Arama

Elementler - Kalay

Güncelleme: 24 Temmuz 2018 Gösterim: 13.869 Cevap: 7
kompetankedi - avatarı
kompetankedi
VIP Bir Dünyalı
11 Nisan 2007       Mesaj #1
kompetankedi - avatarı
VIP Bir Dünyalı

kalay (Sn)

Ad:  sn.JPG
Gösterim: 338
Boyut:  25.9 KB

periyodik tablonun IVa grubunda (karbon grubu) yer alan kimyasal element; gümüşsü beyaz renkli, yumuşak bir metaldir.
Sponsorlu Bağlantılar

Günümüzde lehimlerde, gıda ürünlerinin saklandığı çelik kutuların kaplanmasında ve yatak metallerinde yaygın olarak kullanılır.
Bulunduğu yerler, özellikleri ve kullanım alanları. Kalayın bakırlı alaşımı olan tuncun kullanımı çok eski çağlara dayanır. Irak’ta İÖ 3500’lere ait yüzde 10-18 oranında kalay içeren tunç aletlere rastlanmıştır. İÖ 1500’lerde Kafkasya’da ve daha spnra İran’da, İngiltere’de, Fransa’da ve İspanya’da kalay madenciliği yapıldığına ilişkin kanıtlar vardır. Fenikelilerin İÖ 1100’lerde ticaret yoluyla tunç kültürünü Doğu Akdeniz’e yaydıkları düşünülür. 9. yüzyılda Malezya ve Çin, 18. yüzyılda Endonezya ve Tayland gibi bölgelerde de kalay madenleri açılmıştır. 20. yüzyılın başlarında da Bolivya, Zaire ve Nijerya’da önemli kalay yatakları bulunmuştur.

Yerkabuğundaki volkanik kayaçlarda yaklaşık milyonda bir oranında bulunan kalay, doğada çoğunlukla, bir kalay oksit minerali olan kasiterit cevher yatakları biçiminde bulunur; bununla birlikte kimi yerlerde doğal metal kütlelerine de rastlanmıştır. Ağır ve kimyasal etkilere karşı dayanıklı olan kasiterit, çoğunlukla su akışının çok yavaş olduğu akıntılarda büyük plaser çökelleri oluşturur. Kalay bu cevherin yansımalı fırınlarda kömürle indirgenmesi yoluyla elde edilir. Kalay kaplı hurda malzemelerden kalayı geri kazanmak için çeşitli işlemler geliştirilmişse de bunlar genellikle ekonomik değildir.

Kalay zehirli olmayan, sünek ve dövülgen bir metaldir ve haddeleme, döndürme ve ekstrüzyon gibi çeşitli soğuk işlem teknikleriyle işlenebilir. Havadaki oksijenle hemen tepkimeye girerek koruyucu kalay (IV) oksit katmanını oluşturduğundan, açığa çıkarıldığında kalay rengi değişmez. Erime noktasının düşük olması ve demir, çelik, bakır ve bakır alaşımlarının temiz yüzeylerine sıkıca tutunabilmesi nedeniyle yükseltgenmeyi önleyici kaplama malzemesi olarak kullanılır. Kalay, beyaz (beta) kalay ve gri (alfa) kalay olmak üzere iki ayrı biçimde bulunur. Beyaz kalayın sünek ve dövülgen olmasına karşılık gri kalay toz halindedir ve kullanımı yaygın değildir. Gri kalay 13,2°C’nin üstünde beyaz kalaya dönüşür; 100°C’nin üstünde bu dönüşüm çok hızlı gerçekleşir. Parlak beyaz metalin düşük sıcaklıklarda ani olarak gri biçime dönüşmesi ise “kalay vebası” olarak adlandırılır. Bu dönüşüm - 50°C’nin altında çok hızlıdır. Bu nedenle metalin çok soğuk bölgelerde kullanılması ciddi sorunlara yol açar. Ama ticari değeri olan yüksek tenörlü kalay cevherlerinde kalayla birlikte yer alan az miktarlardaki antimon, bizmut, bakır, kurşun, gümüş ve altın bu dönüşmeyi önler.

Beyaz kalay tetragonal, gri kalay ise elmas gibi izometrik (kübik) sistemde kristalleşir. Kalay, büküldüğünde kristallerin birbirine sürtünmesi sonucu kendine özgü bir ses çıkanr. Kuvvetli asit ve bazlardan kolayca etkilenir ama nötr çözeltilerden çok fazla etkilenmez. Klor, brom ve iyotla kolay tepkimeye girmesine karşılık, flüorla oda sıcaklığında çok yavaş tepkir. Arı halde kalay başta teneke yapımında olmak üzere dökme demir, bakır ve bakır alaşımlarından yapılan eşyaların kaplanmasında, damıtık su borularında, elektrik sigortası tellerinde, diş macunu, tıraş kremi gibi malzemelerin doldurulduğu tüplerde, elektrikli kaplama işlemlerinin anotlarında, düz cam yüzdürme havuzlarında, levha ve folyolarda kullanılır. Kalayın bakır, kurşun, antimon, bizmut, kadmiyum, gümüş gibi metallerle kolaylıkla oluşturduğu alaşımlardan da pek çok alanda yararlanılır. Kalay, tenekeden sonra en çok yumuşak lehimlerde kurşunlu alaşım olarak kullanılır. Bir yatak alaşımı olan Babbitt metali (beyaz metal) kalay temelli bakır ve antimon içeren bir alaşımdır. Sünekliği ve kolay işlenebilirliği pek çok metalden üstün olan sert kalay da (kral madeni) antimon ve bakır içeren bir kalay alaşımıdır ve ev araçları yapımında uzun yıllardır kullanılmaktadır. Çeşitli baskı işlemlerinde kullanılan hurufat alaşımı ise değişen oranlarda kalay, antimon ve kurşundan hazırlanır. Tunç, kalay oranı fazla bir tunç türü olan çan alaşımı, fosforlu tunç ve basınçlı döküm alaşımı da önemli kalay alaşımlarıdır. Niyobyumlu alaşımı ise 18 K (-225°C) gibi düşük sıcaklıklarda bile kullanılan bir üstün iletkendir ve bu özelliğini çok güçlü magnetik alanlarda bile korur. Düşük nötron soğurma özelliği olan zirkonyuma yüzde 1,5 oranında kalay katılarak elde edilen yenime karşı dayanıklı zirkalay-2 alaşımı, soğutucu olarak basınçlı su kullanan nükleer reaktörler için uygun bir yapı malzemesidir.

Cevher hazırlama, ergitme ve arıtma

.
Birikinti çökellerinden elde edilen derişkiler doğrudan ergitilebilir; ama yüzde 40-60 oranında kalay içeren maden damarlarındaki çökeller önce altı yanma odalı Herreshoff fırınında 650°C-760°C’de kavrulur ve daha sonra hidroklorik asitle yıkanarak kükürt ile öbür metal katışkılardan temizlenir. Yıkama ve kurutmadan da geçen cevher ergitilmeye hazır duruma gelir. Kalay dioksitin karbonla indirgendiği sıcaklıkta demir gibi başka metallerin oksitleri de indirgenerek kalayla sert bileşikler oluşturduğundan; kalay, ergitme sıcaklığında çok akışkan bir yapı kazanarak tuğlamsıların (refrakter) gözeneklerini doldurduğundan ve fırın kaplamalarıyla tepkimeye girerek cüruf oluşturduğundan, ergitme iki aşamada gerçekleştirilir. İlk aşamada bir yansımalı (döner alevli) fırın ya da yüksek fırında birincil ergitme yapılır, ikinci aşamada da cüruf ve kaymak yeniden işlem görür. Kesikli bir işlem halinde sürdürülen ergitme işlemi, 1.200°C-1.300°C’de 10-12 saatte tamamlanır, daha sonra fırının içindekiler bir çöktürücüye alınır ve üstteki cüruf genellikle bir dökme demir potaya çekilir. Çöktürücünün altındaki erimiş kalay ise arıtılmak üzere çubuklar halinde dökülür. Yüzde 10-25 kalay içeren cüruf aynı tür bir fırında, ama bu kez 1.480°C gibi daha yüksek bir sıcaklıkta yeniden ergitilir. İndirgeyici olarak çok ince öğütülmüş antrasitten yararlanılır; öte yandan malzemenin erimesini ve indirgenmesini kolaylaştırmak üzere fırına kireçtaşı ve demir metali de katılır. Günümüzde kalay ergitme işlemleri 3 fazlı modern Heroult ark fırınlarında yapılmaktadır.

Ergitme sonunda elde edilen ham kalay ısıyla ya da elektroliz yoluyla arıtıldığı son bir işlemden geçer. Isıyla arıtmada, ham kalay küçük bir yansımalı fırında erime noktasının üstüne kadar ısıtıldıktan sonra bir kaynatma kazanma alınır. Erime noktaları kalaydan daha yüksek olan metaller fırında cüruf halinde kalır. Erimiş kalay kaynatma kazanında buhar ve basınçlı havayla karıştırıldığında geri kalan katışkılar hafif bir cüruf oluşturur ve ergitmeye geri gönderilir. En az yüzde 99,8’lik arı kalay kalıplara dökülerek külçe haline getirilir. Elektroliz yoluyla arıtılan kalayın arılık derecesi, fırınlarda arıtılana göre daha yüksektir (% 99,99’un üzerinde).

Genellikle kalay temelli alaşımlar halindeki hurda metalden de yılda birkaç bin ton kalay geri kazanılmaktadır. Kalayın 24 izotopu saptanmıştır. Doğal kalay 10 kararlı izotopunun karışımı halinde bulunur; bunlar kalay -112 (% 0,96), kalay -114 (% 0,66), kalay -115 (% 0,35), kalay -116 (% 14,30), kalay -117 (% 7,61), kalay-118 (% 24,03), kalay -119 (% 8,58), kalay -120 (% 32,85), kalay -122 (% 4,72) ve kalay -124’tür (% 5,94).

Kimyasal Özellikleri


havada
Ad:  sn2.JPG
Gösterim: 68
Boyut:  8.8 KB
yüksek derecede
Ad:  sn3.JPG
Gösterim: 61
Boyut:  8.9 KB
HCl ile
Ad:  sn4.JPG
Gösterim: 65
Boyut:  9.6 KB
HNO3 ile
konsantre
Ad:  sn5.JPG
Gösterim: 59
Boyut:  10.4 KB
Ad:  sn6.JPG
Gösterim: 62
Boyut:  10.6 KB
KOH ile
Ad:  sn7.JPG
Gösterim: 64
Boyut:  10.3 KB
oksitler
Ad:  sn8.JPG
Gösterim: 57
Boyut:  9.3 KB
Ad:  sn9.JPG
Gösterim: 65
Boyut:  9.2 KB
hidroliz
Ad:  sn10.JPG
Gösterim: 58
Boyut:  10.9 KB
Ad:  sn11.JPG
Gösterim: 47
Boyut:  10.0 KB
Ad:  sn15.JPG
Gösterim: 49
Boyut:  13.7 KB
sülfit ile
Ad:  sn12.JPG
Gösterim: 48
Boyut:  9.0 KB
Ad:  sn13.JPG
Gösterim: 47
Boyut:  10.4 KB
Ad:  sn14.JPG
Gösterim: 48
Boyut:  10.2 KB

Bileşikleri


Kalay +2 ve +4 değerlikli olduğu iki ayrı bileşik dizisi oluşturur. Ticari açıdan önemi olan kalay II bileşikleri şunlardır: Kalaylamada ve polimerlerin, boyaların üretiminde indirgeyici olarak kullanılan kalay (II) klorür (SnCl), kaplamada ve kimyasal ayıraç olarak kullanılan kalay tuzlarının üretiminde başlangıç maddesi olan kalay (II) oksit (SnO) ve diş macunlarının başlıca bileşeni olan kalay (II) flüorür (SnF2). +4 değerlikli öbür kalay tuzlarının üretiminde başlangıç maddesi ve parfümlerde kararlılaştırıcı olarak yaygın biçimde kullanılan kalay (IV) klorür (SnCl) ve çelik parlatma tozu ile bazı sanayi işlemlerinde katalizör olarak yararlanılan kalay (IV) oksit (SnCh) ise kalayın +4 değerlikli olduğu önemli bileşikleridir.

Kalayın karbonla bağ oluşturduğu 500’den çok organokalay bileşiği vardır. Organokalay kararlaştırdılar, polivinil klorürün ışık ve ısı karşısında değişmesini önleyici malzeme olarak kullanılır. Ayrıca çok sayıdaki başka organokalay bileşiği de zararlı öldürücülerinin ve mantar ilaçlarının başlıca bileşenidir.
kaynak: Ana Britannica
BAKINIZ Kalay Nedir?

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 24 Temmuz 2018 15:01
ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
24 Haziran 2009       Mesaj #2
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Ad:  sn1.JPG
Gösterim: 55
Boyut:  30.0 KB

Kalay ve Kullanım Alanları


Kalay, beyaz renkli yumuşak bir metaldir. Kimyasal simgesi Sn, atom numarası 50, atom ağırlığı 118,69 olan bu elementin en önemli özelliği, asitli maddelere karşı çok dayanıklı olmasıdır. Katışıksız kalayın göz alıcı bir parıltısı vardır. Kolayca biçimlendirilebilir ve 0,03 milimetreden daha ince yapraklar haline getirilebilir; bu metal yapraklara "kalay folyo" denir. Kalayın insan vücudu üzerinde zehirleyici herhangi bir etkisi yoktur, bu nedenle besin maddelerinin taşınmasında ve korunmasında rahatlıkla kullanılabilir.
Sponsorlu Bağlantılar

İnce bir dökme kalay çubuk bükül­düğünde bir çıtırtı çıkarır; bu sesin, metalin içindeki kristallerin birbirlerine sürtünerek ezilmesinden kaynaklandığı sanılır. Katışıksız kalay uzun süre çok düşük sıcaklıklarda tutul­duğunda, fiziksel biçimini değiştirerek gri renkli bir toz haline dönüşür. Kalaya çok az miktarda kurşun, bizmut ya da antimon katı­lırsa bu tür bir dönüşüm gerçekleşmez. Kalay 232°C'de erir; bu sıcaklık, pek çok başka katışıksız metalin erime noktasından oldukça düşüktür.
Konserve kutularının yapımında kullanılan teneke denen metal levhalar, kalaylanmış, yani kalay kaplanmış çelik saclardır. Çelik sacların, yani ince çelik levhaların kalaylan­masında sac, ya erimiş kalay banyosuna daldı­rılır ya da elektrolitik kaplama yöntemiyle kaplanır. Eskiden bakır kap ve tencereler, ısıtılarak üstlerine kalay tozu serpilir ve böylece kalaylanırdı. Kalay, havayla temas etmediği zaman asitli maddelere karşı çok dayanıklıdır; bu nedenle hava sızdırmayan yiyecek kapları ve konserve kutuları, kalay kaplı metal saclar­dan yapılır.

Kalay eskiden diş macunu ve merhem tüpü gibi elle sıkılabilen tüplerin yapımında, kalay folyo ise tütün ve şeker gibi maddelerin ambalajında kullanılırdı; ama bugün bu tür uygulamalarda kalayın yerini büyük ölçüde alüminyum ve plastikler almıştır. Aslında katışıksız kalay çok pahalı olduğundan, bazı nitelikli gereçlerin dışında hemen hemen hiç­bir zaman tek başına kullanılmaz. Bunun için ya kurşun ve kalay alaşımlarından ya da kalayla kaplanmış kurşun folyolardan yararla­nılır.
En önemli kalay alaşımları, tunç (bakır ve kalay), top metali (bakır, kalay ve çinko) ve lehimdir (kurşun ve kalay). Lehimin erime noktası, kendisini oluşturan kurşun ve kalayın erime noktalarından daha düşüktür. Wood metali denen kalay alaşımının erime noktası daha da düşüktür (71°C); balmumu da hemen hemen aynı sıcaklıkta erir. Wood metali binalarda, yangın söndürme tesisatındaki su püskürtme memeleri için tıkaç olarak kullanı­lır. Yangın başlarsa, bu tıkaçlar kolayca erir ve su otomatik olarak püskürmeye başlar.

Motor yataklarının ve benzeri makine par­çalarının yapımında kullanılan Babbitt metali ile öteki alaşımlara da kalay katılır. Yataklar, makinenin yapıldığı malzemeye göre daha yumuşaktır ve taşıdıkları makine parçası yeri­ne kendileri aşınarak koruma işlevi görürler. Matbaa harflerinin döküldüğü metal, çan metali ve kral madeni de kalay içerir.

Yaklaşık İÖ 1000'de, Akdeniz'in doğusun­da yaşamakta olan Fenikeliler'in çeşitli ada­lardan kalay çıkardıkları bilinmektedir; bu adaların İngiltere'de Cormvall açıklarındaki Scilly Adaları olduğu sanılmaktadır. Kalay cevheri (kalay içeren taş ve topraklar) genel­likle, granit ve başka kayaçların çatlaklarını dolduran damarlar halinde bulunur. Bu da­marlarda kalay metal halinde değil, kimyasal bir bileşik durumundadır; kalay oksit yapısın­daki bu bileşiğe kasiterit denir.
Dünyadaki en önemli kalay yatakları, Ma­lezya, Rusya, Bolivya, Tayland, Çin ve Endonezya'dadır. Bolivya'da kalay, And Dağları' nın doruklarındaki yataklardan çıkarılır; ama öteki yerlerde genellikle, suların sürükleye­rek ırmak yataklarında ya da düzlüklerde biriktirdiği çökellerden elde edilir. Alüvyon çökeli ya da plaser çökeli denen bu yataklar, yüzeye oldukça yakındır.

Kalay üretiminde, önce cevher iyice kırılır ve üstüne su püskürtülerek içindeki kum ve killerden arındırılır. Bu durumdaki cevhere, "derişki" ya da "konsantre" denir. Daha sonra cevher, kömür ve kireçtaşı ile birlikte bir yüksek fırında eritilir. Metal eriyince, istenmeyen maddeler sıvının yüzeyine yükse­lir; cüruf denen bu maddeler sıyrılıp alınır ya da erimiş kalay, fırının altından dışarı çekilir. Kalay daha sonra bir başka kazanda yeniden eritilerek anlaştırılır. Bu işlemde karışım, içine basınçlı hava ya da buhar püskürtülerek çalkalanır ya da yeni kesilmiş ağaç sopalarla karıştırılır. Bu işlem kalayın içinde nem oluş­masına ve eriyiğin şiddetle kaynamasına yol açar; bunun sonucunda da içindeki geri kalan bütün istenmeyen maddeler, yani katışkılar cüruflaşarak yüzeye çıkar, buradan da sıyrıla­rak alınır. Kalay daha da anlaştırılmak isteni­yorsa elektroliz işleminden geçirilir.
MsXLabs.org & Temel Britannica

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 24 Temmuz 2018 15:01
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!
asla_asla_deme - avatarı
asla_asla_deme
VIP Never Say Never Agaın
15 Mart 2010       Mesaj #3
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
Ad:  sn.JPG
Gösterim: 62
Boyut:  35.8 KB
Kalay çok eskiden beri bilinen ve kullanılan bir metaldir. İlk kalay ihtiva eden alaşımlar M.Ö. 3200-2500 yıllarında Mezopotamya'da kullanılmaya başlanmıştır.
Kalay, özgül ağırlığı 7.3, erime noktası 232 °C'dir. Atom ağırlığı 118.6, atom numarası 50'dir. En önemli ve ekonomik minerali kassiterittir (SnO2). Kassiteritin yoğunluğu 6.8-7.1, sertliği 6-7 ve rengide kahverengi, kahverengi-siyahtır. Stannit, Frankit, Confıeldit ve Teallit gibi kompleks sülfid minerallerinden de çok küçük miktarlarda kalay elde edilmektedir.
Kalay yatakları, damar ve ağsal veya dissemine şeklindedir. Çok ender masif şekilde de görülürler. Kassiterit ihtiva eden kayaçların ayrışmasıyla kassiterit serbestleşir ve akarsular ile denizlere taşınıp deniz kumlarında birikerek ikincil kalay yataklarını (Plaserler) meydana getirir. En önemli ve ekonomik plaser kassiterit yatakları denizel olanlarıdır.
Bugün için birincil kalay yataklarında ekonomik element yalnızca Sn olması halinde işletilebilir. Ekonomik tenör % 1-1.5 Sn'dir. Kalayın yanısıra Pb, W, Cu, Ag gibi yan ürünlerin eldesi sözkonusu ise, bu tenör düşebilir. Plaser kalay yataklarında 0.25 kg/m SnO2 ekonomik olarak işletilmektedir.

Kalay kalite açısından A sınıfı (% 99.8) elektrolitik kalay (% 99.95-99.98 Sn), sert kalay (% 99.6), teknik kalay (% 99) olarak sınıflandırılır. Kalayın kullanıldığı lehim malzemeleri de antimuanlı lehim (%95 Sn + % 5 Sb), gümüşlü lehim (% 95 Sn + % 5 Ag) ve yumuşak lehim (% 70 Sn + % 30 Pb) veya değişik yüzdelerde olarak ayrılmaktadır.
Kalaylı alaşımların en önemlileri, bakırla yaptığı bronz (% 1 0-5 sn ihtiva eder) antimuan ve bakırla yaptığı yatak metali (Babbit metal) ve beyaz metaldir.

Kalay metali, kalın çubuklar, külçeler, pikler ve parçalar halinde (50 kg'lık yada daha az) alınır ve satılır. ABD'ye ithal edilen kalay metali çoğunlukla 45 kg'lık pikler halindedir. Çoğunlukla "Düz" yada "A Kalite" kalay olarak tabir edilen ticari anlamda saf kalay minimum % 98.8 kalay içeriğine sahiptir. Daha yüksek kaliteli elektrolitik olanların % 99.95-99.98 kalay içeriği vardır. Sert kalay % 99.6, teknik kalay ise % 99 kalay içermektedir.
American Society of Testing and Materials (ASTM) 1982-1984 yıllarında, Pik Kalay Grubu, A kalite kalay için; % 99.85 minimum kalay ve % 0.030 maksimum bizmut içeriği sınırlaması getirmiştir.

Lehimli Kompozisyonlar ise; Antimuanlı-kalay lehimi (% 95 kalay, % 5 antimuan) Kalay-gümüş lehimi (% 95 kalay, % 5 gümüş) Yumuşak lehim (%1-70 kalay, kalanı kurşun)dir.
Bronzlar ise % 10-15 kalay ihtiva eden kalaylı alşımlardır. Kalay-bazlı beyaz metal kalaya ek olarak % 4.5-15 antimuan ve % 3.5-8 bakır katılımı ile oluşturulmaktadır.

DÜNYADA DURUM
Plaser yataklardaki en yaygın madencilik yöntemi kovalı taraklama makinaları ile yapılan madenciliktir. Bunun yanısıra çakıl pompaları ve çeşitli açık işletme yöntemleri de plaser kalay yataklarında kullanılan işletme yöntemleridir.
Damar tipi kalay cevherleşmelerinde uygulanan madencilik yöntemi, diğer cevherleşmelerde uygulanan yöntemlerle aynı olup, genellikle cevherleşme zonuna kuyu ve galerilerle girilir ve cevher yeryüzüne çıkarılır.

Kovalı taraklama sisteminde, cevher kovalar tarafından kazılarak dışarı taşınır. Daha sonra eleklerde yıkanıp jig ve sallantılı masalarda konsantre edilir. Burada elde edilen kaba konsantre, nihai konsantre (% 70-75 Sn'lik) elde etmek üzere konsantratöre gönderilir. Gravite konsantrasyona dayanan bu sistemde manyetit de kalayla birlikte zenginleştirildiğinden, nihai konsantre kurutulduktan sonra manyetik seperatörle manyetitten temizlenir.

Primer kalay cevherleşmelerinde, kalay cevherinin zenginleştirilmesinde diğer yöntemlere oranla daha ucuz maliyetli olan gravimetrik yöntemler kullanılır. Kalayın dissemine olarak ince tane boyutunda dağıldığı yataklarda flotasyon yöntemi de kullanılır. Ancak, bu yöntemde verim genellikle % 70'in altında kalır. Gravimetrik yöntemle elde edilen konsantre, içindeki sülfürlü ve ağır mineraller nedeni ile plaser yataklardan elde edilen konsantreye oranla daha düşük tenörlüdür (% 40-60 Sn). Dolayısıyla bu tenörü yükseltmek için konsantrenin sülfürlü minerallerden arıtılması gerekir ki, bu da kavurma, manyetik ayırma ve flotasyonla gerçekleştirilebilir.
Kasiterit konsantresi karbonla 1200-1300 °C'de ısıtılarak metalik kalaya indirgenir. Genellikle ancak plaser tipi yataklardan elde edilebilen saf kasiterit konsantreleri doğrudan izabe edilebilirken, diğer yataklardan elde edilen konsantrelerin izabe edilmeden önce emprüritelerinden temizlenmesi gerekmektedir .

Rezervler
Dünya kalay baz rezervleri 12 milyon tondur. Dünya toplam kalay kaynakları ise 37 milyon ton olarak tahmin edilmektedir. Dünya kalay rezervleri Tablo 6.1 'de verilmiştir. Buna göre gelişmiş ülkelerde kalay kaynaklarına sahip olma oranı % 4.8, gelişmekte olan ülkelerde ise % 62.8'dir. Çin ve Eski Sovyetler Birliği'nde bu oran % 32.4'dür. Statik rezerv durumunun 35 yıl olacağı tahmin edilmektedir( Minerals Handbook, 1998-1999).

Kalay maden üretimi ve izabe/rafineri üretimleri Tablo 6.2'de verilmiştir. 1995 yılında 204 200 ton, 1996'da ise 221 500 ton kalay üretilmiştir. Dünya toplam maden üretim kapasitesi 221 000 ton kalaydır. Çin 1996 yılında üretimin % 31.4'ünü karşılamıştır. İkinci sırada % 23'lük üretimle Endonezya ve daha sonra Peru, Brezilya ve Bolivya yer almaktadır. Kalayın yıllık üretim değeri 1997 fiyatlarıyla, rafine edilmiş metal bazında 1.31 milyar US $'dır.

Dünya izabe/rafineri üretimi 377 500 ton kalay olup maden üretiminden daha yüksek bir kapasite sözkonusudur. 1995 ve 1996'da izabe/rafineri miktarları cevher üretim miktarlarına paraleldir. Yine bu kapasitenin, kalayın maden üretimini yapan ülkeler tarafından kullanıldığı görülmektedir. Bir diğer husus dünya kalay üretim miktarında zaman zaman düşüşler görüldüğüdür. Örneğin, kalay üretiminin 1987'de 100 000 ton seviyelerinde gerçekleştiği, 1988-1990'larda yükseldiği 1992'de tekrar üretimin azaldığı ve daha sonraki yıllarda artış eğilimi içinde olduğu görülmektedir. İkincil kaynaklardan kalay üretimi de sözkonusudur. Kalay, izabe tesisi artıklarından 1995 yılında 7 450 ton kalay üretilmiştir (istatistiklerde yer alan miktar). Bununla birlikte kalay içeren hurdalardan bazı endüstriyel ülkelerin önemli olan kalay geri kazanımları da mevcuttur; örneğin ABD'de 1995'de 11 400 ton nikelin üretildiği bilinmektedir. Diğer ülkelerin verileri tümüyle istatistiklerde yer almamaktadır

Konsantre Tüketimi ve Talep Artışı
Dünyada bazı önemli tüketiciler ve bunların tüketimdeki büyüme oranları Tablo 6.3'de verilmiştir. Kalay dünya toplam tüketimi 1995'de 229 300 ton, 1996'da 233 100 ton olup bu miktarın önemli bir bölümünü batı dünyası tüketmektedir; 1995'de 179 500 ton, 1996'da 178 000 ton.
Yine dünya toplam kalay tüketimindeki artış 1960'larda % 2.1, 1970'lerde % -0.4, 1980'lerde % 0.5 olarak gerçekleşmiştir. Buradan kalay tüketimindeki artış eğiliminin devam ettiği sonucuna varılabilir.

Kalay Kullanım Alanları
Kalay teneke yapımında, kaplamacılıkta, çeşitli alaşımlar, lehim ve kimyasal madde yapımında kullanılır. Otomotiv endüstrisinde de motor yataklarında, kaporta, radyatör, yağ ve hava filtrelerinde kullanılır. Uçak ve gemi endüstrisi ile elektrik ve elektronik sanayinde geniş bir kullanım alanı vardır. Kimya sanayinde boya, parfüm, sabun, poliüretan üretiminden diş macunu yapımına kadar geniş bir alanda tüketilir. Bunların yanında matbaacılıkta, mutfak malzemeleri ve cam endüstrisinde de kullanılmaktadır

Kalayın İkamesi
Alüminyum, kalaysız çelik, cam, kağıt ve plastikler tenekedeki kalayın yerine ikame olabilir. Metalik olmayan materyaller, bakır, alüminyum ve çinko kaplı ürünler çatı kaplamasında ve yapı uygulamalarında kullanılabilir. Alüminyum alaşımlar, bakır bazlı alaşımlar ve plastikler, bronzdaki kalayın yerini alabilir. Epoksi reçineler, yeterli olarak verimli olmasa da lehimde kullanılabilir.
MsXLabs.org & MTA
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 24 Temmuz 2018 15:02
Şeytan Yaşamak İçin Her Şeyi Yapar....
buz perisi - avatarı
buz perisi
VIP Lethe
7 Temmuz 2012       Mesaj #4
buz perisi - avatarı
VIP Lethe
Kalay
Periyodik cetvelin IV A grubunda yer alan gümüş beyazı renkte metal element. Güneydoğu Asya'da, Bolivya, Zaire ve Nijerya'da kasiterit (SnO2) olarak bulunur. Filizinin suyla yıkanıp zenginleştirilmesi, kavrularak sülfürlerinden arındırılması ve reverber fırınlarda ya da bir tür küçük yüksek fırınlarda indirgenmesiyle elde edilir. Saflaştırmak için, ergime noktası dolayında, eğimli bir yüzeyden akıtılır. Böylece içindeki yabancı maddeler, yüzeye yapışarak kalır. Bu işlemler, uzun ve karmaşık olduğundan kalay, pahalı bir metaldir.

İki allotropu vardır: Beyaz kalay ve gri kalay. Beyaz kalay, bildiğimiz metalik kalaydır. Bu, 13°C'tan düşük sıcaklıkta, metalik olmayan gri kalaya dönüşür. Bu olay ilk kez Avrupa'daki katedrallerin kalaydan yapılan org borularından gözlenmiş, borularda yavaş yavaş yaralar belirmesiyle bu "kalay hastalığı" şeytana (daha sonra da mikroorganizmalara) yorulmuştur. Kalay zehirsizdir. Yumuşak ve bükülgen, ancak dövülgen değildir. Kuvvetli asitlerle tepkimeye girer. Havayla temasta, üzerinde koruyucu bir oksit tabakası oluşur. Bileşikleri amfoterdir. Üretilen kalayın hemen yarısı, korozyona karşı dayanıklılık sağlamak için, çelik levhaların kaplanmasında kullanılır. Eskiden daldırma yöntemiyle yapılan kalay kaplama, günümüzde daha çok elektrikli kaplama yöntemiyle yapılmaktadır.

Üretilen kalayın dörtte biri, kurşunla karıştırılarak, elektrik ve elektronik sanayii için son derece önemli olan lehim yapımında; ayrıca çeşitli alaşımlarda (tunç, babbitt, matbaa harfi) kullanılır. İçinde kalay bulunan organik bileşikler, plastiklerin, özellikle PVC'nin kararlı hâle getirilmesinde, dezenfektan ve mantar öldürücü olarak kullanılır. Bilinen rezervlerin 30 yıl daha dünya tüketimine yeteceği sanılmaktadır.
MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi
Son düzenleyen Safi; 24 Temmuz 2018 01:10
In science we trust.
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
24 Temmuz 2018       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM
KALAY

Tarihçe.


III. binyıl'dan beri bronz (tunç) biçiminde kullanılan kalay, metal olarak ancak miladın başlangıcında tanındı. Fenikeliler, kalay cevheri aramak için İngiltere burnuna (Cassiterides adaları) dek gittiler; Kartaca uzun süre kalay ticaretini elinde tuttu, daha sonra bu ticaret Phokaialılar'a geçti.

Özellikleri


Kalay, gümüş parlaklığında çok beyaz bir metaldir. Kolayca yassılaştırılır ve son derece sünektir. Çok yumuşak olduğundan çekme dayanımı düşüktür. Elle ovulduğunda hafif bir koku yayar. Katlandığında, kristallerin kopmasından ileri gelen ve "kalay çığlığı" adı verilen kendine özgü bir ses çıkarır.
Kalayın aşağıdaki şemaya göre üç katı biçimi vardır:
— gri kalay (a) 13,2 °c
— beyaz kalay (6) elmas türü tetragonal kristal kafes 161 °C
— kırılgan kalay (y) romboedrik
Kimi zaman kalaydan yapılmış eşyaların etkilenmesine yol açan (a) (0) dönüşümüne, genellikle "cüzam" ya da "kalay vebası" adı verilir. Ancak olağan sıcaklıkta, koruyucu bir oksit katmanının oluşumu nedeniyle korozyona karşı iyi bir dayanım gösterir.

Kalayın dış elektron biçimlenmesi, karbon ve silisyumunkine benzer. Nitekim bu bileşikler gibi, sp3 melezleşmesiyle açıklanan dörtyüzlü bağlar oluşturma eğilimi gösterir. Ama temel olarak 5s2, 5p2 yapısında olan kalay, tüm çevresel elektronların kopmasıyla Sn4+, 5p elektronlarının kopması sonunda da Sn+ iyonları halinde iyonlaşabilir; bununla birlikte kalay II tuzlarının belirgin niteliği, ortak değerlikli bağlar içermesidir.

Kalayın Sn02, Mg2Sn04 gibi oksitleri ile SnF4, Lİ2SnF6 gibi flüorürleri, baskın iyonsal bir özellik gösterir. SnH4 gibi hidrürleri ile SnCI4 gibi klorürlerinin bağları ortak değerliklidir.
Kalay, sıcak hidroklorik asit ve sülfürik asitle tepkimeye girerek II değerliğe yük- seltgenir. Çok kuvvetli yükseltgenlerle (nitrik asit ve halojenler) IV değerlikli tuzlar verir. Kalay II ve Kalay IV tuzlan, sırasıyla Sn2+, Sn4+ iyonlarına denk düşer.

Başlıca bileşikleri


  • Kalay II oksit (SnO), asit ve kuvvetli bazlarda çözünen siyah kristaller biçiminde bulunur. Kalay II tuzlarının hazırlanmasında ve cam üretiminde kullanılır.
  • Kalay IV oksit (SnO2), doğal olarak sekizyüzlü kristaller durumunda bulunur (kasiterit); biçimsiz, beyaz toz halinde elde edilir. Camı matlaştırmada, seramikleri pembe, sarı ya da kahverengiye boyamada, mermer ya da süsleme taşlarını parlatmada kullanılır.
  • Kalay II klorürün (SnCl2), susuz ve sulu olmak üzere iki biçimi vardır. Sulu biçimi, elektrolitik kalay kaplamada asitli çözeltinin temel bileşenini oluşturur. Bu, kuvvetli bir indirgendir.
  • Kalay IV klorûr ya da kalay tetraklorür (SnCl4) klorun kalay üzerine etkimesi sonunda elde edilir. Renksiz bir sıvıdır. Eskiden bu bileşiğe Libavius’un dumanlı çözeltisi denirdi. Suya karşı büyük bir ilgisi olduğundan havada gerçekten beyaz dumanlar çıkarır. Kalay IV klorür (SnCI4), alkol, eter ve ketonlarla kompleksler oluşturan bir Lewis asididir. Ayrıca organo kalay IV bileşikleri üretiminde ana maddedir.

Kalay tuzlarının belirgin nitelikleri


Kalây, çinko ve kurşun tarafından tuz çözeltilerinden süngerimsi ve kahverengi bir çökelek biçiminde çöktürülür. Potasyum hidroksitle, beyaz bir hidroksit çökeleği verir; bu çökelek ayraç fazlasında (potasyum hidroksit) çözünür. Kalay II tuzları, kalay IV tuzlarından hidrojensülfür etkisiyle ayırt edilir: kalay II tuzları kahverengi, kalay IV tuzlan sarı bir çökelti oluşturur.

Elde edilmesi.


Doğada en yaygın görülen kalay cevheri kasiterit ya da başka bir deyişle kalay dioksittir (Sn02); ama bu cevher üretimin maliyeti bakımından doğrudan indirgenemeyecek kadar fakirdir. Yoğunluğunun yüksek (6,8) olması nedeniyle ağırlık farkından dolayı kolayca zenginleştirilir: cevher öğütüldükten son(a gangının uzaklaştırılması için yıkanır, daha sonra manyetik ayıklama yöntemiyle demir bileşiklerinden arındırılır; böylece zenginleştirilen cevher, yükseltgen ya da klorürleyici bir kavurma işlemine uğratılır. Cevher, klorürleyici bir kavurma işleminden geçirilmişse, asit ya da sodyum hiposülfitle yıkanır. Böylece hazırlanan cevher, % 75'in üzerinde kalay dioksit içerir. Kömür ve bir eriticiyle karıştırılan kalay dioksit, elektrik fırınına ya da yansımalı bir fırına yüklenerek fırının sıcaklığı 1200 -1300 °C'a dek çıkarılır. Karbon, kaşife riti aşağıdaki tepkimeye göre indirger:
Sn02 + 2CO - 2C02 + Sn.

Bu sırada kalay bakımından zengin bir cüruf meydana gelir ve bu cüruf daha sonra yeniden işlenir. Böylece elde edilen ham kalay, bölümsel eritmeden sonra uygulanan yükseltgeme, boşlukta damıtma ya da elektroliz işlemleriyle arılaştırılır.

Bölümsel eritme, kalay (232 °C) ile diğer metaller arasında görülen büyük erime sıcaklığı farkına dayanır. Bileşiminde bazı metaller bulunan ham kalay, erime sıcaklığına oldukça yakın sıcaklıkta eğimli bir yüzey üzerine yayıldığında, demir, bakır vb. gibi az eriyen metal alaşımlarından oluşmuş artıkları, yani iğne biçimindeki bölümsel erime ürünlerini geride bırakarak akar.
Yükseltgeme, hazırlama fırınından gönderilen kalayın yüklendiği ve dirençlerle ısıtılan bir elektrik fırınında yapılır. Banyoya, sürekli basınçlı hava üflenir.
Kurşun, bizmut ve hatta arseniği gidermek için boşlukta damıtma işleminden yararlanılır.
Elektroliz yönteminde, ham kalaydan anotlar dökülür; bu anotlar, özel elektrolit içeren elektroliz havuzlarına asılır. Doğru akım geçirildiğinde anot çözünür ve kalay katotta toplanır. Bu yolla uzaklaştırılan başlıca katışkı maddeleri bizmut, gümüş, arsenik, kurşun, bakır ve demirdir.
Kalay, cevher bakımından fakir ülkelerde, klor akımının etkisi ya da sodyum hidroksitli ortamda, elektroliz yoluyla teneke artıklarından elde edilir.

Kullanım alanları


Kalay, havadan etkilenmemesi ve pek çok kimyasal maddenin korozyonuna karşı gösterdiği dayanımdan dolayı demir ya da bakır için koruma metali olarak kullanılır. Öte yandan besin sanayisinde özellikle zehirsiz olması nedeniyle gerek boru ya da yaprak biçiminde (alüminyum kâğıdı, günümüzde kalay kâğıdının yerini almıştır), gerekse yumuşak çeliği elektroliz ya da daldırmayla kalaylayarak yapılan "teneke" üretiminde (konserve kutusu yapımı) geniş ölçüde tüketilir.

Kalaydan ayrıca elektrik sanayisinde iletken tellerin kalaylanmasında, kimya ve tarım sanayisinde parça üretimi, boruların kaplanması, bağlama düzenlerinin hazırlanması ve kalay bileşiklerinin elde edilmesinde (seramik ve emaylar için kalay dioksit, dekorasyon için kalay sülfür, boyamada kalay klorür), makine sanayisinde kalaylanmış ya da kaplanmış sac, yaprak biçiminde çeşitli uygulamalarda (örneğin her iki yüzü kalayla kaplanmış kurşun levha), cam sanayisinde ise yüzdürmede yararlanılır.

Kalay eczacılıkta kan çıbanı tedavisinde, solucan düşürücü olarak toz ya da kolloidal kalay ve oksidi biçiminde kullanılır (organik bileşikleri az kararlı olduğundan zehirleyici olabilir); ayrıca kalaydan çeşitli tüp ve kapların yapımında günümüzde de yararlanılmaktadır.

Alaşımları


Kalay, bakırla kolayca alaşım yaparak olağan ya da özel bronzları’ (tunç) oluşturur Sanayide kullanılan bronz parçalardaki kalay oranı % 25'e dek çıkabilir.
Kalay bakımından zengin alaşımlar, özellikle “beyaz alaşımlar" denen beyaz metallerin elde edilmesinde kullanılır; bu beyaz metaller yatak yastıklarının alışmasını ve yağlayıcı yağla sürüklenen parçacıkların gömülmesini sağlayarak bunların soğurulmasını kolaylaştıran bir plastiklik özelliği taşır. Kalay kökenli bu alaşımların bileşim oranları oldukça değişiktir. Bu bileşmelerde kalay oranı °/o 60-90, antimon % 4-15, kurşun % 0,5-15 ve bakır % 4-10 arasında bulunur, ancak kimi zaman çok az miktarda kadmiyum da katılır. Bu farklı bileşimler, belirli sert metal bileşiği kristalleri ile plastik bir matristen oluşan ve elde edilmek istenen mikrografik yapıya göre belirlenir. Kalay, kurşun ya da kurşun-antimon ağırlıklı beyaz metallerin bileşimine % 20'ye kadar katılabilir.
Kurşunla alaşım yapan kalay (lehim), erime sıcaklığının düşük olmasından dolayı “teneke kaynağı" (% 45-65 kalay), "buhar kazanı ya da çinko kaynağı" (% 30-40 kalay) ile "kurşun boru kaynağı" (% 25 kalay) denen çeşitli kaynak metallerinin elde edilmesini sağlar.

Kalay, içine % 15-20 oranında antimon katıldığında, “kalay kap" yapımında, kirrlya sanayisinde de musluk üretiminde kullanılır; antimonun katılması, kalayı sertleştirir.
Uzun çalışmalardan sonra kaşık, çatal, bıçak, cezve vb. gibi sofra takımları üretimi için çeşitli alaşımlar geliştirildi: bunlardan, çaydanlık ve kahve demliklerinin yapımında kullanılan kraliçe metali (kalay, antimon, kurşun, bizmut) ile yine bu tür eşyaların üretiminde yararlanılan İngiliz metali sayılabilir; İngiliz metali, kalayın yanı sıra %10 antimon, % 2-3 kurşun ve bakır içerir.
Kalayın yüksek oranda (% 25'e dek) katıldığı bir başka uygulama da, erime noktaları 100 °C’ın altında olan alaşımların elde edilmesidir; bunlar sırasıyla Newton, DarcetJpowitz, Wood vb. alaşımlarıdır.

Üretimi


Dünya konsantre kalay cevheri üretimi 1990'da 2 130 200 t'dur; bunun yarısından çoğu Güney-doğu Asya'dan (başta Malaysia olmak üzere Tayland ve Endonezya) elde edilir. Diğer önemli üretici ülkeler arasında Çin, Rusya, Brezilya ve Bolivya sayılabilir.

Dökümcülük üretimi de yine öncelikle bu ülkelerce gerçekleştirilir. Kalay cevheri yataklarından yoksun sanayileşmiş ülkelerin üretimi pek önemli değildir (sömürgelerin bağımsızlıklarını elde etmeleri sonucu önemli cevher-kaynaklarını yitiren Hollanda ve Büyük Britanya’nın üretimi eskiye oranla oldukça düşmüştür).
Türkiye kalay gereksinimini dışalım yoluyla karşılamaktadır. 1980'de 11,3 milyon dolar değerinde toplam 366,4 ton olan ham ve işlenmiş kalay dışalımı, 1993'te 13 milyar lira değerinde toplam 1 200 tona yükselmiştir.

—Camc. Düşük sıcaklıkta eriyen, ama 1 000°G'ta bile buhar basıncı hâlâ çok düşük olan kalay, erimiş cam için, oksijenle teması olmadıkça bozulmayan sıvı bir taşıyıcı oluşturur. Kalay banyosunun bir ucuna sürekli olarak dökülen erimiş cam yayılır, istenilen kalınlıkta bir katman meydana gelir, banyonun uygun derecede soğutulmuş diğer ucundan katılaşmış olarak alınır. (YÜZDÜRME.)

500-600°C'a çıkarılmış camın yüzeyine püskürtülen kalay IV klorür (SnCl4), cama yapışan bir kalay oksit (Sn02) katmanı oluşturur. Elektriği iletebilen bu kaplama, ısıtıcı camların yapılmasında kullanılmaktaydı. Son birkaç yıldır, bu işlemden bir kez kullanılıp atılacak camdan yapılmış hafif şişe ve kapların kırılganlığını azaltmakta yararlanılmaktadır. Bu eşyalar kalıptan çıkarıldıktan hemen sonra ve yeniden pişirilmeden önce kalay IV klorür ile işleme sokularak camın cama sürtünme katsayısı düşürülmekte, böylece kullanım ve taşıma sırasında eşyaların dış yüzeyinin kırılma tehlikesi azalmakta, daha yüksek bir mekanik direnç sağlanmaktadır, işlem, çoğunlukla yeniden pişirmeden sonra, yağlı maddeler içeren bir aerosolün etkisiyle tamamlanır.

—Süslem. sant. Bronz elde etmek için gerekli olan kalay, maden kullanımının başladığı ilk çağlardan beri çok aranılan bir maddeydi.Bu nedenle, Cassiterides adalarından Yakındoğu’ya kadar uzanan yoğun bir kalay ticareti başladı; bu ticaret metalürjinin ve dolmen kültürünün yayılmasına yol açtı. Klasik çağda, bakır ya da pirinç eşyalar kalayla kaplanırdı. Ortaçağ'da gümüş eşyaların biçimlerini kopya eden kalay kaplar kullanıldı. Ayrıca ölçü (tartı) aletlerinin yapımında da kalaydan yararlanıldı; Kilise de kutsal kapların üretiminde kalay kullanılmasına izin verdi. XVI. yy.’da kuyumcular, üretecekleri yapıtların kalaydan örneklerini yaparlardı. Kalay, marketri çalışmalarında da sık sık bakırla birlikte kullanıldı. Kalaycılar loncalar halinde örgütlenirlerdi; bu loncalar her parçanın yaratıcısını belirlemek amacıyla ayar damgasının kullanımını düzenlerlerdi. Kabartmalarla süslenmiş kaplar çukur çalışılmış madeni ya da taş kalıplarla elde edilirdi; çok sık olarak da kum kalıplar kullanılırdı (bu yöntemle elde edilen eşyalar, yüzeylerindeki pürüzler nedeniyle koleksiyoncular tarafından pek aranmaz).
Kaynak: Büyük Larousse
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
24 Temmuz 2018       Mesaj #6
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Sembol: Sn
Atom numarası: 50
Atom ağırlığı: 118.710 g/mol
Oda koşullarında (25°C 298 K): Gümüşümsü parlak gri renkli katı
Metal-p-blok elementi
Kalayın keşfi bilinmemektedir.

Bilinen mineralleri kassiterit (SnO2), stannit (CuFeSnS4), teallit (PbSnS2) tir. Katı kalayın iki tane allotropu vardır. Bunlardan bir tanesi kübik yapıda olan gri veya
α-kalay olarak bilinir. Gri kalayın 13.5 ısıtılması ile diğer alotropu olan tetragonal yapıdaki beyaz veya β-kalay oluşur.
Kassiterit oksidinin kömür ile indirgenmesi sonucunda saf kalay elde edilir.
SnO2 + 2C à Sn + 2CO
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
24 Temmuz 2018       Mesaj #7
Safi - avatarı
SMD MiSiM

kalay folyo


gıda maddelerinin paketlenmesinde kullanılmak üzere kalaydan hazırlanan ince metal yaprak. Kalayın insan vücudu üzerinde, zehirleyici herhangi bir etkisi yoktur. Elektrik devrelerinde kullanılan kapasitörlerin yapımında da kalay folyodan yararlanılır.

kalay kaplama

Ad:  kalay.JPG
Gösterim: 98
Boyut:  24.4 KB

siyah vernikle kaplanmış teneke ve sert kalaydan süs ya da kullanım eşyası. Eritilmiş kalay ya da kalay-bakır alaşımına daldırılan demir ya da çelik teneke levhalar çaydanlık, tepsi, semaver ve şamdan gibi çeşitli ev ve süs eşyası biçiminde işlenirler. Bu malzemeler daha sonra yöreye göre farklılık gösteren, ama genel olarak beziryağı, kurutucu maddeler ve boyalarla hazırlanan siyah vernikle cilalanır.

İngiltere’deki en önemli kalay kaplama ürünler Pontypool işi olarak bilinenlerdir. Bunlar Allgood ailesinin Pontypool’daki imalathanesinde, daha sonra da Monmouthshire’daki Usk’ta üretilmiş ve gerek parlaklıkları, gerekse dayanıklılıklarıyla ün kazanmıştır. Bu niteliklere Allgood ailesi zanaatçıları çeşitli deneyler sonucunda ulaşmışlar ve aynı zamanda kendilerine özgü bir teneke üretme tekniği de geliştirmişlerdi. Pontypool’daki imalathaneyi 1732 dolaylarında Edvvard Allgood kurmuştu. Burada kalay eriyiğine daldırılmış ince demir levhalardan yapılan süs ve günlük kullanım eşyası, beziryağı, ombra (kahverengi bir demir oksidi) ve doğal kurşun oksidinden (mürdesenk) bir karışımla vernikleniyor, renkli bezemeye zemin oluşturan koyu renk ise asfalt ya da kömür katranıyla elde ediliyordu. Birkaç kat vernik sürülen eşya çoğunlukla üç hafta kadar bir süre içinde birçok kez düşük sıcaklıkta fırınlanıyor ve sonuçta cila ısıya oldukça dayanıklı hale geliyordu.

Pontypool işi çaydanlık, tepsi, tabak ve süs eşyası daha çok Çin figürleriyle bezenirken, Usk’ta üretilenlere kır sahneleri işleniyordu. Pontypool’daki imalathane 1822’de kapandı; Usk’taki ise 40 yıl daha üretimini sürdürdü. Pontypool işlerinin en zengin koleksiyonu Cardiff’teki Gal Ulusal Müzesi ile Gwent’teki Newport Müze ve Sanat Galerisi’nde bulunmaktadır.
İngiltere dışında kalay kaplama eşya üretilen başlıca merkezler Hollanda’da Zeist ve Hoorn, Fransa’da Paris ve ABD’de Pennsylvania’dır. 18. yüzyılın ilk yarısında Avrupa’da başlayan, kısa bir süre sonra da ABD’de yaygınlaşan kalay kaplama ticareti 19. yüzyılın sonlarında sona ermiştir.
kaynak: Ana Britannica
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
24 Temmuz 2018       Mesaj #8
Safi - avatarı
SMD MiSiM

kalay sırlı seramik

Ad:  kalay1.JPG
Gösterim: 116
Boyut:  48.9 KB

KALAY MÎNELÎ SERAMÎK olarak da bilinir
içine renk verici madde katılmadığı zaman beyaz olan opak bir sırla kaplı seramik.

Fayans, majolika ve Delft seramiği de bu tür seramiklerdendir. Aslında bu, kalay oksit eklenerek saydamlığı giderilmiş kurşun sırıdır. Kalay sırın, pişirilmiş toprak kaptaki renk kusurlarını örtmek amacıyla geliştirilmiş olduğu kesindir. Kalay sırlı kapların bezemesi genellikle yüksek ısılara dayanıklı boyalarla yapılır. Ama pişirildikten sonra sırlanmadan boyanan kurşun sırlı seramikten farklı olarak kalay sırlı seramik, bir kez pişirildikten sonra sıra batırılıp öyle boyanır. Bundan sonra seramik, daha düşük bir ısıda ikinci kez pişirilerek boya ile sırın kalıcı biçimde birbirine kaynaşması sağlanır. Bazen boyanmış bezemenin üstüne sürülen saydam bir kurşun sır üçüncü kez pişirmeyi gerektirir. Kalay sırın kurşun sırdan üstünlüğü, pişerken akmaması ve böylece de renk verici maddelerin bulanıklaşmasına yol açmamasıdır. Sakıncası ise (taze sıva üstüne yapılan fresklerde olduğu gibi) sır yüzeyinin, düzeltmeleri olanaksız kılacak ölçüde emici olmasıdır. 18. yüzyılda Alman kalay sırlı seramikleri sır üstü boyalarıyla ya da porselende olduğu gibi boyanın pişirilmiş sırın üstüne uygulanmasıyla bezeniyordu. Bu tip seramikler zaman zaman fayans-porselen olarak adlandırılmıştır.

Asurların bulduğu ve yaklaşık İS 9. yüzyılda Mezopotamya yöresinde yeniden canlanan kalay sırlı seramik, Müslüman Ispanya’ya ve Mayorka Adası yoluyla da majolika adıyla tanındığı İtalya’ya yayıldı. Özellikle Faenza’da yapılanlar başta olmak üzere çok beğenilen İtalyan majolikası 16. yüzyıl başlarında Fransa’da taklit edildi, ilkin Fransız kalay sırlı seramikleri ve daha sonra İspanya, İskandinavya ve Almanya’ da yapılan seramikler için kullanılan fayans sözcüğü Faenza kentinin adından gelmektedir. 17. yüzyılın başlarında Felemenk’te Delft kentinde yapılan kalay sırlı seramik, İngiltere’ye de buradan geçti. Felemenk ve İngiltere’de üretilen kalay sırlı seramiklerin Delft seramiği adıyla bilinmesinin nedeni budur.

Mısır’da yapılan mavi sırlı seramiklerle Yakındoğu ülkelerinde üretilen çinilere fayans denmesinin yanlış olması gibi, İtalyan üslubunda, ama İtalya dışında yapılan kalay sırlı seramikleri belirtmek için majolika sözcüğünün kullanılması da doğru olmayan bir tanımlamadır.
kaynak: Ana Britannica
SİLENTİUM EST AURUM
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

24 Temmuz 2018 / Misafir X-Sözlük
22 Şubat 2015 / Misafir Cevaplanmış
3 Ekim 2012 / kompetankedi Kimya
10 Ekim 2012 / kompetankedi Kimya
6 Haziran 2009 / KisukE UraharA Rüya Tabirleri