermektedir.

Anıt Mezarlar Bilinen iki anıt mezar vardır. Bunlardan ilki Karaburun diğeri ise Kızılbel'dedir. Antalya - Elmalı yolu üzerindeki Karaburun Kral mezarı odasının duvarları av ve savaş sahnelerinden oluşan fresklerle süslüdür. Kızılbel mezar anıtı ise şehrin batısında Elmalı - Yuvayol yolu üzerindedir. Kalker bloklardan oluşmuş bir odadan ibarettir.

Define: 1984 yılında Antalya - Elmalı yol çizgisinin hemen kuzeyinde, Kral Mezarı ile Gökpınar Köyü arasında bulunmuştur. 190 adet gümüş antik sikkeden oluşan bu define antika kaçakçıları tarafından Amerika'ya kaçırılmıştır. Halen özel bir kişinin malı olarak Boston Museum Fine Arts'da bulunmaktadır. Yeryüzünün en kıymetli antik sikkesi olarak nitelenen Atina Decadrachmeleri (14 adet, her biri 600.000$) bu büyük define yer almaktadır.

Camiler: İlçede yer alan Selçuklu Camii, Kütük Camii, Sinan-ı Ümmi Camii, Ömer Paşa Camii ve Külliyesi kentin görülmeye değer eserleridir.

Korkuteli: Antalya'ya 67 km. uzaklıktadır. Korkuteli'nin 3 km batısında, bugün yalnız kapısı ayakta kalan Alaaddin Camii ve yine aynı yörede, 1319'da Hamidoğulları'ndan El Emin Sinaeddin tarafından yaptırılan ve aynı adla anılan Selçuklu Medresesi görülebilir.

Gündoğmuş: Antalya'ya 182 km. mesafedeki Gündoğmuş ilçesinde pek çok antik kent kalıntısı bulunmaktadır. Güzel Bağ Bucağı'nın kuzeyinde 7 km. mesafede ve halen kazı yapılmamış olan Ayasofya Şehri, Gündoğmuş şehir merkezinin güney-batısında ve şehre 7 km. mesafede Sumene mevkisinde, Asar Harabeleri, Senir Köyü' nün doğusunda 2 km. mesafedeki Kese Mevkiindeki harabeler, Gündoğmuş Şehir merkezinin güney-batısında ve şehre 11 km. mesafedeki Gedfi Harabeleri önemli antik kent kalıntılarıdır.

İlçe merkezindeki Cem Paşa Camii, Gündoğmuş/Pembelik Köyü arasında ilçe merkezinin doğusundaki, 15 km. mesafedeki Sinek Dağı'nın tepesindeki harabeler, Alanya/Konya Kervanyolu, Gündoğmuş/ Antalya karayolu üzerinde Taşağır mevkisinde Kazayir Şehri Harabeleri diğer görülebilecek eserlerdir.

Gazipaşa: Antalya'ya 180 km. mesafedeki Gazipaşa, 10 km. uzunluğundaki kumsalı, orman kaplı alanları, turkuaz mavisi koyları, doğal güzellikleriyle şirin bir ilçedir. İskele, Koru ve Kahyalar plajlarının bulunduğu kumsallar, Caretta Caretta kaplumbağalarının önemli bir üreme merkezidir. Bugüne kadar bakir kalmış Gazipaşa, konaklama, dinlenme tesisleri, tarih ve doğa güzellikleri, yapımı süren havaalanı ve yat limanı ile gözde bir turizm merkezi olma yolunda ilerlemektedir.

Antik Kentler

Antiocheia Adcragum: Gazipaşa ilçesinin doğusunda, 18 km. uzaklıktaki Güney Köy sınırları içerisindedir. Kentin adı Kommagene Kralı 4. Antiochus'dan gelmektedir. Kalesi, sütunlu cadde, agora, hamam, zafer takı, kilise, kentin nekropol alanı kalıntıları bulunmaktadır. Kentin nekropolünde bölgeye özgü beşik tonozlu, ön avlulu anıtsal mezarlar oldukça iyi korunmuştur.

Adanda-Lamos: Antik kent, Gazipaşa ilçesinin 15 km. kuzeydoğusundadır. Bugünkü Adanda köyünün 2 km. kuzeyinde, yüksek ve sarp bir dağın zirvesinde kurulmuştur. Kent surlarla çevrilidir. Kentin giriş kapısının güneyinde, büyük bir kule bulunmaktadır. Kentin diğer kalıntıları arasında doğal kayaya oyulmuş çeşme ve iki adet tapınağı sayabilir. Bu kentin nekropolünde de blok taşların oyulması ile yapılmış yekpare lahitler önemli kalıntılar arasındadır. Kalıntılar, dağlık Klikya bölgesinin kültürünü ve sanatını en iyi şekilde yansıtmaktadır.

Nephelis: Antik kente ulaşım, Gazipaşa-Anamur 12. km.'sinden sonra Muzkent Köyünün içinden geçerek güneye sapan yaklaşık 5 km. stabilize bir yol ile sağlanmaktadır. Kent, akropol ve doğu-batı boyunca uzanan kalıntılardan oluşmaktadır. Kentin ayakta kalabilmiş yapıları Orta Çağ Kalesi, Tapınak Odeon Sulama sistemi ve nekropol alanlarıdır.

Selinus: Gazipaşa Plajının bulunduğu Hacımusa Çayının güneybatısındaki yamaçlarında yer alan antik Selinus kenti, dağlık Klikya bölgesinin en önemli kentlerinden biridir. Kentin akropolü tepeye kurulmuştur. Tepe üzerindeki Orta Çağ Kalesinin sur duvarları ve kuleleri oldukça iyi korunmuştur. Akropol, içerisindeki kilise ve sarnıç günümüze kadar gelebilmiş önemli yapılardandır.Kentin diğer yapıları hamamlar, agora, İslami Yapı (Köşk), su kemerleri ve nekropol'dur. Alanya Müzesindeki ostoteklerin çoğunluğu Selinus Nekropolünden getirilmiş olup, burada ostotek atölyesinin varlığını sürdürmektedir.

Kumluca: Alakır Çayı ile Gavur deresinin dağlardan sürükleyip getirdiği alüvyonlu bir ovada yeralan Kumluca Finike ve Elmalı İlçeleri ile çevrelenmiştir. Kumluca sahil boyunca plajlar, konaklama tesisleri ve koylara sahiptir. Kumluca'nın 27 km. kuzeyinde yeralan Altınkaya yaylası, Alabalık üretme çiftliği, Sedir Ormanları ve bol suları olan güzel bir yayladır. Korydalla ve Olympos Antik kentleri Kumluca ilçesi sınırlarında yer almaktadır.

Alanya: Alanya, geniş plajları, tarihi eserleri, modern otel ve motellerin sayısız balık lokantaları, kafe ve barlarıyla mükemmel bir tatil merkezidir. Gelenleri ilk karşılayan, Alanya Yarımadası'nın üzerinde bir taç gibi kurulmuş olan ve 13. yüzyıldan kalma şahane Selçuklu Kalesidir. Etkileyici kalenin yanı sıra eşi benzeri olmayan tersanesi ve anıtsal güzellikteki sekizgen Kızıl Kule görülmeye değerdir.

Limanı çevreleyen kafeler ve barlar akşam saatlerinde liman yolu boyunca el sanatları, deri, giysi, mücevherat, el çantaları ve yöreye özgü ilginç renklere bezeli su kabaklarının satıldığı butikler yer alır. Eğer mağaraları keşfetmekten hoşlanıyorsanız Damlataş Mağarası'nı gezmeniz gerekir. Mağara yakınında Etnografya Müzesi yer almaktadır. Tekneyle üç deniz mağarasına ulaşabilirsiniz: fosforlu kayalarıyla Fosforlu Mağara, korsanların kadın esirleri tuttukları Kızlar Mağarası ve Aşıklar Mağarası.

Alanya'nın 15 km. doğusunda yer alan Dim Çağı Vadisi gölgelerin serinliğinde dinlenmek için ideal bir yerdir. Tüm sahillerinden denize girilebilen Alanya tam bir güneş, deniz, kum cennetidir.

Finike: Finike, Antalya iline bağlıdır. Portakalları ile ünlü Finike tarihle, doğa ve denizin birleştiği bir turizm beldesidir. Portakalları ile tanınan kent, Limyra kenti kalıntıları ve Arykanda antik kenti kalıntıları ile ilgi görmektedir.

Kaş: Likya'nin önemli kentlerinden olan Kaş, ilçeyi çevreleyen Antik Döneme ait kentler ve tarihsel degerlerle doyumsuz kültür seyahatleri; Akdeniz'in derinlerde yarattığı heyecanlari doruklarda hissettiren sualtı dalışları; nehirlerde yapılan macera dolu 'kano turları', ekolojik uyumun keşfedildiği 'doğa yürüyüşleri'; derin ve karanlık mağaralara teknik donanımlı mağara dalışları; yüksek dağlardan turkuaz rengli suların manzarasına süzülen 'yamaç paraşütü'; Akdeniz'de değerli taşları andıran adalar ile çevreye yapılacak 'Mavi Yolculuk ve tekne turları; damak tadınıza uygun deniz ürünleri ve dağlarda yetişen kokulu otlarla tatlandırılan yöresel yemeklerden oluşan mönüsü; yüzlerce yılın mirası, el sanatlarının çeşit ve güzelliği; Kaş'ın bağlı olduğu Antalya ve ilçelerine ait turizm merkezleri ile tabiat, tarih ve kültür zenginliğini, alternatif turizm imkanları ve çevresinde yer alan turizm merkezlerinden oluşan renkli yelpazesi" ile düşsel bir mekandır.

Manavgat: Antalya İline bağlı olan Manavgat tarih ve doğanın içiçe girdiği her türlü turizm aktivitesinin yapılabildiği bir turizm merkezidir.

Serik: Antalya'nın ilçesi olan Serik, önemli Pamfilya kenti olan Aspendos'u barındırmaktadır. Günümüze kadar bozulmadan ulaşan, mükemmel akustiğe sahip Aspendos Tiyatosu, bugün önemli sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmaktadır.

Kale (Demre): Antalya, iline bağlı olan Kale Noel Baba' nın yaşadığı yer olarak önemli bir inanç turizmi beldesidir.

antalya
antalya1-01
Rapor Et
Eski 29 Ağustos 2008, 12:35

Güzel Yurdumun Tatil Bölgeleri - Türkiye Gezi Rehberi

#59 (link)
Eleftheria
Ziyaretçi
Eleftheria - avatarı
Artvin

artvin Geçmişte Çoroksi, Çorok, Kollehis ve Klarceti, Osmanlı döneminde ise Livane olarak bilinen Artvin''in bu ismi nereden aldığı ve hangi tarihten itibaren kullanıldığı tam olarak bilinmemektedir. İlk adların ise Çoruh Irmağı ile ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Artvin''in tarihsel geçmişi Şavşat''ın Meşeli ve Yusufeli''nin Demirköy yakınlarında tesadüfen bulunan bakır baltalara dayandırılarak M.Ö. 3000''li yıllara, yani "Tunç Çağına" indirgenmektedir.

M.Ö 4. yüzyıllarda bölgeden geçen Ksenophan''agöre Artvin ve çevresinde Kolklar, Makaronlar ve Taoklar gibi bir takım kavimlerin yaşadığı doğrulanmaktadır. M.Ö 1'' inci yüzyıllarda yaşayan Coğrafyacı Strabon Roma''nın Anadolu''daki hakimiyeti sırasında, Artvin ve yöresinin yerel krallıkların hakimiyetinde olduğu belirlenmektedir. Bunun sonrasında Arsaklı ve Sasan yönetiminde kalan Artvin, ortaçağ dönemi ile birlikte Bizans''ın himayesinde Bagratlı Kırallığı''nın yönetiminde kalmıştır. 1015 tarihi itibariyle başlıyan Selçuklu seferleri 12''nci yüzyılda Saltuklu''larla pekiştirilmeye çalışılmıştır. Moğol istilasının ardından İlhanlı''ların kontrolünde Çıldır Atabeklerinin yönetiminde kalmak üzere Timur, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevi gibi Türk devletlerinin himayesinde bulunmuştur.

Yavuz Sultan Selim zamanında başlayan Osmanlı Egemenliği Kanuni Sultan Süleyman dönemi Erzurum Beylerbeyi İskender Paşa''nın Atabeklerin başkenti durumundaki Ardanuç kalesini fethetmesiyle tamamlanmıştır. Osmanlı döneminde Hopa ve Borçka Trabzon''a Artvin, Ardanuç, Şavşat ve Yusufeli merkezi Ahiska olan Çıldır Eyaleti''ne bağlı olarak yönetilmiştir. 1828 de Osmanlıların Ruslara yenilmesi sonucu Çıldır kaybedilince buraya bağlı birimler Erzurum Eyaleti''ne dahil edilmiştir. 1877 - 1878 Savaşı sonucunda 3 Mart 1878 de imzalanan Ayastafanos Anlaşması gereği o zaman Batum Liva''sına bağlı Artvin, Ardanuç, Borçka, Şavşat ve Hopa''nın Kemalpaşa bucağı savaş tazminatı olarak Ruslara terkedilmiştir. 3 Mart 1918 de imzalanan Brestlitovsk antlaşması gereğince Ruslar Artvin topraklarından çekilmişlerdir. Peşine İngiliz''lerin ve Gürcü''lerin geçici işgalleri olmuşsa da TBMMM nin girişimleri sonucu 23 Şubat 1921 de Artvin Anavatana kavuşmuştur. 16 Mart 1921 de imzalanan Moskova Antlaşması ile durum kesinlik kazanmıştır.


FC0CA3ADFBFAADEE


DOĞA TURİZMİNİN BAŞKENTİ...ARTVİN
Doğu Karadeniz Bölgesinin en uç noktasında yer alan ARTVİN,engebeli arazi yapısı,sarp ve gecit vermeyen ama doğal güzelliklerle süslenmiş karlı dağları, buzul gölleri, otantik yapılı yaylaları,Çoruh nehri ve kollarının asırlardan beri sabırla işleyip oyduğu derin vadileri,yaban hayati,bitki çeşitliliği,tarihi ve kültürel zenginlikleriyle Doğa Turizm alaninda Türkiye'nin gözbebeğidir.

İlin en büyük akarsuyu olan Çoruh nehri,Türkiye içinde 335 Km lik bir uzunlukta olup,Tortum çayı,Oltu çayı,Berta çayı,Barhal çayı onu besleyen önemli akarsu kollarıdır.Çoruh nehri, akarsu debisinin yüksek olması dolayısıyla dünyanın önemli Rafting parkurları arasındadır.

Çoruh vadisinin Doğusunda KARÇAL DAĞI (3.428 m),Batısında bir bölümü Rize il sınırları içinde yer alan KAÇKAR DAĞI (3.932 m), Artvin-Kars il sınırında yer alan Yalnızçam Dağları, Altıparmak dağları,Büyükyurt gibi önemli yükseklikte ve görülesi dağlarla çevrilidir ARTVİN...

Artvin'in toplan alanının % 37 si ormanlıktır.Özellikle Borçka-Macahel (Camili) bölgesindeki ormanlar bitki ve hayvan çeşitliliği açısından Turkiye'nin ender güzellikteki bölgelerindendir.Ormanlşarda Ladin,kayın, köknar, kızılağaç, kestane,meşe ve gürgen,hayvanlardan ise,dağ keçisi,vaşak, boz ayı,yaban domuzu,kurt,tilki, tavşan,çakal ve karaca en çok görünen çeşitlerdir.Ayrıca,atmaca,şahin,kartal,doğan gibi yırtıcılar,keklik,yaban ördeği,çulluk,üveyik,sarıasma, dağ horozu ve sarısandal gibi kuş türleri Çoruh vadisi ve Kaçkar dağlarında gözlenebilen kuş türleridir.

Çoruh vadisi, iklimsel özellikler açısından da Karadeniz ikliminden farklılık gosterir.Çoruh vadisinin iklim yapısı yağışlar daha az,iç kesimlerde kışlar kar yağışlı,yazlar serindir.

Artvin zengin folklorik özellikleri yanında her yıl yapılan yayla şenlikleriyle de bir festivaller şehri haline gelmektedir.Bunların başında da her yıl Haziran ayının son haftasında Kafkasör yaylasında yapılan boğa güreşleri gelir ve oldukca ilgi görmektedir." Kafkasör Festivali " olarak bilinen bu festivalde İlin her yanından getirilen boğalar,Boyun kalınlıkları ve kilolarına göre sınıflandırılarak güreştirilirler.İspanya boğa güreşlerinin aksine kan dökülmeden gerçekleşen,yerli ve yabanci izleyicilerin 4 gün boyunca heyecanla takip ettikleri farklı güzellikte bir etkinliktir.

Ardanuç "Karakucak güreşleri ve Efkari Aşıklar şenliği", Arhavi " Altın Atmaca Kültür ve sanat festivali",Şavşat ilçesininin "Şavşat Sahara Pancarcı Festivali" Artvin'in neşeyle kutlanan festivallerinden sadece birkacıdır.

Tarih boyunca bir çok uygarlığın geçiş noktasında bulunan ARTVİN,doğal güzellikleri kadar Tarihi eserleri ve mirasları açısından da oldukca zengindir.Önemli bir kavşak noktasında bulunmasından dolayı ARTVİN bir kaleler ve kiliseler şehri olma özelliği de göstermektedir.Çoruh nehri boyunca bölgeye hakim tepeler üzerinde birçoğunun yapılış tarihi dahi bilinmeyen çok sayıda karakol kalesi ve haberleşme kuleleri mevcutdur. Artvin kalesi,Ardanuç kalesi,Demirkent kalesi,Tukharis kalesi,Söğütlü kalesi,Ferhatlı kalesi,Köprügören kalesi, Civarhisar kalesi,Okumuşlar kalesi,sarıbudak kalesi bunların en onemli olanlarıdır.
Bunun dışında bölgedeki önemli tarihi eserlerden bazıları da Kiliselerdir.Barhal kilisesi,Cevizli kilisesi,İşhan kilisesi,Hamamlı kilisesi,Dört Kilise,Köprülü Kilisesi,Bulanık Kilisesi,İbrikli kilisesi ve Porta Manastırı bunların en belirgin olan ve bilinenleridir.Kiliselerin yanında Artvin yöresinde ahşap işlemeyle yapılan camiler de görülmesi gereken yerlerdir. Artvin merkezdeki,salih bey camii,Ardanuç ilçesindeki İskenderpaşa camii,Borçka-Muratlı köyündeki Demirkent camii,Arhavi-Dikyamaç köyündeki kesme taşlardan yapılmış Dikyamaç camii bölgede görülebilecek camilerden sadece bazılarıdır. Ayrıca bölgedeki akarsular üstünde Osmanlı dönemine ait kemerli taş köprüler bölgenin dğal ve kültürel güzelliklerine renk katan diğer tarihi eserlerdir.






Ne Yenir ? Yöresel isimleriyle akılda tutmak zor olsa da siz buldugunuz her yemeğin tadına bir bakın..Özellikle de Bölgede özel bir ilgiyle korunarak yetiştirilen Kafkas arılarının BALI'nı tadmadan dönmeyin...
Çoruh vadisinin meyveleri ve zeytininin de tadına bakmayı unutmayın.
Yapmadan Ayrılma : Artvin'in Göllerini görün.Kaçkar dağlarında yürüyün.Kafkasörde boğaları seyredin.Ormanlarını ve yesil doku içindeki her güzelliğini fotoğraflayın.Atabarını seyredin.İşhan Kilisesini gezin.Artvin-Ardanuç arasındaki Cehennem deresini görün.Yaylalarını gezi...Bütün bunları yaparken de Doğayı korumayı ve bunun sizin göreviniz oldugunu unutmayın...
Son Düzenleyen Eleftheria; 29 Ağustos 2008 @ 12:36. Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi
Rapor Et
Eski 29 Ağustos 2008, 12:37

Türkiye Gezi Rehberi - Liste

#60 (link)
Eleftheria
Ziyaretçi
Eleftheria - avatarı
Adıyaman

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Adıyaman, Kâhta ve Besni Kaleleri, Adıyaman Müzesi, Cendere Köprüsü, Nemrut Dağı Kalıntıları, Karakuş Tepesi, Pirin (Perre) ve Gümüşkaya Mağaraları, Gölbaşı Gölleri.
Örenyerleri
Nemrutdağı Örenyeri - Kahda/Karadut
Aresemeia Örenyeri - Kahda/Kocahisar
Eski Besnil - Eski Beni/Merkez
Pirin Örenyeri - Adıyaman/Merkez

Afyon

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Frig Kaya Anıt Mezarları, Afyonkarahisar Kalesi, Gazlıgöl ve Sandıklı Kaplıcaları, Ulucami, Gedik Ahmed Paşa Külliyesi, Arkeoloji Müzesi, Kocatepe ve Zafer Anıtları.
Örenyerleri
Metropolis - İhsaniye/Ayazin Köyü
Apemeia - Dinar/Merkez
Amorium - Emirdağ/Hisarköy

Ağrı

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: İshak Paşa Sarayı, Balık Gölü, Sinek Yaylası, Ağrı Dağı, Tendürek Dağı, Meteor Çukuru, Doğubeyazıt Kalesi, Yeraltı Kilisesi, Diyadin Kaplıcaları, Aznavurtepe (Urartu Tepesi).

İshakpaşa Sarayı - Doğu Beyazıt

Aksaray

Acemhöyük - Merkez/Yeşilova
Aşıklıhöyük - Gülağaç/Kızılkaya
Belisırma - G.Yurt/Belisırma
Ihlara - G.Yurt/Ihlara
Manastır Vadisi - Güzelyurt
Nora - Merkez/Helvadere
Selime - G.Yurt/Selime

Amasya

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Amasya Kalesi, Kaya Mezarları, Gökmedrese Külliyesi, Torumtay Türbesi, Burmalı Minare Camisi, Sultan Mesud Türbesi, Bimarhane, Büyükağa ve Küçükağa Medreseleri, Yörgüç Paşa Camisi, Mehmed Paşa Camisi, Sultan Beyazıd Camisi, Beyazıd Kütüphanesi, Borabay Gölü, Çakallar ve Karakaya Mesireleri.

Kral Kaya Mezarları - Merkez

Ankara

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Anıtkabir, Atatürk Orman Çiftliği ve Hayvanat Bahçesi, Gençlik Parkı, Ankara Kalesi, Augustus Tapınağı, Caracalla (Roma) Hamamı, Julianus Sütunu, Alaeddin Camisi, Hacı Bayram Camisi, Aslanhane (Ahi Şerefaddin) Camisi, Ahi Elvan Camisi, Cenabı Ahmed Paşa Camisi, Ulus Cumhuriyet Anıtı, Güven Anıtı, Zafer Anıtı, Türkiye Büyük Millet Meclisi eski ve yeni binaları, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Devlet Resim Heykel Müzesi, Etnografya Müzesi, Çankaya Atatürk Müzesi, Tabiat Tarihi Müzesi, Çubuk Barajı, Gölbaşı, Kızılcahamam Soğuksu Milli Parkı ve Kaplıcaları, Ayaş Karakaya Kaplıcası, Haymana Kaplıcaları, Gordion.
Örenyerleri
Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Gordion - Polatlı/Yassıhöyük
Roma Hamanı - Ankara/Merkez
Gavurkale Örenyeri - Ankara/Haymana
Karalar Köyü Örenyeri - Ankara/Kazan
Karahöyük Harabesi - Hacıtuğrul Köyü

Etnografya Müzesi
Ogüst Mabedi - Ankara/Altındağ
Hacıbayram Türbesi - Ankara/Altındağ

Antalya

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Lâra, Karpuzkaldıran, Side, Konyaaltı, İncekum ve Kaş Plajları, Çıralı Mesire, Düden ve Manavgat Çağlayanları, Antalya Kıyı Çağlayanları, Düzler Çamlığı, Demre İçmesi, Damlataş, Kadıini ve Karain Mağaraları, Köprülü Kanyon, Sahil ve Termessos Ulusal Parkları, Aspendos, Perge, Side, Olympos, Ksantos, Termessos ve Myra Antik Kentleri, Athena Tapınağı, Yivli Minare, Korkud, Murad Paşa ve Kale Camileri, Karatay Medresesi, Evdür, Alara Şarapsa Hanları, Antalya ve Alanya Kaleleri, Antalya Bölge Müzesi, Kalkan, Kaş ve Demre yöresindeki Likya Kaya Mezarları.
Antalya Müzesi
Perge - Aksu
Aspendos - Serik
Silliyon - Serik/Yanköy
Termessos - Yukarıkaraman
Karain Mağarası - Yeniköy
Phaselis - Kemer/Tekirova
Olympos - Kumluca
Corydalla-Rhodapolis - Kumluca
Aya Nikola Kilisesi - Kale (Demre)
Myra - Kale (Demre)
Teimiusa - Üçağız
Apollonia - Üçağız
Simina - Kekova
Limyra - Finike
Fellos-Antifellos
Andriake-Sure-Apallai - Kale
Artykanda - Finike
Poğla - Korkuteli
Ariassos - Da Nahiyesi
Gagae - Kumluca
Xanthos - Kınık
Patara - Galemiş Köyü
Kyneai - Kaş/Yavu Köyü
Cormus-Acaliasos - Kumluca
İdebessos - Kumluca
Seyamük-Kızılbel - Elmalı
Karaburun - Elmalı
Hysa-Istloda-Ilysa - Üçağız
Beldibi Mağarası - Beldibi
Trebema-Melanippe - Finike
Idyros - Kemer

Alanya Müzesi - Alanya Örenyerleri
Alanya Kalesi - Merkez
Auges - Konaklı Beldesi
Hamaxia - Elikesik Köyü
Alarahan Kale - Çakallar Köyü
Ptolemais - Fiğla/Konaklı
Justiniapolis - Okurcalar Beldesi
Laertas - Gözüküçüklü Köyü
Syedras - Seki Köyü
Naula - Mahmutlar Beldesi
Iotepe - Uğrak Köyü
Kızılcaşehir Kalesi - Kızılcaşehir
Kızılgüney - Gazipaşa/Kızılgüney Köyü
İnceğiz - Gazipaşa/İnceğiz Köyü
Nepelis - Gazipaşa/Muzkent Köyü
Selinus - Gazipaşa/Merkez
Antoch Ad Gragum - Gazipaşa/Güney Köyü
Adanda-Lamus - Gazipaşa/Çile Köyü
Cestrus - Gazipaşa/Macarköyü
Bıçkıcı - Gazipaşa/Merkez
Halil Limanı - Gazipaşa/Kahyalar Köyü
Cybira Minör - Gündoğmuş/Güney Köyü
Colybrassus - Gündoğmuş/Güzelbağbelde
Taşahir - Gündoğmuş/Taşahir Mevkii
Casae - Gündoğmuş/Karadere Köyü
Tol - Gündoğmuş/Güneycik Köyü

Side Müzesi
Side - Manavgat/Side Beldesi
Selge - Manavgat/Altınköy
Seleukeia - Manavgat/Bucakşeyhler Köyü
Düzpüren - Manavgat/Kısalar ve Gündoğdu
Hisar - Manavgat/Aşağıhisar Mahallesi
Saylısu - Manavgat/Taşağıl-Karaevli Köyü
Irmak ve Kocaoluk - İbrade
Kalelibelen - Manavgat Hacıobası Köyü
Etanna - Manavgat Sırt Köyü
Kale - Akseki/Sinanhoca Köyü

Ardahan

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Karıncadüzü Orman İçi Dinlenme Yeri, Ardahan ve Şeytan Kaleleri

Artvin

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Kafkasör, Mersevan Düzlüğü, Hatila Deresi, Ilıca Köyü ve Otingo Çermikleri, Ciskaro Madensuyu, Kopmuş, Kemalpaşa, Sarpri, Salihlibey Camisi, Osmanlıların camiye çevirdiği İşhan (Kanlı) Kilisesi, cami olarak kullanılan Hamamlı (Dolisane) Kilisesi, Camandar Baba, Sefer Paşa, Zor Mustafa Bey Türbeleri, Çelebi Efendi, Mehmed Bey Çeşmeleri, Çoruh Köprüsü.

Aydın

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Tavşanburnu, Dilek Yarımadası Ulusal Parkı, Kemer Barajı, Bafa Gölü, Kadınlar Denizi, Yılancı Burnu, Odun İskelesi, Güzelçamlı Plajları, Aydın, İmamköy, Germencik Kaplıcaları, Kuşadası Ilıcası, Güzelçamlı İçmecesi, Afrodisias, Akaraka, Alabanda, Alinda, Antiokheia, Didim, Magnesia, Milet, Nysa, Priene, Tralles Eski Çağ Kentleri, Alihan Kümbeti (Alihan Baba Türbesi), Üveys Paşa, Hasan Çelebi, Ramazan Paşa, Süleyman Bey Camileri, Nasuh Paşa Külliyesi, Atike Hanım Çeşmesi ve Türbesi, Mehmed Paşa Kervansarayı.

Aydın Müzesi
Alinda - Çine/Karpuzlu
Alabanda - Çine/Doğanyurt
Nysa - Sultanhisar
Maknesia - Ortaklar/Tekinköy
Amyzon - Koçarlı/Gaffarlar
Panionium - Kuşadası
Neopolis - Kuşadası
Mastavura - Nazilli/Başaran
Antiokya - Yenipazar
Gerga - Çine
Acharaka - Sultanhisar
Harpasa - Nazilli
Piginda - Bozdoğan
Ortasia - Yenipazar
Aphrodisias Müzesi
Aphrodisias - Geyre/Karacasu

Milet Müzesi
Milet Örenyeri - Yeni Hisar/Balat
Didyma-Apollon Tapınağı - Yenihisar/Merkez
Priene Örenyeri - Söke/Güllübahçe
Teic Hussa - Yenihisar/Akbük
Myus - Söke/Avşar
Thebai - Söke/Doğanbey

Balıkesir

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Kuş Cenneti Milli Parkı, Erdek, Bandırma, Edremit Körfezleri ile Ayvalık kıyılarındaki plajlar ve Şeytan Sofrası, Marmara Adaları, Alibey (Cunda) Adası, Erdek ve Gönen Açık Hava Müzeleri, Kyzikos Kalıntıları, Balıkesir'de Yıldırım Camisi (Eski Cami), Zağanos Paşa Külliyesi, Ayvalık'ta Saatli Kilise Camisi, Alibey Camisi (Çınarlı Cami), Gönen, Pamukçu-Bengi, Balya Dağ, Hisar, Hisarköy (Asarköy), Karağaç (Uyuz), Kepekler Kaplıcaları, Dutluca Köyü İçmesi, Zeytinli Ada Kaplıca ve İçmesi.

Örenyerleri
Kyzikos - Erdek
Deasklaion - Bandırma/Ereğli
Saraylar - Marmara
Antandros - Edremit/Altınoluk


Bartın

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Çakraz, İnkumu, Güzelcehisar, Büyükkızılkum Plajları, Amastris Kent Kalıntıları, Amasra Kalesi.


Batman

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Hasankeyf Köprüsü, Ulucami, Hızır Bey Camii, İmam Abdullah Zaviyesi, Malabadi Köprüsü, Kozluk (Hazo) Kalesi, İbrahim Bey Camii, Hasankeyf Mağaraları, Hasankeyf Kanyonları, Hasankeyf'teki Yol Geçen Hanı, Hasankeyf Kalesi, Hasankeyf'teki 12 Mihraplı Mağara Mescidi, Mağara Kilisesi, Büyük Saray, Küçük Saray, 240 Basamaklı Kaya Merdiveni ile Kaleye Çıkan Gizli Yollar, Tarihi Su Yolları, Zeynel Bey Kümbeti, Koç Camii, Çiftyolu Minareler, Kale Kapıları, Sır Kapısı, Arkeolojik Kazı Alanları, Salahiye Bahçesi ve Şelalesi.

Örenyerleri
Hasankeyf İlçesi Örenerleri
Hallan Çemi Höyüğü, Karatepe
Hırbı Lalo Höyüğü, Köyü Kozlu İlçesi
Neolitik-Hisar Köyü Gercüş


Bayburt

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Bayburt Kalesi, Bent, Ali Şingâh, Meydan, Paşaoğulları, Pulur Hamamları, Bayburt Ulucamisi, Kutluk Bey, Pulur, Yukarı Hınzevrek Camileri, Hart, Ksanta, Varzahan Kalıntıları, Korgan Köprüsü, Taşhan, Şehit Osman Türbeleri.


Bilecik

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Osman Gazi Camisi, Orhan Gazi Camisi ve İmareti, Şeyh Edebali ve Mal Hatun Türbeleri, Köprülü Mehmed Paşa Camisi, Vezirhan olarak da bilinen Köprülü Kervansarayı, Kaplıkaya Mezarları, Kasım Paşa Külliyesi, Rüstem Paşa Camisi, Gülalan Köşkü, Yediler ve Ertuğrul Gazi Orman İçi Dinlenme Yerleri.


Bingöl

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Mendo ve Soğuksu Mesireleri, Kös Kaplıcası, Kral Kızı (Dara-Hini), Seritarius, Kiği Kaleleri, Ahpik Mağaraları, Mürsel Paşa Abidesi.


Bitlis

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Süphan Dağı, Ahlat Mezar Taşları, Hasan Padişah, Usta Şagirt, Hüseyin Timur, Bugatay Aka, Emir Bayındır Kümbetleri, Bitlis, Kef ve Ahlat Kaleleri, Şerefiye Külliyesi, İhlasiye ve Hatibiye Medreseleri, Urartu Mezarları, Ulu Cami, Kızıl, Dörtsandık, Adilcevaz Paşa, İskender Paşa Camileri, Eleman (Rahva) Kervansarayı, Alemdar, Hüsrev Paşa, Bayındır ve Hatuniye Köprüleri, Ahlat Müzesi.


Bolu

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Yedigöller Milli Parkı, Abant Gölü, Kartalkaya, Şifalı Su ve Sünnet Gölü Orman İçi Dinlenme Yerleri, Akçakoca Plajları, Bolu Büyük ve Küçük Kaplıcaları, Hisartepe ve Üskübü (Konuralp) Kalıntıları, Seben Çeltikdere Kaya Evleri, Ceneviz, Keçi Kaleleri, Antinoos Tapınağı, Bolu ve Mudurnu'daki Yıldırım Beyazıd Külliyeleri, Göynük'teki Akşemseddin Türbesi, Gazi Süleyman Paşa Camisi ve Süleyman Paşa Hamamı, Bolu ve Konuralp Müzeleri, Konuralp Roma Tiyatrosu (Kırıkbasamaklar).

Örenyeri Akşemsettin Türbesi- Göynük


Burdur

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: İnsuyu Mağarası, Salda Gölü ve Köroğlu Beli Orman İçi Dinlenme Yerleri, Aziziye Ormanları, Tymbrianassos, Sagalassos (Ağlasun), Kremna (Çamlık) ve Kibyra (Glöhisar) Eskiçağ Kentleri, Burdur Ulucamisi, Divanbaba, Şeyh Sinan ve Taş (Taşdemir) Camileri, Baltaoğlu, Eskiyeni, Tabak Hamamları, Susuz Hanı ve İncir Kervansarayı, Burdur Müzesi.

Örenyerleri

Sagalossos Örenyeri - Ağlasun İlçesi
Kremna Örenyeri - Bucak/Çamlık Köyü
Keraitae Örenyeri - Bucak/Belören
Milias Örenyeri - Bucak/Kocaaliler
Sia Örenyeri - Bucak/Karaot
Kodrula Örenyeri - Bucak/Kestel
Bubon Örenyeri - Gölhisar
Kibyra Örenyeri - Gölhisar
Mallos Örenyeri - Merkez/Karacaören
Olbasa Örenyeri - Kemer/Belenli
Kormasa Örenyeri - Merkez/Çallıca
Takina Örenyeri - Yeşilova
Lisinia Örenyeri - Merkez/Karakent Köyü
Hacılar Höyükleri - Merkez Hacılar Köyü
Kurçay Höyük - Merkez/Kuruçay Köyü
Yassıgüme Höyüğü - Merkez/Yassıgüme Köyü
Gölde Höyüğü - Merkez/Gölde Köyü
Yarköy Höyüğü - Merkez/Yarıköy/Soğanlı
Aziziye Höyük - Merkez/Aziziye
Eğneş Höyüğü - Merkez/Çallıca
Höyücek Höyük - Bucak Merkez
Tepecik Höyük - Bucak Merkez
İncirdere Höyük - Bucak Merkez
Karaaliler - Bucak Merkez
Ürkütlü Höyüğü - Bucak Ürkütlü
Uğurlu Höyük - Bucak Uğurlu Köyü
Çavdır Höyük - Çavdır/Merkez
Höyükköy - Tefenni/Merkez
Beyköy Höyük - Tefenni/Beyköy
Karamusa Höyük - Tefenni/Karamusa
Dereköy Höyük I-II - Yeşilova/Dereköy
Gebren Höyük - Çaltepe Köyü
Genceli Höyük - Yeşilova/Genceli
Yazı Höyük - Yeşilova/Büyükyaka
Hancarlı Höyük - Yeşilova/Karaatlı
Bademli Höyük - Karamanlı/Bademli
Büdemli Tümülüsleri - Karamanlı/Bademli
Harmankaya Tüm. I-III - Karamanlı/Bademli
Düğer Tüm. I-IV - Merkez/Düğer
Hacılar Tümülüsü - Merkez/Hacılar
Yuvalak Tümülüs - Tefenni/Yuvalak
Kayadibi I-II - Yeşilova/Kayadibi
Karaatlı Tümülüsü - Yeşilova/Kayadibi
Topraktepe Tümülüsü - Gölhisar/Uylupınar
Salda Gölü - Yeşilova
Düğer Küçük Ada - Merkez/Düğer
Düğer Böcülü Tepe - Merkez/Düğer
Balbura Örenyeri - Altınyayla
Yarışlı Höyük - Yeşilova - Yarışlı Köyü
Karaçağıl Tümülüsü - Çacdır - Kayacık
Asartepe Örenyeri - Ağlasun/Hisarköy
Örtülü Antikkent - Burdur/Merkez
Uylupınar Nekropolü - Gölhisar/Uylupınar
İnsuyu Mağarası - Burdur/Çineovası
Ulu Camii ve Saat Kulesi - Burdur/Merkez
İstasyon Höyük - Burdur/Merkez
Sandarium Antikkenti - Ağlasun Merkez
Yalakasar Antikkenti - Ağlasun Merkez
Kaletepe Göz. Kulesi - Merkez
Apollon Perminun - Buca
Karain Mağarası - Ağlasun
Günalan Nekropol - Burdur/Günalan Köyü
Antik Kale - Ağlasun
Asartepe - Bucak/Kızılkaya
Yanıktaş Kaya Kap. - Bucak
Döşeme Tümüşüs - Ağlasın Merkez
Büyük ve Küçük Höyük - Yeşilova
Çeltikçi Höyük - Çeltikçi
Çerpiş Höyük


Bursa

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Uludağ Milli Parkı, Çekirge, Armutlu, Oylat, Gemlik Kaplıcaları,Armutlu, Kumla, Kurşunlu Plajları, Prusa Kenti Surları, Nikaia (İznik), Miletopolis (Karacabey), Mirlea (Mudanya), Kirmastı (Mustafa Kemal Paşa), Atranos (Orhaneli), Neopolis (Yenişehir) Eskiçağ Kentleri, Ayasofya, Koimesis, Hagios Kiliseleri, Nikaia Nekropolü, Sarayı ve Hipogeumu, Orhan Camisi ve Külliyesi, Yıldırım, Yeşil, Hüdevendigar, Muradiye, Koca Sinan Paşa, İshak Paşa Külliyeleri, Bursa ve Karacabey Ulucamileri, Yıldırım Bedesteni, Bursa Arkeoloji, Bursa Atatürk, Bursa Türk İslam Eserleri, Mudanya Mütareke, İznik Müzeleri.


Çanakkale

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Truva, Assos, Abydos, Ophrynion, Sigeion ve Sestos Kalıntıları, Çanakkale Arkeoloji Müzesi, Çanakkale Askeri Müzesi, Çamyayla Atatürk Müzesi, Çanakkale Şehitleri Anıtı ve Harp Hatıraları Müzesi, Truva Müzesi, Avustralya, İngiliz, Yeni Zelanda Anıtları ve Şehitlikleri, Kestanbolu, Tepeköy, Külcüler, Çan Kaplıcaları, Kürazlı ve Balaban Madensuları, Kale-i Sultaniye, Köprülü Mehmed Paşa, Sefer Şah, Yazıcıoğlu, Bolayır Gazi Süleyman Paşa, Lapseki Süleyman Paşa, Umurbey, Hüdavendigâr Camileri, Gelibolu Ulucamisi (Hüdavendigâr Camisi), Bolayır Namık Mezarı.


Çankırı

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Kenbağ, Bülbül Pınarı, Derbent, Kırkpınar, Işık Dağı Orman İçi Dinlenme Yerleri, Fesleğen Bahçeleri, Salman Höyük, Gerdek Boğazı, Kayadibi, Hisariçi, İnköyü, Delik Kaya Mezarları, Samail Kaya Tünelleri, Cendere Köyü Mezar Odası, Çankırı ve Asar Kaleleri, Çankırı Ulucamisi, Taş Mescit (Şifahane), İmaret, Ali Bey, Yeni, İmrahor, Pazar Camileri, Çerkeş, Ilgaz, Kurşunlu Hamamları, Çankırı Müzesi


Çorum

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Boğazköy-Alacahöyük Milli Parkı, Figanı (Beke) Kaplıcası, Büyük Güllicek, Kuşsaray, Güzelcedere, Pazarlı, Eskiyapar ve Kalınkaya Höyükleri, Çorum, Kaletepe, Kale (Eğercidağ), İskilip ve Osmancık (Kandıber) Kaleleri, Melik Gazi, Kalehisar, Gerdekkaya ve Yazılıkaya Yerleşme Kalıntıları, İskilip Bayat ve Kızılcapelit Kaya Mezarları, Çorum Ulucamisi, Hamid, Han, Şeyh Muhiddin-i Yavsi, Tabakhane, Mihri Hatun, Oğuzköy, Koca Mehmed Paşa (İmaret) ve Büyük Camileri, Sinan Paşa Külliyesi, Alaca Hüseyin Gazi ve Akşemseddin Medreseleri, Koyun Baba Köprüsü, Güpür, Paşa, Ali Paşa, Koca Mehmed Paşa ve Sunguroğlu Hamamları, Çorum, Alacahöyük ve Boğazkale (Boğazköy) Müzeleri.

Örenyerleri
Alacahöyük Müz. Ör. -
Alacahöyük/Alaca
Boğazköy Müzesi - Boğazkale
Boğazköy Örenyeri - Boğazkale
Yazılıkaya ve Hat. - Boğazkale
Ortaköy Örenyeri - Ortaköy
Eskiyapar Örenyeri - Alaca

Denizli

İLGİ ÇEKİCİ YERLERi: Pamukkale, Çamlık, Karcı Deresi ve Evkara Çamlığı Orman İçi Dinlenme Yerleri, Ortakçı, Karahayıt ve Yenice Kaplıcaları, Beycesultan Höyüğü, Laodikeia, Hierapolis ve Tripolis Kalıntıları, Akhan, Çardakhan Kervansarayı, Ahmetli Köprüsü (Akköprü), II.Sultan Murad Camisi, Beyce Sultan Kümbeti, Yatağan Baba Türbesi, Pamukkale Müzesi.

Örenyerleri
Hierapolis - Merkez/Pamukkale
Laodikya - Merkez/Pamukkale
Tripolis - Buldan/Yenice
Apollonia Salbace - Tavas/Medet
Herakleia Salbace - Tavas/Vakıf
Herakleia - Tavas/Kızılcahöyük
Sebastopolis - Tavas/Kızılcahöyük
Colossae - Honas
Eumeneia - Çivril/Işıklı
Dionysopolis - Çal/Bahadırlar
Attuda - Sarayköy/Hisar
Trapezopolis - Babadağ/Bekirler
Alacain - Acıpayam
Thinta - Merkez/Gözler
Ecesultan - Çivril
Yassıhöyük - Acıpayam
Tabae - Kale


Diyarbakır

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Çermik Kaplıcası, Diyarbakır Kalesi ve Nasturi Kilisesi, Eğil, Çermik, Çüngüş, Osmaniye, Tercil, Mihrani, Aydındar, Kefrum, Zülkarneyn, Atak ve Silvan Kaleleri, Hilar Mağaraları, Dakyanus ve Atak (Antak) Eskiçağ Kentleri, Meryem Ana Kilisesi, Zinciriye (Sincariye), Mesudiye, Ali Paşa ve Musluhiddin Lari, Abdullah Paşa ve Hatuniye Medreseleri, Artukoğulları Sarayı, Diyarbakır, Eğil (Taciyan), Hani, Hazro, Lice (Vakıf Ahmed Bey) ve Silvan (Selahaddin Eyyubi) Ulucamileri, Ömer Şeddad (Hazreti Ömer), Kale, Nebi, Safa (İparlı), Hoca Ahmed (Ayni Minare), Şeyh Matar (Mutahhar), Fatih Paşa (Kurşunlu), Hüsrev Paşa, Ali Paşa, İskender Paşa, Behram Paşa, Melek Ahmed Paşa, Defterdar, Arap Şeyh, Eyyubiler ve Kara Behlul Bey Camileri, Deliller (Hüsrev Paşa) Hanı, Hasan Paşa Hanı, Çifte Han ve Yeni Han, Dicle, Devegeçidi, IV.Murad (Karaköprü), Haburman, Sinek Çayı, Kenok (Kemkük) ve Malabadi Köprüleri, Diyarbakır Arkeoloji ve Etnografya, Diyarbakır Cahit Sıtkı Tarancı ve Diyarbakır Atatürk Köşkü Müzeleri.

Örenyerleri -
Çayönü - Ergani/Sesverenpınar
Üçtepe - Bismil/Üçtepe
Hassuni Mağarası - Silvan/Merkez
Hilal Mağarası - Ergani/Sesverenpınar


Edirne

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Koru Dağı ve Söğütlük Orman İçi Dinlenme Yerleri, Sarayiçi, Erikli Plajı, Edirne ve Enez Kaleleri, Khrysopege Kilisesi, Peykler Medresesi, Saatli Medrese, Saray-ı Cedid, (Yeni Saray), II.Bayezıd ve Sokullu ya da Kasım Paşa Külliyeleri, Yıldırım Bayezıd, Eski Beylerbeyi, Gazi Mihal, Mezit Bey (Yeşilce), Muradiye, Şah Melek, Üç Şerefeli ve Selimiye Camileri, Bedesten, Ali Paşa Çarşısı ve Arasta, Rüstem Paşa Kervansarayı ve Ayşe Kadın adıyla da bilinen Ekmekçioğlu Ahmed Paşa Kervansarayı, Küçük Rüstem Paşa Hanı, Gazi Mihal, Saraçhane (Şehabeddin Paşa), Fatih, Bayezıd, Yalnız Göz, Saray (Kanuni), Tunca, Meriç Köprüleri ile Uzunköprü, Edirne Arkeoloji ve Etnografya ile Edirne Türk İslam Eserleri Müzeleri, Lalapaşa Dolmen ve Menhirleri.

Örenyeri
Enez (Ainos) Kale - Enez/Edirne


Elazığ

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Zafran Orman İçi Dinlenme Yeri, Hazar Gölü ile Keban Baraj Gölü Kıyıları, Harput, Hestek ve Palu Kaleleri, Meryem Ana Kilisesi ve Surp Kevors Manastırı, Yusuf Ziya Paşa Külliyesi, Harput ve Palu Ulucamileri, Esadiye (Aslanlı), Sârâ Hatun, Kurşunlu, Ağa, Ahmed Bey ve Merkez Camileri, Hacı İbrahim Şah ve Vakıf Han da denen Denizli Kervansarayları, IV.Murad Hanı, Karamara Köprüsü, Ahi Musa, Cemşid Bey Mescitleri ve Türbeleri, Alacalı Mescit, Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ile Harput Müzesi.

Örenyeri
Harput - Merkez
Eski Palu - Palu İlçesi


Erzincan

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Erzincan Ilıcası ve Ekşisu, Erzincan, Kemah, Şirinli Kaleleri, Koyun Biçimli Mezar Anıtları, Taşdibi, Meryem Ana, İsa Voriç ve Vank Kiliseleri, Gülabi Bey Camisi, Tugay Hatun, Melik Gazi, Behram Şah, Gülcü Baba ve Mama Hatun Kümbetleri, Bey, Çadırcı, Gülabi Bey Hamamları, Mama Hatun Kervansarayı, Kötür Köprüsü.


Erzurum

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Fidanlık, Uzunoluk ve Horasan Fidanlığı Orman İçi Dinlenme Yerleri, Ilıca Kaplıcası, Dumlu Ilıcası, Pasinler Çermiği ve Madensuyu, Tortum Çağlayanı, Erzurum, Aşkale, Cinis, Pırtın, Hınıs, Toprakkale, Kalecik, İspir, Oltu, Avnik, Bardız (Gaziler), Tortum, Ağca, Azort, Üngüzel, Hasankale ve Van Kaleleri, Kotarus (Citharizon) Kenti ve Kilisesi, Erzurum, Hınıs ve Pasinler Ulucamileri, Hatuniye Medresesi olarak da bilinen Çifte Minareli Medrese ile Yakutiye, Ahmediye, Kurşunlu, Pervizoğlu, Şeyhler ve Kadıoğlu Medreseleri, Erzurum ve İspir Kale Mescitleri, Tepsi Minare (Saat Kulesi), Lala Paşa, Murad Paşa, Gülcü Kapısı (Ali Ağa), Boyahane, Caferiye, Kurşunlu (Feyziye), Pervizoğlu, Derviş Ağa, Gümrük, Bakırcı, Narmanlı, İbrahim Paşa, Şeyhler, Cennetzade, Topal Çavuş, Çarşı (Tuğrul Şah), Arslan Paşa, Sivaslı, Süleyman Han ve Bardız Camileri, Emir Saltuk (Melik Gazi), Karanlık, Gümüşlü, Cimcime Sultan, Rabia Hatun, Mehdi Abbas (Emir Şeyh), Evreni, Söylemez Ana, Söylemez Baba, Mısri Zinnun, Ferruh Hatun, Gülperi Hatun Kümbetleri, Taşhan (Rüstem Paşa) Kervansarayı, Gümrük, Cennetzade, Kamburoğlu ve Hacı Bekir Hanları, Boyahane, Lala Paşa, Kırk Çeşme, Murad Paşa ve Saray Hamamları, Çobandede, Derviş Ağa ve Küpeli Köprüleri, Erzurum Arkeoloji, Çifte Minareli Medrese ve Erzurum Kongresi Müzeleri.


Eskişehir

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Fidanlık, Musaözü, Mestan Pınarı, Kalburcu, Çatacık, Şoförler Çeşmesi ve Madensuyu Orman İçi Dinlenme Yerleri, Çardak Kaplıcası ve Gümele Ilıcası, Midas Kenti ve Yazılıkaya, Pessinus, Seyitgazi Nekropolü, Seyitgazi ve Sivrihisar Kaleleri, Seyit Battal Gazi ve Kurşunlu Külliyeleri, Alaeddin, Bardakçı Köyü, Hoşkadem, Kurşunlu, Hamamkarahisar ve Kılıç Mescit Camileri, Sivrihisar ve Gecek Köyü Ulucamileri, Yunus Emre ve Şeyh Edebalı Türbeleri, Himmet Dede, Alemşah ve Hoca Yunus Kümbetleri, Mülk köyü ve Hazinedar Mescitleri, Seyitgazi Kervansarayı, Eskişehir Arkeoloji, Eskişehir Etnografya, Eskişehir Atatürk ve Kültür, Yunus Emre, Seyitgazi, Yazılıkaya Açıkhava, Pessinus Arkeoloji Müzeleri.

Örenyeri
Pessinus - Sivrihisar


Gaziantep

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Düllükbaba Orman içi Dinlenme Yeri, Zincirli, Gedikli, Tilmen, Kırışkal ve Sakçagözü (Sakçagöze) Höyükleri, Dolikhe (Dülük), Kuzeyne, Korus, Belkıs ve Karkamış (Kargamış) İlkçağ Kent Kalıntıları Yesemek Heykelleri, Gaziantep, Tilbaşar, Rumkale, Karacaören ve Ravanda Kaleleri, Ömeriye, Boyacı (Kadı Kemaleddin) Eyüpoğlu, Esenbek (İhsan Bey), Ali Nacar (Annacar), Ali Dola (Ala'üd Devle), Tahtalı, Ağa, Handaliye, Alaybey, Şeyh Fethullah, Şirvani (İki Şerefeli), Akcurun, Canbolat Bey, Şeyh, Şeyhler, Hindioğlu ve Çalık Camileri, Ramazaniye (Ahmed Çelebi) Medresesi, Şeker, Paşa, Hışva, Emir Ali, Millet, Kürkçü ve Belediye Hanları, Zincirli ve Kemikli Bedestenleri, Eski, Paşa, Şıh, Pazar, Naip, Tabak, Hoca, Hasan Bey ve Tuğlu Hamamları, Şeyh Abdullah Efendi Tekkesi, Debbağhane, Aynülleben, Yazıcık, Babilke ve IV. Murad Köprüleri, Gaziantep Müzesi.

Örenyerleri
Belkız-Zeugma - Nizip/Belkıs
Yesemek - İslahiye/Yesemek
Tilmen - İslahiye/Tilme
Dülük Örenyeri - Şehit Kamil/Dülük


Giresun

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Giresun Adası, Kulakkaya, Dokuzgöz ve Salon Çayırı Orman İçi Dinlenme Yerleri, Belediye Plajı, Giresun, Arda, Kaledere, Kuşluhan, Andoz, Eynesil, Şebinkarahisar, Merkez (Saint Jean) ve Bedrama (Bodrum) Kaleleri, Giresun, Hisarköy (Dereli) ve Şebinkarahisar'daki Meryem Ana Kilise ve Manastırları, Gebe Kilisesi, Hacı Hüseyin, Hacı Mikdad, Kale, Fahreddin Behramşah, Fatih ve Kurşunlu Camileri, Taş Mescid, Kurşunlu Hamamı ve Çeşmesi, Pertevniyal Çeşmeleri, Taşhanlar.


Gümüşhane

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Pulur Höyüğü, Canca, Kov, Keçi, Edire, Akçakale, Kodil,Bayburt, Satala, Avliyana ve Ardasa Kaleleri, Hutura Hagios Georgios ve Panaghia Manastır Kiliseleri, Pavrezi Şapeli, Bayburt Kale, Varzahan ve Haşara Kiliseleri, Çakırkaya Kaya Kilisesi, Hart, Ksanta, Varzahan ve Satala Kent Kalıntıları, Bayburt Ulucamisi, Süleymaniye, Küçük, Pulur (Gökçedere) ve Kutluk Bey Camileri, Yakutiye, Museviye, Mahmudiye ve Pulur Medreseleri, Zigana Kervansarayı, Taşhan (Bedesten), Tohumoğlu, Korgan ve Gümüşkaya Köprüleri, Şehit Osman Türbeleri, Eski Gümüşhane.


Hakkari

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Cilo Dağı, Gevaruk, Peştazare ve Trişin Kaya Resimleri, Dirheler, Hakkâri, Bay ve Dez Kaleleri, Hırvata Kent Kalıntıları, Meydan Medresesi.


Hatay

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Soğukoluk ve Yayladağı Orman İçi Dinlenme Yerleri, Arsuz Plajları, Alalah (Tel Açana), Tel Tayinat, Çatalhöyük (Kanula), Harbiye (Dophne), İssos, El-Mina, Arsuz (Rhossos ya da Rosus), Seleukeia Pieria Yerleşme ve Kent Kalıntıları, Antakya (Antiokheia) Surları, Traianus Sukemeri, Heronion, Koz (Kürşat), Payas, Bakras, Sarıseki, Şalen ve Darb-ı Sak (Bayezıid-i Bistami) Kaleleri, Aziz Petrus Grottosu, Cin Kulesi, Kızlar Sarayı (Kasr El-Benet), Sokullu Mehmed Paşa Külliyesi, Habib Neccar Camisi, Sokullu Külliyesi, Hatay Arkeoloji Müzesi.

Örenyerleri
St. Pierre Kilisesi - Antakya / Kuruyer
Aççana Örenyeri - Reyhanlı (Merruş) / Varışlı K.
Çevlik Örenyeri - Samandağ / Kapısuyu Köyü

Iğdır

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Selçuklu Kervansarayı, Sürmeli Kalesi


Isparta

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Kovada Gölü ve Kızıldağ Milli Parkları, Isparta Gölcüğü, Çamyol ve Kuyucak Orman İçi Dinlenme Yerleri, Eğridir Kasnak Meşesi ve Sütçüler Sığla Ormanı Doğayı Koruma Alanları, Eğridir, Uluborlu ve Yalvaç Kaleleri, Pisidya Antiokheiası ve Apollonia İlkçağ Kentleri, Ertokuş ve Dündar Bey Medreseleri, Isparta Hızır Bey, Kutlu Bey, Firdevs Bey, İplik, Eğridir Hızır Bey, Barla Çaşnigir, Uluğbey Veli Baba Camileri, Firdevs Bey Bedesteni, Eğridir Kervansarayı, Ertokuş Hanı, Baba Sultan Türbesi, Isparta ve Yalvaç Müzeleri.

Örenyerleri

Isparta Müzesi
Adada- Sütçüler / Sağrak
Apollonia - Uluborlu / Merkez
Asar Harabeleri - Sütçüler / Kesme
Fori - Keçiborlu / Fori
Caralis - Yenişarbademli
Conana - Gönen
Kapıkaya - Isparta / Güneyce
Prostanna - Eğirdir / Sevirebey
Tynada - Aksu / Terziler
Seleukeia Sider - Atabey / Bayat
Sülüklü Göl Harabe - Sütçüler Çandır
Antiocheia - Yalvaç
Men Kutsal Alanı - Yalvaç



İçel

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Gümüşkum, Çamdüzü, Erdemli Çamlığı, Pullu, Karaekşi, Karabucak ve Bahçeyeri Orman İçi Dinlenme Yerleri, Cennet ve Cehennem Obrukları, Narlıkuyu Mağarası, Eshab-ı Kehf Mağarası, Gözne, Fındık Pınarı, Namrun ve Sorgun Yaylaları, Erdemli, Silifke ve Anamur'daki Plajlar, Pompeiopolis, Tarsos, Neopolis, Krykos, Kilindria, Selevkeia ve Anemurion İlkçağ Kent Kalıntıları, Kleopatra Kapısı, Anamur, Meydancık, Kız, Mut, Silifke Kaleleri, Alahan Manastırı, Hoghia Thekla Bazilikası, Uzuncaburç, Akkale, Gözlükule Yerleşmeleri, Tarsus Camisi, Lal Ağa Camisi, Erdemli, Silifke, Tarsus ve Narlıkuyu Mozaik Müzeleri.

Örenyerleri İçel Müzesi
Pompeipolis - Mersinli - Merkez / Mezitli
Ayaş - Erdemli İlçesi
Kanlıdivane - Erdemli İlçesi
Kızkalesi - Erdemli İlçesi
Tırtar - Erdemli İlçesi
Küstüllü - Erdemli İlçesi
Çeşmeli - Erdemli İlçesi
Tömük - Erdemli İlçesi
İamas - Erdemli İlçesi
Koskerla - Erdemli İlçesi
Yapısıgüzel - Erdemli İlçesi
Hoyrat - Erdemli İlçesi
Kocahasanlı - Erdemli İlçesi
Çatören - Erdemli İlçesi
İmirzeli - Erdemli İlçesi
Tirmil Höyük - Mersin - Merkez
Karaduvar Höyük - Mersin - Merkez
Karaduvar Su kemer - Mersin - Merkez
Yümüktepe - Mersin - Merkez
Aslanköy Kaya Mezarı - Mersin - Merkez
Aslanköy Mağarası - Mersin - Merkez
Gözne Kalesi - Mersin - Merkez
Başnalar Kalesi - Mersin - Merkez
Öküzlü Kalesi - Erdemli İlçesi
Sinap Kalesi - Erdemli İlçesi
Çandır Kalesi - Erdemli İlçesi
Cet Tepe - Erdemli İlçesi
Güdübeş Kalesi - Mersin - Merkez / Yakaköy
Belenkeşlik Kalesi - Mersin - Merkez / Belenkişlik Köyü
Manavşa Kalesi - Mersin - Merkez / Değirmençay Köyü

Anamur Müzesi
Anemurium Örenyeri - Nasrettin Köyü
Mamure Kalesi - Bozdoğan Köyü

Silifke Müzesi
Cennet - Cehennem - Silifke / Hasanaliler
Narlıkuyu - Silifke / Pınarlıkuyu
Uzuncaburç - Silifke / Uzuncaburç
Ayatekla - Silifke / Becili
Alahan Manastırı - Mut / Geçimli Köyü
Holmi - Silifke / Taşucu
Aphrodisias - Silifke / Yeşilovacık
Demircili - Silifke / Demircili
Tekkadın - Silifke / Ovacık
Karadedeli - Silifke / Karadedeli
Topmar - Silifke / İmamuşağı
Karaböcülü - Silifke / Karaböcülü
Canbazlı - Silifke / Canbazlı
Kelenderis - Aydıncık
Meydancıkkale - Günlar
Sömek - Silifke / Sömek
Dağpazarı - Mut / Dağpazarı
Balabulu - Mut / Yalnızcabağ
Kale - Mut / Merkez
Bakırtepe - Silifke / Yeşilovacık
Cingeyli - Silifke / İmamlı
Adamkayalar - Silifke / Hüseyinler
Meydankalesi - Silifke / İmamlı
Kale - Silifke / Kirobasi
Gülümpaşalı Höyüğü - Silifke / Gülümpaşalı
Antikyo - Silifke / Narlıkuyu
Sinobiç - Mut / Yeşilyurt
Mavga Kalesi - Mut / Yeşilyurt
Gökburç - Silifke / Ovacık
Hançer Kalesi - Silifke / Ovacık
Mezgit Kale - Silifke / Ovacık
Karakabaklı - Silifke / Karadedeli
Kültesi - Silifke / Karadedeli
Işıkkale- Silifke / Karadedeli
Gözleyentepe - Silifke / Yeşilovacık
Çingentepe - Mut
Maltepe - Mut



İstanbul

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Silivri, Kumburgaz, İstanbul Boğazı, Kumköy (Kilyos), Şile, Adalar, Belgrad Ormanı, Abrahan Paşa Korusu, Emirgân Korusu, Yıldız Parkı, Çamlıca Tepesi ve Gülhane Parkı, Tuzla İçmeleri, İstanbul Surları, Bozdoğan (Valens), Sukemeri, Binbirdirek ve Yerebatan Sarnıçları, Ayasofya, Aya İrini, eskiden kilise olan Bodrum, Fenari İsa, Fethiye, İmrahor, Kalenderhane, Kariye, Yeni İmaret ve Zeyrek Camileri, Bukoleon ve Tekfur Sarayları, Çemberlitaş, Dikilitaş, Yılanlı Sütun, Kıztaşı, Kız Kulesi, Galata Kulesi, Fatih, Bayezid, Sultan Selim, Haseki Hürrem Sultan, Süleymaniye, Sokullu Mehmed Paşa, Kılıç Ali Paşa, Yeni Cami, Şemsi Paşa, Sultan Ahmed, Köprülü Mehmed Paşa, Çorlulu Ali Paşa, Amcazade Hüseyin Paşa, Laleli ve Damat İbrahim Paşa Külliyeleri, Rüstem Paşa ve Gazanfer Ağa Medreseleri, Anadolu ve Rumeli Hisarları, Mağlova Kemeri, III. Ahmed ve Alman Çeşmeleri, Topkapı, Dolmabahçe, Beylerbeyi, Çırağan ve Yıldız Sarayları, Şale, Malta ve Çadır Köşkleri, Aynalıkavak, Küçüksu (Göksu), Tophane ve Ihlamur Kasırları, Eyüb Sultan, Firuz Ağa, Sinan Paşa, Nuriosmaniye, Beylerbeyi, Selimiye, Musretiye, Dolmabahçe, Ortaköy, Pertevniyan Valide Sultan ve Cerrah Paşa Camileri, Kapalı Çarşı, Mısır Çarşısı, Simkeşhane, Büyük Valide, Balkapanı, Vezir, Cebeci ve Çuhaci Hanları, Silivri, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Çobançeşme, Haramidere ve Bostancı Köprüleri, Dolmabahçe Saat Kulesi, Köprülü, Süleymaniye, Nuruosmaniye ve Belediye Kütüphaneleri, İstanbul Arkeoloji, İstanbul Topkapı Sarayı, İstanbul Türk ve İslam Eserleri, Divan Edebiyatı, İstanbul Resim ve Heykel, Arasta Mozaik, Ayasofya, Yerebatan Sarayı, Türk Yazı Sanatları, Askeri, Deniz, Tanzimat, Aşihan (Edebiyat-ı Cedide) ve Şişli Atatürk Müzeleri.
Arkeoloji Müzesi
Adres: Osman Hamdi Bey Yokuşu Gülhane - İstanbul
Tel: (212) 520 77 40
Faks: (212) 527 43 00
Ayasofya Müzesi
Adres: Sultanahmet Meydanı - İstanbul
Tel: (212) 528 45 00

I.Mahmud Kütüphanesi

Divan Edebiyatı Müzesi -
Adres: Galipdede Cad. 15 Beyoğlu - İstanbul
Tel: (212) 245 41 41

Kariye Müzesi -
Adres: Edirnekapı - İstanbul
Tel: (212) 523 30 09

Mozaik Müzesi
Adres: Sultanahmet Arastası - İstanbul
Tel: (212) 511 97 00

Rumeli Hisarı Müzesi
Adres: Yahya Kemal Cad. No:42 Hisarönü - İstanbul
Tel: (212) 263 53 05

Anadolu Hisarı Müzesi
Adres: Beykoz - İstanbul
Tel: (212) 263 53 05

Türbeler Müzesi
Adres: Atmeydanı Sultanahmet - İstanbul
Tel: (212) 517 05 44

Türk-İslâm Eserleri Müzesi-
Adres: İbrahim Paşa Sarayı Sultanahmet - İstanbul
Tel: (212) 518 18 05
Faks: (212) 518 18 07

Topkapı Sarayı Müzesi -
Adres: Topkapı - İstanbul
Tel/Faks: (212) 522 44 22

Yıldız Sarayı Müzesi
Adres: Beşiktaş - İstanbul
Tel: (212) 258 30 80
Faks: (212) 258 30 85

Tekel Müzesi
Tekfur Sarayı
Aya İrini Anıtı (St. İrene)
Fethiye Müzesi (Pammakaristos)
İmrahor Anıtı (İlyas Bey Camii) St. Studios Manastırı Hagios Ionnes Prodromos Bazilikası



İzmir

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Dikili, Foça, Çeşme, Seferihisar ve Gümüldür Kıyıları, Balçova-Çatalkaya Teleferiği, Asansör, Yamanlar-Karagöl, Tunay, Uzunkuyu, Belkahve ve Çamlık Orman İçi Dinlenme Yerleri, Balçova-Agamemnon, Çeşme-Şifne, Bergama-Güzellik, Menemen, Seferihisar, Bayındır, Foça (Phokaia), Larisa, Erythrai, Klazomenai, Teos, Lebedos, Kolophon, Klaros, Notion ve Efes (Ephesos) İlkçağ Kent Kalıntıları, Meryem Ana Evi, Bayraklı, Kadifekale, Artemis Hamamı, Kızılçullu ve Selçuk Sukemerleri, İzmir Agorası, Çeşme ve Selçuk Kaleleri, Belevi Tümülüsü ve Mezar Anıtı, Bergama, Ödemiş ve Tire Ulucamileri, Faik Paşa, Hisar, Hacı Hüseyin (Başdurak), Kestane Pazarı, Ali Ağa, Hatuniye, Çorak Kapı, Konak, Kurşunlu, Şadırvan, İkiçeşmelik, Salepcioğlu, İsa Bey, Mehmed Bey, Kazganoğlu, Yeni, Paşa ve Rüstem Paşa Camileri, Kızlarağası, Mirkelamoğlu ve Karaosmanoğlu Hanları, Sultan Şah, Mehmed Bey, İbn Melek ve Süleyman Şah Türbeleri, İzmir Saat Kulesi, İzmir Atatürk ve Menemen Kubilay Anıtları, Uluslararası İzmir Fuarı, İzmir Arkeoloji, İzmir Resim ve Heykel, İzmir Atatürk, Efes Arkeoloji, Bergama ve Tire Müzeleri.
Örenyerleri
İzmir Arkeoloji Müzesi
Larissa - Menemen
Kolofon
Kyme -Aliağa
Teos - Seferihisar
Panaztepe - Menemen
Apora - Konak - İzmir
Klozazenai - Urla
Gryneion - Menemen
Foça
Metropolis
Myrina
Lebedos Çeşme Müzesi
Erythari - Çeşme / Ildırı Köyü

Efes Müzesi
Efes Örenyeri - Selçuk
St. Jean Anıtı - Selçuk
Ertemision - Selçuk
Beleui Mezar Anıtı - Selçuk
Mution Ören Yeri - Selçuk
Kolofon - Menderes
Claros - Menderes

Bergama Müzesi
Akropol - Bergama
Asklepion - Bergama
Bazilika - Bergama
Maltepe Tümülüsü - Bergama
Yığma Tepe - Bergama
Tavşan Tepe Tümülüsü - Bergama
X Tepe Tümülüsü - Bergama
Perperane - Kozak
Teuthrania - Kalarga - Bergama
Pindasos - Madradağı - Bergama
Kanai - Dikili
Aterneus - Dikili
Arginussu - Acan Adası - Dikili
Harmakopalia - Bergama - Bölcek Köyü
Aigai - Nemrut Kale - Zeytin Dağı
Teutarania - Zeytindağ - Bergama
Elaia - Kazıkbağları - Bergama
Gryneion - Yenişakran
Pitane - Çandarlı
Myrina - Aliağa
Partheieion - Çaltıkoru - Bergama



Karabük

Karabük (Merkez) , Eflani, Eskipazar, Ovacık, Safranbolu, Yenice


Karaman

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Gökçe Çamlığı Orman İçi Dinlenme Yeri, Maraspoli Mağarası, Kraman, Ermenek (Firan) ve Mennan Kaleleri, Binbirkilise, Hatuniye, Emir Musa, İbrahim Bey İmaret Medreseleri ve Tol Medrese, Gaferyad (Ermenek, Kâzımkarabekir) ve Yollarbaşı (İlisra) Köyü Ulucamileri, Hacı Beyler, Aktekke (Valide Sultan), Arapzade, Paşa, Dikbasan (Fasih), Akçaşehir, Sipas ve Mimar Emir Rüstem Paşa Camileri, Yunus Emre Camisi ve Zaviyesi, Şeyh Çelebi Mescidi ve Akça Mescit, Karamanoğlu İmareti ve Türbesi, Bıçakçı Köprüsü ve Ala Köprü, Yedi Oluklu Çeşme, Karaman Müzesi.

Örenyerleri
Canhasan - Merkez - Alçatıköyü
Karadağ Binbir Kilisesi - Merkez -
Madenşehir / Üçkuyu Köyü



Kars

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Ağrı Dağı, Sarıkamış Kış Sporları ve Kayak Tesisleri, Soğuksu ve Karıncadüzü Orman İçi Dinlenme Yerleri, Kars, Ardahan ve Şeytan Kaleleri, Ani Kenti Kalıntıları arasındaki surlar, Büyük Katedral, Surp Gregor Kilisesi, Çoban Kilisesi, Keçeli (Halaskâr) Kilisesi, Ebul Muammeran ve Menuçehr Camileri,Taş Köprü, Iğdır Selçuklu Kervansarayı, Kars Müzesi.

Örenyerleri
Ani Örenyeri - Ocaklı Köyü
Köşevenk Örenyeri - Ocaklı Köyü



Kastamonu

İLGİ ÇEKİCİ YERLER:Ilgaz Dağı Milli Parkı, Kadı Dağı, Soğuksu, Açıkmaslak, Acısu, Kanlıgöl, Dipsizgöl, Üçoluklar, Yaralıgöz, Yeşilyuva, Karşıyaka, Ginoğlu, Masruf Deposu, Geriştepe ve Limanüstü Orman İçi Dinlenme Yerleri, Timonion ve Pompeipolis İlkçağ Kent Kalıntıları, Kastamonu Kalesi, Pervaneoğlu Ali Şifahanesi (Yılanlı Şifahane), Atabey, İbn Neccar, Halil Bey, Mahmud Bey, Nasrullah, Sinan Bey, Şeyh Şaban-ı Veli, Kötürüm Bayezıd, Hoca Şemseddin, Kasım Bey ve Abdurrahman Paşa Camileri, İsmail Bey ve Yakup Ağa Külliyeleri, Münire Medresesi, Atabay, Aşir Efendi, Deve, İsmail Bey ve Urgan Hanları, Nasrullah Köprüsü ve Taş Köprü, Gökçeağaç'taki Kervansaray, Kastamonu Müzesi.


Kayseri

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Erciyes Dağı, Sultansazlığı, Derebağ Çağlayanı Orman İçi Dinlenme Yeri, Yahyalı Hacer Ormanı Doğayı Koruma Alanı, Fraktin ve İmamkulu Anıtları, Kayseri, Şahmelik ve Develi Kaleleri, Huand Hatun Külliyesi, Avgunu, Çifte, Sahibiye Köşk ve Hatuniye Medreseleri, Kölük, Hacı Kılıç Cami ve Medreseleri, Kayseri, Bünyan ve Develi Ulucamileri, Kurşunlu Cami, Keykubadiye Sarayı, Hızır, İlyas ve Haydar Bey Köşkleri, Mollaoğulları Konağı, Çifte, Döner ve Sırçalı Kümbetleri, Sultan ve Karatay Hanları, Dev Ali, Seyyid-i Şerif Hızır İlyas, Melik Gazi ve Mikdat Dede Türbeleri, Raşid Efendi Kütüphanesi, Tekgöz ve Çokgöz Köprüleri, Kültepe, Kayseri Arkeoloji ve Kayseri Etnografya Müzeleri.

Örenyeri -
Kültepe - Karahöyük Köyü
Soğanlı - Yeşilhisar



Kilis

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Kilis kentinin kuzeybatısında yer alan Kuzuini (eskiden Kuzeyne) Köyü, iç ve dış kale kalıntıları, Hitit, Roma, Bizans ve Araplara ait yapı kalıntılarıyla bir açık hava müzesi görünümündedir. Kilis Ulucamisi, Akcurun Camisi, Canbolat Bey Camisi, Şeyh Camisi, Şeyhler Camisi, Hindioğlu Camisi, Çalık Camisi, Cüneyde Camisi, Kadı Camisi, Mevlevihane, Şeyh Abdullah Efendi Tekkesi, Canbolat ve Şeyh Abdullah Efendi Türbeleri, Baytaz Hanı, Hoca Hamamı, Eski Hamam, Paşa Hamamı, Çukur Hamam olarak da bilinen Hasan Bey Hamamı, Tuğlu Hamamı, Kurdağa Çeşmesi, İpşir Paşa Çeşmesi, Fellah Çeşmesi, Haffaf (Kavaf) Çeşmesi ve Küçük Çarşı Çeşmesi'dir


Kırıkkale

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Balışeyh, Hasandede, Çarşı ve Küçük Şamil Camileri, Hasandede, Koçubaba, Şeyh Mustafa Karababa, Kazancıbaba,Şeyh Sadreddin ve Şeyh Türbeleri.


Kırklareli

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Limanköy, İğneada, Kıyıköy (Midye) ve Çilingoz Koyları, Dupnisa Mağarası, İncekoru ve Kavaklı Meşe Orman İçi Dinlenme Yerleri, Vize Kalesi, Vize Mağara Manastırı, Midye Ayazma ve Manastırı, Hızır Bey ve Sokullu Mehmed Paşa Külliyeleri, Kadı, Bayezid (Paşa), Kapan, Eski Cami, Cerit Ali Paşa ve Gazi Süleyman Paşa Camileri, Alpullu (Sinanlı), Babaeski ve Lüleburgaz (Sokullu Mehmed Paşa) Köprüleri, Kadı, Kapan (Salıyeri), Kayımoğlu ve Alman Çeşmeleri, Zindan ve Binoklu Hasan Baba Türbeleri.


Kırşehir

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Çiçekdağı Orman İçi Dinlenme Yeri, Terme Kaplıcası, Keçi ve Ömerhacılı Kale Kalıntıları, Caca Bey Medresesi, Kale ve Alaeddin Camileri, Ahi Evran Camisi ve Türbesi, Karakurt Baba, Melik Gazi ve Âşık Paşa Türbeleri, Kesikköprü Kervansarayı, Kesikköprü, Kırşehir Müzesi.

Örenyerleri
Mucur Yeraltı Şehri - Mucur İlçe Merkezi
D. İnlimurat Yeraltı Şehri - Merkez / D. İnlimurat Köyü



Kocaeli

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Kuzuyayla ve Fındıklıtepe Orman İçi Dinlenme Yerleri, Bayramoğlu, Karamürsel, Kefken ve Kerpe Kıyıları, Ballıkayalar, Eskihisar Kalesi, Hannibal Mezarı, Pertev Mehmed Paşa ve Çoban Mustafa Paşa Külliyeleri, Orhan Gazi, Mehmed Bey (Fevziye) ve İmaret Camileri, Sultan Süleyman Köprüsü, Yalı ve Mehmed Bey Hamamları ile Yenihamam ve Küçükhamam, Canfeda Kethüda Kadın ve Mısıroğlu Çeşmeleri, Hünkâr Kasrı, İzmit Saat Kulesi, İzmit, Yarımca ve Osman Hamdi Bey Müzeleri.

Örenyerleri
Arkeoloji Müzesi
Kerpe - Kandıra
Anibal - Gebze
Çenedere - İzmit/Derince



Konya

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Çamlıköy, Yakamanastır, Kale Çamlığı, Huğlu, Karaburun ve Kızılören Çamlığı Orman İçi Dinlenme Yerleri, Meram Bağları, Ilgın Kaplıcası, İvriz Kaya Kabartması, Beyşehir Kalesi, Akmanastır, Hagia Eleni Kilisesi, Sırçalı Medrese, Tacül Vezir Medresesi ve Türbesi, İnce Minareli Medrese, Ali Gav, Küçük Karatay, Karatay ve İsmail Aka (Taş Medrese) Medreseleri, Has Bey ve Nasuh Bey Darülhuffazları, Seydişehir Muallimhanesi, İplikçi Camisi ve Medresesi, Sadreddin Konevi Camisi ve Türbesi, Alaeddin Dursunoğlu, Selimiye, Kapı, Aziziye, Eşrefoğlu ve Pir Hüseyin Camileri, Sahip Ata, Karabaş Veli ve Lala Mustafa Paşa Külliyeleri, Akşehir ve Ereğli Ulucamileri, Mevlana Türbesi ve Dergâhı, Nasreddin Hoca Türbesi, Taş Mescit, Sırçalı Mescit, Karatay, Tahir ile Zühre, Altunkalem, Güdük Minare ve Küçük Ayasofya Mescitleri, Yusuf Ağa Kitaplığı, Kubadabad Sarayı, Seyyid Mahmud Hayran ve Şeyh Şahabeddin Zaviyeleri, Kızılviran, Sultan, Zazadin, Horozlu, Kadın, İshaklı ve Kuruçeşme Hanları, Rüstem Paşa Kervansarayı, Konya Arkeoloji, Karatay Çini Eserleri, Konya Taş ve Ahşap Eserleri, Konya Mezar Anıtları, Atatürk Evi ve Kültür, Konya Etnografya, Konya Mevlana, Koyunoğlu, Akşehir Taş Eserler, Akşehir, Atatürk ve Etnografya, Ereğli Müzeleri.

Örenyerleri
Kilistra
Konya Etnografya Müzesi
Çatalhöyük - Küçük Köy Çumra
Bolat Örenyeri - Hadim / Bolat Köyü
Karahöyük - Meram / Harmancık Mah.
Kubadabat - Beyşehir - Gülkaya
Ayaelena Kilisesi - Selçuklu - Sille Mah.

Ereğli Müzesi
İvris Kaya Anıtı - Aydın Kente / Halkapınar



Kütahya

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Çamlıca, Murat Dağı, Hisarlıktepe, Ebem Çamlığı, Gölcük Yaylası ve Nafia Pınarı Orman İçi Dinlenme Yerleri, Harlek, Yoncalı ve Murad Dağı Kaplıcaları, Aizanoi Antik Kent Kalıntıları, Kütahya Kalesi, Vacidiye Medresesi, Kütahya Ulucamisi, II. Yakup Bey, İshak Fakih ve Molla Bey Külliyeleri, Balıklı, Kurşunlu, Dönenler, Arslan Bey (Meydan), Hisarbeyoğlu Mustafa (Saray), Takvacılar, Karagöz Ahmed Paşa, Lala Hüseyin Paşa ve Ali (Alo) Paşa Camileri, Küçük ve Büyük Bedestenler, Küçükhamam ve Lala Hüseyin Paşa Hamamı, Kütahya Müzesi, Dumlupınar Anıtı.

Örenyeri
Aizanoi - Çavdarhisar İlçesi



Kahramanmaraş

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Çamlık, Kapıçam, Pınarbaşı, Başkonuş ve Çınar Geçidi Orman İçi Dinlenme Yerleri, Maraş, Hurman ve Kız Kaleleri, Karahöyük, Turunçlu ve Ufacıklı köylerindeki yapı kalıntıları, Kaşanlı Köyü'ndeki Kaya Kabartması, Kahramanmaraş, Afşin ve Elbistan Ulucamileri, Taş Medrese, Haznedarlı, Hatuniye ve Himmet Baba Camileri, Eshab-ı Kehf Külliyesi, İklime Hatun Mescidi, Taşhan Tuzhan, Hışırhan ve Kuruhan, Ceyhan ve Körsulu Köprüleri, Kahramanmaraş Müzesi
Sponsorlu Bağlantılar
Son Düzenleyen Eleftheria; 29 Ağustos 2008 @ 12:39. Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Güzel Yurdumun Tatil Bölgeleri - Türkiye Gezi Rehberi Konusuna Benzer Konular
Gönderen: _EKSELANS_ Forum: Türkiye Turizmi
Cevap: 0
Son Mesaj: 16 Ağustos 2013 11:38
Gönderen: _EKSELANS_ Forum: Türkiye Turizmi
Cevap: 0
Son Mesaj: 16 Ağustos 2013 11:35
Gönderen: _EKSELANS_ Forum: Türkiye Turizmi
Cevap: 0
Son Mesaj: 16 Ağustos 2013 11:32
Gönderen: jumong Forum: Türkiye Turizmi
Cevap: 0
Son Mesaj: 2 Haziran 2013 01:11
Gönderen: jumong Forum: Türkiye Turizmi
Cevap: 0
Son Mesaj: 28 Ağustos 2011 19:31
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 1.038 saniyede (94.58% PHP - 5.42% MySQL) 15 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 12:22
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi