Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var Güncelleme: 14 Haziran 2017  Gösterim: 58.668  Cevap: 2

Işık kirliliği nedir?

HUMANUR
28 Ocak 2009 18:06       Mesaj #1
HUMANUR - avatarı
Ziyaretçi
Işık kirliliği nedir?
EN İYİ CEVABI Kral_Aslan verdi

Işık Kirliliği (Karanlık Kirliliği) ve Çevreye Olan Etkileri


Işık Kirliliği ve Nedenleri
Mekânın kimlik kazanması, görsel konfor ve estetik değerlere sahip olması, fizyolojik ve psikolojik gereksinimlere cevap verebilmesi için aydınlatma teknolojisinden doğru şekilde yararlanılmalıdır.
Sponsorlu Bağlantılar
Işık kirliliği, yanlış yerde, yanlış miktarda, yanlış yönde ve yanlış zamanda ışığın kullanılmasıdır. Bu nedenle günümüzde büyük kentlerde geceleri yıldızları seçebilmek zorlaşmıştır.
Konut alanlarının her geçen gün büyümesi, nüfusun artması, park, bahçe ve rekreasyon alanlarının çoğalması ve bu alanların güçlü, bilinçsiz ve rastgele aydınlatılmasıyla birlikte gökyüzüne yayılan ışık miktarı da her geçen gün artmaktadır.

Işık Kirliliğinin Çeşitleri
1. Gök Parlaması:
Işık kirliliğinin temel bileşenlerinden biri gece oluşan gökyüzü parlaklığıdır (Dokuzcan, 2006). Gece gök parıltısı doğal veya yapay kaynaklardan meydana gelmektedir.
Doğal Kaynaklar:
  • Ay ve yeryüzünden yansıyan güneş ışığı
  • Atmosferde yayılan yıldız ışığı
  • Atmosferin üst tabakalarındaki alçak seviyeli hava parlaklığı
  • Gezegenler arasındaki toz bulutlarından yansıyan güneş ışığı
  • Silik ve henüz oluşmamış yıldızların oluşturduğu fon ışığıdır.
Yapay Kaynaklar:
Gök parlamasını arttıran yapay kaynak ise aydınlatma elemanlarıdır. Yapay ışık kaynakları elektrik enerjisini ışık enerjisine dönüştürerek yapay ışık sağlarlar. Işık armatürlerden direk olarak gökyüzüne yayılabilir veya yeryüzünden yansıyan ışık atmosferdeki toz ve gaz molekülleri tarafından atmosfere saçılarak, parlak bir fon yaratabilir. Yıldızların görünmesini engelleyici bir etkisi vardır. Gök parlaması seviyesi, hava koşulları, atmosferdeki toz ve gaz miktarı, gökyüzüne yansıyan ışık miktarı ve görüş açısına bağlı olarak oldukça değişkendir. Kötü hava koşullarında ışığı atmosfere yayan parçacık sayısı daha fazladır ve gök parlamasının oldukça yüksek olması nedeniyle ışık ve enerji miktarı gözle görülebilir hale gelir.

2. Işık Tecavüzü (Işığın Yanlış Yönlendirilmesi):
Işık kaynağının yanlış yönlendirilmesiyle istenmeyen ya da gerekmeyen yeri aydınlatması ışık kirliliğini arttırmaktadır. Aydınlatmanın, aydınlatılacak bölge sınırlarının dışına taşması sonucu, aydınlatılması istenmeyen mekânlarda olumsuz sonuçlara neden olarak dikkat dağıtıcı bir manzara yaratabilir. Ayrıca yanlış aydınlatma enerjinin boşa harcamasına da neden olmaktadır.

3. Göz Kamaşması:
Göz kamaşması gözün alışık olduğu aydınlatma düzeyini aşıp görme yetisinin bozulması ve nesnenin görünürlüğünün kaybolmasıdır. Eğer ışık kaynağı, aydınlattığı nesneden daha belirgin ise aydınlatma kötüdür. Yoğun ışık gözü rahatsız eder. Göz yoğun ışık ile karşılaştığında dengesini kaybeder ve kamaşır. Retinaya düşen ışık miktarı azalır, gözbebeği daralır. Bu durumda bu olay ortadan kalkana kadar göz görme yeteneğini kısa bir süreliğine tam olarak yerine getiremez.

kamaşma türleri:
  • Konforsuzluk Kamaşması: Görsel algılamayı etkilemeden, kişide rahatsızlık yaratan kamaşmadır.
  • Yetersizlik Kamaşması: Görsel algılamayı bozan ve ayrıntıların seçimini zorlaştıran kamaşmadır. Bu durumda kişi rahatsız olmayabilir.
  • Köreltici Kamaşma: Belirli bir süre görmeyi engelleyen kamaşma türüdür.
4. Aşırı Işıklandırma
Belli bir işin yapılması için gereken aydınlatma miktarını aşan ışıktır. Fazla ışık her zaman iyi aydınlatma demek değildir.

5. Düzensiz Işık Yığını:
Gereğinden fazla ışıkların bir araya gelmesiyle insanların dikkatini dağıtan ışıklardır. Bu ışıklar cadde aydınlatmanın bilinçsiz yapılması ve reklam panolarının etrafının gereksiz ışıklandırmasından kaynaklanmaktadır. Bu düzensiz ve bilinçsiz yapılan ışıklar kazalara sebep olmaktadır.

DEVAMI Işık Kirliliği ve Enerji Tasarrufu
Son düzenleyen Safi; 14 Haziran 2017 22:20


Kral_Aslan tarafından gönderilmiş olan #2 numaralı mesaj 'en iyi cevap' seçilmiş ve ilk mesaja eklenmiştir.
reyan
29 Mart 2010 22:03       Mesaj #3
reyan - avatarı
Ziyaretçi

Işık kirliliği nedir, nasıl önlenir?


Yanlış yerde, miktarda, yönde ve zamanda kullanılan ışığın neden olduğu geniş, ışıldayan ışık kubbesine Işık Kirliliği denir. Özellikle büyük şehirlerimiz tehlike sinyali veriyor.Işık kirliliğinin 4 ana kaynağı vardır:

1. Kamaşan Işık :
Kamaştırıcı ışığa yatay doğrultuda yayımlanan ışık neden olur.
Bu tür yayımlanan yatay ışık, kilometrelerce öteden görülebilir ve bizim karanlığa karşı adaptasyonumuzu azaltır. Kamaştırıcı ışık görüş mesafesini azaltarak sürücü ve yaya güvenliğini de tehlikeye sokar.

Kamaştırıcı ışığı, yüzeyi aydınlatan ışık kaynağının şiddetini azaltarak hafifletebiliriz. Aydınlatılan yüzeyle ışık kaynağı arasındaki açı da bir diğer önemli faktördür. Yatay doğrultuda yayımlanan ışık yere yakın, havanın yoğun olduğu yerlerde, toz parçalarının ve geniş hava moleküllerinin etkisiyle ışığın saçılmasına neden olarak havayı ışıldatır. Bu durumda şehir gözlemcisinin, gökyüzüyle yıldızlar arasındaki karşıtlık azaldığından, yıldızları görmek için hayal gücü kuvvetli olmalıdır!

2. Işık Taşması:
Işığın istenmeyen yere düşmesine ışık taşması denir. Tipik bir örnek olarak evlerimizin önünü ve arka bahçemizi aydınlatmakla yetinmeyerek, yatak odalarımızı bile aydınlatan cadde ışıkları verilebilir. Her ne kadar bazı ev sahiplerinin kendi mülklerini aydınlatma gereksinimleri azaldığı için bu iş hoşlarına gitse de, rahatsız edicidir.

3. Gökyüzü Işıldamaları :
Atmosferdeki atom ve diğer taneciklerin bir sonucudur, fakat bu zayıf, doğal ışık atmosferdeki toz parçacıklarının ve gaz moleküllerinin ışığı saçmasıyla güçlenmektedir.
Kar, gökyüzü ışıldamalarının %80'ini doğrudan gökyüzüne yansıttığı için bu olay mevsimlik bir olay olarak nitelendirilebilir. Şehirlerde doğrudan gökyüzüne yönlendirilmiş ışık kaynakları ile gökyüzü ışıldamaları birleşince, ışık kubbesinin parlaklığı ve menzili büyük oranda artar.

4. Aşırı Miktarda Işık:
Belli bir işin yapılması için gereken aydınlatma miktarını aşan ışıktır. Fazla ışık her zaman iyi aydınlatma demek değildir.
Işık Kirliliğinin Hızlı Büyümesinin Sebepleri
  • Park, bahçe ve spor alanlarının aydınlatılmasında, estetik olduğu düşüncesiyle küresel lambaların kullanılması.
  • Işığın suçu engellediğine dair inanış.
  • Güçlü ışığın iyi aydınlattığına dair inanış.
  • Sosyal yaşamın geceye kayması.
  • Binaların iç aydınlatmasından taşan ışıklar.
  • Turistlik tesislerin ve binaların dış cephe aydınlatmaları.
  • Işıklı reklam ve ilan panoları.
Umursamazlık ve Gereksiz Aydınlatmanın Kurbanları
Yapılan bir araştırmaya göre kötü aydınlatmadan dolayı enerji kaybının neden olduğu zarar ABD'de her yıl 1-2 milyar dolardır. Bu değer Türkiye için yaklaşık 10 milyon dolardır.
Ayrıca kötü aydınlatma yüzünden bilimsel yönden de nitelikli gözlemler yapılamamaktadır. Hatta bir çok gözlemevi bu nedenle kapatılmaktadır.
Doğal hayat da kötü aydınlatmadan kendi payını almaktadır. Özellikle göçmen kuşlar, kötü hava koşullarında alçaktan uçarlarken, gökdelen ve deniz fenerleri gibi yüksek yapıların çekici ışıklarına kapılarak, etraflarında yorulup düşene kadar dönerler ya da doğrudan bu yapılara çarparak can verirler.
Denize ulaşmak için deniz ile kara arasındaki aydınlık farkını kullanan kaplumbağalar da ışık kirliliği sayesinde denize bir daha dönemeyerek hayatlarından olmaktadırlar.
Avustralya'da yapılan bir araştırmaya göre de mercanlar, üzerlerine düşen aşırı ışık yüzünden kendilerine renklerini veren mikroskobik bitkileri reddetmekte, beyazlaşmaktadırlar.

Doğru Aydınlatma
Gökbiliminde, gece gökyüzünün karanlık olması bir zorunluluktur. Yapay ışıklandırma gece gökyüzünün arka alanını parlatma eğilimindedir. Bu yapay parlaklık gökyüzünün görünümünü bozar. Birçok insan ilginç gökcisimleri bir yana, Samanyolu'nu bile görememiştir. Gece dış aydınlatmada kullanılacak lambalar bu bakımdan çok önemlidir.
Çevreye en az zararla işini iyi yapan aydınlatmaya doğru aydınlatma denir. İyi aydınlatmada göz kamaştırıcı lambayı göremezsiniz; yalnızca aydınlatılan alanı görürsünüz. Gereksiz ve aşırı güç kaynakları kullanılmadığından iyi aydınlatmada gözü alan bir parlaklık oluşmaz. Böylece kentlerde ışık kirliliği de mümkün olan en az seviyede yaşanır.

Alınabilecek Önlemler
· Park ve bahçelerde dekoratif amaçlı kullanılan küre tipi armatürler yerine, bulundukları yatay düzlemin üst tarafına ışık saçmayan, perdeli aydınlatma lambaları kullanmalıyız.
· Bina dış cephe, reklam ve ilan panolarının aydınlatılması yukarıdan aşağıya doğru yapılmalı.
· Bazı park alanlarında çok kısa direklerin üzerinde çok yoğun ışıklı projektörler kullanılmaktadır. Bu tip projektörler en az 15 m yükseklikteki direkler üzerinde uygun açılarla yönlendirilerek kullanılmalı.
· İki yanında binaların bulunduğu cadde ve sokaklarda enine çelik halat askı sistemine takılan ve sadece yola ışık gönderen armatürler kullanılmalı.
· Güvenlik amaçlı aydınlatmalarda harekete duyarlı, kendini otomatik olarak açan sistemler kullanmalıyız. Bu sistemler elle de kullanılabilmektedir. Böylece enerji giderimizi azalttığımız gibi ışığın caydırıcı etkisinden yararlanabiliriz. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki göğü aydınlatma, suç işlemeyi engellemiyor. Suçun nedeni ışık ya da karanlık değildir. Suçlular gökte aranmamalıdır!
· TSE standartlarını yeniden belirleyerek üretilecek yeni lamba ve armatürlere uygulamalıyız.
· Hangi çeşit lambaların nerelerde kullanılacağını kurallara bağlayarak, yasal önlemler almalıyız.
· Vitrin aydınlatmalarında zamanlayıcılar kullanmalıyız, ışık kaynakları gece 11'den sonra otomatik olarak kapanabilmeli.
· Gözlemevlerimizin bulunduğu bölgelerde ışık kirliliğine karşı belli bir koruma alanı belirleyerek bu bölgeler için daha sıkı yasa ve yönetmelikler uygulamalıyız. Örneğin Arizona'daki Kitt Peak Ulusal Gözlemevi'nin ise 35 millik yarıçapa sahip bir çember koruma alanı bulunmakta.
· Renk ayrımının önemsiz olduğu yerlerde düşük basınçlı sodyum lambalarını tercih etmeliyiz.

Neden Düşük Basınçlı Sodyum Lambası ?
Çünkü;
· En verimli ışık kaynakları düşük basınçlı sodyum lambalarıdır.
· Harcanan enerji başına en az 3 kat daha fazla ışık üretirler. Böylece %30'un üzerinde enerji tasarrufu mümkündür.
· Yüksek basınçlı sodyum lambaları gibi soluk ve bulanık ışık vermezler.
· Düşük basınçlı sodyum buharlı lambanın ışık rengi altın sarısı olup, tek renkli bir ışınlamadır. Bu nedenle saçılan ışıklar tek bir filtre ile elimine edilebildiğinden, astronomik gözlem koşulları açısından da en iyi lamba grubu düşük basınçlı sodyum lambalardır.

Kayıplarımız
Amatör gökbilimciler dahil çoğu kişi gece gökyüzünün doğal halinin ve neler kaybettiğimizin farkındadırlar.
Işık kirliliği kentleşmenin kaçınılmaz bir sonucu değildir. Elbette caddeleri, sokakları, evlerimizin çevresini aydınlatacağız. Gökbilimciler de herkes gibi nitelikli aydınlatmaya ihtiyaç duyarlar. Sorun aydınlatmada değil, kötü ve savurgan aydınlatmadadır. Savurgan aydınlatma boşa giden enerji, boşa giden yakıt kaynakları, boşa giden vergiler ve boşa giden karanlık gökyüzüdür. Ayrıca boşa giden enerji üretilirken çevre kirliliği de yapmaktadır.

Oysa kötü aydınlatmadan dolayı israf edilen paranın yüzde biri bile toplumu ışık kirliliğine karşı bilinçlendirmeye ayrılsa sorunun büyük bir kısmı çözülmüş olacaktır. Toplumu bilinçlendirmenin önemini fark eden Yunanistan ve Macaristan'da ilk ve orta öğretim öğrencilerine ve öğretmenlerine konunun önemini öğretmek, bilinçli ve duyarlı bir toplum yetiştirmek amaçlı çalışmalar devam etmektedir.

Günümüzde birçok ülke ışık kirliliğini sınırlandırmak için yasal düzenlemeler yapma yoluna gitmektedir. Bu amaçla büyük gözlemevlerinin bulunduğu Kanarya adaları, ABD'deki Arizona, Maine ve Texas eyaletleri özel yasalarla koruma altına alınmıştır. Bunların amacı, ışığın nerede lazımsa orada kullanılması, gece güvenliğinin ve iyi görme koşullarının sağlanması, gökyüzünün karanlık kalması ve böylece enerjiden tasarruf edilmesidir.

Türkiye'de ışık kirliliğine karşı böyle bir uygulama şimdilik yok. Ama 1988 yılında kurulan Işık Kirliliği Çalışma Grubu çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürmektedir. Çalışmaların özellikle yoğunlaştığı kent Antalya'dır.
Türkiye'nin en büyük gözlemevi, TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) için 1979-1986 yıllarını kapsayan yer seçimi çalışması sonunda, 2500 m yüksekliğindeki Antalya- Bakırlıtepe'de karar kılındığı zaman ışık kirliliğinden etkilenmeyen TUG, bugün genişleyen Antalya'nın ışıklarını doğrudan görmektedir. Bunun sonucu olarak da Bakılıtepe'den bakıldığında gök parlaklığı, doğal gök parlaklığına göre %27 daha fazladır.

Doğru aydınlatmayla ışık kirliliğinin üstesinden gelinebilir. Fakat bir önlem alınmaz ve yerel yönetimler bu konuda duyarsız kalırlarsa, şehir çocuklarının çoğunun gece gökyüzünde ufuktan ufka uzanan Samanyolu'nu görme şansı olmayacaktır.

kAYNAK: Tubitak
Son düzenleyen Safi; 15 Haziran 2017 00:11


Daha fazla sonuç:
Işık kirliliği nedir?

Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç