Arama

Ziya Paşa (Abdülhamit Ziyaettin)

Güncelleme: 2 Hafta Önce Gösterim: 2.089 Cevap: 3
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
10 Haziran 2015       Mesaj #1
Safi - avatarı
SMD MiSiM

ZİYA PAŞA

Ad:  ziya paşa.jpg
Gösterim: 563
Boyut:  41.7 KB

asıl adı Abdülhamit Ziyaettin, türk şair, devlet adamı
Sponsorlu Bağlantılar
(İstanbul 1829 - Adana 1880).

Galata gümrüğü kâtiplerinden Feridettin Efendi'nin oğlu. Süleymaniye’deki Mekteb-i ulum-i edebiye' yi bitirdi (1845). Sadaret kalemine memur oldu. Buradayken şiirle ilgileniyor, rint yaşamı sürdürüyordu. Bu dönemde divan edebiyatı yolunda şiirler yazdı. Otuz yaşlarındayken Reşit Paşa’nın yardımıyla saraya kâtip olarak girdi. Burada başıboş yaşamı bırakarak fransızca öğrendi. Âli Paşa'nın sadrazamlığı sırasında saraydan uzaklaştırıldı; Kıbrıs, Amasya vb. mutasarrıflıkları ile Medis-i vâlâ üyeliği vb. memurluklarda çalıştı.

Meşrutiyet yönetimini gerçekleştirmek üzere kurulan Yeni Osmanlı cemiyeti’ne girdi, ikinci kez Kıbrıs mutasarrıflığına atandığı zaman Mısırlı Prens Mustafa Fazıl Paşa'nın çağrısına uyarak Namık Kemal'le birlikte Paris'e kaçtı (1867). Bir sûre sonra Londra'ya geçerek orada Yeni Osmanlılar'ın organı olarak çıkmaya başlayan (1868) Hürriyet gazetesinde Namık Kemal'le birlikte çalıştı. Mustafa Fazıl Paşa'nın BabIâli ile anlaşması üzerine bir süre Cenevre’de yaşadı; Âli Paşa'nın ölümü üzerine İstanbul'a döndü (1871).

Abdülaziz'in tahttan indirilmesinden sonra Maarif müsteşarı oldu (1876). Kanunuesasi encümeni üyeliğinde bulundu. Abdülhamit II döneminde vezirlik rütbesiyle Suriye valiliğine gönderildi. Daha sonra Konya, Adana valiliklerine atandı. Son görevi sırasında Adana’da öldü. "Şiir ve inşa" adlı makalesinde türk edebiyatının sade dil ve anlatıma yönelmesini, halk şiiri kaynağından yararlanmasını öngörmüştü. Kendi şiirinde ise, Divan edebiyatı geleneğine büyük ölçüde bağlı kaldı. Harabat (3 c, 1874) adlı büyük antolojisinde divan edebiyatının değerlerini sergiledi. Bununla birlikte yazılarında, hatta şiirlerinde batı uygarlığının üstünlüklerini gösterdi; zulme, haksızlığa, suiistimale, geriliğe şiddetli bir dille eleştiriler yöneltti. Defter-i âmal adlı basılmamış çocukluk anılarında, dönemi için çok sade bir yazı dili kullandı.

Divan edebiyatının geleneksel biçimleriyle, yer yer edebiyatın anlatım özellikleriyle yazılmış şiirleri, içeriği kadar akıcılığı dolayısıyla halkın dilinde yinelenen özdeyişler haline geldi. Günlük yaşamla, inançlarla, toplumsal sorunlarla ilgili Terkibi bent ve Terciibent'i Tanzimat'tan günümüze kadar en çok sevilmiş, en çok okunmuş ürünlerdendir Siyasetine ağır eleştiriler yönelttiği Âli Paşa hakkındaki yergi yapıtı Zafername", gene Âli Paşa yönetimime ilgili Rüya (bas. 1910), Veraset mektupları (bas. 1910) gibi yapıtları, yazıldığı yıllarda çok etkili olmuş ürünlerdendir. Şiirleri Eş'ar-ı Ziya (1881), Külliyat-ı Ziya Paşa (1925) adlarıyla, ölümünden sonra derlenmiştir.

Kaynak: Büyük Larousse

Son düzenleyen Safi; 20 Aralık 2016 20:15
Biyografi Konusu: Ziya Paşa (Abdülhamit Ziyaettin) nereli hayatı kimdir.
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
20 Aralık 2016       Mesaj #2
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye

ZİYA PAŞA

(1829 İstanbul-1880 Adana),
Ad:  Ziya Paşa.jpg
Gösterim: 294
Boyut:  44.2 KB

Şair. Beyazıt Rüştiyesi'ni bitirdikten sonra Sadaret Mektubi Kalemi'ne, Reşit Paşa'nın ilgilenmesiyle Saraya Mabeyn Kâtipliği'ne alındı (1855). Zaptiye Nezareti müsteşarlığı, Kıbrıs, Amasya, Canik mutasarrıflığı, Bosna Bölgesi müfettişliği, Meclisi Vâla azalığı görevlerinde bulundu. İkinci kez Kıbrıs mutasarrıflığına atanmışken Namık Kemal ile birlikte Paris'e kaçtı (1867). Orada çıkardıkları Hürriyet ve Muhbir gazetelerinde (1868) Abdülaziz'i eleştiren makaleler yazdı; yabancı sermayenin gümrük kapılarını aşarak girmesinin ülke ekonomisinde yaratacağı tehlikeleri belirtti. Devlet yönetiminin bozuk yönlerini göstererek meşrutiyet düşünüsünü yaymaya çalıştı. Namık Kemal, Yusuf Agâh Efendi, Ali Suavi vd. ile birlikte Yeni Osmanlılar Cemiyeti'nin açık yönetim kurulunda görev aldı. Sadrazam Ali Paşa'nın ölümü üzerine (1871) affedilerek İstanbul'a döndü. İcra Cemiyeti reisliği, Devlet Şûrası azalığı görevlerinde bulundu. I. Meşrutiyet'in ilânından sonra Mabeynihümayun başkâtipliği, Maarif müsteşarlığı, Suriye, Konya ve Adana valilikleri yaptı (1877-1880). Divan şiirinin dil ve kuruluş özelliklerine bağlılıktan kurtulamadığı hâlde, öz yönünden değişik temalar işleyerek (Namık Kemal gibi) yeni kavramlar şairi oldu. Toplumsal sorunları, özgürlük, eşitlik, daha iyi bir yaşam gibi, kendisinden önce kullanılmayan özlemleri dile getirdi. "Terci-i Bend", bilgece duygu ve düşünceleriyle sosyal politik şiirde ilk aşama sayıldı. Harâbat önsözündeyse, şiirin tarihî gelişimi üzerine yargılar ileri sürerek yaşadığı döneme kadar gelen şairlerin değerlendirmesini yaptı. Makalelerinde politik düşüncelerinin yanı sıra yazı dilinin sadeleştirilmesini, halkın anlayacağı bir dil kurulmasını savundu.
Sponsorlu Bağlantılar

Başlıca yapıtları:
  • "Zafernâme" (manzum, nesir yergiler, 1868),
  • "Harâbat" (3 cilt, antoloji, 1874),
  • "Eş'âr-ı Ziya" (1881), "Külliyat-ı Ziya" (1925),
  • "Terci-i Bend" ve "Terkib-i Bend" (tarihsiz),
  • "Engizisyon Tarihi" (1881),
  • "Endülüs Tarihi" (2 cilt, 1859, 1886-1888).
Tercümeleri
  • Viardot’tan, Endülüs Târihi'ni,
  • Cheruel ile Lavallee’den, Engizisyon Târihi'ni,
  • J. J. Rousseau’dan "Émile ou de l’éducation" adlı eserini,
  • Moliere’den Tartuffe’ü tercüme etmiştir.

Ziya Paşa'nın Eser Özetleri


  • Şiir ve İnşa: Bu makalesinde divan şiirini Türk şiiri kabul etmez. Halk şiirini Türk şiiri olarak görür. Divan şiirini kişiliksiz, melez bir edebiyat olmakla suçlar.
  • Harabat: Üç ciltten oluşan bir antolojidir. Türkçe, Farsça, Arapça şiirlerden oluşan divan şiiri antolojisidir. Edebiyatımızdaki ilk edebiyat tarihi taslağı sayılır. Bu antolojisinin ön sözünde ise Şiir ve İnşa makalesindeki görüşlerinin aksini savunmuştur. Divan şiirini savunur, halk şairlerinin şiirlerini aşağılar, alaya alır. Halk şairlerinin şiirlerini eşek anırmasına benzetir. Bu çelişkilerden dolayı Namık Kemal “Tahrib-i Harabat” ve “Takip” adlı yapıtlarında Ziya Paşa’yı sert bir şekilde eleştirir.
  • Zafernâme: Tanzimat Döneminin en başarılı hiciv eseridir. Girit Savaş’ında donanmaya büyük yenilgi yaşatan Sadrazam Ali Paşa’yı över gibi görünerek hicveder. Nazım-nesir karışık bir eserdir. Üç bölümden oluşur: kaside, tahmis, şerh.
  • Defter-i Amal: Çocukluk anıları yer alır. Batılı anlamda Türk edebiyatında ilk anı örneğidir. J.J. Rouseau’nun “İtiraflar” adlı eserinden esinlenerek yazmıştır.
  • Rüya: Siyasi eleştiri niteliği taşıyan, düz yazı türündeki eseridir. Türk edebiyatında ilk röportaj sayılabilecek eser, karşılıklı konuşma tarzında yazılmıştır.
  • Eş’ar-ı Ziya: Ölümünden sonra kitap haline getirilen şiirleri yer alır.
  • Külliyat-ı Ziya Paşa: Ölümünden sonra kitap haline getirilen şiirleri yer alır.
  • Terkib-i Bent: Toplumsal çarpıklıkları eleştirir. Bağdatlı Ruhi’nin terkibibendine bir naziredir.
  • Terci-i Bent: Felsefi ve dini konuları işlemiştir. İnsanın faniliğini (geçiciliğini) kavrayıp gerçek varlığı (Allah’ı) aradığı bir şiirdir.
  • Emile: J.J. Rouseau’dan çeviridir.
  • Veraset Mektupları: Siyasi eleştiridir.
  • Engizisyon Tarihi: Cheruel ile Lavallee’den çeviri bir eserdir.
  • Endülüs Tarihi: Viardot’tan çeviri bir eserdir.
MsXLabs.org
-derlemedir.

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
14 Ekim 2017       Mesaj #3
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ziya Paşa
Ad:  ziyapaşa.jpg
Gösterim: 148
Boyut:  17.2 KB

asıl adı ABDÜLHAMİD ZİYAEDDİN
(d. 1825, İstanbul - ö. 17 Mayıs 1880, Adana)
Türk edebiyatında Batılılaşmanın öncülerinden Osmanlı şair ve yazar.
Galata gümrüğünde kâtiplik yapan Erzurumlu Ferideddin Efendi’nin oğluydu. Bayezid Rüştiyesi’ni bitirdi; özel dersler alarak Farsça ve Arapça öğrendi. Bir süre Sadaret Mektubi Kalemi’nde çalıştıktan sonra 1855’te Mustafa Reşid Paşa’nın aracılığıyla sarayda mabeyn kâtipliğine atandı. Bu dönemde Fransızca öğrendi. Âli Paşa sadrazam olunca saraydan uzaklaştırıldı. Kısa süre Zaptiye Nezareti’nde çalıştıktan sonra, 1861’de Kıbrıs, 1863’te de Amasya mutasarrıfı ve Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye üyesi oldu. 1865’te Yeni Osmanlılar Cemiyeti adlı gizli örgüte katıldı. Yeniden Kıbrıs’a atanınca, 1867’de Mustafa Fazıl Paşa’nın çağrısına uyarak Namık Kemal ile birlikte Paris’e kaçtı. Mustafa Fazıl Paşa’nın mali desteğini sağlayarak Namık Kemal ile birlikte Londra’da Yeni Osmanlılar Cemiyeti’nin yayın organı olarak Hürriyeti gazetesini yayımlamaya başladı (1868). Bir anlaşmazlık nedeniyle Namık Kemal ayrılınca gazetenin yönetimini üstlendi (Eylül 1869). Ertesi yıl, Mustafa Fazıl Paşa’nın Bâbıâli hükümetiyle anlaşıp mali desteğe son vermesi üzerine Cenevre’ye gitti. Ali Paşa’nın ölümünden sonra 1871’de İstanbul’a döndü. 1872-76 arasında Şûrayı Devlet üyeliği ile maarif müsteşarlığı yaptı. Kanun-ı Esasi’yi hazırlayan Kanun-ı Esasi Encümeni adlı kurulda görevlendirildi. I. Meşrutiyet’in ilanından sonra, bunu hazırlayanlar II. Abdülhamid tarafından merkezden uzaklaştırıldılar. Ziya Paşa da önce 1877’de vezir rütbesiyle Suriye valiliğine, ardından da Konya ve Adana valiliklerine atandı.

II. Abdülhamid yönetimine karşı özgürlükleri ve meşrutiyeti savunan Ziya Paşa, Batılılaşma yanlısı, yenilikçi Tanzimat edebiyatının da öncüleri arasında yer aldı. Namık Kemal ve Şinasi ile birlikte çağdaş Türk edebiyatının temelini atan üç yazardan biriydi. Hürriyet gazetesinde 1868’de yazdığı “Şiir ve inşa” adlı makalesinde, Türk edebiyatının kendi geleneğine sahip çıkmasını istedi; şiir ve yazı dilinin halkın dili olması gerektiğini savundu. Şiirlerinde eski divan şiiri biçimlerine bağlı kalmakla birlikte içerik yönünden hak, adalet, uygarlık, hürriyet gibi yeni temaları işledi. Toplumsal sorunları ve yeni bir düzen kurulması. konusunu ele aldı. “Terci-i Bend” ve “Terkib-i Bend” adlı iki şiirinden (Terci-i Bend Terkib-i Bend, 1872, 1928) “Terci-i Bend”de insanın yazgısı ve gerçeği kavramasının olanaksızlığı, Tanrı’nın mutlak egemenliği gibi metafizik konuları işledi. “Terkib-i Bend”de de zulüm, adaletsizlik ve haksızlıkları yergici bir yaklaşımla eleştirdi. Arap, Fars ve Türk divan şairlerinin şiirlerini Harabat (1874-75, 3 cilt) adlı antolojide topladı. Zafername (1868, 1975) adlı koşuk-düzyazı karışımı bir yapıtı da bulunan Ziya Paşa’nın Rüya (1910), Veraset Mektupları (1910) adlı kitapları ölümünden sonra yayımlanmış, şiirleri Eş’ar-ı Ziya’da (1881) toplanmıştır. 1992’de yapıtlarından bazıları Eserlerinden Seçmeler başlığıyla yayımlandı.

kaynak: Ana Britannica
SİLENTİUM EST AURUM
teknikcisefa - avatarı
teknikcisefa
Kayıtlı Üye
2 Hafta Önce       Mesaj #4
teknikcisefa - avatarı
Kayıtlı Üye
Ziya Paşa, doğum adıyla Abdülhamid Ziyâeddin, Tanzimat devri devlet ve fikir adamı, gazeteci ve şair.
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

25 Eylül 2013 / Mira Edebiyat
21 Şubat 2010 / Misafir Soru-Cevap
10 Haziran 2015 / Safi Müzik tr
10 Haziran 2015 / Safi Siyaset tr
30 Mayıs 2015 / ahmetseydi Siyaset ww