Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini
Ne diye böbürlenip büyükleniyorsun. Doğumun bir damla su, ölümün bir avuç toprak değil mi? Hayata tepeden bakarsan insanların sadece tepesini görürsün. Hayata daima insanlarla aynı mesafeden bak. O zaman insanların hem yüzünü, hem kalbini görürsün.....
...
"neden unutmuyorsun?" dedim sanki çok kolaymış gibi.ama yine de insanlar istemedikleri şeyleri unutmakla ünlülerdi.bir kez olsun acılarını unutamaz mı
insan?
"insan aynaya baktığında sadece kendisini görür.gerçek kendisini.senin hiç aynaya bakmadığın bir günün oldu mu?"
ne diyeceğimi ne cevap vereceğimi toparlayamaz bir şekilde sustum.susmam ona yeterli bir cevap olacakki gözlerinde küçümseyici bir ifadeyle gülümsedi.
bu gülümseme mutluluktan tamamen uzak,soğuk ve acımasız bir gülümseyişti.
...
Yıldızlar kayarken,
Ne isterim ki,
Bir avuç….
Mutluluktan başka.
Burada yaşadıklarım,
Ne sevdaya benzer,
Nede aşka.
Kime gönül verdiysem,
Şu yalancı dünya da.
Bir tek kendisi var,
Varsa da yoksa da.