Arama

Anime/Manga Hakkında Yazılar

Güncelleme: 3 Şubat 2013 Gösterim: 30.391 Cevap: 6
KisukE UraharA - avatarı
KisukE UraharA
VIP !..............!
17 Kasım 2005       Mesaj #1
KisukE UraharA - avatarı
VIP !..............!
Shoujo anime karakterleri nasıl görünür bilirsiniz. Yoksa bilmiyor musunuz? Ama biri gelir de aynen bunu sorarsa, cevabınız ne olurdu? Belki şöyle dersiniz:
"Anime karakterlerinin büyük gözleri, iri göğüsleri, parlak renkleri ve parlak saçları vardır". İşte bu yazıyı okumadıkça kullandığınız bu basit tanımlamanın dışına çıkamazsınız. Aşağıdaki paragraflar size Anime karakterlerinin tipik, belirleyici ve göze çarpan özelliklerini açıklamayı deneyecek, yüz ifadelerinin niçin öyle olduğuna dair cevaplar vermeye çalışacak. Konu yüz ifadeleri olacağından başlık bu nedenle belki biraz yanıltıcı olabilir. İlk önce "Burn-Up W!" den bir örneği analiz etmekle başlayacağız.
Not: Buradaki betimlemeler sadece anime'nin bir türü olan Shôjo anime'ler için geçerlidir. Diğer anime türlerinin çoğu bu betimlemere uymaz.
Sponsorlu Bağlantılar

Orjinalite Örneği
1-Bir çok karakterin ( özellikle 90'ların animelerindekiler) saçları, canlı, görkemli, parlak ve güçlüdür ve plastiğe benzer.
2-Çoğu kadın kahramanlar ya da temel kadın karakterler son derece ince bir bele sahiptir. Eğer daha yakından bakacak olursanız belinin, kafasından daha küçük olduğunu göreceksiniz.
3-Yine aynı temel kadın karakterlerin bacakları tüm bedenin 2/3'ü yada 3/4'ü kadardır.


Niçin?
Tam olarak niçin anime karakterleri böyle görünür? Seks faktörü... elbette! Bilim adamları insanların yaygın güzellik anlayışının ne olduğu üzerinde çalışmışlar ve "seksi" kılan evrensel özellikleri bulmuşlardır. Aynı araştırmaya göre seksilik ise uzun bacaklar, çıkık elmacık kemikleri, gözlerdeki parlak beyaz renk ve küçük bir burun demektir. Tüm bu özelliklerin hepsi anime karakterlerinde mevcuttur.

Gizemli Saçlar
Anime'de karakterlerin saçlarının gözlerinin arkasında durduğu onaylanmış gibidir. Saçların tamamen gözlerin dip kısmına yapıştırılmış gibi olması kolayca anlaşılır. Hatta X-1999 (film) yani CLAMP gibi bir başyapıt bile buna kanıt olabilir. Yukarıda da kısaca söylediğim gibi saçlar görülmemiş parlaklıkta ve güzelliktedir. Şiddetle esen rüzgarda bile ahengini koruyarak dalgalanır. Erkek ya da kadın, iyi ya da kötü karakterde olmaları (istisnalar hariç) bu kuralı değiştirmez. Her zaman, her şekilde muhteşemdirler. Tabi bu kadar bu kadar imkansızlığa sahip olan saçların renklerinin de yeşil, mavi ya da kırmızının en güzel tonlarına sahip olmaları da garipsenecek bir durum değildir.


Süper Biçim Bozumu (Super-Deformed)
Tüm anime ve manga türlerinde (baskın olarak shôjo) karakterlerin anatomileri dış görünüşte onları tombul, gülünç ve çocuksu yapmaya meyillidir. Karakterlerin bu hali "super-deformed" (Japonca'da Chibi ) olarak adlandırılır. Karakterin bu durumu genellikle komedi ya da diğer özel durumlar için kullanılır. Normal oranlar çılgın anlarda ortadan kayboluverir; kafa uzayıp genişlerken, kollar ve bacaklar küçülür. Bu fiziksel özellikler en iyi anime ürünlerinde 1985'ten beri kullanılır. Şimdi anime karakterlerinin yüz ifadelerinin asal öncü durumlarına bakalım.


Dev Gözyaşı Damlası
Anime karakteri herhangi birşey ya da biriyle ilgili olarak utandığında, sinirlendiğinde, hayal kırıklığına uğradığında ya da buna benzer sıradışı durumlar yaşadığında dev bir gözyaşı damlası kafanın yan tarafından belirir ve yavaşça yüzün yan tarafına doğru kayar. Kamera açısı değiştiğinde de gözden kayboluverir.

Burun Kanaması
Eğer Tenchi Muyo'yu gördüyseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Erkek karakter çıplak yada fazla giyinik olmayan bir kız gördüğünde burnu hemen kanamaya başlar. Karakterin utangaç olması şartıyla... Bu kanama daha çok az önceki açıklamada bahsedilen gözyaşı damlası gibi belirir ve kaybolur... tabiki de burnun ucundan.

Utangaçlık Kızıllığı
Batı çizgi filmlerinde karakter utangaç ya da heyecanlı ise utangaçlık kızıllığı karakterin yüzünde uygulanır. Bu yaklaşık olarak (hemen hemen her zaman ..) Anime'de de aynıdır. Ama anime'de sarhoş anlamına da gelebilir (Ryoko gibi). Utangaçlık kızıllığı sık sık "Tamete Eyes" ile birlikte ifadeyi kuvvetlendirmek için kullanılır. Bu kızıllık, yüze kırmızı boyanın püskürtülmesiyle, bazen de gözlerin hemen altına ince kızıl bir çizgi çizilmesiyle gösterilir.

Anime Karakterleri Nasıl Ağlar?
Anime karakteri ağlamaya başladığında sel yüzünden boğulma olasılığınız vardır. Şimdi Anime karakterinin nasıl ağlamaya başladığına bir bakalım:

1) Birkaç damla gözyaşı yanaklardan aşağı gelişi güzel süzülür.
2) Devamlı ve güçlü bir su akıntısı (genellikle sağa ve sola doğru dönemeçli) akar ve sihirli bir şekilde de çene altında gözden kayboluverir. Bu genelde karakter şirin bir şey gördüğünde olur.
3) Kırık bir yangın musluğu gibi su seli her iki gözden kuvvetle yere doğru fışkırır ve buharlaşır.

Tamete Eyes
Endişe ve masumiyet anlamına gelir. Karakter şeytanın yada kötü karakterin tecavüz tehdidi altında ise bu ifade kullanılır. Aynı zamanda anime ve manga içindeki cinsel sapıkları (hentai otaku) heyecanlandırır ve ağızlarının suyunu akıtır(!). Bu ifade temel olarak hentai tarzıdır.


Kan Damarı
Ryoko'nun alnını kontrol edin. Görünmeyen bir el çimdiklemiş gibi görünüyor. Bu kan damarının baskı altında olmasıdır. Karakterin kızgınlık ya da gerilim altında ki hayal kırıklığı tepkisidir.

Büyük Ağız
Anime karakterinin ağzının birden fazla kullanım alanı olmasına güzel bir örnek. Kendi yüz sınırlarının ötesinde, daha önce görülmemiş genişlikte, şaşkınlıktan parmak yutturan bir ifade... Karakter yüksek sesle konuşuyorsa ya da öfkeden bağırıyorsa ağzı sesinin şiddeti oranında büyür. Bu oran katlıdır, yani ses yüksekliği 1 birim ise ağzının büyüklük birimi 3 ya da 4 kadar olur. Yine karakter güldüğünde de aynı durum geçerlidir (bkz: yandaki örnek). Özellikle de karakter kötüyse ve işe yarayacağını sandığı bir plan geliştirdiyse... Bir başka belirtilmesi gereken durum da çenenin karakter konuşurken nadiren hareket etmesi ve karakterin çoğunlukla sadece dudaklarını hareket ettirerek konuşmasıdır.


Sonuç
Böylece artık "anime karakterleri nasıl görünür?" sorusunun cevabına sahipsiniz. Burada anlatılanların shôjo türü için geçerli olan birer genelleme olduklarını ve bunların dışında çok gerçekçi çizimleri ve konusu gerçek dünyayla bire bir aynı olan anime'leri de unutmamak gerek. Ama sonuçta Anime karakterleri izleyiciler nelerden hoşlanıyorsa onlara göre çizilir. Gerçek dünyanın dışında olan hangi görünüşler olursa... büyük gözler, öldürücü sivrilikte ama harika saçlar, devasa göğüsler ve daha ne varsa... Aslında... Gerçek dünya Anime'ın dışında!

Son düzenleyen KisukE UraharA; 27 Nisan 2009 19:22
Gerçekçi ol imkansızı iste...
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
1 Aralık 2005       Mesaj #2
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Anime Kuralları

Sponsorlu Bağlantılar
1 – Metafiziksel Düzensizliği Yasası normal fizik kanunları geçerli değildir.
2 – Yerçekimini Azaltma Yasası; her ne zaman biri ya da bir şey zıplasa veya atılırsa yerçekimi o şey için 4 kat azaltılır.
3 – Ses Yükseltme Yasası, Anime Akustik Asal Yasası; uzayda güçlü sesler (mesela patlamalar) çok daha fazla kuvvetlenir, çünkü uzayda patlama sesini azaltabilecek hava bulunmaz.
4 – Değişmez Saldırı Yasası, Anime Hareket Asal Yasası; saldırı hıza denktir. Bir dövüş sahnesi olduğundan çok daha hızlıymış gibi gösterilir.
5 – Mekanik Hareketlilik Yasası,Anime Hareket İkinci Yasası; en büyük mekanik alet en hızlı hareket edendir.
6 – Zaman Değişim Yasası; aman her zaman sabit hızla sürmez. Kahraman her soğukkanlı ve/veya etkileyici bir şey yaptığında zaman durur, sevgililer ve arkadaşlar ölürken yavaşlar ve bir dövüş başladığında hızlanır.
7 – Maddi ölüm Asal Yasası; iyi karakterin yada kötü karakterin ölmesi savaşın bitmesinin tek yoludur.Ya kötü karakter anlayamayacağı kadar hızlı ölür ya da çok uzun süren bir kavga konuyu oluşturur. Bu durumda iki taraf da birbirlerinin çalışma sistemini kavramak için zaman kazanmaya çalışacaktır.
8 - İkinci Maddi Ölüm Yasası; as kötü karakterin ölümü hemen olmaz, zaman alır(kullandığı yada emrinde ki derecesi düşük kötü karakterler için bu kural daha hafif şekli ile geçerlidir) fiziksel yaralar ne olursa olsun ölümün onlara ulaşamayacağına inanmaları onların doğal niteliği halindedir ve bu yüzden ölürken kendi ölümlerinin şoku ile bunu anlayamamış olarak ölürler.
9 – Heyecanı Vurgulama Yasası; hareketin yoğun olduğu heyecanlı anlarda ekran bu sahnedeki karakterleri ayrı ayrı gösterecek şekilde parçalara bölünür. Aradaki ayrım çizgileri siyah üzerine parlak renkler kullanılarak betimlenir.
10 – Heyecanı Çoğaltma Yasası; iyi karakter, kötü karakteri yaraladığında ya da yenilgiye uğrattığında, bu olay en az 3 kez 3 farklı açıdan gösterilir.
11 – Doğal Yanıcılık Yasası; her şey patlar. Her şey.
İlk Kanıtlama: Herhangi bir şey patlamak üzereyse şişer. Patlamak üzereyken şişmeyen şeyler de..
İkinci Kanıtlama: Büyük şehirler insani biliminin kabul ettiği en yüksek derecede patlayıcı materyaldir. Tokyo bu şehirler için en çabuk alev alan şehirdir.
12 – Işık Yasası; hemen hemen her şey enerji yüklü ışık yayar. İyi karakterli biri ya da şeyse iyi, kötü karakterli ise de kötü..
13 – Enerji Yayma Yasası; enerji mekanik yada uzay aracı silahlarıyla ateş etmeden önce enerji biriktirir. (Çoğunlukla “enerji şişkinliği” olarak adlandırılır). Silahların patlama özellikleri yüzünden, bunun Doğal Yanıcılık Yasası ile bağlantılı olduğu sanılır.
14 – Ters Öldürücü Büyüklük Yasası; silahın yıkıcı potansiyeli, büyüklüğü ile ters orantılıdır. İyi karakterin sahip olduğu küçük bir silah, kötü karakterin sahip olduğu kocaman bir silahı yener.
15 – Tükenmezlik Yasası; kimse köşeye sıkıştırılmadıkça ve bilinçsiz değilse, asla varlığını, silahlarını tamamen harcamaz ve kimsenin mermisi bitmez.
16 – Ters Doğruluk Yasası; iyi karakterin görevi doğru olarak bildiği ve uygulamaya çalıştığı kural her ne kadar zor bir durumda olursa olsun elindeki güçle mümkün olabildiğince çok şeyi savunmak ve kurtarmak ve bunu yaparken kendini sakınmamaktır. Kötü karakterinki ise ne olursa olsun elindeki gücü sadece kendi çıkarları için ve iyi olan herşeyi yok etmek için kullanmaktır. (Bu Stormtrooper etkisi olarak da bilinir.)
Örnek: Bir iyi karakter darbeler yüzünden sersem bir halde olsa da karışıklığı kontrol altına alır ve aynı anda çarpmak üzere olan bir aracı kurtarır. İyi karakter tüm bunları orta yerde açık hedef halindeyken yaptığı halde ona ateş eden bir tabur kötü karakter ise iyi karakteri vuramaz, ıskalar.
İlk sonuç: Sahnede ne kadar çok kötü karakter varsa, birilerini vurma ya da yaralama olasılıkları o derece azdır.
İkinci sonuç: Her ne zaman iyi karakter başa çıkılmaz bir olayla karşı karşıya gelse genellikle olasılıklar şöyle sıralanır: kötü karakterler derlitoplu bir düzene girer, herşey kahramanın tek atışta hepsini yenip kurtulmasını sağlayacak şekilde gelişir.
Üçüncü sonuç: Her ne zaman iyi karakter gerçekten kötü tarafından vurulsa, bu yaralanma onun için bir kayıp değil tam tersine savaşma azmi olur ve yaranın ağırlığına rağmen kalkar ve eskisinden daha güçlü savaşır ve... yener. Ayrıca bu yara genelde omuz gibi fazla önemli olmayan yerlerde olur ve bu onun savaşmasını engellemez.
17 – Geçici romantik Güvenilmezlik Yasası; kötü karakter ya iyi karaktere aşık olur ki bu onun için iyi bir son olmayabilir her zaman (kendini iyi için feda etmesi olasıdır)ya da iyi karakteri kendine aşık edecek bir yol bulur ki bunu kullanması da zararınadır aslında ya sonuç ters döner ve ilk olasılığa döner ya da planı ortaya çıkar ve her zaman olduğu gibi yenilir..
18 – Kan Kapasitesi Yasası; insan vücudunda 12 galonun üzerinde kan vardır. Bazen daha fazla(!)
19 – Şeytani Kıvam Yasası; tüm şeytanların ve diğer doğa üstü yaratıkların en az 3 gözleri, sivri dişleri ve sarı yeşile ya da kahverengine benzeyen gözleri vardır ve sadece kılıç gibi keskin uçlu silahlardan etkilenirler.
20 - Askeri Güvenilmezlik Yasası; büyük galaksilerin en geniş donanmaları, bütün orduları ve büyük savaş makinaları son derece acımasız, katı yürekli kana susamış savaşçıları sevgi dolu güçlü duygular gibi basit şeyler karşısında yenilebilirler.
21 – Taktik Güvenilmezliği Yasası; ..........taktik dahilerini bile ...
22 - Önemsiz farkedilmezlik Yasası; insanlar küçük şeyleri farkedemezler... kayıp vücut parçaları gibi ya da büyüklüğü Seattle kadar olan yaralanmaları.
23 - Gençlere Özgü Entellektüellik Yasası; çocuklar yetişkinlerden daha zekidirler ve her zaman boyutlarının neredeyse iki katı kadar sinir bozucu olurlar (bkz: Chibi-usa )
24 - Americanthropomorphism Yasası; gerçekten çirkin kötü karakterler her zaman sıska Amerikalılardır.
25 - Amerikalıları Zihinsel Olarak Küçümseme Yasası; aptal iyi karakterler her zaman iri Amerikalılardır.
İlk sonuç: Gerizekalı Amerikalı kahramanlardan daha aptal olan kişiler Amerikalı çevirmenlerdir.
İkinci sonuç: Amerikan çevirmenlerden daha da aptal olanlar ise Amerikalı yayıncılar ve sansürcülerdir.
26 - Çene Orantısı Yasası; kişilerin ağız büyüklükleri çıkardıkları sesin yükseklik derecesiyle doğru orantılıdır. Yani ne kadar çok bağırırsa o kadar büyük bir ağzı olur
27 - Kedigil Mutasyonu (dönüşümü) Yasası; yarı kedi yarı insan olanların çoğunun ortak özellikleri şunlardır:
  • Dişi olmak
  • Geniş duyma gücüne sahip olmak bazen bir kuyruğa da
  • Mümkün olabildiği kadar küçük giysiler giyebilmek
28 - Ateş Gücünü Koruma Yasası; düşmanı tek seferde yok edebilecek kadar kuvvetli bir silah varsa, bu silah en sona saklanır ve son şans olarak kullanılır.
29 – Teknolojik Kullanıcı Yasası; uzay gemisi ve benzeri araçların yönetimi için resmi eğitim gerekliliği karmaşıklığı ile ters orantılıdır.
30 - Zıtlaşma Parlaması Yasası; savaşçılık ve kuvvet gibi özellikler ya da güçlü iyi duygular son derece yüksek seviyeli ve gizemli bir parlaklık şeklinde oluşumlar yayar. Bu oluşumlar genellikle kötü karakterler için kırmızı iyi karakterler içinse mavi renkte betimlenir. Bunun nedeni mavi rengin elektromanyetik spektrumda kırmızı renkten daha üst seviyede olmasıdır.
31 – İnsan Biçimli Olmayanların Düşmanlığı Yasası; tüm çirkin ve insani olmayan yaratık türleri düşmandırlar ve genellikle olabilecek en adi yollarla insanlığı anlaşılması güç ve karanlık sebeplerden dolayı yok etmek isterler.
Kaynak : Anime.gen

Son düzenleyen Blue Blood; 29 Eylül 2006 10:22
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
30 Ocak 2006       Mesaj #3
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Anime ve Manga nedir?

Japon çizgi filmlerine anime adı verilir. Anime sözcüğü Fransızca'daki animation sözcüğünden türemiştir. Manga ise Japon çizgi romanlarına verilen addır.
Ben Manga'nın Japon çizgi filmi demek olduğunu sanıyordum...
Anime'nin Türkiye'deki ilk gelişme döneminde bu videoları satan dükkan sahipleri, hatalı bir kullanımla bu anime videolarını "Manga" adı altında sattıkları için günümüzde hala bazı kişiler Anime'leri Manga olarak adlandırıyorlar. Bu kişileri bu hataya düşüren şey ise eskiden bu video'ların birçoğunun dağıtımını Manga Entertainment adlı İngiltere kökenli bir şirketin yapıyor olmasıydı. Japon animasyonları sadece 80'lerden önce bazen "TV manga" or "manga eiga" olarak da adlandırılmıştır. Günümüzdeki doğru ve yaygın kullanım ise sadece çizgi romanları manga olarak adlandırmaktır.
Manga Entertainment'ın bir Japon şirketi olduğunu sanıyordum..
Marvin Gleicher
CEO, Manga Entertainment, Inc.
1993 yılında kurulan Manga Entertainment'ın temelleri, İngiltere'de Chris Blackwell'ın sahibi olduğu Island Records adlı müzik şirketinin altında atılmıştır. Daha sonra şirketin merkezi İngiltere'den Amerika'ya (Chicago) taşınmıştır. Başkanlığını ise Marvin Gleicher yapmaktadır ve halen Chris Blackwell'ın Palm Pictures adlı şirketinin bir parçasıdır.
Yanlış bilinen başka bir konu ise Ghost In The Shell gibi animeleri Manga Entertainment adlı şirketin yapmış olduğudur. Halbuki Manga Entertainment bu animelerin sadece satıcısıdır. Yayın hakları karşılığında bazı animelerin yapımında maddi destek sağlamıştır. Örnek olarak Ghost In The Shell aslen Production IG tarafından yapılmıştır. Ayrıca Ghost in the Shell 2'nin hakları Manga Entertainment yerine Disney'in Miramax adlı şirketine satılmıştır. Manga Entertainment 90'lı yıllarda önemli ilklere imza atmış olmakla beraber günümüzde anime videoları satan çok sayıda şirketten sadece biri haline gelmiştir.
Anime'nin kökeni nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır?
Osamu Tezuka Japonya'da modern animenin öncüsü olarak kabul edilir. Genç yaşta 8mm'lik kamerasıyla küçük animasyonlar çekmeye başlamış ve bu animasyonlarında Walt Disney ve Max Fleischer'ın eserlerinden ilham almıştır. Onun izinden yürüyen sanatçıların yapıtlarıyla anime adı verilen yeni bir stil ortaya çıkmıştır.
Anime'yi diğer çizgi filmlerden ayıran bir şey mi var?
Anime'ler normalde insanların anladığı şekilde çizgi filmler değillerdir. Çizgi film denilince insanların ilk aklına gelen şey Bugs Bunny, Tweety, Scooby Doo gibi çocuk zekasındaki animasyonlardır. Halbuki animeler her yaştan insan için yapılır ve gerçek hayatta olan veya olmayan hemen herşey onun konusu olabilir. Çizimleri çok farklı ve etkileyicidir.
Neden Anime karakterlerinin büyük gözleri, uzun bacakları vardır? Bütün animeler böyle mi?
Bazı animelerde karakterlerin büyük gözleri, uzun bacakları vardır. Kimi insanlar bu çizimlerle alay ederler ama bilmedikleri şeyse bunun kökeninin Walt Disney olduğudur. İlk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerin büyük gözleri ve uzun bacakları vardı (Bambi vs....). Bu çizim tarzı bugün bazı batı animasyonlarında hala kullanılmaktadır. Örnek olarak ShowTV ve TRT'de yayınlanmış olan Genç Pocahontas'ı ve İngiltere'de yapılmış olan Genç Robin Hood'u gosterebiliriz. Bu çizgi filmlerde de büyük gözleri, uzun bacakları olan karakterler kullanılmıştır ama bunlar anime değildir.
Walt Disney'den etkilenen Osamu Tezuka'nın yapmış olduğu animeler Disney'in bu tür çizimlerini kullanmışlardır ve bu uygulama bazı animelerde bügün de sürmektedir. Yani bu çizimlerin kökeni Japonların kısa olması değil, Walt Disney'in etkisidir. Bütün animelerde uzun bacak ve büyük göz kullanılmaz. Türkiye'de genelde sadece bu tür de olan animeler yayınlandığı için bu konuda bilgisi olmayan insanlar böyle sanmakta. Eğer gerçekçi çizim istiyorsanız Ghost In The Shell, Jin-Roh gibi animeleri inceleyebilirsiniz.
Ama ben hep Japon'ların boy-göz takıntıları nedeniyle böyle şeyler yaptıklarını sanırdım..
Açıkçası bu görüş tamamen bir Aristo Mantığı'nın bir çıkarımı. Yani "biber acıdır, hayat da acıdır, demek ki hayat biberdir" gibi bir önerme. Bu konuda doğru ve gerçek yorumlar yapabilmek için derin bir tarih ve psikoloji bilgisine ihtiyaç var. Evet, uzakdoğu insanında böyle bir takıntı vardır. Japonya'da çoğu genç kız uzun topuklu ayakkabı giyer. Ama unutulmaması gereken birşey varsa bunun sadece uzakdoğuya özgü bir takıntı olmadığıdır. Bu takıntı az veya çok dünyadaki bütün ülkelerde, bütün ırklarda vardır.
Barbie Hawaii Doll
Peki neden? Tabii ki ideal insan tipinden. Yapılan bilimsel araştırmalar insanların bilinçaltını ve bilinç üstünü en çok etkileyen organın gözler olduğunu göstermiştir. Hatta yapılan cinsel araştırmalar karşı cinsi en çok etkileyen organın kadınların göğüsleri, popoları, erkeklerin omuzları olmadığını, karşı cinsin gözleri ve bakışları olduğunu kuşku getirmez bir şekilde ispatlamıştır. Uzun bacak olayına gelince... Tüm dünyada neden aileler çocuklarını basket oynamaya teşvik eder? Halter gibi sporlardan gelişim çağı boyunca uzak durmasını ister? Tabi ki çocuklarının uzun boylu olması için. Uzun boylu olma isteği Japonlara özgü değildir, boy ortalamaları ne olursa olsun tüm ülkelerdeki tüm ırklar için geçerlidir. Kiminde daha az, kiminde daha çok olabilir ama sonuçta bu evrensel bir istektir ve nedeni açıktır. Yani bütün insanların bilinçaltında ulaşmak istediği ideal insanın özelliklerinden biri de etkileyici gözlere sahip olmanın yanı sıra uzun boylu olmaktır. Sizce neden Barbie bebeklerinin uzun bacakları vardır?
Betty Boop
Şimdi buradan batı animasyon tarihine bir göz atalım. Daha renkli ve sesli sinemanın olmadığı dönemlere bakalım.. Bu dönemde Fleischer Stüdyoları'nda çizilen dünyaca ünlü Betty Boop'un sizce neden çoğu anime karakterinden bile büyük başı, gözleri küçük ağzı ve burnu, upuzun bacakları vardı? Nedeni açıktır... Bu animasyonu Japonlar hazırlamadığına göre, bunu hazırlayanlar kısa boylu ve küçük gözlü Amerikalılar mıydı? Ayrıca burada animasyon dünyasında gerçek bir dahi olan, insan psikolojisini çok iyi bilen ve eserlerinde sergileyen büyük bir üstadı saygıyla analım.. Yani Walt Disney'i... Walt Disney bu gerçeklerin farkındaydı ve bunları animasyonlarda büyük bir başarı ile kullandı. Bu sırada oluşmakta olan Japon animasyon sanatındaki Osamu Tezuka gibi öncüler batı animasyonunda gördükleri bu çizimleri ve bunların anlamlarını özümseyerek kendi yapıtlarında kullanmaya başladılar. Sonuçta bütün ülkelerde her ırktan insan kullanılan bu animasyon tipini çok sevdi ve bu türün giderek popülerliği arttı. Bu türü çok seven batılılar kısa boylu ve küçük gözlü insanlar değiller. En uzun ırklardan olan Alman ırkına mensup insanların kendileri uzun boylu ve büyük gözlü olmalarına rağmen dünyada anime ve mangayı, özellikle Sailor Moon gibi bu şekilde çizilmiş yapımları en çok seven ve izleyen insanlardan olmalarını nasıl açıklayabilirsiniz ki? Unutulmaması gereken bir konuda anime ve mangada çizilen karakterlerden sadece Japon karakterlerin uzun boylu ve büyük gözlü çizilmediği, tersine tüm ırkların böyle çizildiği gerçeğidir. Tüm dünyada insanlardan gelen bu yoğun istek üzerine Japon sanatçılar bu talebi karşılayabilmek için bu insan tipini kullanmaya devam ettiler. Biz de bu stili seviyoruz ama umarız ki insanlar bundan bizim de kısa boylu ve küçük gözlü olduğumuz sonucunu çıkartmazlar.
Bu tarz çizimler sadece güzel görünme isteğinden dolayı mı kaynaklanıyor?
Hayır, başka nedenler de var. Bunlardan biri de görsel anlatım. Devasa boyutlardaki gözlere inanılmaz duygular sığdırabilirsiniz. Bu sayede çok derin ve etkileyici bir anlatıma ulaşabilirsiniz. Disney de 1942 yapımı Bambi adlı unutulmaz eserinde büyük gözler kullanarak bu etkileyiciliği yakalamıştır.
Ayrıca büyük göz bir sembol olarak da kullanılmaktadır. Büyük gözler bazı anime'lerde "masumiyet" ve "duygusallık" sembolüdür. Bu nedenle bazı anime'lerdeki karakterin gözleri çocukken büyüktür ama genelde karakterler yaşlandıkça masumiyetlerini kaybettiklerinden gözleri nispeten küçülür.
Neden anime ve manga'larda bazen İngilizce sözcükler geçiyor?
1862 yılında Japan Punch adında İngilizce bir dergi çıkartmış olan Charles Wirgman, Japon karikatürünün babası olarak kabul edilmektedir. Charles Wirgman'ın yapıtlarından günümüze miras kalan en önemli şeylerden biri de çoğu manga'da "İngilizce" sözcüklerin geçmesidir.
Sonuçta anime de bir tür çizgi film ve çizgi filmleri sadece küçük çocuklar seyreder değil mi?
Hayır. İlk olarak animeler sadece küçük çocuklar için yapılmaz, aksine bir çok animenin çocuklar tarafından izlenmesi yasaktır. Anime kendi içinde farklı türlere ayrılır. Bunların arasında çocuklar için yapılan şirin karakterlerin oynadığı Şeker Kız Candy gibi animelerden, felsefe ve psikoloji içeren animelere (Evangelion vs.) ve çocukların izlemesinin kesinlikle yasak olduğu, büyükler için yapılan ve hayal bile edemeyeceğiniz kadar çok şiddet, cinsellik ve iğrençlik içeren animelere (la Blue Girl, X, Urotsukidoji vs.) kadar çok sayıda tür yer alır.
Hımmm.. Sanırım bu büyük bir endrüstri olmuş..
Evet. Örnek vermek gerekirse Amerikalıların çizgi roman pazarı yıllık yaklaşık 100 milyon dolardır. Halbuki Japonya'daki Manga pazarı yıllık yaklaşık 5 milyar dolardır. Bugüne kadar 2000'in üzerinde anime film ve serisi yapılmıştır. Japonya'da animeler Türkiye'deki gibi televizyonda sadece çocuklar okuldan gelince gündüz seyretsinler diye yayınlanmaz. Japonya'da anime filmleri akşamları yani insanların en çok televizyon başında oldukları ve televizyon kanallarınca en çok önem verilen saatlerde Prime Time yayınlanır.
Anlaşılan oldukça popüler bir şey..
Evet. Anime ve manga inanılmaz derecede popülerdir. Her yıl Amerika'da ve bütün Avrupa ülkelerinde anime-manga fuarları açılır ve çok büyük ilgi görür. Ayrıca bütün bu ülkelerde sadece anime-manga üzerine kitap, kaset, bebek, eşya satan özel dükkanlar bulunmaktadır. Hatta Amerika'daki hemen her üniversitede bir anime kulübü vardır.
Peki anime'lerin dünya animasyonundaki yeri nedir?
The White Snake Enchantress
Türkiye'de bilinmemesine karşın birçok anime dünya çapında hayranlıkla izlenmekte ve değişik ülkelerdeki bir çok saygın festivalde ödüller kazanmakta. İlk renkli anime sinema filmi olan 1958 yapımı The White Snake Enchantress'ın Venedik, Meksika ve Berlin festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya çapında söz sahibi olmaya başlayan anime'ler, uluslararası yarışmalardaki bu başarılarını her yıl daha da arttırarak sürdürmekteler.
Anime'nin başarısına doğal olarak batılı animasyon şirketleri de kayıtsız kalmıyorlar. Zaten uzun süredir batılı şirketlerle ortaklaşa birçok proje yapılıyor ve sonuçta ortaya mükemmel animeler çıkıyor. Buna Fransız-Japon ortak yapımı olan Mysterious Cities of Gold (Türkiye'de bilinen ismiyle Güneşin Oğlu Esteban) gibi bir çok örnek sayılabilir. Ayrıca, batı animasyonun temsilciliğini yapan Disney de artık anime'lerin başarısını açıkca kabul ediyor. Bu nedenle 1996 yılında yapılan Disney-Tokuma anlaşmasıyla Disney, Japon animasyonunun en büyük temsilcisi olan Studio Ghibli'nin anime filmlerinin dünya çapında dağıtımını ve pazarlanmasını üstlendi. Ayrıca Disney, Studio Ghibli'nin hazırladığı anime filmlerinin üretim masraflarının bir kısmını karşılayarak bu filmlere yatırım yapmaya başladı. Mesela Studio Ghibli'nin Tonari no Yamada-kun (My Neighbors the Yamadas) adlı filminin 2.4 milyar yen tutan üretim maliyetinin %10'u Disney tarafından ödendi. Ayrıca Disney, anlaşma uyarınca dağıtımını üstlendiği Studio Ghibli filmlerinden olan Princess Mononoke'nin İngilizce dublajı için 2.4 milyon dolar harcayarak anime'lere vediği önemi bir kez daha vurgulamış oldu.
Anime ve Manga, bugün birçok batı üniversitesinde ders olarak okutulmakta ve incelenmektedir.
Bugün batı dünyasının en önemli yönetmen, yazar ve animatörlerinin bir çoğunun anime'ye karşı hayranlık duyduğu biliniyor. Bu kişiler Hayao Miyazaki, Mamoru Oshii, Katsuhiro Otomo gibi anime yönetmen, yazar ve animatörlerine olan hayranlıklarını açıkca dile getiriyorlar. Mesela birkaç örnek verirsek:
  • "Animasyonun yaşayan efsanesi" olarak adlandırılan Hayao Miyazaki hakkında, Buena Vista şirketinin başkanı Michael O. Johnson bir televizyon programında şöyle diyor:
"Disney'in içinde Miyazaki'ye hayran olan çok sayıda animatör var.."
  • Pixar stüdyolarının A Bug's Life ve Toy Story adlı filmlerinin yönetmeni olan John Lasseter şöyle diyor:
"Pixar'da bir sorun çıktığı zaman çözemezsek Miyazaki'nin filmlerinden birini alıp izleriz ve ilham verecek bir sahne ararız ve bu her zaman işe yarar!! Hayrete düşer ve ilham alırız. Toy Story filmi Bay Miyazaki'ye çok büyük bir minnettarlık borçludur."
  • Steven Spielberg'in, Hayao Miyazaki'nin yönetmenliğini yapmış olduğu Lupin III: The Castle of Cagliostro'nun sinema tarihindeki en iyi macera filmlerinden biri olduğunu ve aynı zamanda en iyi araba takip sahnesine sahip olan film olduğunu söylediği söylenmektedir.
  • Disney'in Mulan filminin yönetmenleri olan Barry Cook ve Tony Bancroft şöyle diyorlar:
"Miyazaki bizim için bir Tanrı gibidir.."
  • Ayrıca, Disney'in Güzel ve Çirkin, Notre Dame'ın Kamburu filmlerinin yönetmenleri olan Gary Trousdale ve Kirk Wise'ın ve Disney'in Ariel, the Beast, Pocahontas ve Aladdin karakterlerinin baş animatörü olan Glen Keane'nin, Miyazaki'nin anime'lerine olan hayranlıkları biliniyor.
  • Batman ve Superman'in animasyon dizilerinin yazarı ve yapımcısı olan Paul Dini, Miyazaki'nin animelerine olan hayranlığını şu sözlerle dile getiriyor:
"Mükemmel", "olağanüstü" ve "gerçekliği ve animasyonu aşan bir film yapımcısı"
  • 1987'den beri birçok Star Trek serisinde görev alan Rick Sternbach, Miyazaki'nin Nausicaa of the Valley of Wind adlı filminden etkilenerek Star Trek: The Next Generation'daki uzaylı ırklardan birine Nausicaäns adını vermişti.
  • Alien, The Abyss ve The Fifth Element gibi dünyaca ünlü filmlerin sahne planlamalarını yapmış olan ve dünyaca ünlü The Aedena Cycle ve The Airtight Garage gibi çizgi romanların yazarı olan Fransız sanatçı Jean "Mobius" Giraud, Miyazaki'yi şöyle tanımlıyor:
"O, çocukların düşüncelerine en parlak alev... Miyazaki, animasyon olarak adlandırılan bu yeni sanatı soylulaştırdı."
  • Sandman ve Books of Magic gibi ünlü çizgi romanların yazarı olan Charles Vess, eserlerinde Miyazaki'nin yarattığı Totoro ve Kiki gibi bir çok karakter kullanmakta.
  • Dünyanın en büyük yönetmenlerinde olan Akira Kurosawa, Miyazaki'nin My Neighbor Totoro adlı filmini yüzyılın en iyi 100 filmi listesine koyuyor ve şöyle diyor:
"Animasyon olmasına rağmen çok etkilendim. Nekobus'a gerçekten bayıldım. Kiki's Delivery Service'i izlerken ağladım. Film endüstrisi için aradığım bütün yetenekler anime'ye geçti. Bu yüzden film endüstrisinin gerçekten çok çalışması gerekecek. Genç insanları çeken böyle filmler yapmalıyız."
  • Matrix'in yönetmenliğini yapmış olan Wachowski kardeşler, dünyaca ünlü Ghost In The Shell, Patlabor, Blood: The Last Vampire, Jin-Roh, Urusei Yatsura gibi anime'lerin yönetmenliğini ve/veya yazarlığını yapmış olan Mamoru Oshii'ye olan hayranlıklarını devamlı dile getiriyorlar. Üstelik Matrix'deki birçok sahnenin aslında Ghost In The Shell'den esinlenmiş olduğu biliniyor.
  • Titanic, Aliens, The Abyss, Rambo II, Terminator gibi sayılı filmlerin yazarlığını ve yönetmenliğini yapmış olan James Cameron, Mamoru Oshii'ye gönderdiği mektupta şunları söylüyor:
Ghost In The Shell, etkileyici bir kurgu çalışması. Yetişkinler için, edebi ve görsel mükemmelliğe ulaşmış ilk gerçek animasyon filmi. Dizaynı, görsel uyumun şiirselliği ve içeriğinin derinliği onu bilim kurgu filmlerinin içinde özel bir yere koyuyor. Oshii-san'a tebriklerimle - önemli bir görsel çalışma.
  • Robocop 2 ve 3 filmlerinin senaryosunun ve Batman-saga 'Return of the Dark Knight' ve Daredevil çizgiromlarının yazarı olan Frank Miller'ın Akira, Robot Carnival, Roujin Z, Spriggan (bu filminin konusu Türkiye'de geçmektedir) gibi anime filmlerinde yazarlık ve/veya yönetmenlik yapmış olan Katsuhiro Otomo'ya hayran olduğu bilinmektedir. Hatta Frank Miller, Robocop III filmindeki kötü karaktere Otomo adını vermiştir.
Peki animelerin arasında kalitesiz ve kötü olanlar da yok mu?
Elbette kötü olanları da var. Bugün kapitalist düzen sonucu Hollywood nasıl dünyanın en iyi filmlerinin yanı sıra dünyanın en kötü filmlerini de üretiyorsa, doğal olarak yalnızca anime'nin genel popülaritesinden yararlanmak için yapılmış bazı kalitesiz anime'ler de vardır.
Son düzenleyen Blue Blood; 29 Eylül 2006 10:30
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
30 Ocak 2006       Mesaj #4
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Anime ve Manga üzerine detaylı bilgi edinmek isteyen bazı arkadaşlar zaman zaman siteye mail atarak ilgilendikleri konular üzerine yazılmış kitap adları soruyorlar. Şu anda Hacettepe Üniversitesi'nde manga üzerine bir master tezi hazırlamakta olan bir arkadaşımız, bu kişilere yardımcı olmak için, anime - manga üzerine hazırlanmış temel kaynakları tanıtan bir sayfa hazırladı. Malesef bu kaynakların hepsi İngilizce. Henüz bu konular üzerine hazırlanmış Türkçe bir kaynak mevcut değil. Belirtilen kaynakların hepsini http://www.amazon.com adresinden temin edebilirsiniz.

Yazan ve Hazırlayan: Enoshima
Düzenleyen: Alpin
  • Manga! Manga! The World of Japanese Comics
Yazar : Frederic L. Schodt
Frederik L. Schodt Amerikalı bir yazar. Şu anda San Francisco'da yaşıyor. Japanese Comics ve Dreamland Japan adlı kitaplarin yazarı ve The Four Immigrants Manga'nın çevirmeni. Konuya bilimsel ve tarihsel olarak yaklaşmak ve öğrenmek isteyen herkese Frederik L. Schodt'un kitaplarını tavsiye ederim.

  • Dreamland Japan Writings on Modern Manga
Yazar : Frederic L. Schodt
Frederic L. Schodt'un Manga! Manga! The World of Japanese'den sonra derlediği ikinci kitabı. Okuyucu eleştirileri oldukça olumlu, yani beş yıldızlı bir yapıt.
  • Samurai From Outer Space Understanding Japanese Animation
Yazar: Antonia Levi
Kitap kolay okunur bir İngilizce'yle yazılmış. Yani fazla akademik bir dili yok. Japon animasyon tarihi ile ilgili güzel bir inceleme. Okuyucuların eleştirisi oldukça olumlu.
  • The Anime Companion
Yazar : Gilles Poitras
Anime için bilgi edinmek isteyenlere iyi bir başlangıç olarak yorum bulmuş bir kitap. Özellikle otaku'lara ve anime fanlarına tavsiye ediliyor..
  • Hayao Miyazaki : Master of Japanese Animation : Films, Themes, Artistry
Yazar: Helen McCharty
Hayao Miyazaki'nin filmlerinden en önemlileri My Neighbor Totoro, Kiki's Delivery Service ve Princess Mononoke. Sanatçı ve yapıtları hakkında derlenmiş olan bu kitap okuyuculardan beş yıldız almış.
  • How To Draw "Manga": Illustrating Battles
İllustrator : Hikaru Hayashi
Otaku'lar için mükemmel bir seri. How to Draw Manga serisi özenle hazırlanmış ve akla gelebilecek tüm ayrıntılı hareket ve figür çizilmiş. Uygulaması ve anlatımı çok iyi.
Bu dizideki diger kitaplar :
Techniques for Drawing Female Manga Characters
How To Draw "Manga": Bishoujo - Pretty girls
How To Draw "Manga": Occult & Horror
How To Draw Anime & Game Characters Vol.1
How To Draw Anime & Game Characters Vol.2
How To Draw Anime & Game Characters Vol.3
  • The Erotic Anime Movie Guide
Yazar : Helen McCharty & Jonathan Clements
Japon animasyonunda erotizmin nasıl şekillendiğini inceliyor.
  • The Four Immigrants Manga
Yazar : Henry Yo****aka Kiyama
Translator : Frederik L. Schodt
İlk kez 1931'de San Francisco'da Japonca olarak basılan kitap, Manga experi Frederik L. Schodt tarafından İngilizce'ye çevirilmiş. Asya (Japon) göçmeni olan genç çizer Kiyama'nın Amerika izlenimlerini ve deneyimlerini anlattığı kitapta aynı zamanda Birinci Dünya Savaşı sırasında Amerika ve Asya'daki çizgiroman anlayışından da bahsediliyor.
  • The Anime Encyclopedia
Yazar : Jonathan Clements & Helen McCharty
2000'den fazla anime'yi tanıtan dev bir ansiklopedi.

Kitaplar ve yazarlarla ilgili ayrıntılı bilgi, yorum ve alışveriş olanağını www.amazon.com'dan sağlayabilirsiniz. Türkiyede satılmayan bir çok ünlü manga ve anime de buradan satışa sunuluyor. İstediğiniz kitap birkaç hafta içinde elinizde oluyor.
Son düzenleyen Blue Blood; 29 Eylül 2006 10:50
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
14 Nisan 2006       Mesaj #5
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Anime ve Manga nedir?

Japon çizgi filmlerine anime adı verilir. Anime sözcüğü Fransızca'daki animation sözcüğünden türemiştir. Manga ise Japon çizgi romanlarına verilen addır.
Ben Manga'nın Japon çizgi filmi demek olduğunu sanıyordum...
Anime'nin Türkiye'deki ilk gelişme döneminde bu videoları satan dükkan sahipleri, hatalı bir kullanımla bu anime videolarını "Manga" adı altında sattıkları için günümüzde hala bazı kişiler Anime'leri Manga olarak adlandırıyorlar. Bu kişileri bu hataya düşüren şey ise eskiden bu video'ların birçoğunun dağıtımını Manga Entertainment adlı İngiltere kökenli bir şirketin yapıyor olmasıydı. Japon animasyonları sadece 80'lerden önce bazen "TV manga" or "manga eiga" olarak da adlandırılmıştır. Günümüzdeki doğru ve yaygın kullanım ise sadece çizgi romanları manga olarak adlandırmaktır.

Manga Entertainment'ın bir Japon şirketi olduğunu sanıyordum...

1993 yılında kurulan Manga Entertainment'ın temelleri, İngiltere'de Chris Blackwell'ın sahibi olduğu Island Records adlı müzik şirketinin altında atılmıştır. Daha sonra şirketin merkezi İngiltere'den Amerika'ya (Chicago) taşınmıştır. Başkanlığını ise Marvin Gleicher yapmaktadır ve halen Chris Blackwell'ın Palm Pictures adlı şirketinin bir parçasıdır.
Yanlış bilinen başka bir konu ise Ghost In The Shell gibi animeleri Manga Entertainment adlı şirketin yapmış olduğudur. Halbuki Manga Entertainment bu animelerin sadece satıcısıdır.



CEO, Manga Entertainment, Inc.


Yayın hakları karşılığında bazı animelerin yapımında maddi destek sağlamıştır. Örnek olarak Ghost In The Shell aslen Production IG tarafından yapılmıştır. Ayrıca Ghost in the Shell 2'nin hakları Manga Entertainment yerine Disney'in Miramax adlı şirketine satılmıştır. Manga Entertainment 90'lı yıllarda önemli ilklere imza atmış olmakla beraber günümüzde anime videoları satan çok sayıda şirketten sadece biri haline gelmiştir.

Anime'nin kökeni nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır?

Osamu Tezuka Japonya'da modern animenin öncüsü olarak kabul edilir. Genç yaşta 8mm'lik kamerasıyla küçük animasyonlar çekmeye başlamış ve bu animasyonlarında Walt Disney ve Max Fleischer'ın eserlerinden ilham almıştır. Onun izinden yürüyen sanatçıların yapıtlarıyla anime adı verilen yeni bir stil ortaya çıkmıştır.

Anime'yi diğer çizgi filmlerden ayıran bir şey mi var?

Anime'ler normalde insanların anladığı şekilde çizgi filmler değillerdir. Çizgi film denilince insanların ilk aklına gelen şey Bugs Bunny, Tweety, Scooby Doo gibi çocuk zekasındaki animasyonlardır. Halbuki animeler her yaştan insan için yapılır ve gerçek hayatta olan veya olmayan hemen herşey onun konusu olabilir. Çizimleri çok farklı ve etkileyicidir.
Neden Anime karakterlerinin büyük gözleri, uzun bacakları vardır? Bütün animeler böyle mi?

Bazı animelerde karakterlerin büyük gözleri, uzun bacakları vardır. Kimi insanlar bu çizimlerle alay ederler ama bilmedikleri şeyse bunun kökeninin Walt Disney olduğudur. İlk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerin büyük gözleri ve uzun bacakları vardı (Bambi vs....). Bu çizim tarzı bugün bazı batı animasyonlarında hala kullanılmaktadır. Örnek olarak ShowTV ve TRT'de yayınlanmış olan Genç Pocahontas'ı ve İngiltere'de yapılmış olan Genç Robin Hood'u gosterebiliriz. Bu çizgi filmlerde de büyük gözleri, uzun bacakları olan karakterler kullanılmıştır ama bunlar anime değildir.

Walt Disney'den etkilenen Osamu Tezuka'nın yapmış olduğu animeler Disney'in bu tür çizimlerini kullanmışlardır ve bu uygulama bazı animelerde bügün de sürmektedir. Yani bu çizimlerin kökeni Japonların kısa olması değil, Walt Disney'in etkisidir. Bütün animelerde uzun bacak ve büyük göz kullanılmaz. Türkiye'de genelde sadece bu tür de olan animeler yayınlandığı için bu konuda bilgisi olmayan insanlar böyle sanmakta. Eğer gerçekçi çizim istiyorsanız Ghost In The Shell, Jin-Roh gibi animeleri inceleyebilirsiniz.

Ama ben hep Japon'ların boy-göz takıntıları nedeniyle böyle şeyler yaptıklarını sanırdım...

Açıkçası bu görüş tamamen bir Aristo Mantığı'nın bir çıkarımı. Yani "biber acıdır, hayat da acıdır, demek ki hayat biberdir" gibi bir önerme. Bu konuda doğru ve gerçek yorumlar yapabilmek için derin bir tarih ve psikoloji bilgisine ihtiyaç var. Evet, uzakdoğu insanında böyle bir takıntı vardır. Japonya'da çoğu genç kız uzun topuklu ayakkabı giyer. Ama unutulmaması gereken birşey varsa bunun sadece uzakdoğuya özgü bir takıntı olmadığıdır. Bu takıntı az veya çok dünyadaki bütün ülkelerde, bütün ırklarda vardır.




Peki neden? Tabii ki ideal insan tipinden. Yapılan bilimsel araştırmalar insanların bilinçaltını ve bilinç üstünü en çok etkileyen organın gözler olduğunu göstermiştir. Hatta yapılan cinsel araştırmalar karşı cinsi en çok etkileyen organın kadınların göğüsleri, popoları, erkeklerin omuzları olmadığını, karşı cinsin gözleri ve bakışları olduğunu kuşku getirmez bir şekilde ispatlamıştır. Uzun bacak olayına gelince... Tüm dünyada neden aileler çocuklarını basket oynamaya teşvik eder? Halter gibi sporlardan gelişim çağı boyunca uzak durmasını ister? Tabi ki çocuklarının uzun boylu olması için. Uzun boylu olma isteği Japonlara özgü değildir, boy ortalamaları ne olursa olsun tüm ülkelerdeki tüm ırklar için geçerlidir. Kiminde daha az, kiminde daha çok olabilir ama sonuçta bu evrensel bir istektir ve nedeni açıktır. Yani bütün insanların bilinçaltında ulaşmak istediği ideal insanın özelliklerinden biri de etkileyici gözlere sahip olmanın yanı sıra uzun boylu olmaktır. Sizce neden Barbie bebeklerinin uzun bacakları vardır?




Şimdi buradan batı animasyon tarihine bir göz atalım. Daha renkli ve sesli sinemanın olmadığı dönemlere bakalım.... Bu dönemde Fleischer Stüdyoları'nda çizilen dünyaca ünlü Betty Boop'un sizce neden çoğu anime karakterinden bile büyük başı, gözleri küçük ağzı ve burnu, upuzun bacakları vardı? Nedeni açıktır... Bu animasyonu Japonlar hazırlamadığına göre, bunu hazırlayanlar kısa boylu ve küçük gözlü Amerikalılar mıydı? Ayrıca burada animasyon dünyasında gerçek bir dahi olan, insan psikolojisini çok iyi bilen ve eserlerinde sergileyen büyük bir üstadı saygıyla analım... Yani Walt Disney'i... Walt Disney bu gerçeklerin farkındaydı ve bunları animasyonlarda büyük bir başarı ile kullandı. Bu sırada oluşmakta olan Japon animasyon sanatındaki Osamu Tezuka gibi öncüler batı animasyonunda gördükleri bu çizimleri ve bunların anlamlarını özümseyerek kendi yapıtlarında kullanmaya başladılar. Sonuçta bütün ülkelerde her ırktan insan kullanılan bu animasyon tipini çok sevdi ve bu türün giderek popülerliği arttı. Bu türü çok seven batılılar kısa boylu ve küçük gözlü insanlar değiller. En uzun ırklardan olan Alman ırkına mensup insanların kendileri uzun boylu ve büyük gözlü olmalarına rağmen dünyada anime ve mangayı, özellikle Sailor Moon gibi bu şekilde çizilmiş yapımları en çok seven ve izleyen insanlardan olmalarını nasıl açıklayabilirsiniz ki? Unutulmaması gereken bir konuda anime ve mangada çizilen karakterlerden sadece Japon karakterlerin uzun boylu ve büyük gözlü çizilmediği, tersine tüm ırkların böyle çizildiği gerçeğidir. Tüm dünyada insanlardan gelen bu yoğun istek üzerine Japon sanatçılar bu talebi karşılayabilmek için bu insan tipini kullanmaya devam ettiler. Biz de bu stili seviyoruz ama umarız ki insanlar bundan bizim de kısa boylu ve küçük gözlü olduğumuz sonucunu çıkartmazlar.

Bu tarz çizimler sadece güzel görünme isteğinden dolayı mı kaynaklanıyor?


Hayır, başka nedenler de var. Bunlardan biri de görsel anlatım. Devasa boyutlardaki gözlere inanılmaz duygular sığdırabilirsiniz. Bu sayede çok derin ve etkileyici bir anlatıma ulaşabilirsiniz. Disney de 1942 yapımı Bambi adlı unutulmaz eserinde büyük gözler kullanarak bu etkileyiciliği yakalamıştır.



Ayrıca büyük göz bir sembol olarak da kullanılmaktadır. Büyük gözler bazı anime'lerde "masumiyet" ve "duygusallık" sembolüdür. Bu nedenle bazı anime'lerdeki karakterin gözleri çocukken büyüktür ama genelde karakterler yaşlandıkça masumiyetlerini kaybettiklerinden gözleri nispeten küçülür.
Neden anime ve manga'larda bazen İngilizce sözcükler geçiyor?
1862 yılında Japan Punch adında İngilizce bir dergi çıkartmış olan Charles Wirgman, Japon karikatürünün babası olarak kabul edilmektedir. Charles Wirgman'ın yapıtlarından günümüze miras kalan en önemli şeylerden biri de çoğu manga'da "İngilizce" sözcüklerin geçmesidir. Bu konuda daha ayrıntılı bilgiyi Manga Tarihçesi bölümünde bulabilirsiniz.

Sonuçta anime de bir tür çizgi film ve çizgi filmleri sadece küçük çocuklar seyreder değil mi?

Hayır. İlk olarak animeler sadece küçük çocuklar için yapılmaz, aksine bir çok animenin çocuklar tarafından izlenmesi yasaktır. Anime kendi içinde farklı türlere ayrılır. Bunların arasında çocuklar için yapılan şirin karakterlerin oynadığı Şeker Kız Candy gibi animelerden, felsefe ve psikoloji içeren animelere (Evangelion vs.) ve çocukların izlemesinin kesinlikle yasak olduğu, büyükler için yapılan ve hayal bile edemeyeceğiniz kadar çok şiddet, cinsellik ve iğrençlik içeren animelere (la Blue Girl, X, Urotsukidoji vs.) kadar çok sayıda tür yer alır.

Hımmm.... Sanırım bu büyük bir endrüstri olmuş....

Evet. Örnek vermek gerekirse Amerikalıların çizgi roman pazarı yıllık yaklaşık 100 milyon dolardır. Halbuki Japonya'daki Manga pazarı yıllık yaklaşık 5 milyar dolardır. Bugüne kadar 2000'in üzerinde anime film ve serisi yapılmıştır. Japonya'da animeler Türkiye'deki gibi televizyonda sadece çocuklar okuldan gelince gündüz seyretsinler diye yayınlanmaz. Japonya'da anime filmleri akşamları yani insanların en çok televizyon başında oldukları ve televizyon kanallarınca en çok önem verilen saatlerde Prime Time yayınlanır.

Anlaşılan oldukça popüler bir şey....

Evet. Anime ve manga inanılmaz derecede popülerdir. Her yıl Amerika'da ve bütün Avrupa ülkelerinde anime-manga fuarları açılır ve çok büyük ilgi görür. Ayrıca bütün bu ülkelerde sadece anime-manga üzerine kitap, kaset, bebek, eşya satan özel dükkanlar bulunmaktadır. Hatta Amerika'daki hemen her üniversitede bir anime kulübü vardır.

Peki anime'lerin dünya animasyonundaki yeri nedir?

Türkiye'de bilinmemesine karşın birçok anime dünya çapında hayranlıkla izlenmekte ve değişik ülkelerdeki bir çok saygın festivalde ödüller kazanmakta. İlk renkli anime sinema filmi olan 1958 yapımı The White Snake Enchantress'ın Venedik, Meksika ve Berlin festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya çapında söz sahibi olmaya başlayan anime'ler, uluslararası yarışmalardaki bu başarılarını her yıl daha da arttırarak sürdürmekteler.

Anime'nin başarısına doğal olarak batılı animasyon şirketleri de kayıtsız kalmıyorlar. Zaten uzun süredir batılı şirketlerle ortaklaşa birçok proje yapılıyor ve sonuçta ortaya mükemmel animeler çıkıyor. Buna Fransız-Japon ortak yapımı olan Mysterious Cities of Gold (Türkiye'de bilinen ismiyle Güneşin Oğlu Esteban) gibi bir çok örnek sayılabilir. Ayrıca, batı animasyonun temsilciliğini yapan Disney de artık anime'lerin başarısını açıkca kabul ediyor. Bu nedenle 1996 yılında yapılan Disney-Tokuma anlaşmasıyla Disney, Japon animasyonunun en büyük temsilcisi olan Studio Ghibli'nin anime filmlerinin dünya çapında dağıtımını ve pazarlanmasını üstlendi. Ayrıca Disney, Studio Ghibli'nin hazırladığı anime filmlerinin üretim masraflarının bir kısmını karşılayarak bu filmlere yatırım yapmaya başladı. Mesela Studio Ghibli'nin Tonari no Yamada-kun (My Neighbors the Yamadas) adlı filminin 2.4 milyar yen tutan üretim maliyetinin %10'u Disney tarafından ödendi. Ayrıca Disney, anlaşma uyarınca dağıtımını üstlendiği Studio Ghibli filmlerinden olan Princess Mononoke'nin İngilizce dublajı için 2.4 milyon dolar harcayarak anime'lere vediği önemi bir kez daha vurgulamış oldu.




Anime ve Manga, bugün birçok batı üniversitesinde ders olarak okutulmakta ve incelenmektedir. Örnek olarak Texas Austin Üniversitesi'ndeki anime dersinin programını buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz. Hatta Türkiye'de Bilkent Üniversitesi'nde verilen Modern Japan konulu English and Composition 102 dersinin kapsamında incelenen anime ve manga konularını buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz.

Bugün batı dünyasının en önemli yönetmen, yazar ve animatörlerinin bir çoğunun anime'ye karşı hayranlık duyduğu biliniyor. Bu kişiler Hayao Miyazaki, Mamoru Oshii, Katsuhiro Otomo gibi anime yönetmen, yazar ve animatörlerine olan hayranlıklarını açıkca dile getiriyorlar. Mesela birkaç örnek verirsek:
  • "Animasyonun yaşayan efsanesi" olarak adlandırılan Hayao Miyazaki hakkında, Buena Vista şirketinin başkanı Michael O. Johnson bir televizyon programında şöyle diyor:
Disney'in içinde Miyazaki'ye hayran olan çok sayıda animatör var....
  • Pixar stüdyolarının A Bug's Life ve Toy Story adlı filmlerinin yönetmeni olan John Lasseter şöyle diyor: (Tam metni buraya tıklayarak görebilirsiniz)
Pixar'da bir sorun çıktığı zaman çözemezsek Miyazaki'nin filmlerinden birini alıp izleriz ve ilham verecek bir sahne ararız ve bu her zaman işe yarar!! Hayrete düşer ve ilham alırız. Toy Story filmi Bay Miyazaki'ye çok büyük bir minnettarlık borçludur.
  • Steven Spielberg'in, Hayao Miyazaki'nin yönetmenliğini yapmış olduğu Lupin III: The Castle of Cagliostro'nun sinema tarihindeki en iyi macera filmlerinden biri olduğunu ve aynı zamanda en iyi araba takip sahnesine sahip olan film olduğunu söylediği söylenmektedir.
  • Disney'in Mulan filminin yönetmenleri olan Barry Cook ve Tony Bancroft şöyle diyorlar:
Miyazaki bizim için bir Tanrı gibidir...
  • Ayrıca, Disney'in Güzel ve Çirkin, Notre Dame'ın Kamburu filmlerinin yönetmenleri olan Gary Trousdale ve Kirk Wise'ın ve Disney'in Ariel, the Beast, Pocahontas ve Aladdin karakterlerinin baş animatörü olan Glen Keane'nin, Miyazaki'nin anime'lerine olan hayranlıkları biliniyor.
  • Batman ve Superman'in animasyon dizilerinin yazarı ve yapımcısı olan Paul Dini, Miyazaki'nin animelerine olan hayranlığını şu sözlerle dile getiriyor:
"Mükemmel", "olağanüstü" ve "gerçekliği ve animasyonu aşan bir film yapımcısı"
  • 1987'den beri birçok Star Trek serisinde görev alan Rick Sternbach, Miyazaki'nin Nausicaa of the Valley of Wind adlı filminden etkilenerek Star Trek: The Next Generation'daki uzaylı ırklardan birine Nausicaäns adını vermişti.
  • Alien, The Abyss ve The Fifth Element gibi dünyaca ünlü filmlerin sahne planlamalarını yapmış olan ve dünyaca ünlü The Aedena Cycle ve The Airtight Garage gibi çizgi romanların yazarı olan Fransız sanatçı Jean "Mobius" Giraud, Miyazaki'yi şöyle tanımlıyor:
O, çocukların düşüncelerine en parlak alev... Miyazaki, animasyon olarak adlandırılan bu yeni sanatı soylulaştırdı.
  • Sandman ve Books of Magic gibi ünlü çizgi romanların yazarı olan Charles Vess, eserlerinde Miyazaki'nin yarattığı Totoro ve Kiki gibi bir çok karakter kullanmakta.
  • Dünyanın en büyük yönetmenlerinde olan Akira Kurosawa, Miyazaki'nin My Neighbor Totoro adlı filmini yüzyılın en iyi 100 filmi listesine koyuyor ve şöyle diyor:
Animasyon olmasına rağmen çok etkilendim. Nekobus'a gerçekten bayıldım. Kiki's Delivery Service'i izlerken ağladım. Film endüstrisi için aradığım bütün yetenekler anime'ye geçti. Bu yüzden film endüstrisinin gerçekten çok çalışması gerekecek. Genç insanları çeken böyle filmler yapmalıyız.
  • Matrix'in yönetmenliğini yapmış olan Wachowski kardeşler, dünyaca ünlü Ghost In The Shell, Patlabor, Blood: The Last Vampire, Jin-Roh, Urusei Yatsura gibi anime'lerin yönetmenliğini ve/veya yazarlığını yapmış olan Mamoru Oshii'ye olan hayranlıklarını devamlı dile getiriyorlar. Üstelik Matrix'deki birçok sahnenin aslında Ghost In The Shell'den esinlenmiş olduğu biliniyor. Bu iki filmi karşılaştıran ve Matrix'in Ghost In The Shell'den almış olduğu sahneleri inceleyen çok sayıda siteden birine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
  • Titanic, Aliens, The Abyss, Rambo II, Terminator gibi sayılı filmlerin yazarlığını ve yönetmenliğini yapmış olan James Cameron, Mamoru Oshii'ye gönderdiği mektupta şunları söylüyor: (Orjinal mektubu buraya tıklayarak görebilirsiniz)
Ghost In The Shell, etkileyici bir kurgu çalışması. Yetişkinler için, edebi ve görsel mükemmelliğe ulaşmış ilk gerçek animasyon filmi. Dizaynı, görsel uyumun şiirselliği ve içeriğinin derinliği onu bilim kurgu filmlerinin içinde özel bir yere koyuyor. Oshii-san'a tebriklerimle - önemli bir görsel çalışma.
  • Robocop 2 ve 3 filmlerinin senaryosunun ve Batman-saga 'Return of the Dark Knight' ve Daredevil çizgiromlarının yazarı olan Frank Miller'ın Akira, Robot Carnival, Roujin Z, Spriggan (bu filminin konusu Türkiye'de geçmektedir) gibi anime filmlerinde yazarlık ve/veya yönetmenlik yapmış olan Katsuhiro Otomo'ya hayran olduğu bilinmektedir. Hatta Frank Miller, Robocop III filmindeki kötü karaktere Otomo adını vermiştir.
Peki animelerin arasında kalitesiz ve kötü olanlar da yok mu?

Elbette kötü olanları da var. Bugün kapitalist düzen sonucu Hollywood nasıl dünyanın en iyi filmlerinin yanı sıra dünyanın en kötü filmlerini de üretiyorsa, doğal olarak yalnızca anime'nin genel popülaritesinden yararlanmak için yapılmış bazı kalitesiz anime'ler de vardır. Bu nedenle sitede kaliteli ve başarılı anime'leri tanıtarak yeni başlayanlara yol göstermeye çalışıyoruz.

Bazı örnekler verebilir misiniz?

Şu anda binlerce farklı anime vardır. Unutmayın ki her yıl yaklaşık 100 yeni anime piyasaya sürülmektedir. En çok beğenilen anime'lerdan şunlar örnek olarak verilebilir:



Fantazi:

Nausicaa, Laputa, Nadia, Angel's Egg, Mugen Shinshi.

Kılıçlar ve Sihir :

Yotoden, Yoma, Dagger of Kamui, Lodoss War, RG Veda, Wizardry, Emblem of Gude, Arslan, Weathering Continent, Jubei Ninpocho, Ys.

Bilim Kurgu:

Macross, Bubblegum Crisis, Gundam, Crusher Joe, Dallos, Megazone 23, Harlock, Yamato, Wing of Honneamise, Akira, Galaxy Express 999, Queen Millenium, Silent Mobius, Please Save My Earth, Kishin Heidan.

Macera:

Lupin III, Riding Bean, City Hunter, Goku

Rock Müzik:

Bubblegum Crisis, Megazone 23

Komedi:

Urusei Yatsura, Ranma 1/2, Maison Ikkoku Orange Road, Patlabor TV, Assemble Insert, Space Family Karl Vinson, Greenwood, Tenchi Muyo, Ah! My Goddess, Moldiver.

Korku:

Vampire Hunter D, Vampire Princess Miyu, Yoma, Yotoden, Harmagedon, Iczer-1, Sazan Eyes, Mermaid's Forest, Supernatural Beast City, Silent Mobius.

Silahlı Kızlar:

Dirty Pair, Burn Up!, Gall Force, Bubblegum Crisis Gunbuster, Dangaio, Iczer-1, Iczer-3, Sol Bianca

Kılıçlı Kızlar:

Fandora, Lemnear, Emblem of Gude, Leina STOL, Luna Varuga, Demon Hunter Yohko, Magic Knight Rayearth

Sihirli Kızlar:

Minky Momo, Sailor Moon, Hime-chan no Ribbon, AkaZukin Chacha, Yadamon.

Duygusal:

Grave of the Fireflies, Touch, Kimagure Orange Road Movie

Mecha (robotlar):

Bubblegum Crisis, Gundam, Macross, Southern Cross, Gunbuster, Dangaio, Dancougar, Megazone 23, Patlabor, Mellowlink, Votoms, Zeorymer, Giant Robo.

Savaşan Tanrılar:

Arion, Saint Seiya, Shurato, RG Veda.

Erotik:

Cream Lemon, La Blue Girl, Urutsokidoji

Gizemli:

Etranger, Urban Square, Patlabor movie, Lupin III

Romantizm:

Orange Road, Maison Ikkoku, Slow Step.

Spor:

Slow Step, Touch.

Çocuklar için:

Totoro, Kiki, Laputa, Nadia, Granzort

Vahşet:

Baoh, Devilman, Hukoto no Ken, Sazan Eyes.

Doğaüstü:

Yoma, Yotoden, Sazan Eyes, Supernatural Beast City, Vampire Princess Miyu, Karura Mau, Silent Mobius, JoJo's Bizarre Adventure

Burada benim anlamadığım bir sürü terim var. Sıkça kullanılan terimlerin anlamlarını öğrenebilir miyim?

Anime:

Japon çizgi filmleri

Bishounen:

Kadınsı erkek. Genel özellikleri : Kadınsı ses, narin vücut...

Bishoujo:


Güzel kız

Dojinshi:


Bir anime veya manga'nın hayranları tarafından hazırlanmış olan ve orjinali ile karakterler dışında pek alakası olmayan çizimler, öyküler, videolar....

Ecchi:


Biraz baştan çıkaran..... genelde hafif erotik anime'lar

Fansub:


Bir anime'nin hayranları tarafından orjinal Japonca videosuna İngilizce veya başka bir dilde alt yazı eklenerek çeviri yapılması.

Hentai:

Erotik veya Porno anime veya manga

Kawaii:

Şirin

KOR:


Kimagure Orange Road

Manga:

Japon çizgi romanları

Mecha:

Dev robotlar, aletler vs...

Nihon:


Japon

OAV/OVA:

Original Animation Video/Original Video Animation. Bu anime'lar sadece video kaset olarak piyasaya sürülür, televizyonda gösterilmez. Çizimleri televizyon sürümünden genelde daha kalitelidir.

OST:


Original SoundTrack

Otaku:

Hayatını anime'ye adamış kişi

Seiyuu:

Seslendirme sanatçısı. Japonya'daki seslendirme sanatçıları sadece bu işle uğraşır ve çoğu çok ünlüdür.

Super deformed (Chibi):

Karaktere kısa boy, büyük baş vs. ile çocuksu bir hava verilir

Shoujo:

Kızlar için yapılmış anime veya manga. Genelde güzel, romantik, duygusal konular işlenir.

Shounen:


Erkekler için yapılmış anime veya manga. Genelde aksiyon ve macera işlenir.

Yakuza:
Japon mafyası
Son düzenleyen Safi; 23 Aralık 2015 03:28
sade - avatarı
sade
VIP hazan
4 Aralık 2012       Mesaj #6
sade - avatarı
VIP hazan


Anime

Anime kelimesi, anlamı animasyon veya çizgi film olan Fransızca'dan alınmış olan Japonca bir kelimedir. Genel olarak Japon çizgifilmi olarak tanımlanabilir.

Osamu Tezuka Japonya'da çağdaş animenin öncüsü olarak kabul edilir. Genç yaşta 8 mm'lik kamerasıyla küçük animasyonlar çekmeye başlamış ve bu animasyonlarında Walt Disney ve Max Fleischer'ın eserlerinden ilham almıştır. Onun izinden yürüyen sanatçıların yapıtlarıyla anime adı verilen yeni bir stil ortaya çıkmıştır.

Tarih

Anime tarihi 20'inci yüzyıl başlarında Japon film yapımcılarının Fransa, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya'daki animasyon tekniklerini keşfetmesiyle başlamıştır.

Bu dönemde Japonya'da filmlere alternatif bir hikaye anlatımı sunabilen animasyon oldukça popüler olmuştur. Amerika'da filmler ve şovlar için oldukça büyük bütçeler mevcut iken, Japonya'da küçük bir piyasayı ve bütçe, yer, ve aktörlük eksikliklerini de taşıyordu. Batılı aktörlere benzeyen aktörlerin bulunmaması Avrupa, Amerika ve fantezi dünyalarında Asyalı oyuncuların varolmasını imkansız kılıyordu. Animasyonun değişik kullanımları Japonlara benzemeyen karakterler ve yerlerin yaratılmasına sebep vermiştir.

1970'li yıllarda manga çizimleri büyük bir ilgi çekmiştir. Bu çizimlerin büyük bir çoğunluğu da animasyonlarda kullanılmıştır; özellikle Osamu Tezuka bir efsane ve "Manga'nın Tanrısı" haline gelmiştir. Eserlerinin ve diğer tasarımcıların da etkisiyle, anime günümüzdeki sanatın mutlak karakteristiklerini ve türlerini yaratmıştır. Robot tarzı (mecha) Tezuka tarafından şekil almış, Go Nagai ve diğerleri de geliştirmiştir. Yoshiyuki Tomino'nun katkısıyla da bir devrim gerçekleşmiştir. Gundam ve Macross gibi robot animeleri 80lerin klasikleri arasına girmiştir, ve robot türü anime günümüzde hala Japonya'da ve Dünya'da popülerdir. 1980lerde anime Japonya'da ana görüş haline gelmiştir ve büyük bir üretime geçmiştir. Bununla beraber Manga'da popülaritesini Japonya'da ve Dünya'da zirveye taşımıştır. 1990ların ortasında ve sonunda, ayrıca 2000lerde anime tüm ülkelerde popüler olmuştur.

Anime ve diğer çizgi filmler

Animeler normalde insanların anladığı şekilde çizgi filmler değillerdir. Çizgi film denilince insanların ilk aklına gelen şey Bugs Bunny, Tweety, Scooby Doo gibi çocuk zekasındaki animasyonlardır. Halbuki animeler her yaştan insan için yapılır ve gerçek hayatta olan veya olmayan hemen her şey onun konusu olabilir. Çizimleri çok farklı ve etkileyicidir. Hatta Japonya da Prime Time denilen izlenme aralığına konan milyonlarca kişinin izlediği animelerde bulunmaktadır. Çoğu animenin içerisinde cinsellik öğeleride vardır ve bunu Walt Disney ekolü animasyonlarda göremezsiniz. Küçük izleyicilerin anlamayacağı sadece yetişkinlerin sezebileceği yapımlardır. Örneğin meşhur Sailormoon animesinde lezbiyen karakterler bulunmaktadır. Tabiki anime sadece cinsellik üzerine kurulu değildir. Örnek olarak pokémon adlı animede ash adlı pokémon eğitmeninin dünyanın en iyi pokémon eğitmeni olmak için gösterdiği çaba ve maceraları anlatılmaktadır. Buna pek çok örnek daha verilebilir.

Büyük göz ve ufak ağız



Bazı animelerde karakterlerin büyük gözleri, uzun bacakları vardır. Bunu Japonların kısa boylu ve çekik gözlü olmalarının yarattığı bir komplekse bağlayarak açıklayanlar vardır ancak bu açıklama çizimlerin kökeninde batlı örnekler olduğunun bilinmemesinden kaynaklanır . İlk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerin büyük gözleri ve uzun bacakları vardı (Bambi vb.). Bu çizim tarzı bugün bazı batı animasyonlarında hala kullanılmaktadır. Örnek olarak Show TV ve TRT'de yayınlanmış olan Genç Pocahontas'ı ve İngiltere'de yapılmış olan Genç Robin Hood'u gosterebiliriz. Bu çizgi filmlerde de büyük gözleri, uzun bacakları olan karakterler kullanılmıştır ama bunlar anime değildir.

Walt Disney'den etkilenen Osamu Tezuka'nın yapmış olduğu animeler Disney'in bu tür çizimlerini kullanmışlardır ve bu uygulama bazı animelerde bügün de sürmektedir. Yani bu çizimlerin kökeni Japonların kısa olması değil, Walt Disney'in etkisidir. Bütün animelerde uzun bacak ve büyük göz kullanılmaz. Türkiye'de genelde sadece bu tür de olan animeler yayınlandığı için bu konuda bilgisi olmayan insanlar böyle sanmaktadır.

Japonların boy-göz takıntıları nedeniyle böyle şeyler yaptıklarına dönük inanç tamamen bir Aristo Mantığı'nın bir çıkarımıdır. Yani "biber acıdır, hayat da acıdır, demek ki hayat biberdir" gibi bir önermedir. Bu konuda doğru ve gerçek yorumlar yapabilmek için derin bir tarih ve psikoloji bilgisine ihtiyaç vardır. Uzakdoğu insanında böyle bir takıntı olduğu yadsınamaz. Japonya'da çoğu genç kız uzun topuklu ayakkabı giyer. Ama unutulmaması gereken bir şey varsa bunun sadece uzakdoğuya özgü bir takıntı olmadığıdır. Bu takıntı az veya çok dünyadaki bütün ülkelerde, bütün ırklarda vardır.Ama animelerde sadece büyük gözler uzun bacaklar değildir göze çarpan çoğunluğunda bizim normal hayata verdiğimiz tepkiler mimikler ve jestler daha fazla abartılı bir görsellikle ifade edilir.Örn: ağlayan bir anime çizgi kahramanın gözü yaşlarından sel olması başından dumanlar çıkması gibi...

Animelerin dünya animasyonundaki yeri

Türkiye'de bilinmemesine karşın birçok anime dünya çapında hayranlıkla izlenmekte ve değişik ülkelerdeki birçok saygın festivalde ödüller kazanmaktadır.

İlk renkli anime sinema filmi olan 1958 yapımı The White Snake Enchantress'ın Venedik, Meksika ve Berlin festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya çapında söz sahibi olmaya başlayan animeler, uluslararası yarışmalardaki bu başarılarını her yıl daha da arttırarak sürdürmektedirler.

Anime'nin başarısına doğal olarak batılı animasyon şirketleri de kayıtsız kalmamaktadır. Uzun süredir batılı şirketlerle ortaklaşa birçok proje yapılmaktadır ve sonuçta ortaya mükemmel animeler çıkmaktadır. Buna Fransız-Japon ortak yapımı olan Mysterious Cities of Gold (Türkiye'de bilinen ismiyle Güneşin Oğlu Esteban) gibi birçok örnek sayılabilir. Ayrıca, batı animasyonun temsilciliğini yapan Disney de artık anime'lerin başarısını açıkca kabul etmektedir.

Bu nedenle, 1996 yılında yapılan Disney-Tokuma anlaşmasıyla Disney, Japon animasyonunun en büyük temsilcisi olan Studio Ghibli'nin anime filmlerinin dünya çapında dağıtımını ve pazarlanmasını üstlenmiştir. Ayrıca Disney, Studio Ghibli'nin hazırladığı anime filmlerinin üretim masraflarının bir kısmını karşılayarak bu filmlere yatırım yapmaya başlamıştır. Mesela Studio Ghibli'nin Tonari no Yamada-kun (My Neighbors the Yamadas) adlı filminin 2.4 milyar yen tutan üretim maliyetinin %10'u Disney tarafından ödenmiştir. Ayrıca Disney, anlaşma uyarınca dağıtımını üstlendiği Studio Ghibli filmlerinden olan Princess Mononoke'nin İngilizce dublajı için 2.4 milyon dolar harcayarak animelere vediği önemi bir kez daha vurgulamıştır.

Bazı Popüler Anime Manga Serileri
  • 3x3 Eyes
  • Acturus
  • Agent Aika
  • Ah! My Goddess
  • Air
  • Aishiteru ze Baby
  • Akira
  • Alichino
  • Angel Sanctuary
  • Angelic Layer
  • Angelic Serenade
  • Appleseed
  • Aquarian Age
  • Argento Soma
  • Arjuna
  • Ayashi No Ceres
  • Azumanga Daioh
  • Bakuretsu Hunters
  • Basilisk
  • Battle Angel Alita
  • Beyblade
  • Black Cat
  • Blame!
  • Bleach
  • Blood+
  • Boogiepop Phantom
  • Burn Up W
  • Captain Tsubasa
  • Card Captor Sakura
  • Catgirl Nuku Nuku
  • Chobits
  • Clover
  • Code Geass
  • Cowboy Bebop
  • Crystal Chronicles
  • Death Note
  • Detective Conan
  • Devil Hunter Yohko
  • Digi Charat
  • DNAngel
  • Dragonball
  • Dual
  • El Hazard
  • Elfen Lied
  • Eureka Seven
  • Eternal Sabbath
  • Excel Saga
  • Fate/Stay Night
  • Fruits Basket
  • Fushigi Yuugi
  • Fullmetal Alchemist
  • Full Moon wo Sagashite
  • Gundam SEED
  • Gunslinger Girl
  • Hellsing
  • Inu-Yasha
  • Kaleido Star
  • Kamikaze Kaitou Jeanne
  • Kimagure Orange Road
  • Magic Knight Rayearth
  • Naruto
  • Neon Genesis Evangelion
  • One Piece
  • Prince Of Tennis
  • Pokemon
  • Revolutionary Girl Utena
  • Robotech
  • Rurouni Kenshin
  • Sailor Moon
  • Saiyuki
  • Sakura Wars
  • Samurai Champloo
  • Samurai Deeper Kyo
  • Shakugan no Shana
  • Shaman King
  • Slayers
  • Soul Hunter
  • Spirited Away
  • Tenjo Tenge
  • Transformers
  • Trigun
  • Trinity Blood
  • Tsubasa Reservoir Chronicles
  • Vampire Hunter D
  • Vision of Escaflowne
  • Witch Hunter Robin
  • Wolf's Rain
  • Yohko
  • You're Under Arrest
  • Yu-Gi-Oh!
  • Yuu Yuu Hakusho

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 23 Aralık 2015 03:29


croplatform - avatarı
croplatform
Ziyaretçi
3 Şubat 2013       Mesaj #7
croplatform - avatarı
Ziyaretçi
JAPAN: Kingdom of Characters “JAPONYA: Çizgi Karakterleri Ülkesi” Sergisi
30 Ocak-20 Şubat 2013 tarihleri arasında “JAPONYA: Çizgi Karakterleri Ülkesi” sergisi düzenlenecektir.
Bu sergide, “Japonlar ve çizgi karakterler” teması ile, bugüne kadar Japon toplumu arasında popülerlik kazanan ünlü karakterlerin panoları, DVD görüntüleri ve karakterlerin büyük maskotları ile karakterler dünyası her açıdan tanıtılacaktır.

Hepinizi bekliyoruz.

Tarih: 30 Ocak – 20 Şubat 2013 (her gün) / 11:00-18:00 arası

Yer: Japonya Başkonsolosluğu Eski Ofis Binası (İnönü Cad. No.16, Gümüşsuyu, Taksim İstanbul)



İçerik: Japonya’nın popüler kültürü olan çizgi karakterler, pano, maskot ve DVD görüntüleri kullanılarak 4 ayrı bölümde tanıtılacaktır.
1.Bölüm: Her çağı temsil eden çizgi karakterlerin pano, maskot, DVD görüntüleri v.b. (Ultra-man, Gundam, Evangelion v.b.)
2.Bölüm: Hello Kitty’nin odası v.b.
3. Bölüm: Japonya’daki bazı belediyeleri temsil etmek amacıyla yaratılan çizgi karakterlerin panoları, maskot, anime görüntüleri v.b. (Hikonyan, Sento-kun v.b.)
4. Bölüm: Japonlar ve çizgi karakterleri arasındaki ilişkiler hakkında sergi v.b.

Japonya İstanbul Başkonsolosluğu
Tel : 0212-317-4600
Faks : 0212-317-4604
E-mail : culture@it.mofa.go.jp
W E B : Consulate-General of Japan in Istanbul
Facebook : http://www.facebook.com/Japonya.Istanbul.Baskonsoloslugu

Benzer Konular

10 Nisan 2018 / Muhabbetci Müslümanlık/İslamiyet
14 Şubat 2006 / Misafir Anime Sanatı
4 Şubat 2012 / LaDy Genel Mesajlar
29 Kasım 2016 / xxxZiyaretçixxx Cevaplanmış