Arama

Ortadoğu Dinleri - Zerdüşt Dini (Mazdaizm)

Güncelleme: 12 Ekim 2014 Gösterim: 54.998 Cevap: 2
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
24 Ocak 2007       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Zoroastrianism, Zerdüştçülük

Sponsorlu Bağlantılar
Zerdüştçülük, Zerdüştilik, Mecusilik ya da yerel dilde Mazdayasna, Zerdüşt tarafından kurulan ve M.Ö. 1400'den M.Ö. 1000'e kadar devam eden antik bir İran dinidir. Zerdüştçülük, tek tanrı olan Ahura Mazda inanışını öğretir. Zerdüştçülüğün en önemli özelliği, en eski tek tanrılı din olarak kabul edilmesidir. Fakat daha sonraları dualist bir din olmuş, dualizmin en tanınmış örneklerinden birini oluşturmuştur. Bu dinde müminlerin beden öldükten sonra dirilip Ahura Mazda´nın huzuruna çıkacağına ve orada sorgulanacaklarına inanılır. Bu dinin temelinde tanrı ve şeytanın savaşı yatar. Zerdüşt, yeryüzündeki kavganın tanrının ruhu Spenta Mainyu ile şeytanın ruhu arasında olduğuna inanırdı ve her inananın iyilik için savaşması gerekirdi. Zerdüşt, Gatalar denen dörtlükler yazmıştı. Bu dörtlükler Avesta denen kutsal kitapta toplanmıştı. Bu yazılar Zerdüşt´ün neye inandığını anlatan tek belgedir. Zerdüştçülükteki şeytan inancı ile batı dinlerindeki melek anlayışı arasında benzerlikler vardır. Zerdüştçülüğün İslamiyetin İran'da yayılmasına kadar devam ettiğine inanılır. MS 600 civarında Müslümanlarin Pers topraklarını ele geçirmesinden sonra bu dinin müritleri azaldı.

turkcebilgi.com

Son düzenleyen Mira; 12 Ekim 2014 16:45 Sebep: Mesaj içeriği değiştirildi.
ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
13 Nisan 2011       Mesaj #2
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Mecusilik (Zerdüştlük)
MsXLabs.org & İslam Ansiklopedisi
Sponsorlu Bağlantılar

Eski İran'ın en büyük dinidir. Adını kurucusu Zerdüşt'ten almakta­dır. Zerdüşt'ün MÖ VI. yüzyılda yasadığı kabul edilmektedir.
Zerdüşt İran'da çok tanrıcılığa karşı tek tanrıcılığı savunmuştur. Zerdüşt'e göre en yüksek ilah (mabud) Ahura-Mazda'dır. Her şeye hâkim olan en yüce kudrettir.
Zerdüşt'ün, din alanında getirdi­ği yenilik dünyanın son bulması (kıyamet) ve ahiret inancı (cennet-cehennem)dir. Dünyada iyilik yapmış olanlar Ahura-Mazda'ya yükselecek, kötülük yapanlar ise cehenneme gideceklerdir.
Zerdüştlüğün kutsal kitabı Zend-Avesta'dır. Esas kitap Avesta'dır, Zend ise ona yapılan şerh (açık­lama)dır.
Zerdüştlük, sonradan düalizme kaymıştır. Hürmüz (iyilik tanrısı), Ehrimen (kötülük tanrısı) olarak iki tanrı kabul edilmiştir.
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!
Mira - avatarı
Mira
VIP VIP Üye
1 Mart 2012       Mesaj #3
Mira - avatarı
VIP VIP Üye
Zerdüştlük
Vikipedi, özgür ansiklopedi


Zerdüştlük
, Zerdüştçülük, Zerdüştilik, Mecusilik, Mazdayasna, dünyanın eski tek tanrılı dini olarak kabul edilir. Zerdüştlüğü dualist bir din olarak algılayan batılı bilim adamları da olmuştur. Bu dine inanlar beden öldükten sonra dirilip Ahura Mazda'nın huzuruna çıkacağına ve orada sorgulanacaklarına inanırlar. Yaklaşık 3,500 yıl önce Zerdüşt tarafından İran'da kurulmuştur. MÖ 600 ve MS 650 yılları arası Pers İmparatorluğu'nun resmi dini olmuştur.İranlıların (Kürtler, Persler, bir kısım Ermeniler) müslümanlıktan önceki dini olarak bilinir. Günümüzde Zerdüştlüğe dünya çapında inananların sayısının 250,000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Zerdüştlüğün temelinde iyilik ve kötülüğün savaşı yatar. Zerdüşt, yeryüzündeki kavganın tanrının ruhu Spenta Mainyu ile şeytanın ruhu arasında olduğuna inanırdı ve her inananın iyilik için savaşması gerekirdi. Zerdüşt, Gatalar denen dörtlükler yazmıştır. Bu dörtlükler Avesta denen kutsal kitapta toplanmıştır. Bu yazılar Zerdüşt'ün neye inandığını anlatan tek belgedir. Zerdüştlükteki şeytan inancı ile batı dinlerindeki melek anlayışı arasında benzerlikler vardır.

Zerdüştlük, İslamiyet'in İran'da yayılmasına kadar genişlemeye devam etmiştir. MS 600 civarında Müslümanlarin Pers (İran) topraklarını ele geçirmesinden sonra İslamiyete geçmişlerdir. Çok az sayıda zerdüşt kalmıştır. Geleneksel olarak Zerdüştiler yeryüzünün insan kalıntılarıyla bozulmaması gerektiğine inanırlardı. Ölülerini defnetmek yerine üstü açık kulelerin kuyularına atıp, cesetleri akbabalara ve doğal etkenlere karşı korumasız bir şekilde bırakırlardı.

Bu inancın tanrısı Ahura Mazdadır. Zerdüşt Espantaman bu dinin peygamberidir ve dünyada ilk kez doğa üstü bir tanrinin varligindan bahs etmiştir. İnsanlık, varolduğu, kendini sorguladığı ilk günle birlikte, iyilik ve kötülük arasındaki çizgiyi kimi zaman tanrısal güçle, kimi zaman bilimle, felsefeyle değerlendirmiş ve bu alanda kendisine sunulan veya geliştirdiği yöntemleri kendisine rehber saymıştır. Şüphesiz her iki yöntemin de insanlık tarihinde belirleyici rolleri vardır. Bununla birlikte tanrısal inanç boyutunda çok çeşitlilik göze çarpmaktadır. Bu inançlardan bazılarının felsefi yönü de olan inanç türlerinin olması ise özellikle dikkat çekicidir (Budizm, Zerdüstlük). Tarihte en eski tek tanrılı inanç olan Farsların İslamiyet’ten önceki inançları olarak kabul edilmektedir.

Zerdüştlük, tek tanrı olan Ahura Mazda inanışını öğretir. Doğal elementleri kutsal sayar ve bu elementler (su, toprak, hava,eteş) kirletilmekten korunur. Bununla ilişkili olarak ateşe,aydinliğa veya güneşe bakilarak ibadet edilir. Bu inanc Zerdust Espenteman tarafindan getirilmistir. Anlam olarak olarak Zerdüşt kelimesi (Zoroaster), Zarathustra 'nın Yunanca karşılığıdır (Zarath: güzel, doğru; üstra: develer demektir). Güzel develere sahip olan anlamını ifade eder. Halk dilinde ise Zerdüşt, yaşayan yıldız olarak nitelendirilir. Zerdüşt dininin yaratıcısı olan üç peygamberden bahsedilir. I. Zerdüşt yaklaşık olarak MÖ 3000 yıllarında yaşayan Mahabat, II. Zerdüşt yaklaşık olarak MÖ 2040 yıllarında yaşayan Haşeng (bunun İbrahim de olduğu söylenir), III. Zerdüşt ise MÖ 660 yaşayan Zerdüşt'ün kendisidir.

III. Zerdüşt bilge ve ileri bir düşünce adamı ve filozoftur. Zerdüştlük esas olarak III. Zerdüşt tarafından sistemleştirilip yaygınlaştırılır. Zerdüşt'ün kurduğu dinin adına Mazdeizm denilir. Zerdüşt Mazdeizm'le tek tanrılığa yönelirken, egemenlerin gücüyle bütünleşen çok tanrılığı aşar ve tanrıyı egemenlerden alarak, insanlığın özlemleriyle birleştiren bir güce dönüştürür. Soran, sorgulayan tanrının kötülükleri affetmeyeceğine inanır, bu nedenle kötülüklere karşı savaşımını bir tanrı emri olarak öne sürer.

Zerdüşt'ün güçlü bir filozof ve düşünce adamı olduğunu, doğa, toplum ve insan gerçeğine ilişkin bilimsel perspektiflerinde görmek mümkündür. Örneğin Antikçağ Yunan filozoflarının hareket noktası, Zerdüşt inanışının geliştirdiği kavramlara dayanır. MÖ 538 dönemlerinde yaşayan Theopampos, Ahura Mazda ve Ehriman arasındaki mücadeleyi tabiatın kendi içindeki kanunu olarak algılar. Bu noktada yeri gelmişken doğru anlaşılabilmesi açısından hemen açıklama gereği duyuyorum ki, Zerdüştlük inancında Tanrı kabul edilen Ahura Mazda “Aklın Efendisi” ile sembolize edilir, Ehriman ise kötülüğün güçlerini temsil eder. Ve iyilik-kötülük mücadelesi bu noktada başlar. Yunan felsefesinin Zerdüşlük’ten etkilenme yönündeki diğer bir örneğini ise Heraklitos’da görebiliriz. Heraklitos (Anadolu'da Efes'de yaşayan Sokrat öncesi filozoftur. Heraklitos doğadaki her şeyin sürekli değişim içinde olduğunu öne sürmüştür) hareket kuramında Zerdüşt'ün karşıtlar mücadelesi çizgisinden etkilenir. Bundan yola çıkarak, Zerdüşt'ün gök, ışık, güneş ve diğer göksel varlıkların çözümlenmesini yorumlar, bununla fiziksel evrenin öz devinimlerini formüle eder. Zerdüşt'ün felsefi inancının dünyanın beş temel elementten oluştuğunu belirtir. Bunlar toprak, su, ateş, hava ve bitkidir. Bu tespitler kuşkusuz yerindedir. Zerdüşt inancının yaşandığı Mezopotamya bölgesinin coğrafi konumu ve yaşam koşulları bu tespitlerin kaynağını oluşturur. Mezopotamya’nın elverişli topraklarını da düşünecek olursak, Ortadoğu halklarının yaşamında doğa koşulları ve tarımın dini inançlarını dahi şekillendirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Zerdüşt inancı, dünyanın alti evreden oluştuğuna inanır. Birinci dönemde iyilik ve kötülük ortaya çıkar. İkinci evrede dünya karanlığa, felakete ve kötülüklere gömülür. Üçüncü evrede iyilik ve kötülük mücadelesinde iyilik kazanır Zerdüşt halklara doğruyu, adaleti göstererek karanlığı ve aydınlığı birbirinden ayrıştırır. Dördüncü evrede ise her tür kötülük ve karanlık kaybolacak, dünyaya barış ve kardeşlik hakim olacaktır. Zerdüşt burada dünyayı aşamalara ayırırken, ilk dönem insanın yaradılış dönemini konu alır. İkinci dönemde, tufanla insanoğlunun uğradığı felaket vurgulanır. Üçüncü dönemde, Zerdüştlük ve sonrasında gelişen uygarlığa vurgu yapılır. Dördüncü aşama da ise insanoğlunun geleceğe dair taşıdığı umuda, özgürlük düşlerine çağrışım yaparak, geleceği tasavvur eder.

Tarihte Zerdüştlük, ilk defa insan iradesine özgürlük tanıyan ve iradeye önem atfeden bir düşünüş olur. Burada özgür irade, felsefenin başlangıcı ve dinin kul anlayışının reddi olmaktadır. İlk felsefenin (Hint, Çin, Batı felsefesi) Zerdüşt'ten dünyaya yayıldığını belirtmek abartı olmaz. Bu yönüyle gerek felsefede gerekse inanç boyutunda çok özel bir yere sahiptir.

Zerdüşlükte Ateş

Zerdüştlük dini çok derin bir felsefeye sahiptir. Batılı filozoflardan Eflatun kendisini Zerdüşt'ün öğrencisi olarak tanımlamıştır. Yani diyebiliriz ki günümüz modern batı felsefesinin temelidir. Su, toprak, ateşin kutsal sayıldığı dinlerden biridir ve ateşe aydınlığa veya güneşe bakılarak ibadet edilir. Bu ışıklar, aydınlıklar, Tanrı'nın fiziksel temsili olduğuna inanılır. Bu inancın tanrısı Ahura Mazda. Bununla ilişkili olarak ateş, iyi ve kötüyü birbirinden ayıran Tanrısal bir güce sahiptir. Bu inanca göre, ateş bütün varlıklarda bulunur ve canlı ve cansızlarda farklı biçimlerde var olur. İnsanda, hayvanda, bitkilerde, gökte ve yerde bu ateşi değişik zaman ve durumlarda görmek mümkündür. En kutsal olan ateş ise, Tanrı Ahura Mazda ile insan arasındaki ateştir.

Zerdüştlük inancında esas olarak ateşe üç anlam veriliyor. Ya da bu üç anlamda ateş kutsaldır diyebiliriz. Bunlardan ilki, ateşin başlangıcı ev ateşi yani ocak ateşi kabul ediliyor. İkincisi kurbat ateşi (sürekli yanıp kötülükleri uzaklaştıran ateş). Üçüncüsü halk topluluklarınca meydanlarda yakılan ve etrafında eğlenilen ve aynı zamanda ateşle temasa geçerek veya içinden geçerek suç ve günah işlemiş olanlar kime karşı suç veya günah işlemişse onun yakacağı ateşten geçerek kendini temize çıkarması ve suçunu affettirmesine yönelik yakılan ateş ki bunun en güzel örneği de Nevruz ateşidir. Ayrıca yine bu inanca göre ateşin kirletilmesi (kutsallığını bozacak şekilde kullanılması), ateşe su dökülmesi hoş görülmez. Ayrıca ateş sadece suç ve günahlardan arındırıp temizleyen özelliğinin dışında ilahi güç, kuvvet ve kudret veren bir kaynak olarak görülür. Çünkü ateşin Tanrı Ahura Mazda’nın oğlu olarak inanılmasının yanında insanların ruhlarının da ateşten geldiği ve ölümden sonra da ruhların yapılmış olduğu ateşin çekileceği ve onunla birleşeceğine inanılmaktadır.

Avesta ya da Zend Avesta

Zerdüştlüğün kutsal metinlerinin derlendiği
Avesta genellikle iki bölüme ayrılır. Birinci bölüm Vendidad, Visperad ve Yasna'yı içerir. Vendidad, çeşitli dini yasalar ve efsanevi hikâyelerden oluşur. Visperad, kurban edilirken okunan duaları içerir. Yasna ise benzer dualar ve Avesta'da kullanılan genel dilden farklı bir lehçeyle yazılı beş gata içerir. Avesta'nın ikinci bölümüne Khorda Avesta (Küçük Avesta) adı verilir ve tüm inananlar tarafından farklı elementlerin varolduğu belirli günlerde okunabilen kısa dualar içerir. Bu duaların 5'ine Gah, 30'una Sirozah, 3'üne Afrigan ve 6 tanesi de Nyayish denir.

Zerdüştlerin Yaşam Biçimleri ve Prensipleri

Zerdüştlük inancına göre Tanrı kadın ve erkeği bir arada ve birbirine arkadaş yaratmıştır. Arkadaşlar arasında eşitliği temel alan bu inançta kadın ve erkek eşit olarak kabul edilmektedir. Zerdüşt inancının gelişip yayıldığı bölgelerde çok eşliliğin azaldığı ve tek eşliliğin arttığı görülmüştür. Zerdüştilikte, doğru yaşama, ahlaki emirlere uyma esastır. Ahlaki emirler; iyi düşünce, iyi söz, iyi iş diye özetlenir. Fakirlere cömert davranma, yabancılara misafirperverlik, bütün lekelerden uzak kalma, toprağı sürme, sığırlara bakma, sıkıcı şeyleri imha da faziletli işlerden sayılır. Bazı cinsi konular ve ölü bedenine temas, kirlenmeye yol açar, özel ayinler gerektirir. Yine Zerdüşt inancı her alanda tarım ve hayvancılıkla uğraşılıp bol üretimin sağlanmasını tavsiye etmektedir. Temiz hayvanlardan sayılan köpek ve kedinin öldürülmesini büyük günah saymaktadır. Döllenmeyi ve çiftleşmeyi önleme kesin olarak yasaklanmıştır. Bu inançta şarap içkisi için, dini ibadetle ilgili olup, dini düşüncelerin geliştirilip derinleştirilmesi ve ruh gözünün açılması amacıyla içilmekte olduğu vurgulanır. Avesta'nın Gatha bölümünde belirtildiğine göre dini inanç alanında şarkı ve şiirlerin önemli bir yeri olduğu görülür. Cenneti şarkılı bir yer olarak değerlendirdiği dikkate alınırsa bunun önemi daha iyi kavranır.

Temel İbadetler

Zerdüştiler Batılı kültürlerde sanıldığı gibi ateşe tapmazlar. Zerdüştiler dünyada bulunan elementlerin saf olduğuna ve ateşin tanrının ışığı veya irfanı olduğuna inanırlar. Dini törenlere ya da ayinlere çok fazla önem vermeden, "iyi sözler, iyi düşünceler ve iyi hareketler" ilkelerine odaklanırlar. Zerdüştler günde birkaç sefer dua ederler. Zerdüştler'in dini törenlerinde ateşin önünde ayinler yapmalarının sebebi,ateşin karanlığı önlemesidir, zira Zerdüşt inancına göre,kötülük karanlıkla özdeşleşmiştir.
Son düzenleyen Mira; 12 Ekim 2014 16:46 Sebep: Kırık resim linki kaldırıldı.
theMira
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

6 Haziran 2013 / BrookLyn Din/İlahiyat
24 Şubat 2012 / Misafir Din/İlahiyat
23 Ağustos 2016 / Misafir Din/İlahiyat
2 Ekim 2006 / Misafir Din/İlahiyat
26 Ocak 2007 / Misafir Din/İlahiyat