Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 47.689|Cevap: 12|Güncelleme: 14 Mart 2016

Doğal Afetler - Heyelan (Toprak Kayması)

P.u.S.u
9 Nisan 2007 01:32   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Heyelan
Ad:  800px-Landslide.jpg
Gösterim: 579
Boyut:  54.8 KB
Karakorum karayolu üzerinde bir heyelan
Sponsorlu Bağlantılar

Heyelan ya da Toprak kayması, zemini kaya veya yapay dolgu malzemesinden oluşan bir yamacın yerçekimi, eğim, su ve benzeri diğer kuvvetlerin etkisiyle aşağı ve dışa doğru hareketidir.
Kayalardan, döküntü örtüsünden veya topraktan oluşmuş kütlelerin, çekimin etkisi altında yerlerinden koparak yer değiştirmesine heyelan denir. Bazı heyelanlar büyük bir hızla gerçekleştikleri halde bazı heyelanlar daha yavaş gerçekleşirler. Heyelanlar yer yüzünde çok sık meydana gelen ve çok yaygın bir kütle hareketi çeşididir ve aşınmada önemli rol oynarlar. Büyük heyelanlar aynı zamanda topografyada derin izler bırakırlar. Türkiye'de en fazla görülen yerler Karadeniz Bölgesi'nde özellikle Doğu Karadeniz şerididir. Bazı kötü etkileri de vardır.

Heyelana neden olan etkenler
Kuvvetli eğim
Eğimlerin fazla olduğu sahalarda heyelan riski artmaktadır. Bazı sahalarda fay yamaçları dik eğimlerin oluşmasına neden olarak heyelanları kolaylaştırırlar. Yine insanlar kanallar ve yollar açarak ya da yol ve maden kazılarından çıkan toprakları denge açısına erişmiş bulunan yamaçlar üzerine atarak heyelan oluşumuna neden olan koşulları hazırlarlar. Gevşek unsurların denge açısını her hangi bir nedenle aştığı durumlarda heyelan oluşur.
Suya doygunluk
Heyelanlar yağışlı veya zeminin ıslak olduğu mevsimlerde meydana gelirler. Şiddetli veya devamlı yağmurlar yahut karların erimesi, kayaların içine bol miktarda suyun sızmasına olanak verir. Bunun sonucunda plastisite ve likidite sınırlarına erişilir ve herhangi bir nedenle oluşan sarsıntı sonucunda heyelan meydana gelir. Su, ayrıca denge açısını küçülterek, ağırlığı arttırarak ve sürtünmeyi azaltarak heyelanı kolaylaştırır.
Kaya yapısı
Plastisite, likidite sınırları malzemenin yapısına sıkı bir şekilde bağlıdır. Çeşitli kil türlerinde plastisite birbirine yakın ancak likidite değerleri birbirinden çok farklıdır. Örneğin bu bakımdan en düşük değeri gösteren kaolin kili, en az su ile likidite sınırına erişen yani heyelana en uygun olan kil türüdür.
Çeşitli depolarda az ya da çok kil vardır. Bunun oranı ve türü heyelan olayını arttıran ya da azaltan yani heyelanların yayılış alanlarını belirleyen başlıca faktörlerden birisidir. Bu nedenle killi formasyonların, fliş, marn ve tüf gibi depoların yaygın olduğu sahalarda heyelan çok fazla görülür. Buna karşılık kalker ve bazalt gibi kayalarda heyelan seyrek görülmektedir.
Tektonik yapı
Tektonik yapı ile heyelan arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Tabakaların yamaç eğimine paralel olarak dalmaları, heyelanları kolaylaştırır. Özellikle tabakalar arasında killi bir seviyenin varlığı önemli rol oynar. Kar veya yağmur sularının toprağa sızması sonucunda plastik veya likit hale geçen kil tabakasının üzerindeki kütleler çekim gücüne uyarak, toptan aşağıya doğru kayabilirler. Kayaların diyaklazlarla derin ve sık bir şekilde parçalanmış olması da heyelanı kolaylaştıran koşullar arasında sayılabilir.
Heyelanlar, yukarıda sayılan nedenlerin birisi veya birkaçının etkisiyle oluşurlar ve bazen topografyada çok önemli değişikliklere neden olurlar. Kayan kütlenin koptuğu yerde genellikle hilale benzer bir kopma yarası oluşmaktadır. Buradan ayrılan maddeler genellikle akış hareketini andıran şekiller gösteren ve çoğu kez üzerinde kapalı çanakçıklar bulunan bir yığın halinde aşağıya doğru yer değiştirirler ve heyelan kütlesinin gövdesini oluştururlar.
Bu kütle bazen bir akarsuyun yatağını tıkayarak bir Heyelan Seti Gölü oluşmasına yol açar. Örneğin Tortum Gölü, heyelanla Tortum vadisinin tıkanması sonucunda meydana gelmiştir. Ayrıca heyelanlar sonucunda, yamaçlarda taraçalara benzer basamaklar oluşabilir.

Heyelan Çeşitleri
Genel olarak heyelan terimi ile açıklanan bu hızlı kütle hareketleri asıl heyelanlar, göçmeler ve toprak kaymaları olmak üzere üç tipe ayrılabilirler.
Asıl heyelanlar
Bunların oluşumunda su, hazırlayıcı bir rol oynar. Fakat asıl heyelan kütlesi, su ile hamurlaşmış halde değildir. Kuru bir kütle halinde, fakat kaymaya uygun bir zemin üzerinde yer değiştirmiştir. Bu tip heyelanlar ülkemizde sık sık oluşurlar. Bu heyelanların en büyük olanları, genellikle bol yağışlı ve dik eğimli sahalarda, özellikle kuvvetle yarılmış, nemli ve litoloji bakımından da elverişli olan Kuzey Anadolu dağlık alanında oluşmuştur.Geyve, Ayancık, Sinop çevresi, Maçka, Of-Sürmene ve Trabzon-Sera heyelanları bunların başlıcalarındandır.
Sera Heyelanı, Trabzon şehrinin 10 km kadar batısında Sera Köyü yakınlarında 1950 yılında oluşmuştur. Heyelanın oluşmasından bir hafta kadar önce, Sera vadisinin dik yamaçlarında derin yarıklar oluşmuş, topografya küçük ölçüde bazı değişikliklere uğramıştır. Fakat asıl heyelan, birkaç dakika gibi kısa bir zaman içinde ve şiddetli bir gürültü ile birlikte oluşmuştur.
Bir kısmı akış şekilleri gösteren, fakat asıl olarak kayma yüzeyleri boyunca yer değiştiren kütlenin ortalama uzunluğu 650 m. genişliği 350 m., kalınlığı ise 65 m. kadardır. Böylece Sera heyelanı sonucunda 15 milyon m³ hacminde kaya ve döküntü yer değiştirmiştir. Bu heyelan kütlesi Sera deresinin vadisini tıkamış ve burada 4 km. uzunluğunda, ortalama 150 m. genişlikte ve 55 m. derinliğinde oldukça büyük bir set gölü oluşmuştur.
Araştırmalar, bu heyelanın oluşumunda normalden daha fazla yağışlı geçen kış mevsimi ile karların hızla erimesine neden olan Föhn karakterinde güney rüzgarlarının etkisi olduğunu göstermektedir. Bu yolla zemine çok fazla oranda su sızmıştır. Zaten bu sahada çözülme çok derinlerde olduğu gibi, andezitik kayalar ve yastık lavlar derin diyaklazlarla yarılmış, aralarındaki bağlar gevşektir. Bu durum, su ile doygunlaşan arazinin kaymasını ayrıca kolaylaştırmıştır. Bundan başka, yamaç eğimlerinin çok fazla olması ve özellikle Sera deresinin yamacın alt kısmını oyması heyelanın oluşumunda rol oynamış olmalıdır.
Göçmeler
Heyelanın hareket bakımından farklı bir başka tipini oluştururlar. Bu tip heyelan bir kaşığa benzeyen konkav kopma yüzeyleri boyunca dönerek yer değiştiren kısımlardan oluşur. Kayan kısımlardan her biri, geriye doğru çarpılır. Bunu sonucunda, kayan kütlelerin ilksel eğimleri değişir ve bunların yüzeyleri kopma yarasının bulunduğu tarafa doğru yeni bir eğim kazanır. Yamaçların alt kısımlarının akarsular, dalgalar gibi etkenler tarafından fazla oyulması göçme şeklindeki heyelanların başlıca sebebidir.
Falezlerin ve yamaçların gerilemesi, menderes halkalarının büyümesi sırasında alttan oyma sürecine bağlı olarak sık sık göçmeler oluşur. Göçmüş kütleler veya bloklar büyük oldukları durumda, bunlar arasında küçük göller veya yamaçlarda taraçalara benzer sahanlıklar oluşur. Küçük ve Büyük Çekmece göllerinin kenarlarında ve bu iki göl arasındaki deniz kıyısı boyunca bu tür göçmelerin tipik örnekleri yaygındır.
Toprak kaymaları
Bunlar heyelanın, bazı bakımdan çamur akıntılarına benzeyen bir türüdür. Fakat çok yavaş oluşmaları, belli bir yatağa bağlı olmamaları ve içerdikleri suyun çok daha az olması gibi farklarla çamur akıntılarından ayrılırlar. Geriye doğru eğimlenme göstermediklerinden dolayı da, yukarıda açıklanan göçmelerden farklı oldukları görülür. Toprak kaymaları, su ile doygun hale gelen ve bu şekilde bütünü ile kayganlaşan yüzeysel depoların, döküntü örtüsünün veya toprakların yer aldığı yamaçlarda oluşur.
Bu şekilde bir kopma yarası ve kıvamlı bir hamur gibi yer değiştiren bir heyelan kütlesi meydana gelir. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, toprak kaymaları asıl heyelandan daha yüzeyseldir; aslında toprak tabakasını ve onun altındaki döküntü örtüsünü ilgilendirir. Bu kütle hareketinin en yaygın olduğu sahalar, litoloji bakımından da uygun olmak koşulu ile nemli iklim bölgeleridir.
Heyelan aynı zamanda toprak kaymasıdır. Toprağın yerdeğiştirmesinden oluşur. Toprak altı fidelerinin topraktan çıkması, aynı zamanda toprağın asağıya doğru inerek sürtünme kuvveti oluşturmasına heyelan denir.

Diğer Konular:
edip yaman
7 Aralık 2011 19:53   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
HEYELAN ESNASINDA YAPILMASI GEREKENLER:
a. Kapalı bir odada iseniz ve konuttan dışarı çıkmak için yeterli vaktiniz yok ise onutun en az etkilenebilecek köşesinde (hareketin kaynağından uzak) sağlam eşyalar arasına saklanın. Harekete karşın sabit ve güvenli bir noktaya sıkıca tutunun ve hareket sona erinceye kadar yerinizden kımıldamayın.

b. Açık alanda iseniz, toprak kaymasının meydana geldiği bölgeden acil bir şekilde yukarı kotlara doğru uzaklaşın. Çamur veya moloz akmasından kaçabilecek zamanınız yoksa kalkan görevi yapacak, sağlamlığına güvendiğiniz cisimlerin arkasına saklanın ve mutlak surette başınızın ve vücudunuzun hassas kemiklerini koruyun.

c. Açık alanda heyelanı önceden fark ettiyseniz çevrenizde bulunanlara, bağırarak, var ise düdük çalarak, diğer ses çıkaracak şeyleri kullanarak mutlaka uyarın.

ç. Kapalı bir yerdeyseniz başınızı kollarınızın arasına alın ve dizlerinizi karnınıza çekip (cenin pozisyonunda) bekleyin.

d. Toprak altında kaldıysanız gücünüzü fazla sarf etmeyin, çırpınmayın, çevrenizden sesler duymadıkça bağırmayın (kurtarma ekiplerinin gelip sizi kurtarmasını bekleyin çünkü, gücünüzü sarf ettikçe yaşama şansınız azalır).

e. Kapalı bir alanda (oda, kulübe vb. ) kaldıysanız; çevrenizde elektronik cihazlar var ise (radyo,teyp) açık bırakın (kurtarma ekiplerinde bulunan alıcılar yerinizi tespitte kullanılır). Cep telefonunuz var ise size en yakın birilerini arayıp yardım isteyin.

f. En önemlisi hiçbir zaman kurtarılma umudunuzu yitirmeyin.
Son düzenleyen Safi; 14 Mart 2016 10:28
edi55
10 Ocak 2012 18:44   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
a) Kuvvetli Eğim
Eğim, heyelan ve toprak kaymalarını oluşturan en önemli faktörlerdendir. Çünkü yamaç eğimi arttıkça yamaçtaki kütleler daha kolay yer değiştirir. Karadeniz, Akdeniz ve Doğu Anadolu bölgeleri eğim ve yükseltinin fazla olmasına bağlı olarak heyelanın sıklıkla görüldüğü yerlerin başında gelir. Yerşekillerinin daha sade ve eğimin az olduğu İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Marmara bölgelerinde ise heyelanlar daha azdır.

b) Yağış
Yağışın artması toprak kaymasını da artırır. Çünkü yağışlarla ya da kar ve buz erimesi sonucu tabakaların arasına sızan sular sürtünmeyi azaltarak kütlelerin kaymasına neden olur. Ülkemizdeki heyelan olaylarının büyük bir kısmı toprak neminin ve yağış miktarının fazla olduğu mevsimlerde oluşur.

c) Kaya ve Toprakların Özellikleri
Arazilerdeki killi taş ve topraklar bol miktarda su emerek yumuşar. Toprakların gözenekli yapıda olması da tabakaların arasına suların sızmasına neden olur. Bu durumun görüldüğü yerlerde heyelanlar fazladır. Buna karşılık suyu emmeyen sert kütlelerin bulunduğu arazilerde heyelan oluşumu azdır.

d) Tabakaların Durumu
Tabakaların eğim yönünde uzanması heyelan olayını artırır.

e) Yerçekimi
Yamaçta bulunan kütleler yerçekimine bağlı olarak aşağıya doğru çekilir. Çekim gücü sürtünmeyi aştığı anda kütleler hareket eder.

f) Doğal Afetler-Beşeri Faktörler
Deprem, sel gibi doğal etkenler de heyelanı artırmaktadır. Ayrıca yol, tünel, baraj yapım çalışmaları yamaçların doğal dengesini bozarak heyelanlara neden olur.

Heyelanın Etkileri ve Sonuçları
Heyelanlar yerleşim yerleri çevresinde oluştuğunda can ve mal kayıplarına yol açmaktadır. Örneğin 1988 yılında Trabzon’un Maçka ilçesindeki heyelanda 64 kişi, 1995 yılında İsparta’nın Senirkent ilçesindeki heyelanda ise 74 kişi hayatını kaybetmiştir. Heyelanlar, yerleşim alanlarındaki meskenlere ve fabrikalara maddi açıdan da zarar vermektedir. Bazı yolların kapanması bunun sonunda ulaşımın aksamasına, taşımacılık hizmetlerinin yavaşlamasına neden olmaktadır. Heyelan olayı sonucunda yerşekillerinin biçimlerinde değişiklikler meydana gelir. Örneğin; Tortum çayı üzerinde oluşan heyelan akarsuyun önünü kapatarak Tortum Gölü’nün yine Trabzon’un batısındaki heyelan Sera Gölü’nün oluşmasına neden olmuştur.
Heyelandan Korunma Yollan
• Arazi çalışmaları yapılarak heyelan ihtimali fazla olan yerlerin yerleşime açılmaması gerekir.
• Yamaçların doğal dengesini bozmadan drenaj kanalları açarak geçirimli tabakaların bünyelerine fazla su alması önlenmeli.
• Heyelan ihtimali olan yamaçlarda yol ve kazı çalışmaları dikkatli yapılmalı, yamacın etek kısımlarına istinad duvarları yapılmalı.
• Yamaç dengesinin bozulmaması ve toprak örtüsünün korunması gerekir.
13 Ocak 2012 10:18   |   Mesaj #4   |   
_Yağmur_ - avatarı
SMD MsXTeam
YER GÖÇMELERİ VE KAYMALAR

Herhangi bir yamacın, bir kısmının kayarak aşağıya doğru yer değiştirmesine yer göçmesi ya da heyelan denir.

1598 1020Landslide20on20Knight20Island

Eğer, ana kaya üzerinden yalnızca toprak örtüsü kayıyorsa, buna da yer kayması adı verilir.


Yer Göçmeleri ve Yer kaymalarını oluşturan etkenler


a. Fazla eğim:
Yer göçmeleri ve kaymalarına etki eden en önemli faktör eğimdir. Düz bir arazide diğer şartlar olsa bile heyelan olayı gerçekleşmez. Vadilerle çok yarılmış dik yamaçlı yerlerde, göçmeler daha çok ve daha sık görülür.


koldere1

b. Şiddetli yağış:
Yağışlarla yeryüzüne düşen sular, toprak arasına sızar. Bu durum sürtünmeyi azaltır. Bünyesine su alan topraklar kayganlaşır. Göçmelerin ve kaymaların, çoğunlukla sürekli bol yağışların düştüğü ve karların eridiği dönemlerde meydana gelmesinin sebebi budur.


c. Yerçekimi:
Yer kaymaları ve göçmelerini harekete geçiren kuvvet yerçekimidir. Kuvvetli yerçekimi, toprak tabakalarının aşağılara doğru kaymasında etkilidir.


d. Tabakaların durumu:
Tabakaların eğiminin yamaç eğimine paralel olduğu yerlerde heyelan daha kolay olur. Tabakalar eğime dik ise, bu durumda heyelan olma ihtimali azalır. Daha çok toprak kayması görülür.


e. Kayanın ve toprağın cinsi:
Kayalar ve topraklar farklı dirençtedir. Bazıları kolay, bazıları da zor aşınıp koparlar. Bazıları ise, bünyesine suyun hepsini alarak kayma için elverişli bir ortam hazırlar.


Türkiye’de yer göçmeleri ve kaymalar
Türkiye’de yer göçmeleri ve kaymalar en çok Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Doğu Karadeniz Bölümü’nde görülür. Sürmene, Of, Geyve, Sera, Çatak ve Senirkent heyelanları ülkemizde son elli yılda meydana gelen birçok yer göçmesinin başlıcalarıdır.

heyelan2

İklim olaylarına bağlı olarak, kar erimeleri ve yağmur şeklindeki yağışlardan dolayı, en fazla heyelan ilkbaharda, en az heyelan yaz ve sonbahar mevsimlerinde görülmektedir.


Yer göçmeleri yeryüzü şekillerinde değişiklik yapar. Örneğin, Tortum Gölü, eski bir tarihte yer göçmesi sonucu, Tortum Çayı vadisinin tıkanmasıyla oluşmuştur. Trabzon’un batısındaki Sera Gölü de 1950 yılındaki bir yer göçmesi sonucu meydana gelmiştir.

gökçe_gönültaş
15 Ocak 2012 17:39   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Heyelana karşı önlemler:
* Her türlü yapılaşma için jeolojik-jeoteknik ve hidrojeolik çalışmalar zorunlu hale getirilmelidir.
* Doğu Karadeniz Bölgesi'nin potansiyel heyelan haritalarının tamamlanması gerekmektedir. Bu haritalar yerleşim alt yapı kararlarının alınmasında önemli olmaktadır
Sponsorlu Bağlantılar

Jeofizik Odası'nın önerileri;
Jeofizik Mühendisleri Odası Doğu Karadeniz İlleri Bölge Başkanı Nurettin Tandoğan doğal afetler karşısında can ve mal kaybını önlemek için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

1- Yapılaşma öncesi yer araştırması (zemin etüdü) mutlaka yaptırılmalıdır. Zemin etüdü yapılmadan yapı projelendirilmemeli ve inşaatlara ruhsat verilmemelidir.
2- Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki tüm dere yatakları taşkın koruma projeleri ile ıslah edilmelidir. Bununla ilgili Devlet su İşlerii'ne ( DSİ) ayrılan ödenekler artırılmalıdır.
3- Gerekli ıslah projeleri tamamlanmadan, dere yatakları ve çevresinde yapılaşmaya izin verilmemelidir.
4- Doğu Karadeniz Bölgesi'nin tamamı Afet Kararnamesi kapsamına alınmalıdır.
5- Heyelan ve sel riski taşıyan yerlerde yapılaşmaya asla izin verilmemelidir.
6- Köy yolu güzergahları gelişigüzel değil, ilgili teknik elemanlar (jeoloji-jeofizik- inşaat mühendisleri) tarafından bir ekip çalışması ile belirlenmelidir.
7- Dere yataklarından gelişigüzel kum-çakıl alımı durdurulmadır.
8- Yağışlı havalarda vatandaşlarımız, arazilerini sık sık kontrol etmeli bir değişiklik gördükleri

HEYELAN ESNASINDA YAPILMASI GEREKENLER
Şayet kapalı bir alandaysanız, ve konuttan dışarı çıkmak için vaktiniz yoksa konutun en az etkilenebilecek köşesinde ( Hareketin kaynağından uzak ) sağlam eşyalar arasına saklanın.
Harekete karşın sabit ve güvenli bir noktaya sıkıca tutunun ve hareket sona erinceye kadar yerinizden kımıldamayın.
Şayet açık alandaysanız, toprak kaymasının meydana geldiği bölgeden acil bir şekilde yukarı kotlara doğru uzaklaşın.
Çamur veya moloz akmasından kaçabilecek zamanınız yoksa kalkan görevi yapacak, sağlamlığına güvendiğiniz cisimlerin arkasına saklanın ve mutlak surette başınızı ve vücudunuzun hassas kesimlerini koruyun.
Çevrenizde yaşayan insanları, komşularınızı toprak kayması tehlikesine karşı ikaz edin.

HEYELANDAN SONRA YAPILMASI GEREKENLER
· İlk önce tehlikeli bölgelerden uzaklaşarak kendinizi güvene alın.
· İletişim hatları zarar görmemiş ise bölgenizde meydana gelen afet olayını en yakın idari birimlere haber verin.
· Her davranışınız ve yardımınızdan önce mutlaka kendinizin güvende olduğundan emin olun. Unutmayın orada ilerisi için de size ihtiyaç duyulacaktır.
· Yakınınızda bulunan elektrik, gaz ve su kaynaklarını hemen kapatın. Çevrenizde gaz kaçağı olmadığından emin olana kadar kibrit veya diğer yanıcı maddelerle aydınlatma yapmaya çalışmayın.
· Çevrenizde yaralı veya yardıma muhtaç kişiler olup olmadığını tespit edin. Eğer mümkünse yardım gelene kadar gerekli ilk müdahaleyi yapın. İkinci bir afet olayı içinde değillerse ( Yangın, çamur akması gibi ) ciddi bir şekilde yaralanmış kimseleri yerlerinden kımıldatmayın.
· Parçalanmış – kırılmış su ve doğal gaz iletim hatları ile ortalıkta başı boş bir şekilde bulunan elektrik kablolarının yerlerini tespit edin mümkünse çevrelerine ikaz edici levhalar yerleştirin. Gelen yardım ekiplerini bu tehlikelere karşı uyarın ve yerlerini bulma konusunda yardımcı olun.
· Telefon ve cep telefonu gibi iletişim cihazlarını en az seviyede kullanın.
· Tehlike arz eden duvarlar, çatılar ve bacalara karşı çevrenizdekileri uyarın ve bu yapıların etrafında dolaşmayın.
· Radyo ve televizyon gibi iletişim araçları vasıtasıyla size yapılacak ikazları dinleyin ve titizlikle uygulayın.
· Cadde ve sokakları acil yardım araçları için mümkün olduğunca boş bırakın.
· Hasarlı yapılara eşyalarınızı kurtarmak amacıyla kesinlikle girmeyin.
· Sakinliğinizi koruyun ve ilk yardım gelene kadar mümkün olan yardımı siz yapın.



Son düzenleyen Safi; 14 Mart 2016 10:20
12 Mart 2016 23:46   |   Mesaj #6   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Heyelandan Korunma Yolları
  • Heyelanı arttıracak veya hızlandıracak çalışmalardan kaçınılmalı
  • Yerleşim merkezleri heyelan riskinin olmadığı bölgelere kaydırılmalı
  • İstinat duvarları örülmeli
  • Heyelan ihtimalinin olduğu yamaçlarda drenaj yaparak geçirimli tabakaların bünyelerine daha fazla su alması önlenmelidir.
  • Heyelan kaymasına neden olan kısmın kazılması
  • Zeminin sertleştirilmesi
  • Ağaç dikilmesi
  • Yamaçlara set yapılması
12 Mart 2016 23:51   |   Mesaj #7   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Heyelandan Korunma yolları, heyelandan nasıl korunuruz


1) Dik ve eğimli olan araziler boyunca bitki örtüsü korunmalı. Doğal bitki örtüsü tahrip edilmemeli, tahrip olan bitki örtüsünün yerine yine ağaç dikimi yapılmalıdır. Çünkü Heyelan felaketine neden olan en önemli olay, dik arazilerde toprağın kendi kendini tutucu özelliği olmayışı ve tahrip edilen bitki örtüsü kökleri vasıtası ile toprağı tutamamasıdır.

2) Dik yamaçlar teraslar yapılarak eğimleri azaltılmalı ve ağaçlandırılmalıdır.

3) Eğimli arazilerde toprak eğimin çok dik olduğu yöne doğru yerçekimi ivmesi nedeni ile kaymak isteyecektir. Su toprağın özgül ağırlığını arttıracak ve yerçekimi ivmesinin değerini büyültecektir. Heyelan olan bölgeler göz önüne alınırsa, bazı bol ağaçlı bölgelerde de Heyelan felaketi görülmektedir. Bu bölgelerde Heyelana Karşı Alınacak Önlemler ‘in başında, yamaç boyunca açılacak geniş su kanalları gelmektedir. Bu sayede, su kolayca toprağın içerisine nüfus etmeksizin akacak ve Heyelan oluşmasını önleyecektir.

4) Doğal Afetler arasında Heyelan özellikle ülkemizde sıkça görülmektedir. Ülkemizde heyelanın en çok görüldüğü yerler ise, tabakaların yamaç eğimi ile aynı yönde olduğu alanlardır. Bu alanlarda yapılan yollar, direk heyelan tehlikesi altındadırlar. Bu gibi yol çalışmalarında Heyelan önleyici duvarlar yapılmalı ve yol güvenliği sağlanmalıdır. Daha önceleri bu konuda bir video yayınlamıştık. Bu videoda heyelan direk olarak yolu etkilediğini görmüştük.

5) Türkiye’de Heyelan olayının sık görüldüğü yerlerin başında gelen Karadeniz Bölgesi,doğal afetlerarasında Heyelan olayının en sık görüldüğü bölgenin başında gelir. Çünkü Karadeniz Bölgesi, iklim nedeni ile çok yağış alan bir bölgedir. Ayrıca bölgedeki dağların kıyıya paralel uzanması ve yamaçların çok dik olması, heyelan afetinin gerçekleşmesi için tüm gerekçeleri tamamlamaktadır. İşte bu bölgelerdeki yaylalar incelenildiğinde görülüyor ki, bölge evleri hep dik yamaçların üzerine yapılmıştır. Bu çok yanlış bir uygulamadır. Heyelanın gerçekleşmesi için, tüm maddeler tamamlandıysa, o bölge yaşam alanı olarak kullanılmamalıdır.


Ad:  Heyelan5.jpg
Gösterim: 85
Boyut:  411.7 KB


12 Mart 2016 23:52   |   Mesaj #8   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ad:  Heyelan1.jpg
Gösterim: 72
Boyut:  168.7 KB

Ad:  Heyelan2.jpg
Gösterim: 61
Boyut:  64.9 KB
12 Mart 2016 23:53   |   Mesaj #9   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ad:  Heyelan3.jpg
Gösterim: 67
Boyut:  418.4 KB

Ad:  Heyelan4.jpg
Gösterim: 84
Boyut:  357.0 KB
14 Mart 2016 11:18   |   Mesaj #10   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ad:  akıntı1.JPG
Gösterim: 62
Boyut:  74.8 KB

Ad:  akıntı2.JPG
Gösterim: 61
Boyut:  141.6 KB

Sponsorlu Bağlantılar
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
Pixabay Resimleri:
paneli aç