Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Avustralya ve Avustralya Tarihi

Bu konu Ülkeler ve Tarihleri forumunda Blue Blood tarafından 31 Mart 2007 (21:14) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
27628 kez görüntülenmiş, 5 cevap yazılmış ve son mesaj 13 Mayıs 2012 (08:10) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 2.71  |  Oy Veren: 7      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 31 Mart 2007, 21:14

Avustralya ve Avustralya Tarihi

#1 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Avustralya
140px-Flag_of_Australia.svg
Avustralya, güney yarım kürede yer alan bir ülkedir. Hint ve Büyük Okyanus arasında uzanır. Okyanusya kıtasında bulunur ve kıtanın çok büyük bir bölümünü kaplar. . Komşuları Endonezya, Doğu Timor, Papua Yeni Gine, Solomon Adaları, Vanuatu, Yeni Kaledonya ve Yeni Zelanda'dır. Başkenti Canberra, en büyük şehri ise Sydney'dir.

Coğrafyası
  • Başkenti: Canberra
  • Coğrafi konumu: 27 00 Güney enlemi, 133 00 Doğu boylamı
  • Yüzölçümü: toplam: 7.686.850 km²
    • Kara: 7.617.930 km²
    • Su: 68.920 km²
  • Sınırları: 0 km
  • Sahil şeridi: 25.760 km
  • İklimi: Kıtanın hemen hemen üçte biri tropik ve kalanı ılıman bölgedir. En soğuk bölgeler Tasmanya'nın yayla ve yüksek yerlerinde ve anakaranın güney doğu kıyılarındadır. Yıllık ortalama sıcaklık kuzeyde 27 dereceden güneyde 13 dereceye kadar değişir.
  • Arazi yapısı: Genellikle yüksek olmayan yaylalar, güneydoğuda verimli ovalar yer almaktadır. Erozyonla ortaya çıkan asıl ana kara 3 milyar yıldan daha yaşlıdır.
  • Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Eyre Gölü -15 m (Güney Avustralya)
  • En yüksek noktası: Kosciuszko Dağı 2.228 m (Avustralya'nın doğusunda Great Dividing Range'de ye ralır.)
  • Doğal kaynakları: boksit, kömür, demir yatakları, bakır, kalay, gümüş, uranyum, nikel, tungsten, mineraller, kurşun, çinko, elmas, doğal gaz, petrol
  • Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %6
    • Otlaklar: %54
    • Ormanlık arazi: %19
    • Diğer: %21 (1993 verileri)
    • Sulanan arazi: 21.070 km² (1993 verileri)
  • Doğal afetler: Kıyı boyunca kasırgalar; sert kuraklıklar
  • Coğrafi not: Toprak bakımından Rusya, Kanada, Çin, A.B.D. ve Brezilya'dan sonra 6. en büyük ülkedir. Avustralya, dünyanın en büyük adası ve en küçük kıtasıdır. Ayrıca bir ülkeden oluşan tek kıtadır.

Tarihi
Avustralya onbinlerce yıldır kıtanın yerlileri (Aborijin denilmektedir) tarafından yurt edinilmiş olmakla birlikte, 17-18.yüzyıla kadar eski dünya ülkelerince bilinmiyordu. Ancak eski çağlardan beri dünyanın güneyinde bir kara parçası olduğuna inanılıyordu. İsminin kaynağı da Latince'deki Terra Australis Incognita'dır ; Güneydeki (Australis) Bilinmeyen (Incognita) Toprak parçası (Terra). Kaynaklara göre resmi olarak kıtayı ilk gören Avrupalılar, Hollandalı denizciler olan Willem Jansz (1606'da Papua Yeni Ginenin güneyindeki Cape York yarımadasını görmüştü) ve kıtanın doğu kıyılarının da haritasını çıkardı ve bu toprakların Tazmanya Adası'na adını veren Abel Tasman'dır (1642-1644 yılları asında iki seyahat). Hollandalılar taradıkları kısım kadarıyla Avustralya haritasını çıkardılar, ancak yerleşim için bir girişimde bulunmamışlardı. 1770'te ise İngiliz James CookBritanya'ya aidiyetini ilan etti.

250px-As-map
Benzer Konular: Etiketler:
  • avustralya kurulus tarihi
  • avustralya nin kurulus tarihi
  • avustralya nin tarihi
  • avustralya tarihi
  • avustralyanin tarihi
Rapor Et
Reklam
Eski 16 Eylül 2008, 02:14

Avustralya ve Avustralya Tarihi

#2 (link)
virtuecat
Ziyaretçi
virtuecat - avatarı
AVUSTRALYA dünyanın en büyük adası ve en küçük kıtasıdır. Büyük Okyanus'ta Avru­pa'ya tam karşıt konumda yer alır. Yüzölçü­mü 7.682.300 km2 olan adanın kuzeydoğu kıyısı boyunca 2.000 kilometreyi bulan ve kıyıdan uzaklığı bazı yerlerde 160 kilometreye varan Büyük Set Resifleri uzanır. Gemiler için birkaç dar boğazdan başka geçit ver­meyen adacıklar ve kum setlerinden oluşan bu doğal engel, olağanüstü güzellikte renkle­riyle, bir zincir görünümündedir.
Kıtanın güneydoğu ucunda Avustralya'ya bağlı Tasmanya Adası bulunur.


AVUSTRALYA'YA İLİŞKİN BİLGİLER

YÜZÖLÇÜMÜ: 7.682.300 km2.
NÜFUS: 16.470.000 (1988).
YÖNETİM: ingiliz Uluslar Topluluğu üyesi Federal Cum­huriyet.
COĞRAFİ ÖZELLİKLER: Kıtanın çok büyük bir bölümü kuru ve sıcak çöllerle kaplıdır ve buralarda pek az insan yaşar. En yüksek dağı 2.228 metreyle Koscius-ko'dur. Murray Irmağı ve kolları Avustralya'nın baş­lıca akarsularıdır. Ünlü Büyük Set Resifleri doğu kıyılarındadır.
ÖNEMLİ KENTLER: Sydney, Melbourne, Brisbane, Perth, Adelaide, Nevvcastle.
BAŞLICA ÜRÜNLER: Sığır, koyun, domuz, yün, buğday, şekerpancarı, arpa, pamuk, üzüm, patates, süpürge-darısı; demir, boksit (alüminyum), çinko, kurşun, ba­kır, kalay, altın; demir-çelik, çimento, fosfat, sülfürik asit, et, un, şeker, dokuma, yapı malzemeleri, motor­lu araçlar, ihracat ürünleri: Maden ve maden cevhe­ri, kömür, kok kömürü, tahıl, dokuma elyafı, petrol ürünleri, demir-çelik, et, şeker.
EĞİTİM: 6-15 yaş-(Tasmanya'da 16 yaş) arası eğitim zo­runludur.

Doğal Yapı ve İklim

Avustralya'da yüksek dağlar bulunmadığı gibi geniş ormanlık alanlar da yoktur. Doğu kıyısı­na paralel uzanan Great Dividing Sıradağla­rının etekleri ağaçlarla örtülüdür. Sıradağla­rın kuzey bölgesindeki en yüksek tepe 1.611 metreyle Bartle Dağı'dır. Yağışın çok bol olduğu bu bölgede krater gölleri, çağlayanlar, tropik ormanlar ve çeşitli çiçekler bulunur. Kuzeyde dar kıyı şeridinin ve dağların ardın­da çalılık ve salkımotu türü bitkilerle kaplı geniş düzlükler uzanır. Buradaki tek yükselti Barkly platosudur. Great Dividing Sıradağla­rında Sydney yakınlarında bulunan Blue Dağlan manzarasıyla ünlüdür. Kıtanın 2.228 metreyle en yüksek tepesi olan Kosciusko Dağı, Great Dividing üzerindeki Karlı Dağ-lar'dadır. Yılın yansında karlarla kaplı olan bu dağlar, yazlan da bol yağış aldıklan için, Avustralya'nın başlıca akarsuları olan Murray ve Darling ırmaklannı besler.
Kuzeyde, alçak ve düz kıyı içlere doğru yavaş yavaş yükselen bir platoya dönüşür. Bu plato kıtanın orta ve batı kesimlerinin önemli bir bölümünü kaplar. Avustralya'nın hemen hemen tam ortasına düşen Macdonnell ve Musgrave dağları bölgedeki iki yükseltidir. Kuzeyde verimli çayırlarla örtülü olan plato, batıya gidildikçe çölleşir. İç bölümler genel­likle çalılarla kaplıdır. Kıyılarda ağaçlar ve çeşitli çiçekler yetişir.
Batı bölgesi yüksekliği 300-600 metre ara­sında değişen bir platodur. Fundalıklarla ör­tülü olan bu düzlüğün batı kıyılarına doğru çıplak tepeler göze çarpar. Uçurumlar, sarp
kayalar ve çıplak tepelerden oluşan Kimberley Dağları, kuzeybatıda bulunan Hamersley Dağları ve Albany yakınlarındaki Stirling Dağlan bölgenin önemli yükseltileridir. Gü­neydeki Nullarbor Ovası platonun içlerine yayılır. Güney Avustralya'da Adelaide'den kuzeye doğru Flinders ve Lofty dağlan uza­nır. Güney bölgesinin kıyıya yakın kesiminde­ki çukur alanda en büyüğü Eyre Gölü olan birçok göl vardır.
Avustralya'nın en önemli akarsuyu Murray Irmağı'dır. Murray, Yeni Güney Galler ve Victoria eyaletlerinin doğal sınırını da çizer. Darling ve Murrumbidgee ırmakları Murray ile birleşir. Kıtadaki öbür ırmaklar çoğunluk­la denize ulaşmadan kurur.
Göllerin çoğu hemen hiç suyu olmayan tuz birikintileri durumundadır. Deniz düzeyinin 12 metre altında kalan Eyre Gölü'nün kapla­dığı alan 9.300 km2'nin üzerindedir ama için­de hemen hiç su bulunmaz. Güneybatıda, yağışlı dönemlerde sulan bollaşan tatlı su gölleri de vardır.
Avustralya çok sıcak ve kurak bir kıtadır. Az yağış alır, üstelik yağan yağmur aşın sıcak nedeniyle hızla buharlaşır. Doğu kıyıları ve dağlar bol yağış alır; içerlere gidildikçe yağ­murlar azalır, iklim kuraklaşır. Kuzeyde yağ­mur yazın, güneyde ise kışın yağar. Batı Avustralya'da kuzeyden güneye büyük iklim değişiklikleri gözlenir. Kuzeyde Timor Denizi kıyılan tropikal, güney kıyıları ise ılımandır.
Avustralya'da mevsimler kuzey yarıküre­nin tam tersidir. Aralık, ocak ve şubat yaz; haziran, temmuz ve ağustos ise kıştır. Ülke­nin üçte biri tropikal bölgede olduğu için kışlar yumuşak ve bol güneşli geçer. Kar yalnızca kıtanın güneydoğusuna ve Tasmanya'ya yağar.

Bitki Varlığı

Göçmenler Avustralya'ya yıllar boyunca Av­rupa'dan çeşitli bitkiler ve ağaçlar taşıdılar. Bunların birçoğu kıtaya uyum sağladı. Yerli ağaçlar ise yapraklarım dökmeyen herdem yeşil ağaçlardır. Cüce tiplerinden 90 metreye varanlarına kadar 500 değişik çeşidi olan okaliptüs bunlara iyi bir örnektir. Avustralya'ya özgü bir başka ağaç ise akasyadır. Çoğu mimozaya benzer güzel san çiçekleri olan 750 ayrı çeşit akasya vardır.
Ülkenin iç bölümlerinde yağış o kadar azdır ki hemen hemen hiç bitki yetişmez. Ama yağmur yağdığında, tohumlan belki de yıllar­dır toprağın altında uyuyan binlerce çöl çiçeği açıverir. Kuzeydoğunun nemli sıcağında orki­de, eğreltiotu, palmiye ve hiç görülmedik çiçekler açan ağaçlar, tropik bitkiler yetişir. Güneybatıda ise kırmızı ve yeşil, kanguru pençeleri gibi başka yerlerde eşi bulunmayan kır çiçekleri vardır.

Hayvan Varlığı
Avustralya'da yaşayan hayvanlar da çok il­ginçtir. Yavrulannı ceplerinde taşıyan meme­liler dünyanın başka hiçbir yerinde yoktur. Minicik cepli farelerden koskocaman kangu­rulara kadar pek çok çeşidi olan bu hayvanlar Avustralya kıtasının büyük bölümünü çöller ve yarıçöl alanlar kaplar. Halk en çok doğu ve güneybatı kıyılarında yaşar.
Avustralya'nın merkezindeki, Avustralya Yerlileri'nin kutsal saydığı kızıl Ayers Kayaları.
ra keseliler denir. Valabi (küçük kanguru), opossum, vombat, bandikut, sincap, tasmanyaşeytanı, tasmanyakurdu hep keseli hayvanlardır. Özel korumaya alınmış olan keseli ayı koala ise içlerinde en sevilenidir. Burada bir de gene başka hiçbir yerde rastlanmayan yumurtlayan memeli hayvanlar ya da tekdelikliler yaşar. Bunların ornitorenk ve ekidne denen iki türü vardır. Ornitorenk suda ya­şayan, ördek gagalı, perde ayaklı, kürklü ve yumurtlayan bir hayvandır. Karada yaşayan Ekidne ya da dikenli kanncayiyen ise kesesi­nin içine yumurtlar; kısa, sivri dikenleri vardır ve toprağı çok büyük bir hızla kazabilir.
Avustralya'ya özgü öteki memeliler, fareler ve yarasalardır. Koyunlara aman vermeyen yabanıl köpek dingonun Asya'dan getirildiği sanılmaktadır.
Avustralya'da yaşayan birçok değişik kuş arasında en ünlüleri bir tür yalıçapkını olan kookaburradır. Devekuşu türünden, uçma­yan emu ve tepelideyekuşu ile kuyruğu çengel biçiminde olan ve her türden sesi olağanüstü bir benzerlikle taklit edebilen lirkuşu Avus­tralya'ya özgü kuşlardır.
Rengarenk parlak tüylü papağanlar, kaka-dular, balkuşlan, çardakkuşları, iriayaklar, turnalar, balıkçıllar, ördekler, karabataklar, pelikanlar, siyah kuğular gibi çeşit çeşit kuş da bu ülkede yaşar.
Kıtada taypan ve kaplan yılanı gibi zehirli, piton ve ağaçyılanı gibi zehirsiz yılanlar, timsahlar, çeşitli kertenkeleler ve kaplumba­ğalar da bulunur. Avustralya'daki böcek ya­şamı da çok renklidir. Yerel böcek türleri 500.000'in üzerindedir. Ayrıca göçmenlerin getirdikleri birçok farklı böcek türü de vardır.

Halk ve Yerleşim
İki yüz yıl önce Avustralya'da Asya'dan göçmüş koyu esmer tenli Yerliler'den başka­ları yaşamazdı. 18. yüzyılda Avrupahlar'm yerleşmek üzere geldiği ilk yıllarda burada 500.000 Yerli yaşıyordu. Sayılan giderek aza­lan Avustralya Yerlileri'nin bugünkü nüfusu ancak 145.000 kadardır. Eskiden toplayıcılık ve avcılıkla geçinen Yerliler'in çoğu günü­müzde çiftliklerde ve kentlerde çalışmaktadır. Bu koskocaman ülkede yalnızca 16 milyon insan yaşar. Baş­langıçta burada yerleşen Avrupalılar'ın büyük çoğunluğu İngiltere ve İrlanda'dan göç etmiş­lerdi. II. Dünya Savaşı'ndan sonra yurtlarından kopmuş binlerce Avrupalı da Avustralya' ya göç etti. 1947-81 arasında yaklaşık 4 milyon göçmen ülkeye yerleşti. Eskiden yü­rürlükte olan Beyaz Avustralya Siyaseti, Av­rupa kökenli olmayan göçmen sayısını kısıtla­mıştı. Bu siyasetin 1970'lerde bırakılmasıyla Asya'dan da çok sayıda göçmen gelmeye başladı.
Avustralya altı eyalete ve iki bölgeye ayrı­lır. En kalabalık eyaletler Yeni Güney Galler ve Victoria'dır. İç kısımlarda ve batı kıyısında nüfus yok denecek kadar azdır. Büyük kent­ler genellikle eyaletlerin başkentleridir. Syd­ney Yeni Güney Galler'in, Melbourne Victo­ria'nın, Brisbane Queensland'in; Adelaide Güney, Perth Batı Avustralya'nın; Danvin Kuzey Toprakları'nın, Hobart ise Tasmanya' nın başkentidir. Tüm ülkenin başkenti ise Avustralya Federal Başkent Topraklan üzeri­ne kurulmuş Canberra'dır.
Sydney, Melbourne, Ade­laide, Newcastle, Brisbane ve Fremantle'dır. Avustralya büyük bir tarım ülkesi olmakla birlikte, halkın beşte dördü kentler ve kasa­balarda yaşar. Evler genellikle ahşap ya da tuğladan tek katlı olarak yapılmıştır. Avlulan ya da dışanda uyumaya elverişli taraçaları vardır. Son yıllarda duyulmaya başlanan ko­nut sıkıntısı devlet ya da özel sektörce yapılan çok katlı apartmanlarla giderilmeye çalışıl­maktadır. Çiftliklerde yaşayanlar kendi elek­trik, su ve kanalizasyon sistemlerini kurarlar. Kitle iletişim araçlannın önemi çok büyüktür. Bir bölümü devletin olan çok sayıda radyo ve televizyon istasyonu vardır. Dağınık ve birbi­rinden uzak olan yerleşim birimlerinde eği­tim, radyo ve televizyon aracılığıyla yürütülür; öğrenciler ödevlerini postayla gönderir­ler. Buna Hava Okulu adı verilir.
Avustralya'da eğitim 6-15 yaş arasında zo­runlu ve yabancı öğrenciler dışında parasız­dır. Ortaöğrenimde liseler, teknik okullar ve tanm okulları vardır.
Sağlık hizmetleri, birbirine uzak yerlerde yaşayanlara uçaklarla götürülür. Royal Flying Doctor Service'in (Krallık Uçan Doktor Ser­visi) doktor ve hemşireleri, hastalarını uçakla ziyaret eder, hastaneye taşır ya da telefon, radyo, telsiz gibi iletişim araçlarıyla öneriler­de bulunurlar. Telefonla, hemen her yerle konuşulabilir. En ıssız bölgelere bile posta düzenli olarak ulaşır.
En güçlü kilise Anglikan Kilisesi'dir. Kato­likler ise nüfusun dörtte birinden biraz fazlası­nı oluştururlar.

Ekonomi
Avustralya'nın dışarıya sattıklarının yüzde 40'ı yün, buğday, et, meyve ve tereyağ gibi ürünlerden oluşur. Bunların en önemlisi yün­dür. Yılda 700.000 ton kırkılmış yün elde edilir. Bu dünya yün üretiminin yaklaşık dörtte biridir. 19. yüzyıl başlarında Avustral­ya'ya dışarıdan yünleri çok değerli olan meri­nos koyunları getirilerek çoğaltılmıştır. Ko­yun çiftlikleri neredeyse küçük bir Avrupa kenti büyüklüğündedir. Koyun kırkma zama­nı, ekipler bir istasyondan öbürüne dolaşır, hayvanları kırkar ve yünleri niteliklerine göre sınıflandırır.
Dış pazarlarda koyunların yünleri kadar etleri de ilgi görür. Avustralya kendi tüketi­minin dışında ABD, Ortadoğu ve başka bazı ülkelere koyun eti satar. Doğu kıyılarındaki otlaklarda sığır beslenir. Ayrıca domuz çift­likleri de vardır.
Avustralya başta Çin ve Hindistan olmak üzere her yıl dışarıya 15 milyon ton buğday satar. Öteki ürünleri yulaf, arpa, süpürgedarı-sı, mısır ve pirinçtir. Oueensland ve Yeni Güney Galler'de şekerkamışı, pamuk, keten ve tütün yetişir. İklim meyve ve sebze yetiştir­mek için çok elverişlidir. Kuzeyde tropikal meyvelerden muz, ananas, mango, guava, papav; güneyde ise portakal, limon, kayısı ve şeftalinin yanı sıra, elma, erik, çilek, frenk-üzümü ve ahududu yetişir. Bu meyvelerin çoğu taze, kurutulmuş ya da konserve olarak dışarıya satılır.
Avustralya dünyanın en kurak kara parça­larından biridir. Irmaklarının su toplamı Tuna'nınkine ancak erişir. Bu yüzden suyun bir damlası bile çok değerlidir.
başka günümüzde boksit, rutil, nikel, manga­nez, uranyum da elde edilmektedir. Ayrıca Avustralya'da petrol ve zengin doğal gaz ya­takları da vardır.
Bir tarım ülkesi olarak bilinmesine karşın, ülkede halkın büyük çoğunluğu toprakta de
ğil, fabrikalarda çalışır. Ülkede, uçaktan ta­nm aletlerine kadar her şey üretilir.
Demiryollan ve karayollan ülkenin en uzak yerlerine ulaşırlar. Devlet havayolları Trans-Australia Airlines'dan başka birçok özel ha­vayolu şirketi de vardır.

Kuzey Toprakları'nın başkenti Darwin Avustralya'nın en işlek limanlarından biridir.
Karlı Dağlar hidroelektrik projesi dünyanın en büyük projelerinden biridir. Güneydoğu Avustralya'da Snowy Irmağı ile başlayıp Mur­ray ve Murrumbidgee ırmaklarını içine alan proje hem geniş toprakların sulanmasında, hem elektrik üretiminde büyük bir artış sağlamıştır.

Madencilik, özellikle demir, kömür ve bok­sit, Avustralya'nın dışarıya sattığı malların üç­te birini oluşturur. Kömür Yeni Güney Galler'de çıkarıldığı için fabrikaların çoğu o yöre­de kümelenmiştir. Yıllardan beri al­tın, gümüş, kurşun, çinko, bakır ve kalay çıkarılmıştır.

Yönetim
Avustralya altı eyalet ve iki bölgenin birleş­mesinden oluşmuş federal bir devlettir. Ulu­sal Meclis savunma, ticaret, dış ülkelerle iliş­kiler, gümrük vergileri ve göçmen sorunlarıyla ilgili genel yasalar çıkanr. Eyalet yönetim­leri ise kendi eyaletlerindeki eğitim, yargı, ulaşım, sağlık, tarım ve sanayi konulanyla il­gilenirler. Avustralya İngiliz Uluslar Topluluğu'nun bir üyesidir ve öbür topluluk üyeleri gibi İngiltere'ye bağlıdır. Kral ya da kraliçeyi Canberra'da bulunan genel vali temsil eder.
Parlamento, Ulusal Meclis ve Senato'dan oluşur. Ulusal Meclis'te, Kuzey Topraklan ve Federal Başkent Topraklan'nın birer temsil­cisi ve altı eyaletin nüfuslarına göre dağılmış toplam 148 milletvekili vardır. Senato'da ise her eyaletten 12'şer ve her bölgeden 2'şer kişi olmak üzere 76 senatör bulunur. Küçük eya­letlerin çıkarını korumak için nüfusu ve yüzöl­çümü ne olursa olsun bu sayı değişmez. 18 yaşını bitiren herkes seçime katılmak zorun­dadır. Avustralya Yerlileri'nin seçme haklan vardır, ama seçime katılmaları zorunlu değildir.

Avustralya'nın bölge siyasetinde önemli bir yeri vardır. Büyük Okyanus'ta Norfolk Ada­sı, Timor Denizi'nde Ashmore ve Cartier adalan, Hint Okyanusu'nda Cocos Adalan, Christmas Adası, Heard ve McDonald adala­rından başka Antarktika'nın bir bölümü de Avustralya yönetimindedir.

Tarih
Avustralya'da insan yaşamı 10 binlerce yıl ön­ce başlamıştır. Tarihöncesi yerleşimler biri­kinti tabakalannın altında kaldığı ve henüz, örneğin Afrika'da olduğu gibi, yerkabuğunun hareketleriyle ya da toprağın aşınmasıyla yeryüzüne ulaşamadağı için ilk Avustralya Yerlileri'nin kıtaya geldikleri tarih kesin ola­rak bilinmemektedir. Bugün var olan arkeo­lojik buluntular, Yerliler'in kıtaya 40.000 yıl kadar önce Güneydoğu Asya'dan göç ettikle­rini göstermektedir.
Göçmenlerin Avustralya'ya vardıklan dö­nemde Kuzey ve Güney kutupları çevresinde büyük miktarlarda su donmuş durumdaydı. Suyun önemli bir bölümünün kutuplar çevre­sinde toplanması, denizlerde su düzeyinin düşmesine ve birçok yerde bugün su altında kalmış karaların ortaya çıkmasına yol açmıştı. Bu nedenle Asya'dan göç eden Yerliler'in yolun çoğunu yürüyerek aştıkları, kalan kısa deniz yolunu ise kanolarla ya da sallarla geçtikleri tahmin edilmektedir.
Avrupalılar'ın Avustralya'ya gelmelerin­den önce Yerliler deniz, ırmak ve göl kıyılarındaki verimli alanlarda yerleşmişlerdi. Tasmanya Adası'yla bağlantı, su düzeyinin dü­şüklüğü nedeniyle kendiliğinden oluşmuş bir köprüyle sağlanırdı. Avustralya köpeği dingo buraya İÖ 6000'de Yerliler tarafından getiril­di. Tam o sıralarda sular yükselip Tasmanya kıtadan ayrıldığı için dingo Tasmanya'ya hiç geçemedi.

Dış Dünya ile İlk İlişkiler
Portekizli gemiciler 16. yüzyılda Avustralya' ya ilk ayak bastıkları zaman burada yaklaşık 500.000 Yerli yaşıyordu. Bunlar 250 deği­şik- dil konuşan 600 kabileye bölünmüşler­di. Avustralya Yerlileri burada, insanların 10.000 yıl önceki yaşamlarına benzer bir ya­şam sürdürüyor, yiyecek toplayarak, hayvan­ları ve böcekleri avlayarak yaşıyorlardı. De­niz ya da ırmak kıyılarında yaşayanlar kendi kabile topraklan içinde balık da avlarlardı. Herkesin kendi silahı vardı ama toprak, yiye­cek ve öteki mallar kabilenin mülküydü. Krallan ya da şefleri yoktu. Dışandan gelebi­lecek herhangi bir saldınya karşı korunmak için örgütlenmiş değillerdi (bak. avustralya yerlileri). Avustralya'ya dışandan ilk gelen­lerin her yıl Karpentarya Körfezi'nde avlan­maya gelen Endonezyalı Macassanlar olduğu sanılmaktadır.
Birçok tarihçi kıtaya Avrupa'dan ilk olarak Portekizli gemicilerin geldiğinde birleşiyorlar.
Portekizliler 1516 ve 1536'da kıtayı inceleyip haritasını çizdiler. 1606'da İspanyol Kaptan Louis de Torres Avustralya ve Yeni Gine'yi ayıran ve bugün kendi adını taşıyan boğazdan geçti. Aynı yıl Hollandalı bir kaptan kuzey kıyılannda araştırmalar yaptı ve haritasını çı
kardı. Ama buranın yeni bir kıta olduğunu anlayamadı ve Yeni Gine'nin bir parçası san­dı. Doğu Hint Adalan'na (günümüzde Endo­nezya ve Malezya) en iyi yolun Avustralya' nın güneyinden geçtiği anlaşılınca, 1611'den başlayarak çok sayıda Hollanda gemisi Avus­tralya'ya geldi. Hatta buraya Yeni Hollanda denmeye başlandı. Ama Avustralya Yerlileri ile kârlı ticaret ilişkileri kuramayacaklannı düşünen Hollandalılar, adaya hiç yerleşme­diler.

İngilizler'in Gelişi
İlki 1688 ve ikincisi 1699'da olmak üzere Avustralya'ya iki kere gelen İngiliz William Dampier, ilk ziyaretinin ardından gezi anılan-nı yayımladı. Kitap, Avustralya Yerlileri'ni dünyanın en zavallı halkı, Yeni Hollanda'yı ise tehlikeli kayalıklann ardındaki bir dizi ku­ru tepe olarak tanıttı ama İngiltere'de Avus­tralya'ya karşı bir ilgi uyanmasına da neden oldu. 70 yıl sonra İngiltere'nin büyük kâşifle­rinden James Cook, gemisiyle Büyük Okya-nus'a açılarak 1770 Nisan'ında Avustralya'nın doğu (günümüzdeki Victoria) kıyılarına var­dı. Ağustosta tüm doğu kıyısını İngiltere'ye bağladı ve bölgeye Yeni Güney Galler adını verdi.
Cook'la aynı gemide bulunan bilim adamı Joseph Banks, geminin demirli kaldığı sekiz gün boyunca çevredeki insanlan, hayvanlan, bitkileri inceledi; o zamana kadar hiçbir yerde görülmemiş bitkiler keşfetti. Bu konuda yaz­dığı kitap ve Cook'un yolculuk raporları ya­yımlanınca İngilizler, Yeni Güney Galler'in Avustralya'nın batısına ve kuzeyine benzeme­diğine, buralann yaşanabilecek yerler olduğu­na karar verdiler. Avustralya Yerlileri'nin o topraklann asıl sahipleri olduğu kimsenin ak­lına gelmedi.
Bu arada İngiltere'nin Kuzey Amerika kıyı-lanndaki 13 kolonisi bağımsızlıklarını ilan ederek ABD'yi kurmuşlardı. Bu İngiltere'yi iki sorunla karşı karşıya bırakıyordu. Sorun­lardan birincisi doğu denizlerinde İngilte­re'nin ticaret haklannı koruyacak yeni deniz üssünün nerede kurulacağı; ikincisi ise o za­mana kadar Amerikan kolonilerine gönderi­len hükümlülerin bundan böyle nerede barındırılacağı idi.
İngiltere'de, Amerika ile savaşın başladığı 1776'dan beri sürgüne mahkûm edilen hükümlüler eski gemilerin içinde, İngiliz liman­larında ve ırmaklarında bekletiliyorlardı. Sayılan her geçen gün artan bu mahkûmlann nereye gönderilecekleri sorununun bir an önce çözülmesi gerekiyordu. İngiliz Başbakanı William Pitt, sonunda Yeni Güney Galler'de kurulacak bir yerleşim biriminin hem üs, hem sürgün yeri sorununu çözeceğine karar verdi.

Kadın ve erkek 788 mahkûmu getiren ilk gemi, 26 Ocak 1788'de Sydney Cove olarak adlandırılan körfeze girdi. Avustralyalılar bu günü Avustralya Günü olarak kutlamayı sür­dürüyorlar.

Kolonilerin Kurulması
İlk yerleşimi izleyen iki yıl boyunca Sydney' de açlıkla boğuşuldu. Mahkûmların hemen hepsi toprak konusunda bilgisizdi. Bu yüzden buraya ilk gelenler yiyecek bakımından tü­müyle İngiltere'ye bağımlı kaldılar. Ama, za­manla çiftçiliği öğrendiler. Yünün ülkenin başlıca zenginlik kaynağı olacağı da çok geç­meden anlaşıldı. Yünü çok değerli olan meri­nos koyunlannın üretimi hızla arttı.
Tasmanya ve Batı Avustralya'da ilk yerle­şimler Fransızlar'ın gelebileceği korkusuyla çabucak kuruldu. Tasmanya 1825'te ayn bir koloni oldu. Batı Avustralya'ya 1826'da yer­leşildi; 1829'da Yeni Hollanda bölgesinin İn­giltere'nin yönetimine alındığı açıklandı. 1851'e kadar Yeni Güney Galler'e bağlı kalan Victoria'da ilk yerleşimler Tasmanya'dan ge­lerek buradaki topraklara el koyan bir grup tarafından kuruldu. Victoria, 1851'de toprtfk-lannda altın bulunduktan sonra ayn bir kolo­ni oldu.
Oueensland Avustralya'da suç işleyen hü­kümlülerin gönderildiği bir istasyon olarak 1826'da yerleşime açıldı ve 1859'da Yeni Gü­ney Galler'den aynldı.
Güney Avustralya'da yerleşim ise öteki bölgelerden farklı gelişti. Avustralya'yı hiç görmemiş olan İngiliz Edvvard G. VVakefield koloni kurma konusunda yeni bir kuram ge­liştirdi. Bu kurama göre bölgeye yerleşmek isteyen zenginlere toprak parayla satılmalı ve elde edilen gelir, İngiltere'den getirtilecek iş­çilere ücret olarak ödenmeliydi. Güney Avus­tralya yerleşime açılırken bu ilkeler göz önün­de bulunduruldu.

Birleşik Avustralya'ya Doğru
Altın bulununcaya kadar Avustralya'nın nü­fusunda fazla bir artış olmadı. Yeni Güney Galler ve Victoria'da altının bulunduğu 1851'i izleyen 10 yılda, nüfus 740.000'den Macdonnell Dağları'ndan çıkan Todd Irmağı, ancak şiddetli yağmurlardan sonra akmaya başlar.

1.100.000'e sıçradı. Ondan sonraki 30 yılda yeni sanayilerin kurulmasıyla bu sayı üç katı­na çıktı. Altı koloni arasında demiryolu ve deniz bağlantısının sağlanmasıyla halk kendi­ni Tasmanyalı ya da Victorialı olarak tanımla­mak yerine Avustralyalı saymaya başladı. 1901'de koloniler Avustralya Uluslar Toplu­luğu adıyla tek bir ulus olarak birleştiler. Baş­langıçta federal başkent Melbourne'du; 1927'de Canberra'ya taşındı. 1931'de İngiliz­ler ülke üzerindeki denetimlerinden tümüyle

Birliğin Kurulmasından Sonra Avustralya

1901'de Avustralya'nın nüfusu 3 milyonu geç­miyordu. Bugün ise 16 milyonu aşmıştır. Bu gelişmenin temelinde çeşitli ülkelerden birçok göçmenin Avustralya sanayisinin açtığı yeni iş alanlarına çekilmesi yatar. Birliğin gerçekleş­mesinden I. Dünya Savaşı'na kadar olan dö­nem madencilik ve sanayinin gelişme yıllan­dır. İngiltere'nin Almanya'ya savaş ilan etme­siyle, İngiltere'nin yanında savaşa giren Avus­tralya askerleri Çanakkale, Ortadoğu ve Fransa'da savaştılar.
I. ve II. Dünya savaşları arasında Avus­tralya'da sanayinin gelişimi hızlandı. 1939'da savaş çıkınca Avustralya bir kez daha İngilte­re'nin yanında yer aldı. Savaştan sonra nüfu­sunu artırmak için geniş bir kampanya açan Avustralya, birçok ülkeden gelen göçmenler­le çok renkli bir toplum oldu. Bu süre içinde Avustralya Yerlileri'nin durumlannı düzeltici önlemler de alınmaya başlandı.
Bugün Avustralya hem ileri bir sanayi top­lumudur; hem de tanmı ve madenciliği çok gelişmiştir.

AVUSTRALYA EDEBİYATI
Avustralya'da İngilizce yazılmış olan edebiyat yapıtlannı kapsar. Avustralya edebiyatı, önce İngiliz edebiyatının bir uzantısı olarak doğdu. Avus­tralya'da yerleşimin ilk dönemlerinde İngiliz ve Avustralya'da doğmuş yazarlar romanla­nnda ve şiirlerinde İngiliz yapıtlarını örnek aldılar. Ama, Avustralyalı olma bilinci geliş­tikçe, yazarlar olağanüstü kıtalannın özgün deneyimlerini işlemeye başladılar. Kitaplan, öteki göçmenlerce olduğu kadar, Avustralya' ya göç etmeyi düşünen İngilizler'ce de ilgiyle okundu. Charles Rovvcroft'un yazdığı Tales of Colonies (1843; "Kolonilerin Öyküsü") bu tür ilk romanlardan biriydi.

Çağdaş Avustralyalı şair Peter Porter "Do­ğa, gerçek Avustralya doğası, hızla Avus­tralya edebiyatının baş kahramanı oldu ve hâlâ da öyledir" diye yazmıştır. Öncü yazarlar Avustralya'nın doğa yaşamını çarpıcı bir bi­çimde anlattılar. Aynı zamanda da öncü yaşamının sorunlarını ve güçlüklerini, altın madeni yataklarındaki koşulları, mahkûmları ve Yerliler'i ele aldılar. Avustralya edebiyatı­nın bu dönemine ilişkin en önemli romanla-nndan biri, Marcus Clarke'ın, mahkûmların sürgün gönderildiği Tasmanya'daki acımasız koşullan eleştirdiği For the Term of his Natural Life (1874; "Ömür Boyu Hapis") adlı yapıtıdır. Bu dönemin bir başka seçkin roma­nı, Catherine Spence'in 1850'ler Adelaide'ini anlatan Clara Morrison (1854) adlı yapıtıdır.
İlk Avustralya çocuk kitapları genellikle, vahşi kırda yaşanan serüvenlerle ilgiliydi. Bunlann bazılarında tehlikeler abartıldı ve yerli halk gerçekte olduklarından daha sert ve daha vahşi olarak betimlendi. Bu türün en tipik örnekleri, William Hovvitt'in, A Boy's
Adventures in the Wilds of Avustralia (1854; "Bir Çocuğun Avustralya'nın Vahşi Köşele­rindeki Serüvenleri") ve Richard Rowe'un The Boy in the Bush (1865; "Vahşi Kırdaki Çocuk") adlı yapıtlarıdır. Bazı kitaplarda ise, İngiliz çocuklarını Avustralya'ya göç etmeye yüreklendirmek için, bu yeni toprağın sundu­ğu olanaklar vurgulandı. Çocuk kitabı yazar­ları, önceleri ya korku veren ya da sadık uşaklar olarak anlattıkları Avustralya Yerlile-ri'ni, 1890'larda daha gerçekçi bir anlayışla betimlediler ve onların kültürüne daha çok önem verdiler. Kate Langloh Parker'in Aus-tralian Legendary Tales (1896; "Avustralya Efsaneleri") ve Aeneas Gunn'ın The Little Black Princess (1905; "Küçük Siyah Pren­ses") adlı kitapları bunlar arasındadır.

Yeni Konulara Yöneliş Dönemi
19. yüzyılın son yıllarında Avustralyalı yazar­lar yeni konulara yöneldiler. Bunların başın­da kırsal toplulukların yaşamı ve mücadeleleri geliyordu. Dönemin üç ünlü kadın yazarı Ada Cambridge, Jessie Catherine Couvreur ve Mrs. Campbell Praed bu akımın başını çekti.
1880'de The Bulletin adlı gazetenin yayım­lanması bir dönüm noktası oldu. The Bulletin Avustralya edebiyatının gelişimini etkiledi ve o dönemdeki birçok yazarın yazılarını ilk kez yayımladı. Gazetede çıkan öykülerin bir bölü­mü kırsal yaşama ilişkindi. Bunların yanı sıra, The Bulletin ilk "kır baladları"nı yayımladı (bak. Balad). Bunlar şairlerin yolculukların­da duydukları yerel kır şiirlerinden geliştiri­len, Avustralya'ya özgü bir balad biçimiydi. İlk kır baladları, Adam Lindsay Gordon'un Bush Ballads and Galloping Rhymes (1870; "Kır Baladları ve Dörtnala Şiirler") adlı yapıtıydı. Öteki balad yazarları Will Ogilvie, Henry Lawson, Edward George Dyson ve belki de en ünlüleri olan A. B. "Banjo" Paterson'du. Steele Rudd'ın, Queensland'da-ki çiftlik yaşamını anlatan ve günümüzde hâlâ okunan kısa öyküleri de bölümler halinde, ilk kez The Bulletin'de yayımlandı.
1890'larda daha gerçekçi bir çocuk edebiya­tına yöneliş görüldü. Ethel Turner'ın yazdığı Seven Little Australians (1894; "Yedi Küçük Avustralyalı") adlı kitap bugün de okunmak­tadır. Yazar, Sydney'de bir ailenin yaşamını anlattığı öyküsünde örnek bir çocuk arama­maları için okurları uyarır. Avustralya ve İngiltere'de büyük basan kazanan kitap ABD'de de yayımlandı ve birçok yabancı dile çevrildi.
Çocuk kitapları arasında, hayvanlar ve onların serüvenleriyle ilgili gerçek ve uydur­ma öyküler de yer alır. Ethel Pedley'in yazdığı Dot and the Kangaroo (1899; "Benek ve Kanguru") ve Norman Lindsay'ın yazıp resimlediği The Magic Pudding (1918; "Büyü­lü Muhallebi") bu tür kitaplara örnektir.
Bu dönemde Miles Franklin'in zamanın güçlü öncü ruhunu ve kahramanlığını işleyen My Brilliant Career (1901; "Parlak Meslek Yaşamım") adlı, roman gibi yazılmış özyaşam-öyküsü ve Joseph Furphy'nin, Such is Life (1903; "Yaşam Böyledir") adlı yapıtı Avus­tralya edebiyatının klasikleri durumuna geldi. My Brilliant Career, 1970'lerde başarıyla fil­me alındı. Benzer konulan ele alan bir kitap da gerçek adı Ethel Florence Lindsay Robert-son olan Henry Handel Richardson'un The Fortunes of Richard Mahony (1917-29; "Ric­hard Mahony'nin Talihi") adlı üçlemesidir. Kitapta, 19. yüzyılın sonlarında büyüyen Avustralya kentlerine akın eden göçmenlerin yaşamlarındaki değişiklikler anlatılır. Ric-hardson, bunun yanı sıra, Avrupa'daki öğren­cilik yaşamını ele alan ve yıllar sonra yeniden ün kazanan Maurice Guest (1908) adlı bir ki­tap daha yazdı. Bazı yazarlar da kent yaşamı ve insan ilişkileri üstünde yoğunlaştı. Louis Stone ve Edvvard Dyson ile We of the Never Nevefûa (1908; "Biz! Asla Hiçbir Zaman") beyaz bir adamın Yerliler ile olan ilişkisi­ni araştıran Aeneas Gunn bu tür yazarlardan­dır.

Çağdaş Avustralya Edebiyatı
Avustralya'da son 50 yıldır çok sayıda yeni edebiyat dergisi yayımlandı; geniş bir okur kitlesi oluştu. Yunanlı, Lübnanlı ve Yahudi göçmenlerle ilgili kitaplar; Uzakdoğu'yu ko­nu alan yapıtlar ve yeni konular edebiyatı zenginleştirdi.
Çağdaş Avustralya romancılannın en ünlü­sü, kitaplarında çok daha geniş evrensel konulan da işlemesine karşın, çoğunluk­la Avustralya'yı yazan Patrick White'tır (d. 1912). White Avrupa'ya ilişkin bazı karmaşık duygular besler. Bu birçok Avustralyalı yaza­rın belirleyici özelliğidir. White'in büyük de­desi 1826'da İngiltere'den Avustralya'ya göç etmişti; ama aile İngiltere'yle bağlarını koru­muş, White da İngiltere'de doğup, orada eğitim görmüştü. Avustralya'ya yaptığı çeşitli yolculuklardan sonra 1948'de buraya yerleşen White ülkedeki aydın kültürünü sert bir dille eleştirmeye başladı. En ünlü romanlarından biri olan Voss'da (1957), Avustralya'nın kü­çük kentlerini anlattı. Başka bir romanı olan The Tree of Men'de (1950; "İnsanın Soyağa­cı"), küçük ve yoksul bir çiftlikte 1930'lardaki yaşamı betimledi. White 1973 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı.

Bu dönemin başka bir büyük Avustralyalı romancısı, yetişkinlik döneminin büyük bölü­münü İngiltere'de geçiren Christina Stead'dır (1902-83). Romanlarından yalnızca biri, Poor Men of Sydney (1934; "Sydney'li Yok­sullar"), tümüyle Avustralya'da geçer. Öteki tanınmış yazarlar, Ruth Park, Martin Boyd, Shirley Hazzard, Randolph Stow, Hal Porter, Eleanor Dark, Kylie Tennant, Xavier Her-bert, C. J. Koch, David Malouf ve Thomas Keneally'dir. Keneally yapıtlarında, Avus-tralya'daki mahkûm kampları, I. Dünya Sa­vaşı ve Yahudi soykırımı gibi çeşitli konuları ele aldı. Yahudi soykırımını işlediği Schlind-ler's Ark (1983; "Schlindler'in Gemisi") adlı yapıtıyla 1983'te Booker Ödülü'nü aldı. Yerli yazar Colin Johnson, Wild Cat Falling (1965; "Vahşi Kedi Düşüyor") ile ün kazandı. Judith
Wright, David Campbell, Peter Porter, Bruce Dawe, James McAuley, Robert D. Fitzge-rald, Douglas Stevvart, Rosemary Dobson, Gwen Harvvood, Les Murray ve Vivien Smith tanınmış Avustralyalı şairlerdir.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Avustralya çocuk edebiyatının sınırları genişledi. 1950-60'ların en ünlü yazarları Eleanor Spence, Patricia Wrighton, H. F. Birnsmead, Nan Chancy, Reginald Ottley ve İngilizce konuşu­lan ülkelerdeki en iyi çocuk kitabı yazarların­dan biri olarak kabul edilen Ivan Sout-hall'dur. Southall heyecanlı serüvenleri ger­çekçilikle birleştirir. İlk romanı olan Hills End'de (1962; "Tepelerin Sonu") su taşkınları ve fırtınalarla mücadele eden çocukları anla­tır. Ash Road'da (1965; "Kül Yolu") bir orman yangınını konu alır. Daha sonraki yapıtları, Brectd and Honey (1970; "Ekmek ve Bal") daha çok, değişik kişilikler arasındaki ilişkileri; What About Tomorrovv (1977; "Ya­rın Ne Olacak") 1930'larda kentte yaşanan bir gençlik aşkını işler.
Patricia Wrightson'un kent ve taşra yaşa­mıyla ilgili düşsel öyküleri, Yerliler'in yaşamı ve kültürü konusundaki bilgisi, onu günümü­zün en ilginç ve en sevilen yazarlarından biri yapmıştır. The Nargun and the Stars (1973; "Nargun ve Yıldızlar"), Behind the Wind (1981; "Rüzgârın Ardında") adlı yapıtları onun düş gücünün zenginliğini gösterir.
AVUSTRALYA YERLİLERİ. Avrupalıların 17. yüzyılda Avustralya'yı buluşundan en az

AVUSTRALYA YERLİLERİ

40.000 yıl önce insanlar Asya'dan göç ederek Avustralya topraklarına yerleşmişlerdi. O za­manlar deniz çok daha sığ olduğu için bir kıtadan ötekine rahatlıkla geçilebiliyordu. Avrupalı göçmenlerin gelmesiyle bu toprakla­rın asıl sahipleri olan Yerliler topraklarından sürülüp çıkarıldı. Avrupalılar'la aralarında çıkan çatışmalar ve hızla yayılan salgın hasta­lıklar sonucu çok sayıda Yerli öldü. 17. yüzyılda sayıları 300.000'i bulan Avustralya Yerlileri'nin sayısı 1981'de 145.000'e düştü. Bunların yarısından fazlası Yerliler ile Avru­palıların melez çocuklarıydı. Yerliler çoğun­lukla kentlerde ya da taşra kasabalarının kenar semtlerinde yaşarlar. Queensland ile Kuzey Topraklan'ndaki Yerliler ise özel kamplarda yaşar ve sıkı bir denetim altında tutulurlar.

Geleneksel Yerli Yaşamı
Avustralya Yerlileri'nin tenleri koyu, saçları siyah ya da kahverengidir. Ama saç rengi ve yüz çizgilerinde bölgeden bölgeye değişen farklılıklar da vardır.

Geleneksel olarak avcı-toplayıcı olan Yerli­ler kanguru ve opossum gibi hayvanları, sürüngenleri ve kuşları avlayarak, balık tuta­rak, kabuklu deniz hayvanları toplayarak, böcek, yaban balı, yumurta, tırtıl, meyve, tohum ve kökler arayıp bularak yaşarlardı. Toprağı işlemedikleri ve hayvan beslemedik­leri halde, doğal kaynakları dikkatle kullanır ve korurlardı. Ustalıkla değerlendirdikleri doğal çevrelerini, bugün olduğu gibi eskiden de çok iyi tanırlardı. Evcilleştirdikleri tek hayvan dingo denilen bir tür yabani köpekti. Odunlan birbirine sürterek yaktıkları ateşin kızgın küllerinde yemeklerini pişirirlerdi. Yi­yeceklerini geniş alanlardan toplayan her Yerli grubu ya da kabilesi, kendi bölgesinin sınırlarını ağaç, kaya, pınar gibi doğal öğeler­le belirlerdi.
Göçebe olduklan için fazla eşyalan olmazdı. (bak. Göçebelik) . Avustralya'nın soğuk güney yöresinde kışın kürk gocuk giyenler varsa da, genel olarak kalın giysilere gereksinimleri yoktu. Gerektiği zaman ağaç kabukları, yap­rak, hayvan postu gibi malzemeyle mia-mia ya da gunyah denen geçici barınaklar yapar­lardı.

Gereç ve Silahlar
Yerliler'in gereç ve silahları, basit bir tekno­lojiyle yapılmalarına karşın, son derece etki­liydi. Genellikle tahta, bitki lifleri ve yonta­rak biçimlendirilmiş taşları kullanırlardı. Er­keklerin taştan baltaları ve deniz kabukların­dan ya da yontulmuş taştan bıçakları vardı. Kadınlar ise kökleri sökmek için sopalar, topladıkları yiyecekleri taşımak için sepetler, fileler ve tahta çanaklar kullanırlardı. Yerliler ağaç ve böcek kabuklarından, deriden ve liflerden çok değişik kaplar yapmışlar, bunlan otlann tohumlarını öğütüp un yapmak, içinde su biriktirmek ve eşyalarını taşımak için kullanmışlardır.
Yerliler'in başlıca silahları tahta sopalar, mızraklar ve bumeranglardı (bak. Bume­rang). Mızraklarını uzak hedeflere fırlatmak için özel mızrak atıcılar kullanırlardı. Bunlar, bir ucunda mızrağın sapının yerleştirildiği bir yuva olan tahta sopalardı. (Böylece, ele alındı
ğında kol uzunluğunu artıran, dolayısıyla atış için ek güç sağlayan bir mekanizma oluşuyor­du.) Ayrıca dövüşürken kendilerini korumak ve saldırıları savuşturmak için tahtadan kal­kanlar kullanırlardı.
Kabile ikiye ayrılır, her yarı kendi içinde tekrar küçük birimlere bölünürdü. Kabile içinde kimin kiminle evlenebileceği kurallara bağlanmıştı. Kabilenin iki alt grubundan bir rinden olan bir erkek ancak öteki alt gruptan bir kızla evlenebilirdi.

Toplumsal örgütlenmelerinin bir başka gö­rünümü totemleriyle ilgiliydi. Genellikle bir bitki ya da hayvan olan totem grubun simge­siydi ve grupla özel bir ilişkisi olduğu kabul edilirdi (bak. Totem). Yerliler'in inanışlarında toprağın özel bir yeri vardı. Toprağın, ataları­nın dünyada yaşayıp kültürlerini oluşturduğu

Haberleşme çubuğu Avustralya Yerlileri' nin çok çarpıcı bir buluşuydu. Üzerine çentik­ler ve çizgiler oyulmuş olan bu sopayı bir haberci, kabileler arasında iletişim kurmak amacıyla taşırdı. Sopanın üzerindeki işaretler haberin ayrıntılarıyla ilgiliydi ve haberin doğ­ru olarak ulaştığından emin olmaya yarıyor­du. Bu çubuklar her zaman ortak bir dile sahip olmayan ya da düşman kabileler arasın­daki iletişimi kolaylaştırırdı. (Bazı uzmanlar Avustralya'da, Yerli kabilelerin sayısı kadar, yüzlerce değişik dil olduğunu belirtir.)
Avrupalılar'ın gelmesiyle Yerliler, çeşitli işlenmiş maddeler ve araçlar kullanmaya baş­ladılar. Artık tüfeklerle avlanıyor, takma motorlu tekneler, naylon ağlar kullanarak balık tutuyorlardı. Oysa eskiden ağaçtan oyulmuş ya da ağaç kabuğundan yapılmış kanolar ve sallarda, deniz kabuğundan ya da taştan yaptıkları kancalarla ve tuzaklar kura­rak balık avlarlardı.

Kabile Yaşamı
Yalnızca temel gereksinimlerini karşılayarak yaşayan Yerliler büyük aile grupları içinde yaşarlar, bir yörede yaşayan tüm gruplar ise kabileyi oluştururdu. Kabile üyeleri akrabay­dı ve birbirine karşı belirli görevleri vardı.
dönem olan "düş çağı"ndan kendilerine kalan bir armağan olduğuna inanırlardı. Delikanlı­lar, bazıları acıyla sınanmak olan bir dizi dinsel törenle derin gizlere ortak olurdu. Bu törenlerde yapılan corroboree adlı danslar için Yerliler bedenlerini renkli kilden şekiller­le, tüy ya da başka süslerle donatırlardı.

Günümüzde Avustralya Yerlileri
Birçok Avustralya Yerlisi artık geleneksel biçimde yaşamıyor. Bazıları çiftliklerde bazı­ları da kentlerde çalışıyor. Bazı Yerliler ise özel kamplarda ya da kentlerin yoksul mahal­lelerinde devlet yardımıyla yoksul bir yaşamı sürdürmeye çalışıyor. Avrupalılar'la karşılaş­maları Yerliler'in birçoğunun büyük sıkıntıla­ra düşmesine ve bazılarının umutsuzlukla kendini içkiye vermesine neden oldu. Ama bazıları da yeni koşullara uymayı başarmıştır. Ne var ki, birçok Yerli topraklarının ellerin­den alınmış olmasından ötürü hâlâ öfkelidir. 1972'de Whitlam hükümetinin işbaşına gel­mesi bu konuda bir dönüm noktası oldu. "Yerliler'in haklarının kabul edilmemesi biz, bütün Avustralyalılara küçültür" diyen Baş­bakan Whitlam, parlamentonun desteğiyle 1976'da Yerliler'in toprak hakkını tanıdı ve Yerli sorunlarıyla ilgili bir bakanlık kurdu.


Kaynak: MsXLabs.org & Temel Britannica
Son Düzenleyen asla_asla_deme; 28 Ağustos 2010 @ 15:51.
Rapor Et
Eski 9 Nisan 2010, 15:42

Avustralya ve Avustralya Tarihi

#3 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Avustralya ve Avustralya Tarihi

Nüfus Bilgileri
  • Nüfus: 21,262,64 (Temmuz 2009 verileri)
  • Yaş yapısı: 0-14 yaş: %19.6 (erkek 2,031,313; kadın 1,936,802)
    • 15-64 yaş: %67.3 (erkek 6,881,863; kadın 6,764,709)
    • 65 yaş ve üzeri: %13.1 (erkek 1,170,589; kadın 1,478,806) (2006 verileri)
  • Nüfus artış oranı: %0.85 (2006 verileri)
  • Mülteci oranı: 3.85 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
  • Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.05 erkek/kadın
    • 15 yaş altı: 1.05 erkek/kadın
    • 15-64 yaşlarında: 1.02 erkek/kadın
    • 65 yaş ve üzeri: 0.79 erkek/kadın
    • toplam nüfusta: 0.99 erkek/kadın (2006 verileri)
  • Bebek ölüm oranı: 4.63 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
  • Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 80.5 yıl
    • erkeklerde: 77.64 yıl
    • kadınlarda: 83.52 yıl (2006 verileri)
  • Ortalama çocuk sayısı: 1.76 çocuk/1 kadın (2006 verileri)
  • HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.1 (2003 verileri)
  • HIV/AIDS - hastalıkları taşıyan insan sayısı: 14,000 (2003 verileri)
  • HIV/AIDS - hastalıklarından ölenler: 200 den az (2003 verileri)
  • Ulus: Avustralyalı
  • Nüfusun etnik dağılımı: Beyaz ırk %92; Asya Kökenli %7; Aborjinler ve diğerleri %1
  • Din: Anglikan &.1; Roman Katolik &; Diğer Hıristiyan Mezhepleri %24.3
  • Dil: İngilizce ve diğer yerel lisanlar
  • Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri bilgiler
    • toplam nüfus: %99
    • erkek: %99
    • kadın: %99 (2003 verileri)
Yönetimi
  • Ülke adı: Avustralya
    • ingilizce: Australia
  • Yönetim biçimi: Federal Parlamenter Demokrasi
  • Başkent: Canberra
  • İdari bölümler: 6 eyalet New South, Wales, Victoria, Queensland, Güney Avustralya, Tasmania ve 2 büyük bölgeden oluşmaktadır. Buna ek olarak kıta çevresindeki bazı adalar üzerinde bulunan 7 bölge de Avustralya'ya bağlıdır. Avustralya halkının yüzde 66'sı şehirlerde yaşamaktadır.
  • Bağımsızlık günü: 1 Ocak 1901
  • Milli bayram: Avustralya Günü, 26 Ocak (1788)
  • Anayasa: 9 Ocak 1900, 1 Ocak 1901 tarihinden itibaren yürürlüktedir.
  • Hukuk sistemi: Avustralya üç seviyeli hükümete sahiptir; Federal Hükümet, Eyalet Hükümeti ve Yerel Hükümet. Federal hükümet başbakanlıkla yönetilir ve savunma, dış işler ve haberleşme gibi ülke konularından sorumludur. Eyalet hükümeti ; eğitim, sosyal refah ve hukuk alanlarında Federal hükümet faaliyetlerini destekler. Yerel hükümet ise şehir planlaması, binaların yerleşimi, kanalizasyon gibi belediye aktivitelerinden sorumludur.
  • Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ANZUS (ABD, Avusturalya ve Yeni Zelanda Örgütü), APEC (Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Forumu), ARF, AsDB (Asya Kalkınma Bankası), ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Örgütü), AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), C, CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CP, EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IEA (Uluslararası Enerji Ajansı), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM , NEA (Nükleer Enerji Ajansı), NSG, OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü),OPCW, PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), Sparteca, SPC (Güney Pasifik Komisyonu), SPF, UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği), UNMEE (BM Etyopya-Eritre Misyonu), UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi), UNTSO (BM Mütareke Gözlem Örgütü), UNU, UPU (Dünya Posta Birliği), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü), ZC
Ekonomik Göstergeler
  • Ekonomiye genel bakış: Dünyanın en çok kentleşmiş ve teknolojik açıdan ileri düzeyi yakalamış ülkelerinden biridir. Avustralya'nın gayri safi milli hasılası 20 milyonun altında bir nüfusu olan bir ülke için yüksektir. Eğitim, öğretim, sağlık ve ulaştırma dahil olmak üzere sosyal altyapıya büyük ölçüde yatırım yapmıştır. Avustralya kalkınmış, iyi eğitilmiş ve endüstrileşmenin doruğundaki yapısı ile kendi ihtiyaçlarını iç kaynakları ile karşılayabildiği gibi yüksek oranlarda gıda ve maden ürünleri ihracatında bulunmaktadır.
  • İş Gücü: 10.42 milyon(2005)
  • Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %2.7 (2005 verileri)
  • Sektörlere göre işgücü dağılımı: İşgücünün %34'ü finans ve hizmet sektörü, %23'ü maden ve kamu kurumları, %20'si toptan ve perakende ticaret, %17'si üretim ve endüstri, %6'sı tarım ile uğraşmaktadır.
  • İşsizlik oranı: %5.1 (2005)
  • Bütçe: gelirler: 249.8 milyar $; giderler: 240.2 milyar $ (2005)
  • Endüstri: madencilik, endüstri ve taşımacılık ekipmanları, gıda ürünleri, kimyasallar, çelik
  • Endüstrinin büyüme oranı: %1.1 (2005 verileri)
  • Elektrik üretimi: 237 milyar kWh (2004)
  • Elektrik üretimi için kaynaklar: fosil yakıtlar: %89.93
    • hidro: %8.36
    • nükleer: %0
    • diğer: %1.71 (2004)
  • Elektrik tüketimi: 221 milyar kWh (2004)
  • Elektrik ihracatı: 0 kWh (2003)
  • Elektrik ithalatı: 0 kWh (2003)
  • Tarım ürünleri: buğday, arpa, şekerkamışı, meyveler; büyükbaş hayvan, kümes hayvanları
  • İhracat tutarı: 103 milyar $ (2005 verileri)
  • İhracat ürünleri: kömür, altın, et, yün, alüminyum, demir, buğday, makine ve ulaşım araçları
  • İhracat ortakları: Japonya %20.3, Çin %11.5, Güney Kore %7.9, ABD %6.7, Yeni Zelanda %6.5, Hindistan %5 (2005)
  • İthalat tutarı: 119.6 milyar $ (2005 verileri)
  • İthalat ürünleri: makine ve ulaşım araçları, bilgisayar ve ofis makineleri, telekomünikasyon araçları ve parçaları, ham petrol ve petrol ürünleri
  • İthalat ortakları: ABD %13.9, Çin %13.7, Japonya %11, Singapur %5.6, Almanya %5.6 (2005)
  • Dış borç tutarı: 770.3 milyar $ (2008)
  • Para birimi: Avustralya Doları (AUD)
  • Para birimi kodu: AUD
  • Mali yıl: 1 Temmuz - 30 Haziran
İletişim Bilgileri
  • Kullanılan telefon hatları: 11.46 milyon(2005)
  • Telefon kodu: 61
  • Radyo yayın istasyonları: AM 262, FM 345, kısa dalga 1 (1998)
  • Radyolar: 25.5 milyon (1997)
  • Televizyon yayını yapan istasyonlar: 104 (1997)
  • Televizyonlar: 10.15 milyon (1997)
  • Internet kısaltması: .au
  • Internet servis sağlayıcıları: 264 (2000)
  • Internet kullanıcıları: 14,663,622 (2006)
Ulaşım ve Taşımacılık
  • Demiryolları: toplam: 47,738 km (2,540 km elektriklendirilmiş)
  • Karayolları: toplam: 810,641 km
    • asfalt: 336,962 km
    • asfalt olmayan: 473,679 km (2004)
  • Su yolları: 2,000 km
  • Boru hatları: ham petrol 2,500 km; petrol ürünleri 500 km; doğal gaz 5,600 km
  • Limanları: Adelaide, Brisbane, Cairns, Darwin, Devonport (Tasmania), Fremantle, Geelong, Hobart (Tasmania), Launceston (Tasmania), Mackay, Melbourne, Sydney, Townsville
  • Hava alanları: 455 (2006)
Rapor Et
Eski 2 Aralık 2010, 19:32

Avustralya ve Avustralya Tarihi

#4 (link)
®TuRK
Ziyaretçi
®TuRK - avatarı
Avustralya, dünyanın nüfusça seyrek ülkelerinden biri olduğu halde, şehirlerinden iki tanesi Sydney 3.656.000 ve Melbourn 3.080.000 nüfusuyla yeryüzünde kalabalık 30 şehir arasında yer almaktadır. Ülkenin toplam nüfusu 20,555,3002 (53. sırada) kişidir. Nüfus yoğunluğu son senelerde yükselmekle beraber, hala kilometrekareye 2,2 kişi düşer. Bununla beraber, nüfus, batılı ülkelerin çoğundan daha fazla süratle artmaktadır. 1946 ve 1960 arasında, sadece göçle 1.600.000 kadar insan katılmıştır.
Kıtanın çoğunun kurak olması, nüfusun 2/3 kadarının sıcak olan güneydoğu köşesinde yerleşmesine sebep olmuştur. Şehir mıntıkalarına doğru akın gittikçe artmaktadır. Nüfusun %54 kadarı altı eyalet başkentinde oturur. Bunlar; Sidney (New South Wales), Melbourne (Victoria), Brisbane (Oueensland), Alelaide (South Australia), Perth (Western Australia) ve Hobart (Tasmanya)’ dır. Bu şehirler ve federal başkent Canberra’ dan başka, nüfusu 20.000′ den daha fazla olan on iki kadar daha şehir vardır. Kasaba merkezleri 5.000 ile 10.000 nüfus arasında olup, genellikle küçüktürler. Çoğu bölgelere hizmet vermek için kurulmuş merkezlerdir.

Okyanusya Kıtasında Göç
1945′ ten beri İngiliz olmayanların büyük akımına ve bunların Avustralya örf ve adetleri bakımından üzerinde yoğunlaşan etkiye rağmen nüfus bakımından yine de baskın olan İngiliz asıllı olanlardır. İtalya, Polonya, Danimarka, Almanya ve İkinci Dünya Savaşı’ ndan sonra çeşitli Avrupa ülkelerinden insanlar geldiği halde, bütün göç edip gelenlerin hemen hemen yarısının kaynağını, birleşik kraliyet vatandaşları teşkil etmiştir. Avustralya hükümetinden burslu binlerce Asyalı öğrenci üniversitelerde okumaktadır.

Okyanusya Kıtasında Yerliler
Avustralya yerlileri Commonwealth (İngiliz Milletler Topluluğu) nüfus sayımına dahil edilmemiştir. Fakat bugün sayılarının 70.000 civarında olduğu tahmin edilmekte ve bunun 40.000′ i safkan, 30.000 kadarı da melezdir. Avrupalılar geldiğinde 300.000 civarında olduğu tahmin ediliyordu. Fakat meydana gelen çarpışmalar, kendilerinden başkasına yaşama hakkı tanımayan İngilizlerin yaptığı toplu katliamlar, salgın hastalıklar ve diğer sebepler kabilelerin azalmasına sebep olmuştur. Hükümet, yerlilerin eğitim yoluyla, gezici sağlık ekipleriyle tekrar eski haline gelmesine çalışmaktadır.

Okyanusya Kıtasında Din
Kurulmuş kilise olmamasına rağmen, din bakımından Avustralya, İngiliz ve Avrupalıların dinlerindedirler. İngiliz kilisesi, nüfusun %38′ inin kendine bağlı olduğunu iddia etmektedir. Son yıllarda İngilizlerin engellemelerine rağmen, İslamiyet burada da hızla yayılmaktadır. Avustralya’ nın birçok bölgesinde camiler yapılmıştır.

Okyanusya Kıtasında Sosyal Yapı
Avustralya toplumunun hakim özelliği, kıtanın her tarafında örf, adet ve görünüş bakımından göze çarpacak derecede aynı olmasıdır. Çevre benzerliği, devlet müesseselerinin farklı olmaması, eğitim beraberliği bu durumu meydana getirmiştir. Aynı zamanda iyi eğitilmiş geniş meslek gruplarına sahip bir toplumdur. Kanun, yaşlılık aylığı, sosyal haklar ve maaş gibi yardımlar sağladığından hayat standartları bakımından dünyada en iyiler arasındadır. Halk okumayı çok sevdiğinden Avustralya’ da kitap sanayi çok gelişmiştir. Gazete okumaya son derece düşkündürler.

Okyanusya Kıtasında Eğitim
14 ve 16 yaşına kadar ilk öğretim mecburi olduğu için, eğitim devlet tarafından kontrol edilir. Çocukların çoğu, özel okullardan daha çok devlet okullarında okur. Üç tane önemli üniversitesi vardır.

Avustralya Hükümeti
Avustralya dünyada en ileri ve istikrarlı demokratik ülkelerden biridir. Hükümet sistemi tamamen geleneksel İngiliz parlamenter sistemidir. Uygulanan anayasa biraz değiştirilmiş, bir dereceye kadar Amerikan sistemi örnek alınmıştır. Oy kullanma her seçmen için mecburidir.

Avustralya Federal Hükümeti
Avustralya, İngiliz Milletler Topluluğu içinde hür bir millettir. Başkenti Canberra, Newsouth Wales’ ten alınan topraklar üzerinde 1911′ de kurulmuş ve Avustralya Başkent arazisi adı verilmiştir.
Kanun yapma yetkisi, bir senato ve temsilciler meclisi olan, İngiliz kral ve kraliçesinin seçtiği Avustralya genel valisi tarafından temsil edilen federal parlamentonundur. Senato üyelerinin yarısı her üç senede bir yenilenir ve altı sene için seçilir; 60 üyelidir. Temsilciler Meclisi yaklaşık olarak Senatonun iki katı üyeye sahiptir. Bunlar, eyalet nüfusu esasına göre üç seneliğe seçilir. Her eyalet en az 5 temsilciye sahiptir.

Avustralya Hukuk Sistemi
Avustralya hukuk sistemi umumi olarak İngiliz hukuk sistemi üzerine kurulmuştur. Ancak zaman zaman bu kanunlarda değişiklikler yapılmıştır. Adalet mekanizması, yargı mahkemeleri, eyalet ve federal mahkemelerle Avustralya Yüksek Mahkemesine bağlı birçok mahkemeden meydana gelir. Bazı durumlarda mahkemeler yüksek mahkemelerdeki bazı kararları Londra’daki İngiliz Gizli Konseyine gönderebilir. Bu davalar sulh ve ceza davaları ile ilgilidir.
Federal ve eyalet mahkemelerinin hakimleri, genellikle çalışan tecrübeli savcılar arasından hükümet tarafından tayin edilir. Federal tayinler hayat boyudur. Bütün hakimler icra kontrolünden tamamen serbest olup, sadece parlamento oylamasıyla uzaklaştırılabilirler.

Ekonomik şartlar ve dış ticaret

Avustralya ekonomisi geleneksel olarak hammadde ihracatına dayanır. Her ne kadar son yıllarda imal edilmiş malların satılması önem kazanmışsa da, yün, buğday, et ve mineraller ihracatta başta gelir.
Önemli ithalat malları ham petrol, makine, metaller, tekstil ve kimyevi mallardır. Avustralya’ nın dış ticaretinin yarısından fazlası İngiltere ve diğer İngiliz sömürgeleri iledir. Avustralya malları için Japonya önemli bir pazardır. ABD önemli bir ithalat kaynağıdır.

Avustralya Kıtasında Ziraat

Avustralya’ da 20.000.000 dönümden daha fazla olan ekili arazinin yarısını işgal eden buğday, devletin ana mahsulüdür. Bütün diğer hububatlar yetiştirilir. Arpa ve yulaf en önemlilerindendir. Sulanan bölgelerde pirinç ekilir. Şeker kamışı hem iç tüketim, hem de ihracat için üretilmektedir. Tropikal meyveler, bilhassa muz ve yerelması Qeensland’ da yetiştirilmektedir.

Avustralya Kıtasında Hayvancılık

Avrupalıların yerleşmeleri ile birlikte koyun besleme ve yetiştirmeye önem verilmiştir. Son senelerde tahmin edilen koyun sayısı 175.000.000 ile rekor seviyededir. Et önemli ihraç ürünüdür. Yağ, peynir ve süt ürünleri bu sanayinin ihraç mallarıdır.

Avustralya Kıtasında Ormancılık

Avustralya tahminen 120.000.000 dönümlük ormanlık sahaya sahiptir. Fakat sadece 44.000.000 dönümü işletilmektedir. Çeşitli okaliptüs türleri ülke kerestesinin % 90′ını karşılar. Batı Avustralya’ da bulunan Karri ve Jarrah ağaçları dünyanın en kıymetli keresteleridir. Kuzeydoğu kıyısının tropik yağmurlu ormanları mobilya sanayiinde tercih edilen kıymetli ağaçlarla doludur. 500.000 dönüm kadar bir saha çam ağaçları ile ağaçlandırılmıştır.

Avustralya Kıtasında Madencilik

Madencilik Avustralya’ nın önde gelen sanayilerinden biridir. Yeni maden kaynaklarının tespiti bu sanayinin önemini arttırdı. Bir zaman dünyanın en büyük altın üreticisi olan Avustralya’da, bugün hala Kalgoorlie’ de çok miktarda altın çıkarılmaktadır. Güneydeki Broken Hill, dünyanın en zengin gümüş, çinko ve kurşun kaynaklarından biridir. Tasmanya zengin bakır üretim sahasıdır. Kömür, doğu kıyısı boyunca ve biraz daha az ölçüde Güney Avustralya’ da ve Batı Avustralya’ daki Collie ve Leigh Greek’ de çok miktarda çıkarılır. Uranyum, kuzey mıntıkasında çıkarılır ve işlenir. Broksit, tungsten, kalay, molibden titanium, antimon ve rulite gibi her çeşit maden çıkarılmaktadır.

Avustralya Kıtasında İmalat

Avustralya imalat endüstrisinin hepsine sahiptir. Önceleri nispeten küçük çapta kurulan bu sanayi dalı, harp sonrası yıllarda üretimini %300 arttırarak çok gelişmiştir. Üretim; jet uçağından, dizel lokomotiflere, arabalardan elektronik, ilmi ve tıbbi aletler, ilaç, gübre, işlenmiş gıdalar ve her çeşit tüketim maddelerine kadar sıralanır. Ağır endüstri önemli merkezleri Sydney, Hewecastle, Wollongong ve Poxt Kembla’ dır. Çeşitli hafif endüstriler, eyalet başkenti civarlarında ve bir çok daha geniş merkezlerde kurulmuştur.

Avustralya Kıtasında Enerji

Avustralya fabrikalarının enerjisinin çoğunu hala kömür temin ediyorsa da, hidroelektrik de önem kazanmaktadır. Bu konuda Tasmanya önde gelir. Fakat Victoria ve New South Wales de önemli hidroelektrik santrallerine sahiptir. Snowy River hidroelektrik santralı saniyede 3.000.000 kilowat enerji üretmektedir. Avustralya Atom Enerjisi Komisyonu Lukas Heights’ de iki tane nükleer reaktöre sahip atom enerjisi üzerinde çalışmalar yapmaktadır.

Avustralya Kıtasında Taşıma ve Ulaşım

1600 km kadar olan imkansız ve yolsuz çöl, kıtayı ortasından baştanbaşa doğu ve batı Avustralya diye ikiye ayırır. Karayolu uzunluğu 864.000 km kadardır. Perth dışındaki bütün eyalet başkentleri modern karayolları ile birbirine bağlıdır. Ülkede 40.000 km tren yolu bulunmaktadır. Avustralya’ nın deniz trafiğini sağlayan deniz nakliyesi en ucuz ulaşım vasıtasıdır. Önemli limanı Fremantle hariç, her eyalette önemli liman, eyaletin başkentidir. Telgraf, telefon sistemleri ve radyonun teknik bölümleri devlet tarafından işletilir. Bunun yanında özel şirketler tarafından işletilen tesisler de vardır.

okyanusya
Rapor Et
Eski 2 Haziran 2011, 17:01

Avustralya

#5 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı

Avustralya

(Fr.: Australie, İng.: Australia)
Okyanusya'da devlet.

Güney yarıkürede, özellikle Pasifik Okyanusu'na dağılmış, pek çoğu küçük ada gruplarından oluşan, karasal yüzölçümüyle küçük, fakat üzerine dağıldığı deniz alanıyla son derece geniş bir kıta olan "Okyanusya"nın en büyük iki adası üzerinde kuruludur. 1901'den beri, bir yandan İngiliz Uluslar Topluluğu'nun üyesi, öte yandan da kendi siyasal kuruluşuyla "federal" bir devlet olan Avustralya, aynı adı taşıyan büyük adayla (7.686.700 km2), Tasmanya Adası (67.900 km2 ) üzerinde bulunur. Kuzeyde Timor Denizi ile Endonezya'dan, Arafura Denizi ile de Yeni Gine'den ayrılır. Batı ve güney kıyıları Hint Okyanusu ile çevrilir. Güneydoğuda Bass Boğazı ile Tasmanya'dan ayrılır. Bütün doğu kıyıları Pasifik'e ve bu okyanusun kenar denizleri olan Tasman ve Mercan denizlerine açılır.

Federal başkent Canberra'nın yüzölçümü 2.432 km2, nüfusu 285.800'dür (1986). Ülkede Güney Avustralya (yüzölçümü 984.730 km2, nüfusu 1.378.900, başkenti Adelaide), Batı Avustralya (yüzölçümü 2.525.567 km2, nüfusu 1.915.000, başkenti Perth), Yeni Güney Gal (yüzölçümü 801.500 km2, nüfusu 5.360.000, başkenti Sydney), Queensland (yüzölçümü 1.727.600 km2, nüfusu 2.472.000, başkenti Brisbane), Victoria (yüzölçümü 227.620 km2, nüfusu 3.908.000, başkenti Melbourne) ve Tasmanya (yüzölçümü 67.800 km2, nüfusu 433.000, başkenti Hobart) adlı 6 özerk eyalet bulunur. Ayrıca yönetimi federal başkente bağlı "Kuzey Toprakları" (Melville Adası ile birlikte yüzölçümü 1.346.176 km2, nüfusu 112.000) adlı bir bölge bulunur.

Avustralya'nın kitlesel bir biçimi vardır. Kuzeyde Karpentarya Körfezi, York Yarımadası ve Arnhem arazisi, güneyde Büyük Avustralya Körfezi, kıtanın başlıca girinti ve çıkıntılarını oluşturur. Doğuda Pasifik kıyıları boyunca Avustralya Alpleri, Bass Boğazı'ndan York Yarımadası'na kadar kesintisiz uzanır. Batı yarısında geniş bir plato bulunur. Doğu ve batı arasında kalan orta bölge, Karpentarya Körfezi'nden Adelaide çevresinde Büyük Körfez'e kadar uzanan ovalar ve havzalardan oluşur. Avustralya Alpleri'nden inen başlıca akarsular Murray ve Darling'in aşağı çığırları da bu bölgededir. Büyük bölümüyle bir "küvet" meydana getiren orta bölge, özellikle yeraltı sularıyla hidrografya bakımından ülkenin en zengin kesimidir. Oğlak Dönencesi, adayı hemen hemen ortasından keser. Bu nedenle adada farklı iklim tipleri ve bölgeleri görülür. Kuzeyde, bol yağışlı tropikal ilkim, güneybatı ve güneyde kışları yağışlı Akdeniz iklimi, güneydoğu ve Tasmanya'da orta kuşak iklimi ve ülkenin yer yer çöllerle örtülü hemen bütün batı yarısında kurak tropikal iklim görülür.

Bazıları melezleşmiş olan Avustralya yerlilerinin sayısı bugün 125.000 kadardır. Yerliler bu büyük adada, tarihi kesinlikle bilinmeyecek kadar eski dönemlerden beri yaşar. Fakat Avrupa kökenli nüfusun adaya gelip yerleşmesi ve Avustralya'nın kuruluşu çok yakın zamanlarda olmuştur. 1605'te Karpentarya Körfezi'nde karaya çıkan Hollandalı gemici Williem Jans adaya çıkan ilk Avrupalı oldu. 1606'da İspanyol Luis Vaez de Torres, 1642-43'te yine Hollandalı Tasman kendi adlarını taşıyan boğaz ve adayı keşfettiler. 18. yüzyılın ikinci yarısında James Cook'un keşiflerinden sonra yerleşmeler başladı. Britanya Adaları'ndan, önce hükümlüler, sonra da özgür göçmenler geldi. Bu göçler adada altının bulunmasıyla arttı. Fakat Avustralya yakın yıllara kadar yine de çok az nüfuslu bir ülke olarak kaldı. Bu niteliğini hâlen korumaktadır. Sadece 16.188.300 olan bugünkü nüfusun çoğunluğunu Anglosakson kökenliler oluşturur. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında artan göçleri daha çok İtalyan ve Yunanlı göçmenler gerçekleştirdi. Anglosakson kökenlilerin dışındakilerin nüfusu 1 milyondan fazladır. Bu nüfusa az sayıda Türk de dahildir.

Tarım, hayvancılık ve yeraltı kaynakları bakımından geniş bir potansiyeli olan Avustralya ekonomisi, nüfus artışına koşut olarak gelişmektedir. Japonya ve Batı'nın büyük sanayi ülkeleri düzeyinde olmamakla birlikte Avustralya gelişmiş bir sanayi ülkesidir. Yine de ekonomide tarım ve hayvancılığın büyük ağırlığı vardır. Dünyanın en çok koyun beslenen ülkesi Avustralya'dır. Daha çok ortadaki ovalarda, sayıları 10.000'e yaklaşan artezyen kuyularından sağlanan suyla sulanan otlaklarda beslenen bu koyunlar yünü değerli "merinos" türündendir. Koyun sayısı yağış koşullarına bağlı olarak yıldan yıla oynar. Avustralya dünya yün üretiminin dörtte birini gerçekleştirir. Büyükbaş hayvan besleme olanakları ve sayısı daha kısıtlıdır. Tarım, iklim bölgelerine bağlı olarak son derece çeşitlilik gösterir. Baş ürün buğdaydır. Nüfusunun az olması nedeniyle dünyanın başlıca buğday satıcıları arasında yer alır. Yetiştirilen diğer tarım ürünlerinin başlıcaları şekerkamışı, pirinç, üzüm, çok çeşitli meyve ve sebzelerdir. Orman bakımından zengin değildir. Ancak okaliptüs ağacının vatanı ve dünyanın başlıca okaliptüs üreticisidir.

Kurşun, çinko, demir, bakır, tungsten, uranyum, kömür, petrol, doğal gaz, gümüş ve altın üretilir. Yıllık demir ve çelik üretimi 14'er milyon tondur. Çeşitli imalat sanayileri özellikle büyük kentlerin çevrelerinde toplanmıştır. Uçak, gemi, tarım araçları, makineler, batılı işletmelerle ortak otomobil ve kimya ürünleri üretilir. Kara ulaşım ağı Yeni Güney Gal ve Victoria dışında yoğun değildir.

MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
Rapor Et
Eski 13 Mayıs 2012, 08:10

Cvp: Avustralya ve Avustralya Tarihi

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Avustralya'nin tarihinde ilk kadin basbakan(29/09/1961) dogumlu Julia GILLARD 24/06/2010'dan beri.Mustafa
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.615 saniyede (91.44% PHP - 8.56% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 23:00
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi