Arama

Bulut Nedir? Bulut Tipleri ve Oluşumları Hakkında

Güncelleme: 4 Ağustos 2018 Gösterim: 41.145 Cevap: 6
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
12 Mart 2007       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Bulut
MsXLabs.org & Temel Britannica
Sponsorlu Bağlantılar

Bulut, bir araya toplanarak havada asıltı halinde yüzen milyonlarca minik su damlacı­ğından ya da buz parçacığından oluşmuş bir kütledir. Havada her zaman bir miktar su buharı, yani gözle görülemeyen gaz halinde su bulunur. Havanın taşıyabileceği su buharı­nın miktarı havanın sıcaklığına bağlıdır; hava ne kadar soğursa taşıyabileceği su buharı da o kadar azalır. Çünkü hava soğuduğunda, bu­harlaşmış olan suyun bir bölümü yoğunlaşa­rak gözle görülebilen su damlacıklarına dönü­şür. Eğer bu su damlacıkları yere doğru çöke­rek toprağın ya da bitkilerin üstünde toplanmışsa çiy ya da şebnem, yere yakın bir kat­man oluşturmuşsa sis ya da pus, gökyüzünde bir kütle halinde sürükleniyorsa bulut adını alır.
Havadaki su buharının yoğunlaşmaya baş­lamasıyla oluşan bu su damlacıklarının boyut­ları önce çok küçüktür; çapları milimetrenin ellide birini ancak bulur. Bu yüzden, çok küçük ve kendi ağırlığıyla yere düşemeyecek kadar hafif olan bu damlacıklar hava akımla­rıyla sürüklenerek atmosferde dolaşır. Ama hava daha da soğursa giderek yoğunlaşan damlalar büyür ve yağmur olarak yere düşer.
Hava kütlesi atmosferin yukarı kesimlerine doğru yükseldikçe serinler; serinledikçe de içindeki su buharı yoğunlaşır. Bu nedenle bulut oluşumu nemli hava kütlesinin yüksel­mesine bağlıdır. Nitekim dağ gibi bir engelle karşılaşan hava kütlesi yükselmek zorunda kaldığı için, dağlık bölgeler genellikle çok bulutludur. Ayrıca karaların aşırı ısınması ve başka bazı nedenler de hava akımlarının yüksel­mesine yol açar. Oluşan bulutlar, içindeki su damlacıkları yağmur olarak yere düşmedikçe ya da hava ısınarak damlacıkları yeniden buharlaş-tırmadıkça kendiliğinden dağılmaz.
Dünyanın bazı yerleri az, bazı yerleri her zaman çok bulutludur. Örneğin büyük çölle­rin kurak havasında çok az su buharı bulun­duğu için, buralarda bulut ender olarak görü­lür. Oysa ekvator kuşağında hava çok nemli olduğundan ve karalar ısındıkça bu nemli hava yükseldiğinden, gün ortasında gökyüzü her zaman bulutlarla kaplıdır. Asya ve Ame­rika gibi büyük kıtaların orta kesimlerinde ise çok fazla bulut olmaz; çünkü denizlerin üze­rindeki nemli hava kıtanın içlerine gelinceye kadar neminin büyük bölümünü yitirir. Dün­yanın en bulutlu yöreleri, kuzey ve güney yarıkürede, 40° ile 60° enlemleri arasında ve özellikle denizlerin yakınındaki yerlerdir.

Bulut Tipleri
Gökyüzünü sürekli izleme alışkanlığındaysa­nız, son derece değişik biçim ve büyüklükte bulutlar görmüşsünüzdür. Ama bazı bulut tipleri öbürlerinden daha sık görülür. Nitekim bütün dünyadaki meteoroloji uzmanları bu­lutları görünümlerine göre üç temel tipe ve bu tiplerin kendi aralarındaki bileşimi olan başlı­ca 10 cinse ayırmışlardır.
Üç temel bulut cinsi sirrus, kümülüs ve stratus, bunlardan türeyen öbür yedi bulut cinsi ise sirrokümülüs, sirrostratus, altokümü-lüs, altostratus, nimbostratus, stratokümülüs ve kümülonimbus olarak adlandırılır. Bunlar­dan sirrus, sirrokümülüs ve sirrostratus yer­den 8-13 km yükseltide oluşan yüksek bulut­lardır ve yalnız buz kristallerinden oluştukları için yağmur değil kar getirir. Altokümülüs, altostratus ve nimbostratus ise 2-7 km arasın­da yayılan orta ya da ara bulutlardır; uzun süreli yağışlar bu bulutlardan gelir. Stratokü­mülüs, stratus, kümülüs ve kümülonimbus gibi 2 kilometrenin altındaki yükseltilerde oluşan alçak bulutlardan stratus çisenti biçi­mindeki hafif yağmurları, kümülüs ise sağnak biçiminde birden boşalan şiddetli yağmurları getirir.
1. Sirrus (Tüybulut): Buz kristallerinden oluşan, tüy ya da ince iplikler biçimindeki beyaz bulutlardır. Sirruslar yerden 8 km ya da daha yukarıda oluşur.
2. Kümülüs (Kümebulut): Dış çizgileri kes­kin, yoğun kümeler biçimindeki bu bulutların tabanı genellikle düz, üst bölümleri kabarık ve yuvarlaktır. Tabanı çoğu kez yerden 1,5 km kadar yüksektedir; ama bütün kümenin yüksekliği birkaç kilometreyi bulabilir.
3. Stratus (Katmanbulut): Gökyüzünde yol yol ya da yerin üstünde asılı gri bir tabaka gibi görünen, genellikle karanlık görünümlü bu­lutlardır. Belli bir biçimi olmayan, yüksekte yayılmış bir sis katmanını andıran stratuslar yerden ancak 1 km kadar yüksekte oluşur.
Dünya Meteoroloji Örgütü'nün önermiş olduğu sınıflandırmada bu 10 bulut cinsinin yanı sıra birçok bulut türü ve bulut çeşidi de belirlenmiştir.
Gökteki bulutlar o kadar değişik biçimlere bürünür ki tümünü sınıflandırmak son derece güçtür. Gene de uzmanların bu sınıflandırma­ya dayanarak bulutları tanımlaması hava du­rumuna ilişkin çok önemli bilgileri sağlar. Bu nedenle, hava tahmini raporlarının en önemli verilerinden biri bulutlardır.

Bulutların Oluşması
Bulutlar atmosferde bulunan küçük su tanecikleriyle buz kristallerinden oluşur. Sis de yer yüzeyine daha yakın oluşan bir tür buluttur. Eğer yer yüzeyine değmeyecek bir yükseklikte asılı duruyorsa, yüksek sisten söz edilir. Bulutların oluşabildikleri yüksekliğe yoğunlaşma düzeyi adı verilir.
Bulutların oluşması üç koşula bağlıdır:

  1. Atmosferde su buharının bulunması: Su buharının belli başlı kaynağı okyanuslar, akarsu ve göller, bitki örtüsü, özellikle de ormanlardır.
  2. Havada, yoğunlaşma ve süblimleşme süreçlerinin oluşmasını sağlayacak yoğunlaşma çekirdeklerinin ya da buz parçacıklarının bulunması.
  3. Havanın soğuması, böylece göreli nemin yüzde 100’ün üstüne çıkarak doyma noktasını aşması.

_PaPiLLoN_ - avatarı
_PaPiLLoN_
Ziyaretçi
26 Ağustos 2007       Mesaj #2
_PaPiLLoN_ - avatarı
Ziyaretçi
GERÇEK BULUTLARI TANIYALIM
Doğadaki bulut tiplerini, bunların özellikleri ve oluşum şekillerini öğrenmemiz, yapacağımız resmi gerçekçi kılacaktır.
Sponsorlu Bağlantılar
Genelde bu tür bilgilerin meteoroloji ile ilgilenmeyenlerin ilgi alanı dışında kalması sebebiyle bu sayfayı hazırlama ihtiyacı duyulmuştur.


Yüksek Bulutlar

Cumulonimbus (650 - 20.000 m.)

Dağ ve kuleler biçiminde, büyük bir dikine uzanışa sahip, yoğun ve koyu bir buluttur. Üst kısımları genellikle düz, lifli veya çizgili bir görünüme sahiptir. Cumulonimbus bulutlarının üst kısımları örs veya sorguç şeklinde yayılır. Bu bulutların altında düzensiz biçimde alçak bulutlar oluşabilir. Bunlar Cumulonimbus'lerle bir arada veya ayrı olarak bulunabilirler.
Gökyüzünün büyük bir bölümünü kapladıklarında, tabanları Nimbostratus bulutunu andırır. Bu durumda bulutun yapmış olduğu yağış şekline bakılmalıdır. Sağanak yağışlarla birlikte şimşek, gök gürültüsü veya dolu varsa bulut; Cumulonimbus bulutudur.
Bu bulutlar tek bulut halinde oldukları gibi, birçok Cumulonimbus bulutunun meydana getirmiş olduğu büyük bir bulut silsilesi halinde de olabilirler. Böyle bir Cumulonimbus grubu içindeki her Cumulonimbus bulutuna Oraj meydana getirmesi sebebiyle Oraj Hücresi adı verilir.


Cirrocumulus (5000 - 13.000 m.)

Kum taneleri veya küçük dalgacıklar halinde, oldukça küçük kümeciklerden meydana gelmiş ince, beyaz ve gölgesiz bulut örtüsüdür. Bulutlar toplu halde oldukları gibi, ayrı ayrı parçacıklar halinde de görülebilirler.
Cirrocumulusler, Cirrus veya Cirrostratus bulutlarının şekil değiştirmesinden veya parçalar halindeki Altocumuluslerin küçülmesinden meydana gelirler. Bu bulutlar tamamen buz kristallerinden ibaret olup, bazen aşırı soğumuş su damlacıkları da görülür.


Cirrus (5000 - 13.000 m.)

Beyaz renkte, çok ince iplikler halinde veya dar şeritler şeklinde bağımsız bulutlardır. Görünümleri lif veya ipek parlaklığındadır. Bu bulutlar genellikle Cirrocumulus ve Altocumulus bulutları ile Cumulonimbus bulutlarının üst kısımlarından meydana gelir. Cirrus bulutları, çok ufak buz kristallerinden meydana gelmiştir.

Jet Stream Cirrus (8000 - 14.000 m.)

Özellikle yüksek tabakalardaki hava akımlarının şiddetli olduğu bölgelerde, cirrus bulutlarının rüzgarın da etkisiyle sürüklenirken uzun şekiller alması ile oluşur. Genellikle sürekli hareket halindedirler. Daha çok Hindistan gibi tropik fırtınaların bol olduğu bölgelerde görülür. Sık rastlanılan bir bulut tipi değildir.

Cirrostratus (5000 - 14.000 m.)

Cirrostratuslar gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar ve genellikle Hale olayını meydana getirirler. Bunlar şeffaf, saça benzer, beyazımsı lifler halinde düzgün görünümlü bulutlardır. Cirrostratuslar küçük buz kristallerinden oluşurlar. Bu bulutlar fazla kalın olmadıklarından şeffaf görünürler. Güneş ve ay ışığını geçirirler.


Orta Yüksek Bulutlar


Altocumulus (2000 - 5.500 m.)
Altocumulus bulutları, genellikle gölgeli, beyaz renge sahiptir. Bu bulutlar kısmen lif halinde yayılmış olduğu gibi ayrı ayrı durumda olan ince tabakalar, yuvarlak kütlelerden ve tomurcuklardan meydana gelir. Düzgün şekildeki parçacıkların gökyüzünün ancak yarısını kaplayacak kadar genişliğe sahip olduğu görülür.


Altostratus (2000 - 7.500 m.)
Gökyüzünün büyük bir kısmını veya tamamını kapatan, çizgili, lif veya düzgün görünüşteki grimsi veya mavimsi renkteki bulut tabakasıdır. Bazı kısımları çok ince olduğundan, Güneş; sanki buzlu cam arkasındaymış gibi bir görünüm alır. Bu bulut hale olayını göstermez.
Cumulus (0 - 8.000 m.)

Üst kısımları karnabahar görünümünde olan; küme, kubbe veya kuleler halinde dikine olarak gelişen, genel olarak yoğun durumda bulunan bağımsız bulutlardır. Cumulus'lerin güneşle aydınlanan kısımları çoğu zaman parlak beyaz görünüme sahiptir. Bu bulutların tepe ve yan kısımları tomurcuğu andıran kümeler halinde olmasına karşılık, tabanları daha koyu ve hemen hemen düzdür. Cumulusler bazı zamanlarda düzensiz şekillerde de bulunabilirler.
Cumulus bulutları genel olarak su damlalarından meydana gelmiştir. Bulut içindeki sıcaklığın sıfırın altına düştüğü yerlerde, aşırı soğumuş su damlaları ve buz kristalleri de bulunur. Dikine gelişmeye sahip Cumulus'lerde yağmur ve sağanak şeklinde yağışlar meydana gelir.


Mammatus (0 - 4.500 m.)
Bu bulut türü, buz parçacıkları ve su yüklü cumulonimbus bulutlarının alt tabakalarında görülür. Meme ucuna benzeyen yapısından dolayı mammatus adını alır. Bulunduğu ortamdan daha soğuk olan cumulonimbus yere doğru alçalırken yerden yukarıya doğru yükselen sıcak hava akımları bulutun alt parçası üzerinde bu şekilleri oluşturur. Havanın kararsız ve kötü havanın gelmekte olduğunun habercisidir. Kararlı bir yapısı yoktur, oluştuktan sonra kısa sürede bozulur.


Stratocumulus (0 - 2.000 m.)
Stratocumulus'ler gri veya beyazımtırak renkte, yada her iki renge birden sahip olan bulutlardır. Bu bulutlar toplu halde veya ayrı ayrı olabilen mozaik görünümünde yuvarlak kütleler ve tomarlardan meydana gelirler. Stratocumulusu meydana getiren elemanlar, genellikle sıralar halinde ve tepeleri düz şekildedir.


Alçak Bulutlar


Parçalı Cumulus (0 - 1.700 m.)
Açık ve rüzgarlı havalarda görülür. Yeryüzünün ısınması sonucu buharlaşan nem, yükselerek soğur ve bir araya toplanmaya başlar. Yukarıda başka bulut olmadığı için parçalar halinde gözlemlenir. Yazın görülen bir bulut çeşididir.


Nimbostratus (0 - 1.700 m.)
Genellikle koyu gri renkteki bulut tabakasıdır. Bunlar çoğu zaman yere kadar ulaşan ve devamlılık gösteren yağmur ve karın düştüğü bulutlardır. Çok kalın olduklarından, güneş ve ayın görülmesi mümkün değildir. Nimbostratus bulutunun altında, parçalar halinde alçak bulutlar meydana gelebilir.
Bu bulutlar yatay ve dikey olarak çok geniş sahaları kaplarlar. Su damlaları, yağmur damlaları, kar kristalleri, kuşbaşı kar taneleri ve bunların karışımından meydana gelirler. Nimbostratusler dikey gelişmeli bulutlar sınıfından oldukları için; en alçak bulut seviyesinden, yüksek bulut seviyesine kadar çok kalın bir tabakayı tamamen kaplarlar.


Stratus (0 - 1.700 m.)
Genellikle gri renkte, düzgün görünüme sahip bulutlardır. Stratus'lerden çisenti, buz prizmaları ve kar grenleri yağışı meydana gelir. Güneş bu bulutlardan görüldüğü zaman, bulutun sınırları kolayca teşhis edilebilir. Çok düşük sıcaklıklar dışında Stratus, hale olayını meydana getirmez. Bu bulutlar bazen düzensiz sıralar halinde de meydana gelebilir. Stratus'lerin karakteristik yağışı çisenti olup, rüzgarın sakin veya hafif olduğu dönemlerde görüşü kısıtlayacak şekilde yere yakın seviyelerde görülebilmektedirler.


Sis (0 m.)
Stratus bulutların yeryüzüne inmesi ile meydana gelir. Yapısal anlamda bir farkı olmamasına rağmen günlük yaşamı etkilediği, görüş mesafesini düşürdüğü için ayrı olarak değerlendirmeye alınmıştır. Güneş ışığı, sis içindeki su kristallerinde kırılma yaparak yayılır ve yarı aydınlık bir ortam sağlar.


Özel Bulutlar


Yoğunlaşmış İz (5.000 - 13.000 m.)
Bu bulut türü doğal bir bulut değildir. Yüksekten uçmakta olan jet uçaklarının egsosundan çıkan atık gazlar içindeki su buharının, bu yükseklikte çok düşük olan sıcaklık sebebiyle donması ile oluşur.
Bu bulut türü, uçağın geçmesinden hemen sonra oluşur ve bulunduğu yükseklikteki rüzgarların hızına bağlı olarak zamanla sürüklenip dağılır ve kaybolur.


Lenticular (3.000 - 8.000 m.)
Bir merceğin yandan görüntüsüne benzediği için bu adı almıştır. Okyanus yakınlarındaki büyük dağların üzerinde görülür. Yüksek kesimlerde kuvvetli rüzgar olduğunun belirtisidir. Bu rüzgar, dağın korunaklı bölgelerinde bulutları sürükleyemez ve lens görünümlü bulutlar bu bölgelerde oluşur.


Şapka Bulut (5.000 - 13.000 m.)
Lenticular bulutlar dağların arasında oluşuyordu. Bu dağların rüzgarın estiği tarafına bakan kesimlerinde, bu bulutlar rüzgarın etkisiyle yükselmeye başlar. Yoğun su içerdiği için ağırlığı ile fazla yükselemez ve dağın tepesini sarar. Yüksek dağların tepesinden geçen yollarda ilerlerken bu bulut türünün içinden geçmek mümkündür.



Aurora (70.000 - 100.000 m.)
Aurora, bir bulut değildir. Kutup dairesi yakınlarında meydana gelen bir gök olayıdır. Dünyanın manyetik çekim alanına giren toz ve ışıkların sebep olduğu sanılmaktadır. Hareket eden ışık grupları halinde gözlemlenir. Ülkemizde görülmemektedir.


Noctiludent (80.000 - 100.000 m.)
Bilinen en yüksek bulut türüdür. Kutuplara yakın bölgelerde oluşur. Yoğunlaşmış buz kristalleri içerir. Çok güzel görüntüler verir ancak ülkemizden gözlemlenemez. Mavimsi gümüş rengindedir ve seyrek bir doku sergiler.



Not : Bu sayfanın hazırlanmasında Meteoroloji genel Müd. sitesinden de yararlanılmıştır.

Nisyan-ı Bâtın - avatarı
Nisyan-ı Bâtın
Ziyaretçi
22 Aralık 2008       Mesaj #3
Nisyan-ı Bâtın - avatarı
Ziyaretçi
Bulut
Su damlacıkları, buz kristalleri ya da bunların karışımlarından oluşan, toprağa değmeyen, gözle görülür kütledir.
Dünya’da yoğunlaşan madde su buharıdır. Bu da, küçük su damlacıklarını, genellikle 0.01 mm buz kristallerini oluştururur. Milyarlarca damlacık ve kristallerin beraber durmasıyla bulut olarak görünürler.

Bulutları Rengi

Bulutlar tüm görünür dalga boyutlarını yansıtır ve genellikle beyazdır fakat gri veya siyah olarak görünebilirler. Siyah görünmelerinin sebebi, çok kalın veya yoğun olması ile güneş ışığının geçmesine izin vermemesindendir.

Bulutların Görevi

Metorologlara göre, gökyüzündeki çok şekilli buhar kütleleri olan bulutlar, Dünyamızın iklim ayarlayıcıları olarak büyük öneme sahip olmakla beraber, yükseklik, şekil ve yapıları bakımından da on-onbir çeşide ayrılırlar.
Bulutlar, yerden atmosfere, oradan tekrar yer küreye enerji taşır, yeryüzünü ısıtır veya gölgeleriyle soğutur; kısacası Dünyamızın sıcaklık denetimi bulutlara yaptırılır, yani termostat görevi görürler.
Çok farklı şekil ve yoğunlukta olabilen bu pamuksu hava habercilerinin tesirlerini anlamak için, pek çok faktörü göz önünde bulundurmak gerek. Karmaşık görünüşlü buhar kütlelerinin meydana gelişi gerçekten muhteşemdir. Çünkü bunlar, içinde su buharı olmayan sıcak havanın, atmosferin daha soğuk tabakalarıyla karşılaşması neticesinde ortaya çıkarlar. Dolayısıyla, dağların tepesinde meydana geldikleri gibi, soğuk ve yoğun hava kütlesinin, yere yakın sıcak ve daha hafif hava tabakalarını yukarı itmesi veya denizin üzerindeki nemli havanın soğuk havayla buluşması neticesinde de meydana gelebilirler.
Semada gözle görülemeyen, fakat serbestçe dolaştırılan gaz halindeki su molekülleri, bizim kontrol edemediğimiz belli şartlarda bir top şeklinde birleşir ve puslu hava akımlarını oluştururlar. Bu durum, ısıtılan çaydanlıktan çıkan su buharının bulunduğu ortamın soğuk havasında yükselmesine benzer. Bulut teşekkülünde, bilhassa, havada küçük zerrecikler halinde serbest dolaşan parçacıkların (çöl fırtınalarıyla kalkan toz, toprak, kum ve deniz tuzu gibi) büyük tesiri vardır. Yüzde yüz su buharına doymuş bile olsa, bu parçacıklar olmadan, hiçbir bulut kendi başına meydana gelemez.
Suyun çeşitli halleri (buz, sıvı, gaz) mükemmel enerji dengeleyicileridir. Buharlaşan su molekülleri, sıvı halden gaz haline geçerken, çevreden bir miktar enerji alır. Su molekülleri ister nemli bir tarladan, ister terden sırılsıklam olmuş bir gömlekten çıkıyor olsun, terleme esnasında vücuttan alınan enerji ortada kalır. Bu enerji, su buharı tarafından, yükselen havayla beraber “gizli ısı” olarak daha yüksekteki hava tabakalarına taşınır. Su buharı yoğunlaşıp yağmur haline geldiğinde ise bu enerji “duyulur ısı” şeklinde serbest kalır.
Bundan dolayıdır ki, kalın bulut kütlelerinin düzgün bir şekilde üst üste yığıldığı dağlık bölgelerde sıcak ve kuru iklim hâkim olur.

Bulutlar çok farklı bölgelerde sık sık meydana geldiği için, sıcaklık dalgaları yer küre üzerinde uzun yollar katetmek zorunda kalır. Bu, öyle bir denge ayarlamasıdır ki, kavurucu sıcakların tesirindeki alanları soğuturken, ısı fazlasını daha soğuk bölgelere kaydırır. Böylece bir taraf yanmaktan bir taraf da donmaktan kurtulmuş olur.

Yağmur Oluşumu:


1. Evre

Okyanuslardaki köpüklenme ile oluşan sayısız hava kabarcığı sürekli ortaya çıkmakta ve su zerreleri sürekli olarak gökyüzüne fırlamaktadır. Tuzca zengin olan bu zerreler daha sonra rüzgarlarla taşınır ve atmosferde yukarılara doğru yol alırlar. Aerosol adı verilen bu küçük parçacıklar "su tuzağı" adı verilen bir mekanizmayla yine denizlerden yükselen su buharını kendi çevrelerinde minik damlalar halinde toplayarak bulut damlalarını oluştururlar.

2. Evre
Tuz kristallerinin ya da havadaki toz zerrelerinin etrafında yoğunlaşan su buharı sayesinde bulutlar oluşur. Bunların içindeki su damlacıkları çok küçük olduklarından (0.01 ile 0.02 mm çapında) havada asılı kalırlar ve göğe yayılırlar. Böylece gök bulutlarla kaplanır.

3. Evre

Tuz kristallerinin ve toz zerreciklerinin etrafında biraraya gelen su parçacıkları iyice yoğunlaşarak yağmur damlalarını oluştururlar. Böylece havadan daha ağır bir konuma gelen damlalar buluttan ayrılarak yağmur biçiminde yere düşmeye başlarlar.

Bulutlar Tabii Güneş Şemsiyesi

Araştırmacılar, her gün suyu ısıtan Güneş’e rağmen, tropik ozon örtüsünün tabakalarındaki sıcaklığın niçin hiçbir zaman 28 °C’nin üzerine çıkmadığını merak etmişlerdir. Araştırma sonuçları ise hayret verici: Su buharı ile sadece soğuma olayı vuku bulmamakta, aynı zamanda bulutların gölgesi de, bilhassa sıcak bölgelerde ozon tabakasının iyice ısınmasına engel olmaktadır. Bu olay, iklim bilimcilerin dikkate bile almadıkları kadar basit görünse de, tesiri göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür. Çünkü bulut kümelerinin gölgesinde sıcaklık birden düşer. Bu da araştırmacılar tarafından “yeryüzünün ısınmasını engelleyen tabii kalkan” olarak nitelendirilir.
Gökyüzünün bulutlanması, aynı zamanda bir şemsiye gibi, mor ötesi ışınların büyük bir bölümünü tekrar uzaya geri yollar. Üst yüzeyi ışığı yansıttığından dolayı da bulut, göz kamaştırıcı bir beyazlık yayar.
Bulutun üstü ne kadar parlaksa, altı da o kadar karanlık olur. Uçakla seyahat edenler bu harikulade hadiseyi yakından seyretme imkânını elde ederler. Sadece çok az bir ışık kümesi bu pamuk gibi atılmış kütleden sızabilir. Bulutlar, güneş enerjisinin tamamen dağıldığı yüzeylerde daha da soğutucu bir tesir gösterir. Aynı tesir, ısı birikiminin önlendiği ve su buharı devr-i daiminin her an harekete geçebildiği derin denizlerde de görülür.
Dikkate değer bir nokta; su buharına bağlı tabii sera tesiri olmasaydı, gezegenimiz yaklaşık 35 °C daha soğuk olacaktı. Diğer yandan ise, her zaman yer kürenin yarısından fazlasını örten bulutlar olmasaydı, yer küremiz yaklaşık 11 °C daha sıcak olurdu.
Atmosferdeki suyun gaz ve damlacık halleri arasında değişen hikmetli hareket, dünyamızın iklimini düzenleyici hassas bir mekanizma vazifesi yapar. Hava ısındığında daha fazla su buharlaşır ve bulutlar meydana gelir, sıcaklık azaldığında ise daha az su buharlaşır ve bulutlar çözülür. Böylece evimizdeki otomatik termostatlı klimaların yaptığı gibi dünyamızın iklimi ayarlanır.

Bulut Türleri - Hangi Bulut Neyin Habercisi?

Meteorologlar, Dünya’da yükseklik, şekil ve terkiplerine bağlı olarak sınıflandırılan on kadar bulut çeşidi olduğunda hemfikirler. Bunun yanında türlerin, alt türlerin ve melez şekillerin sayısının da fazla olduğu fikri hâkim. Bir bulut hem soğuk havaya sebep olan gölgelerin, hem de sera tesiriyle oluşan sıcakların kaynağı olabilir. Gelin şimdi, tespit edilen bellibaşlı bulut türlerinin, şekil ve terkipleri cihetiyle bize sundukları hava raporlarına bir göz atalım:

Cumulonimbus

Yaklaşan soğuk hava cephesinin sürüklediği hava kütleleri, daha hafif, sıcak ve su buharına doymuş yere yakın hava kütlelerini alttan sıkıştırarak hızla yukarıya kaldırmasıyla, tipik fırtına bulutları meydana gelir. Bunların içerisindeki yoğunlaşmış su, iri kabarcıklar şeklinde yukarı çıkar. Yaklaşık 50 km/s hızındaki rüzgârlarla daha çok nemli sıcak hava da bu bulut kümelerine katılır. Böylece bulutun daha hızlı yükselmesi sağlanır. Yükselirken de yakınlarda bir başka hava tabakasıyla karşılaşır ve bu dev oluşumdan dışarıya doğru ince, buzsu bulutların meydana getirdiği bir fıskiyenin uzanmasıyla, çok geçmeden dolu ve yağmur getiren sağanaklar baş gösterir.

Cumulus

Güzel havalarda da gökyüzünde bulutlar olur, çünkü atmosferin yükseklerdeki tabakaları, Güneşin ısıttığı yere yakın olan tabakalara göre daha soğuktur. Cumulus humulis türünden olan kabarık küme bulutlar bu hadiseye işaret ederler. Yeryüzünde ısınan hava, sıkışık paketler misali yukarılara yükselir ve orada soğur. Belli bir yükseklikten sonra ısı o kadar düşer ki, nemli kütle birdenbire yoğunlaşarak bulut kümesini meydana getirir. Sabahın erken vakitlerinde görülen bu bulut kümelen, günün ilerleyen saatlerindeki güçlü sağanak yağmurların habercisidir.

Nimbostratus

Bu bulut kümeleri Altostratüs bulutlarından veya aynı anda meydana gelen fırtına bulutlarından kaynaklanır. Nimbostratüs hem su damlacıkları hem de buz kristalleri ihtiva eder. Bu da, sürekli yağmur veya kar yağışı demektir. Damlacıklar donarak buz kristalleri haline dönüşür ve iyice ağırlaştığında da yukarıya taşınamaz hale gelerek, düzenli bir şekilde aşağıya iner. Aşağıdaki hava sıcak ise, buz kristalleri düşüş yolunda erir ve yağmura dönüşür. Aksi durumda ise kar yağışı görülür, Buna karşılık dolu, sadece Cumulonimbus’den yağar.

Cirrocumulus

Tane tane veya topak topak görünümlü takımlar halinde gökyüzünde asılı gibi duran bu ince, tüysü bulut kümeleri çok miktardaki buzları ihtiva eder. Bu bulut kümeleri, yükseklerdeki hava tabakalarında aşağıya göre daha fazla ısı hâkim olduğunda meydana gelir. Bu ısı atlaması, iki farklı hava kütlesinin buluşmasıyla oluşur. Sıcak hava kütlesi içindeki nem, daha soğuk havaya geçerken, küçük buz tanecikleri halinde kristalleşir. Daha sıcak olan bir cephe, beraberinde çok su buhar, getirdiğinde de bu buz kristallerinden yeniden bulut kümeleri meydana gelebilir

Cirrostratus ve Altostratus
Sıcak hava cephesi yaklaştığında, daha hafif olan hava kütlesi, yere yakın olan soğuk havaya sokulur, soğur ve beraberinde getirdiği su buharı ince bir bulut tabakası, örtü şeklinde yoğunlaşır. Yedi bin metreyi aşan yüksekliklerde meydana gelen Sirrostratüs örtüsü farkettirmeden Güneş’in önünü kapatır ve gittikçe daha da yoğunlaşır. Sonra da gözle görünür derecede daha kalın ve alçakta asılı duran bulut tabakası Altostratüs’e dönüşebilir. Bu tabaka ise, kurşuni renkte sisli hava akımlarının oluşumuna yol açar. Ve artık yağmur “geliyorum” der.

Stratocumulus

Bu bulut kümelerinin gevşek görünümlü topakları, içinde bulunduğumuz enlemlerde sık sık semayı örter. Örselenmiş, atılmış öbek öbek pamukları andıran, farklı büyüklük ve şekillerde olabilen bu kümeler, üst kısımlardaki Cumulus bulutları daha sıcak hava tabakalarıyla birleştiğinde meydana gelir ve çoğalırken yana doğru yatar. Daha sonra, bir arada bulunmalarına rağmen, birbirlerinden kopuk gibi görünen bu bulut kümelerinden bir tarla görünümü hâsıl oluyor, Güneş’i perdeliyor, ancak yağmur getirmiyor

Cirrus

Gökyüzünün en yüksek noktalarını kaplayan lifimsi “tüy bulutlar” (cirrus), sera tesirini yalıtır. Bunların içerisinde daha az buz kristali olduğundan, çok miktarda güneş ışığı ve enerji yeryüzüne ulaşır. Diğer yandan yükselen ısı, bilhassa yükselmesi engellenmiş bir balon misali, cirrus tabakalarından geriye yansır. Kızıl ötesi ışınlar (topraktan yayılan ısı) tüy bulutların çok soğuk olan dış tabakalarından pek geçemez. Bu ısıtma mekanizmasının ne kadar mükemmel işlediğini, bulutlu gecelerde daha iyi hissederiz. Isının geri gönderilmesine rağmen henüz yeryüzünü terk edememesi neticesinde, açık bir gökyüzünün meydana getirdiğinden daha sıcak bir hava söz konusu olur. Bu tüysü bulutlar, küçücük buz kristallerinden meydana gelir. İncecik lifler, saç örgüleri veya balık kılçığı görünümünde olan ve yaklaşık 7 bin metre yükseklikte meydana gelen bu bulutlar “en üsttekiler” olarak tanınır. Çok hızlı çoğalmaları, fırtınanın yaklaştığını gösterir:Tek tek bulunan tüyler, fırtınasız, güzel hava şartları anlamına gelir.

Altocumulus ve Lenticularis
Hava değişikliklerinde, bulutların alışılmadık şekillere girdikleri görülür. Düz, mercimek veya puro şekilli Altocumulus lenticularis bulutları, sağlam bir bedeni andırır. Bunlar daha çok sıradağlar nemli hava tabakalarını yükselmeye zorladığı zaman oluşur. Mesela Alpler’e has sıcak rüzgârlar estiğinde görülebilir. Dağın rüzgar alan kısmında kalın bulutlar yükselir. Rüzgâraltı yerlerinde ise aşağı inen fırtınayla beraber bulutlar ısınır ve çözülür.

Altocumulus

Kuzucuklarıyla dolaşan koyun sürülerini andıran bu bulut kümeleri, sadece sevimli görünmekle kalmaz, ayni zamanda güzel ve ferah bir hava demektir. Küçük, güle benzeyen parlak adacıkları, genellikle daha sıcak hava kütlelerinin tesiriyle çözülmüş olan bulut örtüsünün kalıntılarıdır. Çözülmenin sebebi ise, daha çok suyun buharlaşarak yükselmesidir.

İklim ve hava olaylarına tesir eden birçok faktörden biri olan bulutların şekilleri ve yapıları daha dikkatli bir nazarla incelendiğinde rüzgâr, güneş, okyanus akıntıları ve mevsim şartları Dünyamızın ihtiyacının hesaba katılarak ayarlandığını gösterirken, yağmur ve sıcaklığın bu kadar hassas bir şekilde ayarlanması ve buna bağlı başdöndürücü hikmetler, devamlı olarak tesadüfü reddedip bizlere sonsuz ilmi ve iradeyi fısıldıyor.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
22 Aralık 2009       Mesaj #4
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Bulut ve Yağış Çeşitleri

Nemlilik yer yüzünde Canlı hayatının gelişmesinde ve devamında çok önemli bir unsurdur. Hava ve iklim şartları bakımından da çok önemlidir. Her şeyden önce yağışların kaynağı havadaki su buharıdır.
Su her Sıcaklıkta buharlaşır. Bu sebeple Atmosferde sürekli bir miktar nem vardır.
Buna Atmosfer nemliliği denir. Nemliliği ölçen alete de higrometre denir.
Atmosfer nemliliği 3 şekilde ifade edilir.

1) Mutlak Nem
1 m3 hava içinde bulunan nemin gr olarak ağırlığına denir.
Su buharının miktarı Hacim itibariyle hiçbir zaman Havanın % 4’ünü aşmaz.

Mutlak nemde etkili faktörler
  • Buharlaşma yüzeyi: Buharlaşma yüzeylerinden (Okyanus , deniz akarsu Göl Bitki örtüsü gibi) uzaklaştıkça mutlak nem azalır. Örnek; deniz kıyısından kara içlerine, ormanlık alandan ormansız alana gidildikçe mutlak nem azalır.
  • Sıcaklık: Sıcaklık arttıkça buharlaşma artacağından dolayı genellikle mutlak nem de artar. Örnek; ekvatordan kutuplara doğru mutlak nem azalır. Ayrıca alçak alandan yüksek alanlara, yazdan kışa, gündüzden geceye geçildiğinde mutlak nem azalır.
NOT: Sıcaklık arttıkça her zaman mutlak nem artmayabilir. Ama Sıcak denizlere yaklaştıkça mutlak nem her zaman artar.
Mutlak nem Ekvator çevresindeki denizler üzerinde çok fazla iken dönenceler çevresindeki çöl alanlarında çok azdır.

2) Maksimum Nem (Doyma miktarı)

Belirli bir Sıcaklık ve Basınç altında 1 m3 havanın taşıyabileceği en fazla nem miktarına denir.
Sıcaklık arttıkça havanın Hacmi genişler ve alabileceği nem miktarı artar. Hava soğuduğunda ise hacmi daralır ve alabileceği nem azalır.
Örnek
-20C---------1,1gr/ m3
-10 C--------2,38 gr/m3
0 C---------4,85 gr/m3
5 C --------6,8 gr/m3
15 C ---------12,85 gr/m3

3) Bağıl Nem (nisbi)

Belirli bir sıcaklıktaki hava kütlesinin içinde bulunan nem miktarının , o sıcaklıkta alabileceği en fazla nem miktarına oranıdır.
Bağıl nem Havada bulunan nemin yüzde cinsinden değeridir.
Bağıl nem havanın nem açığını veya neme doyma oranını verir.
Bir yerde yağış olabilmesi için bağıl nem %100 ‘ü aşması gerekir.
Sıcaklık arttıkça bağıl nem azalır. Sebebi ısınan havanın hacmi genişler. Alabileceği nem artar.
Sıcaklık azaldıkça , havanın hacmi daralır. Alabileceği nem azalır. Böylece havanın nem açığı azalır. Yani bağıl nem artar.
Bağıl nem azaldıkça buharlaşma artar. Bağıl nem arttıkça buharlaşma azalır.
NOT: Bağıl nem Ekvator çevresindeki denizler üzerinde çok yüksek iken çöl bölgelerinde çok düşüktür.

YOĞUNLAŞMA
Hava içindeki su buharının soğuması sonucu katı veya Sıvı hale dönüşmesi olayına yoğunlaşma denir.
Yoğuşma noktasına iki yoldan erişilir. Bunlar:
  • Havadaki nem miktarının artması
  • Sıcaklığın azalmasıdır (tabiatta en fazla görülen yoğuşma biçimidir).
Yükselen hava kütlesi yoğuşma safhaları bakımından
1- Kuru
2- Yağmur
3- Dolu
4- Kar
safhası şeklinde dört safhadır.
Havanın alttan soğuması sonucu oluşan yoğunlaşma biçimine sis denir. Başka bir deyişle sis bulutun yere inmiş şeklidir.
Sis olayının en önemli özelliği, dünya yüzeyi ile temas eden havanın soğuması sonucunda meydana gelmesidir. Böyle soğumalar:
Açık gecelerde giden radyasyondan dolayı yüzeyden ısı kaybı ile,
Farklı sıcaklıktaki iki hava kütlesinin temasında sıcak havanın daha soğuk bir yüzey üzerinde akmasıyla ya da soğuk havanın sıcak bir hava kütlesinin Altına girmesi ile yer yüzeyine doğru meydana gelen ısı kaybıyla,
Sıcaklık azaldıkça sis yoğunluğu artar.
Havanın yükselerek soğuması sonucu bulutlar oluşur. Bulutluluğu ölçen alete nefometre denir.
Sıcaklık azaldıkça bulut yoğunluğu artar. Ancak bu durum her zaman doğru değildir.
Örnek: Kutuplarda ve troposferin üst katlarında nem az olduğundan bulut yoğunluğu buralarda azdır.


BULUT ÇEŞİTLERİ

  • Kümülüs bulutları: Isınan havanın yükselerek soğuması sonucu oluşur. Bulutu oluşturan su taneciklerinin yoğunlaşması aynı seviyede başladığı için alt kısımları düzdür. Sütun veya pamuk yığınına benzeyen bulutlardır. Genellikle sıcak dönemlerde görülürler.
  • Kümülüs bulutlarının daha da yükselerek soğuması sonucu kümülonimbus bulutları oluşur ve sağanak yağışlara neden olur.
  • Sirus Bulutları: Çok yükseklerde oluşan bulutlardır. Çok seyrek buz kristallerinden oluşan ve tüye benzeyen bulutlardır.
  • Stratus Bulutları: Tabakalar şeklinde oluşmuş bulutlardır. Genellikle alçak bulutlardır. Sise benzerler. Çise yağışlarını oluşturur.
  • Nimbus Bulutları: Yağmur bulutlarıdır. Yoğunluğu fazla olduğundan koyu renkli görülürler. Halk arasında bu bulutlara kara bulutlar denir.

YAĞIŞLAR

Havadaki nemin yoğunlaşarak katı veya sıvı halde yeryüzüne düşmesi olayına yağış denir. Bir yere düşen yağış miktarını ölçen alete plüviyometre denir.

Yağış Türleri (ürünleri)
  • Çiy: Hava içindeki su buharının soğuk cisim yüzeyleri üzerinde yağmur damlaları şeklinde yoğunlaşması olayıdır. Yoğunlaşma 0 °C ‘nin üstünde olduğu için damlalar şeklindedir. Oluşumu sabaha karşı görülür.
  • Kırağı: Oluşumu çiye benzer. Fakat yoğunlaşma 0 ° C ’ nin altında gerçekleştiğinden buz kristalleri şeklindedir.
  • Kırç: Havadaki su buharının çok soğumuş cisim yüzeylerinde buza dönüşmesidir.
NOT: Kırağı sadece zemine yakın yerlerde görülürken , kırç her yerde (ağaç daları, teller, direkler vb.) görülür.
  • Yağmur: Bulutu oluşturan su taneciklerinin damlalar halinde yeryüzüne düşmesi olayıdır.
  • Kar: Bulutu oluşturan su taneciklerinin 0 °C nin altındaki bir sıcaklıkta buz kristalleri şeklinde yeryüzüne düşmesi olayıdır.
  • Dolu: Havadaki nemin hızla yükselmesi ve çok soğuması sonucu buz tanecikleri şeklinde yeryüzüne düşmesi olayıdır. Havanın ani yükselmesi genellikle ilkbahar ve yaz mevsiminde görülür.

Yağış Oluşum Şekilleri


1) Oroğrafik (Yamaç) yağışlar
Yer şekillerinin etkisiyle oluşurlar. nemli hava kütlesinin bir dağ yamacına çarparak yükselmesi ve soğuması sonucu oluşurlar. Türkiye’de en fazla Karadeniz ve Akdeniz Bölgelerinde görülür. Batı rüzgarları ve Muson rüzgarlarının etki alanlarında görülen yağışlar bu şekilde oluşmuştur.
Yükseldikçe soğuma nedeniyle belirli bir yükseltiye kadar yağış artar.
2) Konveksiyonel ( ***lonik-yükselim) yağışlar
Isınan havanın yükselerek soğuması sonucu oluşurlar. Türkiye genelinde sıcak dönemlerde görülen yağışlar bu şekildedir. En fazla İç Anadolu Bölgesinde görülür. Bu yağışlara halk arasında Kırkikindi yağışları denir. Dünya üzerinde ise en fazla Ekvatoral bölgede görülür.
3) Cephesel (frontal) yağışlar
Farklı hava kütlelerinin karşılaşım alanlarında görülür.
Türkiye genelinde kışın görülen yağışlar bu şekildedir. En fazla Akdeniz Bölgesinde görülür. Dünya üzerinde ise ılıman kuşakta kışın görülür.
NOT: Yağış oluşumlarında ortak özellik yükselen havanın soğuması ve yağış bırakmasıdır.

Yağışların Yer Yüzüne Dağılışında Etkili Faktörler
1) Denize göre konum: Kıyı bölgeler iç kesimlere göre daha fazla yağış alır.
2) Yükselti: Yükseltisi fazla olan bir yer her zaman çevresine göre daha fazla yağış alır. Sebebi; yoğunlaşmanın daha çok yükseklerde gerçekleşmiş olmasıdır.
3)Rüzgarların esme yönü: Denizden karaya doğru esen rüzgarlar yağış bırakırken , karadan gelen rüzgarlar yağış getirmez.
4) Basınç merkezi: Y.B alanlarında alçalıcı hava hareketinden dolayı yağış oluşmaz. Çünkü alçalan hava alttan itibaren ısınır ve hava doyma noktasından uzaklaşır.
A.B alanlarında ise yükselici hava hareketlerinden dolayı yağış oluşur. Yükselen hava soğur ve doyma noktasına ulaşır.

Dünyanın En Fazla Yağış alan Bölgeleri

  • Ekvator çevresi
  • Muson iklim bölgesi (dünyanın en fazla yağış alan merkezi bu iklim kuşağında Çerapunçi’dir. 12000 mm yağış alır.)
  • Ilıman kuşak karalarının batısı
Dünyanın En Az Yağış Alan Bölgeleri
  • Dönenceler çevresindeki çöl alanları
  • Ilıman kuşak kara içlerinde etrafı dağlarla çevrili çukur alanlar.
  • Kutup bölgeleri (Kutuplarda bağıl nem yüksek olmasına rağmen yağış miktarı azdır. Sebebi: Sıcaklığın düşük olmasından dolayı buharlaşmanın ve mutlak nemin az olmasıdır.
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
19 Aralık 2015       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Bulut havadaki su buharının birleşrek oluşturduğu yoğun kütlelerdir.Bulutlar yer yüzünden metrelerce yada
kilometrelerce yukarıda gezerler.Farklı farklı bulut tipleri vardır. Atmosferin bu güzel süsleri bulutlar sayesinde hava durumu hakkında tahminler de yapabiliriz.
Bulutların oluşması için su gereklidir.Zaten dünyamızın yüzde 75'lik bir kısmı sulardan oluşuyor. Okyanuslar,denizler,göl ve akarsulardan buharlaşan sular ,su buharı yani nem yüklü tanecikler halinde yukarı doğru yükselirler. Atmosferde yükselirken her 100 metrede 1 derece havanın sıcaklığı azalır.Ayrıca her 10 metrede bir de hava basıncı 1 milibar azalır.Nem taşıyan taneciklerin çevresindeki atmosfer basıncı ve sıcaklığı azalınca,genleşerek ve yoğunlaşarak bu nemin soğumasına sebep olur.Oluşan bu tanecikler ne kadar fazla soğuşurlarsa o kadar büyük ve bir o kadar da yoğun bulutlar oluşur.Koyu bulutlar dağa yoğun olan bulutlardır.

Bulutlar Neden Beyazdır?

Bulutlar oluşmaya başladığında içindeki su damlacıkları o kadar küçüktür ki,üzerine gelen ışıkları doğrudan yansıtırlar ve bu tip bulutlar pamuk gibi bembeyaz gözükürler .Ama zamanla bu su damlacıkları birleşip büyüdükçe,yani kalınlaştıkça gelen ışığı daha az yansıtırlar koyu bir renk alırlar.Her bulutun belli bir taşıma kapasitesi vardır ve demekki koyu renkli bulutlar bu kapasiteye yaklaşmışlardır ve bu tür bulutlar yağmur bulutu olarak bilinirler.Ayrıca yağmur bulutlarınında git gide ağırlaşan su damlacıkları bulutun altına toplandığından,bu tip bulutların tabanları üst tarafına nazaran daha koyu renkte görünür.

Bulut Türleri
Bulutların oluşmasının ana ilkesi yükselme,soğuma ve yoğunlaşmaydı.Ama her bulut aynı değildir.İçinde taşıdığı su miktarı,toz parçacıkları,yüksekliği,doyma oranı gibi bulutların birbirlerinden çok sayıda farklı özellikleri vardır.
Bulutlar bulundukları yere göre yüksek,orta ve alçak bulutlar olmak üzere 3 sınıfa ayrılabilinir.Bulutlar dünyanın şekline ayak uydurdururlar.

BulutlarKutup Bölgelerinde Orta Enlemlerde Ekvator Civarında
Yüksek Bulutlar 3000-8000 Metre5000-13 000 Metre 8000-18 000 Metre
Orta Bulutlar 2000-4000 Metre2000-7000 Metre2000-8000 Metre
Alçak Bulutlar 0 -2000 Metre0 -2000 Metre 0 -2000 Metre

Yüksek Bulutlar
Cirrus Bulutu:Beyaz renkte, çok ince iplikler halinde veya dar şeritler şeklinde bağımsız bulutlardır. Görünümleri lif veya ipek parlaklığındadır. Bu bulutlar genellikle Cirrocumulus ve Altocumulus bulutları ile Cumulonimbus bulutlarının üst kısımlarından meydana gelir. Cirrus bulutları, çok ufak buz kristallerinden meydana gelmiştir.
Cirrocumulus:Kum taneleri veya küçük dalgacıklar halinde, oldukça küçük kümeciklerden meydana gelmiş ince, beyaz ve gölgesiz bulut örtüsüdür. Bulutlar toplu halde oldukları gibi, ayrı ayrı parçacıklar halinde de görülebilirler.
Cirrocumulusler, Cirrus veya Cirrostratus bulutlarının şekil değiştirmesinden veya parçalar halindeki Altocumuluslerin küçülmesinden meydana gelirler. Bu bulutlar tamamen buz kristallerinden ibaret olup, bazen aşırı soğumuş su damlacıkları da görülür.
Cirrostratus:Cirrostratuslar gökyüzünü tamamen veya kısmen kaplar ve genellikle hale olayını meydana getirirler. Bunlar şeffaf, saça benzer, beyazımsı lifler halinde düzgün görünümlü bulutlardır. Cirrostratuslar küçük buz kristallerinden oluşurlar. Bu bulutlar fazla kalın olmadıklarından şeffaf görünürler. Güneş ve ay ışığını geçirirler.

Orta Seviye Bulutları

Altocumulus:Altocumulus bulutları, genellikle gölgeli, beyaz renge sahiptir. Bu bulutlar kısmen lif halinde yayılmış olduğu gibi ayrı ayrı durumda olan ince tabakalar, yuvarlak kütlelerden ve tomurcuklardan meydana gelir. Düzgün şekildeki parçacıkların gökyüzünün ancak yarısını kaplayacak kadar genişliğe sahip olduğu görülür.
Altostratus:Gökyüzünün büyük bir kısmını veya tamamını kapatan, çizgili, lif veya düzgün görünüşteki grimsi veya mavimsi renkteki bulut tabakasıdır. Bazı kısımları çok ince olduğundan, Güneş; sanki buzlu cam arkasındaymış gibi bir görünüm alır. Bu bulut hale durumunu göstermez.

Alt Seviye Bulutları
Stratus:Genellikle gri renkte, düzgün görünüme sahip bulutlardır. Stratus’lerden çisenti, buz prizmaları ve kar grenleri yağışı meydana gelir. Güneş bu bulutlardan görüldüğü zaman, bulutun sınırları kolayca teşhis edilebilir. Çok düşük sıcaklıklar dışında Stratus, hale durumunu meydana getirmez. Bu bulutlar bazen düzensiz sıralar halinde de meydana gelebilir. Stratus’lerin karakteristik yağışı çisenti olup, rüzgarın sakin veya hafif olduğu dönemlerde görüşü kısıtlayacak şekilde yere yakın seviyelerde görülebilmektedirler.
StratocumulusMsn Confusedtratocumulus’ler gri veya beyazımtrak renkte, yada her iki renge birden sahip olan bulutlardır. Bu bulutlar toplu halde veya ayrı ayrı olabilen mozaik görünümünde yuvarlak kütleler ve tomarlardan meydana gelirler. Stratocumulusu meydana getiren elemanlar, genellikle sıralar halinde ve tepeleri düz şekildedir.Sadece 1.8 kilometre yukarıda bulunurlar.


Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
23 Mart 2017       Mesaj #6
Avatarı yok
Yasaklı

Uluslararası Bulut Atlası'na 12 Yeni Bulut Tipi Girdi!


Ad:  thumbs_b_c_1469239fd9bbe43a0b823c7615b79c7b.jpg
Gösterim: 2370
Boyut:  78.0 KB
Dünya Meteoroloji Örgütü (DMÖ), bulut gözlemi ve teşhisi için referans yayını olan Uluslararası Bulut Atlası'na 12 yeni bulut tipi dahil etti. Atlası internet portalına dönüştürerek kayıtlı kullanıcılara sunan DMÖ, bulut kataloğuna 12 yeni bulut tipinin eklendiğini duyurdu. Yeni bulut tipleri arasında en dikkati çekeni, amatör bulut gözlemcilerinin atlasa dahil edilmesi için uzun süredir kampanya yürüttükleri "asperatus" adı verilen dalga biçimli bulutlar oldu.

İlk kez 2006 yılında ABD'nin Colorado eyaletinde gözlemlenen dalga bulutları, o günden bu yana bulut gözlemcilerinin gözdesi haline gelmiş ve dünyanın birçok yerinde benzer gözlemler yapılmıştı.Yenilenen atlasta ayrıca rulo şeklindeki "volutus" bulutları, jet uçaklarının ardında bıraktığı yakıt izlerinin oluşturduğu "kontreyl" bulutları, doğa yangınlarının ardından gökyüzünde beliren dev duman öbeklerini tarif eden "flammagenitus" bulutları yeni bulut formasyonları arasında yer aldı.

Öte yandan gökkuşağı, güneş halesi, kar şeytanı ve hatta dolu tanesi gibi atmosfer oluşumları da yeni atlasta "bulut tipi" olarak değerlendirildi. İlk kez 1896 yılında kitap olarak basıldığında içinde sadece 28 renkli fotoğraf bulunan Uluslararası Bulut Atlası, meteoroloji, havacılık ve gemicilik alanlarında bulut sınıflandırma standartları için temel başvuru kaynağı olarak kullanılıyor. Son baskısı 1975'te yapılan, 1987'de güncellenen atlasın internet portalına dönüşmesiyle tüm içeriği kamuya açılacak ve kullanıcılar da yükledikleri fotoğraflarla atlasa katkıda bulunabilecek.

Kaynak: AA Bilim Teknoloji (23 Mart 2017)
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
4 Ağustos 2018       Mesaj #7
Avatarı yok
Yasaklı

Bulutların Fiziksel Yapısı ve Bulut Oluşumu!


Ad:  _102672420_gettyimages-653914234.jpg
Gösterim: 312
Boyut:  9.9 KB
Bulutlar neden beyaz? Tonlarca ağırlıktaki bulutlar nasıl havada asılı kalıyor? Bulutlarda yaşayan canlılar var mı? Bazı bulutların altı neden dümdüz görünür?

Bulutlar hava ve su içerir; her ikisi de şeffaf olduğu için ışığı emmez. Bu nedenle bulutlar beyaz görünebilirler. Ancak bu suyun bir kısmı minik zerrecikler halinde dağılmıştır. Bu nedenle ışık bulutun içine birkaç metre girebilir, ama sonunda bir damlacığa çarpar. Bu durumda ışık dağılır ve yönü biraz değişir. Yoğun bir bulutta her bir ışık zerreciği çok sayıda damlacığa çarpabilir. Bunların her biri sonunda girdiği yere yakın bir noktadan dışarı atılır. Yani bulutun rengi aslında ışığın ona verdiği renklerin karışımıdır. Gün ışığı genelde beyaz olduğu için bulutlar beyaz algılanır. Fakat gün batımı veya gece ışıklandırılmış şehirlerde bulutlar beyaz dışı renkler alır.

Belli bir yükseklikte hava soğuduğunda buhar yoğunlaşıp su damlacıklarına dönüşerek bulutları oluşturur. Bu damlacıklar havadan daha yoğun olduğu halde, çok küçük olduklarından hızla değil çok yavaş düşerler. Ortalama bir bulut metreküp başına sadece 0,5 gram su içerir. Bu su küçük zerrecikler halinde kaldığı sürece yerden yükselen sıcak hava ile bulut gökyüzünde kalmaya devam eder. Zerrecikler birleşip yeterli büyüklüğe ulaştığında ise yer çekiminin etkisiyle yağış halinde yere düşer.

Buharlaşan suyun gökyüzüne yükselme nedeni ise hafif olmasıdır. Hava, nitrojen ve oksijen karışımından oluşur ve 1 metreküp havanın yoğunluğu 1,225 kg'dır. Su buharı molekülü ise bir oksijen ve iki hidrojen atomu ile çok daha hafiftir; ortalama sıcaklık ve basınçta 1 metreküpün yoğunluğu 0,804 kg'dır. Bu nedenle bulutların toplam ağırlığı tonları bulsa da gökyüzünde asılı kalmaktadırlar. Yılda yaklaşık iki milyon ton bakteri, 55 milyon ton mantar sporu ve bol miktarda alg (su yosunu) hava akımı ile atmosfere karışır. Bu mikroskobik canlılar hava durumunda önemli bir işleve sahiptirler. Bulutlardaki su buharının yağışa dönüşmesi onlar sayesinde daha sık gerçekleşir. Kısaca bulutlarda yaşam olmasaydı bu kadar sık yağış da gerçekleşmezdi.

Sıcak hava yukarı çıkarken, su buharı yeterince serinleyip de su damlası halinde yoğunlaşıncaya dek gözle görünmez. Bunun gerçekleştiği yükseklik bulutun taban kısmını oluşturur. Alttan sürekli olarak hava ile birlikte su buharının yükselmesi ile orada yeni bulut oluşup düz zemini korur. Bu bağlamda önceden oluşmuş bulut yukarı doğru itildiği için bulutun üstü kabarık, altı düz görünür.

Kaynak: BBC Focus (24 Temmuz 2018)
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

26 Haziran 2012 / Finn and Jake Spor tr
11 Ağustos 2012 / Finn and Jake Spor tr
3 Ağustos 2008 / TiglonBoYs Spor tr