Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 11 Nisan 2017  Gösterim: 75.967  Cevap: 9

Harita Nedir? Harita ve Haritacılık Hakkında Genel Bilgiler

Misafir
31 Aralık 2007 10:11       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

HARİTA

Ad:  harita1.jpg
Gösterim: 34
Boyut:  82.1 KB

a. (yun. harta, ar. harita).
1. Somut hatta soyut, ancak uzayda yeri her zaman bellrlenebilecek olayların genellikle düzlemsel, saymaca gösterimi: Coğrafya haritası. Üniversitelerin haritasını çizmek. Şarap bölgelerinin haritası.
Sponsorlu Bağlantılar
2. Esk. Meşinden yapılmış kese, torba.
3.
  • Haritada olmak, bir şey sözkonusuysa, göz önünde bulundurulması zorunlu olmak, tasarlanıp düşünülmek.
  • Haritadan silmek (silinmek), herhangi bir nedenle yok olmak, ortadan kalkmak (kaldırılmak): Deprem, nice kentleri ve köyleri haritadan silmişti. Savaşın sonunda birçok ülke haritadan silinmişti.
—Bot. ve Ormanc.
  • Bitki örtüsü haritası, bitki örtüsünü gösteren harita. (Bk. ansiki. böl.)
  • Orman haritası, değişik özellikteki orman ödülerini ve ormanların mülkiyet durumunu gösteren ve konuya ilişkin diğer bilgileri de içeren harita. (Bk. ansiki. böl.)
—Coğ. Coğrafya haritası, belli bir mekân (ülke, bölge, yönetim bölgesi, vb) içindeki coğrafi olayların bir düzlem üzerinde itibari olarak gösterilmesi. (Bk. ansiki. böl.)

—Denize
  • Harita derinliği, deniz haritalarında kulaç ya da metre olarak belidilen derinlik.
  • Deniz haritası, derinlikleri, kıyı şeritlerini, akıntıları gösteren ve üzerinde gemi seyri sırasında yararlanılacak birçok
bilgi bulunan harita.

—Genet. Gen haritası, belli bir türün bilinen tüm genlerinin kromozomlar üzerindeki yerlerini gösteren harita.

—Gökbil. Gökbilim haritası, yıldızlı gökyüzünün bir bölümünün ya da Güneş, Ay, gezegenler vb. gibi görünen boyutları ayıri edilebilen bir gökcisminin bir düzlem üzerinde gösterimi. (Bk. ansiki. böl.)

—Haritc. Harita atımı, arazide ya da hava fotoğrafları yardımıyla bir planı ya da haritayı çizmek için gerekli geometrik işlemleri yapmak eylemi. (Bk. ansiki. böl. Topogr.).

—Arazilerin yüzeylenmelerine göre, bir topografya haritası üzerine jeolojik oluşum sınırlarını aktarma. ll Eğim haritası, eğimin hemen hemen değişmez ya da önceden saptanmış sınırlar içinde olduğu kuşakları sınırlayan harita.

—Havc.
  • Aletli yaklaşma haritası, aletle yaklaşmada izlenecek işlemleri yatay ve düşey olarak veren, bir havaalanı haritası. (Aletli yaklaşma haritaları, seyrüsefere ait radyo yardımını, engellerin yeri ve yükseklikleri konusundaki bilgileri de gösterir.)
  • Görerek yaklaşma haritası, görerek yaklaşmada kullanılan ve bir havaalanı ile çevresini grafik olarak gösteren harita.
  • Havacılık haritası, hava seyrüseferinde kullanmak için özel olarak hazırlanan harita. (Bk. ansiki. böl.)
  • iniş haritası, bir havaalanının hareket alanını genellikle 1/25 000 ölçeğinde gösteren ve yaklaşmayı kolaylaştırmak için gerekli, gözle görünebilir işaretleri, önemli işletme yapılannı, engelleri ve pilotun yönünü belirlemesine yardımcı olacak bütün öğeleri içeren harita. (İniş haritaları genellikle aynı havaalanının yaklaşma haritaları ile birlikte aynı kâğıda basılır.)
—Jeofiz.
  • Gravimetrik harita, yerçiekim anomalilerinde aynı değerlerin gözlendiği yerleri birleştirerek elde edilmiş eğriler (eşsapma) gösteren harita.
  • Makrosismik harita, makrosismik anket sonucu elde edilen ve bir depremin yol açtığı zararın dağılımını gösteren harita.
  • Manyetik harita, Yer'in farklı yerlerine ait manyetik öğelerin değerlerini (yükselim, manyetik eğim, yeğinlik) veren harita.
  • Sismotektonik harita, belli bir zaman aralığında bir bölgenin depremselliğini gösteren harita. (Haritada sözkonusu dönemde kaydedilen odaktaki mekanizma ve deprem yeğinliği gibi temel tektonik olaylar görülür. Kandilli rasathanesi, Türkiye sismotektoniği konusunda bir harita yayımladı.)
—Pedot. Toprak haritası, belli bir bölgede bulunan ve bir toprak türüyle ya da en azından değişim göstermeyen toprak topluluğuyla tanımlanan çeşitli "birim-topraklar"ın (genellikle toprak ve malzeme üstüne bilgileri birleştirir) dağılımının gösterimi. (Toprak haritalarında amaçlara göre, çok değişik ölçekler kullanılır. Türkiye'de, üniversite ve bazı kamu kuruluşlarınca büyük ya da küçük, değişik ölçekte toprak, toprak kullanımı haritaları yapılmaktadır (1/5 000, 1/10 000 ve daha küçük ölçekli]).

—Slyaa bil. Seçim haritası, seçim sonuçlarının belirli bir coğrafi esasa göre gösterilmesi. (Seçim haritaları, seçmen davranışlarının değişen ve değişmeyen özelliklerini, bunun yanı sıra da çeşitli siyasal akım ve partilerin durumlarını yerel düzeyde inceleme olanağını sağlar).

—Topogr. Harita problemi, topografyada çok sık karşılaşılan geriden kestirme problemi. (Bu problem şöyle verilebilir: bir harita üzerinde üç A. B, C noktası işaretlenir; M noktasından AB ve BC uzunluklarının görüldüğü açılar verilerek dördüncü bir M noktasının belirlenmesi istenir.)

—Yerbil.
  • Yerbilim haritası, topografya zemini üzerinde arazilerin yüzeyce eş düzeyde ve sınırları yerbilimsel çevre çizgilerini oluşturan litolojik yaş ya da türünün saymaca renkler ve işaretlerle gösterimi. (Özel haritalar daha çok toprakları [pedoloji haritası], kayaçların tür ve fasiyeslerini [litoloji haritası ve fasiyes haritası], başkalaşımın şiddet ve gradyanını [başkalaşım haritası], vb. göstermeyi amaçlar. Yapısal haritalar, yapıların gösterilmesine öncelik verir; tektonik haritalar dağoluşum döngülerini ve kıvnmlı bölgelerin dengeli bölgelere göre birbirini izleyen tektonik evrelerini ayınr.)
  • Paleocoğrafya haritası, ele alınan dönemde kıtaların ve denizlerin çevre çizgilerinin ve ortamın etkenlerini belirten verilerin (sıcaklık, tuzluluk, akıntılar, vb) aktanldığı saymaca çizim.
—ANSİKL. Bot. ve Ormanc.

Orman haritası


Batı ülkelerinde bu tür haritalann ölçeği 1:100 000 olarak kabul edilmiş ve topografik temel olarak aynı ölçekteki yeni haritalar esas alınmıştır. Bu haritalarda ayrıca odunsu bitki toplulukları, ormanların mülkiyet durumu, orman alanının işletilmesini ilgilendiren diğer veriler (yangın şeritleri, orman evleri, ormanlara ilişkin yer adlan), ormanın tür bileşimi de gösterilmiştir. Türkiye'de orman mülkiyeti ve orman haritaları ile ilgili ilk yasal düzenleme 1838 yılında transız ormancılara hazırlattırılan orman nizamnamesidir. Aynı konu Cumhuriyet döneminde 1937 tarihli ve 3116 sayılı kanunla ele alınmış, Türkiye ormanlan, mülkiyet durumuna göre devlete, vakıflara, köy ve belediyelere ve özel şahıslara ait olmak üzere dört sınıfa ayrılmış ve yine aynı yıl 3024 sayılı teşkilat yasası ile Orman genel müdûrlüğü'ne bağlı Harita ve kadastro şubesi kurulmuştur. Türkiye orman haritaları bu şubeye bağlı elemanlar tarafından 1965 yılına kadar klasik yöntemlerle (pusulalı poligon, takeometrik poligonlama) yapılmış, 1970’ten sonra haritalama işlerini hızlandırmak amacı ile fotogrametrik yöntemlere ve elektronik uzaklık ölçümlerine ağırlık verilmiştir. Son yıllarda uzaktan algılama yöntemleri ve orto-foto tekniği ile harita üretimi için çalışılmaktadır. Türkiye'de üretilen orman haritalannın ölçekleri genellikle büyük olmakla birlikte; amaca göre değişen aşağıdaki ölçekler kullanılır: işletme haritalan 1:10 000 -1:50 000; amenajman, yetişme çevresi, koruma ve yangın haritaları 1:10000-1:25000; yol ve ağaçlık haritaları 1:2 000 -1:10 000; kadastro haritaları 1:5 000. Türkiye'de ormanların dağılışı ve tür yapıları ise, H. Gökmen tarafından eldeki verilere dayanılarak hazırlanan ve Orman genel müdürlüğü tarafından yayımlanan 1:2 500 000 ölçekli bir haritada ana çizgileriyle gösterilmiştir.

Bitki örtüsü haritası.


Yeryüzünün ya da belli bir ülkenin bitki örtüsünü gösteren haritalar konusunda ilk çalışmalar XIX. yy.'da başlamıştır. Günümüzde, ölçekleri ve güvenilirlik dereceleri farklı olmakla birlikte birçok ülkenin ve bölgenin bitki toptuluğu haritaları yayımlanmıştır. Bu tür haritaların yapımında yöntem bakımından birbirinden farklı iki yaklaşım vardır. Bunlardan birinde bitki topluluktan fizyonomik ekolojik özelliklerine dayanılarak, yani morfolojileri, ortam istekleri ve evrimleri dikkate alınarak potansiyel ve gerçek yayılış alanlarıyla haritaianır. Difler yaklaşımda ise ayrım bitki örtüsünün flora ve genetik özelliklerine ve bileşimine dayanır. Bu farklı yöntemlere göre yapılan haritalar, amaç bakımından farklı olduğundan birbirine uymaz. Ûte yandan, her iki yönteme göre haritalamada da ölçek, söz konusu alanın boyutlarına göre değişir. Dünyanın ve geniş bölgelerin bitki örtüsü haritaları çok küçük ölçekli olmak zorundadır Oysa daha sınırlı atanların, küçük bölgelerin ve yörelerin topluluk ya da tür dağılış haritaları 1:100 000, hatta daha büyük (örneğin 1:5 000 -1:20 000) ölçekte yapılır. Geçen yüzyıldan bu yana Candolle, Engler, Drude, Diels, Firbas, Hayek ve Alyohin gibi jeobotanikçiler tarafından dünyanın büyük flora kuşaklarını, bölgelerini, alt bölge ve bölümlerini gösteren birçok küçük ölçekli harita yayımlanmıştır. Yine küçük ölçekli, ama fizyonomik -ekolojik sınıflandırmaya dayanan bitki toplulukları haritaları arasında özellikle Brockman-Jerosch ve Rübel’in haritaları dikkate değer. Bazı ülke ya da bölgeleri kapsayan daha büyük ölçekli aynı tür haritalar arasında İsviçre, K. ve G. Afrika, Akdeniz ülkeleri, Zaire, Nijer, Malaysia, Nepal, Kanada ve eski Sovyetler Birliği haritaları ile 1:1 000 000 ölçekli bitki örtüsü uluslararası haritası sayılması gereken başlıca örneklerdir.

Türkiye’de sistemli flora çalışmalarının başlangıcı, Çihaçef gibi bazı bilgin -gezginlerin verileri bir yana bırakılırsa, Krause ile başlamış, Regel, VValter ve Yaltırık İle sürmüş ve Davis'in Flora of Turkey isimli çok ciltli yapıtında derlenmiştir. Türkiye bitki topluluklarının, fizyonomik ekolojik özelliklerine göre sınıflandırılarak yapılmış İlk haritası ise alman coğrafyacı Louis’e aittir. Bunu inandık'ın ve Atalay’ın Türkiye genelinde, Dönmez’in Trakya ve Kocaeli yarımadasında, genç araştırmacıların Marmara'nın D. ve G. kesimleri ile Ege’de, tür bileşimini de dikkate alarak yaptıkları bölge ölçüsündeki ayrıntılı haritalama çalışmaları izlemiştir.

—Coğ. Coğrafya haritaları belli yöntemlere göre hazırlanır. Bunların en önertisi, elipsoit biçimindeki yüzeyi (Yeryuvar) düz bir yüzeye aktarma olanağı veren matematiksel bir işlem olan projeksiyon'dur. Benimsenen projeksiyon, haritanın hazırlanmasına yön verir: bu projeksiyonun özellikleri (uzaklıkların, açıların ve yüzeylerin korunması ya da korunmaması), haritayı kullanma ve okuma kurallarını belirler. Başka bir itibari kural da ölçek’tir; ölçek, harita üzerindeki çizgisel uzaklıklarla, bunların arazide ölçülen uzaklıkları arasındaki orantıyı belirtir. Harita grafik diline çevrilmiş bilgileri gösterir. Bu grafik dili, bilgi işlemeye ve görsel (biçim, boy, değer, renk, yön) değişkenlere başvurur ve bunlar lejand'da açıklanır.
Haritaların birçok sınıflandırması vardır; en yaygın sınıflandırma, konularına göre öbeklendirilmiş harita tiplerine dayanır. Konularına göre sınıflandırdıklarında haritalar iki kategoriye ayrılır.

Topografya haritası


belli bir anda yeryüzünde bulunan somut, sabit ve sürekli öğelerin, arazi biçimlerinin bir düzlem üzerinde itibari olarak gösterilmesidir. Topografya haritaları, ülkenin coğrafi donanımlarının gereksinimlerine yanıt verecek biçimde çeşitli ölçeklerde olabilir. Türkiye'de kullanılan ölçekler şunlardır: 1:25 000, 1:100 000, 1:250 000, 1:500 000. Temel harita, doğrudan doğruya ölçümlere ve haritalamaya (yerölçümbilim, topografya ve 1930’lu yıllardan bu yana fotogrametriye dayanan ve bütün ülkeyi kapsayan ya da kapsaması gereken haritalardır. Temel haritalar, bazı indirgemeler ve yeni çizimlerle, daha az ayrıntı kapsayan, daha şematik vyani genelleştirilmiş) haritaların yapılmasına olanak verir. Günümüzde Türkiye’nin temel haritası 1/25 000 ölçekli topografya haritasıdır. Özel haritalar, ayrıntıların yerleştirilmesinde topografya haritalarından temel olarak yararlanır; ama yönelik olduğu amacın çerçevesi dışında kalan bilgiler yerine bu çerçevenin içine giren bilgileri verir: sözgelimi, engebeleri ihmal eden ya da sadeleştiren karayolu haritaları. Denizcilere rotalarını çizme olanağı veren deniz hahtalarını topografya haritaları öbeğine sokabiliriz. Marcator projeksiyonu loksodromi'yi meridyenleri sabit açı ile kesen bir doğru çizgiye indirger. Deniz haritaları denizciler için yararlı bilgiler içerir: kayalıklar ve sığ dipler, eşderinlik eğrileri (izobatlar), diplerin yapısı, deniz fenerleri, ışıklar, işaret şamandıraları vb. Bir geminin konumunu deniz haritasına işaretlemek için, ya gökbilimsel ya da radyoelektrik gözlemler yapılarak ya da karalara bakılarak kerteriz yolu ile yer belirlemesi yapılır.

Tematik haritalar


topografik, hidrografik ya da herhangi bir haritanın oluşturduğu temel üzerinde, ister nitel, ister nicel olsun yeri belirlenebilecek her çeşit olguyu gösterir. Tematik haritalar analitik ve sentetik olmak üzere ikiye ayrılabilir. Bu alt bölümlerin her biri, zaman ya da mekân içindeki belli bir anı ya da evrimi gösterir. Analitik (irdelemeli) haritalar, belli bir olgunun yayılımını ve dağılımını gösterir ve bunu yaparken de yalnızca söz konusu olgunun coğrafi mekânla ilişkilerini belirlemeyi amaçlar. Sentetik (bireşimsel) haritalar, açıklama, tanıtma ve araştırma haritalarıdır. Gösterilen veriler arasındaki bağıntıları gösterebilir ya da çeşitli tipleri belirleyebilir. Jeomorfoloji, bitki örtüsü, toprağın tarımsal kullanımı haritaları tematik haritalardır.

Uluslararası dünya haritası


Düzenlenen birçok konferanstan (1909, 1913, 1928, 1962) sonra başlıca büyük devletler, 1/ 1 000 000 ölçekli, aynı ilkelere bağlı kalı- nılarak gerçekleştirilecek bir haritanın yayımlanmasına karar verdi. 6 boylam derecesiyle 4 enlem derecesi kapsayan her pafta, polikonik projeksiyona göre yapılmıştır. 1962’den beri bu haritayla, çoğunlukla temel olarak kendisinden yararlanan aynı ölçekteki hava yolları haritasının karşılaştırılması, Lambert'in 4°'lik kuşaklardan oluşan konik projeksiyonun benimsenmesine yol açtı. Bu haritada, yüzey şekilleri yükseltiye göre değişen renklerle gösterilir ve yer adlarında ulusal biçimler korunur.

Türkiye haritaları


Antikçağ coğrafyacılarının yapıtlarında, Ortaçağ ve Yeniçağ türk ve batı harita ve portolanlarında ve atlaslarında yer alan çok küçük ölçekli ve şematik haritalar bir yana bırakılırsa, ayrıntılı sayılabilecek ilk Türkiye topografya haritaları XIX. yy.'da ve XX. yy. başlarında yabancılar tarafından meydana getirilmiştir. Bunların başlıcaları alman Heinrich Kiepert tarafından hazırlanan 1:1 milyon ölçekli harita (1845) ile oğlu Richard Kiepert'in 24 paftadan oluşan 1:400 000 ölçekli Küçük Asya haritası (1902), Ingilizler tarafından yayımlanan, 70 kadar paftalı Asia Minör ve Eastern Turkey in Asla (1: 250 000 ölçekli) haritası ve A. Philippson’un 1:300 000 ölçekli Batı Küçük Asya topografya ve jeoloji haritalarıdır.

Bunlardan Kiepert'in antik coğrafi adlan da içeren paftaları uzun bir süre eski harflerle yayımlanan bazı Türkiye haritalarına temel olmuştur. Kendi olanaklarımızla ve uzmanlarımızca harita yapımı, ancak OsmanlI imparatoriuğu'nun son döneminde, türk haritacılığının kurucusu sayılan ve sonradan ilk harita genel müdürü olarak korgeneralliğe yükselen Mehmet Şevki Bey’in hazırladığı bir programa göre 1909'da başlatılmış; Cumhuriyet döneminde bu görev 2 mayıs 1925'te çıkan kuruluş yasası ile askeri bir kurum olan Harita genel müdüriüğü’ne verilmiştir. Bu kurumun yoğun çalışmaları sayesinde 1928’de Türkiye’nin 1:200 000 ölçekli açınsama paftaları yayımlanmış, bunu yakın zamanlarda çağdaş fotogrametrik yöntemlerle hazırlanan 1:25 000 ölçekli topografya haritalarının tamamlanması izlemiştir. Bu arada, aynı kurum birbiri ardından Türkiye'nin 1:800 000, 1:500 000, 1:250 000, 1:100 000 ölçekli paftaları ile 1:500 000 ölçekli paftalardan oluşan Yeni Türkiye atlası’nı (1973), ayrıca 1:1 000 000 ölçekli Türkiye fiziki ve idari haritalarını yayımlamışta Yurdumuzda öteki kuruluşlar ya da kişiler tarafından hazırlanan Türkiye haritalarının temeli bu yapıtlara dayanır.

Bunların arasında ilk baskısı Avusturya’da yapılan Büyük aflas’ın 1:2 milyon ölçekli, ilk baskısı İtalya'da yapılan Büyük Dünya atlası’rvn aynı ölçekli Türkiye haritaları; Tanoğlıı, Erinç ve Tümertekin tarafından hazırlanan Türkiye atlası'nın (1961) 1:800 000 ölçekli paftaları, Milli eğitim bakanlığı tarafından okullar için B. Darkot başkanlığında bir komisyona hazırlatılan Türkiye fiziki duvar haritası (1:800 000) sayılabilir: Konusal (tematik) Türkiye haritalarının dayandığı kartografik ve topografik temel de aynıdır.

Bunların başlıcaları Maden tetkik ve araştırma enstitüsü'nün değişik ölçekte yayımladığı Türkiye jeoloji haritaları (önce 1:800 000, sonra 1:500 000 ve günümüzde yayımına başlanan 1:100 000 ölçekli) ile Oakes tarafından jeoloji paftaları hazırlanan Türkiye toprak haritası (1:800 000), Devlet su işleri'nin yayımladığı hidrojeoloji haritalarıdır. Harita genel komutanlığı'nın karaların haritalanması ile uğraşmasına karşılık Seyir, hidrografi ve oşinografi dairesi türk denizlerinin haritalanması ile görevlendirilmiştir; bu kurumun çabaları sonucunda değişik ölçekte pek çok deniz haritası yayımlanmıştır.

—Genet. Belli bir genin belli bir kromozom üzerindeki yerinin kesin olarak belirlenmesi ilk olarak 1970’te gerçekleştirilebildi. Günümüzde 300 kadar genin yeri insan kromozomları üzerinde hemen hemen kesin olarak bilinmektedir. Örneğin, şimdi Rh kan grubu geninin 1 no'lu kromozomun kısa kolu üzerinde, ABO grubununkinin 9 no’lu kromozomun uzun kolunun ucunda bulunduğu, vb. belirlenmiştir. Bu gen yerleşimleri artık şempanze, goril, babun gibi çeşitli primat türlerinde, hatta Yeni Dünya maymunları gibi insana uzak maymunlarda belirlenmeye başlanmıştır. Tüm bu türlerde insanlarınkine homolog olan kromozomlar üzerinde aynı yerleşimlere rastlanmadadır. Aynı şekilde laboratuvar hayvanlarıyla (sıçanlar, fareler, kobaylar), kedi ve tavşan gibi hayvanların da değişen oranlarda gen haritası bilinmektedir. (KROMOZOM.)

—Gökbil. Gökyüzünün bir bölümünü gösteren bir gökbilim haritasında yıldızlar, belli bir izdüşüm sistemi göz önüne alınıp, ışınım güçlerinin gösterimi konusunda gökbilimciler arasında vanlan belirli uzlaşmalara uyularak, koordinatlarına göre yerleştirilir.

Fotoğrafik gök haritası


tüm Yer yüzüne yayılmış 18 gözlemevinin işbirliği yaptığı önemli bir uluslararası girişimdi. Bu amaçla parlaklığı 14. kadire kadar varan yıldızların fotoğrafları çekildi; daha sonra bunlardan 11. kadire kadar olanların koordinatları yayımlandı; harita 10 000 fotoğraf içeriyordu. Bu önemli yapıta, 1887'de, Paris gözlemevi'nin müdürü amiral Mouc- hez'in girişimiyle başlandı; katalog tamamlandı, ama harita yarım kaldı.

—Havc. Uluslararası sivil havacılık örgütü’nün (OACI) standartlaştırdığı havacılık haritaları çeşitli ölçekler taşır: büyük yükseltilerde görerek seyrüsefer için 1/2 milyon; görerek seyrüsefer ve uçuş hazırtıklan için 1/1 000 000 (1/1 000 000 ölçeğinde dünya havacılık haritası); küçük ve orta uzaklıklarda, düşük hızlarda ve görerek seyrüsefer için 1/500 000 ve 1/250 000. Bu haritalar canlı renklerle boyanarak havacıların gereksinmelerine uyarlanmış topografik haritalardır. Ayrıca soluk renkleri minimuma indirgenmiş topografik fon içeren havacılık haritaları da vardır; bu haritalarda havacılıkla ilgili bilgilere öncelik verilir: elektronik yardım, radyoseyrüsefer, yaklaşma, iniş, engel haritaları, terminal bölgelerinin haritaları, havaalanı haritaları, duyarlı yaklaşma için yer profili haritaları vb.
Aletli ya da görerek yaklaşma haritaları genellikle 1/250 000 ölçeğindedir.

—Topogr. Her harita alımı işlemi iki evreye ayrılır: bütünün kanavasının belirlenmesi ve ayrıntıların harita alımı. Bütünün kanavası hesaplamalı ya da grafik açısal üçgenlerce ya da poligon geçkisiyle çıkarılır; böylece kimi noktaların konumu çok kesin bir biçimde elde edilir, bunlar diğer işlemlerden önce kanava üzerinde bir dik koordinat eksenleri sistemine taşınarak ve yükseltileri hesaplanarak gösterilir. Ayrıntıların çıkarılması esas olarak ölçeğe bağlıdır; amaç planimetriyi ve gerektiğinde yükseltiölçümü göstermektir. (TOPOGRAFYA.)

Doğrudan harita alımı, bugün, çok büyük ölçeklerde (1/1 000’den büyük) ve çoğu kez, büyük ölçeklerde çok ince bir duyarlık istendiğinde, zaman darlığı havadan fotoğraf çekimine olanak vermediğinde ya da toprak mülkiyetinin belirlenmesi arazide uzun süre kalmayı gerektirdiğinde (KADASTRO) kullanılmaktadır. Hava fotogrametrisi, arazide çok kısa bir süre kalarak iyi bir duyarlık ve büyük bir homojenlik elde edilmesini sağlar (FOIUTOPOGRAFYA.) Elektronik takeometrelerin gelişmesi ve fotogrametrik yöneltme aygıtları üzerinde kaydedicilerin kullanılması, sayısal harita alımı'nın gerçekleştirilmesini sağlamıştır: yükleme işlemlerinin tüm duyarlığı korunur, çeşitli ölçeklerde birçok grafik çıkış (plan) ekonomik biçimde gerçekleştirilebilir ve gerektiğinde, topografik veriler, yerleri belirlenmiş diğer verilerle karşılaştırılabilir. (JEOMATİK.) Harita genel komutanlığı, Türkiye'de kara ve hava haritalarının alımı ve yayımlanması ile görevli askeri kuruluş. 2 mayıs 1925'te Harita genel müdürlüğü adı ile, yasayla kurulmuş, zamanla gelişerek dünyanın, çağdaş araç ve gereçlerle donatılmış sayılı kuruluşlarından biri haline gelmiştir.

Harita genel komutanlığı matbaası, Ankara'da askeri basımevi. Özellikle harita subayları, topografları, jeodezistleri ve kartograflarının hazırladıkları çeşitli harita, kroki ve foto çalışmalarını basarak yayımlar. Basımevi hizmet bakımından kolordu düzeyindeki Harita genel komutanlığı'nın kuruluş ve emrindedir. Birçok uzman görevli ve araç-gerece sahip olan bu kuruluş daha çok askeri amaçlarla görevlendirilmiştir. Harita genel komutanlığı Milli savunma bakanlığı'na bağlıdır.

Kaynak: Büyük Larousse

Son düzenleyen Safi; 11 Nisan 2017 00:49


Misafir
9 Ocak 2008 20:09       Mesaj #2
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  harita2.jpg
Gösterim: 31
Boyut:  49.1 KB

harita


Yer yüzeyinin belirli bir bölümünün ya da tümünün coğrafi, jeolojik ya da jeopolitik özelliklerinin, belirli ölçekler içinde düz bir yüzey üstüne çizilmesi yoluyla elde edilen grafik gösterim. Küreler (mücessem küre) ise, üstüne harita işlenmiş yeryuvarlarıdır. Harita, kroki ya da plan yapma sanatına ve bilimine de haritacılık (kartografya) denir.

Sponsorlu Bağlantılar

Başlıca harita türleri


Yer yüzeyinin özelliklerini gösteren topografya haritası, kıyı şeritlerini ve deniz alanlarını gösteren ve denizcilikte kullanılan deniz haritası, denizlerin derinlikleri ile deniz akıntılarının yönlerini ve şiddetlerini gösteren hidrografi haritası, pilotlara ve havacılara yüzey özellikleri ve hava rotaları üzerine bilgi sağlayan hava haritalarıdır.

Tarihçe


Bilinen ilk haritalar yaklaşık İÖ 2300’lerde Babilliler tarafından kil tabletler üstüne çizilmiştir. Bunlar yeryüzü şekillerinin ilk grafik gösterimleridir. Ama bundan da önce, henüz yazının geliştirilmediği en eski çağlarda insanların aralarında anlaşmak amacıyla saz, taş gibi doğal malzemelerden yararlanarak bazı krokilere ya da planlara başvurdukları sanılmaktadır. Eski çağlardan kalan bazı mağaralarda rastlanan çizimler de bu sanıyı güçlendirmektedir. Öte yandan, 1840’larda güney denizlerini dolaşmakta olan Charles Wilkes’a yol göstermek isteyen adalı bir Yerlinin, geminin kaptan köprüsünün güvertesine Tuamotu Adalarının bir haritasını çizdiği bilinmektedir. Eskimolar da yaşadıkları yörenin haritasını, herhangi bir ölçüm aygıtı kullanmamakla birlikte çok doğru bir biçimde, hayvan derileri ya da kemiklerin üstüne çizebilmektedirler. Aynı şeyi İnkalar taş üstüne yapmışlar, üstelik yükseklikleri ya da girinti ve çıkıntıları göstermek üzere taş yontma tekniklerine başvurmuşlardır.

Babillilerin yaptığı türden kil tablet haritalarını Mısırlılar da gerçekleştirmiştir. Bu bulgulara dayanarak her iki uygarlığın da haritacılık sanatını yaklaşık aynı zamanda geliştirdiği ileri sürülmüştür. Mısırlılar ve Babilliler bu haritalardan özellikle kanal, yol ve tapmak yapımında yararlanmışlardır. Babillilerin ve Mısırlıların, Yer’in bir bütün olarak biçimini ve boyutlarım gösteren bir harita yapımına ilişkin çok az girişimleri olmuştur. Irak’ta bulunan ve İÖ y. 1000’e tarihlenen bir tablette, merkezinde Babil’in bulunduğu Yer suyla çevrili bir disk olarak gösterilmiştir.

Haritacılık alanında ilk ciddi adımı Eski Yunanlı coğrafyacı filozoflar attı. İÖ 500’lerde Miletoslu Hekateios bilinen ilk coğrafya kitabını yazdı. Ondan bir kuşak sonra da tarihçi Herodotos gezip gördüğü birçok yeri anlattı, çizimlerini yaptı ve bu dünyanın o dönemlerde bilinen bölgelerinin haritasını çıkardı. Ayrıca Hazar Denizinin, inanıldığı gibi “kuzey okyanuslarımın bir bölümü değil, kapalı bir iç deniz olduğunu belirledi. Bu dönemde Yer’in yassı bir disk biçiminde olduğu inancına duyulan kuşkular da yaygınlaştı ve önce Pythagoras (İÖ 6. yy), ardından da Parmenides (İÖ 5. yy) Yer’in küre biçiminde olduğu yolunda düşünceler geliştirdiler. İÖ 350’de ise Aristoteles Yer’in küresel olduğu yolunda altı kanıt gösterdi. Onun öğrencilerinden Dikaiarkhos, dünya haritasının üstüne, Cebelitarık ile Rodos’tan geçen doğu-batı doğrultusunda bir yönelim çizgisi çizdi. Kyreneli Erastothenes, Surlu Marinos ve Ptolemaios referans çizgileri sistemini geliştirdiler. Sonunda paraleller ile meridyenler ortaya çıktı, ayrıca bunların izdüşümlerinin elde edilmesi için teknikler bulundu.

Eski dönem coğrafyacıları ve haritacıları içinde en önemli etkiyi, İskenderiyeli astronom ve matematikçi Claudius Ptolemaios (İS 90-168) yaptı. Sekiz ciltlik Geographike hyphegesis (y. 150; Coğrafya Kılavuzu) adlı yapıtında Ptolemaios, harita izdüşümleriyle küre yapımına ilişkin temel ilkeleri geliştirdi; ayrıca 8.000 bölgenin adlarını, enlem ve boylamlarını verdi. Ptolemaios, birkaçı dışında bu bölgelerin yerini eski haritalardan yararlanarak belirledi, uzunluklar ve doğrultular konusundaki bulgularını gezginlerden edindiği bilgilerle tamamladı. Yapıtının sekizinci cildinde ise haritacılığın başlıca sorunlarını ve ilkelerini tartışıp döneminin en gelişkin dünya haritasını verdi. Ptolemaios’un haritasının içerdiği en önemli hata, Yer’in boyutlarını olduğundan daha küçük belirlemesiydi. Buna bağlı olarak haritada Avrupa ve Asya kıtaları kürenin yarısını kaplıyordu, ayrıca Akdeniz 20° daha geniş bir alana yayılıyordu. Ptolemaios’un etkisi o kadar büyük ve kalıcı oldu ki, 13 yüzyıl sonra Kristof Kolomb onun hatasını temel aldığı için Hitay (Çin’de bir bölge) ile Hindistan arasındaki uzaklığı yanlış hesapladı.

Romalılar ise matematiksel coğrafyadan çok, askerlik ve yerel yönetim amaçlarına yönelik haritacılıkla ilgilendiler ve bu nedenle, bölgelerin daha ayrıntılı planlarını veren, okunması ve anlaşılması daha kolay, disk biçimli Yer haritalarına döndüler. Ptolemaios öncesinde hüküm sürmüş olan Roma imparatoru Marcus Vipsanius Agrippa (İÖ 63 ?-12), o dönemde çok geniş bir ağ oluşturan Roma askeri yollar sisteminin arazi ölçümlerinden yararlanarak bir dünya haritası hazırladı. Romalıların daha sonra hazırladıkları haritalarda da onun bu çalışması temel alındı.

Hıristiyanlığın başlarında, başka bilimsel alanlarda olduğu gibi haritacılıkta da ciddi bir gerileme oldu. Kilisenin emriyle coğrafya kitaplarının ve haritaların çoğu yakıldı, bu alanlarda çalışanlar baskı altına alındı. Ortaçağ boyunca bütün haritalar kilisenin denetimi altında, dogmalara ve kutsal metin yorumlarına dayanarak yapıldı. 6. yüzyılda Antiokheialı (Antakya) Konstantin, Yer’in yassı bir disk olduğunu temel alan “Hıristiyan topografyasını geliştirdi. Bu nedenle de Roma haritacılığının ilkeleri yüzyıllar boyunca etkisini sürdürdü.

Bu dönemde denizciler kıyı boyunca gittikleri için önceleri yeni ve gelişkin haritalara gerek duymuyorlardı. 1187’de ilk magnetik pusula kayıtları tutuldu, bir yüzyıl kadar sonra da ilk deniz haritaları çıkarıldı. Bunlardan, günümüzde Paris’teki Ulusal Kitaplık’ta saklanan 1275’te yapılmış “Carta Pisa”, Akdeniz’in tümünü ayrıntılı biçimde göstermektedir.

Portolan haritaları denen bu tür kılavuz haritalar seyir yollarını, limanları ve demirleme yerlerini de gösteriyordu. Pusulanın kullanılmaya başlamasıyla, portolan haritaları, bütün öteki haritalardan daha ayrıntılı ve doğru bir duruma geldi. Bu haritalar tümüyle magnetik doğrultulara ve bir derecelik boylamı bir derecelik enlem ile eşit kabul eden izdüşümlerine dayalı olarak hazırlanmıştı. Bu, Akdeniz’de büyük bir hataya yol açmıyordu, ama daha yüksek enlemlerde önemli sapmalara neden oluyordu.

Ortaçağda Hıristiyan dünyasında haritacılık çok yavaş ilerlerken, İslam ülkelerinde ve Çin’de önemli gelişmeler gösterdi. Araplar, Ptolemaios’un yapıtlarını kendi dillerine çevirdiler ve çalışmalarını onun ilkeleri temelinde sürdürdüler. Arap gezgin ve coğrafyacı İbn Havkal (10. yy) el-Mesâlik vel-Memalik (Yollar ve Ülkeler) adlı yapıtında çeşitli bölgelere ilişkin bilgiler ve haritalar verdi. 1154’te Arap coğrafyacı Şerif İdrisi, Sicilya’nın Norman kralı II. Ruggiero için, özellikle Asya’yı ayrıntılı biçimde gösteren bir dünya haritası hazırladı. Pusulayı AvrupalIlardan çok önce kullanmaya başlayan Bağdatlı astronomlar ise tutulum dairesinin (ekliptik) yatıklığını incelediler ve yer meridyenlerinin belirli bölümlerini ölçtüler. Çinliler ise birçok başka alanda olduğu gibi haritacılıkta da Batı dünyasından bağımsız bir gelişme gösterdiler ve ülkelerinin ayrıntılı haritalarını hazırladılar. Günümüze ulaşan en eski Çin haritası 1137 tarihini taşır.

Bizans İmparatorluğumun yıkılmasından sonra Batı’ya giden bilim adamları, İtalya’ ya Ptolemaios’un kitabını da götürdüler. İlk kez 1405’te Latinceye çevrilen bu yapıt, 1477’de 500 adet basıldı ve haritacılığa olan ilgiyi yeniden canlandırdı.

Bu arada denizcilik, gemi tasarımı ve yapımı, pusula kullanımı alanlarında da önemli gelişmeler olmuştu. Bu gelişmeler, yeni yerler keşfetme girişimleriyle birleşince, harita yapımında da hızlı bir yenilenme ve çalışma dönemi başladı. Kolomb, da Gama, Vespucci, Cabot ve Magellan’ın keşifleri, yeni dünya haritalarının hazırlanmasına yol açtı. 1427’de DanimarkalI coğrafyacı Claudius Claussön Swart, Roma’da Avrupa’nın kuzey bölgelerinin haritasını çıkardı. 1491’de Kardinal Nicholas Krebs, Almanya’nın ilk modern kabartma haritasını hazırladı. 1513’te ise St. Die’li bilgin Martin Waldseemüller 20 haritalık bir yapıt yayımladı.

Bu dönemdeki haritaların en önemli özelliği, yeni keşiflerle sürekli daha ayrıntılı duruma gelmeleri ve güvenilirliklerinin art- masıydı. ilk haritalar ahşap oyma klişelerle basılıyordu. Sonraları bakır oymabaskı levhalarıyla daha net haritalar ve krokiler basılmaya, ayrıca renk de kullanılmaya başladı. Keşifler döneminin en tanınmış harita yapımcısı olan Felemenkli Gerardus Mercator, 1554’te Avrupa haritasını yayımladı ve geliştirdiği izdüşüm (projeksiyon) yöntemiyle loksodromların (meridyenleri hep aynı açıyla kesen yol) düz bir çizgi halinde haritaya geçirilmesini sağlayarak denizcilerin temel sorunlarından birini çözdü. Hollanda-Felemenk okulundan Anversli Abraham Ortelius 1570’te ilk modern dünya atlasını hazırladı. Kolomb’un gemisi “Santa Maria”nın sahibi olan Juan de la Cosa ise, Kolomb, da Gama ve Cabot’nun keşfettikleri yerlerin haritalarını çıkardı. Kuzey ve Güney Amerika’yı Asya’dan ayrı bir kıta olarak gösteren ilk dünya haritasını 1507’de Martin Waldseemüller yaptı.

18. yüzyılda haritacılık ayrı bir bilim dalı oldu. Özellikle Fransız bilim adamları, eski haritalardan basit aktarmalar yapmak yerine, yeni ölçümlere giriştiler ve Fransız Akademisi’nin mali desteğiyle, örneğin Yer’in boyutlarının daha doğru saptanması amacıyla bir meridyenin iki derecesinin üçgenlemesini yapmak için oldukça masraflı projelere giriştiler. Bu arada yeni ve daha duyarlı aletler geliştirildi, astronomi gözlemlerinde teleskoptan yararlanma dönemi açıldı. Kronometrenin yardımıyla boylam hesapları kolaylaştı, kıyı özellikleri daha doğru ve ayrıntılı olarak haritalara aktarıldı. Ulusal devletler arasındaki egemenlik mücadelesi, topografya çalışmalarını hızlandırmada önemli rol oynadı.

Arazi ölçümü, önce askeri amaçla başlatılmışken, sonraları sivil bir hizmet dalı durumuna geldi. Avrupa ülkeleri kendi ayrıntılı haritalarını hazırladıktan başka, sömürgelerinin haritalarını da çıkardılar. 1891’de toplanan Uluslararası Coğrafya Kongresi’nde, katılan ülkelerin işbirliğiyle 1:1.000.000 ölçekli bir dünya haritasının hazırlanması kararı alındı. Ama Uluslararası Dünya Haritası’na yönelik ölçüm çalışmaları bir dizi nedenle yavaş yürüdü. II. Dünya Savaşı’na gelindiğinde bütün ülkelerin büyük ölçekli topografya haritaları hazırlanmış durumdaydı. Ama ülkeler savaş nedeniyle, ellerindeki bilgileri, değiş tokuş etmekten kaçındılar. Son dönemlerde tasarı yeniden ele alındı; bu çalışmaların 1990’ların başında tamamlanması beklenmektedir.

I. ve II. Dünya savaşları haritacılık üzerinde büyük etkide bulundu. 1940’tan önce Yer’in yalnızca yüzde 10’unun ayrıntılı haritası bulunurken, hava fotoğrafçılığının ve trimetri (çizimi yapılacak cismin üç boyutunun ölçülerinin farklı oranlarda küçültülmesine dayalı izdüşüm tekniği) yöntemlerinin gelişmesi sonucunda bu oran her geçen gün arttı. 1940’lar ve 1950’ler boyunca Soğuk Savaş’ın etkisiyle askeri amaçlı haritalar çoğaldı. NATO ülkeleri ortak simgeler, ölçekler ve biçimler geliştirdiler, böylece harita alışverişini kolaylaştırdılar. Öte yandan savaş sonrası kalkınma programları ve yeniden imar girişimleri yerel ve büyük ölçekli haritaların sayısının artmasına yol açtı.

Son yıllarda haritacılık çalışmaları bütünüyle hava fotoğraflarına dayalı duruma geldi. Optik alanındaki gelişmeler bu çalışmalara hız kazandırırken, elektronik uzaklık ölçüm aygıtları ve bilgisayarlar da, haritaların çok daha güvenilir olmasını sağladı.

Türkiye'de haritacılık


19. yüzyıla değin Türkiye’nin gösterildiği haritaların bilgi kaynağını, Avrupa devletlerinin bazı elçi ve konsoloslarınca toplanan belgeler ile Tavernier ve Tournefort gibi gezgin ve doğabilimcilerin 17. ve 18. yüzyıllarda anlattıkları oluşturuyordu. Örneğin 18. yüzyıl Fransız haritacılarından d’Anville’in yapımına 1760’ta giriştiği ilk ciddi Anadolu haritası bu eksik bilgilere dayanıyordu. Bu haritayı J. Rennell’in 18. yüzyıl sonunda hazırladığı ve ancak 1830’da yayımlanabilen Batı Asya haritası izledi.

Türkler bu yüzyıllarda, Venedik ve Ceneviz kıyı haritalarını kullanıp bunlara özgün bilgiler de katarak bazı haritalar yaptılar. Bu haritaların en ünlüleri Piri Reis ile Kâtip Çelebi’ninkilerdir.

Alman gezgini Carsten Niebuhr, Anadolu’daki ilk astronomik yer saptamalarını yaptığı gibi, harita çıkarmaya yarayacak zengin belgeler de topladı. Gezilerinin Anadolu’ya ilişkin bölümünü 1:775.000 ve 1:1.150.000 ölçekli haritalarla birlikte yayımladı.

19. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı Devleti topraklarına ilişkin harita bilgileri, Avrupa ülkelerinin harita subayları ve yabancı gezginler tarafından toplanarak değerlendirildi. 1807’de Napoleon’un gönderdiği Fransız subay lan, Toros ve Kızılırmak çevresinde yolboyu haritaları çıkardılar. Bunları 1836’da Güney Anadolu’dan geçen Chesney ile Batı ve Güney Anadolu’da inceleme yapan Spratt gibi İngilizler izledi. Anadolu’nun batı ve güney kıyılarının ilk denizcilik haritalarını da Fransız ve İngiliz deniz subaylan aynı yıllarda yaptılar. Alman subayı Helmuth von Moltke 1835-40 arasında Anadolu’nun özellikle doğusunda dolaşarak gezdiği yerlerin haritasını çıkardı. Alman coğrafyacı ve haritacı Heinrich Kiepert 1845’te 1:1.000.000 ölçekli Karte von Kleinasien'ı (Küçük Asya Haritası) yayımladı.

Ölümünden sonra oğlu Richard Kiepert, babasından kalan belgeleri değerlendirerek 1902-06 arasında Anadolu’nun 24 paftadan oluşan 1:400.000 ölçekli haritasını yayımladı. Bu harita, uzun süre Türkiye için büyükçe sayılabilecek tek genel harita olarak kaldı ve daha sonra çizilen çeşitli haritaların temel kaynağını oluşturdu. Bundan başka Avusturya-Macaristan Genelkurmayının yayımladığı Orta Avrupa genel haritasında, İngilizlerin yayımladığı 1:1.000.000 ölçekli Dünya haritasının altı paftasında ve gene İngilizlerin I. Dünya Savaşı öncesinde ve savaş sırasında hazırladıkları 1:250.000 ölçekli haritada Türk toprakları kısmen ya da bütünüyle yer alıyordu. Bu temel haritalar dışında, araştırıcıların ve gezginlerin yaptığı haritalar da vardı. Bunların en önemlisi, Alfred Philippson’un hazırladığı, altı paftadan oluşan 1:300.000 ölçekli Batı Anadolu topografya ve jeoloji haritasıydı.

Türkiye’nin büyük bir haritasının ülkenin kendi olanaklarıyla çıkartılması daha 19. yüzyıl ortalarında düşünülmüş, bunun için gerekli bazı araçlar getirtilmiş ve haritacılık konusunda eğitilmek üzere Avrupa’ya öğrenci gönderilmişti. Ama bunlardan önemli bir sonuç alınamadı. 19. yüzyılın sonundan 1908’e değin bu konuda, bazı yabancı haritaların Türkçeye çevrilip aynen ya da ölçekleri değiştirilerek basılmasından başka bir çalışma yapılmadı.

II. Meşrutiyet’ten (1908) sonra, Türk haritacılığının kurucusu sayılan Mehmed Şevki Paşa’nın hazırladığı bir program uyarınca 1909’da arazide harita çıkarılmaya başladı. Osmanlı Döneminde Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti’ne (Genelkurmay Başkanlığı) bağlı Harita Şubesi Müdürlüğümün çalışmaları, Cumhuriyet’ten sonra askeri bir kurum olarak 1925’te kurulan Harita Genel Müdürlüğü tarafından sürdürüldü. Kurum, ülkenin 1:200.000 ölçekli ve 224 paftadan oluşan haritasını 1928’de tamamladı. 1934’te ise sekiz paftadan oluşan 1:800.000 ölçekli Türkiye Haritası'm yayımladı. Türkiye’nin 1:500.000, 1:250.000 ve 1:100.000 ölçekli haritalarını da tamamlayan Harita Genel Müdürlüğü’nün üzerinde en yoğun çalışmayı yaptığı harita, çağdaş fotogrametrik yöntemlerle hazırlanan ve 7.000 kadar paftadan oluşan 1:25.000 ölçekli Türkiye Haritası'dır. Kendi basımevi de bulunan kurum, çalışmalarını günümüzde Harita Genel Komutanlığı adıyla sürdürmektedir.

Ölçek ve sınıflandırma


Harita yapmanın en önemli öğelerinden biri, haritası çıkarılacak bölgenin ne oranda küçültüldüğünü gösteren ölçektir. Ölçekler, kesirli (örn. 1/25.000) ya da orantılı olarak (örn. 1:25.000) yazılabilir. Kesrin paydası büyüdükçe, haritanın ölçeği küçülür. Örneğin 1:25.000 ölçekli bir haritada 1 cm’lik uzunluk, gerçekte 25.000 cm’lik uzunluğa karşılık gelir. Kesirli ve orantılı ölçeklerin yanı sıra, haritadaki uzunluğun gerçekte hangi uzunluğa karşılık geldiğini gösteren, üstü bölümlere ayrılmış bir doğru parçası biçimindeki grafik ölçeklerden de yararlanılır. Bu tür ölçeklerden başka, kesrin paydasının, doğrusal ölçeğin paydasının karesi olduğu alan ölçekleri de kullanılır.

Haritalar ölçeklerine, içeriklerine ve türetilme özelliklerine göre sınıflandırılır. Bir haritanın türetilme özelliği, özgün ölçümlere dayalı olarak mı, yoksa başka haritalardan ve kaynak verilerden yararlanılarak mı hazırlandığını belirler. Haritalar, ölçeklerine göre büyük, orta ve küçük ölçekli olarak ayrılır. Büyük ölçekliler çoğunlukla 1 km’nin 1 cm olarak gösterildiği 1:100.000 ölçekli haritalardır; küçük ölçeklilerin ölçeği ise 1:1.000.000 ya da daha küçüktür. Bu iki ölçek arasında kalanlar orta ölçekli haritalar olarak tanımlanır. Haritaların içeriği ve amacı başlıca sınıflandırma çerçevelerinden biridir. Havacılık, jeoloji, nüfus, toprak, orman, yerleşme, yol ve meteoroloji haritası deyimleri, ilgili haritaların içeriğini ve amacını tanımlar. Haritalar genellikle asıl amaçlarına göre sınıflandırılır. Topografya haritaları çoğunlukla bitki örtüsü, jeomorfoloji ve tarımsal topraklar gibi tematik haritalara temel oluşturur.

İzdüşüm yöntemleri


Haritada aranılan özelliklere göre çeşitli izdüşüm teknikleri geliştirilmiştir. Gerçekte izdüşüm, Yer’in meridyenlerinin ve paralellerinin, belirli bir sisteme dayalı olarak yüzeye aktarılması yöntemidir. Bazı izdüşümler eşitalan özelliklerine sahiptir; bazıları ise küresel alanların düzleme açılımı biçimindedir ve bu tür bir izdüşümde yalnızca küçük alanların küre üstündeki biçimleri ile düzlem üstündeki biçimleri aynıdır. Alanlar ve şekiller, gerçeğe tam uygun biçimde ancak küre üstünde gösterilebilir. Çok büyük alanların düzlem üstünde gösterilmesinde sapmalar kaçınılmazdır. Bu sapmaların etkisi, beklenen amaca en uygun izdüşüm yönteminin seçilmesiyle en aza indirilir.

Trigonometrik arazi ölçümü kuramını 1533’te Flaman matematikçi Gemma Frisius geliştirdi. 1569’da Gerardus Mercator meridyenleri dikey, paralelleri ise aralarındaki uzaklık enlemin sekantıyla (trigonometrik bir fonksiyon) orantılı olarak artan biçimde gösteren izdüşüm sistemini buldu. 1599’da Edwar Wright, Mercator izdüşümünün temellerini veren matematiksel tablolar yayımladı. Öteki izdüşüm yöntemlerine ilişkin matematiksel tablolar da zaman içinde haritacılık kurumlan tarafından geliştirildi.

Geometrik açıdan elde ediliş tekniklerine göre silindirik, konik ve düzlemsel olmak üzere başlıca üç izdüşüm yöntemi vardır {bak. çizim 1). Silindirik izdüşümler Yer’i, üstünde paralellerin yatay ve meridyenlerin dikey çizgilerle gösterildiği bir silindir olarak kabul eder. Mercator izdüşümü de bu yöntemi temel alır; yüksek enlemlerde ciddi sapmalara yol açmakla birlikte, önemli üstünlükleri de vardır. Geleneksel olarak deniz haritalarında yararlanılan, pusulayla elde edilmiş doğrultular, bu izdüşümlerin üstüne bir doğru biçiminde aktarılabilir.

Silindirik izdüşümlerde


aynı enlemdeki bölgeler aynı yükseklikte gösterilir. Silindirik izdüşüm türlerinden olan enine Mercator sisteminde ise silindir, Yer’e Ekvator boyunca değil, seçilmiş bir meridyen boyunca teğettir; bu yöntemden temel olarak, kuzey-güney doğrultusunda büyük alanları kaplayan bölgelerin haritasının alınmasında yararlanılır.
Büyük çember haritalarının ve kutup bölgelerinin haritalarının dışındaki deniz haritalarının hemen tümü basit Mercator izdüşümü yöntemine dayalı olarak hazırlanır. Çok geniş alanları, örneğin Büyük Okyanusun tümünü kapsayan büyük çember haritaları çoğunlukla çok küçük ölçeklidir ve gnomonik izdüşümle elde edilir. Denizciler bunlardan yararlanarak, belki de birbirinden binlerce kilometre uzakta bulunan limanlar arasındaki ulaşım hatlarını çıkartırlar ve örneğin her 5°Tik boylama karşılık gelen enlemleri seyir haritalarına aktarırlar. Böylece meridyenlerin tümünü aynı açıyla kesen bir dizi loksodromdan (kerte hattı) oluşan ve iki liman arasındaki en kısa yolu veren hatları elde ederler.

Konik izdüşümler


Kuzey ya da Güney Kutup noktasının üstündeki bir noktadan başlayarak, ana çizgileri yerküreye belirli bir paralelde teğet geçen konilerin üstünde elde edilir. Bazen koninin Yer’i, birbirine çok yakın iki paralelde kesmesi sağlanır. Büyük ölçekli harita dizilerinin hazırlanmasında kullanılan polikonik izdüşümde ise, her harita şeridi, yerküreye belirli bir enlemde teğet olan koninin açılımı biçimindedir.

Düzlemsel (azimutal ya da ufki) izdüşümde


Yer’in belirli bir bölümünün yassı bir disk halindeki görünümü elde edilir. Burada izdüşümün yüzeyi yerküreye belirli, yani seçilmiş bir noktada değer. Perspektif Yer’in merkezinden alınmışsa, elde edilen izdüşüme gnomonik (merkezî), Yer yüzeyinin öteki ucundaki bir noktadan alınmışsa stereografik, uzaydan alınmışsa ortografik izdüşüm denir {bak. çizim 2). Kutupsal izdüşüm ise, Kuzey ya da Güney Kutup bölgelerini göstermek üzere elde edilen bir düzlemsel izdüşümdür. Burada izdüşüm yüzeyi Yer’e kutup noktalarında değer ve bu noktalardan 10°-15° uzaklıkla sınırlıdır. Paraleller eşmerkezli çemberler, meridyenler ise merkezden dışarı saçılan doğrular biçimindedir.

Koordinat sistemleri ve işaretler


Yer’in standart coğrafi koordinat sistemi, Ekvator’dan kuzeye ve güneye doğru ölçülen enlemler ile Greenwich meridyeninden doğuya ve batıya doğru ölçülen boylamlara dayalıdır. Harita ve denetim noktası referansları, derece, dakika ve saniyelerle belirtilir. Geniş alanlarda gerçekleştirilen jeodezi ölçümlerinde, Yer yüzeyinin yuvarlaklığının dikkate alınması ve ölçek için ortalama deniz düzeyine indirgemelerin yapılması gerekir. Uygulamada kolaylık sağlamaya yönelik olarak çoğu ülkede, her bölge, eyalet ya da benzeri bölümler için resmî düzlemsel koordinat sistemleri yürürlüğe konmuştur. Böylece arazi ölçümlerinin, coğrafi koordinatlara taşınmasına gerek kalmadan, sistemin özgün noktalarına bağlı olarak yapılabilmesi sağlanır.

Harita ve krokilerdeki işaretler


haritacılık tarihi içinde zamanla gelişmiş grafik dil öğeleridir. Eski harita yapımcıları da derleme ve yapım çalışmalarının tutarlılığı ve kolaylığı açısından ortak işaretlerden yararlanılmasının doğru olacağını görmüşlerdir. Bu doğrultuda uzun süre çaba sarf edilmiş, ama harita yapımcılığı artistik bir etkinlik olma özelliğini koruduğu sürece, her harita kendi yapımcısının üslubundan izler taşımıştır. Etkili bir standartlaşmaya ancak son dönemlerde ulaşılabilmiştir. Çeşitli ülkelerin harita dairelerinin yaptığı işbirliğinin yanı sıra, Uluslararası Dünya Haritası, NATO konvansiyonları ve Birleşmiş Milletler örgütüne bağlı teknik kuruluşlar çerçevesinde yapılan çalışmalarla, uluslararası bir harita dilinin geliştirilmesi yolunda önemli adımlar atılmıştır.

Haritalardaki işaretler kabaca planimetrik ya da hipsometrik işaretler olarak sınıflandırılabilir ya da basıldıkları renklere göre gruplandırılır. Siyah, adlar ve kültürler, yani insan yapısı öğeler için; mavi, sular yani hidrografik öğeler için; kahverengi, yüzey şekilleri, yani hipsografik öğeler için, yeşil, bitki sınıflandırmaları için; kırmızı ise yol sınıfları ve özel bilgiler için kullanılır. Ama toprak ve jeoloji haritalarında olduğu gibi özel amaçlı haritalarda değişik renk bileşimlerinden de yararlanılabilir. Ayrıca haritanın ölçeğine göre, işaret türlerinde de özgün uygulamalara rastlanabilir.

Planimetrik özelliklerin (akarsular, kıyı çizgileri ve yollar gibi “plan”da gösterilen öğeler) haritaya aktarılması, deniz düzeyinin üstündeki yer şekillerinin ve yükseltilerin gösterilmesinden daha kolaydır. Eski haritalarda dağlar, yapımcının gördüğü biçimiyle profil ya da perspektif halinde belirtilmiştir; sonraları tarama yöntemi uygulanmıştır. Bugün daha çok çevre çizgilerinden yararlanılır (bak. çizim 3). Çevre çizgisi (kontur), aynı yükseklikteki (eş yükselti eğrileri) ya da aynı basınçtaki (izobar) noktalan birleştiren çizgidir. Göllerin ve denizlerin kıyılan da çevre çizgileridir. Çevre çizgisi haritalannda çeşitli renk tonlarından da yararlanılır. Hipsometrik renklendirme ise görece daha kolaydır, çünkü çeşitli yükselti katmanlarının negatifleri fotomekanik aside yedirme işlemiyle kolayca hazırlanabilir.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 11 Nisan 2017 00:50
Mavi Peri
10 Ocak 2008 22:34       Mesaj #3
Mavi Peri - avatarı
Ziyaretçi
Harita
Coğrafî olguların dağılımını bir plan içinde gösteren çizimlere verilen ad. Yunanca "harta" sözcüğünden türetilmiştir. Haritalar çeşitli konularda ve çeşitli ölçeklerde hazırlanmış olabilir. Bunlar, deniz haritası, astronomi haritası, derinlik haritaları, magnetik haritalar, topografik haritalar, coğrafya haritaları diye sınıflara ayrılabilir. Hepsi de kendi ilgi alanları içinde bulunan bölümleri, çizimler hâlinde gösterirler. Haritacılığın kendine özgü bir ölçü sistematiği vardır. Yukarıda belirtilen çeşitlemelerin içinde en yaygın olanı coğrafî haritalardır.

Haritalar çizime dayandığından ayrıca bir yoruma yer verilmez. Olaylar arasındaki ilişkilere dokunmadan, bir bilim dalı için gerekli olan bilgileri aktaran haritalar da vardır. Bunlar da jeolojik, pedolojik, bitki ve denizbilim haritaları adı altında sıralanabilir. Yeni Çağ'a geçişle birlikte yeni yerlerin keşfedilmesi haritacılığa canlılık getirdi. Deniz ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla ilk hazırlanan harita taslakları Akdeniz ve çevresiyle Atlas Okyanusu kıyılarını içine alan haritalar olarak bilinmektedir.

Bu anlamda en bilinen harita taslağı Piri Reis tarafından, 1525 yılında hazırlanmış olan "Kitab-ı el-Bahriyye" adını taşıyanıdır. Bu harita Akdeniz kıyılarını gösterir. Daha sonraları, yine Piri Reis tarafından bir dünya haritası çizilmiştir. Türkiye'de bu konudaki ilk ciddî girişimler II. Meşrutiyet'in ilânıyla gerçekleşmiştir.
MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi
Son düzenleyen Safi; 10 Nisan 2017 20:08
24 Ocak 2008 16:00       Mesaj #4
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
Harita
Yeryüzünün ya da bir bölümünün belli bir orana göre küçül­tülerek çizilen taslağına harita denir. İyi bilmediğimiz ülkelerin ya da bölgelerin yolla­rını, kentlerini, coğrafi özelliklerini tanımak için haritalardan yararlanırız. Gezginler, gemi kaptanları, uçak pilotları gidecekleri yolu planlamak ve onu izleyebilmek için haritalar­dan yararlanırlar. Maden mühendisleri yer­yüzündeki kayaç türlerini gösteren özel hari­talar kullanır. Yağışın, nüfusun, bitki örtüsü­nün, yetiştirilen ürünlerin ve hayvanların yeryüzündeki dağılımını gösteren özel harita­lar da vardır. Haritaların içerdiği bilgilerin gerçeğe en uygun olarak gösterilebilmesi için geliştirilen özel yöntemler ve kurallar harita­cılık bilimini oluşturur.

Haritacılığın Gelişimi


İlk haritaların yapımında çeşitli yöntemler kullanılmıştır. Yüzlerce yıl önce, Büyük Okyanus'un güneyindeki adaların yerlileri yolcu­luklarında izledikleri yolları birbirine bağ­lanmış kamışlarla gösteren yol haritaları ya­parlardı. Amerika Yerlileri haritalarını geyik derisi üzerine çizerlerdi. Eski Asurlular hari­talarını kil tabletler üzerine kazır, sonra bu tabletleri fırınlayarak sertleştirirlerdi.

Dünya üzerinde yeni yerlerin keşfi daha geniş bölgeleri gösteren haritalar gerektirdi. Haritacılar bu haritaları yapmakta güçlükl karşılaştılar. Dünyanın uzak bir yerindeki bir adanın ya da bir ülkenin yerini harita üzerin­de nerede gösterecekleri konusunda, denizci­lerin ve gezginlerin anlattıkları dışında bil­giler yoktu. Bu sorunun çözümünü İS 2. yüzyılda yaşayan Yunanlı astronomi bilgini Batlamyus sağladı. Batlamyus, büyük bir top gibi yuvarlak olduğuna inandığı Dünya'yı, kuzey-güney doğrultusunda belirli aralıklarla uzanan çizgiler (boylam) ile doğu-batı doğrul­tusunda uzanarak onları kesen çizgilerin (en­lem) oluşturduğu bir çizgiler ağıyla sarılmış olarak çizdi. Batlamyus o harita üzerinde bildiği yerleri, kendi yaşadığı Mısır'ın İsken­deriye kentine uzaklığına ve yönüne göre ha­ritaya yerleştirdi. Böylece bir yerin harita üzerinde gösterilmesinde enlem ve boylam­dan yararlanıldı. 1300'lerde denizciler kıyı çizgisini gösteren, parşömen üzerine çizilmiş haritalar kullandı­lar. Portolan adı verilen bu haritalarda, örüm­cek ağını andıran çizgiler bütün limanları birbirine bağlardı. Denizciler yolculuklarında pusula yardımıyla bu çizgileri izleyerek liman­lar arasındaki en uygun yolda gitmiş olurlardı. Bunlara ve denizcilerin kullandığı öbür hari­talara deniz haritaları denir.

Bir dünya haritasını en doğru ve kolay olarak yapmanın yolu haritayı bir kürenin dış yüzeyine çizmektir. Nasıl bir portakalın kabu­ğu düz hale getirilemezse, Dünya'nın küresel olan yüzeyi de düz bir yüzeyde tam doğru olarak gösterilemez. Düzlem bir haritada ancak bazı öğeler gerçeğe uygun bir biçimde gösterilebilir. Çok büyük olmayan bir alanı göstermek için ise birçok yönden gerçeğe oldukça yakın, ama tam da gerçeği yansıtma­yan haritalar yapılabilir.

Bütün haritalar enlem ve boylamlardan oluşan bir çizgiler ağı temeline dayalıdır. Enlem ve boylamların düzlem bir yüzeye aktarılması için izdüşüm yöntemi kullanılır. Genellikle dünya ve deniz haritalarında, ilk kez 1568'de Mercator'un yaptığı ve onun adıyla anılan basit bir izdüşüm yöntemi kulla­nılır. Bu yöntemi anlamak için, içi boş say­dam bir kürenin dış yüzeyine dünya haritası­nın çizildiğini, yalnızca karaların koyu renge boyandığını düşünelim. Bir kâğıdı ekvator boyunca bir silindir oluşturacak biçimde küre­nin çevresine saralım. Kürenin merkezine yerleştirilen parlak bir ışık, küre yüzeyindeki haritanın görüntüsünü bir film görüntüsü gibi o kâğıdın üzerine aktaracaktır. Kâğıt üzerin­deki bu görüntü bir kalemle üzerinden gidilerek çizildikten sonra kâğıt, kürenin çevresin­den alınıp açılınca düzlem bir dünya haritası elde edilmiş olur. Buna silindirik izdüşüm yöntemi denir.

Mercator izdüşüm yöntemiyle yapılan bir haritada enlem ve boylamlar birbirini dik açıyla keser. Böylece iki yerin birbirine göre yönü, harita üzerinde gerçeğe uygun olarak gösterilmiş olur. Ama öte yandan, böyle bir haritada gösterilen yerlerin büyüklükleri, ek­vatordan uzaklaştıkça gerçek büyüklüklerin­den daha fazla olur ve kutup bölgeleri harita­da hiç gözükmez. Örneğin, bu yöntemle yapılmış bir haritada İzlanda gerçek büyüklü­ğünün yedi katı büyüklükte görülür.

Dünya haritalarının yapımında çok kullanı­lan başka bir izdüşüm yönteminde ise, yalnız­ca alan büyüklükleri gerçeğe uygun bir biçim­de gösterilebilir. Konik izdüşüm yönteminde, kürenin çevresine sarılan kâğıt, silindir biçi­minde değil, koni biçimindedir. Birçok yön­den gerçeğe yakın bir sonuç alındığı için bu yöntem atlaslarda çok kullanılır. Düzlemsel izdüşüm yönteminde ise, üzerinde izdüşüm alınan kâğıt, küreye bir noktada değer. Ge­nellikle kutup bölgelerinin haritasını yapmak­ta kullanılan bu yöntemde haritanın tam ortasında yer alan kutup noktalarını enlem daireleri çevreler; boylam daireleri (meridyenler) kutup noktalarından her yöne yayılan ışınlar görünümündedir.

Geometrik yöntemlerle gerçekleştirilen iz­düşümler, atlaslardaki haritaların yapımında ve denizcilikte karşılaşılan seyir sorunlarının çözümlemesinde kullanılır; ama "izdüşüm" sözcüğü birçok harita için yanıltıcıdır. Bunun nedeni, izdüşümlerin gerçekleştirilmesinde yararlanılan geometrik yöntemlerin Dünya' nın küre biçiminde olduğu varsayımına da­yanmasıdır. Ama gerçekte Dünya kutuplardan basık bir küre biçiminde­dir. Bu yüzden geometrik yöntemlerle izdüşü­mü almak yerine, karmaşık matematik for­müller kullanarak Dünya'nın düz bir yüzey üzerinde gösterilmesi gerçeğe daha yakın so­nuçlar verir.

Haritacılık


Haritacılar için gerekli olan bilgiler uzaydaki uydulardan, hava fotoğraflarından ve yerölçümlerinden elde edilir. Birçok ülkede, hari­taların hazırlanmasını ve basımını bir kamu kuruluşu üstlenmiştir. Günümüzde haritala­rın hazırlanmasında kullanılan bilgilerin çoğu özel donanımlı uçaklarla çekilen hava fotoğ­raflarından derlenir. Belirli bir yükseklikte, düz bir doğru üzerinde giden uçaktan düzenli aralıklarla yeryüzünün fotoğrafları çekilir. Bu fotoğraflar birbirine eklenerek bir arazi şeridinin fotoğrafı oluşturulur; bu şeritler yan yana getirilerek de haritası yapılacak tüm alanın fotoğrafı elde edilir. Daha sonra fotoğ­raflarda açıkça görülen noktalar arasında yerölçümleri yapılır. Böylece fotoğraflar bir­biriyle doğru bir biçimde ilişkilendirilir ve haritanın ölçeği tam olarak belirlenir.

Bir çizim makinesinde fotoğrafların üç bo­yutlu bir modeli incelenerek, haritanın çevre çizgileri ve bütün ayrıntıları çizilir. Daha sonra orman, demiryolu, karayolu, bataklık gibi yerleri belirten özel işaretler de çizilerek harita tamamlanır. Kullanılan özel işaretlerin anlamları genellikle haritanın bir köşesinde bulunan küçük bir çizelgede açıklanır.

Msxlabs & TemelBritannica
Son düzenleyen Safi; 10 Nisan 2017 20:07
CoCuqibi
24 Şubat 2008 13:50       Mesaj #5
CoCuqibi - avatarı
Ziyaretçi
Kanun Numarası: 657
Kabul Tarihi: 22/04/1925
Yayımladığı Resmi Gazete Tarihi: 02/05/1925
Yayımladığı Resmi Gazete Sayısı: 99

Madde 1 - Müdafaai Milliye Vekaletine merbut olmak ve ayrı bir bütçe ile idare edilmek üzere Harita Genel Komutanlığı namiyle bir Komutanlık teşkil olunmuştur.

Madde 2 - Elyevm Müdafaai Milliye Vekaletine merbut Harita Dairesi, tahsisatı ve bilcümle memurin ve müstahdemini ve alat ve edevat ve levazımı sairesiyle Harita Genel Komutanlığının esasını teşkil ve dairei mezkurenin bilumum muamelat ve hesabatı Genel Komutanlığa intikal eder.

Madde 3 - Harita Genel Komutanının tayini Müdafaai Milliye Vekaletinin inhası üzerine Başvekaletin tasvibiyle Reisicumhurun tasdikına arzolunur.

Madde 4 - (Değişik madde: 02/01/1961 - 203/md.)
Harita Genel Komutanlığı :
a) Yurdun savunması için lüzumlu bütün harita ve planların,
b) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile işbirliği yaparak adı geçen Genel Müdürlük için lüzumlu haritaların,
c) Bütün bakanlıklar ile diğer resmi dairelerin lüzum göstereceği haritaların, altıncı maddede gösterilen kurulca tesbit edilen evsaf, zaman ve miktarda alımı ve basımı ile mükelleftir.

(Değişik fıkra: 07/03/1990 - 3615/1 md.) Ancak; Bakanlıklar veya kamu kurum ve kuruluşları, mesleki ve teknik ihtiyaçlarının gerektirdiği 1/5000 ve daha büyük ölçekli haritaları yapabilir veya yerli gerçek ve tüzelkişilere yaptırabilir.

Madde 5 - Belediyeler, idarei hususiyeler ve bilumum müessesat ve eşhas tarafından hususi vesaitle yaptırılacak her türlü plan ve haritaların birer nüshası vesaiki lazimesiyle Harita Genel Komutanlığına tevdi edilir.

Madde 6 - (Değişik madde: 02/01/1961 - 203/1 md.)
Harita Genel Komutanlığının yapacağı bütün işlerin miktarı ile bunların, istiyen dairenin ihtiyacına uygun teknik vasıf ve esasları her yıl, o sene bütçesinin Büyük Millet Meclisine sevkinden evvel ve bunun dışında ihtiyaç görülecek zamanlarda Harita Genel Komutanlığının daveti üzerine ve onun başkanlığında toplanacak mütehassıs temsilciler ile Harita Genel Komutanlığının ilgili temsilcilerinden müteşekkil (Bakanlıklararası Harita işlerini Koordinasyon ve Planlama Kurulu)nda görüşülerek tesbit olunur.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün yapacağı kadastral harita ve planlarla identifikasyon işlerinin miktar, zaman, teknik evsaf ve esasları da bu Kurul tarafından tesbit olunur.

(Ek fıkra: 07/03/1990 - 3615/2 md.) Bakanlıklar veya kamu kurum ve kuruluşları, 4 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmüne istinaden bizzat yapmayı veya yerli gerçek ve tüzelkişilere yaptırmayı planladıkları 1/5000 ölçekli haritalar hakkında, Bakanlıklararası Harita İşlerini Koordinasyon ve Planlama Kurulu Başkanlığına bilgi verirler.

Kurulun bütçe ve yıllık programla ilgili toplantılarında Devlet Planlama Dairesinin temsilcileri de hazır bulunur.

Adı geçen kurulun kuruluşu, birer temsilci ile katılacak bakanlık ve resmi dairelerin isimleri, kurulun çalışma esasları ile yapacağı işler ilgili Devlet, Milli Savunma, Bayındırlık, Tarım ve İmar ve İskan Bakanlıkları tarafından müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle tesbit olunur.

(Değişik fıkra: 04/07/1988 - KHK - 336/1 md.; Aynen Kabul: 07/02/1990 - 3612/4 md.) Adı geçen Kurulca yukarıda belirtilen hususlar üzerinde alınan kararlar, ilgili Bakanlığın tasdiki ile kesinleşir.

(Değişik fıkra: 07/03/1990 - 3615/2 md.) Harita Genel Komutanlığı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, yıllık programı aksatmamak kaydıyla lüzum görecekleri acil işleri de yapmakta yetkilidirler.

Bütün bakanlıklar ve resmi dairelerin harita istekleri her yıl en geç Ağustos ayına kadar Harita Genel Komutanlığına yazılı olarak bildirilir.

(Değişik fıkra: 07/03/1990 - 3615/2 md.) Her yıl yapılacak ilmi araştırma ve koordinasyon toplantılarına, harita ve kadastro anabilim dalı bulunan üniversitelerin bu konu ile ilgili öğretim elemanları ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasının temsilcileri de iştirak ederler.

Madde 7- Harita Genel Komutanlığı memurini fenniyesine derecei ihtısaslarına nazaran ve yevmiye hesabiyle bir tazminat verilir. İşbu tazminatın miktarı kadro ile tesbit olunur.

Madde 8 - (Değişik madde: 18/11/1983 - 2961/1 md.)
Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu harita mühendislerini yetiştirmek için Kara Harp Okulu mezunu harita subaylarına, harita bilimi alanında eğitim ve öğretim, uygulama, bilimsel inceleme ve araştırma yaptırmak, harita ve harita mühendisi subayların tekamülünü sağlamak üzere, Harita Genel Komutanlığına bağlı "Harita Yüksek Teknik Okulu" kurulmuştur. Harita Yüksek Teknik Okulunun normal öğretim süresi iki yıl olup teşkilatı Türk Silahlı Kuvvetleri kuruluş ve kadrolarında gösterilir.

Harita Yüksek Teknik Okulunun ve organlarının görevleri ve işleyişi, eğitim ve öğretim ilkeleri, azami öğrenim süresi, öğretim elemanlarıyla ilgili hususlar, bu yükseköğretim kurumuna kabul edileceklerde aranan nitelikler, sınıf geçme, sınav, değerlendirme ve disiplin esasları, başarısız olanlara yapılacak işlemler, yabancı öğrencilere ilişkin esaslar ve diğer hususlar Genelkurmay Başkanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Milli Savunma Bakanlığınca hazırlanacak ve Resmi Gazetede yayımlanacak yönetmelikle düzenlenir.

Madde 9 - Harita Genel Komutanlığının 1341 senesi teşkilat, teçhizat, tesisat ve inşaatı için Müdafaai Milliye bütçesinde küşat olunacak faslı mahsusa beş yüz bin lira tahsisat vazolunmuştur.

Madde 10 - İşbu kanun tarihi neşrinden itibaren mer'iyülicradır.

Madde 11 - İşbu kanunun icrasına İcra Vekilleri Heyeti memurdur.

Ek Madde 1 -
657 numaralı kanunun sekizinci maddesi mucibince tesis edilmiş olan Harita Mektebi talebesi iaşe, ilbas ve maaş hususunda Harbiye Mektebi birinci sınıf talebesi gibi muamele görür.

Ek Madde 2 -
Bakanlar Kurulunca tasdik olunan yıllık iş programlarının tahakkuku için Milli Savunma Bakanlığı ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bütçelerinden karşılanamıyan masraflar, harita ve kadastro talebinde bulunan Bakanlıklar, resmi daire ve müesseselerce aşağıdaki şekilde sağlanır:

Genel bütçeli dairelerin programa dahil harita ve kadastro ihtiyaçlarının gerektirdiği tahsisat, bütçelerin ihzarı sırasında, aidiyetine göre, Milli Savunma Bakanlığı Harita Genel Komutanlığı veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bütçelerinin ilgili tertiplerine aktarılır.

Katma bütçeli dairelerle diğer daire ve müesseselerin, harita ve kadastro işleri için Harita Genel Komutanlığı veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne yaptıracakları işlere ait meblağları, bir taraftan genel bütçenin çeşitli gelir faslına irat; mukabiline, işi alan dairenin bütçesinin sonunda açılacak özel tertiplere tahsisat kaydetmeye ve yıl sonunda kalan miktarları ertesi yıl bütçesinde açılacak özel tertiplere aktarmaya Maliye Bakanlığı mezundur.

Geçici Madde 1 -
Genel Komutanlığın 1341 senesi mesai programı, işbu kanunun neşrini mütaakıp altıncı maddede mezkur heyetçe tanzim olunur. Genel Komutanlığın (1341) senesi kadrosu Müdafaai Milliye Vekaleti tarafından tertip ve İcra Vekilleri Heyetince tanzim olunur.

Geçici Madde 2 -
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden başka bakanlıklar ve resmi dairelerdeki, bünyevi işleri için lüzumlu olanlar hariç, fotogrametri işlerine ait bütün aletler tekmil techizatı ile birlikte Harita Genel Komutanlığına intikal eder.
Son düzenleyen Safi; 11 Nisan 2017 00:41
GÜLGECELER
11 Eylül 2008 03:32       Mesaj #6
GÜLGECELER - avatarı
Ziyaretçi

Harita Nedir?


İlk çağlardan beri insanların üzerinde yaşadıkları dünyanın şeklini ve büyüklüğünü öğrenme merakı ve ulaşım,imar...vb sorunların çözülmesi için harita yapımına ihtiyaç duymuşlardır. Bu ihtiyaçları karşılama çabalarıyla haritacılık gelişmiştir. Günümüzde sağlıklı şehirleşmenin yolu, genel anlamda imar planına göre şehrin düzenlenmesiyle sağlanmaktadır. Bir şehirde imar planının yapılması için, kadastro ve halihazır haritalarının acil olarak üretilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte bir şehir için çok gerekli olan teknik altyapı tesislerinin yerlerinin belirlenmesinde, bu tesislerin bakımında ve gerektiğinde onarımı için, itfaiye ile ilgili yangın vanalarının yerlerinin belirlenmesinde, 3194 sayılı imar kanununun 18. maddesine göre arazi düzenlenmesinde, imar sahası içinde gelişme bölgelerinin tespitinde, buna benzer konuları için haritaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Yeryüzünün bir parçasının gökyüzünden kuşbakışı görünümünün matematik yöntemlerle küçültülerek ve üzerine özel işaretler koyarak bir düzlem üzerine çizilmiş şekline HARİTA denir. Haritaların kolay ve anlaşılır olabilmesi için en gerekli ayrıntılara yer verilir. Yapılan bir çizimin harita özelliğini gösterebilmesi için çizimin belirli bir ölçek dahilinde yapılması gerekir. Harita üzerindeki iki nokta arasındaki uzunluğun,arazide aynı iki noktanın arasındaki ölçülen yatay mesafesine olan oranını ÖLÇEK olarak adlandırırız. Haritaların alt köşelerinde hangi ölçekte yapıldıklarını gösteren işaretler vardır (1:500000 - 1:250000 - 1:50000 - 1:25000 gibi). Bir haritada bu ölçeğin paydasında yer alan rakam ne kadar büyük olursa haritanın ölçeği o kadar küçük olur. 1:50000 ölçekli bir harita üzerindeki 1 cm gerçekte 50000cm karşılık gelir(500m). Bütün ölçekli haritalarda her bir kare 1 km2 dir.

Yeryüzündeki detaylar harita üzerinde sembollerle gösterilir. Bu sembollerin ne anlama geldiğini haritanın kenarında gösterilir. Sembollerin ve açıklamalarının bulunduğu bu kısma lejant adı verilir. Lejant, Haritalarda kullanılan işaret ve renklerin ifade edildiği tablodur. Haritanın okunmasını sağlar. Haritayı kullanacak kişi bu kısmı iyi özümsemelidir.

Haritanın Yorumlanması


Harita Yorumlama, haritaya baktığınızda bölgeyi üçboyutlu zihninizde oluşturabilmeniz en önemli noktadır. Bunu haritadaki yükselti çizgileri sayesinde yapabilirsiniz. Dağın bir yatay kesiti alınır. Çizgiler eşit yükseltileri gösterir.Yükselti çizgilerinin şekli dağın veya tepenin şeklini verir. Eşyükselti eğrileri arazide aynı yükseklikteki noktaları birleştirir, iç içe kapalı eğrilerdir, birbirini kesmezler, yükseltisi en fazla olan en içtedir yükseltisi en az olan en dıştadır, aralarındaki yükselti farkı birbirine eşittir, aynı izohips çizgisi üzerindeki bütün noktalarda yükselti aynıdır, izohips çizgisi üzerinde olmayan bir noktanın kesin yükseltisi bilinemez, Kıyı çizgisi (deniz kıyısı) sıfır metredir, izohipslerin sık veya seyrek geçmesi yer şekillerine bağlıdır, izohipslerin sık geçtiği yerde eğim fazladır, seyrek geçtiği yerde eğim azdır. Yeryüzündeki herhangi bir yükseltinin kesiti alındığında kesitler arası uzaklık sabit olduğundan iki yükselti arasındaki yükseklik farkı da sabittir. Eş yükseklik eğrileri birbirinden eşit uzaklıktadır ve değeri haritanın kenarında belirtilir.

Yükselti çizgilerinin şeklinden arazinin dağlık mı, çukur mu , yamaç mı .... olduğunu anlamamıza yardımcı olur.Ayrıca arazinin eğimi hakkında bilgi verir.Eş yükselti çizgileri arası mesafenin azalması yani bu eğrilerin sıklaşması arazinin eğiminin arttığını gösterir. Eğimin bilinmesi arazinin yürünülebilir olup olmadığı konusunda karar vermemizi sağlar.Eğim hesabı için öncelikle eş yükselti eğrileri arasındaki mesafe ölçülür ve ölçek katsayısı ile çarpılır ve eş yükseklik eğrileri arası yatay mesafe(arazideki uzunluk) bulunur.Bu uzunluk yükselti çizgileri arası yükseklik farkı ile karşılaştırılarak hesaplanır.

Formüller:
h =
Eş yükselti çizgileri arası yükseklik farkı
c = Eğim
s = Eş yükselti çizgileri arası mesafe (harita uzunluğu)
m = Ölçek

Yatay Mesafe = S = m * s
Eğim(%) = ( h * 100 ) / S ile ifade edilir.
Ad:  1.JPG
Gösterim: 36
Boyut:  28.7 KB
Akarsu vadileri yükseltinin arttığı yöne doğru girinti oluşturur. Ters "V" biçiminde gösterilir.

Ad:  2.JPG
Gösterim: 36
Boyut:  14.5 KB
Ok işareti çevresine göre çukur olan (kapalı çukur-çanak-krater) yerleri gösterir.
Akarsudan sonraki ilk yükseltiler birbirine eşittir.

Ad:  3.JPG
Gösterim: 36
Boyut:  25.7 KB
Tabanları aynı olan tepelerin başlangıç yükseltileri de aynıdır.
Yükseltinin arttığı yöne doğru "U " harfi oluşmuş ise buna sırt denir.

Ad:  4.JPG
Gösterim: 37
Boyut:  42.9 KB
Ok işareti ile gösterilen yer kapalı çukur (çanak)dur. Ok işaretinden sonra yükselti azalır.

Ad:  5.JPG
Gösterim: 36
Boyut:  16.9 KB
Tabanı aynı olan iki tepe arasındaki küçük düzlüğe boyun denir.
Ad:  6.JPG
Gösterim: 36
Boyut:  50.0 KB

Uçurum:
Ad:  7.JPG
Gösterim: 36
Boyut:  20.6 KB

Tepe:
Ad:  8.JPG
Gösterim: 36
Boyut:  20.5 KB

Sırt:
Ad:  9.JPG
Gösterim: 35
Boyut:  21.4 KB
Son düzenleyen Safi; 10 Nisan 2017 20:31
GÜLGECELER
11 Eylül 2008 04:53       Mesaj #7
GÜLGECELER - avatarı
Ziyaretçi
Haritalarda Enlem ve Boylam
Harita bilgileri içinde denilebilir ki en başta, haritaların kenarlarında verilmiş bulunan enlem ve boylamlar gelir. Haritanın yukarısında ve aşağısında boylamlar ölçülürken, iki yanında enlemler ve boylamlar ölçülür. Örneğin Ahırkapı Bankı'nın boylamını bulmak istediğinizde pergelimizin bir ucunu bank üzerindeki fenerin ayağına koyarken diğer ucunu 58 dakika boylamına gelecek derecede açtıktan sonra bunu aşağıda 58' boylamı üzerine koyarak diğer ucundan da 45" saniyeyi okuyarak Ahırkapı Bankı fenerinin boylamını tesbit edebiliriz. Hemen burada şunu belirtelim ki 58' ile 59' arasında ona bölünmüş bulunan ölçülerin beheri 6 saniyeyi göstermektedir.

Yine bu bankın enlemini bulmak istediğimizde pergelin bi ucunu bankın fenerinin ayağına diğer ucunu da yukarısında geçen 41° enlemine açarak burada bulduğumuz açıklığı 41° enlemi ile onun altında bulunan ölçü üzerine koyarak bu bankın üzerinde bulunan fenerin enlemini 40° 59' 40" N yani Kuzey olarak bulabiliriz.

Toparlayacak olursak Ahırkapı bankı üzerinde bulunan fenerin enlemini: 40° 59' 40" N yanı Kuzey, boylamını ise: 28° 58' 43" E yani Doğu olarak tespit edebiliriz.

Haritalarda Mesafe Ölçümü
Enlemler üzerindeki ölçülerin (haritanın yanları) bir yararı da buralardan mesafeleri de ölçmemizde sağlamasıdır. Örneğin Ahırkapı Bankı üzerinde bulunan fenerin Kadıköy İnci Burnu'na olan mesafesini bulabilmek için pergelimizin bir ucunu bank üzerindeki fenerin ayağına, diğer ucunu da İnci burnunda bulunan fenberin ayağına koyduğumuzda pergelde meydana gelen açıklığı aynı hizada bulunan enlem üzerindeki ölçülerin üzerine koyduğumuzda mesafenin ne kadar olduğunu saptayabiliriz. Bilindiği üzere burada gösterilen, örneğin 58' ile 59' arasındaki mesafe bir mildir. Başka bir deyişle dakikalar mili gösterir. Harita tetkik edildiğinde bir mil ona bölünmüş olup bu onda bire bir Gomina, yani 185 metre diyoruz. Ölçmeyi yaptığımızda mesafenin 1.65 mil ya da başka bir değişle bir mil ve 6.5 gomina olduğunu bulmuş oluruz.

Haritalarda Yerşekillerini Gösterme
Renklendirme Yöntemi:

Fiziki haritalarda kullanılır. Her renk belirli bir yüksekliği göstermek için kullanılır.
Ad:  1.JPG
Gösterim: 34
Boyut:  24.2 KB

Tarama Yöntemi:
Bu yöntemde eğimin fazla olduğu yerlerde taramalar sık, kalın ve kısa geçirilirken eğimin azaldığı yerlerde uzun, ince ve seyrek geçirilmektedir. Düz yerler ise boş bırakılmaktadır.

Gölgeleme Yöntemi:
Haritanın bir köşesinden 45 açıyla ışık geldiği varsayılmaktadır. Buna göre ışık alan yerlerde herhangi bir işlem yapılmazken, ışık almayan yerde gölgeleme yapılmaktadır. Tek başına kullanışlı değildir.

Kabartma Yöntemi:
Maket türü haritalardır. Yer şekillerini en iyi gösteren haritalardır. Fakat yapılması ve taşınması zor olduğundan pek kullanışlı değildir.
Son düzenleyen Safi; 10 Nisan 2017 20:33
cHatLaqLady
2 Nisan 2010 21:34       Mesaj #8
cHatLaqLady - avatarı
Ziyaretçi

Haritalarda Yüzey Şekillerinin Gösterilmesi


Yer Yuvarlağı'nın yüzeyinde yer alan şekiller, belirgin özellikleri ve ayrıntılarıyla en doğru biçimde jeomorfoloji haritasında gösterilir.Bu haritalarda yerüyüzü şekillerinin herbiri özel işaretlerle ifade edilir. Yeryüzünün temel şekilleri olan çukurluklar, kabarıklıklar ile yükselti basamakları ve eğimlerinin gösterilmesinde değişik yöntemler kullanılır. Bu yöntemler kullanılarak çizilen haritalar, topoğrafya haritaları ya da fiziki haritalar olarak adlandırılır.Bu haritalarda yeryüzü şekilleri; eş yükselti (izohips), tarama, gölgelendirme, kabartma ve renklendirme olmak üzere beş farklı yöntemle gösterilir.

1. Eş Yükselti (İzohips) Yöntemi


Deniz seviyesinden itibaren aynı yükseklikteki noktaların birleştirilmesiyle elde edilen kapalı eğrilere eş yükselti (izohips) eğrileri denir. Eş yükselti eğrilerini elde etmek için, yerşekillerinin belli aralıklarla geçen yatay düzlemlerle kesildiği var sayılır.Eşit yükseltilerin iz düşümlerinin yatay bir düzleme geçirilmesiyle de, izohips yöntemi ile çizilen bir harita ortaya çıkar.

Eş yükselti eğrileri ile çizilen haritaları anlayabilmek için, bazı özelliklerini bilmek gerekir.
Eş yükselti eğrilerine ait başlıca özellikler şunlardır:
  • İç içe kapalı eğrilerdir ve birbirleriyle kesişmezler.
  • Yeryüzü şekillerinin yükseltilerini ve biçimlerini canlandırırlar.
  • Sıfır metre izohipsi deniz seviyesinden başlar. Bu izohips eğrisi kara ile denizin birleştiği deniz kıyısını düz bir çizgi halinde takip eder.Buna kıyı çizgisi denir.
  • Yeryüzü şekillerinin kuş bakışı görünümünü belirlerler.
  • Dağ doruklarında nokta halini alırlar.Buralara zirve adı verilir.
  • İzohips eğrileri arasındaki yükselti farkı haritanın tamamında aynıdır.
  • Aynı izohips üzerinde yer alan bütün noktaların yükseltileri aynıdır.
  • Dağ ve tepe gibi kabartılar gösterilirken, dıştaki eğriler içteki eğrilere göre yükseltisi daha az alanları ifade eder.
  • Çukur alanlar gösterilirken, dıştaki eğriler içteki eğrilere göre yükseltisi daha fazla alanları ifade eder. (Çukur yerlerde içe doğru bir ok işareti bulunur).
  • Birbirini çevrelemeyen komşu iki izohipsin yükseltisi aynıdır.
  • Eş yükselti eğrilerinin ne kadar aralıklarla çizileceği, haritanın ölçeğine göre tespit edilir.Belirlenen bu aralığa eş aralık ya da eküidistans denir.
  • İzohipsler üzerinden geçen kesik çizgiler mevsimlik akarsuları, düz çizgiler ise sürekli akarsuları gösterir.
  • Eş yükselti eğrilerinin sıklaştığı yerler eğimin arttığını, seyrekleştiği yerler ise eğimin azaldığını gösterir.
Eş yükselti eğrilerinin sık geçtiği yerlerde eğim fazla olduğu için; akarsuların akış hızları, aşındırma güçleri ve enerji potansiyelleri fazladır.Akarsuların aşındırması daha çok derine doğrudur.Dağa tırmanmak zordur.Yatay uzaklık azdır ve ulaşım güçtür.
Eş yükselti eğrilerinin seyrek geçtiği yerlerde eğim az olduğu için ; akarsuların akış hızları, aşındırma güçleri ve enerji potansiyelleri azdır.Akarsuların aşındırması daha çok yana doğrudur.Dağa tırmanmak kolaydır. Yatay uzaklık fazladır ve ulaşım kolaydır.
  • İzohips aralığı ve sayısı haritanın öleçğine göre farklılık gösterir.Büyük ölçekli haritalarda izohips eğrileri arasındaki yükselti farkı azdır(10,20,50 metre gibi).Böylece yeryüzü şekilleri daha fazla izohips eğrisi ile gösterilmiş olur.Küçük ölçekli haritalarda ise, izohips eğrileri arasındaki yükselti farkı fazladır( 500,1000 metre gibi ).Böylece yeryüzü şekilleri daha az izohips eğrisi ile gösterilmiş olur.
  • Aynı derinliğe sahip olan noktaların birleştirilmesiyle elde edilen eğrilere eş derinlik (izobat) eğrileri denir. Kıyı çizgisi, izohips ile izobat eğrilerinin başlangıç yeridir.Deniz veya göl yüzeylerinin altında kalan derinlikleri gösterebilmek için izobat eğrileri kullanılır. İzobatlarda içteki eğriler, dıştaki eğrilere göre daha derinalanları gösterir.
UYARI : Kıyı çizgisinden 200 metre derinliğe kadar olan sahaya şelf alanı (kıt'a sahanlığı) denir. Eş yükselti eğrilerinin sık geçtiği deniz kıyılarında şelf alanı dar, seyrek geçtiği kıyılarda şelf alanı geniştir.Başka bir ifade ile yükseltisi az kıyılarda (Ege ve Marmara kıyıları gibi ) deniz sığ, yükseltisi fazla kıyılarda (Karadeniz ve Akdeniz kıyıları gibi ) deniz derindir.

2. Tarama Yöntemi


Bu yöntemde, yükselti değerleri eğim yönünde çizilen farklı boylardaki çizgilerle gösterilir.
Çizgiler eğimin fazla olduğu yerlerde kalın, kısa ve sık olur.Eğim az ise çizgiler ince, uzun ve seyrek olur. Düz alanlar ise taranmayarak boş bırakılır.Çizgi grupları arasında bulunan halka şeklindeki boşluklar, yükselti basamaklarını gösterir. Tarama yöntemi, büyük ölçekli ve özel amaçlı haritaların hazırlanmasında kullanılır.Günümüzde fazla kullanılmayan bir yöntemdir.

3.Gölgelendirme Yöntemi


Yeryüzü şekillerinin bir yönden eğik olarak aydınlatıldığı düşünülür.Buna göre, ışık alan yamaçlar ve yerler koyu renkte görünürler.
Gölgelendirme yönteminde yükselti basamakları bulunmadığından, tam bir yükselti tespit etmek ve profil çıkarmak olanaksızdır.Bu nedenle modern haritacılıkta yardımcı bir yöntem olarak kullanılır.

4. Kabartma Yöntemi


Yeryüzü şekillerinin belirli bir ölçekle küçültülerek oluşturulan maketleridir. Renklendirme yöntemine göre boyanan bu haritalar, yerşekillerinin gerçeğe yakın görünmesini sağlar.

UYARI: Kabartma haritalar, yüzey şekillerini gerçeğe en yakın haliyle göstermelerine rağmen, yapılışı ve taşınması zor olduğundan yaygın olarak kullanılmazlar.

5.Renklendirme Yöntemi


Topoğrafya haritalarında, yükselti basamaklarının daha kolay anlaşılmasını sağlamak için renklendirme yöntemi kullanılır.Hangi renklerin habgi yükselti aralıklarını gösterdiği, haritanın işaretler bölümünde belirtilir.Deniz seviyesinden itibaren yükseklik arttıkça yeşil, açık yeşil, sarı, turuncu, kahverengi ve koyu kahverengi renkler kullanılır. Beyaz renkler ise buzulları (kalıcı karları) gösterir.

Renklendirme yöntemi ile çizilen haritalarda, renkler doğrudan yeryüzü şekillerini göstermez.Yani " yeşil yerler ova, sarı yerler plato, kahverengi yerler dağ " demek doğru değildir. Renkler yalnızca yükselti basamaklarını anlamamızı sağlar.
Deniz, göl ve okyanuslardaki derinlikler ise mavinin tonlarıyla belirtilir. Mavi rengin koyulaşması derinliğin arttığının işaretidir.

UYARI:Günümüzde eş yükselti yöntemi ve bu yöntemden yararlanarak oluşturulan renklendirme yöntemi haritalarda yüzey şekillerinin gösterilmesinde en çok kullanılan yöntemlerdir.
Son düzenleyen Safi; 10 Nisan 2017 20:34
16 Ağustos 2010 12:00       Mesaj #9
_Yağmur_ - avatarı
SMD MsXTeam

Harita Çeşitleri


Konularına Göre Haritalar


  • Fiziki haritalar: Yer şekillerini gösteren haritalardır.
  • Siyasi (idari) haritalar: Sınırları gösteren haritalardır.
  • Beşeri ve Ekonomik haritalar: Nüfusun dağılışı, ırk, dil, dinlere göre dağılışı, tarım, hayvancılık, ormancılık, sanayi ,madencilik gibi özellikleri gösteren haritalardır.
  • Özel haritalar: Konunun uzmanlarınca çizilen haritalardır. İklim (izoterm, izobar gibi) haritaları, turizm, deprem,toprak, karayolları haritaları gibi.

Ölçeklerine Göre Haritalar


Büyük ölçekli haritalar:
  • Planlar: Ölçeği 1/20.000 ‘den daha büyük olan haritalardır. En ayrıntılı haritalardır.
  • Topoğrafya haritaları: Ölçeği 1/20.000-1/200.000 arasında olan haritalardır.Yer şekillerini en ayrıntılı gösteren haritalardır.
  • Orta ölçekli haritalar: Ölçeği 1/200.000-1/500.000 arasındaki haritalardır.
  • Küçük ölçekli haritalar: Ölçeği 1/500.000 ‘den daha küçük ölçekli haritalardır.

Plan –Harita

Benzer özellikleri: Kuş bakışı olarak çizilme ve ölçekli olmalarıdır.
Farkları: Ayrıntıları gösterme gücü ve kullanım alanları farklıdır.

Küçük ölçekli haritalar
Ölçek paydası küçük Büyük Gösterilen alan dar Geniş Ayrıntı fazla AzBozulma az Fazla Harita alanı geniş (aynı bölge için) Dar İzohipsler arası yükselti farkı az (10-20 m gibi) İzohipsler arası yükselti farkı fazla (100-200 m gibi)

1.KESİR ÖLÇEK
Kesirlerle ifade edilen ölçeklerdir. Kesir ölçekte birim yazılmaz. Her zaman cm cinsindendir.
Örnek: Gerçekte 90 km olan Manisa-Soma arası haritada 6cm ile gösterilmiştir. Haritanın ölçeği nedir?
Gerçek Uzunluk= Harita U. x ölçek Paydası

Örnek:1/200.000 ölçekli haritada 16cm ile ölçülen bir uzunluk gerçekte kaç km’dir?
G.U= 16x200.000=3.200.000cm=32 km
Örnek: Gerçekte 250 km olan bir yol 1/1.250.000 ölçekli haritada kaç cm ile gösterilir?
Ölçeklerle ilgili bütün sorularımızda kullanabileceğimiz formül üçgeni
Ölçek ne kadar değişirse değişsin; gerçek alan , gerçek uzunluk, enlem- boylam ve özel konum değişmez.

2.ÇİZGİ (GRAFİK ) ÖLÇEĞİ
Çizgilerle ifade edilen ölçeklerdir. Bu ölçekte çentikler arasındaki uzaklık farkı birbirine eşittir.
Bir yolun gerçek uzaklığı ile kuş uçuşu uzaklığı arasında fark fazla ise o yol engebeli bir yerden geçmektedir. Fark az ise yol düz bir yerden geçmektedir.

YER ŞEKİLLERİNİ GÖSTERME YÖNTEMLERİ
  • Renklendirme Yöntemi: Fiziki haritalarda kullanılır. Her renk belirli bir yüksekliği göstermek için kullanılır.
  • Tarama Yöntemi: Bu yöntemde eğimin fazla olduğu yerlerde taramalar sık, kalın ve kısa geçirilirken eğimin azaldığı yerlerde uzun, ince ve seyrek geçirilmektedir. Düz yerler ise boş bırakılmaktadır.
  • Gölgeleme Yöntemi: Haritanın bir köşesinden 45 açıyla ışık geldiği varsayılmaktadır. Buna göre ışık alan yerlerde herhangi bir işlem yapılmazken, ışık almayan yerde gölgeleme yapılmaktadır. Tek başına kullanışlı değildir.
  • Kabartma Yöntemi: Maket türü haritalardır. Yer şekillerini en iyi gösteren haritalardır. Fakat yapılması ve taşınması zor olduğundan pek kullanışlı değildir.
Kafkasya Bölgesinin 1:800 000 yatay ve 1:80 000 düşey ölçeğindeki iki parçadan oluşan renkli kabartma haritası; 140x144 cm. ebadında olup çerçevesi orijinal ve yazıları eski Türkçe'dir (1887 yılında yapılmıştır).
İzohips (eş yükselti) Yöntemi:
İzobat: Eş derinlik (deniz ve göllerde kullanılır.
İzoterm: Eş sıcaklık
İzobar: Eş basınç
İzohyet: Eş yağış
İzohel : Eş güneşlenme

İZOHİPSLERİN ÖZELLİKLERİ
  • İç içe kapalı eğrilerdir.
  • Birbirini kesmezler.
  • Yükseltisi en az olan en dıştadır.
  • Yükseltisi en fazla olan en içtedir.
  • Aralarındaki yükselti farkı birbirine eşittir (Equdistance)
  • Aynı izohips çizgisi üzerindeki bütün noktalarda yükselti aynıdır.
  • İzohips çizgisi üzerinde olmayan bir noktanın kesin yükseltisi bilinemez.
  • Kıyı çizgisi (deniz kıyısı) sıfır metredir.
  • İzohipslerin sık veya seyrek geçmesi yer şekillerine bağlıdır.
  • İzohipslerin sık geçtiği yerde eğim fazladır. Seyrek geçtiği yerde eğim azdır.
  • Dağ dorukları (zirveler ) nokta halinde gösterilir.
  • Akarsu vadileri yükseltinin arttığı yöne doğru girinti oluşturur.
  • Ok işareti çevresine göre çukur olan (kapalı çukur-çanak-krater) yerleri gösterir.
  • Tabanı aynı olan iki tepe arasındaki küçük düzlüğe boyun denir.
  • Tabanları aynı olan tepelerin başlangıç yükseltileri de aynıdır.
  • Akarsudan sonraki ilk yükseltiler birbirine eşittir.
  • Yükseltinin arttığı yöne doğru "U " harfi oluşmuş ise buna sırt denir.
Son düzenleyen Safi; 10 Nisan 2017 20:40
ocean97
19 Ocak 2012 15:48       Mesaj #10
ocean97 - avatarı
Ziyaretçi

HARİTA


Yeryüzünün tamamının veya bir bölümünün kuşbakışı görünüşünün belli bir ölçeğe göre küçülterek kağıt üzerine çizimine harita denir.

HARİTALARDA DEĞİŞİK RENKLER HANGİ YÜZEY ŞEKİLLERİNİ GÖSTERİR?


  • YEŞİL: Çukur yerleri ve denizden az yüksek yerleri gösterir. Yeşilden sarıya, turuncuya ve açık kahverengiye gidildikçe yüksekliğin arttığı anlaşılır.
  • SARI: Yaylaları ve yüksek ovaları gösterir.
  • KAHVERENGİ: Dağları gösterir.
  • KOYU KAHVERENGİ: Yüksek dağları gösterir.
  • MAVİ: Denizleri ve gölleri gösterir.
  • AÇIK MAVİ: Denizlerin az derin yerlerini gösterir. Mavi koyulaştıkça derinliğin arttığı anlaşılır.
  • KIRMIZI: Sınırları gösterir.
yeryüzünün bir parçasının yukardan kuşbakışı görünümünün matematik yöntemlerle küçültülerek ve üzerine özel işaretler koyarak bir düzlem üzerine çizilmiş şekline HARİTA deriz. Haritaların kolay ve anlaşılır olabilmesi için en gerekli ayrıntılara yer verilir. Harita üzerindeki iki nokta arasındaki uzunluğun, arazide aynı iki noktanın arasındaki ölçülen yatay mesafesine olan oranını ÖLÇEK olarak adlandırırız. Haritaların alt köşelerinde hangi ölçekte yapıldıklarını gösteren işaretler vardır(1:500000 – 1:250000 – 1:50000 – 1:25000 gibi).Bir haritada bu ölçeğin paydasında yer alan rakam ne kadar büyük olursa haritanın ölçeği o kadar küçük olur.1:50000 ölçekli bir harita üzerindeki 1 cm gerçekte 50000cm karşılık gelir(500m).Bütün ölçekli haritalarda her bir kare 1 km2 dir.

HARİTA YORUMLAMA


Haritaya baktığınızda bölgeyi üçboyutlu zihninizde oluşturabilmeniz en önemli noktadır. Bunu haritadaki yükselti çizgileri sayesinde yapabilirsiniz. Dağın bir yatay kesiti alınır. Çizgiler eşit yükseltileri gösterir. Yükselti çizgilerinin şekli dağın veya tepenin şeklini verir.

Yükselti çizgilerinin şekli dağın şeklini verirken,yoğunlukları eğimi verir.Bir süre sonra haritaya baktığınızda arazinin resmini kafanızda oluşturabilirsiniz..

HARİTA


Harita bir toprak parçasının kuş bakışı görünüşünün resmidir. Etrafında görebileceğin yolların, nehirlerin, tarlaların, köylerin, kasabaların ve benzerlerinin en önemlileri harita üzerinde sembollerle gösterilir. Bu haritaların bazılarına elbette daha önce okulda derslerini çalışırken gördün. Sürücülerin kullandığı yol haritalarını da biliyorsun. Ama bu haritaların hiçbiri Doğa yürüyüşünde kullanılamaz. Doğa yürüyüşünde kullanacağın haritanın topografik bir harita olması gerekir. Topografik haritalar çeşitli ölçülerde olabilir. Doğa yürüyüşü için en iyi harita 1:24000 ölçekli olanıdır. Böyle bir haritada 1 mm 24 m.yi gösterir. Topografik haritayı Doğa yürüyüşüne gideceğin alanla ilgili resmi kuruluştan bulabilirsin.

HARİTANIN ANLATTIKLARI


İyi bir harita sana aşağıdaki konularla ilgili bilgiler verir;
  • Tamım: Herhangi bir harita yalnızca bölgenin adını verir. Topografik bir harita ise bu yerin yeryüzündeki konumunu da gösterir.
  • Ayrıntılar: Arazi biçimleri haritada kolayca anlaşılabilecek işaretlerle gösterir. Bu işaretlere harita işaretleri denir.
  • Yönler: Genellikle haritanın üst kısmı kuzey, altı güney, sol tarafı batı, sağ tarafı ise doğudur.
  • Uzaklıklar: Haritanın alt kısmındaki ölçek sayesinde harita üzerindeki uzaklıkları hesaplayabilirsin.
  • İsimler: Göller, nehirler, kasabalar ve benzerleri harita üzerinde isimleri ile gösterilir.

HARİTALARIN SINIFLANDIRILMASI


Ölçeklerine göre:
  • Küçük Ölçekli (1/500,000 ve daha küçük),
  • Orta Ölçekli (1/500,000 ve 1/100,000 arası)
  • Büyük Ölçekli (1/100,000 den daha küçük Haritalar)
  • Coğrafi Haritalar: 1/ 50.000’nin üzerindeki haritalara coğrafi haritalar denir.
  • Pafta: 1/5.000 ile 1/50.000’e kadar ölçekli haritalara pafta denir.
  • Kroki: 1/5.000’den küçük, ufak ölçekli çizimlere denir.
Kroki Çıkarma:
Arazi ve yol krokileri; harita bilgilerinden istifade edilerek, kağıtta belirtilen başlangıç ve bitiş yeri belli olan, başlangıç yerine göre belli yerlere kadar mesafe tahmin edilerek, ölçeği belirlenen kağıt üzerinde nesnelerin işaretleri konarak düzenlenen vesikalardır.

Kroki yapılırken:
  • Kuzeyi kağıda okla işaretleyin.
  • Ölçek belirlenir.
  • 3 nirengi noktası alınarak yerler işaretlenir.
  • Diğer nesneler harita işaretleri kullanılarak kroki dillendirilir.
Tiplerine göre:
  • Planı metrik Haritalar: Ankara Şehir planı gibi
  • Topografik Haritalar: Yükseltileri gösteren Türkiye Fiziksel Haritası gibi,
  • Kabartma Haritalar: Plastik malzeme üzerine kabartma olarak basılırlar.
  • Fotoğraf Harita: Havadan yapılan çekime grid çizgileri konarak yapılır.
  • Sayısal Haritalar: Bilgisayara verilen girdiler sonucunda elde edilen haritalardır.

HARİTA KENAR BİLGİLERİ VE SEMBOLLERİ:


Haritaların kenarlarında standartlaştırılmış bazı bilgiler ve semboller bulunur. Bu bilgiler haritanın ölçeği, haritadaki demiryolu, köprü, bataklık gibi sembollerin anlamları, renklerin açıklamaları gibi bilgilerdir.
Ölçek;
  • 1/100,000 ölçekli haritada; 1 cm. lik ölçülen yer gerçekte 100,000 cm veya 1000 metre veya 1 kilometredir.
  • 1/25,000 ölçekli haritada; 1cm.lik ölçülen yer gerçekte 25,000 cm veya 250 metre dir.
  • 1500 m.lik yürüyüş mesafesi 1/50,000 lik haritada 1500/50,000 = 3 cm olarak gösterilir.
Renkler;
  • Siyah: İnsan tarafından yapılan şeyleri gösterir. Demiryolu, köprü, baca, isimler
  • Mavi: Suyun göstergesidir. Derinliğe göre koyulaşır. Deniz, göl, nehir, çay
  • Yeşil: Orman , otlak ve verimli toprakları gösterir. Koyu renk yoğunluğu gösterir.
  • Kahverengi: Yükseltileri gösterir. Koyulaştıkça yükseklik artıyor demektir.
Coğrafi koordinatlar;
Coğrafi koordinatlar Enlem ve Boylam olarak haritalarda kenar bilgisi olarak verilir. Ayrıca GPS yardımıyla da koordinatlarımızı çok hassas bulabiliriz.
Örnek: Enlem 38 45′ 30” (Kuzey) Boylam 35 37′ 45” (Doğu)

Temel Kuzey istikametleri;
  • Coğrafi kuzey: Hakiki Kuzey yani kuzey kutbu istikameti olup haritalardaki meridyenlerin gösterdiği istikamettedir. Sabittir , değişmez.
  • Manyetik kuzey: Pusula ibresinin gösterdiği kuzey olup zamana bağlı olarak değişkendir.
  • Grid kuzeyi: O bölgedeki meridyene çizilen teğetin gösterdiği istikametedir. Sabittir.
  • Doğal sapma açısı: Manyetik kuzeyle coğrafi kuzey arasındaki açıdır. Manyetik kuzey zamana bağlı değişken olduğundan Coğrafi kuzeyin doğusunda veya batısında olabilir. Harita kenar bilgilerinde yıllık değişim miktarı belirtilir. Yıllık değişim eksi ise manyetik kuzey hakiki kuzeye yaklaşır. Yıllık değişim artı ise manyetik kuzey hakiki kuzeyden uzaklaşır. Örnek 1990 yılında Sapma açısı 3 derece 14 dakika dır. Yıllık sapma eksi 0.9 dakikadır. 1999 için 9 yıl X 0.9 = 8.1 dakikalık daha sapma olur. 1999 Sapma açısı 3 derece 6 dakika dır. (3 derece 14 dakika – 8 dakika). Her geçen yıl manyetik kuzey hakiki kuzeye yaklaşmaktadır.

HARİTA NASIL KULLANILIR?


Yola çıkmadan önce haritanı önüne koy, incele… Başlangıç noktası olarak bir yol kavşağı gibi bildiğin bir noktayı seç. Daha sonra varacağın ilk noktayı belirle. Örneğin çir tepe. Son olarak da seni varış noktasına götürecek bir rota çiz. Doğa yürüyüşü ne kadar zaman alacak? Gideceğin ‘- yerin uzaklığını ölçmek için ince bir sicim al. Yürüyeceğin uzaklığı bu sicimle ölç. Sicimi haritandaki uzaklık cetveli üzerine koy ve harita ölçeğinden yararlanarak uzaklığı hesapla. Sonra bu uzaklığı yürümenin ne kadar zaman alacağını bul.

Açık çukur, maden işaret konturu
Orta kontur
Kesme
Güç hattı, enerji hattı
Telefon hattı vb.
Demiryolu
Sert yüzeyli yollar
Düzgün yol
Köprü
Yaya köprüsü
Binalar
Okul, cami, mezarlık
Ahır vb.
Fabrika
Dereler
Su kuyusu
Kaynak Göl
Bataklık
Bozuk yol
Patika
Harita sembollerini öğrenebilmek için önce bu sayfalardaki sembolleri iyice çalış. Daha sonra önüne topografik bir harita koy ve haritadaki sembolleri bulup anlamaya gayret et.
  • Siyah ile basılmış her şey insan yapısı, insan eseridir, yollar, demiryolları, köprüler, binalar, sınırlar, isimler.
  • Siyah çizgiler yollardır. Sert yüzeyli yollar iki siyah çizgi arasında kırmızı ile gösterilir. Siyah dörtgenler binalardır.
  • Mavi renk suyun göstergesidir. Dere, göl, çay, nehir, hep mavi ile gösterilir.
  • Yeşil alanlar, ağaçlık alanlar yeşille gösterilir. Meyve bahçeleri çalılıklar da hep yeşildir.
  • Bataklıkları göstermek için kesik mavi çizgiler ve yeşil ot demetleri kullanılır. Bu işaretler bu alanların sulak alanlar olduğunu anlatır.
  • Tepeler ve vadiler kahverengi çizgilerle gösterilir. Bu çizgilere kontur çizgi adı verilir. Kontur çizgiler arazinin meylini ve yüksekliğini gösterir. Kontur çizgilerin sık olması, birbirine yaklaşması o noktada tepenin dik olduğu anlamına gelir. Haritadaki en koyu kahverengi çizgilerden birini izlersen bir rakamla karşılaşırsın. Örneğin 100. Bu bir işaret konturudur. Bu çizgi üzerindeki her şey deniz seviyesinden 100 metre yüksektedir. Denizin 100 metre yükseldiğini varsayalım. Bu çizgi yeni deniz seviyesi çizgisini oluşturacaktır. Eğer deniz 20 metre daha yükselirse hemen sonraki ince çizgi yeni deniz seviyesi çizgisi olacaktır. Bazı haritalarda kontur çizgileri arasındaki yükseklik farkı 10 metredir. Haritanın altındaki ölçekte kontur çizgileri arasındaki yükseklik farkını bulabilirsin.
Şimdi başlangıç noktasındasın ve ilerlemeye hazırsın. Ama hangi yönde? Bunu haritanı yönüne koyar koymaz anlayacaksın. Bir haritayı yönüne koymak haritadaki yönlerle arazideki yönleri çakıştırmak anlamına gelir.

HARİTAYI YÖNÜNE KOYMA


En kolay yöntem harita üzerindeki bir belirli bir noktayı (kavşak, baca, köprü) gerçek şekille aynı yöne gelinceye kadar döndür. Aynı istikamete gelince harita doğru yöne yaklaşık olarak konmuş olur.

Haritaya o yıl için hesaplanmış olan geçerli manyetik kuzey çizgileri çizebilirsin. Bazı haritaların güney kenarında ”P” noktası kuzey kenarı üzerinde çizilmiş ve derecelere bölünmüş sapma göstergesi vardır. Sapma diyagramından ibre sapma açısı hesaplanır ve kuzey kenardaki sapma göstergesinde işaretlenir. Bu değer ile ”P” noktası birleştirilirse manyetik kuzey doğrultusu elde edilir. Pusula, bu manyetik kuzey doğrultusuna paralel olarak harita üzerine yerleştirilir. Harita ve pusula beraberce pusula ibresi pusula kadranındaki nişan hattı çizgisiyle çakışıncaya kadar döndürülür.

Sapma açısını hesaplanır. (1999 için 3 derece 6 dakika.). Pusula güney kuzey istikametindeki grid çizgilerden birine paralel yani nişan çizgisi grid kuzeyine paralel yerleştirilir. Pusula üzerindeki nişan hattı ile pusula kuzey ucu arasındaki açı, sapma açısı ile aynı duruma gelinceye kadar harita döndürülür.
Son düzenleyen Safi; 15 Aralık 2016 08:30


Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç