Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 148.981|Cevap: 8|Güncelleme: 11 Kasım 2015

Asitlerin özellikleri nelerdir?

9 Ekim 2009 10:54   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Asitlerin genel nitelikleri, asit türleri nelerdir?
Bilinen önemli asitler hangileridir?
EN İYİ CEVABI Blue Blood verdi

Sulu çözeltilerinde (H+)verebilen bileşiklere asit adı verilir.Günlük yaşantımızda kullandığımız turşu, salça, sirke, yoğurt, kola, elma, limon ve süt gibi besin maddelerinin yapısında bir miktar asit bulunur. Bazı önemli asitlerin adları ve kimyasal formülleri şöyledir.

Sponsorlu Bağlantılar
Asidin adı - kimyasal formülü
Hidroklorik asit - HCI
Nitrik asit - HNO3
Sülfürik asit - H2SO4
Asetik asit - CH3COOH
Formik asit - HCOOH
Fosforik asit - H3PO4
Karbonik asit - H2CO3

Asitlerin bazı özelliklerini aşağıdaki deneylerle anlatmaya çalışalım

Deney
Asitlerin elektrik akımını iletmesi

Araç ve gereçler: Sülfürik asit, su, 2 adet bakır elektrot, bağlantı kabloları, beherglas, 1,5 voltluk ampul, duy ve güç kaynağı.

Deneyin yapılışı: Beherglasa 100 ml su koyunuz suyun üzerine yavaş ve dikkatli davranarak 10cm3 kadar sülfürik asit dökünüz. Bir cam çubukla karıştırarak çözelti haline getiriniz. 2 tane bakır elektrotu birbirlerine temas etmeyecek şekilde çözeltiye batırınız. Bağlantı kablolarını bağlayarak deney düzeneğini meydana getiriniz güç kaynağını açarak deneyi gözleyiniz.

Gözlem ve sorular: Ampul yanıyor mu? Güç kaynağının voltajını arttırarak deneyiniz. Elektrotları çözeltiden çıkartarak deneyi sürdürünüz. Ampulün yanıp yanmadığını gözleyiniz.

Sonuç: Elektrotlar, çözeltiden çıkarıldığı zaman devredeki ampul yanmamaktadır. Çözelti içinde iken yanmaktadır. Bu olay, asit çözeltilerinin elektrik akımını ilettiğini gösterir.

Asitlerin Genel Özellikleri
1. Sulu çözeltilerinde (H+) iyonu verir.
2. Mavi turnusol kağıdını etki ederek kırmızıya dönüştürür.
3. Sulu çözeltileri elektrik akımını iletir.
4. Seyreltik çözeltilerinin tadı ekşidir. Örneğin:elmada malik asit, limonda sitrik asit... gibi.
5. Metallere etki ederek hidrojen gazı çıkarırlar. Metallere etki ederek onların yapılarını bozar.
6. Maddeler üzerinde yakıcı etkileri vardır. Örneğin ;karıncada formik asit bulunur. Karınca ısırdığı zaman yakıcı etki yapar.

Son düzenleyen nötrino; 11 Kasım 2015 11:22 Sebep: İç başlık düzeni!!
Blue Blood
9 Ekim 2009 10:57   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.

Sulu çözeltilerinde (H+)verebilen bileşiklere asit adı verilir.Günlük yaşantımızda kullandığımız turşu, salça, sirke, yoğurt, kola, elma, limon ve süt gibi besin maddelerinin yapısında bir miktar asit bulunur. Bazı önemli asitlerin adları ve kimyasal formülleri şöyledir.

Asidin adı - kimyasal formülü
Hidroklorik asit - HCI
Nitrik asit - HNO3
Sülfürik asit - H2SO4
Asetik asit - CH3COOH
Formik asit - HCOOH
Fosforik asit - H3PO4
Karbonik asit - H2CO3

Asitlerin bazı özelliklerini aşağıdaki deneylerle anlatmaya çalışalım

Deney
Asitlerin elektrik akımını iletmesi

Araç ve gereçler: Sülfürik asit, su, 2 adet bakır elektrot, bağlantı kabloları, beherglas, 1,5 voltluk ampul, duy ve güç kaynağı.

Deneyin yapılışı: Beherglasa 100 ml su koyunuz suyun üzerine yavaş ve dikkatli davranarak 10cm3 kadar sülfürik asit dökünüz. Bir cam çubukla karıştırarak çözelti haline getiriniz. 2 tane bakır elektrotu birbirlerine temas etmeyecek şekilde çözeltiye batırınız. Bağlantı kablolarını bağlayarak deney düzeneğini meydana getiriniz güç kaynağını açarak deneyi gözleyiniz.

Gözlem ve sorular: Ampul yanıyor mu? Güç kaynağının voltajını arttırarak deneyiniz. Elektrotları çözeltiden çıkartarak deneyi sürdürünüz. Ampulün yanıp yanmadığını gözleyiniz.

Sonuç: Elektrotlar, çözeltiden çıkarıldığı zaman devredeki ampul yanmamaktadır. Çözelti içinde iken yanmaktadır. Bu olay, asit çözeltilerinin elektrik akımını ilettiğini gösterir.

Asitlerin Genel Özellikleri
1. Sulu çözeltilerinde (H+) iyonu verir.
2. Mavi turnusol kağıdını etki ederek kırmızıya dönüştürür.
3. Sulu çözeltileri elektrik akımını iletir.
4. Seyreltik çözeltilerinin tadı ekşidir. Örneğin:elmada malik asit, limonda sitrik asit... gibi.
5. Metallere etki ederek hidrojen gazı çıkarırlar. Metallere etki ederek onların yapılarını bozar.
6. Maddeler üzerinde yakıcı etkileri vardır. Örneğin ;karıncada formik asit bulunur. Karınca ısırdığı zaman yakıcı etki yapar.
Son düzenleyen nötrino; 11 Kasım 2015 11:23 Sebep: Alıntı soru kaldırıldı!
Misafir
18 Ocak 2010 22:10   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Asitlerin özelliklerini daha detaylı bir şekilde açıklar mısınız?
Son düzenleyen nötrino; 11 Kasım 2015 11:23 Sebep: Soru düzeni!
_KleopatrA_
19 Ocak 2010 22:17   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı

Asitlerin özelliklerini daha detaylı bir şekilde açıklar mısınız?

Daha Fazla Bilgi

Alıntı

Asitler, suyla hidrojen iyonları üreten hidrojen bileşimleridir. Hidrojen iyonları çözeltiyi asidik yapar. Asitler mavi turnusol kağıdına kırmızı renk verir. Eski Türkçe'de hamız, ve bazı kaynaklarda da ekşit denir.
Gıdaların çoğu asit içerir. Limonda sitrik asit, sirkede ise asetik asit bulunur. Farklı asitler, limona, sirkeye, ekşi elmaya ve şerbete keskin tadını verir. Aküler, sülfürik asit; midedeki sindirim sıvıları, hidroklorik asit içerir. Asitler, suda eridiğinde hidrojen iyonları (H+) üreten madde çözeltileridir. Asit maddelerin çoğu, saf katılar, sıvılar ya da gazlar olarak bulunsa da, sadece suda eridiğinde asit gibi tepki verir.

Asit tepkimeleri

Asitler, gösterge adı verilen özel bir boya eklenerek tespit edilmektedir. Örneğin, turnusol kağıdı asidik çözeltilerde maviden kırmızıya dönen bir gösterge boyası içerir. Asitlerin çoğu, çinko ve magnezyum gibi metallerle karıştığında, hidrojen gazı üretir. Diğer bir test ise, asidi sodyum bikarbonatla (NaHCO3) karıştırarak uygulanır.
Asitler

Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu bırakan bileşiklerdir. Bütün asitler hidrojen (H+) içerir. Genelde;
1- Ekşi bir tada sahiptirler. 2- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Asitler litmus kağıdını kırmızıya çevirirler). 3- Bazlarla tepkimeye girdiklerinde tuz ve su oluştururlar. Bundan başka çok çeşitlilik gösteren başka özellikleri de bulunur. Bu spesifik özellikler, anyon muhtevası ve ayrılmamış molekülerden dolayı olur. Çeşitli asitlerin molekülleri, çözeltiye farklı miktarda serbest Hidrojen bırakma eğilimindedirler.
Asit türleri

Asitler başlıca iki grupta toplanabilirler:
İnorganik asitler

Minerallerden ve metal olmayan maddelerden yapılan asitlere, inorganik asitler adı verilir. Yaygın inorganik asitler arasında, sülfürik asit (H2SO4), hidrojen klorür (HCl), nitrik asit(HNO3) ve fosforik asit (H3PO4) yer alır. Endüstri her yıl bu asitlerden milyonlarca üretir. Bunlar plastik, lif, gübre, boya kimyasallarının yapımında kullanılır. Konsantre inorganik asitler çok aşındırıcıdır. Cilde zarar verebilir ve diğer metallerin içinde hızla eriyebilirler. Hidroflorik asit (HF), camın yapısını bozarken diğer inorganik asitler cam için tehlikeli değildir.
Organik asitler

Bitkiler ve insanlar, organik asitler adı verilen çeşitli asidik karbon bileşimleri üretir. Bunların çoğu zararsızdır; meyveler ve diğer yiyeceklere tat verir.
Organik asitler yapıları karbon iskeletine dayalı asitlerdir. Formik, asetik, propiyonik, bütirik, fumarik, sorbik, sitrik ve malik asit gibi asitler ve bunların tuzları başlıca organik asitlerdir.
Doğada saf olarak bitkisel ve hayvansal organizmada bulunabilirler ve ayrıca doğal yollardan elde edilebilirler. Hayvan vücudunda kullanılıp, metabolize olduktan sonra karbondioksit ve suya okside olurlar.
Dolayısıyla canlı organizma için herhangi bir sağlık sorunu ya da bir risk oluşturabilecek hiçbir kalıntı bırakmazlar.
Bu özellikleri nedeniyle organik asitler,kâr büyütme faktörlerinin hayvan beslemede kullanımının yasaklanmasından sonra antibiyotiklerin yerini alabilecek çok güçlü bir alternatif olması nedeniyle günümüzde büyük bir popülarite kazanmışlardır.
Asitlerin özellikleri

  • Periyodik cetvelde sağdan sola gidildikçe asidik özellikler artar.
  • Sulu çözeltileri elektirik akımını iletir.
  • PH cetvelinde 0 - 7 arasındadır.
  • Mavi turnusol kağıdının rengini kırmızıya çevirirler.
  • Metallerle tepkimeye girerek tuz+su çıkartırlar.
  • Suda çözündükleri zamanki iyonlaşma miktarlarına göre:
    • Kuvvetli (tamamen iyonlaşan)asitler (örn:HCl)
    • Zayıf (tamamen iyonlaşamayan) asitler (örn:CH3COOH) olmak üzere ikiye ayrılırlar.
        • Asit hastalıgı nitro karbon denilen maddeden oluşur
  • Elektrolitler grubunun bir üyesidir.
  • Tatları ekşidir.
  • Asitlerin sulu çözeltileri suda iyonlar oluştururlar. İyonlaşmış sıvılara elektrolit denir. Bu sıvılar elektrik akımını iletirler. ÖRNEK; Akü suyu.

Asitlerin suya verdiği bu özelliğinden faydalanılarak kimyasal piller (otomobil aküsü… vs) yapılır.
Turnusol kağıdı asit ve bazlara duyarlı bir maddeden yapılmıştır, Asitler turnusol kağıdının rengini kırmızıya çevirirler. Seyreltik çözeltilerin tatları ekşidir.
Asitler katı, sıvı yada gaz halinde olabilirler, Asitlerin sulu çözeltileri yakıcı ve aşındırıcı özelliğe sahiptir. İnsan midesinde sindirim HCI (hidroklorik asit) sayesinde oluşur. İnsan midesindeki asit suya karışık haldedir, midedeki ortalama asitlik pH 2 olarak bilinir ve pH 2 oranında HCI her tür yiyeceği, hatta metal bir jileti parçalayabilecek güçtedir.
Asitler, karşıt maddeleri olan bazlarla birleşerek tuz ve su oluştururlar. Bu olaya nötrleşme denir. Nötrleşen maddelerde pH değeri 7 olur. Asit ve bazlarin karışımında tuz ve su oluşumu aşağıdaki denklemlerde verilmiştir.
ASİT + BAZ TUZ + SU Hidroklorik asit + Sodyum Hidroksit Sodyum klorür + Su HCI + NaOH NaCl + H20
Bazı asitler ve bulundukları yerler

  • Formik Asit : Karıncada bulunan asittir.
  • Asetik asit : Sirkelerde bulunan asittir.
  • Malik Asit : Elmada bulunur.
  • Laktik Asit : Yoğurtta bulunan asittir.
  • Sitrik Asit : Limonda bulunur.
  • Tartarik Asit: Üzümde bulunur.
  • Bütirik Asit : Tereyağında bulunur.
  • Karbonik Asit: Gazozda bulunur.
  • Oleik Asit : Zeytinyağında bulunur.
  • Nitrik Asit : Kezzapta bulunur.
  • Asetilsalisilik asit : Aspirinde bulunur.
  • Akrilik asit : Bazı boyalarda bulunur.

Son düzenleyen nötrino; 11 Kasım 2015 11:26 Sebep: Tekrar içerik kaldırıldı / Mesaj düzenlendi!
Misafir
7 Ekim 2010 18:56   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Asitlerin bazlarla tepkimeye girdiği nötrleşme olayının denklemini açık bir şekilde yazar mısınız?
Sponsorlu Bağlantılar
Son düzenleyen nötrino; 11 Kasım 2015 11:35 Sebep: Soru düzeni!
26 Şubat 2013 09:24   |   Mesaj #6   |   
plum - avatarı
VIP VIP Üye
Asitlerin Özellikleri
1 .Suda çözündüklerinde iyon oluştururlar. Bu nedenle asitlerin sulu çözeltileri az ya da çok elektrik akımını iletir.

2. Tatları ekşidir. Limonun ekşiliği içindeki sitrik asitten, sirkenin ekşiliği içindeki asetik asitten ileri gelir.

3. Boya maddelerine etki ederler. Örneğin; turnusol boyasının rengini kırmızıya dönüştürürken, fenolftalein boyasını renksizleştirirler.

4. Aktif metallerle tepkimeye girerek hidrojen gazı oluştururlar.

Bu tepkimeyi alkali ve toprak alkali metallerin tümü ile Fe, Zn ve Al gibi soy olmayan metaller verir.

Cu, Hg ve Ag gibi yarı soy metallere yapısında oksijen bulunmayan HCl, HBr gibi asitler etki etmez. Bu metallere HNO3 ve H2SO4 gibi kuvvetli asitler etki eder. Ancak bu tepkimelerde asitler asit olarak değil yükseltgen olarak etki eder. Yani bu tepkimelerde H2 gazı değil H2O oluşur. Au ve Pt gibi soy metallere asitlerin hiçbiri yalnız başına etki edemez.

5. Karbonat ve bikarbonatlarla tepkimeye girerek CO2 gazı oluştururlar.

6 .Bazlarla birleşerek tuz ve su oluştururlar. Bir asidin hidrojeni yerine metal veya amonyum iyonunun geçmesiyle oluşan bileşiğe tuz denir. Bir asit bazla birleştiğinde hem asit hem de baz özelliklerini kaybeder. Bu nedenle asitlerle bazlar arasındaki tepkimelere nötrleşme tepkimesi denir.
HCl + NaOH ---------->NaCl + H2O
Nötrleşme, gerçekte H+ ve OH– iyonlarının birleşerek H2O oluşturmaları olayıdır. Bu nedenle nötrleşmenin net iyon denklemi;

H+(suda) + OH–(suda) → H2O(s) asit baz nötr şeklindedir.

Asitler, yalnız bazlarla değil, bazik oksitlerlerle (metal oksitlerle) de tuzları oluşturur.

7. Asit oksitlerin su ile tepkimeleriyle elde edilirler.

SO3(g) + H2O(s) → H2SO4(suda)


ASİTLER VE KULLANIM ALANLARI

Asit: Suda eridiğinde (çözündüğünde) hidrojen iyonlarını açığa çıkaran ve elekrtik ileten, turnusolun mavi olan rengini kırmızıya çevirmek gibi kimyasal özelliği olan, tadı ekşi, rengi billur, kimyasal tepkimeleri hızlandırıcı olarak da kullanılan (asit kataolizi: bir kimyasal tepkimenin, tepkimeye doğrudan katılmayan asit eklenerek hızlandırılması) bazlar ve metaller üzerinde etki ederek tuz oluşturan maddedir.

Cu, Hg, Ag (gazı soymetal) asitlerle tepkimeye girmezler.

Tarihsel Gelişimi: Asitlerin gerçekten doğru kabul edilebilecek ilk tanımını 1838’de Alman kimyacı Justus von Liebig yapmıştır. Liebig’in tanımına göre asit, yerini bir metal atomuna bırakabilecek biçimde hidrojen içeren bir bileşiktir.
Elli yıl kadar sonra bir başka Alman kimyacısı Wilhelm Ostwald ve İsveçli kimyacı Svante Arrhenius, asitlerini bazların, tuzların su içinde çözündüklerinde, bölüm bölüm ya da bütünüyle, “iyon” adını verdikleri parçacıklara ayrıldıklarını belirlediler. Bu parçacıklardan pozitif yüklü olanlara “katyon”, negatif yüklü olanlara “anyon” adı verildi. İyon çözeltilerine de elektriği iyi ilettikleri için “elektrolit” adı verildi. Asitler elektrolitte, hidrojen iyonu (H⁺), bazlarda hidroksit (OH⁻) iyonu üretiyorlardı.

Bilinen ilk Asit: Asetik asit, arı halde, (kemirme) gücü yüksektir ve boğucu bir kokusu vardır. Renksizdir, 118˚C’ta kaynar: 16,5˚C’ta ve olağan atmosfer basıncı altında katılaşır.

Asitler bütün kimyasal maddelerin hem en yararlılarından, hem de en tehlikelilerinden sayılır. Sözgelimi derişik hidroklorik asit öldürücü bir zehirdir; ama mide özsuyunda bir miktar seyreltik hidroklorik asit bulunmasaydı besinler yeterince sindirlemezdi. Asit terimi “ekşi” anlamındaki Latince bir sözcükten türetilmiştir, çünkü bu bileşiklerden çoğunun tadı ekşidir. Bu yüzden eskiçağlarda insanlar asitleri tadına bakarak ayırt eder, örneğin sirkenin tipik bir asit olduğunu bilirlerdi. Kimyacılar ise tanımadıkları bir sıvının asit olup olmadığını anlamak için turnusol denen boyarmaddelerden yararlanırlar. Liken türü bitkilerden elde edilen bu boyarmaddeler, asit ve baz yapısınıdaki maddeleri tanıyıp ayırt etmeye yarayan birer belirteç ya da ayıraçtır. Asitleri tanımanın bir yolu da bu maddelerin içine element halinde magnezyum ya da sodyum karbonat (çamaşır sodası) karışırmaktır. Çünkü bu maddelerin ikisi de asitlerde çözünürken tıpkı bir gazoz gibi köpürür.
Asit Gücü: Bir asidin gücü sudaki ayrışmasıyla ilgilidir. Güçlü asitler ve bazlar, suda büyük ölçüde ayrışırlar. Güçsüz asit ve bazlar çok düşük bir yüzdeyle (genellikle % 1’den az) ayrışabilirler. Bir asit ya da baz çözeltisinin bücü pH’siyle (0’dan 14’e kadar ölçeklendirilir) anlaşılır.

Derişik, yani sulandırılmamış asitler son derece tehlikelidir; hatta seyreltik asitleri bile çok dikkatli kullanmak gerekir. Örneğin sülfürik, nitrik ve hidrolorik asit gibi sıvı ya da sulu çözelti halindeki asitler çok yakıcı ve aşındırcı olduğundan, kullanırken bu maddelerin deriye ve giysilere sıçramamasına özen göstermelidir. Buna karşılık katı halde bulunan asitlerin yakıcılık ve aşındırıcılık özelliği bu kadar kuvvetli değildir. Kimyasal olarak birbirinin kaşıtı olan asitler ile bazlar arasındaki tepkimlere “nötrleşme” ya da “yansızlaşma” tepkimesi denir. Böyle bir tepkimenin sonucunda tuz denen bir bileşik ile su oluşur.

Asit Katalizörü: Petrol Hidrokarbonlarının benzine ve benzeri ürünlere dönüştürülmesi gibi, sanayide önem taşıyan birçok tepkimeden asit katalizörlerden yararlanılır. Örneğin molekül ağırlığı yüksek hidrokarbonların parçalanmasında (karking) aluminyum-silisyum dioksit (Brønsted-Lowry asitleri), doymamış hidrokarbonların polimerleştirilmesinde sülfürik asit ya da hidrojen flüorür (Brønsted-Lowry asitleri), alifatik hidrokarbonarın izomerleştirilmesinde aluminyum klorür (Lewis asidi) gibi asit katalizörler kullanılır.

Kullanım Alanları: Bazı asitler ağır yanıklara yol açarken bazıları yalnızca ağrı verir. Örneğin karınca ve arı gibi böceklerin ya da ısırganotu gibi bitkilerin salgıları ağrı verici asitlerdir. Öte yandan bazı asitlerin öldürücü bir zehir olmasına karşılık bazıları zarasız, hatta meyve asitleri gibi tadı ve kokusu hoş maddelerdir. Üzümde de, şarap dinlendirilen fıçılarda krem tarta biçiminde çökelen ve kabartma tozu yapımında kullanılan tartarik asit bulunur.
Üstelik, canlıların vücudunda gelişen kimyasal süreçlerin hemen hepsi hücrenin ya da tüm organizmanın asit-baz dengesiyle yakından ilişkilidir; toprağın ve suyun asit ya da baz niteliğinde olması da bitkilerin ve hayvanların yaşamında büyük önem taşır. Asit olarak tanımlanan maddeler, mineral asitler olarak da bilinen inorganik maddeleri (sülfürik, nitrik, hidroklorik, fosforik asitler) ve karboksilik asit, sülfonik asit ve fenol gruplanının üyesi olan organik bileşikeleri içerecek kadar geniştir. Asit anhidriti denen susuz asitlerin en bilnen örnekleri ise kükürt trioksit , aluminyum klorür ve bor triflüorüdür.
Bitki ve hayvanlardan elde edilen asitlere organik asitler denir. Ama bu asitlerin hepsi yukarıda anılan meyve asitleri gibi zarasız maddeler değildir. Örneğin kuzukulağında, reventte ve bazı başka bitkilerde bulunun oksalik asit oldukça zehirlidir. Acıbademde ve şeftali çekirdeğinde az miktarda bulunan prusik asit ise sinyanür içerdiği için çok kuvvetli bir zehirdir.
İnorganik ya da mineral asitler arasında en önemlileri, sanayi kimyasının temel maddeleri olan sülfürük, hidroklorik ve nitrik asitlerdir. İnorganik asitler, özellikle sülfürik, hidroklorik ve nitrik asitler sanayide büyük ölçüde üretilir ve tüketilir. Örneğin süfürik asit gübre, petrol üretiminin artırılmasında, pil, patlayıcı ve plastik maddelerin yapımında çok kullanılır. Kezzap adıyla bilnen pitrik asit ise patlayıcı madde, ilaç ve boya sanayilerinin temel maddelerinden biridir.
Asit boyarmaddeler olarak da bilinir, bileşim yoluyla hazırlanmış (sentekik), parlak renkli, organik bileşikler grubu; molekülünde, biri asit yapısında (örneğin bir karboksil grubu), öbürü renk verici (örnğ. bir azo ya da nitro grubu) olmak üzere iki ayrı atom grubu bulunur. Dokumaların boyanmasında asit boyların genellikle sodyum tuzları kullanılır; özellikle yün dokumada iyi sonuç veren, ayrıca ipekte ve bazen boyayı sabitleştiren bir mordanla (boyasaptar) birlikte pamuk ve yapay ipekte de kullanılan bu bayarmaddelerle parlak ve genellikle kolay solmayan çok çeşitli renkler elde edilebilir.
Formik Asit (HCOOH): Bakterilere küf ve mayalara etki eder. Mikrobik bozunmayı önlemek için gıdalarda koruyucu olarak kullanılır. Karınca salgısında bol miktarda bulunur.
Asetik Asit (CH₃COOH): Sirke asidi olarak bilinir. Asetik astitin % 5-8 likçözeltisi sirke olarak kullanılır. Asetik asit birçok endüstri maddesinin kullanılmasında kullanılır. Tahriş edici bir kokuya sahip bir sıvıdır. Alür asetat tuzu, taze kesilmiş yaralarda kan dindirici olarak kullanılır.
Sorbik Asit (HC₆H₇O₂): Küf ve mayaların gelişmesine engel olur. Bu özelliğinden dolayı yiyeceklerde antimikrobik koruma olarak kullanılır. Kokusu lezzeti yoktur.
Sülfürik Asit (H₂SO₄): Endüstride kullanılan en önemli asit ve dünyada en çok üretilen kimyasallardan biridir. SO₂ kullanılarak Kontakt metodu denilen bir metotla üretilir. Endüstride birçok alanda kullanılan bu asit, özellikle gübre üretimindei amonyum sülfat üretiminde, patlayıcı yapımında, boya sanayinde, petrokimya sanayinde kullanılmaktadır.
Benzoik Asit (C₆H₅COOOH): Beyaz tenkli iğne ve yaprakçık görünümünde bir maddedir. Gıdalarda mikrobik bozunmayı önlemek için kullanılır. En çok kullanıldığı alanlar, meyva suyu, marmelat, reçel, gazlı içecekler, turşular ve benzeri ürünlerdir. Benzoik asit, bir çok bitkinin yaprak, kabuk ve meyvelerinde bulunur. Bu asit genellikle sodyum tuzu olarak (Sodyum benzoat) kullanılır. İlave edildiği bitkinin tadını etkiler.
Folik Asit: Folik asit dokularında az da olsa bulunur. Folik asit en çok koyu yeşil yapraklı sebzeler ve gıdalarda kullanılan hayvanların böbrek ve karaciğerleninde bulunur. Biftek, hahubat, sebzeler, domates ve sütte az miktarda bulunur. Folik asit eksikliğinde vücutta anemi (kansızlık) ortaya çıkar.
Hidrojen Sülfür (H₂S): Renksiz bir gazdır. Kokmuş yumurtayı andıran bir kokusu vardır. Çok zehirlidir. Uzun zaman solunduğunda insanı öldürebilir. Havada seyreltik olarak bulunduğunda yorgunluk ve baş ağrısı yapar.
Nitrik Asit (HNO₃): Nitrik asit, dinamit yapımında kullanılır. Nitrik asitin gliserin ile reaksiyonundan nitrogliserin meydana gelir. Ayrıca nitrik asit NH₄NO₃ içeren gübrelerin üretiminde kullanılır.
Fosforik Asit (H₃PO₄): Saf fosforik asit, renksiz kristaller halinde bir katıdır. Fosforik asit, en çok fosfatlı gübrelerin yapımında ve ilaç endrüstrisinde kullanılır.
Hidroflorik Asit (HF): Hidoflorik asit yüksek oktanlı benzin yapımında, sentetik kriyolit (Na₃AIF₆) imalatında kullanılır.Ayrıca hidrflorik asit camların üzerine şekiller yapmak için kullanılır. Bu iş için, önce cam eşya bir parafin tabakası ile kaplanır. Sonra parafinin üzerine bir çelik kalem ile istenen şekil çizilir. Bu çizgilere hidrojen florür gaz çözeltisi tatbik edilir. Camdaki parafin temizlendikten sonra camda yalnız sabit şekiller kalır.
Hidrosinyatik Asit (HCN): Tabiatta bulunan zehirlerin en kuvvetlisidir. HCN’nin kokusu şeftali çekirdeği içi kokusuna benzer. Metreküpte 34 miligram HCN varlığında kokusu hissedilir. Öldürücü dozu konsantrasyonuna bakıldığında; Mesela, 200 mg/m³ konsantrasyonda öldürücü doz 2000 mg dk/m³ tür.
Son düzenleyen nötrino; 11 Kasım 2015 11:17
3 Şubat 2014 00:14   |   Mesaj #7   |   
nicely - avatarı
VIP VIP Üye
Asit Nedir Asitin Özellikleri Nelerdir


Asit nedir, Asitin özellikleri nelerdir

ASİTLER

Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu bırakan bileşiklerdir. Bütün asitler hidrojen (H+) içerir.

özellikleri;

1- Ekşi bir tada sahiptirler.

2- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Asitler litmus kağıdını kırmızıya çevirirler).

3- Bazlarla reaksiyona girdiklerinde tuz ve su oluştururlar. Bundan başka çok çeşitlilik gösteren başka özellikleri de bulunur. Bu spesifik özellikler, anyon muhtevası ve ayrılmamış molekülerden dolayı olur. Çeşitli asitlerin molekülleri, çözeltiye farklı miktarda serbest Hidrojen bırakma eğilimindedirler.
9 Aralık 2014 20:12   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Üye
Asitlerin genel özellikleri nelerdir?



-Asitlerin tadları ekşidir.Örnek olarak;sirkedeki asetik asit ekşi elmada ki malik asit limondaki sitrik asit ve askorbik asit(C Vitamini)yoğurt suyundaki laktik asit meşrubat ve kolalardaki karbonik asit sayılabilir.Ancak her asitin tadına bakamayız.Çünkü asitlerden bazıları parçalayıcı bazıları da zehirlidir.

-Asitler yakıcı özelliğe sahiptir.Asitlerin bu özelliği her asitte aynı şekilde olmaz.Örneğin Hno3 deriye döküldüğünde proteinlerle tepkimeye girer.H2SO4 ise hücre suyunu çekerek yakma etkisi gösterir.

-Asit suda çözüldüğünde ne kadar fazla iyon oluşuyorsailetkenlik o kadar fazla olur .Kuvvetli asitlerde iletkenlik fazla zayıf asitlerde ise azdır.

-Asitler mavi turnusol kağıdını kırmızıya çevirir.Turnusol kağıtları indikatör boyası emdirilmiş kağıtlardır.İndikatör boyaları ise ortamın asidik veya bazik olmasına göre renk değiştiren maddelerdir.Örneğin bir indikatör olan metil oranj asitler kırmızı renge döner.

-Asitlerin genel olarak yapılarında proton bulunur.Ancak yapılarında hdrojen bulunan tüm maddeler asit değildir.MC1 kuvvetli bir asit olmasına karşın nh3 baz özelliği gösterir.CH+ ise asit ve baz karakteri göstermez.

-Bazlarda birleşerek tuz ve su oluştururlar.Kimyada bu tepkimelere nötrleşme tepkimesi denir.
[BAZ+ASİTàTUZ+SU]
NaOH + Hcı > Nac I + h20
2KOH + H2SO 4 + K2SO4 + 2H2O
Ca(OH)2 + H2SO4 - CASO4 + 2H2O

Metal oksitlerde(Bazik oksitlerle)birleşerek tuzları yaparlar.
METAL OKSİT + ASİTà TUZ+SU
Na2O + 2hcI >> 2NacI + H2 O
CaO + H2SO4 >> CASO4 + H2O
K2O + H2CO3 >>K2CO3 + H2 O
CUO + 2HNO3>>CU(NO3)3 + H2O

Asitlerin metaller ile olan tepkimeleri metallerin aktifliğine göre değerlendirilir.Metallerin aktiflik sırası
K Na Ca Mg Al Zn Fe

Aktifliği hidrojenden fazla olan metaller
Cu Ag Hg Au Pt

Aktifliği hidrojenden az olan metaller (şeklindedir)
Aktifliği hidrojenden fazla olan metaller seyreltik asitler ile H2 gazı oluşturacak şekilde tepkime verirler.

METAL+ASİTà TUZ + H2 GAZI

Mg + 2Hcı à MgCI2 + H2
Zn+2Hcıà ZnCI2+H2

Aktifliği hidrojenden az olan metallere HCI ve seyreltik H2SO4 etki etmez.

Cu+HCI à Tepkime gerçekleşmez.
Cu+H2SO4àTepkime gerçekleşmez.
Ag+HCI àTepkime gerçekleşmez.

c)Aktifliği hidrojenden az olan metallere HCI ve seyreltik H2SO4 tepkime verir.Bu tür tepkimelerden H2 yerine SO2 oluşur.

Cu+2H2+SO4àCuSo4+So2+2h30
Derişik

Zn+2H2SO4àZnSo4+SO2+2H2O
Derişik

d)Aktifliği hidrojenden az olan metallere HNO3’ün etkisi ise seyreltik ve derişik olmasına bağlı olarak değişir.HNO3;Cu Hg ve Ag'’ etki eder.Pt ve Au '‘a etki etmez.
Cu+4HNO3àCu(NO3)+2NO2+2H3O

Derişik
3Cu+8HNO3-3Cu(NO3)2 + 2NO + 4H2O
Seyreltik

--Asitlerin ametallere etkisi ise genellikle derişik durumunda olabilir.
C+4HNO3àCO2+4NO2+2H20
(Derişik)

C+2H2SO2àCO2+2SO2+2H20
(Derişik)

S+4HNO3_SO2+4NO2+2H2O oluşur
(Derişik)

Na2CO3+H2SO2-Na2SO4+H2O+CO2

Ca(HCO3)2 + 2HCI – CACI2 +2H2O+2CO2

Ametal oksitlerin (CO2 SO2 SO3 N2O5 P2O5 gibi) sulu çözeltileri asit özelliği gösterir.Ametal oksitlere asit oksitlerde denir.
ASİT OKSİT +SU àASİT
CO2+ H2 O àH2CO3
SO2+ H2O àH2SO3

SO3 + H2o à H2SO4
N2O5 + H2O à 2HNO3
11 Kasım 2015 11:41   |   Mesaj #9   |   
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI
Alıntı

Asitlerin bazlarla tepkimeye girdiği nötrleşme olayının denklemini açık bir şekilde yazar mısınız?

Asitlerin bazlarla tepkimesinden Tuz ve Su oluşur. İlgili tepkime 'Nötrleşme Tepkimesi' olarak tanımlanır!
  • Nötrleşme Denklemi => HCl+NaOH => NaCl+H2O (Asit+Baz => Tuz+Su)!

Sponsorlu Bağlantılar

Daha fazla sonuç:
asitlerin özellikleri

acebook yorumları
paneli aç