Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var Güncelleme: 22 Aralık 2016  Gösterim: 165.137  Cevap: 6

Kur'an-ı Kerim nasıl inmiştir?

Ziyaretçi
30 Aralık 2008 22:46       Mesaj #1
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
Kur'an-ı Kerim nasıl inmiştir?
EN İYİ CEVABI Baturalp verdi
Hz. Muhammed’e vahiy yoluyla 23 yılda (610-632) parça parça ve Arapça olarak indiğine (inzal, tenzil) inanılır. Vahyi bazen Cebrail getirmiş, bazen de Allah doğrudan Hz. Muhammed’e bildirmiştir. Bu nedenle Kuran, Allah’ın öncesiz ve sonrasız, yanılmaz sözü olarak kabul edilir.

DEVAMI >>>> Kur'an-ı Kerim Nedir?


Sponsorlu Bağlantılar
Son düzenleyen Baturalp; 22 Aralık 2016 23:20


30 Aralık 2008 23:29       Mesaj #2
konçuy - avatarı
VIP ON TEMMUZ 2013
Peygamberimiz Hz Muhammed (sas), kendisine peygamberlik görevi verilmeden önce bir süre Mekke yakınındaki Hira dağında bir mağaraya çekilir, Allah'ın büyüklüğünü düşünmekle meşgul olurdu

610 yılının Ramazan ayında bir Pazartesi gecesi yine Hira'daki mağaraya çekilmiş, gönlü ve bütün varlığı ile Allah'a yönelmişti İşte bu sırada meleklerin en büyüğü olan Cebrâil (as), Allah'ın emriyle peygamberimize gelerek "Oku!" dedi ve bu emri üç defa tekrarladı Sevgili Peygamberimiz, "Ne okuyayım?" deyince Cebrâil (as), Kur'an-ı Kerim'den beş âyeti tebliğ etti Böylece ilk vahiy geldi ve Kur'an-ı Kerim nâzil olmaya başladı
Sponsorlu Bağlantılar

Kur'an-ı Kerim, peygamberimize vahiy yoluyla gelmiştir Vahiy: Allah tarafından doğrudan doğruya veya elçi vasıtasıyla Peygamberlere bildirilen ve kesinlik ifade eden bilgidir Vahyin çeşitleri vardır Allah bu vahiy yollarından biri ile sözünü peygamberlerine duyurmuştur

Bu yollardan biri de Yüce Allah'ın, sözünü bir melek aracılığı ile peygamberlerine duyurmasıdır

Allah'ın sözünü peygambere bildiren melek; bazen kendi suretinde gelirdi Bazen de bir insan şeklinde gelir, orada bulunanlar kendisini görür, sesini işitirlerdi Bazı zamanlarda da melek vahyi peygambere bildirir, fakat kendisi görünmezdi

Kur'an-ı Kerim, Peygamber Efendimize Cebrail adlı melek aracılığı ile indirilmiştir

İlk vahiy geldiği zaman Peygamberimiz (sas) kırk yaşında idi

Kur'an'ın inmeye başlamasıyla Hz Muhammed (sas)'in Peygamberlik görevi başlamış oldu Kur'an-ı Kerim, bazen ayet-ayet, bazen de sûreler hâlinde parça-parça inerek 23 senede tamamlandı.
Son düzenleyen Baturalp; 22 Aralık 2016 23:32 Sebep: sayfa düzenlendi
MeLL
2 Nisan 2009 22:47       Mesaj #3
MeLL - avatarı
Ziyaretçi
Kuran-ı Kerim' in indirilmeye başlaması ilk vahiy ile birlikte başlamıştır.

Miladi 610 tarihinde ilk vahiy Mekke’de Hira mağarasında, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.a.v.) tefekkür ederken gelir. Gelen ilk vahiy Alak Suresinin ilk beş ayetidir. Bu esnada Hz. Peygamber kırk yaşındadır.
Son düzenleyen Baturalp; 22 Aralık 2016 23:33
MeLL
2 Nisan 2009 23:02       Mesaj #4
MeLL - avatarı
Ziyaretçi

KUR'AN NİÇİN İNDİRİLMİŞTİR?


Bu soruya ayetlerle cevap verelim...

Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.
Yunus / 57

O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz. Ayrıca bu Kitab'ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.
Nahl / 89

De ki: Onu, Mukaddes Rûh (Cebrail), iman edenlere sebat vermek, müslümanları doğru yola iletmek ve onlara müjde vermek için, Rabbin katından hak olarak indirdi.
Nahl / 102

Elif. Lâm. Râ. (Bu Kur'an), Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip (ve) övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. İbrahim / 1

Sana da (ey Muhammed) geçmiş kitapları tasdik eden ve onları kollayıp koruyan Kitab (Kur'ân)ı hak ile indirdik. Onların aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan sapma. Biz, herbiriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı, fakat size verdiklerinde sizi denemek istedi. Öyleyse iyiliklere koşun. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O, ihtilafa düştüğünüz şeyleri size haber verir. Maide / 48

(Bu Kur'an) üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir. Yasin / 5-6

(Resûlüm!) Sana bu mübarek Kitab'ı, âyetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik
Sad / 29
Son düzenleyen Baturalp; 22 Aralık 2016 23:34 Sebep: sayfa düzenlendi
MeLL
2 Nisan 2009 23:14       Mesaj #5
MeLL - avatarı
Ziyaretçi

İHTİLAFLARI SONUÇLANDIRMAK İÇİN :



(2) Bakara 213.ayet :
213 İnsanlar bir tek ümmet idi. Sonra Allâh, peygamberleri, müjdeciler ve uyarıcılar olarak gönderdi; onlarla beraber, anlaşmazlığa düştükleri konularda insanlar arasında hükmetmek üzere, içinde gerçekleri taşıyan Kitabı indirdi. Kendilerine Kitap verilmiş olanlar, kendilerine açık deliller geldikten sonra, sırf aralarındaki kıskançlıktan ötürü o(Kitap hakkı)nda anlaşmazlığa düştü(ler). Bunun üzerine Allâh, kendi izniyle inananları, onların üzerinde ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allâh, dilediğini doğru yola iletir.

(16) Nahl 64.ayet :
64 Biz sana Kitabı indirdik ki, hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklayasın ve (o Kitap), inanan bir kavim için yol gösterici ve rahmet olsun.

(27) Neml 76.ayet :
76 Bu Kur'an, İsrâil oğullarına, kendilerinin ayrılığa düştükleri şeylerin birçoğunu anlatmaktadır.

ZULMETTEN NURA ÇIKARMAK İÇİN :



(5) Maide 16.ayet :
16 Allâh, onunla rızâsına uyanları esenlik yollarına iletir ve onları kendi izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarıp dosdoğru bir yola iletir.

(14) İbrahim 1. ayet :
1 Elif lâm râ. (Bu,) Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarıp o güçlü ve övgüye lâyık olan(Allâh)ın yoluna iletmen için sana indirdiğimiz Kitaptır.

(57) Hadid 9.ayet :
9 Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna açık açık âyetler indiren O'dur. Şüphesiz Allâh, size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.

(65) Talak 11.ayet :
11 Yani size Allâh'ın açık açık âyetlerini okuyan bir elçi (gönderdi) ki, inanıp yararlı işler yapanları, karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa (Allâh) onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allâh ona gerçekten güzel rızık vermiştir.

SIRAT-I MÜSTAKİME ULAŞTIRMAK İÇİN :



(5) Maide 16.ayet :
16 Allâh, onunla rızâsına uyanları esenlik yollarına iletir ve onları kendi izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarıp dosdoğru bir yola iletir.

(14) İbrahim 1.ayet :
1 Elif lâm râ. (Bu,) Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarıp o güçlü ve övgüye lâyık olan(Allâh)ın yoluna iletmen için sana indirdiğimiz Kitaptır.

(17) İsra 9.ayet :
9 Gerçekten bu Kur'ân da en doğru yola iletir ve iyi işler yapan mü'minlere, kendileri için büyük bir ecir olduğunu müjdeler.

(34) Sebe 50.ayet :
50 De ki: "Eğer saparsam, kendi zararıma sapmış olurum. Eğer yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur'ân) sayesindedir. Şüphesiz O, işitendir, yakındır."

(46) Ahkaf 30.ayet :
30 "Ey kavmimiz, dediler, biz Mûsâ'dan sonra indirilen, kendinden öncekini doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola götüren bir Kitap dinledik."

MÜ'MİNLERİN KALPLERİNİ YATIŞTIRMAK, MUTMAİNLEŞTİRMEK İÇİN :



(11) Hud 120.ayet :
120 Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini sağlamlaştıracak her şeyi sana anlatıyoruz. Bunda da sana hak ve inananlar için bir öğüt ve ibret gelmiştir.

(13) Ra'd 28. ayet :
28 Onlar inanan ve Allâh'ı anmakla gönülleri huzur bulan kimselerdir. İyi bilin ki gönüller, ancak Allâh'ı anmakla huzur bulur.

(16) Nahl 102.ayet :
102 De ki: "İnananları sağlamlaştırmak ve müslümanlara yol gösterici ve müjde olmak üzere onu, Ruhu'l-Kudüs (Cebrâil) Rabbinden gerçek (bilgi) olarak indirdi."

(22) Hacc 54.ayet :
54 Ve kendilerine ilim verilmiş olanlar da o(Kur'â)nın, Rabbinden (gelen) gerçek olduğunu bilsinler de ona inansınlar; böylece kalbleri ona saygı duysun. Şüphesiz Allâh, inananları mutlaka doğru yola iletir.

(39) Zümer 23.ayet :
23 Allâh, sözün en güzelini, (Kur'ân'ın âyetlerini güzellikte) birbirine benzer, ikişerli bir Kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların, ondan derileri ürperir, sonra derileri ve kalbleri Allâh'ın zikrine yumuşar. İşte bu (Kitap) Allâh'ın rehberidir. Dilediğini bununla doğru yola iletir. Ama Allâh kimi sapıklığında bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz.

(57) Hadid 16.ayet :
16 İnananlar için hâlâ vakit gelmedi mi ki kalbleri Allâh'ın Zikrine ve inen hakka saygı duysun ve bundan önce kendilerine Kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmekle kalbleri katılaşmış, çoğu da yoldan çıkmış kimseler gibi olmasınlar?

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla...

Bu Kitap Niçin Gönderilmiştir?
"Elif, Lam, Ra. Bu Kur'an, öyle bir Kitaptır ki, insanları Rablerinin izniyle zulumattan nura, herşeye galip ve hamde layık olan Allah'ın yoluna çıkarmak için onu sana indirdik." (14/İbrahim, 1.ayet)

"O (Kur'an) sizi zulumattan nura çıkarmak için apaçık âyetler olarak kuluna (Peygamber'e) indirilmiştir." (39/Zümer, 39.ayet)

"O bir peygamber gönderdi; Allah'ın açıklayıcı ayetlerini sizlere okuyor ki iman edip salih amel işleyerek zulumattan nura çıkasınız." (65/Talâk, 11.ayet)

Bu Kitab'ın niçin gönderildiğini açıklayan birçok ayetten bazıları bunlar. Buna göre Kitabın inzal amacının şu esaslar üzerine kurulduğu söylenebilir:

Âyetlere göre şeytanın egemenliği altına giren herhangi bir durum zulumat (karanlıklar) olarak vasıflandırılmaktadır.

Rasûller bu zulumattan nura çıkışı gerçekleştirmek (dönüşüm-değişim) için seçilmişlerdir. Kitap ve âyetler bu ihrac (çıkış)ın sağlanması için gönderilmişlerdir.

Bu çıkış, Allah'ın izniyle Kur'an ve salih amelle, yani çaba ile gerçekleşecektir. "Zulumattan nura çıkarmak için" ifâdesi bu Kitabın niçin gönderildiğini en veciz bir şekilde açıklamaktadır. Kur'an'a göre, aslolan toplumun karanlıklardan aydınlığa çıkmasıdır. Faziletli toplumun inşa edilmesidir. Bu arada fertler de bu mücâdele esnasında yetişip ahlakî faziletlerle donanacaklardır.

Zulumat, karanlıklar demektir.Zulüm kelimesi de aynı kökten gelmektedir. Dolayısıyla Nur kaynağından gelen aydınlığı kendine veya başkalarına engelleyip karanlıkları tercih, bir zulümdür aynı zamanda.

O yüzden; "Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zâlimlerin ta kendileridir." (5/Mâide, 45.ayet).

Nur, tek olduğu halde; karanlıklar, yanlışların sayısı kadar çoktur. Allah, yeryüzünü maddî ışık kaynağı güneşten mahrum yaratmadığı, bir an olsun mahlûkatını ışıksız bırakmadığı gibi; gönlümüzü ve yolumuzu aydınlatan nur'dan da bizi mahrum bırakmamış, elçi ve Kitap göndermiştir.

Karanlık, fıtrî(yaratılıştan) değil; arızî(sonradan oluşan)dir. Karanlıklar, ışık kaynağıyla irtibatın kesilmesi olduğundan zalim insanın nur düşmanlığının neticesi oluşturduğu zindanlardır. Zindan; ışıktan, nurdan uzak yaşansın diye insanın kendi eliyle ördüğü duvarlardır.

Ahiretteki cezanın sebebi, dünya hayâtını kendine ve başkalarına zindan etmektir. İnsan, asr-ı saadetteki insanı mutlu eden kuralları değil de; zindanı, zindanları tercih ediyorsa, kendisi bilir. Ama, başkalarına zindan hayâtı yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur. Saadet asrı insanının saadetine benzer bir mutluluğu, burada başlayıp orada bitmeyen mutluluğu, insana çok gören tâğutlar tarafından binâ edilmiştir zindanlar.
Son düzenleyen Baturalp; 22 Aralık 2016 23:40 Sebep: başlık ve sayfa düzeni
Misafir
25 Ağustos 2011 08:45       Mesaj #6
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Sahâbe Hz. Peygamber’in zamanında Kur’an’ı tamamen ezberlemiş ve yazmıştı. 23 yıl boyunca Cenab-ı Hak’tan gelen vahiy önce Rasûlullah (SAV) tarafından ezberleniyor, vahiy kâtiplerine okuyarak yazdırıyordu. Bu arada okuma yazma bilen-bilmeyen diğer sahâbeler de Kur’ân’ı ezberliyorlardı. Allah Rasûlü Kur’ân’ın sadece ezberlenmesini yeterli görmüyordu.

Sayıları 40’ı bulan vahiy kâtipleri “kemik, tahta, papirüs, deri ve kiremit inceliğindeki pişirilmiş tuğlalardan” bulabildikleri malzemeler üzerine yazıyorlardı. Hz. Peygamber (SAV) zamânında vahiy devam ettiği için iki kapak arasına alınamamıştı. Hz. Ebû Bekir’in halifeliği zamanında meydana gelen Yemame savaşında 70 kadar hâfız sahâbenin şehit olması müslümanları telaşlandırdı.

Hz. Ömer’in teklifi ile, hâfız ve vahiy kâtiplerinin en meşhuru olan Zeyd bin Sâbit başkanlığında bir komisyon oluşturuldu. Komisyon, sahâbede bulunan Kur’an nüshalarını, Rasûlullah’ın huzurunda yazıldığına dair iki şahit şartı ile toplattı. Böylece yazılı bütün metinler toplanarak bir araya getirildi.

Kur’ân’ın asıl nüshası yazılarak Halife Hz. Ebû Bekir’e teslim edildi. Bu nüshaya “İmam Nüsha” denildi. Hz. Ömer’in halifeliğinde Kur’an öğrenimine ve hâfızlığa önem verilmiş, hâfız sahâbeler, yeni İslâm’a giren bölgelere gönderilerek eğitime devam edilmişti. Hz. Osman’ın zamanında Kur’an eğitiminde bütünlük sağlamak için “İmam Mushaf” esas alınarak 7 nüsha yazdırılarak çoğaltıldı. Bunlar, Medine, Mekke, Şam, Kûfe ve Basra’ya gönderildi. Bu yedi nüshadan birisi İstanbul’daki Topkapı Müzesinde, diğeri ise Taşkent Müzesinde bulunmaktadır. Şu anda dünyanın her yanında bulunan, okunan, ezberlenen Kur’an’la İstanbul ve Taşkent’teki Hz. Osman’ın yazdırdığı Kur’an arasında hiçbir farklılık söz konusu değildir.
Son düzenleyen Baturalp; 22 Aralık 2016 23:41
Baturalp tarafından gönderilmiş olan #7 numaralı mesaj 'en iyi cevap' seçilmiş ve ilk mesaja eklenmiştir.
Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç