Arama

Haberleşme Nedir? Haberleşme ve Haberleşmenin Tarihçesi Hakkında

Güncelleme: 10 Ekim 2017 Gösterim: 9.143 Cevap: 2
Mavi Peri - avatarı
Mavi Peri
Ziyaretçi
7 Haziran 2012       Mesaj #1
Mavi Peri - avatarı
Ziyaretçi
Haberleşme
Kişi, kurum, kuruluş ve toplumlar arasında türlü araç ve gereçlerle karşılıklı haber alışverişi. Batı dillerinden Türkçeye geçen telekomünikasyon sözcüğü de bu anlamda kullanılmaktadır. Bir yere iletmesi için, bir kişiye söylenen sözlü bir bilgi ya da istekten, uzay araçları yoluyla iletişim kurmaya kadar, haberleşmenin basit ya da karmaşık pek çok biçimleri vardır. Haberleşmenin en eski ve ilkel biçimi, sözle ya da uzaktan bir işaretle haberleşmedir. Yakından konuşma yerine geçen işaretler ve beden hareketleri (göz kırpmak, kaş kaldırmak, baş sallamak, çiçek kullanmak, mendil sallamak vb.), uzaktan ses, ateş, duman ve ışık (kurt gibi uluma, baykuş gibi ötme, Kızılderili dumanı salma, dağ başlarında ateş yakma, alevli oklar atma vb.) gibi araç ve gereçleri bulmak bile insanları büyük ölçüde rahatlatmıştır. Mesafeler uzadıkça, iletilecek haberler nitelik değiştirdikçe, bilinen yollar haberleşmeye yetmez oldu. Bu da insanı, yeni haberleşme yolları, yöntemleri ve araçları bulmaya zorladı. Haberleşme alanında da en büyük devrim, yazının bulunuşuyla gerçekleştirildi. Eski mezopotamya ve Anadolu'da tabletler ve yazılı kayalar, eski Mısır'da hiyeroglif sütunları ve papirüs yaprakları, Roma'da duvar panoları vb. haberleşmede büyük kolaylıklar sağladı. Papirüs, ceylan derisi, sonra da kâğıdın bulunması ise, yazılı haberlerin taşınmasını kolaylaştırdı. Kitle haberleşmesiyse, elle yazılıp çok sayıda çoğaltılan metinlerle doğdu. Bu biçimde kitle haberleşmesine Çin'de 7. yüzyıldan, Avrupa'da ise 13. yüzyıldan başlayarak, dünyanın birçok yerinde rastlanmaktadır. Matbaanın bulunması ise, bu alanda önemli ilerlemelere yol açtı. Kitapları çoğaltmanın yanında süreli yayınların, giderek günlük gazetelerin çıkarılmasına olanak sağladı. Tek bir olayı haber veren basılı ilk haber sayfaları, 1470 tarihini taşır (İtalya ve Almanya). 17. yüzyıldan başlayarak haftalık; 1702'den (Londra/Daily Courant) başlayarak günlük gazeteler, Batı Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri'nde çıkarılmaya başlandı. Öte yandan, haberleri daha çabuk iletecek araçlar geliştirildi. Telgraf, telefon gibi telli haberleşme araçlarından sonra alıcı-verici telsiz gereçler, radyo, teleks ve sonunda görüntülü telsiz araçları (televizyon) ortaya çıktı. Haber ulaştırma araçları da, haberleşmenin niteliğine koşut bir gelişme gösterdi. Yayalarla başlayan postacılık işleri, atlı-develi binicilere, güvercinlere vb. gördürülürken, teknolojinin gelişmesine koşut olarak, en gelişmiş taşıt araçları (otomobiller, trenler, uçaklar, uydular) ile alabildiğine çabuklaştı. Gelişimi teknik ilerlemeye, kültür ve eğitime olduğu kadar, geniş yatırımlara da bağlı olan haberleşme, büyük finansmanlar gerektiren girişimler ve kuruluşlar tarafından yürütülmektedir.
Sponsorlu Bağlantılar


MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 3 üye beğendi.
buz perisi - avatarı
buz perisi
VIP Lethe
11 Haziran 2012       Mesaj #2
buz perisi - avatarı
VIP Lethe
Haberleşme Haberleşme Nedir? Haberleşme Hakkında Haberleşme Tanımı

Sponsorlu Bağlantılar
İnsanoğlu var oluşundan bu yana haberleşme gereksinimi duymuştur. Başlangıçta ilkel yöntemlerle haberleşen insanlar zamanla yeni haberleşme teknikleri geliştirmişlerdir. Mağara resimleri yerini dumanlara ateşlere davullara kuşlara bırakmıştır. Daha sonra bulunan telgraf ve telefon bunların yerine kullanılmıştır. Radyo link bağlantılarıyla uzak mesafelere iletim yapılmıştır. Yalnız denizaşırı ülkelerle haberleşme zorlukla sağlanmaktaydı. Uyduyla haberleşme fikri böylece çıkmıştır.

Yerçekimi kanunlarının etkisinde kalarak Dünya etrafında dönen cisimlere “uydu” denir.(Norman 1998) Bir uydunun Dünya merkezine olan uzaklığınıyörüngesinin şekline bağlı olarak sabit veya değişkendir. Başka bir değişle uydu yörüngesi dairesel veya elips şeklinde olmaktadır.

Bir haberleşme uydusu bir çeşit radyo-röle istasyonudur. Dünya yüzeyinden çok yüksekte olduğundan Dünya üzerinde istenen bir noktaya işareti doğrudan gönderebilir. İletim ortamı olarak senkron uydular kullanılmaktadır ki Dünya etrafında bir dönmesi tam 24 saatte yaptığından Dünya üzerinde bir noktaya göre hareketsiz kalmaktadır. Bir Dünya gözlemcisine göre zamanın işlevi olarak sabit yer işgal eden uyduların oluşturduğu sisteme jeostasyoner uydu sistemi denir. Bu sistemde yörünge dairesel olup ekvator düzlemini içermektedir. Jeostasyoner uydu sisteminde bulunan uydular senkron uydulardır. Senkron uydular 36000 km yükseklikte ekvator düzeyi üzerine yerleştirilmişlerdir. Üç senkron uydu ile Dünya’ nın her noktasını görmek mümkündür. (Çölkesen 1999)

Bir uydu birçok yer istasyonu kullanır. Bir uydudan diğer bir uyduya atlama yoluyla Dünya’ nın her hangi bir noktasıyla bağlantı kurulabilir. Bir yer istasyonubir veya birkaç frekansı gönderir ve uygulamada uydunun gönderdiği bütün grup frekanslarını alabilir.

Başlangıçta uydular küçük ve güçleri azdı. Büyük çaplı antenler kullanılmaktaydı. Daha sonra yapılan çalışmalar sonucunda güç arttırılmış ve anten çapları küçültülmüştür. Anten çaplarının küçülmesi yer istasyonu toplam maliyetinin yaklaşık 1/3’ ünü oluşturan anten maliyetinin düşmesine dolayısıyla yer istasyonu toplam maliyetinin düşmesine neden olmuştur.

Yeryüzünde bir ya da birkaç noktadan gönderilen yayınları uydular alır ve istenilen yayın alanına yöneltebilirler. Uydular aracılığı ile yapılan TV yayınlarının getirdiği en önemli üstünlük alınan görüntünün yayın alanının her yerinde güçlü ve temiz kullanılabilir olmasıdır. Burada ki alan ile tüm ülke veya bir kıta kastedilmektedir.

Günümüzde ülkeler ve kıtalar arası telefon teleks faks teleteks televizyon yayınları gazete basımları ve bilgi akış düzeyleri uydudan geçmektedir.

Uydular aracılığı ile haberleşme teknolojisindeki son yıllarda meydana gelen gelişmeler yeni teknolojik gelişmelere ve yeni pazarların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu gelişmeler uydu haberleşme sisteminde duyulan gereksinmenin bir ölçütüdür.

Uluslararası uydu haberleşme kuruluşu INTELSAT (International Telecommunication Satellite Organization) ın 1964 yılında kurulmasından sonra 1965 yılında Dünya’ dan 36 000 km uzaklıkta ekvator üzerinde bulunan jeosenkron yörüngeye ilk INTELSAT uydusu olan INTELSAT-1’ in yerleştirilmesiyle Dünya uydu haberleşmesine başlamıştır.(Norman 1998)

INTELSAT-5 serisi uyduların evrensel (global) haberleşmenin yanı sıra ışın (spot-beam) antenleri ile daha dar bir alanda daha güçlü işaretler vermesi sonucu televizyon yayınlarının yurt içi dağıtımında mevcut geleneksel radyo-link bağlantılarına bir alternatif olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Günümüzde Türkiye’ nin de içinde bulunduğu birçok ülkede bu nokta ışınları kullanarak TV yayınları yapılmaktadır. TV yayınlarının dağıtımında; TV kanalları bir merkezi yer istasyonuna gelmekte ve buradan uydu aracılığı ile bir ülke ya da bölgeye yayınlanmakta ve orada coğrafi koşullara bağlı olmaksızın istenilen yerde ve miktarda yalnız alan uydu antenleri TVRO (TV Receive Only) ile alınarak izlenmektedir.

TVRO antenlerin kullanımının yaygınlaşması ve bu işlevin daha ekonomik olarak yapılabilmesi konusundaki çalışmalar sonucunda TVRO’ dan daha ekonomik olacak Kablolu-TV teknolojisi geliştirilmiştir. (Norman 1998)

Uyduların yörüngeleri ve hızı iyi ayarlanmalıdır. Uydular atmosfer üzerine yerleştirilirken yerçekimi kuvveti ile merkez kaç kuvveti eşit olmalıdır. Eğer uydu çok hızlıysa uzay boşluğuna uçabilir. Eğer uydu çok yavaş olursa yerçekimi sayesinde Dünyaya doğru çekilecektir. Eğer uyduların yerçekimi ile hızları denk olursa uydu “şelale” denen dairesel bir yörünge çizer. Dünyanın yerçekimi deniz seviyesinden yüksekliği ile tanımlanır. Bundan dolayı denizden çok yüksek olan uydular düşük olan uydulara göre Dünya etrafında daha yavaş dairesel hareket yaparlar. (Ha 1990)



In science we trust.
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
10 Ekim 2017       Mesaj #3
Avatarı yok
Yasaklı

Haberleşmenin Tarihsel Gelişimi!


Ad:  kuc59f-tc3bcyc3bc-kalem.jpg
Gösterim: 346
Boyut:  78.3 KB
Dünya Posta Birliği'ne (UPU) üye 191 ülke tarafından her yıl 9 Ekim'de kutlanan Dünya Posta Günü dolayısıyla insanoğlunun dağınık yaşayıştan yerleşik düzene geçişine ve günümüze kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsayan posta ve haberleşme tarihi incelendi. Uzaklık ve coğrafi koşullara bağlı olarak ateşten güvercine, aynadan davula kadar farklı iletişim araçlarını kullanarak haberleşmeye çalışan insanlar, daha sonra güvercinler veya yaya ve atlı postacılarla haberleşme yoluna gitti.

Sümerlerde kil üzerine çiviyle yazılmış tablet mektuplarla başlayan posta ve haberleşme sistemi, Babil İmparatorluğu döneminde Kral Hammurabi'nin yabancı devletlerin yöneticilerine gönderdiği mektuplarla siyasi ve askeri anlamda büyük bir değer kazandı. Akabinde tarih sahnesine çıkan Asurlular zamanında da posta ve haberleşme sisteminde ticari mektuplar sıkça kullanılırken, eski Helen zamanında, savaşlarda kölelerin kafalarının kazıtılıp üzerine yazılarak ordu komutanlarına haber gönderilmesi yoluna gidildi.

Düzenli bir posta ve haberleşme teşkilatının kuruluşu ise İran'daki Pers İmparatorluğu zamanında gerçekleşti. İlgili dönemde ülkede pek çok yeni yol yapılarak, belli mesafelerle "Çaparhane" adı verilen konaklama tesisleri inşa edildi. Her bir konaklama tesisinden diğerine haber ulaştırmak için de atlı ve yaya postacılardan yararlanıldı. Bu düzenli haberleşme ve posta teşkilatı Yunanlılarca da benimsenerek, Büyük İskender ve Roma İmparatorluğu dönemine kadar sürdü.

İslam Dünyasında Berid Teşkilatı!


İslam tarihinde ise posta ve haberleşmede "Berid Teşkilatı" faaliyet gösterdi. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) döneminde var olduğu bilinen Berid Teşkilatı resmi olarak ilk defa Halife Hz. Ömer (r.a.) zamanında kuruldu. Emeviler ve Abbasiler döneminde bu teşkilat güçlendirildi ve büyütüldü. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v) yabancı devlet adamlarını İslam'a davet etmek ve tebliğ amacıyla gönderdiği mektuplar da bu dönemde büyük önem taşıyan resmi yazılı belgeler arasında bulunuyor.

Türklerde Haberleşme!


Türk tarihine bakıldığında ise posta ve haberleşme alanında farklı araçlardan yararlanıldığı görülüyor. Büyük Hun İmparatorluğu'ndan Osmanlı İmparatorluğu'na kadar Türk devletlerinde gündüzleri bayrakla geceleri davullarla ve borularla askeri haberleşme sağlanmıştır. "Karguy" adı verilen ateş kuleleri bu dönemlerde kullanıldı.

Türk ulakları dörtnala giden atlarıyla kağanlarının mektuplarını komşu devlet hükümdarlarına götürürken, kurultay davetleri de Türk beylerine iletildi. Memlük ve Eyyubiler, askeri amaçlar dışında ticari amaçla da güvercinle haberleşmeden faydalanırken, Selçuklularda ise güvercinlerin yanı sıra ulak, çapar ve peyk adı verilen resmi posta görevlileriyle Berid Teşkilatı geliştirildi.

Osmanlı İmparatorluğu dönemine gelindiğinde ise gelişmiş bir posta ve haberleşme örgütü görülmüştür. Özellikle ulak ve menzilhane temeline dayanan bu hizmet, Tanzimat dönemine kadar yalnızca devletin işlerinin yürütülmesinde kullanılmıştır. 1840 yılında Padişah Abdülmecid zamanında Posta Nezareti kuruldu. Posta Teşkilatı'nın Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasında büyük hizmetleri oldu. Özellikle Milli Mücadele döneminden Cumhuriyet'e kadar olan dönemde şifreli telgraflarla savaşların seyri değiştirildi. Böylece Türk ordusu Kurtuluş Savaşı'nı kazandı. Gazi Mustafa Kemal'in de şifreli telgraflarla Lozan Barış Konferansı'nı yönlendirmesiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri atıldı.

PTT hizmetleri Cumhuriyet döneminde millileştirilerek yabancı postaneler kapatıldı, haberleşme ağı devlet kontrolüne girdi. Bu dönemde posta hizmetleri geliştirildi, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında mektup taşımacılığı yatırımları artırıldı. İlerleyen dönemde postanelerde yaygın telefon ağı da devreye sokuldu. Posta ve telefon hizmetlerinde belli standartları belirleyen mevzuat oluşturularak, haberleşme uyduları, otomasyon ve diğer hizmetlerdeki gelişim sürekli devam etti.

Günümüzde ise gelişen teknoloji bağlamında haberleşme artık "anlık" olarak gerçekleşmekte. Türkiye'de yüksek mobil internet hızıyla daha fazla data kapasitesi sunan 4,5G teknolojisi, 1 Nisan 2016 itibariyle kullanılmaya başladı. İnternet hızını 10 katına çıkaran 4,5G teknolojisiyle video görüşmeleri daha net, sosyal medyada paylaşım ise çok daha hızlı gerçekleşme olanağı buldu.

Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin (ITU) verilerine göre, 2020'de gerçekleşmesi beklenen yeni 5G teknolojisiyle 20 Gbps indirme ve 10 Gbps yükleme hızlarına ulaşılacak. 5G teknolojisi 1 km2'deki bir milyon kullanıcıya hizmet verebilecek bir kapasiteye sahip. Bu vesileyle kalabalık ortamlarda ve şehirlerde dahi yüksek iletişim hızından rahatça yararlanabilme fırsatına sahip olunabilecek.

Kaynak: AA Bilim Teknoloji / Science (9 Ekim 2017)

Benzer Konular

31 Ocak 2010 / Antimodes Cevaplanmış
14 Nisan 2010 / Misafir Cevaplanmış
26 Mayıs 2011 / rockk.. Soru-Cevap
13 Aralık 2016 / Misafir Cevaplanmış