Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 162.878|Cevap: 6|Güncelleme: 14 Ekim 2016

Atatürk'ün "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir" sözü neyi anlatır?

Mesaja atla
Misafir
19 Ekim 2009 21:44   |   Mesaj #1   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Atatürk'ün "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir" sözü neyi anlatır?
EN İYİ CEVABI Daisy-BT verdi
“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.” (1931)

Tarih yazılırken, belgelenilirken gerçeklere mutlaka sadık kalınmalıdır. Aksi taktirde tarih yazmanın bir anlamı kalmaz ve okuyanı doğrulara yönlendirme, geçmişten ders alarak o hatalara düşmeme ya da o başarıların sırrını anlama amacına hizmet edemez.
Sponsorlu Bağlantılar

Tarih gerçek olaylarla oluşur, ve tarihi yazanlar gelecek kuşaklara ulaşacak bu değerli eserleri yaratanlar da tarihi olaylara tarih,kişi, olay vb özelliklerini birebir, doğru ve gerçeğine sadık olarak yazmak zorundadırlar. Yoksa elbette gerçek bir gün meydana çıkar ve hatta tarih kendisini tekrar eder.

''efendiler, tarih, milletlerin yükselme ve gerileme sebeplerini ararken birçok siyasi, askeri, sosyal sebepler bulmakta ve saymaktır''

Tarihte pek çok devlet kurulmuş, gelişme, yükselme, duraklama, yükselme ve gerileme gibi dönemlerden geçmiştir. Ülkelerin geçmişini incelerken bu devirleri, nedenlerini, sonuçlarını araştırmak, milletlerin askeri, siyasi ve sosyal alandaki nedenleri doğru değerlendirip geleceğe ışık tutmalarını sağladığı için önemlidir.

''Tarih, hayal mashulü olamaz. Tarih yazarken gerçek olayları bulmaya çalışmalıyız.''
Tarih, hem kronolojik olarak, hem de gerçek zaman, yer ve kişilere dayalı olarak, yazılı ve sözlü belgelerle elde edilen bir daldır. Gerçekler yerine hayallerle yazılan tarihteki eksikler ve hatalar gerçeklerin yerini alamaz ve mutlaka hayal mahsulu olduğu meydana çıkar. Geçmişi gerçeklerle yazmalıyız.

''Türk miletinin tarihi ,şimdiye kadar sanıldığı gibi yalnız Osmanlı tarihinden ibaret değildir. Türk'ün tarihiçok daha eskidir. Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve şümullü medeniyetlerede sahip olmuştur. Bunu aramak ,tetkit etmek Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulaccaktır.''

Türklerin tarihi Osmanlılardan çok önceye, Orta Asya'ya dayanır. Orta Asya'dan göç eden Atalarımız bütün dünyada Türkleri temsil etmektedirler. Bu konuda araştırmalar vardır ve bunları bulup, inceleyip, Türk tarihini çocuklara anlatmalıyız ki tarihine, geçmişine güven duysun, gurur duysun ve sahip çıksın.
Son düzenleyen Safi; 14 Ekim 2016 00:13
Daisy-BT
19 Ekim 2009 22:00   |   Mesaj #2   |   
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.” (1931)

Tarih yazılırken, belgelenilirken gerçeklere mutlaka sadık kalınmalıdır. Aksi taktirde tarih yazmanın bir anlamı kalmaz ve okuyanı doğrulara yönlendirme, geçmişten ders alarak o hatalara düşmeme ya da o başarıların sırrını anlama amacına hizmet edemez.
Sponsorlu Bağlantılar

Tarih gerçek olaylarla oluşur, ve tarihi yazanlar gelecek kuşaklara ulaşacak bu değerli eserleri yaratanlar da tarihi olaylara tarih,kişi, olay vb özelliklerini birebir, doğru ve gerçeğine sadık olarak yazmak zorundadırlar. Yoksa elbette gerçek bir gün meydana çıkar ve hatta tarih kendisini tekrar eder.

''efendiler, tarih, milletlerin yükselme ve gerileme sebeplerini ararken birçok siyasi, askeri, sosyal sebepler bulmakta ve saymaktır''

Tarihte pek çok devlet kurulmuş, gelişme, yükselme, duraklama, yükselme ve gerileme gibi dönemlerden geçmiştir. Ülkelerin geçmişini incelerken bu devirleri, nedenlerini, sonuçlarını araştırmak, milletlerin askeri, siyasi ve sosyal alandaki nedenleri doğru değerlendirip geleceğe ışık tutmalarını sağladığı için önemlidir.

''Tarih, hayal mashulü olamaz. Tarih yazarken gerçek olayları bulmaya çalışmalıyız.''
Tarih, hem kronolojik olarak, hem de gerçek zaman, yer ve kişilere dayalı olarak, yazılı ve sözlü belgelerle elde edilen bir daldır. Gerçekler yerine hayallerle yazılan tarihteki eksikler ve hatalar gerçeklerin yerini alamaz ve mutlaka hayal mahsulu olduğu meydana çıkar. Geçmişi gerçeklerle yazmalıyız.

''Türk miletinin tarihi ,şimdiye kadar sanıldığı gibi yalnız Osmanlı tarihinden ibaret değildir. Türk'ün tarihiçok daha eskidir. Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve şümullü medeniyetlerede sahip olmuştur. Bunu aramak ,tetkit etmek Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulaccaktır.''

Türklerin tarihi Osmanlılardan çok önceye, Orta Asya'ya dayanır. Orta Asya'dan göç eden Atalarımız bütün dünyada Türkleri temsil etmektedirler. Bu konuda araştırmalar vardır ve bunları bulup, inceleyip, Türk tarihini çocuklara anlatmalıyız ki tarihine, geçmişine güven duysun, gurur duysun ve sahip çıksın.
Son düzenleyen Safi; 14 Ekim 2016 00:26
Misafir
20 Aralık 2009 12:22   |   Mesaj #3   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
tarih, tarih boyunca yaşanmiış milletlerin yükselme we gerilme nedenlerini krolojik sırayla aktarır bunun nedeni tarih ilimiylede ilişkili olarak gelecek nesillere , milletler ders vermek , yardımcı olmaktır.

tarihini iyi bilen uluslar aynı hatalarını bir daha yapmaz ve başarılarınıda daha artırır. ancak, bu açıklamaları yapabilmek için mutlaka siyasi askari ve sosyal alanlarında ayrı ayrı ve birlikte değerlendirmeler incelemeleryapılmalıdır ki anlatılanlar gerçeklerle bağlantılı olsun amacına ulaşsın.
Sponsorlu Bağlantılar
Son düzenleyen Safi; 14 Ekim 2016 00:15
Misafir
10 Ekim 2011 16:20   |   Mesaj #4   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
tarih yazmak,tarih yapmak kadar mühimdir.yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet kalır. efendiler ,tarih,milletlerin yükselme ve gerileme sebeblerini ararken birçok siyasi askeri sosyal sebebler bulmakta ve saymaktadır. tarih hayal mahsülü olamaz. tarih yazarken gerçek olayları bulmaya çalışmalıyız
Misafir
15 Kasım 2011 18:15   |   Mesaj #5   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır.
Felaketler insanları, zeki milletleri daima azimli ve yeni hamlelere sev keder.
Tarih, bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkar etmez. İnsan tarihin mânasını ancak olgun bir yaşa eriştikten sonra anlıyor. Ve tarih ancak bu yaştan sonra yazılabilir. Çok arzu ederdim ki bir kaç arkadaşla beraber hayatımızdan geri kalan zamanı tarih yazmakla geçirelim! (Yusuf Ziya Özer, Ulus Gaz. 10.XI. 1939)

Tarihi yapan akıl, mantık, muhakeme değil, belki bunlardan ziyade duygulardır. 1923 (Atatürk'ün S.D. II, S. 116)
Tarih ne güzel aynadır. İnsanlar, özellikle ahlâkta gelişmemiş kavimler, en büyük kutsal kavramlar karşısında bile hasis duygulara tâbi olmaktan nefislerini men edemiyor. Tarihin sinesine geçen büyük hâdiselerde, bu hâdiseler içinde âmil ve fâil olanların hal, hareket ve muameleleri onların ahlâk seviyelerini ne açık gösterir. 1915 (Mustafa Kemal, Anafartalar M.A.T. Yay: Uluğ İğdemir, S. 27)

Tarihte şanlar, şöhretler kazanmış pek çok insanlar millî noktadan fazilete sahip değildir. Meselâ hakikaten askerî kudret sahibi olan, Moskova'ya kadar giden, yangınlar harabeler üstünden Fransız ordusunu sürükleyip eriten Napolyon'u düşünürüz. Onun hareketleri Fransız milletinin hakiki ve millî menfaatlerine değil, kendi cihangirane emellerini tatmin içindi. Bunu tatmin için Fransa'nın milyonlarca seçkin evlâdını eritti ve nihayet hepinizin bildiğiniz âkıbete uğradı. Bizim Osmanlı tarihindeki en büyük ve şanlı görülen hareketleri de aynı noktadan tetkik, aynı mahiyette mukayese etmek mümkündür. 1923 (Atatürk'ün S.D. II, S. 161-162)

Ankara ve İstanbul şehirlerinden birine "Atatürk"adı verilmesi için bir kanun teklifinin hazırlığı üzerine verdiği cevap:
Bir adın tarihte kalması ve ağızlarda söylenmesi için, şehirlerin temellerine sığınmak şart değildir. Tarih zorlanmayı sevmeyen nazlı bir peridir. Fikirleri tercih eder. (Falih Rıfkı Atay, Babanız Atatürk, S. 135)

Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur. (Afetinan, Atatürk Hakkında H.B., S. 297)

Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. (Afetinan, Atatürk Hakkında H. B., S. 297)
Türkleri bütün dünyaya geri bir millet olarak tanıtan görüş bizim de içimize girmiştir. Dörtyüz çadırlık bedevî bir kabileden bir imparatorluk ve millet tarihini başlatmak suretiyle imparatorluk zamanında Türklerin görüşü de bu merkezdeydi. Evvelâ millete, tarihini, asîl bir millete mensup bulunduğunu, bütün medeniyetlerin anası olan ileri bir milletin çocukları olduğunu öğretmeliyiz. 1930 (Ahmet Hamdi Başar, Atatürkle 3 ay, S. 122)

Eğer bir millet büyükse kendisini tanımakla daha büyük olur. (Hikmet Bayur, T.D.K., Türk Dili, Belleten, No: 33, 1938, S.16)
Türk çocuklarında kabiliyet her milletinkinden üstündür. Türk kabiliyet ve kudretinin tarihteki başarıları meydana çıktıkça, büsbütün Türk çocukları kendileri için lâzım gelen hamle kaynağını o tarihte bulabileceklerdir. Bu tarihten Türk çocukları bağımsızlık fikrini kazanacaklar, o büyük başarıları düşünecekler, harikalar yaratan adamları öğrenecekler, kendilerinin aynı kandan olduklarını düşünecekler ve bu kabiliyetle kimseye boyun eğmeyeceklerdir. (Şemsettin Günaltay, 1951 Olağanüstü Türk Dili Kurultayı, S. 33)

Biz Balkanları niçin kaybettik biliyor musunuz? Bunun tek bir sebebi vardır. Bu da İslâv araştırma cemiyetlerinin kurduğu Dil Kurumlarıdır, bizim içimizdeki insanların millî tarihlerini yazıp millî şuurlarını uyandırdığı zaman biz Balkanlarda Trakya hudutlarına çekildik. (Enver Behnan Şapolyo, 1951 Olağanüstü Türk Dili Kurultayı, S. 54)

Bir Toplantı esnasında Türk Tarih Kurumu üyelerine söylenmiştir:
Ben fani bir insanım, bir gün öleceğim, büyüklüğüne ve üstün kabiliyetlerine inandığım Türk Milleti'nin gerçek tarihinin yazılmasını sağlığımda görmek istiyorum. Onun için bu toplantılarda kendimden geçiyor, her şeyi unutuyor, sizi yoruyorum. Beni affedin. 1933 (Uluğ İğdemir, Atatürk ve tarih, Açılış 1962-1963, M.T.T.B., S. 24)

Alemdar Mustafa Paşa ile Mustafa Reşit Paşa'yı severim, fakat Alemdar'ın biraz kültürü olsa idi Cumhuriyet ilân ederdi. Mustafa Reşit Paşa'nın biraz kültürü, Alemdar'ın kudreti birleştirilseydi, ben tarihe başka bir vazife ile girerdim. (Enver Behnan Şapolya, Atatürk ve Millî Mücadele Tarihi, S. 532)
Son düzenleyen Safi; 14 Ekim 2016 00:18
Misafir
30 Ekim 2012 21:41   |   Mesaj #6   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.” K. Atatürk

Atatürk, milletimizi ve dünyayı eski bir tarih anlayışından, yeni bir tarih görüşüne götürmek ve bu yolda araştırmalar yapmak için, 12 Nisan 1931′de Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’ni (Türk Tarih Kurumu) kurmuştur. Türk Tarih Tezi diye bir tez ortaya atılmıştır. Kültür alanında yeni bir tarih görüşünün ifadesi olan bu teze göre; Türk milletinin tarihi şimdiye kadar yazıldığı gibi yalnız Osmanlı tarihinden ibaret değildir. Türk’ün tarihi çok daha eskidir ve temasta bulunduğu milletlerin medeniyetleri üzerine etki etmiştir.

Osmanlı Devletinin ümmet tarihi anlayışından, Türk milletinin kendi tarihine kavuşması, millet tarihi anlayışını kabul etmesi zorunlu idi. Millet tarihi anlayışını gerekli kılan özel sebepler de vardı.
Bunlar :
  • Türklerin sarı ırktan olduğuna dair dünyada yazılmış olan yanlış bilgiler.
  • Türklerin sarı ırktan gösterilmesinin bir sonucu olarak medeni kabiliyet ve istidattan yoksun olduğu yolundaki hatalı görüş ve iddialar.
  • Türk toprakları üzerinde yabancıların tarihi iddiaları.
Aleyhimizde kullanılan silah, hep gerçeğe aykırı şekilde yazılan, değiştirilen tarih idi. Tarihimizi gerçek yapısı ile ortaya koymak, Türklük ve ata yurdu hakkında gerçek tarihi bilgileri dünya kamuoyuna duyurmak, Türk Tarihi araştırmalarının amacı idi.
Son düzenleyen Safi; 14 Ekim 2016 00:18
Misafir
13 Ekim 2016 21:11   |   Mesaj #7   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Tarih yazılırken, belgelenilirken gerçeklere mutlaka sadık kalınmalıdır. Aksi taktirde tarih yazmanın bir anlamı kalmaz ve okuyanı doğrulara yönlendirme, geçmişten ders alarak o hatalara düşmeme ya da o başarıların sırrını anlama amacına hizmet edemez.
Son düzenleyen Safi; 14 Ekim 2016 00:25
Hızlı Cevap
Mesaj:
Cevaplanmış forumu 'Atatürk'ün "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir" sözü neyi anlatır?' konusunu görüntülüyorsunuz: Atatürk'ün Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir sözü neyi anlatır?...

Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç