Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 97.602|Cevap: 3|Güncelleme: 16 Ağustos 2016

Enerji kaynakları nelerdir?

2 Aralık 2009 15:58   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Enerji kaynakları nelerdir?
EN İYİ CEVABI Safi verdi
YENİLEBİLİR ENERJİ ÇEŞİTLERİ
Günümüzde enerji elde edilen başlıca kaynaklar şunlardır:

1. İnsan gücü,
Sponsorlu Bağlantılar
2. Hayvan gücü,
3. Rüzgar gücü,
4. Odun,kömür gibi katı yakıtlar,
5. Petrol,
6.Gaz,
7. Su (baraj),
8. Sıcak su kaynakları,
9. Su buharı,
10. Uranyum madeni,
11. Güneş.

Su Enerjisi

Yenilenebilir enerji kaynaklarının başında geliyor. Temel olarak nehirlere karışan yağmur suyu ya da eriyen kar, su enerjisine dönüştürülebilir. Buna en iyi örnek barajlardır. Su toplama havzalarında bırakılan su akar ve türbinleri döndürür, bu türbinlere bağlı olan jenaratörlerle elektrik üretir. Baraj inşa edildikten sonra, hidroelektrik enerjisi, maliyeti düşük olan bir enerji yöntemidir. Çevre kirliliğine neden olmaz ya da yakıt fiyatları karşısında zayıf değildir. Ancak yakın doğal ortam ya da çevrede yaşayanlar üzerindeki etkileri açısından eleştirilebilir. 2003 yılında, hidroelektrik enerjisi sayesinde dünyanın enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 16’sı karşılanıyordu. Norveç, enerji ihtiyacının yüzde 99′unu hidroelektrik santrallerden karşılıyor.

Rüzgar Enerjisi
Rüzgar enerjisi, fosil yakıtlara nazaran elektriğin birimi başına daha pahalıya gelse de, hidroelektriğin ardından en verimli ikinci yenilenebilir enerji kaynağıdır. Rüzgar enerjisinde başı Avrupa çekiyor. Rüzgar türbinleri kule şeklinde ve genellikle iki ya da üç kanatlıdır. Çapı metrelerce olabilir, kirlilik yaratmaz ve monte etmesi kolaydır. Kıyıda ya da açıkta bulunabilir ancak üretim rüzgara bağlıdır. Bazıları rüzgar türbinlerini, manzarayı bozduğu gerekçesiyle eleştirir.

Güneş Enerjisi
Sera etkisine yol açan gazlar üretip kirlilik yaratmayan, temiz, yenilenebilir enerji kaynağıdır. Fotovoltaik (PV) hücreler yardımıyla gün ışığı doğrudan elektriğe çevrilir. Fotovoltaik paneller, pek çok ülkede ev ve işyerlerinin çatılarına monte edilebilmektedir. Başta Almanya ve ABD olmak üzere, pek çok ülkede de daha büyük ölçekte daha geniş kitlelerin kullanımına uygun sistemler inşa edilmekte. Güneş enerjisi üretimi, yenilenebilir enerji kaynakları arasında maliyeti belki de en yüksek olanı. Yerel amaçlı kullanım dışında da ekonomik bir yöntem olmasa da maliyeti giderek düşmeye başlamış durumda. Üstelik, sistem bir kez kurulduğunda, enerji kaynağından bedava yararlanılabiliyor. Alternatif olarak gün ışığı doğrudan suyun ısıtılmasında kullanılıyor.

Dalga ve Gelgit Enerjisi

Okyanuslar, henüz kullanılmamış büyük bir enerjiyi içlerinde barındırıyor. Dalga ve gelgit enerji teknolojileri de güneş ve rüzgar enerjisiyle kıyaslandığında, nispeten yeni ve büyük ölçüde keşfedilmemiş enerji türleridir. Bu enerjinin geliştirilmesi maliyetli bir iş olduğundan, yakın gelecekte alışıldık enerji kaynaklarıyla mali açıdan yarışacak bir aşamaya gelmesi olası görünmüyor.

ABD Enerji Bakanlığı‘nın verilerine göre, dünyanın tüm sahillerinde oluşan dalga enerjisi toplandığında, 2 ile 3 milyon megavatt enerji açığa çıkıyor. Gelgit ve dalga enerjisinin zengin olduğu yerler: İskoçya’nın batı sahilleri, Kanada’nın kuzeyi, Güney Afrika, Avustralya, ABD’nin kuzeydoğu ve kuzeybatı sahilleri.

Biyo (Organik) Yakıt
Bu terim, yenilenebilir enerji kaynağı olarak fosilleşmemiş organik maddeler için kullanılıyor. Bitkilerden elde edilen madde, başka maddelere, kimyasallara, yakıta ve enerjiye dönüştürülebilir. Bazı türleri, sanayide faal biçimde kullanılıyor; örneğin tohum, şeker ve sebze yağından ya da bunların karışımından elde edilmiş bio yakıtların kullanıldığı çok daha fazla sayıda otomobil üretiliyor.

Jeotermal Enerji

Jeotermal enerji, Dünya’nın kilometrelerce altındaki merkezinde, erimiş kayalardan oluşan mağmadan gelen ısıyı kullanıyor. Bu ısı ya kuyular açılarak ya da yüzeye yakın yerlerdeki su kaynakları ya da kayalardan elde edilir. Dünyada tüketilen enerjinin sadece yüzde 0.4′ü bu yolla elde ediliyor. Örneğin İzlanda’da sıcak jeotermal sular, ısıtma amacıyla kullanılmak amacıyla doğrudan binalara pompalanır. Jeotermal enerji doğrudan ya da dolaylı olarak ABD, Filipinler, İtalya, Meksika, Endonezya, Japonya ve Yeni Zelanda gibi pek çok ülkede kullanılıyor.

Hidrojen Enerjisi

Başlıca enerji kaynakları arasında kabul edilmese de, hidrojen gelecek için umut vaat eden bir yakıt. Enerjiyi taşıyan, bereketli ve çevre kirliliğine yol açmayan bir gaz. Ne var ki, şu aşamada su ya da fosil yakıtlarda elde edilebilmesi için çok fazla elektrik harcanıyor. Ayrıca saklanması ve taşınması da güç.

Okyanus Enerjisi

Derin okyanus sularıyla güneşin ısıttığı yüzey suyu arasındaki sıcaklık farkını kullanarak elektrik üretmek mümkün. Bir tahmine göre, okyanuslardan gelen güneş enerjisinin yüzde 0.1′inden azı, ABD’nin günlük enerji tüketiminin 20 katından fazlasını sağlayabilir. Ancak, bu teknolojinin kullanımına daha vakit var.

YENİLEMEZ ENERJİ ÇEŞİTLERİ
(Klasik Enerji Kaynakları)

Klasik kaynaklar, Karbon bazlı olarak adlandırabilecek kaynaklardır. Petrol, kömür ve doğalgaz en temel enerji kaynaklarıdır. Bunlar, meydana gelişleri itibarıyla yenilenmeleri çok uzun bir süre aldığından, yenilenmeyen kaynaklar olarak da adlandırılırlar.

Kömür :
Yeraltı madenciliği veya açık işletme metodları kullanılarak çıkarılan fosil kaynaklı yakıttır. Genellikle hayvan fosillerinden oluşur. Kolayca yanabilen siyah veya kahverengimsi redüksiyonunda çok büyük önemi vardır. Bir çok çeşidi vardır. Mesela taş kömürü, fabrikalarda kullanılır. Isı derecesi yüksektir. Antrasit, ısı değeri en yüksek olan kömürdür, ülkemizde az bulunur. Ayrıca ülkemizde en çok bulunan kömür linyittir.

DEVAMI Enerji (Erke) Nedir? Enerji Birimleri ve Enerji Türler
Son düzenleyen Safi; 16 Ağustos 2016 04:19
_KleopatrA_
13 Nisan 2010 20:24   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Çevremizde bulunan enerji kaynakları


Enerji kaynağı, yakıt olarak tanımlanır. Yakıt; kömür, odun, petrol, gaz gibi yanabilen maddelerdir. Bu tanım, uranyum ve diğer nükleer enerji üreten maddeleri de içine alacak şekilde genişletilebilir.

Dünya toplam eneri gereksinimi 15 trilyon KWs’dır. Bu enerji ihtiyacının %80’lik bölümü kömür, petrol ve doğalgaz gibi yakıtlardan, geri kalan %20’lik kısmı ise hidrolik, nükleer enerji, rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, jeotermal enerji, bitki ve hayvan atıkları (biyokütle) tarafından karşılanmaktadır. Türkiye’de ise elektrik enerjisi üretiminde kaynakların payları;
  • Doğalgaz è %38
  • Hidrolik è %31
  • Kömür è %25
  • Petrol è %6,5
  • Diğer è %0,5 (rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle) olmuştur.
Termik Santraller
Elektrik enerjisini, yakıt yakıp suyu ısıtarak, oluşan sı buharının türbinleri döndürmesiyle elde eden santral türüdür. Yakıt olarak linyit, taşkömürü, fuel-oil, motorin, doğalgaz ve jeotermal ısıyı kullanırlar.

Hidroelektrik Santraller
Hidrolik enerji, suyun potansiyel enerjisinin kinetik enerjiye dönüştürülmesiyle sağlanan bir enerji türüdür. Suyun üst seviyelerden alt seviyelere düşmesi sonucu açığa çıkan enerji, türbinlerin dönmesini sağlamakta ve elektrik enerjisi elde edilmektedir. Hidrolik potansiyel , yağış rejimine bağlıdır.

Elektrik üretiminin yanında birçok amaca hizmet ederler:
  • Taşkın ve baskınları önleme
  • Sulama işlerini düzenleme
  • Balıkçılığı geliştirme
  • Ağaçlandırmayı sağlama
  • Turizmi geliştirme
  • Ulaşımı kolaylaştırma
Hidroelektrik santraller diğer üretim tipleri ile kıyaslandığında en düşük işletme maliyetine, en uzun işletme ömrüne ve en yüksek verime haizdirler. Türkiye’nin diğer enerji alternatifleri karşısında milli kaynak olan suyu kullanan hidroelektrik santrallere öncelik vermesi ve teşvik etmesi için ekonomik, çevresel ve stratejik birçok sebep vardır.

Güneş Enerjisi

Güneş enerjisinden; su ısıtmada, konut ısıtmada, pişirmede, kurutmada, soğutmada ve elektrik enerji eldesinde faydalanılır.

Güneş enerjisinin kullanılabilmesi için toplanması gereklidir. Bu toplama işlemi ısıl (güneş kolektörleri) ve elektriksel (fotovoltaikler) olmak üzere iki değişik yol ile yapılır.

Güneş panelleri, güneş ışığını direkt olarak elektriğe çevirirler. PV (photovoltaic) hücreler, güneş ışığını emdiği zaman, elektronlar bulundukları atomlardan ayrılarak madde içinde serbest kalırlar ve böylece bir elektrik akımı oluşur. Gelen enerjinin ancak 1/6 oranında bir kısmı elektrik enerjisine dönüşebilir.

Rüzgar Enerjisi

Rüzgarın şiddetinden yararlanılarak elde edilen bir enerji türüdür. Rüzgar türbinleri aracılığıyla enerji üretilir. Son 20 yıl içinde dünyada çok önemli bir enerji üretim aracı olarak kabul edilmiş ve çalışmalar hızlandırılmıştır. Avrupa Birliği ülkeleri, 2010 yılına kadar enerji tüketimlerinin %12’sini rüzgardan sağlamayı hedeflemişlerdir.

Türkiye, özellikle kıyı bölgeleri ile rüzgar enerjisinden faydalanabilecek konumdadır. 10m yükseklikteki ortalama rüzgar şiddeti 4-5 m/s olan bölgelerimizde 50-60m yükseklikteki güç yoğunluğu 500W/m2’yi aşmaktadır.

Jeotermal Enerji
Suyu ısıtmak ve buharlaştırmak için fosil yakıt yerine kullanılır. Bu nedenle jeotermal enerji, çevre dostu olarak bilinir. Türkiye, jeotermal zenginlik bakımından dünyanın 7. ülkesidir. Yüzey sıcaklığı 40oC’ın üzerinde olan alanlar, merkezi ısıtma, sera ısıtması, endüstri ve kaplıcalarda ve elektrik üretiminde kullanılmaktadır.

Türkiye’de 140 jeotermal sahadan sadece 4 tanesi elektrik üretimine uygundur:
  • Denizli – Sarayköy (240 derece)
  • Aydın – Germencik (230 derece)
  • Aydın – Salavatlı (170 derece)
  • Çanakkale – Tuzla (170 derece)
  • Rüzgar jeneratörleri,
  • Çiftlikler, villalar, dağ evleri
  • Sanayi tesisleri
  • Tarım, sulama-pompalama tesisleri
  • GSM santralleri
  • Telekomünikasyon, radyo ve tv istasyonları
  • Yatlar ve deniz fenerleri
  • Turistik işletmeler
gibi birçok alanda kullanılmaktadırlar.
Ülkemizde rüzgar enerjisi potansiyeli yüksek olan bölgeler;
  • Marmara
  • Ege
  • Akdeniz
  • Karadeniz
bölgeleridir.

Özellikle Çeşme ve Bozcaada, rüzgar enerjisi potansiyeli bakımından çok verimlidirler.
Türkiye’nin kurulu rüzgar gücü 200MW’tır. Yeni kurulacak santrallerle 475 MW’lık rüzgar gücü planlanmaktadır.

Biyokütle Enerjisi
Hayvansal ve bitkisel organik atık/artık maddeler, çoğunluklaya doğrudan doğruya yakılmakta veya tarım topraklarına gübre olarak verilmektedir. Bu tür atıkların özellikle yakılarak ısı üretiminde kullanılması daha yaygın olarak görülmektedir.

Bu şekilde istenilen özellikte ısı üretilemediği gibi, ısı üretiminden sonra atıkların gübre olarak kullanılması da mümkün olmamaktadır. Biyokütle teknolojisi ise organik kökenli atık/artık maddelerden hem enerji eldesine hem de atıkların toprağa kazandırılmasına imkan vermektedir.

Biyokütle enerjisi, klasik ve modern biyokütle enerjisi olmak üzere ikiye ayrılır.
Klasik biyokütle enerjisi, ormanlardan elde edilen yakacak odun, bitki ve hayvan artıklarıdır. Bunlar doğrudan yakılarak enerji elde edilebilir. Fosil yakıtlara göre daha az zararlıdır.

Modern biyokütle kaynakları ise orman ve ağaç endüstrisi atıkları, tarımsal endüstri atıklarıdır. Bazı bitkilerden dizel yakıtı yerine kullanılabilen yağlar elde edilebilmektedir.
Son düzenleyen Safi; 16 Ağustos 2016 04:20
27 Aralık 2012 10:21   |   Mesaj #3   |   
HayaLPeresT - avatarı
VIP VIP Üye
enerji kaynakları
Eski çağlardan beri insanlar ısınmak ve yiyeceklerini pişirmek için ateşi kullanirlar. Odunda ve kömürde depolanmış olarak bulunan enerji yanma sonucu açığa ısı enerjisi olarak çıkar. Isı enerjisini suyu kaynatmada da kullanabiliriz. Ayrıca suyu veya su buharını türbinleri çevirerek elektrik elde etmede kullanırız. Hareket eden bir cismin sahip oldugu enerji kinetik enerjidir.

İnsanoğlu geliştikçe enerji ihtiyacı artmaktadır. Isınmak için kömür, doğalgaz gibi kaynakları ya da elektrik enerjisini kullanırız. Ulaşım araçlarımız; arabalar, uçaklar, trenler çeşitli yakıtlarla çalışır. Televizyon izlerken, bilgisayar kullanırken, yemek pişirirken hep enerji tüketiriz. Zaman ilerlediçe , bilişim ve teknolojinin de gelişmesiyle günlük yaşamda enerjiyi kullandığımız alan sayısı da artmaktadır. Bu durumda enerji ihtiyacımız da artmıştır. Enerji tüketimimiz arttıkça üretmemiz gereken enerji miktarı da artmaktadır ve bu nedenle yeni enerji üretim yolları geliştirilmektedir.

Enerji elde ettiğimiz yakıtların büyük kısmı karbon içerdiğinden çevreye büyük zarar veriyoruz. Yaşadığımız çevreyi kirletmemiz sonucu uzun vadede kendi sonumuzu da hazırlıyoruz. İnsanoğlu bu durumun bilincine vardıkça daha temiz ve yenilenebilir enerji kaynakları arayışı içine girmiştir.

Şimdiye kadar kullana geldiğimiz fosil yakıtlar ve yenilenebilir enerji kaynakları ile son zamanlarda bilim ve teknolojinin gelişmesi sonucu önerilen yeni enerji üretim kaynakları bulunmaktadır.

Şüphesiz en önemli biyosfer sorunlarından biri olan sera etkisinin nedeni atmosferdeki karbondioksit oranındaki artıştır. Peki bu artış neden kaynaklanır? Yanıt çok basit. Karbon içeren fosil yakıtlardan. Kömür, petrol gibi uzun zamandır kullandığımız fosil yakıtlar, karbon dengesinin bozulmasında en büyük etkiye sahiptir. Kömür, atmosefere karbon salarak tanecik sayısını artırmasının yanında, kirli sise yol açması bakımından insan sağlığı ve çevre için zararlı bir kaynaktır. Kömür rezervleri 100 yıldan fazla bir zaman yetecek kadar dolu olsa da yol açacağı büyük kirlilikten dolayı kullanılamayacaktır. Benzinin yanmasından ileri gelen bir diğer kirletici de PAN’ dır. PAN da çok tehlikeli ve kirletici bir maddedir. Benzin, mazot ya da benzer diğer yakıtların yanması sonucunda karbonmonoksit de açığa çıkar. Bu da zehirli ve öldürücü bir gazdır.

Fosil yakıt kullanımının insan sağlığı üzerinde etkileri bu şekildeyken çevreye etkisi ne düzeydedir? Ormanlara zarar verdiği, fotosentez ve solunumu durdurduğu, asit yağmurlarına sebep olduğu artık ilkokul öğrencileri tarafından da biliniyor. Asit yağmurları nedeni ile toprakların hızla asitleşmesi sonucu ilerde yeterli ürün yetiştiremeyecek olduğumuzu düşündüğümüzde gelecekte karşımıza çıkacak problemin boyutları düşündürücüdür.

Peki işletme sırasında atmosfere kirletici atık salmayan enerji kaynakları nelerdir? Hidro, rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle ve nükleer enerji. İlk olarak nükleer enerji dışındaki yenilenebilir enerji kaynaklarını bir inceleyelim.

Hidroelektrik santrallerde yüksekten düşürülen su ile türbinler döndürülerek türbine bağlı bir jeneratör ile elektrik elde ediliyor. Gelişmiş ülkelerde uzun zamandır kullanılan ve gelişmiş bir yöntem olmasına rağmen gelişmekte olan ülkelerde yeterli bilinç düzeyine erişememiş insanlar nedeniyle çevre sorunlarına yol açabiliyor. Hidroelektirk santraller nehirler üzerine barajlar kurulması ile yapılıyor. Bu durumda o bölgede yaşayan insanlar göç etmek zorunda kalıyor ve nehir ekosistemi de ölüyor. Toprak erozyonuna karşı gerekli önlemler alınmadığı için barajlar kısa sürede doluyor ve verimsiz hale geliyor. Anacak su kapasitesi fazla olan ülkeler için baraj yapımı ve sonrasında erozyona karşı alınacak tedbirler ile barajların ömrü uzatılarak fosil yakıtlarla kıyaslandığında çok daha temiz bir enerji üretme yöntemi olduğu söylenebilir.

Rüzgar enerjisinden yararlanmak da temiz bir yöntem. Havadaki kinetik enerji bir türbin aracılığıyla elektrik enerjisine dönüştürülüyor. Çevre etkileri açısından kanatların gürültüsü, görüntü kirliliği ve kuşların takılıp ölmesi gibi sorunları var.

Jeotermal enerji yer altından çıkan sıcak su ve gayzerlere dayalı br enerji türüdür. Isıtma grereksinimine yönelik olarak kullanılabiliyor. Güvenilir bir yöntem.

Biyokütle, organik madde kaynaklı bir enerji üretimidir. Enerji amaçlı yetiştirilmiş ormanlardan elde edilen odunun yakılması ile elde edilir. Ormanın yetişmesi sırasında atmosferden karbondioksit alımı olduğu için yakılması sırasında ortaya çıkan karbondioskit sera etkisine neden olmaz. Ancak insanlar dünyadaki doğal ormanları bile koruyamazken, enerji için ayrıca orman yetiştirecek olmaları zor olacağından ve uzun vadeli bir çözüm olduğundan pek önemli değildir.

Çatılara güneş panelleri koyarak enerji üretildiğini bilirsiniz. Genellikle ısıtma amaçlı kullanılır. Güneş panellerinde ısınan su mutfak ve banyolarda kullanılır. Ancak hava kapalı olduğu zaman ısınma problemi ortaya çıkar. Güneşten elektrik de üretilebilir. Çok temiz bir yöntemdir. Ülkemizde özellikle Akdeniz’de her evin çatısında güneş panelleri bulunur. Banyo ve mutfaktaki sıcak su ihtiyacını karşılaması yanında elektrik üretimi de mümkündür.

1974 yılında başlamış bir hidrojen enerjisi hareketi vardır. Bu hareketin öncülerinden biri de Nejat Veziroğlu’dur. Hidrojen enerjisi kullanımı çok temiz bir yöntemdir. Güneş enerjisiyle elektrik elde edilerek su elektroliz edilir.Açığa çıkan hidrojen enerji ihtiyacı olan bölgeye borular aracılığıyla iletilir. Yakıt olarak kullanılır ve sonuçta yan ürün gene su olur. Yani hiç bir kirlilik söz konusu değildir. Uzay programlarında, sanayide ve uçaklarda kullanılmaktadır. Gerekli yatırımlar yapıldığında geleceğin en güvenilir ve temiz enerji kaynaklarından biri olacaktır.

Çevre kirlenmesinin en büyük sorumlularının kendileri olduğunun farkında olan bazı ülkeler yüksek bütçeler ayırarak bu yöntemleri kullanmaya başlamışlardır. Gelişmekte olan ülkeleri düşündüğümüz de ise durumun daha zor olduğunu görüyoruz. Artan nüfus ve hızlı sanayileşme nedeniyle enerji üretimine gereksinim artmasına rağmen yeterli bütçeler ayrılamadığı için kısa vadede ucuz yöntemlere başvuruluyor. Türkiye’ de ne gibi bir sorunla karşılaşılıyor? Fosil kaynaklı santraller yerine yenilenebilir enerji santralleri için teknik bilgi ve yüksek yatırım gerektiren altyapılar gerekiyor. Bu nedenle kısa vadede daha bilindik ve ucuz yöntemler tercih ediliyor. Ama uzun vadede ödenecek olan bedeller hiç düşünülmüyor. Ancak geçtiğimiz yıl Şubat ayında ülkemizde de yürürlüğe giren Kyoto protokolu’ nun sera gazı emisyonlarını düşürmeyi hedefleyen maddeleri sayesinde ülkemiz de artık temiz enerji kaynaklarına yönelme durumunda.

Bir diğer seçenek de işletim sırasında atmosfere kirletici madde salmadığı için tercih edilen nükleer enerjidir. Uygun ve doğru inşa edilen santrallerde canlı sağlığına zararlı radyasyon salımı söz konusu değildir. Ancak bir reaktör kazası meydana gelmesi durumunda açığa çıkan yüksek enerjili parçacıkları içeren bulutlar kilometrelerce uzaklara kadar taşınabilir. Su ve toprak aracılığıyla besinlere geçerek canlı vücuduna girebilir. Bu durumda çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Nükleer santrallerde meydana gelen kazaların nedeni insan hatasıdır. İnsan hatası olmayacak şekilde insansız bir reaktör kurulması ise henüz mümkün değildir. Bu durumda çok düşük de olsa bir kaza meydana gelmesi durumu ciddi sorunlara neden olabilir.

Yaşamımızın kökeni olan güneş ışınlarını üreten yıldızlardaki enerji füzyon enerjisidir. Ticari amaçlı üretim yapan nükleer tesislerde ise fisyon enerjisi kullanılmaktadır. Füzyon enerjisi nin hammedesi hidrojenin izotopu olan döteryumdur ve okyanuslarda bize sınırsız bir rezerv sunar. Ancak ticari amaçlı kullanımı için henüz başarılmış bir yöntem değildir. Ancak gelecekte başarıya ulaşması durumunda çok temiz ve sınırsız bir enerji kaynağı olacağı kesindir.

Tüm bu gerçekler ışığında söyleyebileceğimiz şey, büyük fabrikatörlerin, yöneticilerin ve petrol şirketlerinin sahiplerinin tek amacı kar elde etmek olduğundan yönetimlere temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeleri konusunda etkili olacak güç çevre kirliliği ve enerji kaynakları konusunda bilinçli bir kamuoyu olacaktır. Bu kamuoyunu oluşturmak da biz sivil toplum kuruluşlarının görevidir.

Gözde SARAL
Ankara Üniversitesi
Son düzenleyen Safi; 16 Ağustos 2016 04:20
16 Ağustos 2016 04:21   |   Mesaj #4   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
YENİLEBİLİR ENERJİ ÇEŞİTLERİ
Günümüzde enerji elde edilen başlıca kaynaklar şunlardır:

1. İnsan gücü,
Sponsorlu Bağlantılar
2. Hayvan gücü,
3. Rüzgar gücü,
4. Odun,kömür gibi katı yakıtlar,
5. Petrol,
6.Gaz,
7. Su (baraj),
8. Sıcak su kaynakları,
9. Su buharı,
10. Uranyum madeni,
11. Güneş.

Su Enerjisi

Yenilenebilir enerji kaynaklarının başında geliyor. Temel olarak nehirlere karışan yağmur suyu ya da eriyen kar, su enerjisine dönüştürülebilir. Buna en iyi örnek barajlardır. Su toplama havzalarında bırakılan su akar ve türbinleri döndürür, bu türbinlere bağlı olan jenaratörlerle elektrik üretir. Baraj inşa edildikten sonra, hidroelektrik enerjisi, maliyeti düşük olan bir enerji yöntemidir. Çevre kirliliğine neden olmaz ya da yakıt fiyatları karşısında zayıf değildir. Ancak yakın doğal ortam ya da çevrede yaşayanlar üzerindeki etkileri açısından eleştirilebilir. 2003 yılında, hidroelektrik enerjisi sayesinde dünyanın enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 16’sı karşılanıyordu. Norveç, enerji ihtiyacının yüzde 99′unu hidroelektrik santrallerden karşılıyor.

Rüzgar Enerjisi
Rüzgar enerjisi, fosil yakıtlara nazaran elektriğin birimi başına daha pahalıya gelse de, hidroelektriğin ardından en verimli ikinci yenilenebilir enerji kaynağıdır. Rüzgar enerjisinde başı Avrupa çekiyor. Rüzgar türbinleri kule şeklinde ve genellikle iki ya da üç kanatlıdır. Çapı metrelerce olabilir, kirlilik yaratmaz ve monte etmesi kolaydır. Kıyıda ya da açıkta bulunabilir ancak üretim rüzgara bağlıdır. Bazıları rüzgar türbinlerini, manzarayı bozduğu gerekçesiyle eleştirir.

Güneş Enerjisi
Sera etkisine yol açan gazlar üretip kirlilik yaratmayan, temiz, yenilenebilir enerji kaynağıdır. Fotovoltaik (PV) hücreler yardımıyla gün ışığı doğrudan elektriğe çevrilir. Fotovoltaik paneller, pek çok ülkede ev ve işyerlerinin çatılarına monte edilebilmektedir. Başta Almanya ve ABD olmak üzere, pek çok ülkede de daha büyük ölçekte daha geniş kitlelerin kullanımına uygun sistemler inşa edilmekte. Güneş enerjisi üretimi, yenilenebilir enerji kaynakları arasında maliyeti belki de en yüksek olanı. Yerel amaçlı kullanım dışında da ekonomik bir yöntem olmasa da maliyeti giderek düşmeye başlamış durumda. Üstelik, sistem bir kez kurulduğunda, enerji kaynağından bedava yararlanılabiliyor. Alternatif olarak gün ışığı doğrudan suyun ısıtılmasında kullanılıyor.

Dalga ve Gelgit Enerjisi

Okyanuslar, henüz kullanılmamış büyük bir enerjiyi içlerinde barındırıyor. Dalga ve gelgit enerji teknolojileri de güneş ve rüzgar enerjisiyle kıyaslandığında, nispeten yeni ve büyük ölçüde keşfedilmemiş enerji türleridir. Bu enerjinin geliştirilmesi maliyetli bir iş olduğundan, yakın gelecekte alışıldık enerji kaynaklarıyla mali açıdan yarışacak bir aşamaya gelmesi olası görünmüyor.

ABD Enerji Bakanlığı‘nın verilerine göre, dünyanın tüm sahillerinde oluşan dalga enerjisi toplandığında, 2 ile 3 milyon megavatt enerji açığa çıkıyor. Gelgit ve dalga enerjisinin zengin olduğu yerler: İskoçya’nın batı sahilleri, Kanada’nın kuzeyi, Güney Afrika, Avustralya, ABD’nin kuzeydoğu ve kuzeybatı sahilleri.

Biyo (Organik) Yakıt
Bu terim, yenilenebilir enerji kaynağı olarak fosilleşmemiş organik maddeler için kullanılıyor. Bitkilerden elde edilen madde, başka maddelere, kimyasallara, yakıta ve enerjiye dönüştürülebilir. Bazı türleri, sanayide faal biçimde kullanılıyor; örneğin tohum, şeker ve sebze yağından ya da bunların karışımından elde edilmiş bio yakıtların kullanıldığı çok daha fazla sayıda otomobil üretiliyor.

Jeotermal Enerji

Jeotermal enerji, Dünya’nın kilometrelerce altındaki merkezinde, erimiş kayalardan oluşan mağmadan gelen ısıyı kullanıyor. Bu ısı ya kuyular açılarak ya da yüzeye yakın yerlerdeki su kaynakları ya da kayalardan elde edilir. Dünyada tüketilen enerjinin sadece yüzde 0.4′ü bu yolla elde ediliyor. Örneğin İzlanda’da sıcak jeotermal sular, ısıtma amacıyla kullanılmak amacıyla doğrudan binalara pompalanır. Jeotermal enerji doğrudan ya da dolaylı olarak ABD, Filipinler, İtalya, Meksika, Endonezya, Japonya ve Yeni Zelanda gibi pek çok ülkede kullanılıyor.

Hidrojen Enerjisi

Başlıca enerji kaynakları arasında kabul edilmese de, hidrojen gelecek için umut vaat eden bir yakıt. Enerjiyi taşıyan, bereketli ve çevre kirliliğine yol açmayan bir gaz. Ne var ki, şu aşamada su ya da fosil yakıtlarda elde edilebilmesi için çok fazla elektrik harcanıyor. Ayrıca saklanması ve taşınması da güç.

Okyanus Enerjisi

Derin okyanus sularıyla güneşin ısıttığı yüzey suyu arasındaki sıcaklık farkını kullanarak elektrik üretmek mümkün. Bir tahmine göre, okyanuslardan gelen güneş enerjisinin yüzde 0.1′inden azı, ABD’nin günlük enerji tüketiminin 20 katından fazlasını sağlayabilir. Ancak, bu teknolojinin kullanımına daha vakit var.

YENİLEMEZ ENERJİ ÇEŞİTLERİ
(Klasik Enerji Kaynakları)

Klasik kaynaklar, Karbon bazlı olarak adlandırabilecek kaynaklardır. Petrol, kömür ve doğalgaz en temel enerji kaynaklarıdır. Bunlar, meydana gelişleri itibarıyla yenilenmeleri çok uzun bir süre aldığından, yenilenmeyen kaynaklar olarak da adlandırılırlar.

Kömür :
Yeraltı madenciliği veya açık işletme metodları kullanılarak çıkarılan fosil kaynaklı yakıttır. Genellikle hayvan fosillerinden oluşur. Kolayca yanabilen siyah veya kahverengimsi redüksiyonunda çok büyük önemi vardır. Bir çok çeşidi vardır. Mesela taş kömürü, fabrikalarda kullanılır. Isı derecesi yüksektir. Antrasit, ısı değeri en yüksek olan kömürdür, ülkemizde az bulunur. Ayrıca ülkemizde en çok bulunan kömür linyittir.

DEVAMI Enerji (Erke) Nedir? Enerji Birimleri ve Enerji Türler

Daha fazla sonuç:
Enerji kaynakları nelerdir?

acebook yorumları
paneli aç