Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 136.882|Cevap: 6|Güncelleme: 28 Nisan 2014

Cumhuriyeti korumak, geliştirmek ve güçlendirmek için neler yapmalıyız?

17 Eylül 2009 16:58   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
ilkokul 3.sınıf sorusu cumhuriyeti korumak ve guclendirmek icin neler yapabiliriz??
EN İYİ CEVABI _KleopatrA_ verdi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

cumhuriyeti güçlendirmek ve geliştirmek için neler yapmalıyız

Türk insanı için cumhuriyet, bir rejim ama Atatürkçü düşünce sistemine dayanan bir rejimi ifade etmektedir. Bundan dolayıdır ki genç ya da yaşlı, kadın ya da erkek hangi din, dil, ırk ve mezhep temelinden gelirlerse gelsinler, cumhuriyetimize vatandaşlık bağıyla bağlı tüm insanlarımız Cumhuriyet nedir? soruna iktidarın seçimle işbaşına gelmesi yönetimin soy, sopa göre değil, halkın iradesiyle oluşması gibi cevaplar yerine, özgürlük, demokrasi, insan haklarına saygılı devlet, ideal yaşam biçimi gibi karşılıklar vermektedir. Bu durum tarihsel gerçeklik ve gelişimin bir sonucudur.
Tüm devletlerin bir rejimi ve her rejimin dayandığı temel esaslara ulaşmak istediği amaçları ve öncelikleri vardır. Türk devletinin dayandığı rejimin yani cumhuriyetin temel esasları, amaçları ve öncelikleri ise gücünü Atatürkçü düşünce sisteminden almaktadır. Devlet idaresinin dini temellere dayalı olduğu ülkeler de cumhuriyetle idare edilebilmektedir. Ya da tam tersi İngiltere krallıkla idare edilir ama demokratik bir rejime sahiptir. Öyleyse ülkemizdeki rejimin tanımını iyi yapmak, anlamak ve özümsemek gerekiyor. 1923'te Atatürk ve çalışma arkadaşları Cumhuriyeti kurarken, düşündükleri çağdaş, demokratik, laik, bağımsız ve güçlü Türkiye'yi tek başına cumhuriyet yönetiminin sağlayacağını kabul etselerdi, saltanatın ve halifeliğin kaldırılmasına, diğer devrim ve ilkelerin yaşama geçirilmesine çalışmazlardı. Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ilke ve devrimleriyle, kısaca, Atatürkçü düşünce sistemiyle bütünleştiği içindir ki bir siyasal rejimi yani devletin ve toplumsl yaşamın kurgulanmasını ifade etmektedir.
Bugün Türk gencinin sorumluluğu, sadece cumhuriyeti korumak ve geliştirmekten ziyade, Atatürkçü düşünce sisteminin ürünü olan Türkiye Cumhuriyetinin niteliklerini iyi bilerek onu korumak ve geliştirmek olmalıdır. Bu da tarihsel süreç içerisinde cumhuriyetle özdeşleşmiş ve cumhuriyetimizin sacayağını oluşturan laiklik, demokrasi, siyasal çoğulculuk, millet iradesi ve egemenliği kavramlarını iyi bilmekten geçmektedir.
Sponsorlu Bağlantılar
Laik, demokratik bir cumhuriyet idaresinde yaşayan her Türk vatandaşı, bu rejimin kendine sağladığı güvenliği koruyabilmek için, kendi iradesinin, devletin nitelikleri yönünde ortaya çıkmasını ve iradesini temsil eden organlarında cumhuriyetin niteliklerini zedeleyecek tehlikeler karşısında tavırsız kalmamasını sağlamalıdır. Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin nitelikleri bir bütündür. Biri yoksa öteki de yoktur.Bizim şartlarımızda laiklik olmadan demokrasi, demokrasi olmadan cumhuriyetin olmayacağı ve cumhuriyetin niteliklerinin tehlikeye düşmesinin de halkın güvenliğinin tehlikeye düşmesiyle eş anlamlı olduğu açıktır. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesi Cumhuriyet Olmasaydı sorusuna gerek bireysel gerekse toplumsal olarak cevap vermelidir.
kaynak

_KleopatrA_
3 Kasım 2009 20:41   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

cumhuriyeti güçlendirmek ve geliştirmek için neler yapmalıyız

Türk insanı için cumhuriyet, bir rejim ama Atatürkçü düşünce sistemine dayanan bir rejimi ifade etmektedir. Bundan dolayıdır ki genç ya da yaşlı, kadın ya da erkek hangi din, dil, ırk ve mezhep temelinden gelirlerse gelsinler, cumhuriyetimize vatandaşlık bağıyla bağlı tüm insanlarımız Cumhuriyet nedir? soruna iktidarın seçimle işbaşına gelmesi yönetimin soy, sopa göre değil, halkın iradesiyle oluşması gibi cevaplar yerine, özgürlük, demokrasi, insan haklarına saygılı devlet, ideal yaşam biçimi gibi karşılıklar vermektedir. Bu durum tarihsel gerçeklik ve gelişimin bir sonucudur.
Tüm devletlerin bir rejimi ve her rejimin dayandığı temel esaslara ulaşmak istediği amaçları ve öncelikleri vardır. Türk devletinin dayandığı rejimin yani cumhuriyetin temel esasları, amaçları ve öncelikleri ise gücünü Atatürkçü düşünce sisteminden almaktadır. Devlet idaresinin dini temellere dayalı olduğu ülkeler de cumhuriyetle idare edilebilmektedir. Ya da tam tersi İngiltere krallıkla idare edilir ama demokratik bir rejime sahiptir. Öyleyse ülkemizdeki rejimin tanımını iyi yapmak, anlamak ve özümsemek gerekiyor. 1923'te Atatürk ve çalışma arkadaşları Cumhuriyeti kurarken, düşündükleri çağdaş, demokratik, laik, bağımsız ve güçlü Türkiye'yi tek başına cumhuriyet yönetiminin sağlayacağını kabul etselerdi, saltanatın ve halifeliğin kaldırılmasına, diğer devrim ve ilkelerin yaşama geçirilmesine çalışmazlardı. Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ilke ve devrimleriyle, kısaca, Atatürkçü düşünce sistemiyle bütünleştiği içindir ki bir siyasal rejimi yani devletin ve toplumsl yaşamın kurgulanmasını ifade etmektedir.
Bugün Türk gencinin sorumluluğu, sadece cumhuriyeti korumak ve geliştirmekten ziyade, Atatürkçü düşünce sisteminin ürünü olan Türkiye Cumhuriyetinin niteliklerini iyi bilerek onu korumak ve geliştirmek olmalıdır. Bu da tarihsel süreç içerisinde cumhuriyetle özdeşleşmiş ve cumhuriyetimizin sacayağını oluşturan laiklik, demokrasi, siyasal çoğulculuk, millet iradesi ve egemenliği kavramlarını iyi bilmekten geçmektedir.
Laik, demokratik bir cumhuriyet idaresinde yaşayan her Türk vatandaşı, bu rejimin kendine sağladığı güvenliği koruyabilmek için, kendi iradesinin, devletin nitelikleri yönünde ortaya çıkmasını ve iradesini temsil eden organlarında cumhuriyetin niteliklerini zedeleyecek tehlikeler karşısında tavırsız kalmamasını sağlamalıdır. Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin nitelikleri bir bütündür. Biri yoksa öteki de yoktur.Bizim şartlarımızda laiklik olmadan demokrasi, demokrasi olmadan cumhuriyetin olmayacağı ve cumhuriyetin niteliklerinin tehlikeye düşmesinin de halkın güvenliğinin tehlikeye düşmesiyle eş anlamlı olduğu açıktır. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesi Cumhuriyet Olmasaydı sorusuna gerek bireysel gerekse toplumsal olarak cevap vermelidir.
kaynak
Misafir
2 Mart 2010 16:05   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Bugün Türk gencinin sorumluluğu, sadece cumhuriyeti korumak ve geliştirmekten ziyade, Atatürkçü düşünce sisteminin ürünü olan Türkiye Cumhuriyetinin niteliklerini iyi bilerek onu korumak ve geliştirmek olmalıdır. Bu da tarihsel süreç içerisinde cumhuriyetle özdeşleşmiş ve cumhuriyetimizin sacayağını oluşturan laiklik, demokrasi, siyasal çoğulculuk, millet iradesi ve egemenliği kavramlarını iyi bilmekten geçmektedir.
Laik, demokratik bir cumhuriyet idaresinde yaşayan her Türk vatandaşı, bu rejimin kendine sağladığı güvenliği koruyabilmek için, kendi iradesinin, devletin nitelikleri yönünde ortaya çıkmasını ve iradesini temsil eden organlarında cumhuriyetin niteliklerini zedeleyecek tehlikeler karşısında tavırsız kalmamasını sağlamalıdır. Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin nitelikleri bir bütündür. Biri yoksa öteki de yoktur.Bizim şartlarımızda laiklik olmadan demokrasi, demokrasi olmadan cumhuriyetin olmayacağı ve cumhuriyetin niteliklerinin tehlikeye düşmesinin de halkın güvenliğinin tehlikeye düşmesiyle eş anlamlı olduğu açıktır. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesi Cumhuriyet Olmasaydı sorusuna gerek bireysel gerekse toplumsal olarak cevap vermelidir.
Misafir
3 Haziran 2010 22:03   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
o demokrasinin verdiği kararlara uyarak ve o kurallara saygı duyarak demokrasimizi yaşatabiliriz...
Bu bizim Mustafa Kemal Atatürk'e borcumuzdur..!
Her yurtsever vatandaş bunları yapmalı.
Misafir
20 Mart 2012 16:41   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
cumhuriyeti koruyarak ve onu sevip sayarak korumuş oluruz.Bundan dolayıdır ki genç ya da yaşlı, kadın ya da erkek hangi din, dil, ırk ve mezhep temelinden gelirlerse gelsinler, cumhuriyetimize vatandaşlık bağıyla bağlı tüm insanlarımız Cumhuriyet nedir? soruna iktidarın seçimle işbaşına gelmesi yönetimin soy, sopa göre değil, halkın iradesiyle oluşması gibi cevaplar yerine, özgürlük, demokrasi, insan haklarına saygılı devlet, ideal yaşam biçimi gibi karşılıklar vermektedir. Bu durum tarihsel gerçeklik ve gelişimin bir sonucudur.
Sponsorlu Bağlantılar
28 Nisan 2014 17:51   |   Mesaj #6   |   
_AERYU_ - avatarı
VIP VIP Üye
Cumhuriyeti korumak için yapmamız gerekenler nelerdir?
MsXLabs.org

Cumhuriyeti korumak için, cumhuriyetin yönetim biçimi olan demokrasiye sıkı sıkı sarılmamız gerekir. Vatandaş olarak Cumhuriyeti korumak deyiminin içi bazı siyasi ideolojilerin amaçları doğrultusunda boş siyasi sloganlarla doldurulmaya çalışılmıştır ve çalışılmaktadır. Bazı kesimler Cumhuriyet'in güvencesi olarak orduyu ve bazı siyasi ideolojileri adres gösterse de, cumhuriyetin koruyucusu ve teminatı o ülkenin demokrasisi ve dolayısıyla halkıdır. Cumhuriyet ve Demokrasi'yi ayrı ayrı ele alamayız. Cumhuriyet zaten halkın kendi kendini yönetme biçimidir, ancak günümüze kadar çoğu siyasi ideoloji demokrasiyi bir tarafa bırakıp, cumhuriyeti koruma adı altında askeri müdahaleler yapmış ve bu müdahalelere alkış tutmuştur. Rejim elden gidiyor söylemleri, mevcut iktidar sahiplerinin ülke yönetimindeki nufüzunun ellerinden gitme hezayanlarından öteye gidemez.

Kısacası vatandaşın cumhuriyeti koruma ve kollama adına yapması gereken tek şey oy vermektir ve oy verdiği siyasileri takip etmektir. 4 senede bir seçim olduğu için 4 sene de bir Cumhuriyet'i ve Demokrasi'yi koruma fırsatı vatandaşın önüne gelmektedir. Hiç bir demokratik olmayan müdahale Cumhruiyeti korumak adı altında meşru gösterilemez. Bu Cumhuriyet'in özüne ve manasına ihanettir

Kaynak:
28 Nisan 2014 17:52   |   Mesaj #7   |   
_AERYU_ - avatarı
VIP VIP Üye
Cumhuriyeti korumak, geliştirmek ve güçlendirmek için neler yapmalıyız?
MsXLabs.org

Sponsorlu Bağlantılar
Atatürk, ülkenin kurtuluş mücadelesini başlatmak amacıyla 1919 yılında Samsun’a çıktığı zaman elinde hiçbir maddi güç yoktu. O, Türk milletinde bulunan manevi gücün büyüklüğüne olan inancını hiçbir zaman yitirmemiş; milleti de zafere giden bu yolda onu asla yalnız bırakmamıştır.

Bu öyle bir mücadeleydi ki; aynı kaderi paylaşan diğer ulusların kurtuluş ve özgürlük mücadelelerinin de ilham kaynağını oluşturuyordu.

Samsun’da başlayıp, Amasya, Erzurum, Sivas’tan sonra Ankara’da 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasıyla farklı bir boyut kazanan Milli Mücadele; Türk Milleti’nin gerçek bağımsızlık ruhunu “Egemenlik Kayıtsız, Şartsız Ulusundur” ilkesiyle, Doğu ve Güney Cepheleri ile Yunanlılara karşı sürdürülen başarılı savaşlarla kazanılmış, 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet’in ilan edilmesinin ardından, sıra yapılacak olan köklü değişikliklere gelmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş ve lâik bir devlet olabilmesi için gereken bütün adımlar Atatürk’ün önderliğinde hızla atılmış, toplumsal ve siyasal alanda yapılan devrimlerle ülkemiz halkın iradesinin hakim olduğu özgür bir ülke haline gelmiştir. Herkesin kanunlar önünde eşit olduğu ülkemizde, hiçbir kimse ve topluluğa ayrıcalık tanınmamakta, eğitim, sağlık ve sosyal alanlarda yapılan devrimler ile halkımız refah ve huzur içerisinde yaşamaktadır.

Cumhuriyet rejiminin getirmiş olduğu bu kazanımlar sayesinde ülkemiz dünyanın gıpta ile baktığı bir ülke durumuna gelmiş, demokrasinin vazgeçilmezliğini her fırsatta dile getiren ülke yönetimlerimizle çağdaş bir ülke olmanın haklı gururunu taşımaktadır.

Büyük zorluklara rağmen, Büyük Önder Atatürk’ün liderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti, Ata’sının ilkeleri ışında azimle ilerlemeye devam etmektedir.

Cumhuriyet rejimi sayesinde bağımsız ve özgür bir millet olarak yaşadığımız bu topraklarda, Türkiye Cumhuriyeti devletimizin ebedi varlığı ve birliği adına ülke gelişimine katkıda bulunmak için vatanımızı çok sevmeli, düşmanca yaklaşımlarda bulunan iç ve dış güçlere karşı her zaman uyanık olmalıyız.

Bizlere tevdi edilen görevleri layıkıyla eksiksiz bir şekilde yapmalı, ülke menfaatlerini kendi menfaatlerimizin üzerinde tutmalıyız. Atatürk’ün kurduğu cumhuriyete sahip çıkıp, demokrasiden asla ödün vermeden, milli birlik ve bütünlüğümüzden hiçbir zaman ayrılmamalıyız.

Olanca güçlüklere rağmen Atatürk’ün sayesinde kurulan cumhuriyete sahip çıkmak ve çağın getirdiği yeniliklerden faydalanarak ülke gelişimine katkıda bulunmak hepimizin görevidir. Bu görevi yerine getirmenin mutluluğunu yaşarken, genç beyinlerimize cumhuriyet sevgisini aşılamayı unutmamalı, cumhuriyetin niteliklerini zedeleyecek tehlikeler karşısında tavırsız kalmamalıyız.

Kaynak:

acebook yorumları
paneli aç