Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var Güncelleme: 15 Haziran 2017  Gösterim: 31.611  Cevap: 4

Dostluk ile ilgili öykü örnekleri verir misiniz?

Misafir
8 Şubat 2011 16:02       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Dostluk ile ilgili öykü örnekleri verir misiniz?
EN İYİ CEVABI BRS verdi
Günün birinde iki dost varmış her ikiside çok iyimiş ama biri saf diğeri ise kurnaz ve açık gözlüymüş.Açık gözlü olan dostun şirketi batmış ve dostundan para istemiş bana borç para verir misin dostu nedemek sen benim en iyi dostumsun demiş ve bütün servetini vermiş.Aradan günler geçmiş açık göz olan işelrini büyütmüş işlerinde ilerlemiş ve dostunun yanına gitmiş senden birşey isticeğim senin nişanlının çok beğeniyorum bana onu verir misin demiş saf olan o benim nişanlım ama sen benim en iyi dostumsun demiş ve veririm demiş ve vermiş.aradan aylar geçmiş bu saf olan sostun bir gün işleri bozmuş ve dostunun yanına gitmiş ve ondan iş istemiş en iyi dostu ona iş vermemiş tabi bizim saf olan dostumuz biraz ezilip büzülmüş ve dışarı çıkmış yolda yaşlı bir adam oğlum çok hastayım bana şu reçetedeki ilaçları alır mısın demiş ve cebindeki son para ile adamın ilaçları almış ertesi günü bir avukat dün ilaçlarını aldınız yaşlı adam öldü ve tüm mal varlığını size buraktı demiş çocuk yaşırmış ama bu serveti kabul etmiş çünküihtiyacı vardı buna.
işlerini yoluna koydu ve tam arkadaşının şirketinin karşısına bir ev aldı niyeti sadece en iyi dostunu görebilmekti.birgün kapısına yaşlı bir teyze geldi oğlum çok acıktım bana yemek verir misin dedi adamda teyze veririm ama bir şartla benim yanımda çalışır mısın hem bana yardım edersin hemde karnın doyar teyze kabul eder aradan 3 sene geçer kadın ona oğlum artık senin evlenme çağın geldi artık sana bir eş lazım demiş çocuk bu duruma kabul etmiş tamam teyze tanıdığın biri varsa evleneyim demiş kadın bizim orda çok iyi bir aile kızı var seni onunla başgöz edelim demiş ve en iyi arkadaşına nikah davetisesinden bir tanede ona yollar.ve düğün günü gelip çattığında çocuk mikrofonu eline alıp dostlar size bir diyeceğim var günün birinde benm en iyi dostum varda bir gün işleri battı benden para . istedi bütün mal varlığımı ona verdim benden nişanlımı istedi gözümü kırpmadan ona verdim işlerim bozuldu yanına gittim iş istedim bana sana burda iş yok dedi ve diğer dost kapıdan içeri girdi misafirler size bir diyeceğim var dedi işleim battı ondan borç para istedim verdei bende ona sonra parasını geri verdim nişanlısını istedin çünkü nişanlısı ona göre bir kız değildi yolda karşına bir adam çıktı ona parasını verdi o beim babamdı kapısa bi teyze gitti ondan yemek istedi o benim annemdi evlenmek istedi evlenceği kızda benim kız kardeşimdir şimdi siz söyleyin GERÇEK DOST KİMDİR..!
Sponsorlu Bağlantılar
Son düzenleyen Safi; 15 Haziran 2017 00:46


BRS tarafından gönderilmiş olan #2 numaralı mesaj 'en iyi cevap' seçilmiş ve ilk mesaja eklenmiştir.
ataberk7
26 Mart 2011 22:50       Mesaj #3
ataberk7 - avatarı
Ziyaretçi
Kırık Kanat
Bir kedi, yerlerde yem arayan masum bir serçeye saldırdı. Serçe, ondan kurtulduysada kanadı yaralandı. Arkadaşları, hep onunla alay ediyorlar; bazıları ise yanından geçerken ona tekme ve dayak atıp, duruyorlardı. Serçe, alınmıştı. Bu duruma çok üzülmüştü. Küçük bir sığınağa gitti. Şimdi ne yapacaktı? Yarası, arkadaşları için alay konusu oluyordu. O sırada, yoldan, Ali diye sevimli mi sevimli, hayvanları seven 9 yaşında bir çocuk çıkageldi. Serçeçiği gördü, ona çok acımıştı. Hemen eve götürdü, ama annesi "Çabuk onu dışarı bırak, kuş gribi vardır, hem niye biz iyileştiriyoruz, başkası iyileştirir" dedi. Ali üzülmüştü, başkası yapar mantığıyla yaralı bir kuş, yalnız başına sokağa atılamazdı. Bunun üzerine veterener'e gitti, yarasını iyileştirdi. Serçe, ameliyattan sonra, Ali'ye alıştı. İlk önce, yaralıyken çekinse bile, Ali artık onun kahramanı, hem de neşe kaynağıydı. Annesi, oğlunun veterine götürdüğünü öğrenince, içeri almayı, kabul etti. Ali ve serçe, mutluluk içinde, yaşadılar.
Ozy_2000
9 Nisan 2012 19:07       Mesaj #4
Ozy_2000 - avatarı
Ziyaretçi
Her duygunun yavan yaşandığı günümüzde, arkadaşlık olgusunun önemini hiç düşündünüz mü? Yüzeysel, menfaate dayanan insan ilişkilerinin yıpratıcılığının yaşattığı iç dünyamızda, bir dost kucağı aradınız mı? Bütün içten duygularınızla yaslanacağınız bir arkadaşa mutlaka ihtiyaç duymuşsunuzdur, Eğer hayatınızda dara düştüğünüzde moraliniz bozulduğunda, yanınızda böyle bir arkadaşınız varsa gerçekten şanslı sayılırsınız.
Eski sevgilim tarafından asosyal olarak nitelendirilen bendenizin arkadaşım diyebileceğim çok az insan var etrafımda. Zaten bir tanesi de uzak bir şehirde yaşamakta. Senede bir kere ya bir araya gelebiliyoruz ya da iki senede bir. Arkadaşlığımızın on bir senelik bir mazisi var. üniversiteye başladığımın ilk günleri birbirimizi farketmiştik.Aynı sınıftaydık ve adaştık. Belki bizi çeken aynı ismi kullanıyor olmaktı, belkide birbirine yakın iki ayrı kentten geliyor olmaktı. Birlikte ne çok şey yaşamıştık. Ailemizden uzakta olduğumuz dönemlerde birbirimizin ailesi olmuştuk. Kah o bana annelik yapmış kah ben ona anne olmuştum, ikimizden birimiz hastayken ya da üzgünken ya da şefkate çok ihtiyaç duyduğumuz anlarda hep birbirimizin yanında olmuştuk. Belkide yaşadığımız şeylerin çok olması nedeniyle mesafeler, iki ayrı uzak kentlerde yaşıyor olmak bunca senedir bağlarımızı koparmaya yetmedi.Oysaki okul yıllarından sevdiğim pek çok arkadaşımın izini kaybettim.
Sevgili arkadaşım hala en yakın arkadaşım oldu aradaki uzaklığa rağmen. En ihtiyaç duyduğum anlarda bir telefon kadar uzağımda olduğunu biliyorum. En az haftada bir kere uzun telefon konuşmalarımızda hasret gideriyoruz. Yine en yakın sırdaşıyız birbirimizin. Kimseyle -ailelerimizle bile- paylaşamadığımız sırlarımızı birbirmize emanet ediyoruz hala.
Sıkıntılı olduğum herşeyi bırakıp kaçmak istediğim anlarda ilk ve tek aklıma gelen yer onun yanı olmuştur hep.Bilirimki beni tek rahatlatacak insan o benim hayatımda, belkide tek sığınağım onun evi.
sitemkar kıss
1 Ekim 2012 20:32       Mesaj #5
sitemkar kıss - avatarı
Ziyaretçi
dostluk üzerine bir sohbet :
Öğrencileri bilgeye sordular:
"Dostluk nedir?"
Bilge anlattı: "Bir tek dostluk yoktur, çeşit çeşit dostluk vardır..."
Öğrenciler sordu:
"Dostluğun çeşitleri olur mu?"
Bilge söyledi:
"Elbette olur, insan sayısı kadar farklı dostluk vardır.
Ama bunlar belli birkaç tür içinde toplanabilir...
Dost vardır, maymun gibidir; tencere kaynarken maymun oynar.
Bu dost, tencere kaynadığı sürece vardır..."
Öğrenciler sordu:
"Böyle dostluk olur mu?"
Bilge cevap verdi:
"Elbette olur.
Tencere kaynadığı sürece dostluk dostluktur...
" Ve sonra devam etti:
"Dost vardır, ekmek su gibidir.
Senin ihtiyacın olan besini hemen verir..."
Öğrenciler sordu:
"Bunları almak için para gerekmez mi?"
Bilge söyledi:
"Her dostlukta bir karşılık, her zaman vardır...
Bazı dostlar ağaç gibidir.
Uzaktadır, bir şey vermesine ihtiyaç yoktur,
ama sadece orada güçlü bir şekilde durduğunu
bilmek bile insana destek sağlar..."
Öğrenciler sordu:
"Hiçbir ilişkinin olmadığı birine dost denebilir mi?"
Bilge cevap verdi:
"Neden denmesin, insanlar bir kez karşılaşsalar
bile birbirlerini dost olarak benimseyebilirler...
Bazı dostlar şarap gibidir, İçtiğinde zevk alırsın,
zaman geçtikçe de zevki artar.
Bu dostluk sadece zevk üstünedir,
sen onu iyi şekilde korursun, o zaman keyif verir..."
Öğrenciler sordu:
"Sadece keyif üstüne dostluk olur mu?"
Bilge cevap verdi:
"Elbette olur,
dostların kötü günlerde ortaya çıkması gerekmez...
Ama bazı dostlar ilaç gibidir, sadece kötü günler için vardır.
Bunlar keyif vermez, ama bir derdin olduğu anda ortaya çıkar..."
Öğrenciler sordu:
"Sadece kötü günlerde ortaya çıkana neden dost denilsin?"
Bilge cevap verdi:
"Daha da beteri var, bazı dostlar hastalık gibidir,
ortaya çıktığı anda sadece dert ve acı getirir..."
Öğrenciler ayaklandı:
"Sadece dert getirene dost denilemez..."
Bilge cevap verdi:
"Pekâlâ da denilir, çünkü o tür dost kendisinin
asla farkında değildir..."
Öğrenciler sormadan bilge devam etti:
"Biraz sonra bir vezir ziyarete gelecek,
bu soruyu ona da sorun..."
Vezir geldi, öğrenciler sordu:
"Dost nedir, hangi dost gerçek dosttur?"
Vezir cevap verdi:
"Bilmiyorum,
şu anda vezir olduğum için bilemem,
ancak azledildiğim zaman bilebilirim..."

-----------------

Sokrates bir ev yaptirmis nasilsa;
Es dost baslamis kusur bulmaya:
Kimi icini begenmemiş:
Kizmayin ama demiş;
Saniniza layik degil odalari.
Kimi cephesine catmiş:
Karsidan gorunus berbatmis.
Hepsine gore de cok darmiş bu ev.
Kim sigarmis bu kulubeye?

Koca Filozof:
Ah, demis,
keske bu evin alabilecegi kadar
Gercek dostum olsa !
Sokrates'in sozu yerinde;
Bir ev dolusu gercek dost nerede?
Sozde herkes dost, ama gel de inan.
Dosttan bol sey de yok dunyada,
Dosttan az sey de.

La Fontaine
Son düzenleyen Safi; 15 Haziran 2017 00:48


Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç