Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 57.418|Cevap: 2|Güncelleme: 10 Mart 2016

Faiz Nedir?

Mesaja atla
16 Ekim 2008 13:14   |   Mesaj #1   |   
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
FAİZ. İnsanlar borç aldıklarında borçlanma­nın karşılığı olarak ek bir ödemede bulunur­lar. Bu ek ödemeye faiz denir. Pek çok kişi ev, araba ya da ev eşyası satın almak için borç para alır. Borçlarını genellikle faizi de içeren aylık ödemeler biçiminde, düzenli olarak geri öderler.
Bir kişinin 100.000 lirası olduğunu ve bunu değerlendirmek istediğini varsayalım. Örneğimizdeki kişi bu parayı yüzde 65 yıllık faiz oranıyla bir bankada açtığı vadeli tasarruf hesabına yatırmış olsun. Banka bu kişiye her yıl sonunda 100.000 liranın yüzde 65'ini, yani 65.000 lira faiz ödeyecektir. Bu faiz türü basit faiz olarak bilinir.

Sponsorlu Bağlantılar
Yıllar
0 1 2 3 4 5

Faizin daha çok kullanılan türüyse bileşik faiz'dir. Bu faiz türünde yıllık faiz geliri çekilmez, hesapta bırakılır ve böylece o da bir faiz kazancı getirir. 100.000 lira üzerinden bileşik faizin hesaplanması ise şöyle olacaktır: Anapara bir yıl sonra, faizi ile birlikte 165.000 lira olur. Başlangıç yılı sonunda elde edilen bu toplam, bir sonraki yılın anaparasını oluşturur. Başlangıçtaki para miktarının bir­birini izleyen yıllarda alacağı değerler ilgili tablodan izlenebilir.
Miktar (TL)
100.000 165.000 272.250 449.213 741.201 1.222.981
Elde edilen faiz geliri 1.122.981 liradır. Ba­sit faizle, beş kez 65.000 liralık faiz ödemesi yapılsaydı, yalnızca 325.000 lira gelir elde edilecekti. Grafik, basit faiz ile bileşik faiz arasındaki farkı çok daha açık bir biçimde göstermektedir.



Faiz oranı genellikle yatırılan para miktarı­na bağlı olarak artar. Bankalar, öteki mali ya da yatırım kuruluşları aslında, parayı daha düşük faizle ödünç alıp iş çevrelerine ya da hükümete daha yüksek faiz oranıyla borç ve­rerek kâr etmektedir.
Bazı insanlar faizin, aldığı borcu geri öde­mede geciken borçlulardan istenen bir tür ce­zalı ödeme biçiminde başlamış olabileceğini düşünmektedir. Ama zamanla, faiz ödeme iş ilişkilerinin bir parçası olarak algılanmaya başlamış, bireyler yüksek faiz oranlarıyla borç vererek zengin olmuşlardır. ABD'li düşünür Benjamin Franklin faiz gelirine ilişkin olarak "Para para kazandırır, paranın kazandırdığı para daha çok para kazandırır" demiştir.
19. yüzyıl boyunca sanayileşmenin yaygın­laşmasıyla birlikte yeni işlerin kurulması ama­cıyla daha büyük miktarlarda borç para alın­maya başlandı.
Birçok ülkede hükümetler halktan ve yatı­rımcılardan da ödünç para almaktadır. Hükü­metler vergilerden sağladıkları gelir ile birlik­te borç aldıkları paraları savunma giderleri, yol, baraj yapımı gibi işlerde kullanır. Hükü­metler de belirli bir oranda faiz öder. Faiz de oranı ya hükümetçe ya da "piyasa güçleri' nen arz-talep ilişkisine göre belirlenir.

MsxLabs & Temel Britannica

Daisy-BT
6 Temmuz 2011 19:03   |   Mesaj #2   |   
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Faiz


Sponsorlu Bağlantılar
Ödünç olarak verilen paranın kira karşılığı, anaparaya eklenen para, ürem.

Faiz, her zaman birimi sonunda anaparaya ekleniyorsa "bileşik faiz", eklenmiyorsa "basit faiz" söz konusudur. Birim zamanda yüzde p faiz fiyatıyla bankaya yatırılan C miktarındaki anapara, n birim zamanda f= (C.p.n)/100 miktarında basit faiz getirir. Örneğin yıllık %30 faiz veren bir bankaya yatırılan 10 milyon lira 3 yılda f= (10.000.000x30x3)/100 = 9.000.000 lira faiz getirir. Bileşik faiz ise süreklilik gösterir.

Kazanılmış faiz, her zaman birimi sonunda anaparaya eklendiği için faiz daha çok olur. Bileşik faiz durumunda anaparanın n'inci dönem sonundaki miktarı, C(1+p/100)n formülüyle hesaplanır. Yukardaki örneğin verileri formüle konursa 21.970.000 elde edilir ki, bu, bileşik faizin 11.970.000 lira olması demektir. Günlük yüzde 0,2 (binde iki) oranıyla faize verilen 5.000.000 lira anaparanın 9 ay (= 270 gün) sonundaki miktarı, basit faizle 5.000.000 + 5.000.000x0,2x270/100=7.700.000 lira, bileşik faizle 8.575.000 liraya ulaşır. Aradaki fark, bileşik faizde anaparanın her gün artmasından ileri gelmektedir.

MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi

10 Mart 2016 00:57   |   Mesaj #3   |   
Baturalp - avatarı
MOD Moderatör
FAİZ
MsXLabs.org & Vikipedi, özgür ansiklopedi

Sponsorlu Bağlantılar
Faiz, ekonomi biliminde iki anlamda kullanılmaktadır. Birinci anlamda faiz, bir borç anlaşmasının satışı sonucu elde edilen gelir oranıdır. İkinci anlamda ise üretim amaçlı girdi olarak kullanılan sermayenin gelir oranıdır. Bu iki anlam iktisadi açıdan birbirlerinden farklı değillerdir ve iktisatçılar tarafından faiz olarak nitelendirilirler.

Faiz oranı, nominal ve reel olmak üzere ikiye ayrılabilir. Nominal oran, bankalar gibi organizasyon ve kurumlar tarafından açıklanan faiz oranıdır. Reel faiz oranı ise enflasyona göre düzeltilmiş faiz oranıdır ve nominal orandan enflasyon oranının çıkarılması ile bulunur.

Tarihçe
Faiz ile ilgili teorik çalışmalar, son birkaç yüzyılda ortaya çıkmış olsa da, faizin pratikte kullanımı çok eski çağlara dayanmaktadır. MÖ 3000 yıllarında Sümerlerin faiz ile kredili satış yaptıkları bilinmektedir. Tarih boyunca pek çok farklı devlet ve din faize yönelik yasal kısıtlamalar getirmiştir. Bazıları faizi tamamen yasaklarken, bazıları ise faiz oranlarına azami bir sınır getirmeye çalışmışlardır.

FAİZ TÜRLERİ

Basit faiz
Bir yatırımın, yatırım dönemi süresince sadece anaparasının kazandığı faiz oranıdır.Basit faiz şu formül ile hesaplanır:

Basit Faiz = Anapara * Faiz oranı * Süre

Bileşik faiz
Bir yatırımın yatırım dönemi boyunca kazandığı faizin de yeni yatırım döneminde yatırıma tabi tutulması sonucu elde edilen getiriyi gösteren faizdir. Diğer bir deyişle faizin de faiz kazanmasıdır.

Birikmiş faiz
Bir yatırımın, yatırım dönemi içerisinde, ödeme tarihine kadar üzerinde biriken faizdir.

Dönemsel faiz
Bir yatırımın fiilen elde tutulma süresince getireceği faizi ifade eder.

Temerrüt faizi
Bir hukuki ilişkide taraflardan birisinin ödemesinin gecikmesi halinde uygulanan genellikle akdi faizden daha yüksek orandan uygulanan faizi ifade eder.

Kanuni
Bir hukuki ilişkide uygulanacak faiz oranının belirlenmemesi halinde uygulanan ve kanun ile belirlenen faiz oranıdır.

Faizin hukuki niteliği
Faiz hukuki olarak asıl alacaktan ayrı fakat ona bağlı bir yan edimdir. Faiz asıl alacağın varlığına bağlı olduğundan, asıl alacak sona erdiğinde faiz borcu da sona erer. Faiz alacaklısı bu alacağını anaparadan ayrı olarak talep edilebilir. Sona ermiş bir alacağın faizini talep edebilmek için bu hakkı daha önceden saklı saklı tutmak gerekir. Asıl alacağın zamanaşımına uğramış olması, faizi de zamanaşımına uğratır. Alacaklı asıl alacağı devrettiğinde işlemiş ve işleyecek faizi de devretmiş olur. Fakat aksinin kararlaştırılarak, faiz alacağının anaparadan ayrı devredilmesi de mümkündür. Asıl alacak ile faiz genellikle farklı zamanaşımı sürelerine tabidir. Bu nedenle faiz alacaklarının asıl alacaktan önce zamanaşımına uğraması mümkündür. Asıl alacak yönünden zamanaşımının kesilmiş olması faiz alacağı için de kesildiği anlamına gelmez.

Daha fazla sonuç:
faiz nedir

Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç