Arama

Resûlullahın güzel ahlâkı ve âdetlerinden bâzıları şunlardır:

Güncelleme: 15 Ekim 2018 Gösterim: 493 Cevap: 0
Şeb-i Yelda - avatarı
Şeb-i Yelda
Ziyaretçi
15 Ekim 2018       Mesaj #1
Şeb-i Yelda - avatarı
Ziyaretçi
Resûlullahın güzel ahlâkı ve âdetlerinden bâzıları şunlardır:

Sponsorlu Bağlantılar
1- Her çağırana lebbeyk (Efendim) diyerek cevap verirdi. Kimsenin yanında ayaklarını uzatmazdı. Diz çöküp otururdu. Hayvan üzerinde giderken, bir yaya görünce, arkasına bindirird
i.
2- Eshâbının oturdukları yere gelince, baş tarafa geçmezdi. Gördüğü boş bir yere otururdu. Birgün sokağa çıktığında, görenler ayağa kalkınca, (Benim için ayağa kalkmayınız! Ben de sizin gibi bir insanım. Herkes gibi yerim. Yorulunca, otururum.) buyurdu.

3- Yemede, giymede ve herşeyde hizmetçilerini kendinden ayırmazdı. Onların işlerine yardım ederdi.
Her zaman hizmetinde bulunan, Enes bin Mâlik hazretleri; (Resûlullaha on sene hizmet ettim. Onun bana yaptığı hizmet, benim ona yaptığımdan çok idi. Bana incindiğini, sert söylediğini hiç görmedim.) buyurdu.

4- Söküklerini, yırtıklarını diker, hayvanlara yem verirdi. Çarşıdan satın aldığını, eve kendisi götürürdü.
5- Hastaları ziyâret eder, cenâzelerde bulunurdu. Gönül almak için, fakîr, zengin, herkesin hastasını da ziyâret ederdi.

6- Sabah namazını kıldırdıktan sonra, cemaate karşı oturup, (Hasta olan kardeşimiz var mı, ziyâretine gidelim.) buyururdu.
Hasta yoksa, (Cenâzesi olan var mı, yardıma gidelim.) derdi. Cenâze olursa, yıkanmasında, kefenlenmesinde yardım eder, namazını kıldırır, kabre kadar giderdi.

7- Eshâbından birini 3 gün görmese, onu sorardı. Yolculuğa gidenlere, hayır duâ eder, şehirde olanların da ziyâretine giderdi.

8- Yolda karşılaştığı Müslümana önce kendi selâm verirdi.

9- Hep düşünceli, üzüntülü görünür, az söylerdi. Konuşmaya tebessüm ederek başlardı. Lüzumsuz ve faydasız birşey söylemezdi.

Lâzım olunca, faydalı ve mânâsı açık olarak söylerdi. İyi anlaşılması için bazen üç defa tekrar ederdi.

10- Misafirlerine, eshâbına hizmet eder, (Bir kavmin efendisi, en üstünü, onlara hizmet edendir.) buyururdu.

11- Kimsenin aybını yüzüne vurmazdı. Kimseden şikâyet etmez, arkasından söylemezdi. Bir kimsenin sözünü veya işini beğenmediği zaman, (Bazı kimseler, acaba neden şöyle yapıyorlar.) derdi.

12- Çok cömert idi. Yüzlerce deve ve koyun bağışlar, kendisine birşey bırakmazdı. Nice katı kalbli kâfirler, bu ihsanlarını görerek imana gelmişlerdi. Kendisinden birşey istendiğinde, yok dediği hiç işitilmedi. Var ise verir, yok ise, sükût ederdi.

13- Allahü teâlâ, (İste, vereyim!) buyurmuşken, dünya servetini istemedi. Elenmiş buğday unu ekmeğini hiç yemedi. Hep elenmemiş arpa unu ekmeği yerdi.

Doyuncaya kadar yediği hiç görülmedi. Ekmeği katıksız olarak veya hurma ile, sirke ile, meyve ile, çorba ile veya zeytinyağına batırıp yerdi.

14- Bir yemeği beğenmediği işitilmedi. İkram edileni yerdi.

15- Eve gelince, (Yiyecek var mı?) der, yok denirse, oruç tutardı.


Benzer Konular

25 Kasım 2010 / Eyüp kaya Müslümanlık/İslamiyet
3 Mart 2011 / Ziyaretçi Cevaplanmış
9 Nisan 2014 / ELVAN Soru-Cevap
14 Kasım 2012 / Misafir Soru-Cevap
22 Eylül 2013 / halilmert585 Soru-Cevap