Varsayılan Kategorisi olmayan mesajlar
Sürpriizz !! Hafizecim,şekerim,şaşırdın dimi beni bu saatte görünce.
Ne işim mi var?Aman bizim evde işten çok ne var?Yaz geldi geliyor derken haziran bitti.Daha kışlıkları yazlıklarla çeynç edemedik.Değiştiremedik yani. Bu gün biriyle tanıştım,bir süre Amerikada kalmış,ikidebir,o yee,o yee deyip duruyordu...Komikti gerçekten.Ben mi?Ben tipimdir Hafize bilmiyormusun?Kapıveririm karşımdakinden hemen.İzmire gittiğimde geliyom ,gidiyom,gevrek yiyom,çiğdem çitliyom falan . . .
Hani şu meşhur dörtlü vardır, ya...
Bir İngiliz, bir Fransız, bir Amerikalı, bir Türk.
İşte bu defa onların eşleri bir araya gelmiş.
Önce, İngiliz hatun başlamış anlatmaya.
-Benim eşim öyle romantiktir ki her sabah eline bir gül alır.O gülü tüm vücudumda gezdirerek beni uyandırır.
Amerikalı atlamış hemen 
-Aaaaa benim eşim de çok romantiktir. Sabah ayak ucumuzdaki pencereyi açar. Hafif rüzgar ayaklarımdan başlayıp tüm vücudumu . . .
Yarına yürüyüp düne bakmadan
Sevdalık edelim desem var mısın? Menzil gözetmeden, yöne bakmadan Yürüyüp gidelim söyle var mısın? Bir hırka sırtlanıp, hoş deyip çula El avuç açmadan başka bir kula Sevdamız uğruna, hem de bir pula Dünyayı satalım desem var mısın? Karanlık geceler bizi beklese Güneş küsse bize yüzün saklasa Sevdalık olanı ölüm yoklasa El ele tutalım desem var mısın? Aşkı kıble edip gönül gözüne Bakmadan yaşamın . . .
Sarı Lira Gibi Ömrümüz / Erel Bleda
‘Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek
’Dediği gibi şairin;
O telaşla bırakın
Paris yolunda ılıkRüzgarla taramayı saçlarınızı
Sevdiğimizle doyasıya bir sohbet bile edemedik biz...
Gözümüz saatte söyleştik hep,
Koşuşur gibi seviştik,
yarışır gibi çalıştık
Hep yetişilecek bir yerler vardı...
Aranacak adamlar, yapacak işler...
Bir sonraki günün telaşı,
bir öncekinin tersine bulaştı... . . .
Sayfa 210 / 265